birdemethuzun

birdemethuzun

Üye
26.04.2011
Er
147
Hakkında

  • noimagebir ufukta bitiyor yüzün
    ve başka bir gökyüzü başlıyor
    komşu ellerle sarmalanıyorsun
    yanıyorsun...

    ne kadar övülsen az
    avazım çıktığı kadar susuyorum
    ismindeki sesli harfleri
#27.04.2011 13:55 0 0 0
#27.04.2011 13:54 0 0 0
#27.04.2011 13:53 0 0 0
#27.04.2011 13:53 0 0 0
#27.04.2011 13:52 0 0 0
  • noimageDuvarlara gömdüm yalnızlıgımı

    Hüzün aksamlarında
    Yeminliyim döndügümde!...
    Yeminliyim sana!...

    Biliyorum sen de döneceksin!..
    Ama bulur musun bir bendaha?...
    Yeminliyim!...

    Günese çıktıgımda aglatan askına

    Yeminliyim!...

    Bir mahsun vedaya!
#27.04.2011 13:30 0 0 0
  • noimageBir kadının eksik alışkanlıklarından dökülüyor zaman
    sırça hüzünler, saklı yol hikayeleri
    bulutlara çizilen haritalarda biten masal
    sesime dağılan yağmuru topluyorum
    gecenin yanlış yerinden başlıyor şarkılar

    ayaz sürüyor kirpiklerine şehrin kırık saçakları
    ne zaman yüzüne baksam bir uçurum açılıyor
    bağırıyorum sesine çarpıp geri dönüyor sesim
    bilmiyorum en çok hangi iklime yakıştığımı
    göçebe bir yanılgıyım kimse beni konuşmuyor

    beklemekle bitiyor gitmek diye başladığım her şey
    öyle yenik bir hikaye, imlası bozuk bir aşk
    anımsadıkça siliniyor yüzler, bir ünlem yalnızlık
    gereklilik kipinde sürüyor hayat
    aslından daha anlamlı duruyor gölge

    anlamıyorum
    bir gelincik kaç rüzgar sığdırır ömrüne...



    -Alıntı-noimage
#27.04.2011 13:29 0 0 0
  • noimageBEŞİNCİ MEKTUP

    Ayrılık diye bir şey yok. Bu bizim yalanımız .
    Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
    Şimdi nerdesin, ne yapıyorsun?
    Güneş çoktan doğdu. Uyanmış olmalısın.
    Saçlarını tararken beni hatırladın , değil mi?
    Öyleyse ayrılmadık. Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz .

    Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.
    Önce beklemekten. Ömür boyunca
    ya bekliyor, ya bekletiyor insan ikisi de kötü,
    ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.

    Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar, sonra
    yürümesini, konuşmasını, büyümesini...

    Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını,
    kanunlara saygı göstermesini, insanları sevmesini,
    aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar.
    Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.

    Ya o? Ya o? İnsanlardan dostluk bekliyor,
    sevgilisinden sadakat, çocuklarından saygı ve bir
    parça huzur bekliyor, saadet bekliyor yaşamaktan.
    Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık.
    Aradıklarının çoğunu bulamamış, beklediklerinin
    çoğu gelmemiş bir insan olarak göçüp gidiyor
    bu dünyadan. İşte yaşamak maceramız bu.

    Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak ve
    yaşayıp beklerken ölmek !

    Özleme bir diyeceğim yok. O, kömür kırıntıları
    arasında parlayan bir cam parçası.
    O, nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı.
    O, tek güzel yönü bekleyişlerimizin.

    İnsanlığımız, özleyişlerimizle alımlı,
    yaşantımız özlemlerle güzel.

    Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin.
    Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem.
    Bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin anlatılmaz .

    Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam;
    seni özlediğim içindir.
    Beklemenin korkunç zehiri öldürmüyorsa beni;
    seni özlediğim içindir.
    Yaşıyorsam; içimde umut varsa,
    yine seni özlediğim içindir.
    Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki !



    Ümit Yaşar OĞUZCANnoimage
#27.04.2011 13:26 0 0 0
  • noimageYalnız / Bir Hüzün Alabilirim

    Özlemlere doluyum
    Ağlamaklara dolu
    Ayrılıklara kapalı....
    Yokluğuna açılacak
    Takati yok perdelerimin.

    Yeni hüzünlere
    Çoktan kapattım kapıları.
    Sayısını unuttum / gitmelerinin
    Tekrar gitmek üzere / bana dönmelerinin.
    Söyle!
    Ben şu üç günlük ömre
    Daha kaç ayrılık sığdırabilirim !

    Söyledim ya / doluyum
    Sattım ömrümün tüm koltuklarını
    Her gece kapalı gişe.
    Ama / sen
    Gelmeyeceksen eğer,
    (Bir tek ona yerim var)
    Yalnız bir hüzün alabilirim.



    Kâmuran Esen
#27.04.2011 13:25 0 0 0
  • noimageTut ki gecenin
    Alacakaranlığında düşlemişim seni.
    Tut ki, rüyalarımı bölmüşsün ne çıkar?
    Ne çıkar gündüzlerin selamsız aşkına,
    Geceleri kefen biçsen.
    Bir anlık hırsla,
    Her şeyi yıkıp geçsen, ne çıkar...

    Tut ki bundan böyle unutmuşum seni.

    Tut ki artık çalan parçalarda ismin geçmesin.
    Tut ki yazılan şiirler, seni anmasın,
    Varsın eller de unuttu desin.
    Ben seviyorum ya seni,
    Sen sevmesen, ne çıkar...
    -Alıntı-noimage
#27.04.2011 13:22 0 0 0
  • noimageBen hüzünlerle sevdim siirleri

    Ben hüzünlerle büyüttüm kendimi.

    Küçükken gamzelerim vardı benim

    Büyüdükçe hüzne sattım hepsini...noimage
#27.04.2011 13:20 0 0 0
  • noimageYerle yeksan, ıslak saçlı, kem gözlü,
    Kavim göçlerinden bu yana ağlayan
    Ve durmadan
    Cep kanyağı yakıcılığında ezgiler
    Çalan, çaldıran, yakalatan
    Adı bende gizli bir kadındı İstanbul

    Şehre bir yağmur yağdı
    Ben ağladımnoimage
#27.04.2011 13:17 0 0 0
  • noimageSustum!
    Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
    kendimle konuşuyorum şimdi yalnız...
    yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
    kimse duymuyor...
#27.04.2011 13:16 0 0 0
  • noimagenoimageYüreğimin en sessiz harfiyle sesleniyorum sana.
    Sen yine aşka sağır susuşunla,
    Şiirimden kanıyorsun.
    Oysa kanayan gözlerimde seni taşıyorum bilmiyorsun.
    Kelimeler batarken kuytularıma,
    Gözlerimdeki hazandan eylül kokusu getirdim sana.
    Yalnızlığıma biriktirdim seni
    İsmini düş yaptım kendime
    Sende tutsak oldum içimin zindanlarına,
    Sen avaz avaz koşarken ayrılığa,
    Ben en sessiz cümlelerimi ayırdım yalnızlığıma
    Noktalarımdan yakaladı hayat,
    Ayaklarıma takıldı düşler ve sözler.
    Sana kelepçeli düşlerden zaman ördüm,
    Çığlık çığlığa susuşunla bir değil binlerce öldüm.
    Damarlarımdan çekildi sensizlik,
    Bir sürgün başladı içime.
    Yanıp yanıp kül oldum sana,
    Ayrılığına savrulup dem vurdum aşka
    Şimdi en siyah bir gecede,
    Sözler kaçıyor bir bir sessizliğe,
    Hüznün yağmurunda buluşuyor ayrılığın taneleri.
    Yine şiirime sen bulaşıyor.
    İklimime sen düşünce , ben üşüyorum.
    Soğuğunda erirken, bir köz oluyorum
    Susuyor saatler zaman terk ediyor beni.
    Bense hangi mevsime dönsem; sen estiriyor bu şehri.
    Nereye gidersem gideyim, kaçış yok biliyorum,
    Seni ardımda bırakmadıkça,
    Söküp içimden gitmedikçe,
    Sende başladığım her yol sana çıkıyor.
    Kendimden vazgeçiyorum öyleyse,
    beni bırakıp ardıma gidiyorum.
    Meçhullerin sürüklediği bir hayatı bırakıp avuçlarına
    Gömüyorum tüm şiirleri aşka,
    Senden, benden geçip gidiyorum zamansızlığa...
    -Alıntı-noimage
#27.04.2011 13:15 0 0 0
#26.04.2011 19:52 0 0 0
#26.04.2011 18:44 0 0 0
#26.04.2011 18:42 0 0 0
#26.04.2011 18:34 0 0 0