anlatı için diyecek kelime / m yok... teşekkürler...
mükemmel ve hiçbirşey arkadaşın eklemiş olduğu müzikte harika uymuş ve bu şarkıyı ilk kez sevdim, onada teşekkürler...
***
sanırım diğer taraftan olmalısınız, yani bizim oradan. ama çıkaramadım sizi. ve ben burayı çözemedim henüz, sanırım bana göre değil...
sağlıkla, güzellikle kalın
Halen sıcak mı dizin? Türkü tadar mı gülüşlerin yine? Kimlerle konuşursun,duyar mı seni ağabeylerim? Siyatiğin ve sağ böğründeki sancı yine acıtır mı seni? Sahi babam nasıl anne?
Çok zaman oldu anne,çok zaman..
Son martı kesip çığlığını kulağımdaki
Son türkü sustuğundan beri
Çok zaman
Geçti
O bile geçti....
vefasızım !!
Bir sen geçmedin benden
Televizyonlarda siyah-beyaz filmler oynadığı zamandı anne,senin izlerken ağladığın, sevdadan daha çok gurbete dair. Neden alıştırırdın kendini bu kadar gurbete? Bilir miydin bir gün uçup gider güvercinlerim,şahinlerim birer birer.
Önce ben terk ettim seni
Evlat tadar mıydı mektuplarım benimde?
Unuttuğumda,
Yazamadığımda /yalan anne, bağışla.... zamanım vardı oysa ve ben yazmazdım sığınıp senin anne sabrının gölgesine/
'Oğul tadında mektuplar yazamadıysam sana' Böyle bir söz geçer Şafak Türküsünde....
Oğul tadında yetişemedim bağışla. Bir avcı vurdu şahinini avlanmak isterken av oldu anne ve tutsak,ve köle ve aklı başından alındı
deli divane...
Bilirim kızmadın bana asla. Özledin,hasretimi çektin,yandın. Göz yaşlarınla dindirdin yangınlarını yinede bir söz demedin....
***
Ağlar mıydın?
Açıp eski mektuplarımı yeniden koklar mıydın?
Kaç postacı geçip gitti önünden penceremizin?
Kaç postacı gelişinde umut bağladın anne?
Kaç postacı çalmadan geçtiğin de kapını
Kaç umuduna kerpeten atıldı?
Telefonlardaki ses ben olmadığımda
Bayat bir ekmek olup dikildim mi boğazına?
Bir su gibi içti mi resmimi gözlerin?
Kaç kez bana HAYIRSIZ! ! ! demedin
/ diyemedin anne?
Önce ben gittim senden,yangınlara attım yüreğini.... Acımazsın sanmıştım, üzüntün geçer diye kandırmıştım kendimi
Önce ben,
Gözyaşlarında
Kağıttan bir gemide,
Doldurup yelkenini acılarınla....
Önce beni
Bağışla....
Ben seni anlamıştım, o anne olduğunda; vefasızım ve kokladığında yavrumuzu , saçının tek teline dünyalar yakılası olanımızı
/Sen benim saçımın teli için kaç dünya yakardın?
Kaç ahiret anne? /
İşte o zaman beni senden kopardığı yerim acıdı,
Sızladı
Kanadı anne
Kokladığında yavrumuzu....
Hıdrellez çiçekleri toplamıştık kızımla ve sana geldik günler aşırı yollardan habersiz,sürpriz olsun diyeydi....
Bir Pazar sabahı kapını çalacaktım ve bırakıp kapına ufaklığı, ağaçların arkasına saklanacaktım.Tanır mıydın acaba? Sana benzetiyorlar, ben senin çocukluğunu görmedim ki sen kendini hiç gördün mü anne?
Sana geldik sana benzeyenimle,Pazar sabahını sevince boğmak için. O güzel bahçen tarumar,ot bürümüştü her yanı ve o sarmaşık alıp yürümüştü duvar boyunca kapın kilitli,pencerende içeriyi saklayan solgun tüller ve ölüp gitmişti sardunyaların....
Geciktim,kusura bakma, ama bilki en güzel çiçeği getirdim sana....
Hep merak ederdin anne, hep sorardın rengini, yapraklarını .... Kime benziyor? derdin.... ÇİÇEKLER KİME BENZER ANNE?
Sen yoktun,
Bir daha hiç olmayacaktın....
Oysa ben dinginleşmiştim,
Durulmuştum
Vurgun ve bela gelip duruşlar saklamıştım sana
Vurgun ve bela gelip duruşlar ' KUTLU OL DİYE ANNE '
Geldim
Sen susuyorsun,ben üşüyorum
Göremedim, ellerini öpemedim....
Gidiyorum anne, bir avuç verir misin toprağından? KOKUNU ÖZLEDİM ANNE
' Kelebeklerin uçuşlarında tadılan kanat sesleri..
Üç gün değil mi? Gitmek yazgıya yazılı.. Kalmak niçindir ki?
Kalmayı da sevmeli insan.. Gitmeyi de..
Tamamlamak değil mi bir bütünü...? '
Bir bütün mü tamamlanmak istenen?Gidişte mi tamamlanır bütün ?
Pir Sultan gidişimi olsun gidişim? Yok olarak mı tamamlayayım döngümü?
Gidişlerin darağacında? Hızır paşa mısın sen? Hızır paşam mısın?
Katlimin fermanı dilinde,
Farkın damısın?
Pir Sultan gibimi? Biz Yunus u biraz daha fazla sevmiştik oysa
Ne akildik, ne divane..
***
Bahardı ,
Mayıstı..
/Sorma,bilmiyorum kaçıncı mayıs olduğunu../
Bir sabahtı,
Bir erkendi,
Bir yalnızdık çalındığında kapımız.
Hani, avuçlarda üşüyen serçe,
İkimizde....
Mayıstı. Ellerinde bir tutam yeşil....
/Mayıs mıydı elinden tutup getiren seni, yoksa sen mi baharı tutup elinden?
Giderayak yaza doğru/
***
Gelişinde yağmurlar yağardı,
Yağmurlar keserdi,
Beyaza vururdu rengi bulutların.
Sonra renkler akardı bir ucundan bir ucuna dünyanın.
Çocuktuk o zamanlar / iki kocaman
Sende,
Bende....
Gök kuşağı derdik ikimizde.
Kaç yağmur ertesinde
Gök kuşağı dererdik
Rengarenk kokardı gülüşün ve ben seni sarar,saklardım
Gülerdik..
***
Şimdi tükendi tüm mevsimlerim,
Kayıp bir yılda beşinci mevsim yaşıyorum,
/ne yaşanılmış,ne yaşanılacak/
Ne yaşadığımı bilmeden..
Bir şeyler akıp gitmiş!! Bu kadar zayıf mıydık,bu kadar çabuk mu kapılmak?
Kayıp hanesine mi yazılmalı adımız? Kayıp düşen bir yıldız gibi mi? Gerçekten öyle olduk mu?
Öldük mü gerçekten?
Ve akıp giderken o bir şeyler, o un kokusunu damı?
İKİ MEVSİM ARASI YARIM SEVDALAR -I-
( SERKEŞİM DÖN GEL )
Ben bir alabalığım derdi
Hep dikine yüzerim suları,
Sularım berrak olmalı,
Sularım soğuk
Üşürüm üşümesine ya, kolay belli etmem.
Sesinin sıcaklığına sığınmam bu yüzden
Bir o kadar dobra,bir o kadar serkeş..
Korkardım
***
Nedendir bilmem, her şimşek çakışında yüreğim ağzıma gelir ve o korkunç gürültü dağları devirir üzerime. Bir çivi gibi çakılırım olduğum yere..
Islanır kanatlarım,uçamam..
İşte böyle bir zamandı vurulduğumda..
***
Bir küçük kızdı. Çocukların en güzel saçlısıydı. En güzel gözlü..
Yağmur ertesi bir zamandı,
Kırlangıç sağanağıydı
Gözüme baktı
Sırılsıklam oldum..Kaçamadım..
Kırlangıçlar yağmıştı,
Uzun gelişlerinin ertesi,
Bahardı
***
Babamın bindiği servisten inerdi. Kitaplarını koynuna bastırıp ta yürürdü,ufacık ayak izleri düşerdi yola. Gözlerimde ufacık lekeler,kimseler görmezdi bir ben görürdüm, bir ben yığardım gittiği yolları gidişime..
Arada bir günaydın derdi.
Gülerdi,
Gülerdim,
Gülüşürdük. Bakışlar tokuştururduk ders aralarında,kaçamak. İçine içine gözlerimin.. Utanırdım, utanmazdı..
Bir teneffüstü.Zil yine sadece bize çalmıştı, yanıma yaklaştı 'Bende hiç ben kalmadı' dedi 'Bana senden birazcık verirmisin? ' Ekmek ister gibi istedi yüreğimi.. ' Birazcık' .. Ne kadarda pervasızdı..
Korktum,
Sustum,
Acıdım ,
Kendimi ikiye kırdım..
'Al' Dedim
Sol yanım ona düştü..
(Fark edemedim, henüz sıcaktım.Hem nereden bilebilirdim ki o benim iç kanamam olacak,o hiç durmayacak, yıllarca kanayacak.. Nereden bilebilirdim?)
Çocuktum, azıcıktım ve ben o kadar azken, kendimi paylaştım bir çocukla..
Yağmur ertesiydi, ıslanmış kanatlarım,uçamazken.. Vuruldum, düştüm yüreğim üste..
Geceler haramdı,okulda sever ve okulda ayrılırdık. Ne bir ağacımız oldu bizim, nede o nehrin kıyısında bir öpüş hatırası..
Oysa.......
***
Hafta sonları aynı kitabı okurduk birlikte olalım diye.Ayrı mahallelerde,ayrı odalarda,ayrı lambaların ışığında ve Pazar mektuplarında biriktirirdik birbirimizi.. (Bir seferinde yanında okumuştum mektubunu.Utanmıştı,küsmüştü,ağlamıştı. )
Beni türkülere sokardı,kendi ardımdan gelirdi tebeşir kokulu koridorlarda umursamadan kimseyi.. O serkeş, ben ondan serkeş..
Ben resimlerini çizerdim onun, ders notlarının on üzerinden olduğu zamanlardı ve kendisini defterlerime.. Kâh benzerdi,kâh benzemez, ama oydu, başucuna koyduğum yatağımın..
***
Sevdiğim tek bayram sabahıydı.Kışlada bayramlaşma,ilk kez sevinmiştim ardına geçtiğime dikenli tellerin ve asker disiplinin en yumuşak anıydı..
Gözlerim gözlerine deydi
Gözlerindeydi/
Gözlerini yedi..
Gelmedi..
İçim içimi tüketti..
İlk küsüşümdü, beklide bu küsüşün meyvesiydi ordu evi sinemasındaki yanağıma düşen ilk öpüş..
***
Sonra okullar tatil oldu
Ve sonra olan..
.......
.......
Üç satırlık hizmete özel tayin yazılarıydı ayıran bizi birbirimizden
Çığ düştü Eylül ümüzün orta yerine
Çığlık oldu / k
Gidiyoruz dedik /Sanki bilmiyormuşuz gibi/
Ağladı
Ağladım
Ağlaştık..
***
Bir gün gittik, kendimizi birbirimizde yarım bırakarak..
***
Kırlangıçlar yağdı
Gözüm /üz /e baktı /k
Sırılsıklam ..
Kırlangıç sağanağıydı,
Uzun gidişlerinin arifesi..
Sonbahardı..
Ağlaştık
Birer kırlangıç ölüsüydük gidiş yollarında..
Bu bir ortak çalışmadır, sevgili Elif'e yürekten teşekkürler..
Yıldızları da götür;
firarına uğrarlar gece karabasanlarında..
elleri kanasın,
bırak kör kalsın..
sen yıldızları da götür..
zaten gidersen ruhumun ayinesi giden;
geride ne kalır..
gölgeni de getirir sular..
ayak izlerin silinir..
bir yarıklar kalır kanımda dolaşan çınarlarda;
ve bir çınar olursun canımda..
mülteci olur mu insan yaşıyor oluşluğuna.. hastalık hastalığından korkarsa.. dem vurdum..
dem/in vurdum..
vur/ul/dum..
yağmurda üşümüş kuşlar gibiyim avuçlarında.. ve bir ağrı saplanır hayatın en yaşanılası haline.. halden hale girer, hal girmezken hale; hikaye.. kırık hikayeler biriktirir sevginin tutsaklığı, gözlerini yumsa görünen kötü belalı kabuslar gibi zamanın hırsızlığı..
yollar vurup ta kaçan, vurulup ta ortada kalan aşklarla dolu.. hepsi bir ihanet.. hepsi bir hayal/et.. kalbi kırılmış ağlamaların..
güne güneşe saramam seni..
acımı..
acıyan yanımı.. ruhu sarsmış sarmış kara delikler derinliği; beklerken vurulmanın çaresizliği.. oysa çocukluğum birikti sana en mahrem sırlarıyla.. bir avuç yıldız öykümsün sen.. bir çocuğun kurduğu düşsün..
uzak vakitler arifesi..
yokluğunla nefes nefese kalma cesareti..
umudundan vurdum karaları..yağmurum en kurak toprağını sakladım sana içimin..
ekilmemiş, biçilmemiş, ayak basılmamış, keşfedilmemiş coğrafyalarım var yüreğimde.. sesinin ikliminde büyüttüm mevsimlerimi.. beşinci mevsimdir kokun.. ve büyüyor gelişin gelmeyişlerin çoğalırken.. içimi yaksa da, yanmak arınmaksa.. yanarak arınıyorum yolunda..
umutla!
Satır aramsın sen; asla d/olmayan.. şimdi geldin mi..
gelip yüreğimden bunca acıyı çektin mi..
öyleyse şu kanayan yanım niye.. bak bir sela okunuyor.. ben içimde ölen kuşları izliyorum.. ölüyorlar, durduramıyorum..zaman-ı biçilmemiş zamanlar giydirdim ruhuma; gelişini yine bekliyorum! Kuşlar da gidiyor.. bir sela okunuyor duyuyorum.. kırık bir kalem susan sözcükler.. gözlerin büyüyor, sevdiğim gözlerinde büyütüyorum çocukluğumu..
güne açılan gözler güneşi müjdeliyor.. içimde kayıp trenler; hangi istasyona indi son gücüm.. yüreğimin üzerinde yağmur yüklü bulutlar, üzerime yağarsın..
o kadar güçlü değilim..
kesik başlı bir yara,
içinden akan sen..
diksem nefessiz kalırsın, aktıkça acısa da canım..
kuşlar terk ediyor kenti.. bir onlar kalmıştı dost!
Hüzünlü bir kanat sesi kendilerini hatırlatan tek fotoğraf..
içimde taş sekiyor, kaç acım doğacak kim bilir..
ben de giden kuşlar gibi terk etsem içimi.. içimden kuşlar göç etse.. sonra avcılara yakalanıp vurulsam.. içim ölse ve bütün ak-lığımla sana uyansam.. en çok kokun-un üzerine kurdum şehirleri.. bir koku gelir.. ve kokun gelince hasat mevsimi durur yüreğimde..
sakladım seni..
sakladım..
kimse bilmiyor..
adının altına gömdüm; s(an)cımı! Biri çalmış iç çekişliliğini dayanmanın..
gider misin gerçekten; yaşıyor oluşluğumu da alıp.. içine hapseder misin bu canı ardından kalan yetimliğimin.. tamam git!meden bil ama gidişinin ardına saklanmış bir çocuk düşer yüreğinin üstüne, oynadığı oyundan.. değil misin sen benim yıldız öyküm.. onları da götür, göğümü de al.. ucan kuşları.. çünkü ardında kalmaz bir yaşamak..
satır aramsın sen asla d/olmayan..
belki de..
hani belki..
olmaz da belki işte..
yok ama!
Bil(m)iyorum..
ardında sanık kalır her şey.. gemileri döndürür tek bir kelimen.. hadi bir belkim ol!
Kimse bilmiyor zaten.. ve sen, zatı en!
Tamam hadi git, yıldızları da bekletme..
karanlığın kalsın
görünmez o zaman yaramdan akan düş kırıklıkları..
git..
üç harf..
aşk gibi..
ana gibi..
söz gibi..
sen gibi..
ben gibi..
gam..
acı..
yok.. kalsın.. sen git..
bir yıldız öyküsü daha vur/ulsun.. git..
dur/ma.. bak/ma.. ağır olur canın yani canım, yanmasın.. bütün yanmalar bana kalsın.. külden yapılan hisarıma adını verirler.. sonra yıldızlar döner bakarsın.. kim bilir belki sen de.. sen de adımı sayıklarsın.. ve biri doğar yeryüzünde biraz sen kokar.. yetim kokar yüreğinden..
aslında ben sevindim bir yerde, çünkü yazılanlar amatörce duygularla iç'ten yazılmış ve paylaşılmasında sakınca yok... ama keşke izin alınsa veya altına yazarı yazılsa idi...
Yazan paylaşana binlerce kez teşekkür etse olurmu?
Değişik ve güzel bir duygu,diyecek söz bulamıyorum,tuhaf bir haldeyim bu anda...
hoş kal, güzel kal, sağlıkla kal...
dilerim görüşürüz güzel yürekli insan...
asivemavi36 / feridun
Burada insanın kendini bulması çok güzel ve değişik bir duygu ve ben bu şiirimi unutmuştum biliyormusun?
Teşekkürler ediyorum sana ve o güzel yorumları yapan arkadaşlara...
Sağlıkla, güzellikle...