Spectre One ile hepsi-bir-arada PC ailesine önemli bir katkı yapan HP, daha alt segmentlere hitap edecek Windows 8'li 3 yeni model daha duyurdu. Modellerin ikisi dokunmatik ekrana sahip.
Dokunmatik modeller Envy ailesine ait. HP Envy 23 TouchSmart, 23 inçlik HD çözünürlükte dokunmatik bir ekran sunarken, Envy 20 TouchSmart ise 20 inçlik HD çözünürlükte dokunmatik bir HD ekran sunuyor.
Ivy Bridge tabanlı Intel işlemciler, hızlı önbelleklemeyi sağlayan opsiyonel ExpressCache SSD teknolojisi, 10 noktadan dokunmatik panel, 3TB'a kadar depolama seçenekleri, Beats Audio, TrueVision HD webcam, HP'nin Connected adını alan fotoğraf, yedekleme ve müzik uygulamaları modellerde ortak olarak sunuluyor.
Envy 20 TouchSmart ise Connected Remote adlı ek bir yazılım sunuyor. Bu yazılım ile akıllı telefon veya tabletinizi uzaktan kumanda cihazı olarak kullanabiliyorsunuz.
Hp Envy 23 TouchSmart 999$'dan, Envy 20 TouchSmart ise 799$'dan başlayan fiyatlarla Ekim ayında ABD'de satışa sunulacak.
HP Pavilion 20 ise uygun fiyatlı bir hepsi-bir-arada PC konsepti sunuyor. Dokunmatik olmayan 20 inçlik HD çözünürlükte ekran, TrueVision HD webcam ve Connected uygulamaları bulunuyor. Model yine Ekim ayında 499$ başlangıç fiyatıyla satışa sunulacak. Modellerin uluslararası lansman planı ise bilinmiyor.
Bugünlerde çok sık gündeme geliyor olmasa da çip üreticisi VIA, farklı ihtiyaçlara yönelik çözümler geliştirmeye devam ediyor. Ürün stratejisini daha çok kurumsal platformlar üzerine yönlendiren şirket, Rasperry Pi'ye rakip kart üstü sistemlerden Pico-ITX anakartlara ve dört çekirdekli işlemcilerden DirectX 11 destekli grafik birimlerine kadar geniş bir yelpazeye sahip. Şirket duyurusunu yaptığı EPIA-P910 kodlu yeni nesil Pico-ITX anakart modeli ile ilk defa bu kategoride dört çekirdekli x86 işlemci ve DirectX 11 desteğini birilkte sunuyor.
10cm x 7.2cm ölçülerinde olan anakart, son kullanıcılardan öte özel amaçları olan profesyonel sistemlere yönelik. Sektörel bazda değerlendirildiğinde sağlık ve lojistik gibi alanlara göz kırpan anakart, VIA'nın E Serisi 1GHz hızındaki dört çekirdekli işlemcisini kullanıyor.
VX11H isimli medya işlem ünitesi, DirectX 11 desteğine ek olarak Stereoscopic 3D uyumluluğu da sergileyen sistem, bu açıdan bakıldığında 3D demo gösterileri yapmak isteyen büyük ölçekli mağazalarda da kullanılabilir. Görüntü aktarımı için HDMI 1.4a ile birlikte VGA ve bir adet tek kalan 24-bit LVDS desteğini bünyesinde barındıran sistemle birilkte 8GB'a kadar 1333MHz hızında DDR3 bellek kullanılabiliyor.
Üzerinde iki adet USB 3.0 portu ile birlikte iki adet SATA konnektörüne yer verilen Pico-ITX anakart, VIA'nın Chromotion 5.0 video motoru sayesinde yaygın olarak kullanılan çeşitli çoklu ortam formatları için donanımsal hızlandırma desteği de getiriyor. Tüm bunlara ek olarak kablolu internet bağlantısı için Gigabit Ethernet ve HD Ses desteğini de bünyesinde barındıran anakartın gömülü sistemler pazarında ses getirmesi beklenirken, fiyatı ise açıklanmadı.
Önümüzdeki yılın Mart-Nisan döneminde yeni nesil Haswell mimarisini temel alan dördüncü nesil Core işlemci ailesini pazara sunmayı planlayan Intel, Ivy Bridge platformunu daha alınabilir kılmak adına ürün gamına düşük maliyetli iki yeni işlemci daha ekledi. Pentium serisi altında lanse edilen yeni işlemcileri ile Intel, giriş seviyesi sistemleri hedef alıyor.
Intel'in pazara sunduğu yeni işlemcilerden ilki Pentium G2100T. Çift çekirdekli tasarıma sahip olan ve 3MB büyüklüğünde Seviye 3 bellek kapasitesi ile gelen işlemcinin standart çalışma frekansı ise 2600MHz. Temel özelliklere sahip entegre grafik birimi standart olarak 650MHz'de, Turbo devreye girdiğinde ise 1050MHz'de görev yapan işlemci, Intel'in ısıl tasarım gücü düşük işlemci modellerini konumlandırdığı T serisinin bir üyesi ve TDP deperi de 35 Watt. Az ısınan ve enerji tüketen ofis bilgisayarları için yeni bir seçenek. 22nm üretim teknolojisiyle geliştirilen Pentium G2100T'nin fiyatı ise 75 dolar olarak açıklandı.
Intel'in ikinci yeni işlemci modeli ise Pentium G2120. Ivy Bridge mimarisi üzerinde şekillenen çift çekirdekli işlemci, genel olarak Pentium G2100T işlemcisiyle benzer özellikler taşırken, farklı olarak daha yüksek çalışma frekansında görev yapıyor ve 3100MHz'de çalışıyor. Isıl tasarım gücü 55 Watt olan işlemci, bir önceki modele göre daha fazla performns sunuyor ancak bununla birlikte daha fazla güç çekiyor ve bir miktar daha fazla ısınıyor.
Giriş seviyesini de Ivy Bridge ile güncelleyen Intel cephesinde, yeni tasarımdan nasibini alamayan tek ürün grubu olarak, son kullanıcı odaklı en yüksek performanslı işlemci grubunu oluşturan Extreme Edition ailesi kalacak. Core i7-39xx serisi altında Sandy Bridge-E tabanlı işlemcilerle yola devam eden Intel, önümüzdeki yıl bir yandan Haswell tabanlı yeni nesil işlemcilerini, diğer taraftan da Ivy Bridge-E tabanlı Extreme Edition modellerini sunacak.
orhancım Admin Paneli > Üye Grupları >'na gir düzenliyeğin grubu seç 1.kutucuğa <b><i><font color="blue"> 2.kutucuğa </b></i></font>
yazıcaksın o blue olan yeride editleyebilirsin orhan'cım bu arada sanal ordu'ya ne oldu?
Mobil platformların en popüler haber besleme okuyucu uygulamalarından Pulse, masaüstü platformlarına yönelik olarak da web üzerinden yayına başladı.
Web uygulaması aslında Windows 8 ile gelecek Internet Explorer 10 için optimize edildi. Mobil olanlar da dahil tüm tarayıcılar da sorunsuz çalışan Pulse, dokunmatik ekranlardaki parmak hareketleri desteğini IE10 için getiriyor. Diğer tarayıcılarda da dokunmatik hareketler desteklenirken, IE10 için bazı özel hareketler tanımlanmış. Örneğin iki parmak kullanarak okuma panosunu ortaya çıkarmak bunlardan birisi.
15 milyondan fazla kullanıcı ve ayda 250 milyon makale okuma sayısı ile giderek büyüyen Pulse, web uygulaması ile kullanım alanını daha da genişletecek.
Microsoft da Pulse uygulamasının IE10 için özel olarak geliştirildiğini resmi blogundan duyurdu. Uygulama hali hazırda kaynak linkinden incelenebilir.
Arama motoru üzerinde düzenli olarak güncellemelere ve değişikliklere giden Google, yayınlayacağı yeni güncelleme ile korsan içerik bulunduran siteleri arama sonuçlarında arka sıralara atmaya başlayacağını duyurdu.
Bu kararla birlikte meşru ve kaliteli içerik için kolay bulunmasına yardımcı olmayı amaçlayan şirketin arama motoru, bu karar doğrultusunda müzik veya filmler gibi içerikler için arama yapan kullanıcıya torrent siteleri ve benzeri siteler yerine yasal içerik sağlayan siteleri üst sıralarda gösterecek. Google'ın konuyla ilgili yaptığı açıklamada bu değişikliğin yapılmasında bir sakınca görülmediği, zira şirketin sahip olduğu telif ihlal raporlama sistemi sayesinde çok geniş bir veriye sahip olduğu belirtildi. Google, yapılan değişiklik ile söz konusu sitelerin arama sonuçlarından çıkartılmadığını, sadece sayfalara ulaşmanın zorlaştırıldığını dile getirdi.
Google'ın bu sistemi önümüzdeki hafta hizmete sokmasıyla birlikte korsan içeriğin bu durumdan nasıl etkileneceğini ilerleyen dönemlerde göreceğiz.
Sosyal ağ pazarında son dönemlerde hızlanan firma satın alma trendi, Twitter ile devam ediyor. Mikroblog sitesi son olarak Clutch.io firmasını satın aldı.
Clutch.io ekibi tarafından yapılan duyuruda, firmanın Twitter bünyesine katıldığı ve vakit kaybetmeden Twitter'ın Büyüme ve Uluslararası bölümü için çalışmaya başlayacaklarını açıkladı.
Clutch.io firmasının uzmanlık konusu ise Android ve iOS için A/B testleri sunmak. A/B testleri özellikle site sahiplerinin sitelerini iki farklı versiyon olarak hazırlayarak üye olma, satışa dönüş, tıklama gibi eylemlerde hangisinin daha başarılı olduğunu bulmasına yardımcı oluyor. Clutch.io geliştiricilere uygulamaları için bu tür bir test imkanı sunuyor. Ayrıca Clutch yazılım çerçevesi de geliştiricilere bu konuda yardımcı olmaktaydı.
Twitter, firmanın A/B test ve çerçeve hizmetini yeni üyelere kapatacak. 1 Kasım'a kadar bu hizmetler devam edecek, ardından geliştiricilerin bu programları kendi sunucularında çalıştırmalarına imkan tanınacak.
Anlaşma henüz tamamlanma aşamasında. Twitter'ın bu yeni satın almayla neyi hedeflediği bilinmiyor. Ancak henüz çok yeni bir firma olan Clutch.io için bu büyük bir başarı kabul ediliyor.
Hizmetlerini Windows 8 öncesinde tasarım olarak değiştirmeye başlayan Microsoft, popüler Hotmail hizmetini de Outlook.com olarak kullanıcıların beğenisine sunmuştu.
Yaklaşık iki hafta önce kullanıma sunulan Outlook.com platformuna aradan geçen süre zarfında 10 milyon kişi üye oldu.
Resmi blogunda bir duyuru yapan Microsoft, kullanıcılara bu anlamda teşekkür etti.
Yeni tasarımda Hotmail platformu tamamen Outlook'a taşınıyor. Hotmail hesaplarıyla giriş yapan kullanıcılar Outlook hizmetine yönlendiriliyor. Hotmail tasarımına geri dönmek ise isteğe bağlı bırakılmış.
Yeni hizmette kullanıcılar Outlook.com ile biten eposta adresleri alabiliyor. Hotmail hesaplarının aynı adıyla veya istedikleri adla devam etmek için Outlook'a başvuran kullanıcıların ilk iki haftadaki yoğunluğa sebep oldukları sanılıyor. Hali hazırda platformda eposta adresi alırken sorunlar yaşanabiliyor.
Ethernet bağlantısındaki standartları belirleyen organizasyon olan IEEE, bağlantı hızlarını 400Gbps-1Tbps arasına çekmek için çalışma başlattığını duyurdu.
Organizasyon, yüksek hızda Ethernet konsensusu oluşturdu ve bu yapıya IEEE 802.3 adını verdi. Konsensusa davet edilenler ise telekomünikasyon, veri merkezi, ağ sistemleri, ağ depolama gibi sistemlerin kullanıcı ve üreticileri ile bireysel katılımcılar oldu.
Konsensus, organizasyonun devamlı yükselen çoklu uygulamaların global genişbant ihtiyaçlarını analiz eden IEEE 802.3 raporuna bağlı olarak çalışacak. Rapor, ağların 2015 yılında 1Tbps, 2020 yılında 10Tbps genişbant kapasitesine ihtiyaç duyacağını öngörüyor. İnternete bağlı cihaz sayısı ise 2020 yılında 16 milyar olarak öngörülüyor. Devasa miktarlarda artış gösteren veri akışını karşılayabilmek içinse Ethernet bağlantısında hız artırımı kaçınılmaz görülüyor.
IEEE 802.3 konsensusu, bu rapor doğrultusunda, bağlantı hızlarını 100Gbps ötesine taşımayı hedefliyor. Ağ uygulamalarının türüne göre veri akışları 400Gbps-1Tbps arasında bir hıza sahip olabilecek.
Konu ile ilgili ilk toplantı ise 24 Eylül'de Cenevre'de yapılacak. Toplantıda Ethernet standartlarının geliştirilmesi için yapılacak çalışmaların ne tür aktivitelerle başlayacağı masaya yatırılacak.
İnternet kullanıcıları için vazgeçilmez davranışlardan birisi olan arama yapma, bu avantajından dolayı çevrimiçi reklamcılık için önemli bir alan. Google'ın arama sonuçlarına reklam ekleme tarzını Facebook da kullanıcılarına sunmaya başladı.
Yaklaşık bir aydır test edilen özellikte kullanıcı arama kutusunda bir uygulama veya hayran sayfası arattığında, aramayla ilişkili firma reklamları sonuçlara dahil edilecek. Bu linkler reklam veren firmanın Facebook sayfasına gidecek.
Facebook halka açılım sürecinden sonra, reklamlardan daha fazla gelir elde etme konusunda üzerinde baskı hissetmeye başladı.
Ancak Facebook kullanıcıları tipik olarak satın alma veya inceleme amaçlı aramalar yapmadığı ve ağ dışına link verilemediği için bu reklamların firmalara getirisinin çok fazla olmayacağı belirtiliyor.
Yeni özelliğin marka farkındalığını da artırması bekleniyor.
10 yıl öncesine kadar erişilmesi zor ve lüks bir alan olarak görülen internet, bugün günlük hayatta olmazsa olmazlar arasındaki yerini aldı.
Bestedsites tarafından hazırlanan internetin son 10 yılı önemli değişimleri gözler önüne seriyor.
2002 yılında 569 milyon olan internet kullanıcı sayısı dünya nüfusunun yüzde 9.1'ine denk geliyordu. Takvimler 2012'yi gösterdiğinde ise sayı 2.27 milyar oldu ve dünya nüfusunun yüzde 33'ünü kapsama alanına aldı.
2002 yılında günde ortalama 46 dakika internete ayrılırken, bu süre şimdi 4 saat. 2002 yılında 3 milyon internet sitesi yayın hayatını sürdürürken, 2012'ye geldiğimizde sayı 555 milyon oldu ve halen artmaya devam ediyor.
İnternet tarayıcısı olarak 2002 yılında kullanıcıların yüzde 95'i Internet Explorer kullanırken, 2012 yılında IE yüzde 39, Chrome yüzde 28, Firefox yüzde 25 kullanıma sahip oldu.
2002 yılında en çok aranan kelimelerin başında Avril Lavigne, Eminem, Shakira, Spiderman gelirken, 2012 yılında Steve Jobs, Google+, iPhone 5, Adele, Pinterest, Rebecca Black geliyor.
Dial-up bağlantının yaygın olduğu 2002 yılında 56k modemle bir şarkı 12.5 dakikada inerken, şimdi 18 saniyede iniyor. Sayfa yükleme hızları 2002 yılında ortalama 16 saniyeyken, şimdi 6 saniye.
Sosyal ağlar bakımından 2002 yılında popüler olan Friendster'in 3 milyon kullanıcı bulunuyordu. Şimdi Facebook 900 milyon kullanıcıya hitap ediyor.
Dönemin pek çok büyük firması dijital çağa ayak uyduramadığı için iflasa sürüklendi. 2002 yılında 5.5 milyar dolar geliri olan video satış portalı Blockbuster, 150 milyon dolar gelire sahip Netflix'i satın almayı istememişti. Şimdi Netflix 3.2 milyar dolar gelire sahip ve Blockbuster iflas ederek satıldı.
2002 yılında 1250 kitap mağazasına sahip olan kitabevi devi Borders, dijital kitap çağını yakalayamayınca iflas etti. Onun yerini şimdi Amazon ve Barnes&Noble aldı.
2002 yılında 200 mağazası bulunan Tower Records müzik şirketi, dijital müzik trendine yetişemeyince iflastan kurtulamadı.
İnternet dünyası hız kesmeden büyümeye devam ediyor önümüzdeki yıllarda ortaya çıkacak trendleri yakalayamayan firmalar için de benzer grafikler görebiliriz.
İnternetin yaygın kullanıma geçtiği yıllardan bu yana var olan istenmeyen - spam postalar, ilk dönemlerinde bireylerin kendi cihazlarından göndermeye çalıştıkları sayısı on taneyi geçmeyen postalar iken, şimdi zombi bilgisayarların oluşturduğu botnet ağları tarafından her gün milyarlarca gönderilen postalar halini aldı. Haliyle bu işten önemli gelirler de elde edilmeye başlandı.
Rustock, Zeus gibi ağlar çökertilmiş olsa da spam işinden para kazanmayı meslek edinmiş firmalar sayesinde her gün daha çok botnet ağı sisteme katılıyor.
ABD'de iki araştırmacı tarafından yayınlanan Spam Ekonomisi adlı çalışma, istenmeyen epostaların geldiği noktayı göstermesi açısından ilgi çekici.
Her gün geçerli mail adreslerine 100 milyar email gönderiliyor. 2010 verilerine göre bunların yüzde 88'i spam posta.
Spam posta işinde olduğu tahmin edilen şirket sayısı 45. Bunlar sadece tespit edilebilen sayılar.
Spam postadan şirketler yılda 200 milyon dolar gelir elde ediyor. Spam postaların ABD ekonomisine zararı ise 20 milyar dolar civarında. Ancak farklı hesaplamalarla rakam 50 milyar dolara kadar çıkıyor. Spamdan görülen zarar ve elde edilen kazanç arasında 100:1 oranı olduğu belirtiliyor. Spamdan kazanılan her 1 dolara karşılık ekonomi 100 dolar zarar ediyor.
İnternet kullanıcılarının büyük bir çoğunluğu spam postaları okumadan silse de örneğin Yahoo Mail kullanıcılarının yüzde 6'sı spam postalarla ilgileniyor. Bu da 100 000 kullanıcıya denk geliyor.
Spam posta gönderme işinde olduğu tespit edilen 45 firmanın 30'u ilaç alanında, 5'i yazılım alanında, 10'u çakma tabir edilen kopya ürünler alanında faaliyet gösteriyor.
Eczacılık alanında geçen yıl 346 milyon benzersiz URL spam yoluyla gönderilmişken, yazılım firmaları 3 milyon, kopya ürün firmaları 15 milyon benzersiz URL göndermiş. Bu firmaların 69 bin farklı domain adı bulunuyor. Toplam 1039 farklı vitrine sahip firmalar, kanun güçleri birbirine benzeyen vitrinlere sahip siteleri kapatsa bile spam postalar yoluyla kullanıcıları sitelerine çekmeye devam ediyor.
Gelişen teknoloji sayesinde atılan spam başına maliyet neredeyse sıfıra yakın bir seviyeye inerken, botnetleri takip eden araştırmacılar 120 adet reklamı yapılan ürünlere sipariş verildiğini görmüş. Spam postalara kullanıcıların cevap verme oranı bir hayli yüksek.
Spam postalar için firmaların affiliate adı verilen ve gelirden bir miktar pay alan aracı tanıtıcılar kullanıldığı da görülmüş. Spam postalardan elde edilen gelirin yüzde 75'i Letonya, Azerbaycan ve St. Kitts and Nevis ülkelerindeki 3 banka üzerinden aktarılmış. Kalan yüzde 25 ise çeşitli ülkelerdeki 14 banka üzerinden aktarılmış.
Spam postalar ile yapılan reklamların masrafı da kanuni yollarla yapılan reklamlara oranla binde bir veya 2500'de bir gibi seviyelere inebiliyor. Bu açıdan spam postalar az masrafla çok müşteri çekmek için en iyi yol haline geliyor.
Araştırma özellikle spam postalara karşı yazılım güvenliği konusuna yatırım yapılmasını şart koşuyor. Her gün daha fazla büyüyen internet kullanıcı sayısı ve internette dolaşan devasa para miktarları, spam postaların cazibesini daha da artırıyor.
Veri analiz hizmetleriyle tanınan Wolfram Alpha, bireysel Facebook kullanıcılarına yönelik yeni bir analiz aracını devreye soktu.
Söz konusu veri analiz aracı sayesinde Facebook kullanıcıları, Facebook verileri üzerinden kendilerine ait bir analize ulaşabilecekler. Wolfram Alpha'nın kendi web sayfası üzerinden erişilebilen uygulama, Facebook üzerinden aktif hale getirilebiliyor. Uygulamanın Facebook üzerinden aktif hale getirilmesi sırasında birçok izin aşamasından geçildiğini belirtmekte fayda var. Söz konusu izinlerin onaylanmasından ardında, Wolfram Alpha kullanıcıya ait detaylı raporları kısa sürede hazırlayarak sunabiliyor. Şirket analiz raporunu hazırlarken, kullanıcının yapmış olduğu yer bildirimleri, ağ üzerindeki arkadaşlarının medeni durumları ve yaş ortalamalarına kadar pek çok değişkenden yola çıkıyor.
Başlangıçta üniversite içerisinde bir paylaşım ağı olarak faaliyete başlayan ve bugün bir milyara doğru giden kullanıcı sayısına sahip Facebook, bünyesinde pek çok yeni sektöre de yön veriyor. Bunlardan birisi sosyal oyun segmenti.
Farmville gibi oyunların kısa sürede on milyonlarca kullanıcı sayısına sahip olması ve video oyunları sektöründe kendisine ait yeni bir segment oluşturması, araştırmalara da konu oldu.
Geçen yıl ki 3.2 milyar dolarlık gelirini bu yıl 4.5 milyar dolara çıkaran sosyal oyunlar, Çin'de Cheng Kung Üniversitesi araştırmacıları tarafından masaya yatırıldı.
Çevrimiçi oyunlardan farklı olarak Facebook ve benzer sosyal ağlarda sunulan oyunlar günlük kullanıcıların daha çok ilgisini çekiyor. 11 oyun uzmanı ve 321 oyuncu arasında yapılan araştırmada, sosyal oyunların neden bu kadar çok ilgi gördüğü üç madde halinde sıralanmış.
İlk sebep oyunların kolay bir oynanışa ve çok çabuk öğrenme imkanına sahip olması. İkinci sebep dostça ve sıcak bir ortam sunması. Üçüncü sebep ise sosyal etkileşim sunması.
Sosyal oyunların Windows işletim sistemindeki mayın tarlası oyununa benzetenler de var. Sosyal oyunlar belirli bir oyun süresi gerektirmiyor ve kullanıcılar bir kaç dakika oyun oynayıp sonrasında farklı alanlara yönelebiliyor.
Çalışmayı destekleyen oyun analiz uzmanları da kolay erişim imkanının yeni demografik grupları sosyal oyunlara çektiğini belirtiyor. Özellikle Ortadoğu'da bayanların Farmville gibi kaynak yönetim tarzındaki oyunlara yöneldiği tespit edilmiş.
Oyunların ilgi görmesine diğer bir yaklaşım ise sosyal oyunlar içerisinde geliştiricilerin yoğun pazarlama taktiği kullanması. Bunun bir örneği oyun içi sanal eşya alma gereksinimi doğurmak, diğeri ise kullanıcıların durum güncellemelerine oyunları eklemek veya oyunlarla ilgili istek gönderilmesini sağlamak.
Pek çok Facebook kullanıcısı için oldukça can sıkıcı olan oyun istekleri ve durum güncellemeleri, geliştiriciler açısından oyun başarısını etkileyen hayati bir strateji konumunda. Kullanıcıların bu taktiklere verdiği tepkiler de daha yoğun bir strateji geliştirimesine sebebiyet veriyor.
Bir süredir Kamboçya'da ikamet eden ünlü Pirate Bay sitesinin kurucusu Gottfrid Svartholm Warg, yerel güvenlik güçleri ve İsveç polisinin ortak çalışmasıyla tutuklandı. 2009 yılında bir yıl hapis ve para cezasına çarptırılan anakata takma adlı Gottfrid, bilgi teknolojisini yasa dışı kullanarak telif hakkı ile korunan içeriklerin dağıtımını gerçekleştirdiği için hüküm giymişti.
"Galaksinin en esnek BitTorrent sitesi" sloganıyla 2003'te hizmet vermeye başlayan The Pirate Bay, beş milyon kayıtlı kullanıcısı ve dört milyonun üzerinde torrent ile dünyanın en büyük BiTorrent siteleri arasında yer alıyor. Yasal mücadelesi İsveç'te açılan 2006'daki davayla başlayan sitenin kurucuları Gottfrid Svartholm, Peter Sunde, Fredrik Neij ve Carl Lundström, birer yıl hapis cezasına çarptırılmış ve siteye yaklaşık 3 milyon avroluk bir ödeme cezası verilmişti.
Mahkeme yargıcıyla alakalı iddialar ve benzeri sebeplerle yapılan itirazlar sonucu Şubat 2012'de para ve hapis cezasının azaltıldığı açıklanmıştı. Ancak 2009'da dava sonuçlanmadan ülkeyi terk eden Gottfrid için böyle bir indirim gerçekleşmedi. Hasta olduğu için mahkemede bulunamayacağını aktaran Gottfrid'in avukatı, Kamboçya'daki tutuklanma kararı hakkında yorum yapmaktan kaçındı.
Geçen hafta Kamboçya'nın başkenti Phnom Penh'deki kiralık evinde tutuklanarak İçişleri Bakanlığı göçmenlik bürosu tarafından konumu bilinmeyen bir yere götürülen Gottfrid Svartholm Warg'ın bilgi teknolojisini yasa dışı kullanmaktan tutuklandığı onaylandı. Bir polis sözcüsü, Gottfrid'in ülkeden sürüleceğini bildirdi. Henüz nereye gönderileceği bilinmiyor, ancak operasyonun İsveç polisiyle birlikte yürütülmesi ve ülkenin Gottfrid'in iadesini istemesi sebebiyle önümüzdeki günlerde İsveç'e yollanacağı tahmin ediliyor.
Bilgisayar sistemlerinin var olduğu günden bu yana varlığını devam ettiren zararlı yazılım türevleri, zaman içinde evrim geçirerek dönemin sistemlerine göre yapısını değiştirdi. Mobil cihazların yaygınlaşmaya başlamasıyla bu alana da el atan zararlı yazılımlar, araştırmalara göre son 4 yılın zirvesine çıkmış durumda.
McAfee tarafından yapılan araştırmaya göre yılın ikinci çeyreğinde önceki çeyreğe oranla yüzde 23 artan yeni zararlı yazılım çeşitleri 8 milyon rakamına ulaştı. Toplamda ise 90 milyon zararlı yazılım sanal alemde kol geziyor.
Windows bilgisayarları, zararlı yazılımların en büyük hedefi konumunda. Ardından Mac bilgisayarları ve mobil cihazlar geliyor. Bir cihaz ne kadar popüler olursa o kadar çok hedef tahtası haline geliyor. İnternete bağlı olan cihazların mutlaka bir zararlı yazılım korumasına sahip olması gerekiyor.
ABD'de 3. en büyük PC satıcısı haline gelen Apple'ın Mac bilgisayarları artık en büyük hedeflerden birisi haline geldi. 400 milyon cihaz sayısını geçen Android platformu için de 13 000 farklı zararlı yazılım ortaya çıktı. Her geçen gün artan bu yazılımlar spam SMS'ler, zombi telefondan yapılan aramalar gibi farklı saldırı çeşitleri üretiyor.
Akıllı telefonlarda popüler olan bir saldırı çeşidi de fidyecilik. Kullanıcının farkında olmadan kurduğu fidye yazılımı telefondaki önemli bilgileri kilit altına alarak fidye karşılığı serbest bırakma tehdidinde bulunuyor. Yıllar önce kaybolan bu taktik şimdi yeniden ortaya çıktı.
Diğer bir saldırı türü bir siteye erişen tüm mobil cihazlara kanuni bir isim verilen uygulamanın indirilmesinin istenmesi. Kullanıcı farkında olmadan bu yazılımı indirip kurduğunda iş işten geçmiş oluyor.
Hackerlar özellikle Twitter üzerinden zararlı yazılım yayma taktikleri kullanmaya başladılar ve sunucu kullanmak yerine sosyal ağlardan gönderim yapmak neredeyse maliyetsiz bir yöntem haline geldi.