deste

deste

Üye
04.09.2007
Er
472
Hakkında

  • Deste arkadaşıma ve Nuri Can hocama teşekkürümle... Deste arkadaşımın önerisiyle aranıza katıldım ve onun yardım ve tarifiyle bu sayfa oluştu. Herkese selam ve sevgi...


    Asıl ben teşekkür ederim Dilaracığım. beni kırmayıp aramıza katıldığın ve bu güzel eseri bizlerle paylaştığın için...
#20.02.2011 19:49 0 0 0
  • Senden sonra
    Boş odalara hapsettim kendimi
    Acımı kalbime sakladım
    Anılarımın bile gözünün yaşına bakmadım..


    Elinize Emeğinize sağlık deyim...
#20.02.2011 17:28 0 0 0
#20.02.2011 17:27 0 0 0
#20.02.2011 17:22 0 0 0
#20.02.2011 17:20 0 0 0
  • Emeğiniz pırıl pırıl diyeceğim yok. Şarkı sözlerini biraz garipsedim, namusum sana emanet gibi bir şey, ki bu söz kadınları aşağılayıcı bir sözdür bence. Farkındaysanız ülkemizde aşkıma ihanet etti diye kadınını, kızını, kardeşini öldürenden geçilmiyor ve her ne hikmetse namusumu temizledim ayaklarında doğru dürüst cezada verilmez.

    Emeğine teşekkürler...
#20.02.2011 17:18 0 0 0
  • İnce duygularla bezenmiş bir sunum. Tebrik ve teşekkürler
#20.02.2011 17:06 0 0 0

  • noimage


    Gitme ben sana kalbimi verdim


    Sabah erken terminale indim. Elimde tek gidişlik biletim. Çantamı yere bırakıp öylece beklemeye başladım. Bilinçsizce gözlerim etrafı tarıyordu, biliyorum beklemiyordun ama yinede gözlerim seni arıyordu eskiden kalma bir alışkanlıkla... Yolların yıllara, yılların yollara karıştığı bir zaman düşlüyorum. Sen uzun bir zaman önce gitmiştin bu şehirde biliyorum ama inatla gözlerim seni arıyordu yine de, arada geçen bunca zamana rağmen...

    Soğuktu, Ankara'ya kar yağıyordu, üşüyordum... Benim de düşlerim yağıyordu Ankara'ya... Ellerimi cebime soktum bir süre öylece bekledim... Sanki biraz sonra bir köşeden çıkıp gelecektin, sadece birazcık geç kalmıştın; koşarak çıkıp merdivenleri gelip sarılacaktın hasretle...

    Biliyorum uzaklardasın şimdi... Kimlerlesin kimbilir, yalnızsın belki de benim gibi şu an? Oralar da soğuktur belki, üşüyor musun? hala canını sıkıyor mu bir ömür tükettiğin bu hayat kavgası..?
    Beni sorma! Suyu tükenmiş limanların denizlerine yürüyüp duruyorum hala... Hayatımın sesi kısılmış, yaşlanmış dudaklarımdaki kelimeler, kimse anmıyor, aramıyor artık beni... Unutulmuşum anlayacağın...

    Beklerken gözlerin geldi gözlerimin önüne, dudakların, duruşun, gülüşün, sevgiyle bakışın... Sonra aklım ayrılığın bir burgu gibi işlediği yüzüne bakmaya, elini tutmaya korktuğum günlere gitti. Burgu ağır ağır işliyordu içime, ağır döndüğü içinde daha çok acıtıyordu... Ah kahrolası gururum, kahrolası kalbim, gitme kal diyemedim sana, gitme kal demeye varmadı dilim.

    Bir sevda dudağında tutsak kaldı özlemim
    uzun kara trenler alıp götürdü seni
    hasret boyu uzayan raylara döküldü gözlerim
    bütün insanlar ağladı sen giderken.
    bütün istasyonlar gözyaşlarına boğuldu
    bir ben ağlamadım inanki, bir ben
    ince bir duman gibi kaybolup gittin

    Bir ezginin müziği doluyor kulaklarıma, içim ürperiyor Kalabalıkların arasında bir nehir gibi süzülüp gidiyor uzaklara kalbim. Hoşça kal sesleri yankılanıyor kulaklarımda Birazdan herkes ayrı ayrı trenlere binip ayrı ayrı yönlere, farklı amaçlara gidecek. Tıpkı hayatın kendisi gibi.
    İnsanın bekleyeni varsa, gitmekte, dönmek kavuşmak kadar güzel.


    Sen gittiğinden beri hayatın bir anlamı kalmadı benim için.
    Yıllardır bu terminale her gelişimde aynı acıyı duyarım, aynı özlemi hissederim, aynı hüznü yaşarım... Oysa aradan uzun yıllar geçmişti ama her şey daha dünmüş gibi gözlerimin önünde canlanıyordu...
    Ne zaman bu terminale insem içim burkulur, gözlerim durup durup dolar. Her esen yelde, yağan yağmurda, çağlayan ırmakta, uğuldayan ormanda senin kokunu duyarım...
    Her esintide soluğunu hissedip, içime ferahlık dolar ve her yokluğunu yokladığımda ruhum sızlar.

    Çekip gitmiştin kalbinin bütün kapılarını kapatarak ardında.. Yokluğun durmadan büyüdü içimde. Günler aylar, yıllar geçip gitti ardına bakmadan ama sen yoktun gelmiyordun... Gelmiyeceğini biliyorum, beklemem nafile ama yine de köşe başlarına bakıyorum belki bir köşeden çıkar gelirsin diye...

    Ellerim cebimde ağır ağır yürüyorum caddelerde, belki yetişirsin diye arkamdan, gözlerimi kapatırsın yine iki elinle... Ah kahrolası dilim, kahrolası hayat, gitme kal demeyi gururuma yediremedim... İçim ürperiyor, titriyorum ama üşüdüğümden değil.... Sensizliğimden, bu kalabalıklar içindeki yapayalnızlığımdan...

    oysa seni sevdiğimi söylememiştim daha
    sensiz yaşamayacağımı,
    sana aşkımı anlatamamıştım
    gitme kal, giden ben olayım
    gitme kal diyemedim
    kahrolası gururum, kahrolası dilim

    Özlem tek yönlü bir yol işte gidip de dönmeyen... Uzaktasın oysa ki, bir ömür kadar biliyorum... Ve sen bir yel gibi esip gittin hayatımda ardına bakmadan, ben yelkenleri kırık tekneler gibi bakakalmıştım ardından yorgun denizler üzerinde...

    Seni ne zaman ansısam bir hüzün şarkısı kırılır kalbimde; hiç unutamadım ki seni zaten, yıllar oldu buraları terkedip gideli, yıllar oldu ayrıyız, dudaklarımız biribirinden uzak, bedenlerimiz, ellerimiz, gözlerimiz uzak. Oysa aşk karşılıklı sevmektir, dokunmaktır, gerçek aşk paylaşmaktır hayatı. Hala kulağım sesinde, gözlerim etrafta seni arıyorum, çok uzaklarda olduğunu ve gelmeyeceğini bile bile... Kırık bir tebessümdür anımsadığım, bir sevda türküsüydü adın... Herkese bir şeyler verilir belki ama ben sana kalbimi verdim... Kalbimi de alıp gittin beraber uzaklara...

    gittin hayallerim ardında yaprak yaprak düşüyordu
    bir çocuk üşüyordu elleri cebinde
    dalında bir gelincik ağlıyordu
    bir dağ yanıyordu içimde
    gitme, gidersen baharda git
    sonbaharda gitme
    yapraklar düşmesin ardında
    diyemedim
    kızdım,bağırdım, haykırdım, isyan ettim
    yine de seni sevdiğimi söylemedim
    kahrolası gururum, kahrolası dilim
    gitme kal diyemedim

    Çekip gittin hayatımdan düşlerimi ve anılarımı sarsarak.. Kahrolası hayatımda artık mutluluk olmayacak, teselli olmayacak. Hep bir boşluk, hep acılar, hep hüzünler olacak...

    Şimdi güz sonu, kışa giriyoruz ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Dört mevsim çiçek açtın kalbimde, taze bir yaprak gibi yeşildin, sevgi çiçeğiydin, üzerine çiğ taneleri düşmüş kırmızı güldün, maviydin, beyazdın, bütün renklerde sevmiştim seni... Bir masal çiçeğiydin sen...
    Seni severken hayatı da sevmiştim ben, dünyayı da, insanları da...

    Uçup gitti sevgi kuşları hayatımda. Günlerin, gecelerin tadı kalmadı. Leylası kaybolmuş bir mecnunum, hiçbir çöl kabul etmiyor beni artık, Soğuk karanlık gecelerde kayıp çocuk resimleridir hüznün bir başka adı gözlerimde. Gittiğinden beri kayıp içimdeki çocuk... Ey kahrolası ben... kahrolası hayat... Kahrolası kalbim, kahrol......

    bir rüzgara açarım şimdi kalbimi
    bir de sulara
    alıp getirsinler diye sevgimi sana

    bir tutam sevgiydi yaşam kalbimde
    bir yudum hasret oldu
    döküldü gözlerimde tane tane

    gittin,
    bir tren garında
    ömrümü de rayların arasında alıp gittin
    dizlerim, ellerim, yüreğim paramparça şimdi


    Nuri CAN.
#18.02.2011 09:21 0 0 0
#17.02.2011 23:30 0 0 0
#17.02.2011 23:26 0 0 0
  • .

    noimage



    Sen Hiç Rüzgara Bıraktın mı Hayallerini?


    Yıldızlara çıkmak isterken
    sen hiç gayya kuyularına yuvarlandın mı?
    sunağa yatırıldı mı kirli pazarlarda saflığın
    aldatıldın mı her defasında
    aldandın mı?


    Denizi kirletilmiş martılar gibi,
    uçmak isterken mavilere
    zehirli oklar saplandı mı kanatlarına
    parçalandı mı yüzündeki hüzün
    battı mı yüregine kırıkları...



    noimage



    ....////
    Bir uçurum kenarındayım
    acılı rüzgarlra bıraktım hayallerimi
    bağırsam sesimi duyar mısın?
    uzatır mısın elini?
    alır mısın beni bu kör kuyulardan?



    noimage



    Uçurumun en ucundayım ah!
    çağırsam rüzgarlara karışır sesim
    sen hiç tipi, borana tutuldun mu baharında?
    titredin mi ayazda kanadı kırık bir kuş gibi?
    kar nedir, kış nedir, fırtına nedir bilir misin?



    noimage



    Sen hiç kırıldın mı sevdiklerine,
    bir bıçak gibi yüreğine saplandı mı gözyaşların?
    penceresiz, ışıksız, soluksuz kaldın mı?
    kahırlı nehirlere sarkıtıp kimsesizliğini,
    alıp bastın mı bağrına yalnızlığını?
    bağırıp, çağırdın mı sağır kayalardan aşağı çaresiz?



    noimage



    Saçı ağarmış hayaller, nemli kirpiklerle,
    uçurumları başucuna koyup yattın mı?
    nara attın mı çıkıp gam dağlarından aşağı?
    okşadın mı saçlarını acılı rüzgarların
    boranlara, kasırgalara sarıldın mı çaresiz?
    düştün mü dalından kınalı yapraklar gibi
    sarsılıp, savruldun mu uçurumlardan?
    yoruldun mu anılara sarılamayacak kadar?



    noimage



    Sen hiç unuttun mu doğadaki renkleri
    beyazı, maviyi, yeşili, alı,
    bir çöl akşamında kararıp kaldı mı düşlerin?
    yüreğinde ışık kırıntıları sızladığında,
    ıslak gözlerle baktın mı uçurumlardan aşağı?
    ağladın mı yaralı bir ceylanın gözlerine bakıp
    yandı mı yüreğin senin de kızıl korlarda
    bir yeraltı ırmağı gibi kanadın mı gizli gizli?



    noimage



    Çiçekler gibi büyütüp
    bir gün solacağını bilmeden
    doldurdun mu yüreğine çocuklarını...
    eylülde kar olup yağdın mı?
    bulut olup ağdın mı?
    kahır olup ağladın mı?
    sonra sustun mu solgun bir gül gibi mahsun?
    kırılmış gelincikler gibi büküldü mü boynun?



    noimage



    Kirpiklerine sakladığın sağanaklar
    sel olup aktı mı yüreğine?
    yıkandı mı gözlyaşların hüzünlü denizlerde

    Sen hiç gayya kuyularına düştün mü
    üşüdün mü eylülde
    kar nedir, kış nedir, fırtına nedir bilir misin?



    noimage



    Şiir Ve Resimler:
    Nuri CAN



    (*) gayya kuyusu cehennemde bir kuyu olduğuna inanılır. Günlük hayatta ise,
    içinde karışık, kötü işlerin döndüğü yer manasında kullanılır.




    [main-arkaplan-muzik]277[/main-arkaplan-muzik]

    .
#15.02.2011 21:41 0 0 0
#14.02.2011 10:33 0 0 0
#14.02.2011 10:32 0 0 0
#14.02.2011 00:47 0 0 0
#13.02.2011 20:38 0 0 0
#13.02.2011 20:36 0 0 0
  • ellerini ellerim hissetmiyor ya,
    ellerim çok üşüyor anne...
    yine gece oldu
    ışıklar bir bir sönüyor
    ben karanlıktayım
    o ışığımı da götürdü anne...

    Teşekkürler
#12.02.2011 11:57 0 0 0
  • Konu: Göremem
    Kokunu unutmasam sarsam canıma
    Emeğine sağlık...
#12.02.2011 11:56 0 0 0
  • Uyarınız için teşekkür ederim Refik bey, Nuri Can hocamın resimlerine kıyamadım, ama bir dahakine deneyecem. Üstelik bu konularda pek yetenekli de sayılmam. saygıyla...
#11.02.2011 18:07 0 0 0