Asrevya

Asrevya

Üye
26.12.2007
Er
116
Hakkında


  • Firini yakin,dolaptan bir kap, bir kaşık ile pastaya koyacağınız malzemeleri çıkarın. Pasta kalıbını yağladıktan sonra cevizleri kırın. Mutfak tezgâhının üzerindeki yedi tane oyuncak otomobili ve onsekiz lego blokunu kaldırın. İki fincan un ölçün. Kerem'nin ellerini unun içinden çıkarın ve üzerindeki unları temizleyin. Un, şeker ve kakaoyu eleyin. Süpürge ve faraşı alıp Kerem'in kırdığı kabın parçalarını yerden temizleyin. Başka bir kap alın. Kapının ziline cevap verin. Mutfağa dönün. Kerem'in ellerini kabın içinden çıkarın. Kerem'i yıkayın. Yumurtaları alın. Telefona cevap verin. Geri dönün. Yağlanmış kalıbı alın. Kalıbın içindeki bir santim kalınlığındaki tuz tabakasını temizleyin. Pasta kabına tuz döktükten sonra ortalıktan kaybolan Kerem'i arayın. Mutfağa geri dönün ve Kerem'i yine tezgahın başında bulun. Ellerini kabın içinden çıkarın, üzerindeki un, kakao vesaireyi temizleyin. Yağlanmış kalıbı tekrar alın ve içinde bir sürü ceviz kabuğu bulun. Kabın içindeki ceviz kabuklarının varlığını farkettiğiniz an mutfaktan kaçarken pasta kabını tezgâhtan yere düşüren Kerem'in peşine düşün. Yerleri temizleyin. Tezgâhı temizleyin. Duvarları temizleyin. Kabı kacağı yıkayın. Pastacıya telefon edip bir adet pasta sipariş edin. Fırını kapatın.
    __________________
#13.02.2008 12:37 0 0 0
#13.02.2008 10:04 0 0 0
#13.02.2008 09:51 0 0 0
#13.02.2008 09:49 0 0 0
#12.02.2008 10:07 0 0 0
#12.02.2008 09:11 0 0 0
#11.02.2008 08:52 0 0 0
  • Konu: Rica etsem?
    çok tşk ederimmm.
    ellerine saglık
#11.02.2008 08:43 0 0 0
  • kıbrıslı değilim ama gezdim en güzel yeri girne.kordonu, kalesi,eglence yerleri ...

    düşündüğümden küçük bi yerdi ama güzeldi.
#08.02.2008 09:44 0 0 0
#08.02.2008 09:36 0 0 0
#07.02.2008 12:31 0 0 0
  • Konu: Rica etsem?
    slm bana da 3 boyutunda beyaz geçiş rengi eflatun gülüş_üm bide asrevya yapabilir misiniz?
#07.02.2008 11:14 0 0 0
#07.02.2008 09:07 0 0 0
  • Mehmet ile Handan öğrenci olup,ayni evi paylaşmaktadır.
    Yakın bir şehirde yaşayan anne oğlunu ziyarete gelir.Handanla da tanışır.
    Anne akşam yemeği süresince Handanı uzun uzun süzer ve aslında çok alımlı ve güzel bir kız olduğunu,acaba aralarında ev arkadaşlığından daha ileri boyutta bir ilişkinin olup olmadığını merak eder.
    Aklını okumuşcasına Mehmet annesine der ki
    -Ne düşündüğünü biliyorum,ama emin ol ki sadece ev arkadaşıyız,ötesi yok.
    Akşam yemeğinden sonra anne evine döner.
    Bir kaç gün sonra Handan der ki
    -Mehmet,annen bize yemege geldiğinden beri gümüş çorba kasesini bulamıyorum<ne biçim öğrenci eviyse artık>
    Mehmet annemin almış olabileceğini tahmin etmiyorum,ben yine de sorayım.
    Oturur mektup yazar.
    Anneciğim gümüş çorba kasesini sen aldın demiyorum,ama almadın da demiyorum.Fakat konu şu,sen bize yemeğe geldiğinden beri kase kayıp.
    sevgiler oğlun.....

    Bir hafta sonra anneden cevap gelir.
    -Sevgili oğlum
    Handanla yatıyorsun demiyorum,ama yatmıyorsun da demiyorum.
    Fakat konu şu..
    Handan kendi yatağında yatmış olsaydı,kaseyi çoktan bulurdu..
    Sevgiler annen...
#07.02.2008 08:47 0 0 0
#06.02.2008 14:46 0 0 0

  • Bir gün New-York'ta bir grup is arkadaşı, yemek molasında dışarıya
    çıkar. Gruptan biri, Kızılderili'dir.
    Yolda yürürken insan kalabalığı, siren sesleri, yoldaki iş makinelerinin
    çıkardığı gürültü ve korna sesleri arasında ilerlerken,
    Kızılderili, kulağına çırçır böceği sesinin geldiğini söyleyerek çırçır
    aramaya baslar. Arkadaşları, bu kadar gürültünün arasında bu sesi
    duyamayacağını, kendisinin öyle zannettiğini söyleyip yollarına devam
    ederler. Aralarından bir tanesi inanmasa da, onunla aramaya devam eder.
    Kızılderili, yolun karsı tarafına doğru yürür, arkadaşı da onu takip eder.
    Binaların arasındaki bir tutam yeşilliğin arasında gerçekten bir
    çırçır böceği bulurlar.
    Arkadaşı, Kızılderili'ye: "Senin insanüstü güçlerin var.
    Bu sesi nasıl duydun?" diye sorar. Kızılderili ise; bu sesi duymak için
    insanüstü güçlere sahip olmaya
    gerek olmadığını söyleyerek, arkadaşına kendisini takip etmesini
    söyler. Kaldırıma geçerler ve Kızılderili cebinden çıkardığı bozuk parayı
    kaldırımda yuvarlar. Birçok insan, bozuk para sesini duyunca
    sesin geldiği tarafa bakarak, onun ceplerinden düşüp düşmediğini
    kontrol eder. Kızılderili, arkadaşına
    dönerek:
    Önemli olan, nelere değer verdiğin ve neleri önemsediğindir. Herşeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin." Der.


    İşte bizlerde görmek istediğimiz gibi görüp duymak istediğimiz gibi duyarız,hissetmek istediğimiz gibide hissederiz her zaman

#06.02.2008 09:51 0 0 0
#04.02.2008 09:51 0 0 0
#01.02.2008 16:09 0 0 0
#01.02.2008 15:56 0 0 0