Bulutların yüreğini kanattın
Mahzun-mahzun gözyaşlarını döküyor
Kendin ölürken bile yeryüzünde hayattın
Rahmetin toprağın bağrında söküyor
Şafağın ufukta söktüğü gibi
Soluyor seni denizin dibi
Sevdan öyle bir sevda ki
Toprak seni sayıklarken çatlıyor
Kirlendikten sonra yıkanmayı bekliyor
Yağmur
Sen bizi tepeden tırnağa yıka
Arındır bizi kokuşmuşluktan
Yüreğimiz aydınlansın
Sönsün içimizdeki volkan
Güller açsın tertemiz bedenimizde
Ve beynimiz aydınlığın davetine yönelirken
Özgürlüğün şarkısı olsun dillerimizde
Yağmur
Mazlumların mülteci olup sığındıkları
Ağaçların hasretinle hicret ettikleri
Kuşların dahi temizlenmek için
Dua ettikleri iksir
Sen ki ölümden sonra dirilişsin
Katılıktan sonra yumuşaklık
Denizlerde can ormanda canansın
Rahmet ol in üzerimize
Hasretinle gölge düşmesin yüreğimize
Yine umutsuzluk,
Yine hüzün.
Yarına ertelenmiş tüm sevdalar.
Bekliyorsam direniyorumdur yalnızlığa
Ve parlıyorsa yıldızlar,
Gün doğacaktır elbet.
Bugün
Yada yarın.
Karanlık ben,
Yıldızlar sensin.
Bitik bir ışıkla çıkacağım karşına.
Uçurum yanı başımda korkuyu hatırlatıyor.
Üşüyorsam
Rüzgar değildir suçlusu.
Gözlerim yarının hep gece bekçisi.
Şimdi diyorum.
Seni unutmanın zamanı.
Şimdi.
Şafak gelmeden
Bir başka zaman yok.
Geçen onca günden sonra
Acıdan,
Haykırıştan,
Unutulanlardan.
Ne için bekliyor sözler.
Biliyorum ki
Kelimeler sessizliği bozan su damlacıkları gibi.
Beyin tırmalayın
Anlamsız,
Dilimi kanatarak çıkacak.
Eksik olan bir çok şey arasında
Seni hiç koyamasam da beynime,
Yine de,
Seni sevmek;
Aşk gibi,
Bahar gibi,
Gülmek gibi,
Hoşuma gidiyor.
Kırmak gerekirse duvarları
O güç var mı kalbimde?
Görmekse seni
Gözlerimi her kapattığımda yanı başımda.
Yine de,
Seni sevmek;
Tepenin zirvesine ulaşmak istercesine.
Ağacın en üstündeki son elmayı almak istercesine.
Yine de.
Seni sevmek;
Yaşamak gibi.
Hoşuma gidiyor
Seni seviyorum
Kırmızı bir güle benzeyen dudağını
Seni seviyorum
Kahve gözlerinin katranını
Seni seviyorum
Pamuk ellerinin yumuşaklığını
Bir kuşun ismini alan adını
Billur akan bir su gibi, gönlüme dolmanı
Seni seviyorum
Yüzüne tanrıça gibi düşen saçlarını
Seni seviyorum
İpek saçlarının ellerimle okşanmalarını
Seni seviyorum
Tenindeki hindistan cevizi kokularını
Gözlerinin gözlerimde yakamozlar misali dalgalanışlarını
Her bakışında biraz daha erittiğin yanlarını
Seni seviyorum
Hasretinle geçen, sensiz tutuştuğum zamanı
Seni seviyorum
Özleminle yanık yanık tutuşturmanı
Seni seviyorum
Sıcak bir alev gibi gönlüme akan varlığını
Yıldızlı, mavi gecelerde serap olup uyutmamanı
Hep bende kalıp hiç bir zaman çıkmamanı
Seni seviyorum
Acıyan yüreğimde kor ateş olmanı
Seni seviyorum
Usumu deli edipte düşürdüğün yangını
Seni seviyorum
Gönlüme yüklediğin prangalı yanlızlığını
Acıma düşürdüğün kanlı sancını
Canıma kan ettiğin dikenli sızını
Seni seviyorum
Sevişmelerimizde yaşadığımız doyumsuz anlarını
Seni seviyorum
Sohbetlerimizde ellerimi tutup okşamalarını
Seni seviyorum
Kısada olsa yaşattığın mutluluklarını
Benimle el ele tutuşupta yollarda dolaşmalarını
Bana sarılıpta huzur içinde uyumalarını
Seni seviyorum
Canımın içinde bir CAN daha olmanı
Seni seviyorum
Sen yatağımın TEK sahibi kadını
Seni seviyorum
Aklımdan binbir yıl hiç çıkmamanı
Sel olmuş tutkularıma senin dizgin vurmanı
Aşkınla tutuşan yüreğimdeki yaranı
Seni seviyorum
Pınarlarımdan taşkın olup döktürdüğün yaşları
Seni seviyorum
Kalbime çaldığın göz yaşılı karaları
Seni seviyorum
Tek sen bana unutturdun bütün aşkları
Seninle geçen mutluluk yüklü her anları
Beraber yaşayabileceğimiz bütün dünyaları
Seni seviyorum
Tenine tutkulu dudaklarım düştüğünde bağırmalarını
Seni seviyorum
Kah üstümde, kah altımda adımı şiir gibi sayıklamalarını
Seni seviyorum
Ben seni döşekte yazarken kitaplara, tenimi tırnaklayıp, ısırmalarını
Kor ateşler içinde terleye terleye, iniltiyle getirdiğim sabahlarını
Ardından tay gibi koşupta peş peşe yakaladığımız zincirleme orgazmlarını
Ben seni seviyorum
Ben seni yağmur tüküren kalbimde
Bir damla gibi
Derya gibi
Ateşe düşmüş tenime
Muson ıslaklığı getiren bulut gibi seviyorum
Ben seni
Dokunuşlarında
Cısır cısır sesler çıkaran
Ateşle suyun birbirlerine sarılıpta dans ederek sevişmesi gibi
Seviyorum
Ve ben seni
Ayın geceliğini soyunupta
Güneşe stripriz yaparken
Güneşin yanmasıyla yükselen duman gibi
Alev gibi
Dokuz nokta dokuz şiddetinde sarsalayan yıkıcı bir deprem gibi
Sel gibi
Yel gibi
Dağların doruğundan süzülüpte avını kucaklayan
Mavi başlı bir kartal gibi
Seviyorum
Ben seni seviyorum
Katran karası kahve gözlüm
Çaya kattığın göz yaşlarını özledim
Tiryakisiyim
Tiryakinim yudum yudum
Seni özledim
Gülüşünü
Ter kokunu
Kolumda pış pış pış uyumanı özledim
Ne yapayım olmuyor
Göz yaşlarımı tutamadım
Yaşayamıyorum
Seni seviyorum
Seni seviyoooooooruuuuuum
Al beni gidelim buradan
Yada ben gideyim senden
Gideyim,
Gidiyorum diye üzülme
Çekmem gözlerimi gecenden...
Hatırlatırım sana kendimi,
Anlamsız bir rüyanın son hecesinde...
Yarın sabah olmasada
Bir sabah kalkacaksın
Her sabahtan erken, hiç gerek yokken
Dudaklarındaki tebessüm güldürecek insanları
Hep sevecekler seni
Benim seni hep sevdiğim gibi...
Anlamadın di mi?
Gittim ama mutluluğu bıraktım kanına! ..