Katrancı Koyu Şehre 17 km. uzaklıkta Muğla Karayolu üzerindedir. Denize kadar uzanan sık çam ağaçları ile kaplı koy,orman içi dinlenme alanı olup, duş, WC, kabin, içme suyu,büfe,kameriye,otopark gibi hizmetlerin de sunulduğu ideal bir çadırlı kamping ve günübirlik mesire yerleridir.
Günlük (Küçük Kargı) Fethiye-Muğla karayolu üzerinde,şehre 19 km. uzaklıktadır. Dünyada eşine az rastlanan sık günlük ağaçları ile bezeli koy, kamping ve günübirlik mesire alanıdır. Yılın her mevsimi ayrı güzelliklerin sergilendiği benzersiz doğası ve eksiksiz sunulan hizmetlerle yerli ve yabancı herkesin ilgisini çekmektedir.
Çalış Plajı İlçeye 5 km. uzaklıktaki,yeryüzünde günbatımının en güzel izlendiği yer olarak tanımlanan Çalış, 4 km.lik kumsalı ile sıcak yaz akşamlarında serin esintisi ile "Caretta Caretta"ları ile, su sporlarına elverişli denizi ile çok sayıda nitelikli konaklama tesisi, restoranları, barları,alış veriş ve ulaşım olanakları ile ilçe turizminin en gözde yerlerinden biridir.
Hisarönü-Ovacık Ölüdeniz beldesinde yer alan bu iki tipik Türk köyü, son yıllarda bu en belirgin özelliklerini, yoğun konaklama, alış veriş ve eğlence merkezine dönüştürmüşlerdir. Turizmin en hareketli odak noktası haline gelen Ovacık ve Hisarönü, Ölüdeniz, Babadağ, Kaya köyü gibi çekim alanlarına yakınlıkları ile de ayrı önem taşımaktadır.
Gemiler Adası Ölüdeniz ya da Gemiler Koyu'ndan teknelerle ulaşılan ada üzerinde M.S. 5 -11. yy.lar arası yapılmış Bizans dönemine ait kilise, şapel sivil yapı kalıntıları bulunmaktadır. Hıristiyanlığın ilk yayılma merkezlerinden biri olması nedeni ile önem taşımaktadır. St. Nicolas olarak da bilinen ada, Mavi Tur teknelerinin uğrak yeridir.
Araxa Fethiye'ye 40 km. uzaklıkta Antik Xanthos Çayının çıktığı yerde kurulmuştur.Bu olağan üstü su kaynağı mitolojik öykülere konu olmuştur. Bugün Ören Köyü sınırları içerisinde kalan kentten günümüze sur kalıntıları, hamam ve Bizans dönemine ait su yolu kalmıştır.
Tlos Fethiye'ye 45 km. uzaklıktadır. Likya Federe Birliğinin 6 büyük kentinden biri ve birliğin "spor merkezi"dir. Uçan kanatlı atı Pegasus ile ünlenen Mitolojik kahraman Bellaforonte'nin yaşadığı kent olarak bilinir. Likya bölgesindeki en eski kent olduğu ve kuruluşunun İ.Ö. 2000'lerden önceye dayandığı arkeoloji kazıları ile tespit edilmiştir. Kent akropolünün doğal kayası üzerinde oluşturulan mezarlığı, Likya'nın en güzel ev tipi mezarları ile süslenmiştir. Nekropoldeki İ.Ö. yy.a tarihlenen kral tipi mezarın ise Bellaforonte'ye adandığı bilinir.
Letoon Fethiye'ye 55 km. uzaklıkta, Likya Federe Birliğinin dinsel merkezidir.Tanrıça Leto,Tanrıça Artemis ve Tanrıça Apollon'a adanmış 3 tapınağı ile ünlüdür. Arkeoloji kazıları 1962 yılından bu yana sürdürülen Letoon'da bölgenin erken Hıristiyanlık dönemine ilişkin kiliseleri de ortaya çıkartılmıştır.
Pinara Akdağ'ın eteklerinde Fethiye'ye 55 km uzaklıktadır. Likya'nın en büyük kentlerinden biridir.Bölgedeki ilk güzellik yarışmasının yapıldığı kent olarak bilinir ve tanrıça Afrodit'e adanan ilginç mimari özellikteki tapınağı ile önem kazanmıştır. Yüzlerce "güvercin yuvası" biçiminde hazırlanmış halk tipi mezarları Nekropolis'ini benzersiz kılar.
Cadianda Fethiye'den 25 km. uzaklıktaki Üzümlü sınırlarındadır. Likya Federe Birliğine en son katılan kent olarak bilinir. İlginç fizik yapısı içinde kurulan kent doğal nedenlerle oldukça yıpranmıştır. Fethiye Müzesince gerçekleştirilen kazılar sonrası ortaya çıkan Tiyatrosu, Agorası,Stadyum-Hamam kompleksi ve anıt mezarları ile son yıllarda bölgenin ilgi odağı haline gelmiştir.
Kayaköy Kuruluşu kesin olarak bilinmeyen ve depremler sonucu birkaç ev tipi mezarı dışında bütünüyle yok olan antik Karmillassos'un üzerinde 14. yy. dan başlayarak kurulmuş bir Rum yerleşimidir. Eski adı Levissi'dir Yaşamı boyunca çevresindeki beş Türk köyünün halkı ile bütünleşen ve dostluk, kardeşlik, barış kavramları üzerinde insanlık dersleri veren Kaya köy bölgemizin gurur kaynaklarından biridir. 1922 yılında Türk ve Yunan hükümetleri arasında imzalanan bir "nüfus değişimi" anlaşması uyarınca, Kaya köyün Rum ahalisi ile Batı Trakya'da yaşayan Türk ahali karşılıklı olarak yer değiştirmiştir.
Telmessos Antik Tiyatrosu Antik kaynaklar Telmessos'da büyük bir tiyatronun olduğundan bahsetmekteydi.1993 yılında Fethiye Müze Müdürlüğü başkanlığında yapılan sondaj kazılarında erozyonla dolmuş olan 3-4 metrelik toprak tabakası altında tiyatronun oturma sıraları bulunmuştur. 1995 yılına kadar sürdürülen çalışmalar sonucu tiyatrodan kalabilen tüm kalıntılar bugün gün ışığına çıkartılmıştır. Erken Roma döneminde inşa edilen, M.S. 2.yüzyılda onarım geçiren tiyatronun 5000 kişi kapasiteli olduğu ve Bizans döneminde arena olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Şimdiki haliyle 1500 kişinin kullanımına cevap veren Telmessos Tiyatrosu'nun onarımı için röleve projesi tamamlanmıştır.
Camiler
Cezayirli Cami Cami, 1791 yılında Cezayirli Hasan Paşa tarafından yapılmıştır. Hasan Paşa ayrıca Kemer Köprüsü, Yayla yolundaki Paşa Hanı, Yaka köyündeki su kemerleri gibi birçok yapıtı Fethiye'ye kazandırmıştır.
Hanlar
Fethiye'nin başlıca hanları; Ilıca Hanı (Üzümlü yolu üstünde), İncir Hanı, Karatoprak Hanı (İnbecik yolunda), Kemer-Seki yolunda Paşa Hanı, Daydur Hanı ve Naldöken Hanlarıdır.
Kaya Mezarı
Likya Kaya Mezarları Şehir içinde Likya döneminden kalma M.Ö. 4.yy. eserleri dikkati çeker. Bunlar, şehrin simgesi haline gelen doğal kayaya oyulmuş mezarlardır.Çok sayıda düzgün basamaklarla mezarların en güzel ve en görkemlisi olan Amintas'a ulaşılır. Bu mezar aşağıdaki düzlükten de kolaylıkla görülür ve yaklaştıkça, büyüklüğü karşısında duyulan hayranlık artar. Soldaki sütunun orta kısmında, M.Ö. 4. yy. alfabesi ile "Herpamiasoğlu Amintas" yazılıdır. Bu kişinin kimliği tam olarak bilinmemektedir. İlçede görülmeye değer pek çok lahit mezar bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi Likya dönemine ait olanıdır. Deniz içerisinde yükselen mezarın ilginç bir görünümü vardır. İki katlı ön yüzünde dörtgen, ahşap kirişleri andıran oymalar ve gotik stili kemerli bir kapağı bulunmaktadır. Kapağın her iki yanı savaşları resmeden fresklerle bezenmiş olup, bunların kişinin yaşamı ile ilgili olduğu sanılmaktadır.
Kaleler
Fethiye Kalesi Şehrin güneyinde yükselen kalenin, Aziz John'un şövalyelerine ait olduğu sanılmaktadır. Duvarlara oyulmuş birkaç yazı, tarihi belirsiz bir sarnıç dışında, tepenin doğu yüzünde küçük ve basit iki kaya mezarı bulunmaktadır.
Plajlar
Ölüdeniz-Belcekız Turizm otoritelerince "Tanrının Dünyaya bahşettiği cennet" olarak nitelendirilen Ölüdeniz, ülke dışına taşan ünü ile dünyaya mal olmuş bir turizm merkezidir.Kıyılara kadar uzanan yemyeşil çam ormanları, içinde yeşilin, mavinin ve morun her tonunun görülebileceği ılık denizi, uzun kumsalı ile Ölüdeniz bir Dünya harikasıdır. Son yıllarda, 1975 m. yükseklikteki Babadağı'nın doruklarından paraşütle atlayanlar, dünyanın en nefes kesici manzarasıyla karşılaşmaktadırlar. Yılın on ayı denize girme olanağı sunan bu eşsiz koyda çok sayıda turistik tesis, restoran, alışveriş merkezi ile sağlık kabini, duş-tuvalet, büfe, kabin vb. üniteler bulunmakta, ilçeye 14 km. uzaklıktaki merkeze gün boyu dolmuşlarla ulaşım sağlamaktadır.
Kıdrak Belceğiz'in 3 km. güneyindeki koy, sık çam ağaçları, temiz kumsalı ve berrak denizi ile ideal bir günübirlik dinlenme yeridir.
Faralya Kıdrak yolunun devamındaki şirin sahil köyü,vahşi doğası,elverişli iklimi,sıcakkanlı insanları ve tüm çekiciliği ile gezginlerin uğrak yeri konumundadır.
Kelebekler Vadisi Ölüdeniz 'den 3-4 mil uzaklıkta, etrafı 350 m. yükseklikte dağlarla çevrili bu ilginç kanyon adını, temmuz-eylül ayları arasında görülen "Jarsey Tiger" adlı kelebeklerden almıştır. Yaz kış akan küçük şelale, geniş kumsal, tertemiz deniz, pırıl pırıl çakıl taşları ve çevreyi süsleyen pembe zakkum çiçekleri ile küçük bir yeryüzü cenneti olan koya ulaşım, Ölüdeniz'den teknelerle sağlanmaktadır. Dünya gezginlerinin buluşma yeri olan vadide çadırlı kamp alanı, restoran, bar, roof, duş, kabin vb. olanaklar sunulmaktadır.
Saklıkent İlçe merkezine 50 km. uzaklıkta, Kayadibi Köyü sınırları içerisindedir.18 km. uzunlukta, yüksekliği yer yer 600 m.yi bulan benzersiz kanyonun içerisine gizlenmiş bir doğa harikasıdır. Dimdik sarp kayalıkları, çınar ağaçları, pırıl pırıl akan coşkulu kaynak suları ile, doğa tutkunları için dağcılık, yürüyüş, yüzme olanakları sunan eşsiz bir turizm merkezidir.
Yakapark İnsan emeği ve yaratıcılığı ile doğanın engin zenginliğinin birlikte oluşturduğu, su sesi ve kuş sesinin gizeminde unutulmaz anların yaşanacağı eşsiz bir dinlenme yeridir. Yaka Köyü'nden 2 km.lik bir yolla ulaşım sağlanmaktadır.
Göcek İlçeye 30 km. uzaklıkta, Fethiye-Muğla karayolu üzerindedir. Şirin bir balıkçı kasabası görünümünde olan Göcek, son yıllarda yat turizminin en önemli merkezlerinden biri haline gelmiştir. Doğal limanının yanı sıra etrafını çevreleyen çamlık tepeleri, yakınındaki ören yerleri, çok sayıdaki koy ve adaları ile eşsiz bir turizm cennetidir. Marinalarda yatçılara her türlü hizmet verilebilmekte, dileyenler küçük şirin tesislerde konaklayıp,balıkçı lokantalarında ve barlarda keyifli anlar yaşayabilmekte, günübirlik turlar ve su sporları ile tatillerini renklendirebilmektedirler.
Adalar Birbirinden güzel, sayısız koylarla süslü Kapıdağ Yarımadası ve adalardan oluşan, balıkçıların "Karanlık İçi" olarak tanımladıkları kesim mavi yolcuların uğrak yeridir. Fethiye ve Göcek 'ten düzenlenen günübirlik turlarla da ulaşılan Yassıca Adalar, Hamam Koyu, Kurşunlu Koyu, Yavansu, Bedri Rahmi Koyu, Tersane Adası, Göbün Koyu, Boynuzbükü, Göcek Adası, Domuz Adası, Zeytin Adası, Kızıl Ada yörede "12 Adalar" olarak ta anılmakta ve en önemli çekim alanı özelliğini taşımaktadır.
Oyuktepe Koyları İlçedeki iki büyük tatil köyünün de yer aldığı yarımadadaki Mempaşa, Küçük Samanlık, Büyük Samanlık, Boncuklu , Kuleli Aksazlar, Akvaryum,Turunç Pınarı vb. doğal koylar,özellikle yöre halkının sıkça gittiği günübirlik mesire yeridir.
Fethiye Istanbul : 814 km
Fethiye Ankara : 635 km
Fethiye Izmir : 359 km
Fethiye Aydin : 232 km
Fethiye Antalya : 199 Km
Fethiye Denizli : 217 km
Fethiye Nevsehir : 750 km
Fethiye Mugla : 131 km
Fethiye Dalaman : 55 Km
Fethiye Ortaca : 60 Km
Fethiye Köycegiz : 74 Km
Fethiye Marmaris : 130 Km
Fethiye Datça : 201 Km
Fethiye Gökova : 108 km
Fethiye Kavaklidere: 184 km
Fethiye Bodrum : 242 km
Fethiye Milas : 194 km
Fethiye Yatagan : 159 km
Fethiye Kalkan : 86 km
Fethiye Kas : 103 km
Fethiye Kemer : 247 km
Fethiye Alanya : 335 km
Fethiye Pamukkale : 234 km
Fethiye Efes : 288 km
Fethiye Kusadasi : 295 km
Fethiye - Hisarönü : 10 km
Fethiye - Ovacik : 7 km
Fethiye - Saklikent : 45 km
Fethiye Xanthos : 67 km
Fethiye Letoon : 69 Km
Fethiye Patara : 80 km
Fethiye Pinara : 47 km
Fethiye Tlos : 45 km
Fethiye Cadianda : 27 km
Fethiye Çalis : 5 km
Fethiye Kayaköy : 15 km
...neden sen?? bunu o kadar soruyorum ki kendime,kendi kendime.sana yazmak aslında sana söylemek istediğim o kadar çok şey var ki!ama yapamıyorum nedenini iyi biliyorsun değil mi minik(!) sıçan.evet çok çok iyi biliyorsun.
bu gece de yine her gece olduğu gibi seni bekliyorum.ve bu kez gelmiyor musun?sana ihtiyacımın olduğunu bildiğin halde...kanala bakıyorum.hala yoksun.ve ben seninle konuşmayı bile özlüyorum.yazdıklarını bile.bırak sesini,seni görmeyi,seni öpmeyi,sana dokunmayı,sana sarılmayı,seninle hayal kurmayı...düşünsene sadece yazmanı istiyorum !!!
o ilk gece o sana slm verdiğim ilk gece nerden tahmin edebilirdim ki?böylesine duygu yüklü olucağım,böylesine benliğimde taşıycağım..söylesen gülerdim belki de.hatta bana yakında tanışıcaz dediğinde bile gülmüştüm.
sana farkında olmadan bağlanmam komik aslında.çünkü sen hiç benim olmadın ki.yine de seni suçlamıyorum,suçlamadım ve asla suçlamam da.sanırım en doğrusunu yapıyorsun.
...kısa bir zamanlık bir oyun bizimkisi.tahminimce başlamadan biticek olan bir oyun.sahne,dekor,oyuncular ve yönetmenler aynıydı belki ama her karede,her dakikada hatta her saniyede farklıydı olaylar.bu farklılığı yaratan da sendin işte.kimi zaman sarıldım sana paylaşmak için sevincimi,kimi zaman kızdım 'seni sevmiyorum ' dedim haykırmak için öfkemi.bunlaraysa bir tek sözün,düşüncen ,dokunuşun,gülüşün,bir tek bakışın dahi sebep oldu.
ne zaman zorluklar tıkadıysa yolumu;verdiğim savaşlarda daima seni bulmak isterdim yanımda.oysa sen kimbilir belki de başka kollarda...
yine de senden öğrendiğim çok şey var.özellikle de söz konusu insanlarsa zekaysa hep öndeydin benden.bilmiyorum...herşeyi paylaşmak isterdim senle,hayatını bile.ama sanırım böyle bi sorumluluğu üstlenmek zor geldi sana
evet ilk kez platoniğim.önceleri güldüğüm olay bu!ama tesadüfler o kadar karışıyormuş ki insanın yaşantısına.sen ruhsal durumumu bakışlarımdan anlayan,beynimin içini okuyan tek insansın.aslında sen beni tanıma şerefine ulaşmış tek insansın diyebilirim. eline çok koz verdiğim için mi, yoksa anlayabildiğin için mi bilmiyorum.
sana veda maili atmayı bile düşündüm.ama yapamadım...klavyedeki tuşlar bıçak gibi geldi.öyle bi bıçak ki benden canımı söküp atmamı istemiş gibi...ve yine başaramadım.başaramıycam da!
içinde yaşadıklarını bir gün bile belli etmedin bana yani tam anlamıyla.yine de hala dediğim bir şey var:ne mutluki bana seni tanımşım ne mutlukigülücüklerini içime sığdırmışım.ve olduğun gibi kal demiyorum SEVGıLıM ben seni olmadığın gibi de seviyorum...
--------------------
Partnerinizi ne kadar kıskanıyorsunuz? Odaya hemcinsiniz sinek girse rahatsız olur musunuz? Bu testi çözün kıskançlığınızı ölçün.
Aşağıdaki durumlarda sizin tepkiniz hangisi olurdu?
1) Partnerinizi balık yemeğe götürdünüz..Garson siparişlerinizi getirdi..
a) Umarım balık dişi değildir.
b) Elleme sen! Garson baksın cinsiyetine..
c) Bırak yemeyi, açık denizde dişi köpek balığına yem olsan bile kıskanırım seni..
d) Söyle kim bu köpek balığı?
2) Partnerinizin dünya kadınlar gününü kutlayarak ona bir Mona Lisa tablosu hediye ettiniz.
a) Kaç kez söyledim kadınlar değil, kadın günün diyeceksin.Çoğul eki kullanma!
b) Hem niye Mona Lisa tablosu? Çarpım tablosu al daha iyi?
c) Hep Leonardo Da Vinci çeliyor senin aklını biliyorum ben.
d) Söyle kim bu Leonardo?
3) Hafta sonu için sinemadan iki kişilik bilet aldınız. Sinemaya gittiğinizde partneriniz filmin Kadınlar Ne İster olduğunu görüyor..
a) Söyleyeyim mi? Ben kadınım ve seni dövmek istiyorum.
b) Bir daha sinemaya gelmek yok. Korsan olsun ama içinde kadın olmasın&
c) At o mısırları..Kadın kokuyor..
d) Söyle kim bu kadın?
4) Rüyanızda kız bebek gördünüz ve partnerinize artık bir çocuk yapma vaktinin geldiğini söylediniz.
a) Ne işi var bebek gibi kızın senin rüyanda?
b) Rüya görmek yok bundan sonra!
c) Bebek mebek anlamam ben.Sonuçta dişi
d) Söyle kim bu bebek!
5) Partnerinize seksi bir iç çamaşırı hediye ettiniz.
a) Başka kadınların giyeceği iç çamaşırları da görmüşsündür sen!
b) Erkek baksırı neyime yetmiyor benim?
c) Satıcı bayana kolay gelsin dememişsindir umarım
d) Söyle kim bu satıcı kadın!
DEĞERLENDİRME
A lar çoğunluktaysa
Partneriniz sizi gözünden hatta diğer duyu organlarından bile kıskanıyor. Hatta kendinden kıskandığı için bir operasyonla cinsiyetini bile değiştirebilir. İlişkinin devam etmesi için aynı operasyonu sizinde geçirmenizi tavsiye edebilirim.Hem grup indiriminden faydalanmış olursunuz&
B ler çoğunluktaysa
Ülkemizde kişi başına düşen milli kıskançlık oranı oldukça düşük. Bunun sebebi partnerinizdir. Çünkü ülkedeki tüm kıskançlıkları kendisi yapıyor. Yani tüm kıskançlıklar partnerinizin başına düşüyor. Davranışlarından başına bir şeylerin düştüğünü çok rahat anlayabiliyoruz.
C ler çoğunluktaysa
O kişiden hala partneriniz diye bahsetmek ne kadar doğru olur bilmiyorum. Partner sandığınız kişi yıllar önce partnerlikten istifa etmiş ve canavar olmuş. Tabi canavarların da bir canı vardır. Onlar da kıskanabilirler.
D ler çoğunluktaysa
Partneriniz kıskançlık mesleğinin yanında paranoyalık, delilik, soru bankacılığı gibi ek işler de yapıyor olmalı.Çünkü ben ne partnerler gördüm üstünde kıskançlık yoktu, ne kıskançlıklar gördüm içinde paranoyalık, delilik yoktu. Bilmem anlatabildim mi? Yine de siz bilirsiniz. Partner sizin partneriniz&
Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına
düşüşü ve burnun herkesten başkaydı işte.
Güldüğün zaman yukarıya bakardın. Yukarı kalkan
başın ve gülen gözlerin vardı, ne güzeldiler...
Sen bilmiyordun, ben seni seviyordum.
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler. Duvarlara,
vitrin camlarına kaldırımlara çarpıyordu. Geri dönüyordu
çoğalarak. Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum
herşeyi, her şeyi erteleyişim oluyordun. Kalp ağrısı
oluyordun, birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun.
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk. Dönemeçler geçiyor,
köprüler göze alıyor ve bazen tekin olmayan suların
üzerinden atlıyorduk. Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi,
gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller.
Ben seni seviyordum, bilmiyordun.
Sevinçlerim oluyordun arasıra, sen hiç bilmiyordun.
Sonra herhangi biri oldun. Bütün sevinçlerim bittikten
sonra yağmurlar yağdı serin haziran akşamları...
Sonra bir gün uzaktan gördüm seni. Saçların
bana inat, başın her şeye meydan okuyarak.
İşte yine aynı... Kalbimi acıttın. Her zamanki gibi.
Değiştik sanıyordum.