Biyografi
Ertuğrul Sağlam, 1970 yılında dünyaya geldi. Futbola Fenerbahçe altyapısında başladı. Oradan Samsunspor'a transfer oldu. 1994-95 sezonunda Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş Ertuğrul'u transfer etmek için yarışıyordu. Samsunspor'da gösterdiği olağanüstü performansla Üç Büyükler'in gözdesi olan genç yıldız, Beşiktaş'la anlaştı. Beşiktaş'taki ilk sezonunda aşırı baskı yüzünden uzun süre bekleneni veremedi. Sezon sonuna doğru toparlanan Ertuğrul'un müthiş performansı ve 23 golü Beşiktaş'ı şampiyonluğa taşıdı. Beşiktaş formasıyla geçirdiği 6 sezonda toplam 167 Lig maçı oynadı ve 83 gol attı. 22 kez A Milli Takım forması giyen Ertuğrul Sağlam, 8'i Beşiktaş'ta oynadığı dönem olmak üzere toplam 11 gole de imzasını attı. 2000-2001 sezonunda Samsunsporlu Erman'la takas eldidi. Futbolu Samsunspor'da bırakan ve antrenör olarak Türk Futbolu'na hizmetlerini sürdüren Ertuğrul Sağlam, efendiliği ve çalışkan futboluyla Beşiktaş taraftarının sevgisini kazanan bir oyuncuydu. Ertuğrul Sağlam, 1 Haziran 2007-6 Ekim 2008 tarihleri arasında Beşiktaş'ın teknik direktörlüğünü yaptı.
Biyografi
Oyun stili ile Belçikalı Vincenzo Scifo'ya benzetilen Mehmet Özdilek, 1966'da Samsun'da dünyaya geldi. Samsun Ladikspor'da futbola başladıktan sonra 1988'de Kahramanmaraşspor'u 2. Lig şampiyonu yaptı. İnanılmaz futbol yetenekleri, kısa sürede büyük takımlar tarafından keşfedilmesine neden oldu. 1988-89 sezonunda bir daha hiç ayrılmayacağı, gerçek yuvası Beşiktaş'a geldi. 13 yıl Siyah-Beyazlı formayı giydi. Orta saha ve zaman zaman forvette yer aldı. Kısa boyuna karşın müthiş zamanlaması ve futbol zekâsı ile sayısız kafa golüne de imza atan "Şifo" lakaplı Mehmet, 387 lig maçında 130 gol kaydetti. Bu rakam ona, tüm zamanlarda Türkiye Birinci Ligi'nin en çok gol atan orta saha oyuncusu unvanını da getirdi. 4 Lig, 4 Kupa, 4 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık ve 5 TSYD Kupası şampiyonluğu yaşadı. 31 kez A, 7 kez Olimpik olmak üzere Milli formayı 38 kez giydi. Beşiktaş'a 3 yıl kaptan olarak hizmet veren Mehmet, muhteşem bir jübile ile futbolu bıraktıktan sonra 1 yıl boyunca İngiltere'de antrenörlük ve yabancı dil eğitimi gördü.
Biyografi
Türk futbolunun önemli yıldızlarından olan Sergen Yalçın, Beşiktaşımız'ın alt yapısından çıkıp Türkiye'nin dünya çapında tanınan isimleri arasında yer almıştır. Ali Rıza Sergen, 5 Kasım 1972'de İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Özer Yalçın, oğlunun da kendisi gibi futbolcu olmasını istedi ve alt yapımıza kayıt ettirdi. Alt yapı hocamız Serpil Hamdi Tüzün'ün elinde büyüyen Sergen Yalçın, Gordon Milne'nin teknik direktörlüğü sırasında 1991 yılında A Takım kadrosunda yer almaya başladı. Klas hareketleri ve futbol zekasıyla yeşil sahada parıldıyordu. Beşiktaşımız'da altı sezon forma giyen Sergen, 2 lig şampiyonluğu, 1 Türkiye Kupası, 2 Cumhurbaşkanlığı Kupası ve 1 de TSYD Kupası başarılarına ortak oldu. 1996 yılında İstanbulspor'a transfer oldu, ardından da Siirt Jetpaspor'a geçti. Fenerbahçe, Trabzonspor ve Galatasaray takımlarında kısa süreler oynadı. Sergen Yalçın, yuvasına Beşiktaşımız'a 2002-2003 sezonunda yeniden döndü. Kulübümüz'ün kuruluşunun 100. yılında kazandığımız şampiyonlukta pay sahibi oldu. 2003-2004 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde Chelsea gibi dünya devini İngiltere'de 2-0 yendiğimizde gollerin adı Sergen Yalçın idi. Mükemmel golleri ile futbolseverlerin hafızalarından uzun süre silinmeyecek izler bıraktı. Beşiktaş'ın altyapısında görev aldı.
Biyografi
1961 yılında Gümüşhane'de dünyaya gelen Ziya Doğan, Beşiktaş alt yapısında futbola başladı. 1978-79 sezonunda A Takım'a yükseldi. Kısa sürede mücadeleci futbolu ve çalışkanlığı ile takımın gözdesi oldu. Önceleri kafa vuruşları zayıftı. Toprak zeminli Şeref Stadı'nda yaptığı idmanlar sayesinde bu eksikliğini kapattı ve uçarak attığı kafa golleriyle ünlendi. Orta saha oyuncusu olmasına karşın son derece gole yakın bir stili vardı. Beşiktaş formasıyla 9 sezonda 194 lig maçında 38 gol attı. Türkiye Kupası'nda da 9 golün altında onun imzası vardı. 1 kez A, 3 kez Ümit, 6 kez Olimpik olmak üzere 10 kez Milli formayı giydi. Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük mesleğini seçen Doğan, Beşiktaş'ta Nevio Scala'nın yardımcısı olarak çalıştı. 2001-2002 sezonunda ligin son sırasındaki Malatyaspor'un kümede kalmasını sağlayarak, bu meslekte de başarılı bir çizgi yakaladı. Ziya Doğan, Türk Futbolu'nda aranan teknik adamlardan biri olmayı, başarılı kariyerini sürdürüyor.
Biyografi
İskenderunspor'dan 1977-78 sezonunda Beşiktaş'a transfer olan Samet Aybaba, 3 Eylül 1955'te Adana'da doğdu. Siyah-Beyazlı ekipte orta saha ve defansta yer aldı. 11 yıl Beşiktaş forması giydi, kaptanlık yaptı. 334 lig maçında 7 gol atan Samet Aybaba, 1988 Temmuz'unda jübile ile futbolu bıraktı. A Milli Takım'da oynama şansını bir türlü yakalayamayan Aybaba, 2 kez Ümit, 8 kez de genç olmak üzere toplam 10 defa Milli oldu. 2 Lig, 1 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık, 2 TSYD Kupası Şampiyonluğu yaşayan Samet Aybaba, futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük mesleğini seçti. Ankaragücü, Gençlerbirliği, Gaziantepspor gibi kulüplerde oldukça başarılı sonuçlar aldı. Gençlerbirliği, Aybaba döneminde, Türkiye Kupası'nı tarihinde 2. kez müzesine götürdü. Aybaba, başarılı teknik direktörlük kariyerini sürdürüyor.
Biyografi
Futbola 14 yaşında Tarabya'da başladı. Galatasaray Genç Takımı'nda kısa bir süre forma giydikten sonra Beyoğluspor'a transfer oldu. 1964 yılında Özcan Arkoç'un Avusturya'ya gitmesinin ardından kaleci arayışına giren Beşiktaş, Fenerbahçe'yle kıyasıya bir mücadeleden sonra Sabri'yi renklerine bağladı. 1964-65 sezonundan itibaren önceleri Necmi Mutlu'nun yedeği olarak sahaya çıkan genç Sabri, 1966-67 sezounda kaleyi devraldı. Bir Avrupalı'yı andıran sarı saçları, mükemmel fiziği, beyefendiliği ve kaleciliğiyle örnek bir futbolcu olan Sabri Dino, 1975'e kadar forma giydiği Beşiktaş'ta 194 lig maçına çıktı. 1965-66 ve 1966-67 lig şampiyonluklarında büyük pay sahibi olan Sabri, Necmi Mutlu'dan sonra Beşiktaş kalesini en çok koruyan isim unvanını da halen elinde bulunduruyor. 12 kez A Milli formayı giyen unutulmaz kaleci, özellikle 13 Ocak 1973'te Napoli'deki Dünya Kupası grup eleme maçının kahramanı olarak anıldı. Bu maçta İtalya Milli Takımı'nın yıldızlarına gol şansı vermeyen Dino, maçın 0-0 bitmesinde başrolü oynamıştı. Futbolu bıraktıktan sonra tekstil sektörüne giren Dino, işlerinin bozulması üzerine, 1990 yılında intihar ederek, çok acı bir şekilde aramızdan ayrıldı. Beşiktaş tarihindeki ölümsüzlüğü ise sonsuza kadar devam edecek.
Biyografi
21 Haziran 1994'te Dallas'taki Cotton Bowl Stadı, Dünya Kupası maçlarından birine tanık olmanın heyecanını yaşadı. Kupanın iki renkli takımı Nijerya ile Bulgaristan'ın mücadelesinde tribünler Nijerya'nın 14 numaralı futbolcusunu büyük bir hayranlıkla izledi. Topu her alışında müthiş fuleli deparlar atan bu Nijeryalı, o akşam Bulgar savunmasını çökertip 1 gol atıp, 2 de attırdı. Maçı 3-0 kazanan Nijerya, Dünya Kupası'nın flaş takımı olurken, dünya futbolu da Daniel Amokachi ile tanıştı. Nijerya'nın sembol futbolcularından biri olan Amokachi, 1996'da İngiltere'nin Everton takımından Beşiktaş'a transfer edildi. Beşiktaş formasını 3 yıl giydi. Ligde 77 maçta 19, Avrupa Kupaları'nda ve Türkiye Kupası'nda 17'şer maçta 3'er, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık Kupaları'nda da 3 maçta 1 olmak üzere, toplam 14 resmi maçta 26 gol kaydetti. Siyah-Beyazlı takımda 1'er Türkiye, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık Kupası şampiyonlukları yaşadı. Dönem dönem sakatlık ve Nijerya seyahatlerinden geç dönmesi nedenleriyle performansı beklenenin altında oldu. Yine de unutulmaz maçlara imza attı, sürati ve tekniği ile beğeni kazandı. Daha önce Belçika'da Brugge'de oynayan Amokachi, 1994 Dünya Kupası'nın yıldız oyuncusu idi. 1998 Dünya Kupası'nda ise sakatlığı nedeniyle gölgede kaldı ve uluslararası kariyerini noktaladı.
Biyografi
14 Eylül 1922'de doğan Şükrü Gülesin, Türk futbolunun yetiştirdiği en büyük yıldızlardan biri olarak anıldı. Futbola küçük yaşta Kınalıada'da kaleci olarak başladı ve kısa sürede forvete geçti. İstanbul Erkek Lisesi'nde öğrenci iken Beyoğluspor'a transfer olan Şükrü, 1940-41 sezonunda Beşiktaş'a geldi. 1944-45 sezonunda Ankaragücü'nde forma giyen Gülesin, Beşiktaş'ta oynadığı 10 yılda, 3 Milli Küme, 6 İstanbul Ligi, 2 İstanbul Kupası, 2 Başbakanlık Kupası şampiyonlukları yaşadı. 13'ü Galatasaray'a, 9'u Fenerbahçe'ye olmak üzere derbilerde 22 gol kaydetti. Ortaya koyduğu muheşem futbolla birlikte attığı korner golleri de onu büyük üne kavuşturdu. Adını Avupa'da duyuran Gülesin, 1950'de İtalya'ya gitti. Palermo, Lazio, tekrar Palermo olmak üzere 3 sezonda, İtalya 1. Ligi'nde 79 maçta 36 gol attı. Dünyanın bu en zor liginde forma giyen en başarılı yabancılardan biri olarak anılan Gülesin, Türkiye'ye dönünce Galatasaray'a transfer oldu. 10'u Beşiktaş'ta, 1'i Lazio'da olmak üzere 11 kez A Milli formayı giydi, toplam 4 gol kaydetti. Futbolu bıraktıktan sonra, Milli Takım Teknik Komitesi'ne seçildi, Beşiktaş'a yöneticilik ve spor yazarlığı yaptı. 10 Temmuz 1977'de kalp kizi geçirerek yaşama veda etti.
Biyografi
Bir futbolcu düşünün Maçta bir gol atıyor ama voleleri meşhur olduğu için seyirci golü beğenmiyor O da gidip hakeme itiraz ediyor: "Hocam golü saymayın. Top elime çarptı." Kimden mi bahsediyoruz? Elbette ki, Beşiktaş'ın efsane forveti Şeref Görkey'den Nam-ı diğer Voleci Şeref'ten Şeref Görkey, 1913 yılında İstanbul'da doğdu. Annesinin söylediğine göre, yapraklar dökülürken Çok küçük yaşta Nişantaşı'nda futbola başladı ama yetiştiği yer Beşiktaş Genç Takımı oldu. Kısa sürede yıldızı parlayan Şeref Görkey, 16 yaşında kapısından adımını attığı Beşiktaş'tan bir daha hiç kopmadı. 20 Yıl Boyunca 10 Numara Şeref Görkey, ilk resmi maçını İstanbulspor'a karşı oynadı. Hep 10 numara giydi ve futbolu da 10 numara olarak bıraktı. Görkey, o yılları şöyle anlatıyordu: "Çok iyi bir ekiptik. Benden bir sene sonra 1931'de Hakkı (Baba Hakkı) takıma geldi. Hüsnü Sağman, Hayati, Adnan vardı. Önümüze geleni yenerdik. O zamanlar Beşiktaş'ın taraftarı artmaya başladı. İki-üç bin taraftara top oynamaya başladık. Rakipleri bazen çok eziyorduk. Hakkı bazen yanıma gelip, "Yahu Şeref, Fevzi ile İbrahim'e de söyleyelim de çok atmayalım. Üzülüyor çocuklar" derdi. Üç-dört gol atıp bırakırdık. Görkey, derbilerin de unutulmaz golcüsüydü. Galatasaray'a 30, Fenerbahçe'ye 13 kez gol atarak, Baba Hakkı'nın ardından derbilere damgasını vurmayı başardı. 3 Golünden Biri Voleyle Görkey, futbol hayatı boyunca attığı toplam 320 golün 99'unu voleyle kaydetti. Hiç penaltıdan golü yoktu. Çünkü duran topların fileye gitmesini gol olarak görmüyordu Şeref Görkey. Meşhur voleleri sorulduğunda da hemen Baba Hakkı'yı anıyordu: "Attığım gollerin çoğunda Hakkı'nın emeği vardır. Baba Hakkı, Şükrü Gülesin gibi topu ayağına lokum misali oturtan arkadaşların varsa, o voleleri sen de atarsın!" Bir keresinde Fenerbahçe'ye normal bir gol atmış Görkey. Tribünlerden hemen "Sana yakışmadı" şeklinde sitemler yükselmiş. Bunun üzerine Şeref Görkey'le hakem arasında şu diyalog yaşanmış: Şeref Görkey: Hocam bu golü saymayın. Hakem: Neden? Şeref Görkey: Elime çarptı hocam Hakem: Ben görmedim ve golü verdim. Artık iptal edemem. Hakemi "kandıramayan" Görkey, devre arasında soluğu Baba Hakkı'nın yanında alıyor: "İkinci devre hep havadan isterim topları." İstediği oluyor ve kendisine ilk devrede sitem eden taraftarlardan, muhteşem bir voleyle adeta özür diliyor. "Briyantinsiz Çıkmam" Futbolcuların yurt dışı maçlarına üçüncü mevkide gittiği, yanlarına beslenme çantası verildiği dönemin futbolcusuydu Şeref Görkey. Büyük yokluklar içinde top koşturmalarına rağmen, Voleci Şeref, kıyafetlerine hep dikkat etmiş. Hiçbir maça, saçına briyantin sürmeden çıkmamış. Belki de bu nedenle, kolejli hayranları hep olmuş. Görkey, işte bu kolejli kızlardan birine, Nükhet Hanım'a kaptırmış gönlünü ve 1940 yılında hayatlarını birleştiren imzayı atmışlar. 22 Şampiyonlukta İmzası Var Beşiktaş futbol tarihinde, 18'i resmi olmak üzere, tam 22 şampiyonlukta imzası olan Görkey, dönemindeki Milli maç azlığından sadece 1 kez A Milli formayı giyebildi. 12 Temmuz 1936 tarihinde Yugoslavya ile oynanan ve 3-3 biten o maçta da, takımın ilk golünü kaydetti. Aralıksız 20 yıl Siyah-Beyaz formamızı giyen Görkey, futbolculuğu bıraktıktan sonra da futboldan kopamadı. Beykoz ve Adalet'in yanı sıra Beşiktaş'ta teknik direktörlük yaptı. 1962 yılında A Milli Takım'da teknik adamlık görevini üstlendi. 1960 yılında da Beşiktaş Divan Kurulu Üyesi olarak, hizmetlerini sürdürdü. 100. Yıl Meşalesini Yaktı Beşiktaşımız İnönü Stadı'nda yapılan 100'üncü Yıl kutlamalarında da efsane forvetimiz Şeref Görkey aramızdaydı. Büyük golcümüz Feyyaz Uçar'ın koluna giren Görkey, sahanın ortasına kadar yürüdü. 100. yıl meşalemizi Görkey ve Uçar birlikte yaktılar. Bu sırada eski açık tribünden 100. yıla doğru gün, saat, dakika ve saniye sayan dev saat sıfırlandı ve yine aynı tribünde 2 kulenin üstüne yerleştirilen meşaleler yandı. Görkey o günü şöyle anlatıyordu: "Bir zamanlar Taksim Stadı vardı. Şimdi Gezi Parkı'nın olduğu yer. Biz maçlarımızı orada yapardık. Kadıköy'deki Papazçayırı gibi. Ben Taksim Stadı'nı dün gibi hatırlıyorum. Zaten o stadda oynayıp da hâlâ yaşayan başka topçu kalmadı. Şeref Stadı'nda da çok maç yaptık. Şimdi orada da Çırağan Oteli var. Ama İnönü'nün yeri ayrı. Biz oraya Dolmabahçe deriz, Mithatpaşa deriz. Şimdi İnönü diyorlar. Ne maçlarımız oldu orada. Futbolu bıraktığım 1950 yılından bu yana hiç ayağım değmemişti İnönü'nün çimlerine. O gün, 100'üncü Yıl kutlamaları için Feyyaz'ın kolunda sahaya girince duyduğum heyecanı anlatamam. Herkes bize bakıyor, seyirciler tribünlerde. Tıpkı eski günlerdeki gibi... Bir an yığılacaktım olduğum yere. Çok heyecanlandım. Hiç böyle bir günüm olmadı. Allah bana bu günleri gösterdiği için çok bahtiyarım.
Biyografi
Beşiktaş'ın sembolü Baba Hakkı, 1910 yılında Vodina'da doğdu. Henüz 1 yaşındayken ailesi İstanbul'a yerleşti. Babası Binbaşı Mahmut Nedim Bey, 1914'te Çanakkale'de şehit düştü. 5 kardeşiyle birlikte yaşam savaşı veren Hakkı Yeten askeri okula yazıldı. Bu dönemde Beşiktaş Muradiye semtinde futbola başladı. Maltepe, Halıcıoğlu ve Kuleli askeri takımlarında oynadı. Beşiktaş Futbol Şubesi'nin kurucusu Şeref Bey tarafından Siyah-Beyazlı renklere kazandırıldı. Bu arada askerlik mesleğini bırakarak avukat oldu. 17 yıl Beşiktaş forvetinde özellikle sağiç olarak yer aldı. Otoriter ve teknik oyunculuğuyla kısa sürede kaptan oldu. Özellikle disipline verdiği önem nedeniyle kısa süre içinde "Baba" lakabını aldı. Saha dışında da tam bir beyefendi olan Hakkı Yeten, güçlü yapısıyla rakip oyuncularla ikili mücadelelerde kollarını açar ve karşı takım oyuncusu önüne geçemezdi. 1945'te futbolu bırakana kadar, 1 Türkiye Birinciliği, 2 Milli küme, 1 Başbakanlık Kupası, 7 İstanbul Ligi, 1 İstanbul Şildi, 2 İstanbul Kupası şampiyonluğu yaşadı. 17 yıl formasını giydiği Beşiktaş'ta 439 maçta 382 gol kaydederek inanılması güç bir sayıya erişti. Derbilere de damgasını vuran Baba Hakkı, hem Galatasaray hem de Fenerbahçe'ye 30'ar gol atarak tarihe geçti. İkinci Dünya Savaşı nedeniyle A Milli Takım çok az sayıda maç yaptığından Hakkı Yeten de yalnızca 3 kez ay-yıldızlı formayı giyebildi. 27 Eylül 1931'de Bulgaristan'a 5-1 yenildiğimiz maçta tek golümüzü Baba Hakkı atmıştı. Futbolu bıraktıktan sonra Futbol Federasyonu'nda Asbaşkanlık yaptı. Beşiktaş'ta 3 dönem başkanlık yaptı. Daha sonra yönetimi kurulu tarafından şeref başkanı seçildi. Hakkı Yeten, 16 Nisan 1989 tarihinde yaşama veda etti. Beşiktaş Belediyesi, Fulya Stadı'nın bulunduğu caddeye O'nun ismini verdi.
7 Ocak 1984 doğumlu olan Holosko, doğduğu bölgenin takımı olan MFK Piešťany'de futbola başladı. Daha sonra Trenčín'e transfer olan Slovak futbolcumuz, bu takımda 17 yaşında A Takım formasını giydi. Başarılı performansıyla göz doldurarak bir sonraki sene ülkesinin dışına Çek Cumhuriyeti'nden Slovan Liberec'e transfer olan Holosko, Çek Cumhuriyeti'ndeki 4 yıllık serüveninin ardından Vestel Manisaspor'a transfer oldu ve iki yıl boyunca bu ekibin formasını giydi. Filip Holosko, 2007-2008 sezonunun devre arasında Beşiktaş'a transfer oldu. 2010-2011 sezonunda bir bölümünde kiralık olarak İstanbul Büyükşehir Belediyespor'da forma giydi. 2011-2012 sezonu başında yeniden takıma katıldı.
Beşiktaş, 2011-2012 sezonu öncesinde Oliveira'yı Almanya'nın Schalke 04 ekibinden bir sezon için kiraladı. 30 Kasım 1981'de Brezilya'da dünyaya gelen forvet oyuncusu, hem kendi ülkesinde hem de Almanya'da çeşitli ekiplerde forma giydi. Edu lakaplı oyuncu, 2010 yılında Schalke 04'e Güney Kore kulübü Suwon Bluewings'ten transfer olmuştu
Sakaryaspor'un altyapısından yetişen 2 Ocak 1986 doğumlu Mehmet Akyüz, 2005 senesinde Sakaryaspor A Takımı'na yükseldi. İlk sezonunda 1 karşılaşmada görev yapan genç oyuncu daha sonra Fethiyespor'a kiralık olarak gitti. Daha sonra Bozüyükspor'a transfer olan ve aynı sezonun devre arasında Gençlerbirliği'ne geçen Mehmet Akyüz, Süper Lig'deki ilk karşılaşmasını başkent derbisinde Ankaragücü'ne karşı oynadı. Ankara'daki ikinci sezonunun ilk devresinde Sakaryaspor'da ve ikinci devrede Şanlıurfaspor'da forma giyen Mehmet Akyüz daha sonra Hacettepespor'a kiralandı. Geçtiğimiz sezon TKİ Tavşanlı Linyitspor'da görev yapan yeni transferimiz, 16 maçta 7 gol attı ve 4 asist yaptı. Mehmet Akyüz, 1 kez U-19 Milli Takımı'nda forma giydi. Akyüz, 2011-2012 sezonu başında Beşiktaşımız'a katıldı.
11 Ağustos 1988 Akyazı doğumlu olan yeni transferimiz, sakatlığı nedeniyle 2010-2011 sezonunda bir süre sahalardan uzak kaldı. Forvet mevkiinde görev yapan Pektemek, Gençlerbirliği forması ile Şubat ayından bu yana toplam 13 maçta görev yaptı. Bu maçlarda toplam 6 gole imza atan Mustafa Pektemek, U-19 ve U-21 Milli takımlarında olmak üzere toplam 27 kez Ay-Yıldızlı formayı giydi.2010-2011 sezonu başında Beşiktaşımız'a transfer oldu.
1984 doğumlu Portekizli futbolcunun tam adı, Hugo Miguel Pereira de Almeida... Porto tarafından keşfedilen Almeida, 2002-2003 sezonunda kiralık olarak forma giydiği U.D. Leiria takımında profesyonel oldu. Bir süre kiralık olarak Boavista FC'de oynayan Hugo Almeida, daha sonra Almanya'nın Werder Bremen ekibine kiralık olarak transfer oldu. 2007 yılında Alman ekibinin teklifini kabul ederek 4 yıllık sözleşme imzalayan Portekizli futbolcu, Werder Bremen formasıyla Almanya Lig Kupası ve Almanya Kupası şampiyonlukları yaşadı. Almeida, Portekiz milli takımında ise ilk kez 18 Şubat 2004'te İngiltere karşısında forma giydi. Almeida, ülkesinin 2004 Yaz Olimpiyatları ve 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası kadrolarında yer aldı
12 Temmuz 1990 tarihinde Portekiz'de dünyaya gelen Bébé, çocuk yaşta ailesi tarafından terk edilince büyükannesiyle beraber yaşamaya başladı. 12 yaşına geldiğinde yetimhaneye yerleşen Portekizli oyuncu, 2009 senesinde Avrupa Sokak Futbol Festivali'nde yer alan Cais takımından davet aldı. Turnuvadaki maçlarda tekniği ve hızıyla dikkat çeken Bébé, daha sonra Portekiz'in ikinci lig takımlarından Amadora'da forma giymeye başladı. Oynadığı futbol ve attığı gollerle izleyenleri büyüleyen genç futbolcu, daha sonra Vitoria Guimaraes'e transfer oldu. Kısa süre sonra Portekiz U-19 Milli Takımı'nda da oynamaya başlayan Bébé, kısa bir süre sonra dünya futbolunun önde gelen takımlarından Manchester United'ın Sir unvanlı efsane teknik direktörü Ferguson'un dikkatini çekti. Manchester United'la 5 yıllık sözleşme imzalayan genç oyuncu, geçen sezon Kırmızı Şeytanlar'la 7 karşılaşmaya çıktı. Premier Lig'de oynadığı 2 maçta golle tanışamayan Bébé, Şampiyonlar Ligi'nde 4 kez forma giydi. Bursaspor ile Bursa'da oynanan karşılaşmada 1 gol atan Portekizli futbolcu, 1 gol de İngiltere Federasyon Kupası'nda kaydetti.
29 Haziran 1991 tarihinde Portekiz'de dünyaya gelen Alves, orta saha mevkiinde oynuyor ve Beşiktaş'a İspanya'nın Atletico Madrid kulübünden geldi. 2011-2012 sezonu başında ekonomik haklarının yarısını Beşiktaş'ın satın aldığı futbolcu, Portekiz Ümit Milli Takım'ın da formasını giyiyor.
2 Ocak 1990 Almanya Köln doğumlu olan Burak Kaplan, orta sahada oyun kurucu olarak forma giyiyor. Bayer Leverkusen'den transfer ettiğimiz Kaplan, futbola 1994 yılında 4 yaşında SSV Vingst 05 takımında başladı. 1997'ye kadar bu takımın altyapısında yer aldı. 1997'de Bayer Leverkusen takımına geçti. Çeşitli seviyelerde forma giydikten sonra 2007-2008 sezonunda U-19 takımına yükseldi. U-19'da oynarken gösterdiği başarılı performansla Bayer Leverkusen II takımında da yer almaya başladı. 2009-2010 sezonunda Bayer Leverkusen A takımına yükseldi. Sezon öncesi düzenlenen Zayton Kupası çerçevesinde Mısır Şampiyonu Al Ahly Kahire ile yapılan karşılaşmada maçın adamı seçildi. Bundesliga'da ilk maçına 11 Aralık 2009'da Hertha BSC karşısında çıkan Burak, bu maçta attığı golle takımının 2-2 berabere kalmasını sağladı. 13 Aralık 2009'da ise kulübüyle 2012'ye kadar sözleşme imzaladı. Milli takım kariyeri Haziran 2006'da düzenlenen Viktor Bannikov Turnuvası için U-16 Milli Takım kadrosuna çağrıldı. Turnuvada 4 maçta forma giydi. 2010'da Ümit Milli Futbol Takımı'na çağrıldı. 2011 Avrupa 21 Yaş Altı Futbol Şampiyonası elemelerinde 4 maça çağrılıp 3'ünde forma giydi. 12 Ekim 2010'da Belçika ile oynanan hazırlık maçında kariyerinin ilk milli golünü kaydetti.2010-2011 sezonu başında Beşiktaşımız'a transfer oldu.