Büyük ordunun büyük sorunları oluyor bilgin.. Onun için bir anda olmuyor. Nasıl güçlü orduda herkesin payı varsa şimdi de temizlenmek ve daha güçlü olmak için herkes uğraşmalı..
Benim konuşmama gerek yok. Konuşmak benim için zaman kaybı olur. Ben aklımdakileri zamanı gelince yaparım. Ama halk arasında ki düşünceler benim için çok önemli. Bir işçi askerden ne bekliyor. Bir memur şehitlerin durması için ne düşünüyor. Bir gazi savaşta ne gibi aksaklıklar gördü. Bunları anlatmalı. Bir vatandaş askerden ne ister. Sen ne istersin bilgin?
Askeri öğrenciyim Kara Harp Okulunda. Şehitliğin bir insanın kazanabileceği en üst rütbe olduğuna inanan birisiyim.. Ve her asker gibi bende en üst rütbe için şavaşıyorum, çalışıyorum.. Sana bırakacağım şeye gelince Kore'de kullanılan eski bir silah filan bırakırım
Söyle bilgin söyle.. Eski genel kurmay başkanımız kendi erimizi başından vurduk dedi. "Bu nasıl olabilir!!" diyebilirsin. Ordunun içi temizlenmeli diyebilirsin.. Elbet herkesin kızdığı veya "elimde olsa da düzeltsem" dediği çok şey vardır. Burda söylenmesini istiyorum.. Mesela ben bir büfede kola alıp Tv seyrederken haberlerde şehit haberleri vardı. Adam anlatmaya başladı askerlik anılarını. Başladı yanlışları. Subayların yaptıklarını.. Anlat isim vermeden..
Arkadaşlar şu an kullandığım avatarın üstüne kırmızı yazı 1283 yazan ve yazının üzerinde beyaz ışıkların yanıp söndüğü bir yazı ekleyebilir misiniz?? Bayrağın sağında bitimine paralel olacak şekilde ve bayrağı kapatmayacak şekilde
Gıybet insanın belkide en zorlandığı konu bence. Çünkü sözler ok gibi. Çıktımı geri dönüşü yok.. Ben de çok zorlanıyorum. Sırf bu sebepten kendimi lüzumsuz konuşmamaya ve tartışmalara girmemeye çalışıyorum..
Diyanet İşleri Başkanlığınca bu ay çocuklara ayrılan Diyanet Aylık Dergi'de yayımlanan makalede, İslam'ı doğru, anlaşılır ve cazip halde anlatmak için çocuklara yönelik vaaz verilmesi öneriliyor.
Mevlana İdris Zengin tarafından kaleme alınan makalede, çocukların camiyi sevmeleri için doğum günü kutlaması ya da sünnet törenlerinin de caminin içinde olmasa da uygun bir yerinde yapılabileceği görüşüne yer veriliyor.
Zengin, makalede, yaşanılan çocukluk ve ''çocuk olma'' halinin içini dolduran her şeyin bir anlamda insanın bütün hayatını etkidiğini belirtti.
Çocukların her şeyi olduğu gibi camiyi de merak ettiklerini ifade eden Zengin, ''Konuşmaya başladıkları günden itibaren soruları da başlar. Minare hakkında, ezan hakkında, hatta Allah hakkındaki sorular da bunlar arasındadır. Bunlar caminin dışındayken sordukları sorulardır'' ifadelerini kullandı.
Bir de camiyle tanışan çocuklar olduğunu belirten Zengin, şöyle devam etti:
''Kimisi onun başını okşayıp gözlerinin içine bakarak tebrik eder, sorusu varsa cevaplamaya çalışır. Kimisi ise maalesef, çocuğun yaptığı minicik hareketlere bile tahammül edemez ve çocuğu azarlar vs... Oysa her şeyden önce orası cami, Allah'ın evidir. Şu veya bu şahsın değil.
Dolayısıyla Allah'ın aramıza, bu dünyaya gönderdiği en harika varlık olan çocuk, orada koşmayıp orada duyduğu sevinçten takla atmayıp, orada coşkuyla içinin metafizik boyutunu keşfetmeyecek de bunu nerede yapacak? Betonlaşan ve arabalardan başkasına hayat hakkı tanımakta cimrilik gösteren sokaklarda, caddelerde mi? Jetonsuz, yani parasız ulaşılamayan lunaparklarda mı? Gözlerini kırpmadan saatlerce baktığı televizyon ekranlarında mı? Sanal alemin asosyalleşmeye hızla pencere açan bitmez labirentlerinde mi? Yoksa uyuşturucu kullanma yaşının 11'e kadar indiği seküler hayatın cıngılları arasında mı?''
"ŞEKER VE LOKUM"
Hayatın çok anlamlı bir evresi, değeri ve varlığı olan çocukların dinden soyutlanmasını anlayamadığını ifade eden Zengin, şunları kaydetti:
''Cami görevlilerimiz, cami çocuk ilişkisinin biraz daha sevimli, biraz daha tolere edilebilir, biraz daha çekici hale gelmesi yolunda adımlar atamazlar mı? En azından başlangıçta buna gönüllü olan görevlilerle bu yolun kapısı açılamaz mı?
Camiye mevlitlerde şeker ve lokumun girdiğini görüyoruz. Cami yıkılmıyor. Bu uygulamayı biraz daha çocuğa özel hale getirerek, özel zamanlarda, mesela kandiller gibi, dondurma, çikolata, patlamış mısır, iyi hazırlanmış bir kitap gibi örneklerle zenginleştirmekte bir mahzur var mıdır? Çocuklarımızdan birisi mesela artık çok yaygınlaşan doğum günü kutlamasını, sünnet merasimini caminin içinde olmasa bile uygun bir bölümünde yapsa kıyamet mi kopar?''
"ÇOCUK VAAZI"
Camilerde hep büyüklere ilişkin vaazların olduğuna işaret eden Zengin, makalesinde ''Çocuk vaazı adıyla bir vaaz türü uygulamaya koyulsa ve bu vaaz esnasında çocuklara bir ikramda bulunulsa, camiyle çocuk arasındaki buluşma daha yumuşak başlayıp, çocuğa daha uygun bir iletişimin kapıları açılmaz mı'' sorusunu sordu.
Çocuk vaazının İslam'ı çocuklara doğru, anlaşılır ve cazip bir halde anlatmanın yeni yolu olabileceğini vurgulayan Zengin, buradaki çocuk cemaatinin birbiriyle, caminin beklediği bir kaynaşmayı göstereceğine de inandığını dile getirdi.
Zengin, şöyle devam etti:
''Çocuk vaazı, elbette büyüklerin vaazından daha farklı temellere oturacak. Elbette içinde daha çok mağfiret, rahmet ve şeker barındıracak. Elbette daha çok çocuk, daha çok cennet olacak. Ve çocuklar elbette istedikleri soruyu sorabilecek ve cevabını alabilecekler. Ve elbette o sırada camiye gelen çocuklardan kimileri ceplerinde misket getirmişlerse vaazdan sonra halıların üzerinde oynayabilecekler. Bunda ne var? Genişliği müsait camilerde çocukların koşmasından, sütunların arkasına saklanıp birbirlerine seslenmelerinden daha doğal, daha iç açıcı ne olabilir?''
Camiyi hayattan, hayatı çocuktan koparmanın bir anlamı olmadığını belirten Zengin, cemaat, kimi camilerin otoparkı, alışveriş merkezi gibi unsurlarından rahatsız olmayıp da yalnızca çocuklardan rahatsız oluyorsa ortada zaten sağlıksız bir durumun olduğunu ifade etti.
Zengin, camilerimizde başlayacak bir çocuk vaazı uygulamasının öncelikle büyüklerin ''camideki çocuk'' algısını olumlu yönde değiştireceğini, bir zihniyet değişikliği oluşturacağını ve bunun bile başlı başına bir kazanım olduğunu bildirdi.
"EY CEMAAT, ÇOCUKLAR İÇİN BİRAZ GEVŞER VE AÇILIR MISINIZ?"
Vaazların içeriği, üslubu, yaş grubu gibi konuların işin uzmanlarınca planlanması gerektiğine işaret eden Zengin, ancak bunların netice itibarıyla genel prensipler olabileceğini, her camideki çocuğun sosyal ve zihinsel yapısı aynı olmayacağı için işin biraz da vaizin çocuklarla gireceği iletişimin sonuçlarından yola çıkarak belirginleşeceğini kaydetti.
Bir büyüğün, camide söylediği bir söz, yaptığı bir hareket sebebiyle çocuğu kırıp camiden ve belki bu sebeple İslam'dan soğutması nedeniyle kazandığı vebalin ağırlığını taşıyabileceğini sanmadığını ifade eden Zengin, makalesini şöyle tamamladı:
''Tersi de böyle. Bir çocuğa camiyi sevdiren, bunu gerçekleştiren birisi için manevi alemde hayal bile etmediği kapıları açabilir. Sonuç itibarıyla, ey cemaat... Safları sonra sıklaştırırsınız. Şimdi çocuklar için lütfen biraz gevşer ve açılır mısınız? Umulur ki böylece Allah'ın rahmeti üzerinize olur.''
Bu listeyi yazdım bir yere sağol.. Listenden birisini alıp okuyacam muhtemelen haftaya, eğer beğenirsem diğerlerini de alırım .. Ben şu an Okay Tiryakioğlu'nun yavuzla başlayan serisini okuyorum. Arkadaşlarla 3ünü aldık. Yavuz, Kanuni ve IV.Murat. Sen ne düşünüyorsun bu adam hakkında?