Hayır sevgili dostum,
tabii ki Israil'in silahsız insanlara karşı yaptığı bu davranış
bir hukuksuzluk örneğininin çok daha ötesinde,
hiçbir ülkenin kabul edemeyeceği insanlık dışı davranış..
O konuda hiç kimsenin şüphe duymadığına eminim.
Fakat günlerce tüm medya önünde
ne yapacağını açık açık anlatan bir kuruluşa
hükümetin böyle sessiz kalarak sonucu beklemesi
bana göre yapılabilecek en kötü harekettir.
Eğer bunu hükümet böyle olmasını planlamadıysa,
yani bunun sonucunda ortaya çıkacak durumdan faydalanıp,
başka planları uygulayarak daha başarılı bir durum yaratmak istemediyse
İki ana seçenekte karar vermesi gerekirdi diye düşünüyorum.
1. Yardımın bu yolla yapılmasını desteklemek
Bu durumda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin her türlü
siyasi, politik ve askeri gücünü de kullanacağını
önceden açıklamak ve gerekirse kullanmak.
2. Bu yardımın bu şekilde yapılmasına karşı çıkmak,
ve geminin hareket etmesine mani olmak.
Her iki hareket tarzında da içleri yardım hissiyle dolu
silahsız ve masum insanları bile bile ateşe atmama ana fikri yatmaktadır.
Fakat hepimizin gayet iyi bildiği gibi,
şu veya bu nedenle yabancı bir ülke bandırasındaki bir gemi ile
bütün dünyayı günlerce önceden ayağa kaldırarak
bu işten hiç anlamayan kişilerin liderliğinde
hakikaten insani yardım için kalpleri atan masum sivil kişilerle
ambargoyu delmeye kalkarsanız,
sonucun böyle olmasını da normal karşılamanız gerekir.
Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, böyle bir insani yardımı,
tek bir kişinin burnu bile kanamadan
aklı başında pekçok kişi yapabilir.
[atex]Her toplumda bir "sürü psikolojisi" vardır.
Kimi kalkar hepimiz Ermeniyiz diye yola çıkar kimi kendi şehitlerini bırakıp
başka bir ülkenin bayağını taşır.
Kimi aynı gün terörist saldırısı ile şehit olan ana baba kuzularını
bir tarafa bırakıp, bilerek veya cahilce yardım etmeye gidenleri ön planda tutar..
Bunlar hep, doğruluk derecesi bilinmeden
sağdan soldan duyulan dedikodulara dayanarak
fikir beyan eden kişilerden kaynaklanan bir olgudur.
Öyle ya, bu ülkede neredeyse her konuda iddialı olan
binlerce köşe yazarımız olduğu sürece sırtımız yere gelmez.
Adamlar alim... Ne sorarsan sor, hepsini biliyorlar..
Neyse gelelim ana konumuza...
Sadece Filistin değil, bu gibi baskı altında olan herkese arka çıkmak
bir insanlık görevidir ve yapılmalıdır.
Bu konuda herkesin aynı fikirde olduğunu sanıyorum.
Fakat bu yapılırken, şartlar daima göz önünde bulundurulmalıdır.
Abluka yapan bir ülkenin koyduğu ablukayı hukuki olarak devam ettirmesi için
konulan şartlardan biri de ablukayı deldirmemesidir.
Yani, herhangi bir gemi abluka edilen bölgeye girerse
abluka hukuken kalkmış olur ve o ülke ablukayı kaldırmak mecburiyetinde kalır.
Şimdi siz bunu bilmeden ( ki ben bunu yapanların bildiklerini sanıyorum )
kalkıp da insani değil; ne tür olursa olsun konulan sınırları geçmeye kalkarsanız
ablukayı koyan ülke de elinden gelen her türlü şiddeti uygulayabilir.
İşte hep bunu anlatmaya çalışıyorum.
Eğer bu abulukanın haksız olduğuna inanıyorsanız,
bunu kendi kafanıza göre yapmamanız ve bukadar masum insanı
oturup da İsrail gibi zalim bir ülkenin askerlerinin
silahlı müdahalesi ile karşı karşıya bırakmamanız gerekir.
Bu gibi önemli hareketler, devlet desteği olmadan
kendi başına ben yaptım oldu
gibi bir düşünce ile yapılamaz, yapılmamalıdır.
Eğer yapılıyor ise, ya cehaletten, ya da bizlerin şu anda bilemediği
bambaşka bir nedenle yapılıyor demektir ki, bu çok daha önemli
ve tehlikeli davranış olabilir.
Bakalım bu durumu hep beraber bekleyeceğiz ve göreceğiz.[/atex]
NOT:
İnsanlık için yapılan bir davranışın ortaya konmasında
belli bir partinin işareti ve belli bir partinin başkanının sözleri pankartlarda kullanılarak
ondan faydalanmak gibi hiç de iyi olmayan bir davranışda bulunulursa,
bu durum o partiyi desteklemeyenlerin aklında pekçok şüphe yaratır.
Ben Türküm. Kendi ülkeme bakarım.
Başka ülkelerin ne olduğunu kontrol edecek
onlarla mücadele edecek bir Meclisim ve
sizin asla beğenmediğiniz kahraman bir silahlı kuvvetlerim var.
Onlar birşey yapmazken ve durup dururken
sağ elinin baş parmağını havaya kaldırıp herkes tarafından bilinen
malûm siyasi işaretleri vererek kendi başına iş görmeye kalkanların sonu
işte böyle acı olur ve o dökülen kanların günahını çekerler.
İnsan Haklarından bahseden birisinin
1 yaşındaki bir çocuk dahil gemisine yüzlerce kişi doldurup,
geri zekalı İsrail'in yaptığı insanlık dışı ambargo uygulamasını
ortadan kaldırmak için kendisini devletin bir gücü yerine koyup
aklı sıra kahramanlık taslamaya kalkarsa sonunda gördüğünüz gibi
pekçok insanın kaybına ve bir okadarının da yaralanmasına neden olur.
İşte ülkemizin önemli sorunlardan biri de bu zaten.
Herkes bilmediği işe burnunu sokarsa
sonuçun böyle olması kaçınılmaz..!
Devletin asırlık Kızılayı varken sen ne demeye
yardım bahanesi ile ambargo delmeye çalışıyorsun.
Ambargo ne demek, nasıl delinir, Deniz Hukuku nedir bilmeyenler
güya bazı siyasilerin kaybettikleri krediyi kurtarmak için oturup
birtakım insani ve dini sebepler ileri sürerek insanları peşinden sürüklerlerse
işte bizleri böylesine acı bir durumla başbaşa bırakırlar...
Bilmediğin işe burnunu sokmayacaksın.
Burası Uganda değil...
Burada yani Türkiye'de işleri Devlet yapar.
Allah sonumuzu hayır etsin..!
[/atex]
NOT:
Gemi ile ilgili sorularımın cevabını hala bulamadım.
O gemi neden alındı ve neden ülkemize vergi vermemek için
başka bir ülkenin bandırasına kayıt edildi.
Türkiye'de o kadar yardıma muhtaç insan varken
başka ülkedeki insanlara yardım için cahilce davranıp
bu kadar şehit ve yaralı vermeye gerek varmıydı...
Sen ne demeye kendi kafana göre ambargo delmeye çalışıyorsun.
Bunu yapmak için müsaade istediğin zaman sana müsaade verilmemesine rağmen
hangi hakla o kadar kişiyi tehdit altına atıyorsun..
[atex]Vallahi ben şahsen Tank sesi duyunca hiç kormuyorum.
Çünkü onlar bana moral veriyor. Onlarla övünüyorum.
Akşamları rahat ve huzur içinde uyuyorum..
Çünkü kuvveli bir ordu,
dosta güven, düşmana korku verir.
Siz eğer Türk Vatandaşı iseniz içinizde güven duygusu belireceğine
bu tank seslerinden neden bu kadar çok korkuyorsunuz
asıl onu söyleyin bakalım.
[/atex]
[atex]Doğruluk derecesinin ne olduğu bilinmeyen bir haberi burada yaymadan önce,
Türkçede bu gibi haberleri yayanlara ne dendiğini düşünüp,
ondan sonra klavyenizin tuşlarına basarsanız
sanıyorum çok daha iyi olacak.
Belki bilmiyor olabilirsiniz ama buna
dedikoduculuk
derler...
Ülkemiz o hale geldiki, artık hangi haber doğru
hangisi yanlış anlamak için kahin olmak gerek.
Hele bazı kendini yazar sayan kimseler,
"Aslında doğru olduğuna inanmıyorum ama....."
diye söze başlayıp, televizyonlarda o uydurma haber üzerinde
saatlerce halkı uyuttuklarına sizler hiç şahit olmadınız mı..!
Sizin fikrinizi desteklesin veya desteklemesin,
lütfen kulağınız ile duymadığınız, gözünüz ile fiilen görmediğiniz
bir takım ne idüğü belirsiz kişler tarafından ortaya atılan
bu gibi doğruluğu isbatlanmamış bilgileri paylaşarak
bilmeden o kötü niyetli kişilere yardımcı olmayınız.
Eğer yobazlara dil uzatırsan
SİYONİST İSRAİLCİ YAHUDİ
eğer askeri savunursan
ERGENEKONCU...
Bu gibi kafaların çoğaldığı bir ülkede,
başkalarının tankları yürümeye başlarsa,
şehit tabutlarının üzerine Türk bayarağı yanısıra
başka ülke bayraklarının örtülmesi yerine
bambaşka bayrakların örtüldüğünü görünce kimse şaşırmasın.
İnşallah adaleti de ele geçirme çabaları boşa çıkacak ve ondan sonra
yargı önünde kimin vatansever kimin vatan haini olduğu ortaya çıkacaktır.
Bakalım ülkemizi işgal eden ve yüzbinlerce şehit verilerek kurtarılan
bu canım vatanımız üzerinde, dedelerimizin babalarımızın vergileri ile
aç bi-ilaç çalışıp kurulan, fabrikalarımızı limanlarımızı, bankalarımızı
özetle elimizde cebimizde ne varsa satılmasına ses çıkartmayanlar
şimdi buralarda oradan buradan duyduklarını yazarak
başımıza demokrasi havarisi ve vatansever kesilmeye başladılar.
ALLAH HEPİMİZİN YARDIMCISI OLSUN..!
[/atex]
NOT:
Bu arada sadece Tanklara değil;
orada yazdığım diğer fikirlerime de bir cevap verirseniz
sanıyorum konuya yaklaşımınız herkes tarafından anlaşılacaktır.
Kimseye akıl vermek benim haddim değil. Çünkü akıl verilmez;
olaylar, gelişmeler tarafsız bir şekilde takip edilip
ortaya çıkan sonuçlardan akıl alınır..
Bu hükümet Irak'daki müslümanlara demokrasi getireceğim diye
ABD'nin talebi üzerine TBMM den bizim de Irak'a girmemezi istedi mi istemedi mi..
Birkaç vatansever AKP li milletvekili sayesinde
ABD nin bu isteği red edildi mi edilmedi mi...
Eğer kabul etseydik, şimdi oralarda
müslüman kardeşlerimiz ile savaşıyor olmayacak mıydık?
Vatanımızın düşmanı sadece İsrail mi..
Başka düşmanımız yok mu..
Eğer bu vatanın bu güçlü ordusu olmasa,
şimdi İsrail'in yaptıklarını başta Yunanlı olmak üzere
düşmanlarımız yapmayacaklar mıydı?
Biraz güçsüz kalınca, Yunan, İtalyan, İngiliz, Fransız ordulları
gelip de vatanımızı işgal etmediler mi?
Şimdi oturup da namussuz İsrail'in yaptığını fırsat bilip,
Türk Ordusuna dil uzatmak ancak vatanını sevmeyenlere yakışır.
Bazıları, müslümanlığın milliyetçiliği kabul etmediğini söyleyecek kadar
bölücü, gerici ve vatan hainliği bile yapabilmektedir..
O tanklar, yobazlara karşı yürümüştür.
Türkiye Cumhuriyetinin varlığını kabul etmeyip,
eğer halâ birilerinin kulu olmak isteyenler varsa
buyursunlar olsunlar..
Birşeyi iyice bilmeden
onun bunun dolduruşu ile konuşmak insanı daima yanıltır.
Bir Yahudi olan ve İsrail'de yaşayan Sami Ofer'in Türkiye'deki işleri
Sami Ofer, 2005 yılı içinde Türkiye'de, herbir operasyonda
Global Menkul Değerler sahibi Mehmet Kutman'ın aracılığını kullanarak,
* Tüpraş'ın % 14.76 hissesinin başka herhangi bir aracı kuruma haber verilmeksizin ve kamuoyuna duyuruda bulunulmaksızın, Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından alınan bir kararla, piyasa değerinin altında bir fiyatla ve Tüpraş'ın özelleştirmesi anında tatlı kar getirecek şekilde alması,
* [Galataport] ihalesini en yüksek teklifi vererek, önemli kolaylıklar içeren şartlarda alması,
* [Kuşadası] limanını özelleştirme ihalesini kazanarak alması,
işlerinde gündeme gelmiş, kamuoyunca ve siyaset kulislerinde yoğun tartışmalara sebep olmuştur. Başbakan'nın ağabeyi Mustafa Erdoğan'ın Ofer'lerin gemilerinde fiter'lik yapmış olmasının bir bağ oluşturup olmadığı, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın Sami Ofer ile bizzat görüşüp görüşmediği konuları polemikler yaratmış ve bu konuda
Ankara 12. İdare Mahkemesi, TÜPRAŞ'ın yüzde 14.76'lık hissesinin Ofer'e satışını başvuru üzerine iptal etmiştir.
Galataport ve Kuşadası limanlarının durumunu bilmiyorum.
Şimdi oturup da bunlar üzerinde düşünmek gerekirken
aldığı geminin vergisini bile ödemekten kaçınıp
gemiye Türk bayrağı çekmek yerine Comoros bayrağı çektiren
bu yardım cemiyetinin neden böyle yaptığını bir araştırın bakalım..
Yardım için istediği zaman Türk Armatörlerinden rahatlıkla
gemi kiralayabilecek bir yardım cemiyetinin
neden yardım paraları ile gemi aldığını da bir düşünün..
Her neyse, dediğim gibi,
birşeyi tam olarak bilmeden oturup da kafanıza göre
veya hedefi ne olduğu açıkca bilinmeyen
bir takım kişilerin yazılarını burada paylaşırsanız
daha çooook yanılırsınız sevgili dostlarım..
Lütfen önce hadiseleri dikkatlice ve tarafsızca takip edin.
Karşı görüşleri okumaktan çekinmeyin, bağnaz olmayın.
Bunun için tek bir gazete ve tek bir TV istasyonunu izleyip,
oradaki kişilerin sizlere empoze etmek istediklerine hemen inanmayın.
Bunlar size müslüman olduklarını söyleseler dahi..!
Hergün şehit olup aramızdan ayrılan ana kuzularımız için
hükümet dahil, gösterilen bu reaksiyonun yüzde birini gösterebilseydik,
hastanelere getirilen yaralı gazilerimizi, şehitlerimizi karşılamak,
onları yapan vatan haini gözü dönmüş katilleri protesto için
böylesine ücretsiz otobüsler tahsis ederek gösterileri organize edebilseydik,
evlatlarımızı gece yarısı bile olsa üst düzey siyasilerin katılımı
ve yaptıkları hamasi konuşmalar ile karşılayabilseydik,
belki de şimdi Terörizmin önü alınmış olurdu diye düşünüyorum...
Komşu bir ülkede yaşayan dindaşlarımız vatanlarını savunmak için
milyonlarca şehit verirken hiç sesimizi çıkartmayor, buna karşın,
bir başka ülkedeki din kardeşlerimiz için organize oluyor, şehit veriyor,
onların bayraklarını avatarlarımızda taşıyoruz.
Fakat ne acıdır ki vatanımızda bizlerin rahat uyuması için
gece gündüz, sıcak soğuk, yağmur fırtına demeden görev yapan
ve bu uğurda kendilerini feda eden kardeşlerimiz için
böylesine organize bir reaksiyonu gösteremiyoruz.
Maalesef, canlarımız hergün gözlerimizin önünde ikişer üçer şehit oluyor
onlarcası yaralanıp hayatları boyunca elsiz, kolsuz, ayaksız, gözsüz kalıyor
ve hepinizin gördüğü gibi ateş sadece düştüğü yeri yakıyor...
Neden böyle davranıldığını
ve bunun nedenlerini hiç düşündünüz mü?
Bir düşünün bakalım nasıl bir sonuca varacaksınız!
Mayıs 2010 ayı en çok dinlenen Slow şarkılar
Türkçe TOP 16 ister dinle ister indir
Sevgili dostlarım,
Eğer beğenen olursa bundan sonra her ayın başında
geçmiş olan ay içersinde en çok dinlenen şarkıları
sizlere aşağıdaki gibi sunmaya çalışacağım.
Bu şarkıları bana gönderen dostum
GS2004' e
çok teşekkür ederim.
Hande Yener - Cöp
Gökhan Türkmen - Rüya
Gülşen - Tamamen Yanılsama
Murat Boz - Görmemişim Duymamışım
Işın Karaca - Dert Bende Derman Sende
Bengü - Gelen Seni Soruyor
Mustafa Ceceli - Tenlerin Seçimi
Candan Erçetin - Kırık Kalpler Durağında
Tugba Ozerk - Gidesim Geldi
Hakan Demirci - Ben De Unuturum
Gripin - Durma Yağmur Durma
Yalın - Ki Sen
Tarkan - Sevdanın Son Vuruşu
Yusuf Güney - Etme
Sıla - Yara Bende
Ziynet Sali - Rüya
DİKKAT
Mouse ile şarkı numaraları üzerine geldiğinizde
şarkının ve söyleyenin adını ekranda görebilir
tıkladığınızda o parçayı dinleyebilirsiniz.
Şarkıları STOP butonuna basarak değiştirmenizi öneririm.
Eğer Flash Çalışma Gurubu Üyelerinin
biribirleri ile böylesine bir duruma geleceğini bilseydim,
herkesin yaptığı gibi kendi kendime flash yapar ve bunları orada burada paylaşarak
kendi mutlu dünyamda yaşamamımı sürdürmeye devam ederdim.
Şu andaki duygularımı tam olarak analiz edemiyorum.
Ama karar verdiğim tek birşey varsa, o da artık bu konularda
kendi başıma çalışıp kimseye karışmamak..
Ortada maalesef hiç ama hiç arzu etmediğim
bir inatlaşma, bir çekişme gibi konular çıkmaya başladı.
Herkes, kendisini haklı, karşısındakini haksız gördüğü
konuların asıl nedenlerini dikkatlice analiz etmediği sürece
her türlü yanlış anlama ile karşılaşmak kaçınılmaz bir duruma geliyor.
Örnek yukarıda yazdığım kendi mesajım.
Ben boarda her girişimde önce Özel Mesajlarıma,
daha sonra da varsa sırası ile İleri İhtisas Odasından başlayıp
en son Flash Şiirler bölümüne kadar olan yeni mesajları okurum.
İhtisas Odasında okuduğum mesaja göre
mesaj içinde hiçbir isim bulunmadığı için doğrudan yukardaki mesajımı yazdım.
Çünkü linki verilen Flash'ın SWI dosayasını yapılırken bir kaç defa incelemiştim...
Tıpkı içinde alıntı sprite var denilen bir başka flashın
tüm sprite'larının içeren SWI dosyasını da defalarca incelediğim gibi.
Hal böyleyken, sevdiğim iki kişinin,
bana göre birbirlerini yanlış anlamalarının ortaya çıkarttığı gerginliğin
tam geçtiğini sandığım bir zamanda, tekrar alevlenerek bu kadar ileriye gitmesi
ve bırakınız Main-Board ve Flash Çalışma Gurubu Üyelerini,
board ziyaretçilerinin rahatca okuyabileceği bir yerde
malum mesajların alenen yazılması, beni tahmin edemeyeceğiniz kadar üzdü.
Sinirlenmenin, her insanda bulunan bir ruh hali olduğuna,
sinirlere mümkün olduğunca hakim olmanın ise,
genellikle eğitimli kişilere mahsus bir davranış olduğuna inanıyorum..
Ben kendimi o kadar eğitimli saymadığım için bir ön tedbir olarak ,
Flash Çalışma Gurubu İhtisas Odası üyelerinin devam durumlarını tesbit edip,
arada sırada gelip yeni bir bilgi olup olmadığını kontrol ettikten sonra
hiçbir faaliyette bulunmadan giden arkadaşlarımızın
İhtisas Odasına girişlerini iptal etmeyi takiben,
Çekişmelere neden olduğunu sandığım
İleri İhtisas Odasını da tamamen ortadan kaldırmayı düşünüyorum.
Bu konudan olmak üzere
Arkadaşlarım arasında burada paylaşıp da
o bilgileri İhtisas Odasında paylaşmak istemeyen varsa
burada konu başlığını ve konu linkini vermesini rica ediyorum.
Herhangi bir konu bildirilmediği taktirde,
buradaki konuların tamamı, İhtisas Odasına kaydırılacak
ve isteyenler istediği şekil, yöntem ve sıra ile
çalışmalarına devam etemekte serbest kalacaklardır.
Böylece, temel bilgileri aldıktan sonra
isteyenin istediği gibi çalışmasına yol açılmış olunacağına,
başarılı olup olmamalarının ise tamamen kendi uygulayacakları
yöntemlere bağlı kalacağından bu durumun hem kendilerini
hem de beni çok daha rahatlatacağına inanıyorum.
Hepinize sağlıklı ve mutlu çalışmalar dilerim.
[/atex]
Hiç beklemiyordum ama son günlerde
böyle bir konu başlığına ihtiyaç olduğunu görerek,
bu konu başlığını açıyorum
Lütfen eğitimli ve yetişmiş kişiler olarak
Flash çalışmaları dışında kalan ve şahıslar ile ilgili
kişisel düşüncelerinizi ve görüşlerinizi burada paylaşınız.
Bu flash, sadece tek bir resimden yararlanarak
SWiSHmax
programı ile harketeli figürler yapılabildiğine ilişkin
bir örnek olması amacıyla hazırlanmıştır.
Umarım izlemekten sıkılmazsınız.
Flash üzerinde yazılı notu okumanızı öneririm.