Hepinize çok teşekkür ediyorum arkadaşlar.Sizlerden bunları duymak gerçekten cok güzel.inşallah ilerde daha güzel çalışmalarla beraber olabilirim.
Ateşilter hocam, Üçüncü Flash Çalışma Gurubu ' na layık gördüğünüz için ayrıca teşekkürler.
6 BİN ŞEHİDİN KÜNYESİ BURDA
Kurtuluş Savaşı sırasında, Bilecik İstasyonu'nda oğlunu cepheye uğurlayan bir Türk anası, "son yongası" olan çocuğuna, "Oğlum babanı Dimetoka'da, dayını Şipkada, ağabeylerini Çanakkale'de kaybettim, sen benim son yongamsın. Sende dönmezsen ben Allah'a emanet" diyordu ve ilave ediyordu; "Git, sen de git..."
Yiğit Mehmetçikler, "Ölürsem şehit, kalırsam gazi" ilkesini kendilerine ilke edinerek gittiler cephelere, kimi Silistre'de, kimi Yemen'de, kimi Çanakkale'de, kimi Trablusgarp'ta canlarını verdiler kutsal bildikleri vatan için... Onlar Türk milletinin yüreğinde ölümsüzleşirken, şehit torunları da atalarının yolundan gitmeye devam etti. Askerliği, "Peygamber Ocağı" olarak gören Türk milleti de evlatlarını düğüne, şenliğe gönderir gibi ellerine kına yakıp birliklerine gönderdi. Terörle mücadelede kahramanca mücadele ederken şehit düşen Mehmetçiklerin acısı yüreklere köz olarak düşse de dudaklar hep "vatan sağ olsun" dedi.
Çanakkale Savaşı'nda canını bu vatan için feda eden şehitlerin terörle mücadelede şehit düşen torunları da Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde heykeltıraş Dr. Derviş Özer'in yaptığı çalışmayla ölümsüzleşti.
Heykeltıraş Özer, 1980'den beri terörle mücadelede şehit olan Mehmetçiklerin künyelerine yer verdiği ağaç anıtı, Kızılcahamam'da yaptı.
YOKSUL KÖYLÜLERDEN ETKİLENDİ, ANITI YAPTI
Heykeltıraş Özer, başından geçen bir olayın ardından anıtı yapmaya karar verdiğini belirterek, şöyle devam etti:
"Yaklaşık 12 yıl önce ailemle tatile giderken Afyonkarahisar yakınlarında bir sabah vakti mola verdik. Mola verdiğimiz çay bahçesine bizden sonra üzerleri perişan, saçları sakalları birbirine karışmış birkaç kişi geldi. Ortalıkta oynayan 3 yaşındaki kızımı onlardan korumak için davrandığımda bu adamların şehit cenazesi taşıyan köylüler olduğunu fark ettim ve işte o zaman kendimden çok utandım. Ben kendi çocuğumu onlardan korurken, onlardan belki de biri çocuğunu bu vatan için feda etmişti."
Yaşadığı mahcubiyeti gidermek ve vatan için canını verenleri ölümsüzleştirmek adına o günden itibaren çalışmaya başladığını ifade eden Özer, "Türkiye'nin ilk ağaçtan 'şehitler anıtını' yapmaya karar vermemin ardından 1980'den beri terörle mücadelede şehit olan askerlerin bilgilerine ulaştım. Daha sonra bu bilgileri paslanmaz kromdan künyelere basmaya başladım. 6 bin şehidimizin künyelerini bir yılda tamamladım" dedi.
KÜNYELERİ TEK TEK ANIT AĞACA MONTE EDİYOR
Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde, belediyenin kendisine gösterdiği Şehit Fatih Duru Parkı'nda yapımına devam ettiği anıt için aralıksız çalıştığını aktaran heykeltıraş Özer, şu bilgileri verdi:
"Başka bir bölgeden getirilip dikilen kurumuş sedir ağacı üzerine künyeleri tek tek monte ediyorum. Çalışmalarda Selim Tamer, İbrahim Şafak ve Ali İhsan Çalıkıranoğlu arkadaşlarım da bana yardımcı oluyorlar. Çalışmalarımız dün itibariyle tamamlandı. Daha sonra belediye ışıklandırmasını yapacak."
"BU VATAN İÇİN ŞEHİT OLANLAR HİÇ UNUTULMAZ"
Ağaçtan Şehit Anıtı'nda erinden subayına 6 bin askerin isimlerini künyelere basarken çok duygulandığını, gözyaşlarına hakim olamadığı için zaman zaman çalışmasına ara vermek zorunda kaldığını ifade eden Özer, sözlerine şöyle devam etti:
"Bu vatan için şehit olanlar hiç unutulmaz. Künyeleri yazarken çok ağladım. Bu çocuklar hiç birini sevdi mi? Aşık mıydı? Hayalleri var mıydı ya da baba mıydılar? İşte onun için eser varlığıyla şehitlerimizin her zaman hatırlanmasını amaçlamakta."
Türkiye'nin ilk "ağaç şehitler anıtı" olma özelliği taşıyan eser, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda düzenlenen törenle açıldı.
Dünya elektrik devi Schneider Electric, UNIQhome çözümleri ile yaşadığınız mekandaki pek çok detayı tek bir kumandayla kontrol altına almayı vaat ediyor.
Hem teknolojik hem estetik
Yaşadığı mekana konfor kadar renk katmak isteyenlere de cevap verebilen Schneider, tek bir tuşa dokunarak duvarlarınızın rengini değiştirip neon ışıklarla evinize hoş bir ambiyans katabileceğiniz ultra modern ışık kontrol sistemleri efektlerini de UNIQhome ile hayatınıza katıyor.
Evinizin içindeki tüm ihtiyaçlarınızın dahice çözümlendiği, hayatınıza konfor, güvenlik ve tasarruf katan unIQhome çözümleri sayesinde, evinizdeki pek çok detayı tek bir tuşla kontrol altına alabilirsiniz.
UNIQhome ile DVD film izlemek istediğinizde yerinizden kalkmadan tek bir düğmeye basarak ışıkları önceden ayarlanmış seviyelere getirip dvd oynatıcı ve projektörü çalıştırabilmek "hayal" olmaktan çıkıyor. Bu sistem sayesinde uyumak istediğinizde yine tek bir kumanda tuşu ile storları kapatıp ısıtma sisteminizi "düşük seviye" moduna getirmeniz ve evin tüm ışıklarını söndürebilmeniz mümkün.
UNIQhome, evinizin güvenliği ile ilgili tüm detayları da evinizde kullanacağınız tek bir kumanda veya evinizden uzaktayken cep telefonunuzla kontrol altına alma imkanı sunuyor.
Evinizden çıkarken tüm ışıkları kapatıp alarm sistemini etkin hale getirmeniz ve hırsızlık, gaz kaçağı gibi alarm durumlarında cep telefonunuza ulaşacak bilgi aktarım fonksiyonunu etkinleştirmeniz için yapmanız gereken tek şey kontrol cihazınız üzerindeki programlanmış tuşa basmak.
Evin içinde gerçekleştireceği ışık simülasyonları ve storları belli saatlerde açıp kapayarak siz uzaktayken bile evde hayat devam ediyormuş izlenimi sağlayabilen UNIQhome, evinizin güvenliğine katkı sağlamak konusunda da çözümler sunuyor.
Sedna Priz Serisi Ürün gamında sıvaüstü yüksekliği sadece 0,8 cm olan ve 9 renk alternatifi bulunan Sedna Priz Serisi ile dikkat çeken Schneider, yaşadığı mekanda elektriğin fonksiyonuyla birlikte dekorasyonel anlamda da şıklık yaratmak isteyenler için şık ve zarif bir dekorasyon objesi sunuyor.
Sedna Serisi'ndeki uzaktan kumandalı dimmer sistemi, bulunduğunuz yerden ışığın şiddetini kontrol etme ve hareket dedektörü ile gerektiği anda yürüdüğünüz mekanı aydınlatarak elektrikten tasarruf etme imkanı sağlıyor.
Roxanne Nelson-28 Mayıs 2008- Araştırmacıların bildirdiklerine göre periodontal hastalıklar kanser riskinde az fakat anlamlı artış ile ilişkili. 'Lancet Oncology'nin haziran sayısında yer alan bir çalışmada sigara içen ve içmeyenlerde periodontal hastalıklar ile tüm kanser riskleri arasında ilişki bulunmuştur.
Araştırmacılar periodontal hastalıkların çabuk etkilenen hassas immun sistemin bir işareti olabileceğini ya da kanser riskini direkt olarak etkileyebileceğini belirttiler. Periodontal enfeksiyonların sistemik etkilerinin olduğu daha önceden bulunmuştu. Dişeti hastalığı olan vakalarda dolaşımdaki inflamatuar markerler artmıştır ve hastalığın şiddeti inflamatuar markerlerin serum konsantrasyonuyla direkt ilişkilidir.
Periodontal enfeksiyonların tedavi edilmesi sistemik inflamatuar markerların serum seviyesini ve endotel disfonksiyonlarini azaltabilir. Ayrıca multidisipliner çalışmaların verileri diyabet, inme ve kardiyovasküler hastalıklar gibi pek çok sağlık sorunuyla ilgili nedensel bağlantı ihtimalini ek olarak belirtmişlerdir. Fakat su ana kadar confounding (düzeltilmesi mümkün teknik hata) ve biasin(araştırmacının kontrölü dışında düzeltilemeyen teknik hata) göreceli rolleri veya da bu ilişkinin nedensel bileşenleri üzerinde herhangi bir konsensüse varılamamıştır.
Bu çalışmada Londra Kraliyet Üniversitesi'nde (Imperial College London) kanser epidemiyoloğu olan Dominique Michaud, ScD ve meslektaşları ağız sağlığının kanser riskindeki rolünü değerlendirdiler. Sağlık profesyonelleri takip çalışmasından (Health Professionals Follow-Up Study, HPFS) elde edilen veriyi kullanarak kanser insidansi ile periodontal hastalıklar, diş sayısı, diş kaybı arasında bir ilişki olup olmadığını incelediler.
HPFS erkek sağlık profesyonellerini/uzmanlarını kapsayan bir büyük prospektif anket çalışmasıdır. Çalışma 1986 başlamıştır ve 40-75 yas arası 51,529 Amerikalı erkeği kapsamaktadır.
Çalışmaya katılanlar ilk anketten sonra her 2 yılda 1 olan müteakip anketlerde de yer aldılar. Şimdiki analizde ortalama olarak 17,7 yıldır takip edilen 48.375 erkeğin verileri kullanılmıştı.
Bu grup içinde melanom olmayan deri kanserleri ve agresif olmayan prostat kanserleri haricindeki 5720 kanser vakası belgelenmiştir.
Araştırmacılar en yaygın olarak şu 5 kanser tipi ile karşılaşmıştır: kolorektal kanserler(n= 1043), deri melanomu(n = 698), akciğer kanseri(n = 678), mesane kanseri(n = 543) ve ileri prostat kanseri(n=541).
Başlangıçta periodontal hastalık hikâyesi olan erkeklerin bu hikâyesi olmayanlara göre hafifçe daha yüksek kanser insidansları vardır(düzeltilmiş hazard orani [HR] = 1,28). Sigara, diyet faktörleri gibi bilinen risk faktörleri açısından kontrolden sonra da periodontal hastalık hikâyesi olan erkeklerin olmayanlara göre tüm kanser tipleri için daha yüksek bir riske sahip oldukları belirlendi(HR=1,14).
Spesifik kanser yerleşimlerine baktıklarında ise araştırmacılar periodontal hastalık hikâyesiyle akciğer ( HR = 1,54 ) , böbrek (HR = 1,49), pankreas(HR= 1,54) ve kan (HR= 1,30) kanserleriyle anlamlı bir ilişki bulmuşlardır.
Başlangıçta az dişi olan erkekler (0-16 arası) 25-32 arası dişe sahip erkeklerden daha yüksek akciğer kanseri riskine sahiptirler(HR= 1,70). Hiç sigara içmemiş erkelerde periodontal hastalıklar tüm kanser tiplerinde(HR= 1 , 2 1 ) ve kan kanserlerinde(HR= 1,35) anlamlı bir artışla ilişkili olduğu halde akciğer kanseri için herhangi bir ilişki gözlenmemiştir.
Bu çalışmanın pek çok kısıtlamaları vardır. Yazarlar şu noktalara işaret etmektedirler: Periodontal hastalıklar hasta tarafından rapor edilmektedir ve az görülen kanserler üzerinde çalışmak için yetersiz güçtedir.
Acrica kohort tamamen erkeklerden oluşmaktadır bu yüzden sonuçlar kadınlar için genellenememektedir. Tüm kanser çeşitlerindeki az miktardaki artmış risk periodontal hastalığa sahip olduğunu bildiren erkeklerde bildirmeyenlere göre daha fazla bulunmuştur. "Hiç sigara içmeyenlerde görülen artmış toplam kanser riski fakat artmamış akciğer kanseri riski; habis hastalıklardaki genel olarak artmış riskin sigara tarafından oluşturan confounding(düzeltilmesi mümkün teknik hata)ten kaynaklanmadığını akla getirmektedir.
"Eğer Periodontal hastalıkların sistemik etkisi ve immün sitemin potansiyel dahli immün sistem hassaslığının veya gozetim değişikliğinin bir işaretiyse; periodontal hastalıkların kanserler özellikle de hematolojik kanserler üzerindeki rolü, ileri araştırmaları gerekli kılmaktadır. " sonucunu çıkarmışlardır.
(Bu çalışma Milli sağlık Enstitüsü (National Institutes of Health )tarafından finanse edilmektedir. Araştırmacılar başka finansiyel ilişkilerinin olmadığını beyan etmektedirler.) alıntı