Bu gece yok olursun belki siyah düşlerin koynunda..
bir şiire kusarım öfkemi..
gerçekleri söylerim kendime, yıkılırım..
yine tutar ellerimden hayalin kaldırır beni..
yüreğimi yüksek bir tepeden atarım belki boşluğa..
gökyüzüne bırakırım hüznümü..
zannettiklerimi susarım, duymazsın !
bakarsın
ben, sen olurum belki bu gece,
hiç anlamam kendimi....
Yine bir sıyahı bekledıgım bır gece yine sen yoksun yanımda
Aşkı gordum o gecelerde sensiz ve yarınsız
Dertlerim derya olmus o gecelerde
Bir dilek tutuyorum bin ümütsuzlukla yaşadıgım gecelerde sensin ve yarınsın
Düşlüyorum seni ruyalarımda sabahı beklemeyen o yıldızlarla
Yoklugunla avunuyorum sensız o siyahi gecelerde
Gözlerin gözleri ararken yıldızlar kayıyor avuclarımdan
Her dogan güneş bin umutsuzlukla gelip calıyor kapımı
Siyahi gecemin aydınlıgı olan kalbımınde guneşi olan sen neden yoksun!
Tek bir ruyasın bende sonu olmayan ve imkansiz olan bır duasın dilimde...
Gece karanlığında yüreğim .
Biraz güneşe hasret biraz yıldıza .
Derin bir uykudayım .
Rüyalarım kimsesiz.Kabuslarım riyakar .
Lafım geçmez gidişine .Gidişin mağrur ve sessiz .
Sana ancak içimden bağırabiliyorum , ne yazık duyman imkansız ...
Gece karanlığında yüreğim .
Biraz güneşe hasret biraz yıldıza .
Derin bir uykudayım .
Rüyalarım kimsesiz.
Kabuslarım riyakar .
Lafım geçmez gidişine .
Gidişin mağrur ve sessiz .
Sana ancak içimden bağırabiliyorum , ne yazık duyman imkansız ...
Üşüyorum bu gece. Oysa alnımdan terler boşalıyor kaldırımlara.
Yitip gidiyorum kenarı ateşe verilmiş bir mektup gibi.
Ellerim buz gibi.
Oysa Haziran başındayız değil mi ?
Üşüyorum yokluğua..
yüreğim üşüyor içten ice.
Yıldızlar bile tutuşuyor avuç içlerimde.
Sensizlik vuruyor kıyısına bile varamadığım vuslat denizine.
Gece, başıma karanlıklar üşüyor.
Dudaklarım yalnızlığını öpüyor.
Umutlarımı gelin ediyorum bu gece.
Herkes giderken bir ben kalıyorum karanlıkların içinde..
Uçurumlarda yürür gibi ayaklarım titriyor..
Seninle herşey gitmişcesine bir ben kalıyorum dört duvar arasında.
Bilmiyorum bu gece yüreğim üşüyor.
Sensizlik varken hangi güneş ısıtır hasretinin gözyaşlarını ?
Hangi ateş susturur dilimdeki kanayan kelimeleri ?..
Sesini bir an duyarım diye dışarı çıksam tüm şehir uykuda.
Bu gece sen yokken dargınım uykulara.
Oysa...
Oysa sen olsan yanımda taşları yastık bilirdim.
.Varlığında bir dilim ekmeği bile bereket bilirdim...
Ne gecesi bitiyor bu şehrin, ne gündüzü çekiliyor ne de geceye teslim olup uyumak istiyor gözlerim... Sen yoksun ya ? Güneş de doğmuyor bu şehre...
Ne çok şey saklıymiş meğer gözlerinde. Seni çok özlüyorum..Sen o şehirde gözlerini
kapayıp uykuya yenik düştüğün her gece,
ben bu şehirde gözlerinin rengini hayal ediyorum,
ve her yeni güne gülen gözlerinin renginde
bir başka umutla başlıyorum...
Geçen bütün günlerimde seni çok özlüyorum.
Ama bunu birtek ben biliyorum... .
Kimseyi üzmemek için çabaladım hep...
Gerektiği yerde kendimden ödün verdim...
Kırıldım, dağıldım ama hep sustum...
Ben sustukça cevap veremiyorum sanıldı...
Sustum çünkü her suskunluğuma bir anlam yükledim...
... ... "İYİ BİR İNSANSIN" bu lafı çok duydum...
Ama nedense hep...kaybettim...
Ta ki artık kaybedecek bir şeyim kalmayana kadar...
Bu sessizliğimi hayatımı mahvedenlere armağan ediyorum belki utanırlar....
!
Kimseyi üzmemek için çabaladım hep...
Gerektiği yerde kendimden ödün verdim...
Kırıldım, dağıldım ama hep sustum...
Ben sustukça cevap veremiyorum sanıldı...
Sustum çünkü her suskunluğuma bir anlam yükledim...
... ... "İYİ BİR İNSANSIN" bu lafı çok duydum...
Ama nedense hep...kaybettim...
Ta ki artık kaybedecek bir şeyim kalmayana kadar...
Bu sessizliğimi hayatımı mahvedenlere armağan ediyorum belki utanırlar....!
Vazgeç, direnme kalbim
Vazgeç, bekleme.
Sesini duyan yok,
Boşa sitem etme.
Unut onun gibi, unut sen de...
Kaç kez denedim;
seni silmeyi bir kalemde
Ne çare....
Ne dostlarıma kırgınım beni yalnız bıraktıkları için
nede yâre kızgınım tercihi ben olmadığım için tek hatalı benim..!
Çünkü;
İinsanın dünyaya yalnız kalmak için doğduğunu bile bile
aldandım onlara tek hatalı benim çünkü sevdim
meğer sevene ihanet etmek insanın doğasında varmış.
Meğer '' İnsanın GÖLGESİ inandıklarını başkasında aramasın diye varmış..!!!
Anlamak için aynı dili değil,
aynı yüreği, aynı aşkı konuşmak gerekir...
aynı aşkı konuşmak için ise aynı duyguyu,
aynı gerçeği yürekte hissetmek gerekir...
anlaşılmayan tek gerçek, yürekten konuşamayan sevenin varlığıdır...
YÜREKTEN KONUŞMAYI BİLEN KARŞILIKLI SEVENLER İSE AŞKIN GÜZELLİĞİNİ BİR ÖMÜR YAŞAYANLARDIR...
Seni bekleyişimin adı yok,
Kurulmamış köprülerden geçmeye çalışan benliğimin de
Şiirlerim şahit olsun ki
İki satır arasına sığmıyor yalnızlığım
Ne nokta anlatabiliyor kararsızlığımı
Ne de virgül koyabiliyorum yılların ardına
Yenik düştü keşkelerim, oynadığım oyunlara
Yine de teslim olmadım
Ama sen, namluda hüzün
Beni tam on ikiden vurdun
Seni bekleyişimin adı yok
Aşk" sözcüğü zaten sözlükte "Sarmaşık" demekmiş.
Bir sarmaşık çınarları, seLvileri nasıl sarıp sarmalarsa,
Aşk'ta öyle sarıp sarmalarmış çınar gibi yiğitleri, seLvi boylu dilberleri.
Ve her sarmaşık, sardığı ağacı kuruturmuş sonunda...