Ablam eline, koluna, yüreğine we de bütün güzelliğine sağlık. Allah senden razı olsun. Ben 2-3 senedir düşünüyorum ama bırakmaktan çok korkuyorum. Ama insan kendini yawaş yawaş alıştırdımı bençe olur. Kılmak ne demek hayatımısın borçu. Tekrar Allah rası olsun.
Bunu Flash projesi haline getirsen daha da mükemmel olur.
Ariel Şaron, 1928'de doğdu. 14 yaşında İsrail Ordusu'na girdi. Şaron, ordu bünyesinde özel komando birliği kurarak ülke güvenliğinin korunmasında etkin görev üstlendi. Tel Aviv Üniversitesi'nde hukuk öğrenimi gören Ariel Şaron'un komutasındaki İsrail askerleri 1953 yılında bir Filistin köyünü basarak 60 sivili katletti. Tarihçilere göre Şaron, bu saldırı sırasında askerlerine 'herkesi öldürün' emri verdi.
Arial Şaron 1967'deki 6 Gün Savaşı'nda yer aldı ve 1972'de ordudan ayrıldı. Aradan 1 yıl geçmeden 6 Ekim 1973'de, Mısır'ın tüm Sina Yarımadası'nı aldığı büyük zaferiyle sonuçlanan, İsrail'in en büyük dini bayramına denk gelen Yom Kippur Savaşı'nda orduya geri çağrıldı. Knesset'e 1973'te seçilen Şaron, 1 yıl sonra istifa ederek dönemin Başbakanı İzak Rabin'e güvenlik danışmanı oldu. Arial Şaron 1982 yılında Savunma Bakanı oldu. Ve 18 Eylül 1982'de Şaron, İsrail Ordusuna "Filistin mülteci kamplarının yerle bir edilmesi" emrini verdi. Saldırı sonucunda 600 filistinli ölürken, 1800 filistinlinin kayıp olduğu açıklandı. Filistin kaynakları hiçbir iz bırakmadan kaybolan sivillerin Falanjist milisler ve İsrail askerleri tarafından öldürüldükten sonra gizlice gömüldüğünü iddia etti. Şaron, otobiyografisinde, katliam emirlerinin bazılarını kabul etti ve bunları 'hata' olarak nitelidi. 1983 yılında hakkında soruşturma açıldı. Şaron, Sabra ve Şatilla katliamlarından 'dolaylı olarak sorumlu' bulundu ve bakanlık görevinden azledildi. Ama Şaron, İsrail sağı için her zaman popüler bir sima olmayı başardı.
Şaron Yerleşim Bakanı olduğu doksanlarda Batı Şeria ve Gazze'de 1967 işgali sırasında alınan bölgeleri yerleşime açtı. 1996 yılında Netanyahu iktidara geldiğinde onu da kabineye alması için yoğun baskıyla karşılaştı. 1998 yılında dışişleri bakanı oldu. 1999 yılında Netanyahu'nun seçim hezimetinin ardından Likud liderliğine geldi. Gelir gelmez de kışkırtıcı faaliyetlere başladı. Müslümanlarca kutsal olan Mescid-i Aksa'ya yürüdü ve bu konuda kışkırtıcı açıklamalar yaptı.
Şubat 2001 tarihnde seçmenlerin ancak %60'nın oy kullandığı seçimlerde %60'lık bir oyla iktidara geldi. İktidara gelmesi tüm dünya tarafından tedirginlikle yarattı. Gazeteci Phil Reeves bu konuda şunları söylüyordu:
'73 yaşındaki Likud lideri Ariel Şaron, şubat ayında ülkenin başına geçti ve 1983'teki Şabra-Şatilla katliamlarıyla ilgili soruşturmanın onu küçük düşürmesinin ardından, bir daha İsrail'e lider olamayacağını düşünenleri şaşırttı. Yoğunlaşan şiddetten bıkan ve hükümetin yürüttüğü mükemmel halkla ilişkiler kampanyasıyla ikna olan İsrailli seçmenler, kendilerini güvene kavuşturarak Yaser Arafat'a sert çıkacağını düşündükleri bu adama döndüler. Şaron, beklenmedik bir farkla, 21 aydır başbakan olan Ehud Barak'ı gönderip iktidara geldi. Artık eski düşmanı Yaser Arafat ile yüz yüzeydi. Bölgenin kaderi, iki yetmişlik adamın elindeydi: Filistinlileri askeri güçle hizaya sokabileceğine inanan inatçı bir İsrail ideoloğu, eski bir general ile, Batı ile ilişkilerini düzeltmek ve sokakta giderek yükselen radikal dalga arasında sonsuz bir mücadeleye kilitlenen değişken Filistin lideri.'
Şaron 2001 yılı sonu ve 2002 başında izlediği politikalarla bu tedirginlikleri boşa çıkarmadı. Zeevi suikastını bahane ederek filistin yerleşim bölgelerini bombalatan Şaron, çocuk, kadın demeden bir çok filistinlinin de ölmesine neden oldu. 2002'nin Şubat ayında ise geniş bir harekat başlatırken, mülteci kamplarına da saldırı emri verdi. Gazze'deki mülteci kamplarına yönelik gerçekleştirdiği operasyonlar sırasında da 24 Filistinli öldü.
Oynadığı birçok karaktere rağmen sinema severlere kendisini Oburiks karakteriyle çok sevdiren Fransız aktör Gerard Depardieu, 27 Aralık 1948'de Chateauroux, Indre'de dünyaya geldi. Alkol ve sigarayla çok erken yaşta tanışan sanatçı, henüz 12 yaşındayken evden kaçıp Michelle ve Irène adlı iki fahişeyle yaşamaya başladı. Ufak tefek suçlar da bu alışkanlıklara eklenince bir süre hapiste yatmak zorunda kalan Depardieu, 16 yaşında hapisten çıkıp Paris'e döndü.
ŞÖHRET KAPIDA
Bu dönemde Thétre Nationale Populaire'in oyunculuk seçmelerine katılan ve başarılı olan Depardieu'un yaşamında yeni bir sayfa açıldı. Bu yıllarda Marguerite Duras, Peter Hanke, Israel Horowitz ve Moliere yazarların yarattığı karakterleri sahneye taşıyan sanatçı, on beşten fazla oyunda rol aldı; ancak adını 1973 yılında rol aldığı Bertrand Blier'nin 'Les Valseuses' filmi ile duyurdu. Bu film Fransız sinemasında yeni bir tür kahraman yarattı ve oyuncunun popülaritesini inanılmaz artırdı.
Bu yıllarda art arda çok önemli yönetmenlerle çalışan genç Gerard, 1974 yılında Claude Sautet'nin 'Sen, Ben ve Diğerleri' ve Claude Goretta'nın 'Pas si méchant que ça'sında rol aldı. 1976 yılında Barbet Schroeder'in 'Metres', Bernardo Bertolucci'nin '1900' ve Marco Ferreri'nin 'Son Kadın'ı ile aynı yönetmenin 77 yapımı 'Maymun Düşü' filminde rol aldı. Sanatçı bu yıllarda 'Şebeke', 'Ona Sevdiğimi Söyleyin', gibi birçok filme daha imza attı.
DÜNYA ÇAPINDA ÜNLENDİ
Şöhretini ülke dışına taşımayı başaran aktörlerden olan Depardieu, İngiltere, Almanya, İtalya ve ABD yapımı birçok filmde rol aldı. İri yarı cüssesi ve muazzam oyunculuk yeteneği ile 1970 ve 80'lerin en üretken Avrupalı başrol oyuncusu olan Depardieu'nun birlikte çalıştığı yönetmenler arasında Marguerite Duras, Francis Weber, Claude Sautet, François Truffaut, Calude Miller, Alain Resnais, Maurice Pialat, Claude Berri, Bertrand Bilier gibi önde gelen Fransız yönetmenlerin yanı sıra, Ridley Scott, Randall Wallace gibi büyük gişe filmleriyle tanınan yönetmenler ve Peter Weir, Kenneth Branagh gibi sanat sinemasıyla ticari sinema arasında yer alan isimler de yeralıyor.
'BENİM İMAJIM YOK'
Mesleği ile ilgili olarak 'Benim imajım yok. Bir aktörün belirli bir imajı olmasını hiç doğru bulmuyorum, aksine hiçbir imajın temsilcisi olmamalı ki farklı kalıplara rahatlıkla girebilsin' diyen sanatçı, 'Danton', 'Cyrono', 'Rodin', ve 'Vidocq' gibi efsaneleşmiş karakterleri ihtişamlarına uygun canlandırdığı gibi, yaşamın içinden kopup gelmiş karakterleri de alçakgönüllü bir yalınlıkta perdeye taşıdı.
DEV CÜSSE, DEV YETENEK
90'lara yaklaşıldığında iyice artan kilolarıyla görünümü değişse de yeteneğinden hiçbir şey eksilmedi. 1990 yılında Jean-Paul Rappeneau'nun yapıtından uyarlanan 'Cyrano de Bergerac'taki performansıyla, Cannes Film Festivali'nde 'En İyi Aktör Ödülü' ve 'César Ödülü' kazandı. Ayrıca bu rolle Oskar ve BAFTA'ya da aday gösterildi. Sanatçı daha önce de 1980 yapımı 'Son Metro' filmindeki performansıyla Cesar Ödülü almıştı. Cyrano ile yakaladığı başarının ardından aynı yıl, Peter Weir'ın yönettiği 'Yeşil Kart'ta Andie McDowell'la birlikte rol alan Depardieu, kendine farklı bir izleyici kitlesi yaratmış oldu. Bu deneyimin ardında, '1492 - Cennetin Keşfi', 'Kahraman Babam', 'Hayal Arkadaşım' ve 'Hamlet'te rol alan sanatçı 'Demir Maskeli Adam' filminde de John Malkovich ile kamera karşısına geçti. Bu birliktelik daha sonra 'Les Misérables-Sefiller'in televizyon uyarlamasına da taşındı.
KAMERA ARKASI DENEYİMİ
Kamera arkasında da deneyimli olan sanatçı, 1984 yapımı 'Le Tartuffe'ün yönetmenliğini, 1988 yapımı 'A Strange Place to Meet'in ve Satyajit Ray'in yönettiği 'Shakha Proshaka/Branches of the Tree'nin de ortak yapımcılığını da üstlendi.
TEHLİKELİ ZEVKLER
Bu denli yoğun çalışmasına rağmen bazı zevklerinden de vazgeçmeyen sanatçının bu tutumu zaman zaman sağlığına da yansıdı. 1990'da alkollü araç kullanmaktan 6 ay süreyle ehliyetine el kondu ve 2 ay hapis yattı. 1996 yılında bindiği uçak havaalanında başka bir uçakla çarpıştı ama Depardieu yara almadan bu kazadan kurtuldu. 1998'de ciddi bir motosiklet kazası geçiren ve bir süre komada kaldıktan sonra sağlığına yeniden kavuşan sanatçı, 2000 yılında da by-pass ameliyatı oldu.
Depardieu'nun, büyük bir zevkle ve miktarına dikkat etmeden yemek yediği, bolca içki tükettiği ve kendine dikkat etmediği için zaman zaman tekleyen bu hantal bedeni ne kadar güçlü olduğunu kanıtlasa da sanatçı bundan bir ders almış olacak ki hayatının geri kalan bölümü için önemli bir karar almış: 'Dinlemek'. Depardieu, 'Ameliyattan sonra hayatıma karşı büyük bir hayranlık duydum. Çocuklarıma, kariyerime, sinemaya, beni seven ve sevdiğim bütün insanlara. Karar verdim, artık onları dinleyeceğim, herkesi dinleyeceğim!' diyor.
BÜYÜK ONUR
1996'da Fransa'nın en yüksek onuru olan 'Chevalier du Legion d'Honneur'a layık görülen sanatçının birçok filmde birlikte rol aldığı ilk eşi Elisabeth (Guignot) Depardieu'den Guillaume ve Julie adında iki çocuğu var. Bu arada Guillaume da babası gibi aktörlük yapıyor. Elisabeth ile ilişkisi bittikten sonra 1990'ların ortasında Carole Bouquet ile adı anılan aktörün son hayat arkadaşı ise 11 Haziran 2001 evlendiği Marie Lemieux.
Her yıla ortalama üç film sığdıran Depardieu, başarıyla canlandırdığı onlarca farklı karakterin yanısıra özel yaşamıyla da hep gündemde kalmayı başarıyor. Oyunculuğun yanısıra iyi bir şarap üreticisi olan sanatçının Loire'da üzüm bağları, Romanyada da tekstil firması var.
FİLMOGRAFİ
Pacte du silence, Le (2003)
Tourtereaux, Les (2003)
Bon voyage (2003)
Crime Spree (2002)
Blanche (2002)
Between Strangers (2002)
City of Ghosts (2002)
Aime ton père (2002)
I Am Dina (2002)
Astérix & Obélix: Mission Cléopâtre (2002)
Streghe verso nord (2001)
Vidocq (2001)
CQ (2001)
Concorrenza sleale (2001)
Placard, Le (2001)
In the Shadow of Hollywood (2000)
102 Dalmatians (2000)
Zavist bogov (2000)
Vatel (2000)
Acteurs, Les (2000)
Tutto l'amore che c'è (2000)
Mirka (1999)
Un pont entre deux rives (1999)
Astérix et Obélix contre César (1999)
Bimboland (1998)
Junket Whore (1998)
Parola amore esiste, La (1998)
Man in the Iron Mask, The (1998)
XXL (1997)
Hamlet (1996)
Plus beau métier du monde, Le (1996)
Secret Agent, The (1996)
Bogus (1996)
Unhook the Stars (1996)
Garçu, Le (1995)
Anges gardiens, Les (1995)
Hussard sur le toit, Le (1995)
Élisa (1995)
Cent et une nuits de Simon Cinéma, Les (1995)
Machine, La (1994)
Colonel Chabert, Le (1994)
Pura formalità, Una (1994)
My Father the Hero (1994)
Germinal (1993)
Hélas pour moi (1993)
François Truffaut: Portraits volés (1993)
1492: Conquest of Paradise (1992)
From Time to Time (1992)
Tous les matins du monde (1991)
Mon père ce héros (1991)
'Merci la vie' (1991)
Green Card (1990)
Uranus (1990)
Cyrano de Bergerac (1990)
I Want to Go Home (1989)
Trop belle pour toi (1989)
Deux (1989)
Camille Claudel (1988)
Drôle d'endroit pour une rencontre (1988)
Fugitifs, Les (1986)
Rue du départ (1986)
Je hais les acteurs (1986)
Jean de Florette (1986)
Tenue de soirée (1986)
Une femme ou deux (1985)
Police (1985)
Rive droite, rive gauche (1984)
Tartuffe, Le (1984)
Fort Saganne (1984)
Compères, Les (1983)
Homme blessé, L' (1983)
Lune dans le caniveau, La (1983)
Danton (1982)
Retour de Martin Guerre, Le (1982)
Grand frère, Le (1982)
Chèvre, La (1981)
Femme d'à côté, La (1981)
Choix des armes, Le (1981)
Dernier métro, Le (1980)
Je vous aime (1980)
Mon oncle d'Amérique (1980)
Inspecteur la Bavure (1980)
Loulou (1980)
Buffet froid (1979)
Temporale Rosy (1979)
Chiens, Les (1978)
Ingorgo - Una storia impossibile, L' (1978)
Sucre, Le (1978)
Préparez vos mouchoirs (1978)
Ciao maschio (1977)
Linkshändige Frau, Die (1977)
Violanta (1977)
Nuit, tous les chats sont gris, La (1977)
Dites-lui que je l'aime (1977)
Camion, Le (1977)
Baxter, Vera Baxter (1976)
Plages de l'Atlantique, Les (1976)
René la canne (1976)
Barocco (1976)
Maîtresse (1976)
1900 (1976)
Dernière femme, La (1976)
Bertolucci secondo il cinema (1975)
Je t'aime, moi non plus (1975)
Sept morts sur ordonnance (1975)
Pas si méchant que ça (1974)
Valseuses, Les (1974)
Vincent, François, Paul... et les autres (1974)
Stavisky... (1974)
Femme du Gange, La (1973)
Gaspards, Les (1973)
Rude journée pour la reine (1973)
Deux hommes dans la ville (1973)
Affaire Dominici, L' (1972)
An 01, L' (1972)
Au rendez-vous de la mort joyeuse (1972)
Nathalie Granger (1972)
Scoumoune, La (1972)
Viager, Le (1972)
Tueur, Le (1972)
Un peu de soleil dans l'eau froide (1971)
Vie sentimentale de Georges Le Tueur, La (1971)
Cri du cormoran, le soir au-dessus des jonques, Le (1970)
Beatnik et le minet, Le (1965)