Denizden yüksekliği 1000 metre civarında olan Dokuzgözün tamamı Görele sınırları içersinde ve Görele'nin köyleriyle çevrilidir. İsmini; dokuz ayrı su kaynağının bulunmasından almıştır. Çevresindeki köylerin meraları olarak kullanılan Dokuzgöz yer yer geniş düzlüklere sahiptir. Yöremizde bulunan yaylaların iklimsel özelliklerini taşıyan Dokuzgöz, Görele'ye 9 km. mesafede olup arabayla 30 dakikada ulaşılmaktadır. Dokuzgöz'e ulaşım iki ayrı yoldan yapılmaktadır. Biri Yeğenli köyünden, diğeri ise Daylı köyündendir. Dokuzgöz çevre köyler tarafından, meralar olarak köy taksimatlarına ayrılmış durumdadır. Bu taksimatlar o köylerin yukarısına veya yakınına göre yapılmıştır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz: Ataköy, Tepeköy, Daylı, Türkeli ve Yeğenli meraları vd.
Dokuzgöz eski yıllarda daha çok açık alana sahip olmasına rağmen, son yıllarda alt kısımlarından gelen ormanlaşma ve hayvanların azalmasından dolayı her geçen gün açık alanları ormanla kapanmaktadır.
Dokuzgöz iki büyük düzlüğe sahiptir. Bunlardan biri ismini aldığı yer olan dokuz "göz"ün bulunduğu düzlüktür. Diğeri ise bu düzlüğün yukarısındaki büyük düzdür. "Büyük Düz"den, Eynesil-Tirebolu arasındaki sahil ve çevre köyler gözükmektedir. Dokuzgöz tepesi (Büyük düz) Arkasında Sis dağı, diğer tarafta Haç Dağı ile Karadenizi selamlamaktadır. Dokuzgöz, deniz gören ve sahilden en kısa sürede ulaşılabilen, yöremizdeki en yüksek tepe özelliğini taşımaktadır.
Dokuzgöz'ün bir bölümü son yıllarda Orman Bakanlığı tarafından Milli Park yapılmış olup buralara gelenlerin konaklaması içinde gerekli tesisler inşa edilmiştir. Bu tesisler kurulduğundan bu güne kadar gerekli ilgiyi görmemiş olup, yöremizdeki turizmin gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla bu tesislerin işletmesini 1999 yılında Görele Belediyesi almıştır. Ayrıca Görele Belediyesi ve İstanbul'da kurulu bulunan Görele Dernekleri Birliği ile ortaklaşa I.Dokuzgöz Yayla Şenliği düzenlenmiştir. 24-25 Temmuz 1999 tarihinde yapılan bu şenliğin birinci günü Görele'de Halk Konseri, ikinci gün ise Dokuzgöz'de Yayla şenliği düzenlenerek gerçekleştirilmiştir. Gerek Belediyenin gerekse Dernekler Birliği'nin Dokuzgözü ve yöremizi tanıtma çalışmaları gözardı edilemeyecek düzeydedir.
Çocukluğumun yaz tatillerinin bir bölümünün geçtiği Dokuzgöz, ziyaret eden herkese ve çevresindeki yerleşim yerlerine küçük bir yayla misafirperverliği sunmaktadır. İnsana bir günde dört mevsimi yaşatan Dokuzgözde, gününüz çok güneşli başlayabilir, öğleye doğru bir sis kaplar her tarafı; birazdan bakmışsınız dolu yağıyor. Bunun içinde hazırlıklı gitmek gerekir Dokuzgöze kibar görünüşüne aldanılmamalı.
Yaylalara çıkan Göreleliler hayvanlarına Dokuzgözde bir yayla provası yapmadan çıkmazlar yayla yolculuğuna; çan-kelek sesleriyle, çobanlar ıslık sesleriyle, köpeklerin boğuk havlama sesleri doğanın müthiş rengârenk açmış çiçekleriyle birleşince ayrı bir güzellik verir Dokuzgöze. Bu güzellikleri pek görmez buralarda yaşayanlar, bu yaşamla bütünleşmiştir yöre halkı. Onlar için bunlar mecburiyettendir, yaşam mücadelesidir; kader diye inanırlar. Bunun içindir ki yetişen gençler hep gitmiştir buralardan ve bir gün tekrar döndüklerinde görebilirler eskiden yaşadıklarını, yaşamın sadeleğini, doğallığını, insanın yaşadığı yerle ne kadar özdeşleştiğini.
Yöremizdeki yaylaların, ulaşımının zor olması ve yaylalardaki konaklama imkânlarının az olmasından, yöremiz insanlarına daha cazip bir yer olmaktadır Dokuzgöz. Bu durumlar göz önüne alınarak ve her yıl geleneksel olarak yapılması düşünülen şenlikler içinde ziyaretçilerin daha rahat edebilmeleri için ve şenliklere katılımın daha çok ve kolay olabilmesi için gerekli alt yapı imkanlarının sağlanması, mevcut imkanların genişletilmesi konuları yetkililer tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir. 1999 yılından itibaren Temmuz ayı içersinde yapılan Dokuzgöz Yayla Şenlikleri göstermiştir ki sahile en yakın "Yayla Turizmi"nin yapılacağı yer Dokuzgöz'dür.
Seferli köyü Görele ilçe merkezine 6 km mesafede olup resmi kayıtlara göre 02.07.1942 tarihinde köy tüzel kişiliği almıştır. 1997 yılı kayıtlarına göre köyde, 120 hane ve 179 nüfus bulunmaktadır. 2000 yılı nüfus sayımlarında ise köyün nü*fusu 152 kişi olarak tesbit edilmiştir. Seferli köyüne komşu köyler; Eserli, Güneyköy, Aralıkoz, Çatak ve Tekgöz köyüdür. Köyün geçim kaynağı fındığa dayalıdır. Hayvancılık ihtiyacı karşılayacak kadar yapılmakta, meyve ve sebze köylünün kendi ihtiyacını karşılayacak kadar üretilmektedir. Köyde bir cami, üç değirmen ve bir mezarlık vardır. Köyde yaşayan ve bilinen sülaleler (soyisimler) şunlardır; Sefer, Tüysüz, Cebeci, İmzalı, Camadan, Kasap, Gül, Geveze, Alaca, Süleymanoğlu, Yılmaz, Yosma, Genç, Polat, Ersan, Civelek, Seyhan, Öner ve Ege. Bilal Sefer (1315-26.04.1949) ve Yusuf Tüysüz (1316-05.07.1972) İstiklal Savaşına katılarak Gazi ünvanı almışlardır.
Ali Bilir, Geçmişten Günümüze Tüm Yönleriyle Görele , Simurg Yayınları, İstanbul, 2001
Strabon ve Ptolmeos'a göre İkinci Kerezos(Görele)'un yeri Tirebolu ile Trabzon arasındadır.
Tarihi Görele, Görelle adı ile şimdiki Eynesil ilçesinin bir kilometre kadar doğusunda, kendi adıyla anılan kalenin çevresinde kurulmuştur. Görelle, eski Yunanca'da "kırmızı taş mercan" anlamlarına gelmektedir. Kale kıyısındaki taşların o zamanki renklerinden esinlenerek bu ismin verilmiş olduğu sanılmaktadır. Görele'ye Yavebolu (yerinde olmayan şehir) de denilmiştir ve bu isim, eski haritalara dahi geçmiştir. Bu isimden kalma olarak Görele'de halen Yobul denilen bir semt vardır.
Sikilakos Karendeos adlı müverrih uzun kafalı Mosiniklerin ülkesi olan HİRADES (Giresun) şehrinden bahseder. Melatüs adlı müverrih İkinci Kerezos'un (Görele) Polatane'nin yirmi mil (37 km.) batısında olduğunu yazar. Trabzon civarında mevcudiyeti iddia edilen ikinci Giresun şehrine gelince bunu da Kral Farnak'ın Giresun işgalini müteakip onun hakimiyeti altında yaşamak istemeyen gayri memnunların mezkur şehrinden uzaklaşarak Trabzon civarında vücuda getirdikleri bir köycüğe doğdukları yer olan Keresus'un ismini izafe ettikleri kanaatındeyiz.
Tarihten evvelki devirlerde bu havalinin iç kısımlarından geçerek şarktan garbe doğru akım yapan Hint-Avrupa aşiretleri ve bilahare bu cereyana iltihak eden Asur ve Geldanilere mensup kabilelerin de bulunduğu bildiriliyor. Tarihi kadimede bu havalinin ilk sakinleri olup vahşi bir halde yaşayan kabilelerin isimleri şunlardır: Haldei, Halives, Tibarini, Sanni.
Tahminen M.Ö 1500 yıllarında Saydalılar Doğu Karadeniz'de Trabzon, Tirebolu ve Giresun gibi bir takım ticaret merkezleri kurdular. Fenikelilerden sonra İyonyalı Miletoslular M.Ö.VIII. asırda Giresun'u istila ettiler. Choerades limanını da Trabzon ve Sinop gibi ticaret kolonisi yaptılar.
Şark illerimizden buralara kadar yayılan (Akcaabat), Saka, Part, Oğuzlar, Hunlar, Türkmenler gibi Türk unsurlar hakimdi.
Diyarbakırlı Said Paşa 1889 tarihli Mir'atü'l-iber adında on ciltlik eserinde (I, 160) bize daha kesin malümat vererek "Pontos memleketi ezmine-i kadimede Tibar, Halib ve Mosinik denilen Türk kabileleri ile meskundu diye bildiriliyor".
Fransız tarihçisi Ch. Texier'in, R.P Pülant ile birlikte 1864 tarihinde yazdıkları (Arşitektür Bizanten) adlı eserinde Trabzon kıyılarının M.Ö.IV. yüzyıldan çok evvel Orta Asyanın her tarafından gelmiş birçok kavimler tarafından ele geçirildiğini bildirdikten sonra, Hamit ve Muhsin'in 1930 yılında yazdıkları "Türkiye Tarihi" nin 477. sayfasında, buralarda yaşayan Hıristiyanlaşmış Türk kavimlerinden bahsediyor.
Coğrafyacılardan Strabon ve Ptolmeos'a göre Görele(İkinci Hirades)'nin yeri Tirebolu ile Trabzon arasındadır. Coğrafyacı Melatiüs'e göre de Polatane'den yirmi mil (otuz yedi kilometre) batıdadır. Eski Görele (Hirades) bugün Eynesil'in bir kilometre doğusunda Görele burnu denen yerde kalıntılarıyla sabittir.
Pontos Kralı Fernakos devrine ait olması dolayısıyla M.Ö. I. asırda kurulmuştur. Farnakos'un işgali dolayısıyla Hirades (Giresun)'den ayrı
Trabzonspor lige kötü başladı. Dün sahada çıkan olaylar yüzünden Bordo-Mavililer'e hükmen yenilgi ve 6 maç ceza gelebilir.
13.08.2007 08:47
Trabzonspor, evinde Sivasspor'u ağırlıyordu. Bordo-Mavililer, 85'te Ersen Martin'in golüyle öne geçince Avni Aker bayram yerine döndü. Ama bitime saniyeler kala Ayman'ın Balili'ye yaptığı faulden sonra ortalık karıştı. Futbolcular sahada itişirken, tribünden inen bazı taraftarlar Sivaslılara saldırdı. Büyüyen olaylar üzerine hakem Bülent Demirlek maçı tatil etti.
Maçın bitimine saniyeler kala sahaya giren bir Trabzonspor taraftarı Sivaslı Mehmet Yıldız'a tokat attı. Konuk ekibin futbolcuları da holiganı dövünce ortalık savaş alanına döndü. Trabzonsporlu futbolcular taraftarı kurtarmak için çok ter döktü.
Süper Lig'in 2007-2008 sezonunun ilk haftasına, dün Trabzon'da yaşanan olaylar damgasını vurdu. Trabzonspor ile Sivasspor arasında oynanan maç 1-0 ev sahibi takım lehine devam ederken, saha içine giren taraftarlar sebebiyle, önce yarıda kaldı, ardından maçın hakemi tarafından tatil edildi. Maçın ilk 45 dakikası denk kuvvetler mücadelesi şeklinde geçti ve gol sesi duyulmadı. İkinci yarıda da görüntü fazla değişmemişti. Ta ki Ersen Martin oyuna girene kadar. Ersen maça girdikten bir süre sonra golünü atarak takımını öne geçirdi. 85. dakikada Ayman'ın pasında penaltı noktasında topla buluşan Ersen Martin'in dönerek vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Petkoviç'in sağından ağlarla buluştu: 1-0.
Normal süre bu sonuçla bitti ve uzatma dakikalarına geçildi. Hakemin bitiş düdüğünü çalmasına yarım dakika kala, Balili'ye yapılan faul sonrası, saha içi karıştı ve hiç beklenmedik olaylar yaşandı. 90+2 oynanırken, sol taraftan gelişen bir Sivasspor atağında, Trabzonsporlu Ayman, İsrailli oyuncuya, son derece sert bir şekilde çift ayakla daldı.
Balili yerde kıvranırken, Sivassporlu oyuncular Ayman'ın üzerine yürüdüler. Ancak hiçbir futbolcu, taşkınlık içine girmedi. Hakem Bülent Demirlek, faul sonrası kararında Ayman'a sarı kart gösterdi. Sivasspor'un faul atışı kullanacağı sırada, Trabzonspor ceza sahasında futbolcuların ağız dalaşı devam ediyordu. İşte tam bu sırada, Trabzonspor kale arkasından, eşofman giymiş birisi saha içine girerek, Sivassporlu Mehmet Yıldız'la yüz yüze geldiği anda futbolcuya sol eliyle tokat attı. İşte olayların çığırından çıktığı an bu andı. Bir anda çok sayıda taraftar saha içine dalarken, kimin kimi tartakladığı görülemez oldu. Hakem maçı bırakarak soyunma odasına gitti. Demirlek, Trabzonspor yöneticilerinin tüm ısrarlarına rağmen sahaya dönmedi ve maçı tatil ettiğini açıkladı. Sonuçta, maçın son saniyesinde takımı galip olan taraftarların hangi niyetle olay çıkardıklarına kimse karar veremedi.
4 taraftar gözaltına alındı
Sahaya girerek olaylara sebep olan Trabzonsporlu taraftarlardan 4'ünün gözaltına alındığı öğrenildi. İki takım oyuncuları arasında çıkan gerginlik sırasında, kale arkası tribünden sahaya atlayarak Sivassporlu oyunculara saldıran Bordo-Mavili taraftarlar gözaltına alınarak stat dışına çıkartıldı. Sahaya atladıkları ve olaylara sebep oldukları gerekçesiyle 4 taraftarın gözaltına alındığı belirtilirken, gözaltı sayısının artabileceği bildirildi.
'Hakem, Ayman'ı görmeliydi'
Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, Trabzonspor taraftarlarının 80. dakikaya kadar kendilerini alkışladığını söyledi. Uygun, "80. dakikaya kadar Trabzonsporlu taraftarlar bizi alkışladı. Ancak Ayman'ın attığı dirseği hakem Bülent Demirlek görmedi. Sarı kart vermesi gerekiyordu. Sonra çift ayakla faul yaptı. Futbolcu tartışmalarına taraftarlar müdahale edince saha içi bir anda karıştı. Bu davranışlar Trabzon'a yakışmadı." diye konuştu.
Hükmen yenilgi ve 6 maç ceza gelebilir
Trabzon'da yaşanan olaylar nedeniyle Bordo-Mavili ekibin 3-0 hükmen yenik ilan edileceği ve 6 maç da seyircisiz oynama cezasına çarptırılacağı öğrenildi. Karşılaşmanın temsilcisi Metin Demir ile Tufan Öktüren'in raporları doğrultusunda Trabzonspor'un tarihî bir ceza alacağı bildirildi. Maç hakkındaki son kararı Futbol Federasyonu yönetim kurulu verecek. Daha sonra Disiplin Kurulu'na sevk edilecek olan Bordo-Mavili ekibin, talimatın 30. maddesi gereği asgari 6 maç seyircisiz oynama cezasına çarptırılacağı belirtildi. Bu arada hakem Bülent Demirlek'in, soyunma odasına gittikten sonra gözlemci İbrahim Aksoy ile bir görüşme yaptığı, daha sonra ise Merkez Hakem Kurulu Başkanı Hilmi Ok ve Asbaşkan Sabri Çelik ile bir telefon görüşmesinde bulunduğu kaydedildi. Trabzon'da görevli üst düzey mülki amirlerin, hakem Bülent Demirlek'e yaptığı her türlü baskıya karşın, sahaya çıkmayı kabul etmediği öğrenildi.
Gelişigüzel soyunanlar: Eğer soyunurken çıkardıklarınızı rastgele evinizin herhangi bir tarafına fırlatanlardansanız, arkadaş canlısı birisiniz. Hayatı bir parti gibi görüyorsunuz. Düşüncelerinizde rahat ve açık fikirlisiniz. Başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğü ise hiç umurunuzda değil. (Zaten muhtemelen ardınızdan bunları toplayacak biri vardır. Yoksa sıkar biraz bu kadar dağınıklık. Bu tip insanların beraberlik ya da evlilik hayatlarında mutlaka çorap kavgası olur.)
yada küpe takmazmıs yuh sen bi osmanlı tarihi oku istersen tarıhte küpe takmayan osmanlı padişahının sayısı bir elin parmaklarının sayısını geçmez...
arkadaşım Osmanlı padişahları pirsing takmıyordu o küpe güney ülkelerde kölelerin taktığı bir küpedir Osmanlı padişahları da Allah'ın kulu kölesi olduklarını göstermek için takmışlardır
Dünyaya hükmetsem de dünyanın gerçek hükümdarı Allah'tır ben de onun kuluyum demişlerdir yani