uykum yoktu bilgisayarı açtım.sonra aklıma bana gönderdiğin yazılar geldi açtım onları okudum.üç tane yazı ve kısa hepside.sonraa anlamları harflerin bile derindi :'( çocuklar gibi gülmekle ağlamak arasında kaldım.uzaklara ufka yolculuğa çıktım.beyazdı yüzün,kirpiklerin ıslak,yüzünde belirginleşen çizgileri anlamaya çalıştım ve gözlerin hiç eksik olmayan kırmızı damarlarıyla neden seni düşününce aklıma hep bir dağ gelir yemyeşil ve ulaşılmazaslında kimse dolaşamazda sanki ben bir nefeslik dolaşmaya çıkmış gibiyim ama her an gitmem gerekiyormuş gibiyim.bazen ağaçlara sarıldığımı,dallara tutunduğumu hatta meskenim olsun burası diyen eşkıya gibiyim.kollarım,avuçlarım çiziliyor,yırtıyor neye uzansam,hissettiğim acılar tarifsiz ama huzurun göğsündeymişim gibi aldırmıyorum anlamıyorum bilekısa değil zaman sadece dilde söylenince kısa,anları hatırladıkça ne uzun zaman içinde olduğumu görüyorum her şeye boş verip umarsızca yaşamak geliveriyor aklıma birden sonra yüreğime yakıcı bir damla düşüyor ve ne zaman gülmeye başladığımı hatırlıyorum,ne zaman o kırılmaz duvarlarımı yıktığımı hatırlıyorum,ne zaman güçlü olduğumu hatırlıyorum,ne zaman her şeyin bir başka ve güzel olduğunu hissettiğimi hatırlıyorumdurağı olmayan yolcu gibi nasıl yola çıktığımı düşünüyorumsonu görmüyorumürkütüyor,titretiyor,saklanmak istiyorum o anlardaölümden korkmazdım,kaybetmek ne kadar mücadele etsem de hep yapışık ikizim gibi olmuştu,alışmıştım sankişimdi ölmekten,kaybetmekten korkuyorumadice bakan gözlerden,fırsatçı akıllardan,kimliğini kaybetmiş kirli oyunlar hazırlamış insanlardan kaçmaktan yorulmuşken,şimdi daha bir güçlüyüm.belki de mutluyum,daha da umut yüklüyümşimdi o dağın yanması lazım ki ben de onunla yok olup gideyimbelki çok anlamı olmayan zerre kadar da olsa güç vermek için yaşamaya çalışan,solmamak için direnen küçücük bir çiçeğim...
Biz seninle imkânsız sevdanın iki kuluyduk
Ve iki yakası hiç kavuşmayacak
Birbirine sevdalı uçurumduk
Ayaklarımız yanarken karlarda
Bir avuç güneşimizle
Toprakta zamansız yeşermeyi umduk
Zaman durmayacak elbette
Yalnızlığı dolduracak yüreğimize
Susacak umutlarımız,
Ayrılık ket vuracak dilimize
Yaşayacağız belki de ayrı kentlerin sabahında
Ama....Ama aynı güneş doğmayacak gözlerimize
Sırtlarımız yoklukta hep nemli duvarlara yaslanacak
Boğazımızda düğümlenecek sevdaya yazılmış satırlar
Belki de hep susacak....
Kim bilir belki de bir aksam
Solgun uçurum çiçekleri düşecek ellerimize
Güneş kamaştırsa da gözlerimizi
Yüreklerimiz hep kuytularda içli içli ağlayacak
Acılarımızı harmanlayacağız mevsimlerde
Gözlerimizi arayacağız hep ıssız köşelerde
Bihaber yaşasak ta yaban ellerde
Hep şarkımız çalacak ayrı düşmüş dillerde
Ayrı kentlerin soluğunu alsak da
İnadına yaşatacağız sevgimizi ayrılsak da
Takvimler düşerken asırlara
Uçurum çiçekleriyle ayrılığımız yazılacak baharlara
Ölüm gelene kadar yalnızlık çalacak kapımızı
Unutmak için birbirimizi
Kim bilir kaç gece yakacağız anılarımızı
Ama... ama hiç unutulmayacak yeminlerimiz
Sen unutsan da beni!!!!!!!!!
Ben sonuna kadar yaşatacağım ölümsüz sevdamızı.........
Avuçlarımla tutarım;
Bir güzel hayat umuduydu,hevesti,bilir yüreğim bi gün gideceğini..
Seni bana yakıştıramayacaklarını bilir aklım
Ben senden çok gerilerde kalmış bir yaşam,
Sen benden mutluluğa daha yakışan insan..
Bilirim,bilmezlikten gelirim gülümseyerek,
Yasak konulduğunu seninle bana.
Sen tertemiz aşklara layık güzel insan,
Ben yağında kavrulacak amaçsız insan!
Üzülürsen eğer benim yüzümden;
Kimse bilmez.sen bile bilmezsin kayboluşumu..
İstemem kahrolmanı ağlamanı
Aralarda kalıp sevgilere kıymanı istemem..
Hoşça kal demeden giderken,
Belki gözlerimden düşüp yakan yaşlar,
Belkide güzelliklere imrenişti.
Hayatını yaktığımı söylerlerse,ağzımı açmam!
Sevgimi sızlayan yüreğime alırım..
Hep mutlu olman için dualar yollarım.
Acı çekeceksen eğer ıssız köşelerde,
Benden habersiz sızlarsa yüreğin;
Anlarım!!!
Anlarım delice sevdiğim,anlarım ve....
Suskun uçurtmalara takılır kaybolurum!!!!!
bLaChHaWk
Ben kimim daha anlayamamışken,
Sen belirdin hayalimde
Nereden geldin böyle soluk soluğu,
Dudakların soğuktan çatlamış,kanıyor inceden,
Öpsem diner mi kanı,ısınır mı bedenin?
Sanki ben,kime aşık olduğumu bilmeden,
Gölgenle dans eden
Daha ben hazır olduğumu bile bilmeden ya da düşünürken,
Bir küçük çiçek buldum yastığımın kenarında,
Yeni koparılmış tazeyken.
Neler anlattı kim bilir ben derin uykulardayken,
Oysa tanımadım seni,çiçekte tanımıyordu ki beni.
Aşkı anlatıyordu heyecanla,
Bir gülüyor,bir ağlıyordu.
Yok dedim dur anlatma,
Aşk bana çok yabancı.
Hem bilmem ki ben hayalimde öptüğüm gölgenin aşkını..
Soluk soğuğa geldiğini hatırlarım tek,
Bir de o çatlak dudaklarını..
Sanki yatmadan önce tanıyordum onu,
Rüyalarımda gezsin diye dua ediyordum.
Ama düşünmedim ki onu,
Bir gölgeydi bence bu aklımın oyunu
Peki sen küçük çiçek nereden çıktın o zaman,
Hiç tutamadığım eller mi bıraktı seni buraya..
Ama ben bilmem ki aşkı,beceremem,
Keşke bırakmasaydı avuçlarıma,kurursun sen..
Ah! Sevdalı çiçek neden izin verdin,
Yoksa sende mi hevesliydin sevdalara,
Yapma ağlama biriktir göz yaşlarını,
Acıtmamıştır seni o koparan eller bilirim,
Ben sana dokundukça anlarım onun yüreğinde ki yangını,
Yok aşk değildir bu,çünkü aşk bana yabancı
Ah küçücüğüm benim,aşkı seni bana veren bilir
Ben onun gözlerini hatırlarım,deniz feneri gibi yanıp sönen,
Birde hiç öpmediğim sızlayan dudaklarını,
Yaşamadım ki hiç onu,hem o da beni yaşamadı ki daha
Biz bilir miyiz çiçeğe anlattığımız aşkın değerini,
Özler miyiz ayazda sıcaklığımızı?
Bilemem.
Ben boş sürahide kalmış su damlası gibiyim,
Sanki asla ulaşamayacağım bir daha ışığa,
Ne zaman aşka niyetlensem böyle hissederim
Bir bilsem,anlayabilsem kim olduğumu,
Hayallere daldığımda yine bulur muyum onu,
Ve yastığımdaki sevdalı çiçeği
bLaChHawK
Seni sakladım gecelerde içimde,
Seni bekledim boynum bükük penceremde,
Çıktım gezdim biraz,seni bulurum belki diye,
Unutulmuş muydum,sen artık bende yok muydun?
Deli oldu aklım düşünemedim sensizliğini.
Bir insan kalabalığıydı etrafım telaşlı,
Karanlık çöküyordu Antebin kalbine,
Ben seni sakladım koynumda saatlerce.
Karıştım hızlı adımların ben peşine,
Bir oyun izledim sensiz ve seninle.
Adı oyunun sonuydu,birlikteydik izlerken,
Ne zaman gelip oturmuştun yanıma,
Ellerim ellerinin sımsıkı tutuşundaydı.
Seni sakladım hüzün vurmuş gözbebeklerimde,
Olmadım sensiz gülmelerde,
Oyun sonuna geldiğinde,unutmadım seni yanımda,
Yanı başımda sen,nefesinde ben vardım,
Oyunun sonuydu evet ışıklar yandı ve sen yoktun.
Çıktım gözpınarlarım dolu dolu,
Antebin havası sensiz daha bir soğuktu,
Seni sakladım bu şehrin en sıcak yerinde,
İçimde,ciğerlerimde,nefesimde,bedenimde.......
Sende gidiyorum diyeceksin bir gün.
Bitti,kalmadı yaşanacak hiçbir şey diyeceksin,
Unutmanın en ızdıraplısını bırakıp kaybolacaksın.
Ben yalnız,bıraktığın göz yaşlarıyla kalacağım.
Seni her düşündüğümde içimden bir şeyler kopacak,
Sen bensiz ellerde hayat bulacaksın.
Bir zamanlar sarı,mor,pembe menekşelerle süslü pencerem vardı,
Şimdi kırılmış,is kokusu sinmiş,toprağı cansız kalacaklar.
Pencerelerimin camlarını asla silmeyeceğim,gidişinle,
İçtiğim sigara zehir olacak sensiz ecelime,
Gidiyorum dediğinde sönecek bütün ışıklar,
Şiir yazmayacağım aşkını,aşkımı anlatan,
Tek yazdığım gidişinle birer birer yıkılan hayallerim olacak..
Tek bir kuş kanat çırpmayacak senin de pencerende, Camların fırtınada çarpacak sen anlamayacaksın özlediğimi, Duvara astığın aynan düşüp param parça olduğunda, Aklına yüreğim gelecek gidişinle parçalanmış,
İçinden kopan her şey savrulacak dört bir yanına,
Ama sende benzeyeceksin hep o gidişlere
Bana verdiğin sözleri bir başkasına,diğerlerine Her defasında biraz daha süsleyerek söyleyeceksin. Sen gidişinle viraneye nasıl çevirdiysen yüreğimi,
Yalanların da yakanı bırakmayacak,söneceksin..
Saatleri seyredeceksin yalnız kaldığın gecelerde,
Yıldızlar gözlerim gibi bakacak anlayacaksın,
Şiirlerim gelecek her harfiyle aklına,
Ben olmayacağım kuruyan çiçeklerine bir damla su,
Kanatlarını kırdım kuşların,uçmayacaklar bir daha.
Sende gidiyorum demiştin bir gün,beni anla
bLaChHawK