HİÇBİRŞEY2001 abi paylaşımları ve signatür ü beğendiyseniz ne mutlu bana.signatür pek kibar değil farkındayım rahatsızlık veriyorsa değiştirebilirim.konularımı güzelleştirmenizi elbette isterim isterseniz siz dilediğinizi müziklendirin yada ben bir daha konu eklerken bana yardımcı olun.iyi bakın kendinize
ellerine sağlık valla benim yazdığım bişi için benden çok uğraşman karşılığını asla ödeyemeyeceğim bir borcun altına soktu beniçok teşekkürler.son bişi:melekler ve zamansız ecelim var diye başlayan yazı ayrı ayrıdır birbiriyle alakası yok.telefon mesajı olduğu için kısacık
ateş hoca dediğiniz bey e sizin böyle güzel şeyler yapmanıza olanak sağladığı için...sanada öğrendiklerini en güzel şekilde kullandığın için teşekkürler...
seçimlerin her zaman çok güzeldi bu da öyle.teşekkürler
Yoktun,
Arkandan bakışımın bilmem kaçıncı günüydü,
çok sonra anladım artık olmadığını.
Oysa gözlerimde bir hayalde olsan
Seni orada o köşede -ki gitmek için hep bir köşe gerekir ,
O yağmurun altında ama daha fazla ıslanmadan
Seyretmek güzeldi.
Neticede yoktun...
Söylemeselerdi gittiğini
Gördüğüme inanmazdım.
Zaten yeni gelmiştin,
Yol yorgunuydun
Çok acele ettin
Avuçlarında uyuyacaktım oysa
Gözlerinde büyüyecektim...
Yoktun,
Ayak izin olmasa paspasımda
Fincanımda dudaklarını unutmasan
Ya da şimdi tarif edemeyeceğim,
İlla bir benzetme gerekirse;
Bir bebeğin
Sırf gülümsediği için
Dudaklarından sızan süt kokusu
Kokunu hala almasam
Hiç gelmemişsin gibi yapacağım...
Ama geldin ve gittin...geldiğin gibi
Değişik bir üçleme oldu
Ömrümün bahar matinesinde...
Aşkına yönetmen olmak isterken
Üçüncü sınıf bir dramda
Herhangi bir adamdan
Daha figüran kaldım hayatında
Çünkü gittin...
Henüz,gitme diyememişken...
Üzerimde yokluğunla girdim evine,
önce kokunu aldım toplanmamış yatağından,
içtiğin son sigaradan dudaklarını...ve
birlikte hiç oturmadığımız balkona çıktım.
Sen diye yıldızlara bakacaktım,yoktular...
Kedini sevdim hiç huysuzlanmadı.
Bir kaç şarkı dinledim,aynanda gözlerimi seyrettim,boştular...
Mor bir ışığa sarıldım,
gözlerim dolmasın diye uğraştım,
deli gibi dolandım odanda adımlarımı saydım.
Yoktun,kabullendim.
Kapıdan çıkarken ayaklarım bir enkazdan kaçar gibi,kaçtılar...
Bilmediğim sakin zamanlarını özledim şehirlerin...Yalanların eve geç gidildiğinde söylendiği,pembe olduğu zamanları özledim.Her akşam kendimle konuşmayı,hatalarımın anlatılabildiği zamanları...
Şimdi hüzünlenmek yok,sırf sonbahar geldi diye.Daha önemli acılardan oluşuyor yaralarım.Konuşmaya bu kadar ihtiyacım varken dinlemek yoruyor beni.Özlemek utanılacak bir duygu olmuş,aşklar alışveriş,ilkokul tahtalarındaki gibi değil değişmiş,umut etmek ayıp ve hayal kurmak sanattan sayılmıyor artık...Aradığını buluyor en yalın halinle kabulleniyorsun;boş bir hayali doldurduğun anda ihtiyacın oluyor aradığını bulmak için feda ettiklerine.başbaşa bir çayın sıcaklığını paylaşmak için bozuyorsun en büyük kuralın olan kuralsızlığını.Ölüm asla istediğin zaman gelmiyor.Pişman olmak adetten ve sevmek için özlemek gerekiyor bazen...
Maskesiz zamanları paylaşmaktır esas olan.Kendinden başka hiç bir şeyin yokken aranılanın sende bulunması ayrıcalıktır.genede suç sayılır işte sevgiliye mektup yazmak.İnsanları yargılarken farkın olmadığını anlarsınihala bir köşede aynı sorular aynı pişmanlıklar.kaçmayı denersin hayattan nereye nasıl gideceğini bilmeden...beceremezsin,seçeneklere takılır kalır aklın.Vazgeçmek olmamalıdır ama zaman mecbur bırakırsa acı bir elvedaya,madem ki senelere bedel elele tutuşmak;senelerce ellerimdeki sıcaklıkla yaşarım...Denize bakmak yalnızlık,oysa her dalga daha bir sen vuruyor sahile...
Zorunlu duygular var şimdi.Her bulut beyaz olmak zorunda,her otobüs içinde bir giden barındırmak,acıdan ölmemek daha kolay avunmak için her ayrılık hayırlısı olmak zorunda...Gitmek,gidiş,gidişin...yanımda olduğun sürece yaşayacağım bir korku.Kal demeliyim eminim ama zaman gerekli hayatta iki kişilik yer açmak için.Sen kal genede,hiç bir zorunluluk olmadan,istediğin için kal...sonsuza kadar...Asla değişmesin gülüşün,kaybolmamak için.Belki toprak olur dudaklar ama asla eskimez öpücükler,kaybolmaz ıslak dudakların sıcaklığı...
Gel tutun bana kaybolmayalım.Minik bencilliklerimiz olsun;sanalım ki gökyüzü bizim için mavi,güneş bizim için doğuyor ve hergün bir çöp daha ekleyelim kibritten evimize.İki kişilik olsun içtiğimiz su.Yalnızlık barındırmayalım hayallerimizde.Ama hiç gitme,hep yanımdayken özleyeyim seni,üzülmek yasak olsun.Seninde dediğin gibi birbirimizin yalnızlığı olalım...
Seni sevmekten daha öte,daha kutsal bir yerdeyim...Umarım sende gelirsin...
yazılarıma bu kadar değer verdiğinize hala inanamıyorum.evet ben o yum ama o olmak öle ahım şahım bişi değilki yalandan ben yazdım diyimgenede inandırmak için söliyim çıkarttığın yerlerde pirzola mutluluk vs yazıoduherkes kendinden bişi bulsun diye karmaşık yazıyorum.sen kendinden bişi bulduysan senindir.valla çok sağol sayende bi anda olsa adammışım gibi hissettim. çoook teşekkürler verdiğin değer için.valla bi yerden daha yazdım mesaj ama sana ulaştımı bilmiyorum o yüzden burdan tekrar attım
öncelikle merhaba ben okan google da adımı yazdım meraktan ne çıkıcak diye,burası da çıktıyazdıklarımı birilerinin bırakın bloglara koyduğunu okuduğunu bile bilmiyordum.yazıyı çok güzel süslemişsin teşekkürler bende tekrar okudum sayende.neyse çok şişirmiyim kafanızı.değer verip vaktinizi ayırdığınız için teşekkürler.iyi bakın kendinize...güzel insanlar sıradan şeyleri bile güzelleştirebiliyormuş...