kalpsiz_4

kalpsiz_4

Üye
02.01.2009
Er
434
Hakkında

  • Ne zaman; hayatında bazı şeyler çekilmez hale gelirse,
    Ne zaman; yirmi dört saat kısa gelmeye başlarsa,

    O zaman; mayonez kavanozu ve iki fincan kahveyi hatırlayınız

    İşte kavanoz ve iki fincan kahvenin hikayesi şöyle;
    Bir gün bir felsefe profesörü, elinde bazı malzemelerle derse gelir.

    Ders başladığında;

    Hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe kavanozunu alır.
    Sonda da kavanozu ağzına kadar tenis topları ile doldurur.
    Ardından öğrencilerine kavanozun dolup dolmadığını sorar
    Bütün öğrenciler hep bir ağızdan dolduğunu söylerler.

    Bunun üzerine;
    Profesör önündeki kutulardan birinden aldığı çakıl taşlarını, kavanoza döker.
    Çakıl taşları kayarak, tenis toplarının aralarındaki boşlukları doldurmaya başlar.
    Profesör yeniden kavanozun dolup dolmadığını sorar.

    Öğrenciler yine hep birlikte;
    'evet doldu' derler.

    Profesör bu defa da, masanın üzerindeki diğer kutuyu eline alır ve içindeki kumu yavaşça kavanoza döker.
    Tabii ki kumlar da çakıl taşlarının aralarındaki boşlukları doldurur.

    Profesör yine aynı soruyu sorar.
    Öğrenciler de yine koro halinde 'evet doldu' derler.
    Profesör bu kez ise masanın altında hazır bekleyen iki fincan kahveyi alır.
    Başlar kahveyi kavanozun içine dökmeye.
    Bu kez de kahve de kumların arasında kalan boşlukları doldurur.
    Bunun üzerine öğrenciler gülmeye başlar
    Ardından profesör öğrencilerine nasihat etmeye başlar;
    '
    Bu kavanoz sizin hayatınızdır.

    Tenis topları;
    Hayatınızdaki önemli şeylerdir.
    Yani aileniz, çocuklarınız, sağlığınız, arkadaşlarınız gibi.
    Diğer şeyleri kaybetseniz de, bunlar hayatınızı doldurmaya yeter.

    Çakıl taşları ise;
    Sizin için daha az önemli olan diğer şeylerdir.
    Yani işiniz, eviniz, arabanız gibi.

    Kum ise;
    Diğer ufak tefek şeylerdir.
    Şayet kavanoza önce kum doldurursanız;
    Çakıl taşlarına ve özellikle de tenis toplarına yeterli yer kalmaz.
    Aynı şey hayatımız için de geçerlidir.
    Vaktinizi ve enerjinizi;
    Ufak tefek şeylere harcar, israf ederseniz;
    Bu defa da önemli şeyler için vakit kalmayacaktır.
    Dikkatinizi mutluluğunuz için önemli olan şeylere çevirin.
    Çocuklarınızla oynayın.
    Sağlığınıza dikkat edin.
    Sevdiklerinizle yemeğe çıkın.
    Evinizin ihtiyaçlarını karşılayın.
    Öncelikle tenis toplarını kavanoza yerleştirin.
    Öncelikleri, sıralamayı iyi bilin.
    Gerisi hep kumdur'

    Bu arada bir öğrenci merakla şu soruyu sorar;

    'Hocam peki, o iki fincan kahve nedir?'
    Profesör gülerek cevaplan;
    'Bu soruyu bekliyordum.
    Hayatınız ne kadar dolu olursa olsun;
    Her zaman dostlarınız ve sevdiklerinizle bir fincan kahve içecek kadar yer vardır'
#16.11.2012 22:29 0 0 0
  • bu kitabı alıp almama konusunda çok kararsızdım gittiğim her yerde karşıma çıktı bu kitap her gördüğüm yerde de ayrı ayrı inceledim içime sinmeyen birşeyler vardı ve yine burda da yine karşıma çıktı almak isteyeceğim bir kitap çıkmaz da hiç aklımda olmayan bir kitap her yerde karşıma çıkar bu kitap da öyle bakalım bakalım biraz daha karşıma çıksın elbet sonunda alıcam zaten süresini uzatmak yaptığım ...

    Kitap hakkında bilgilendirdiğiniz için teşekkürler ...
#07.11.2012 22:45 0 0 0
  • O güzel yüreğinden geçenleri paylaştığın için çok teşekkürler
    Herbiri ayrı güzel ve ayrı bir anlam taşıyor
    Devamının gelmesi dileğiyle ...
#01.11.2012 17:06 0 0 0
#30.10.2012 20:24 0 0 0
  • emeğine yüreğine sağlık çok güzel olmuş
#20.12.2009 02:32 0 0 0
  • Konu: Leyli
    emeğine sağlıkk
#20.12.2009 02:31 0 0 0
  • Konu: evli çift
    Genc bir cift, yeni bir mahalledeki yeni evlerine tasinmislar. Sabah
    kahvalti yaparlarken, komsu da camasirlari asiyormus.
    Kadin kocasina 'Bak, camasirlari yeterince temiz degil, camasir yikamayi bilmiyor, belki de dogru sabunu kullanmiyor.' demis.

    Kocasi ona bakmis, hicbir sey soylememis, kahvaltisina devam etmis.

    Kadin, komsusunun camasir astigini gordugu her sabah ayni yorumu yapmaya devam etmis.
    Bir ay kadar sonra, bir sabah, komsusunun camasirlarinin tertemiz oldugunu goren kadin cok sasirmis 'Bak' demis kocasina ' Camasir yikamayi ogrendi sonunda, merak ediyorum, kim ogretti acaba ?'
    'Ben bu sabah biraz erken kalkip penceremizi sildim' diye cevap vermis kocası.

#07.12.2009 20:11 0 0 0
  • Konu: Çaresiz
    çok güzel olmuş emeğine yüreğine sağlık =)
#14.11.2009 21:32 0 0 0
  • dediğiniz gibi yapıyorum zaten tüm bağlantı yerlerini temizledim hortumun yani süngeri olsun kabarcık çıkartan yeri olsun ordan hortuma bağlantı yeri olsun hepsini temizledim ama ertesi sabaha çalışmıyo şu bir haftadır her gün temizliyorum
#12.11.2009 22:24 0 0 0
  • arkadaşlar benimbir sorunum var bi türlü çözemedim yardımcı olursanız sevinirim
    benimde bir akvaryumum var ve 5 tanede japon balığım var sorunum ise akvaryumun motoru kaçıncıya motor alıyorum bir türlü doğru dürüst motor bulamadım en son aldığım motoru 4 aydır kullanıyorum ve sonunda tamam artık motor değiştirmeme gerek kalmadı die düşünürken 1 haftadır motorda sorunlar başladı motor haftada 1 temizlenmezmi ben şu 1 haftadır her gün motor temizliyorum çünkü motor 1 gün çalışıyo ve ertesi sabaha kabarcık atmıyo yeni bir motormu almalıyım yoksa bunun başka bir çaresi varmı bana bir akıl verirmisiniz bu sorunu nasıl çözebililrim
    yardımlarınız için şimdiden çook teşekkürler
#12.11.2009 22:05 0 0 0
#25.10.2009 15:09 0 0 0
#22.10.2009 21:51 0 0 0
  • beyendiğinize sevindim :)
    hepinizide en azında bir tebessüm oluştuysa okurken bu bana yeter
    teşekkürler herkese :)
#22.10.2009 21:06 0 0 0
  • Paran varsa aleme çık alem adam görsün, paran yoksa eve git çoluk çocuk baba görsün...

    Yüzük lordun yol Ford'un

    Paran varsa Range Rover, paran yoksa game over...

    Ağlamayı Ferdi'den, bağlamayı Orhan'dan, sevmeyi İbrahim'den öğrendik

    Bir meyhane buldum mezarlığın karşısında, bir gün beni ararsan ya oradayım ya da karşısında

    Dikkat: Araçta yalnız var

    Bir sana bir de sabah uykusuna doyamadım

    Sağlam şöför kalmaz rampada, Müslüm baba sığmaz ipod'a

    Senin araban namaz kılıyo mu, benimki Clio

    Sarı kızın nazı, Ford'un ara gazı

    Al Fordun dizelini, sev köyün güzelini

    Güzeli sevdikce nazlanir, Ford'a bastikca sahlanir

    Gönlünde yer yoksa güzelim; fark etmez, ben ayakta da giderim

    Beni çekemiyorsan anten tak

    Hatalıysam çaldır kapat, ben seni ararım

    Parayı buldum şimdi kıro olacağım

    Menfaat yolunda edinilen dostluk, çile yokuşunda son bulurmuş.

    Kızın gülüşüne, kışın güneşine aldanma

    Evlenip gideceğime balayına, evlenmem giderim alayına

    Dünyayla nişanlı, ölümle sözlüyüm

    Önünü görmeden sollama, evine acı haber yollama...

    Fakiri fakir yapan kuru inat, zengini fakir yapan hayırsız evlat, memuru fakir yapan süslü avrat.

    Dünyada MAN ahirette iman

    Karayollarında degil, senin kollarında öleyim.

    Vur kalbime hançeri, yüregim parçalansin; fazla derine inme, çünkü orda sen varsın.

    Ankara İstanbul 6 saat sana sevgim 24 saat


#22.10.2009 15:17 0 0 0
  • Konu: fıkra
    telefon sesi...

    - alo buyrun ?
    - Emel hanım ?
    - evet efendim, buyrun!
    - Emel Karakaş di mi?!
    - evet efendimm!
    - Hanfendi, burası ... laboratuvarı. Eşinizin test sonucu geldi. Ancak aynı isimde birinin daha test sonucu var elimde ve açık konuşmak gerekirse hangisi daha kötü bilemiyorum !!!
    - Ne demek istiyorsunuz ?
    - Valla biri alzaymer diğeri eids!
    - Bi daha yaptırsak testi?
    - Hanfendi biliyorsunuz bunlar pahalı testler, sigorta ödemez ikinci testi.
    - Ne yapmalı o zaman?
    - Bakın biz burada düşündük şöyle bi fikir geldi aklımıza:
    Kocanızı bindirin arabaya, şehrin ortasında biyerde bırakın...
    Evi bulursa sakın bi daha onla yatmayın!!!


#22.10.2009 15:01 0 0 0
#22.10.2009 14:38 0 0 0
#04.10.2009 21:18 0 0 0
#12.09.2009 21:55 0 0 0
#12.09.2009 21:54 0 0 0