1. I. Göçler II. Doğal afetler III. Hızlı nüfus artışı
Yukarıdakilerden hangisi de¬mografik faktör olarak kabul edilebilir?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) İve III
E) I, II ve III
2. Aydınlanma hareketi hangi dö¬nemde ortaya çıkmıştır?
A) 13. ve 14.yy
B) 14. ve 15.yy
C) 15. ve 16.yy
D) 17. ve 18.yy
E) 19. ve20.yy
3. Aşağıdakilerden hangisi Ay¬dınlanma Dönemi düşünürleri arasında yer almaz?
A) Hobbes
B) Giddens
C) Voltaire
D) Rousseau
E) Locke
4. Aydınlanma düşüncesiyle ye¬niden tanımlanan insan doğa¬sının kuramını oluşturan düşü¬nür aşağıdakilerden hangisi¬dir?
A) D. Hume
B) T. Hobbes
C) A. Ferguson
D) J. Locke
E) K. Marke
5. Aşağıdakilerden hangisi Weber'e göre modern firmalarda ve örgütlerde bulunan hatta modern kapitalizmin temelinde olan akılcı ve amaçlı bir eylem¬dir?
A) Karizmatik otorite
B) Feodal otorite
C) Ataerkil otorite
D) Geleneksel otorite
E) Rasyonel-Yasal otorite
6. Aşağıdakilerden hangisi doğa¬nın komünal sahiplenebildiği üretim tarzıdır?
A) Antik toplum
B) Feodal toplum
C) Aşiret ya da klanlardan olu¬şan ilkel, doğal toplum
D) Kapitalist toplum
E) Emperyalist toplum
7. İnsanların birbirlerinin köken¬leri, yetişmeleri, karakterleri olanakları ve topluluk içindeki konumlarına göre yaptıkları de¬ğerlendirmelere Weber ne ad verir?
A) Sınıf
B) Statü
C) Tabaka
D) Anlam
E) Yabancılaşma
8. Aşağıdakilerden hangisi Com-te'un insan düşüncesi ve insan toplumlarında art arda gelen ve zorunlu olarak kabul edilen ev¬releri açıklar?
A) Toplumsal statik
B) Toplumsal dinamik
C) Toplumsal birikim
D) Sermaye birikimi
E) Mekanik dayanışma
9. Aşağıdakilerden hangisi erken dönem işlevselci toplum ku¬ramcılarından biridir?
A) R. Hilferding
B) N. Buharin
C) H. Spencer
D) A.W. Gouldner
E) A.G. Frank
10. Durkheim'e göre toplumsal değişmenin nedeni aşağıdaki¬lerden hangisidir?
A) Nüfus arışı
B) Çevre değişimi
C) İklim kötüleşmesi
D) Teknoloji
E) Değerli modern düzeyi
11. Parsons aşağıdakilerden han» gisini evrenselci-başarı odaklı toplumlara örnek gösterir?
A) İspanya
B) Çin
C) Rusya
D) ABD
E) Nazi Almanyası
12. Aşağıdakilerden hangisi ek* lemlenme kuramcılarından biri¬dir?
A) Frank
B) Lüxemburg
C) Amin
D) Lenin
E) Bettelheim
13. Lenin'e göre emperyalist yayıl¬macılığın temel nedeni aşağı¬dakilerden hangisidir?
A) Tekelci firmaların kârını arttır¬mak için sermayelerini başka ülkelere ihraç etmesi
B) 3. dünya ülkelerinde emeğin çok ucuz olması
C) 3. dünya ülkelerinde serma¬yenin çok ucuz olması
D) Kapitalizmin küresel olarak yayılma eğilimi
E) Kapitalizmin kendi kendini yok etmesi
14. Aşağıdakilerden hangisi em¬peryalizmi ileri derecede geliş¬miş ve belirli bir düzeyde üre¬tim örgütlenmesini gerçekleş¬tirmiş finans kapitalizmin bir politikası olarak tanımlar?
A) Lenin
B) Buharin
C) Lüksemburg
D) Emmanuel
E) Laclau
15. Samir Amin'e göre çevre, böl¬gelerin azgelişmişlikten kurtu¬labilmeleri için gerekli ön koşul aşağıdakilerden hangisidir?
A) Gelişmiş ülkelerden parasal yardım alması
B) Gelişmiş ülkelerden teknolo¬jik yardım alması
C) Merkez sistemlerle olan bağ¬larını koparmaları
D) Ucuz emek yerine teknoloji kullanımını arttırmaları
E) Merkezi bürokrasiyi güçlen¬dirmeleri
16. Kapitalizmin gelişme evrelerini farklı sermaye birikim rejimleri temelinde analiz eden görüş aşağıdakilerden hangisidir?
A) Eklemlenme okulu
B) Keynesci okul
C) Bağımlılık okulu
D) Emperyalist okul
E) Düzenleme okulu
17. Düzenleme kuramında ele alı¬nan krizlerden hangisi kon¬jonktür ya da küçük krizler te¬rimleriyle de ifade edilmiştir?
A) İktisadi krizler
B) Yapısal krizler
C) Mali krizler
D) Finansal krizler
E) İdeolojik krizler
18. Aşağıdakilerden hangisinde adem-i merkeziyetçi örgütlen¬me görülmektedir?
A) 1970 sonrası birikim rejimi
B) Esnek birikim rejimi
C) Yoğun birikim rejimi
D) Yaygın birikim rejimi
E) Fordist birikim rejimi
19. Aşağıdakilerden hangisi yay¬gın birikim rejimi dönemidir?
A) 19.yy'ın başları
B) 19.yy'ın sonu
C) 18.yy'ın sonu
D) 19.yy'ın ortalarından I. Dünya Savaşına kadarki süre
E) 1970 sonrası dönem
20. Ülkeler arasındaki ekonomik, sosyal, siyasal ve kürtürel iliş¬kilerin yaygınlaşması ve artma¬sına ne ad verilir?
A) Dış ticaret
B) Uluslararası ihtisaslaşma
C) Uluslararasılaşma
D) Ulus-Devlet Doktrini
E) Dış denge
21. Aşağıdakilerden hangisi küre¬selleşme kavramını zaman ve mekan bağlamında ele almış¬tır?
A) Giddens
B) Habermans
C) Durkheim
D) Weber
E) Albrow
22. Ağ toplum kavramı aşağıdaki¬lerden hangisine aittir?
A) K. Marx
B) R. Lüksemburg
C) I. Wallerstein
D) J. Urry
E) M. Castells
23. Aşağıdakilerden hangisi küre¬selleşmenin olumsuz etkilerin¬den biri değildir?
A) İnsan değil sermaye odaklıdır
B) Kapalı toplumlar açık toplum¬lara dönüşmüştür
C) Azgelişmiş ülkelerin sömürül¬mesine yol açmıştır
D) Dünyada yoksulluğu arttır¬mıştır
E) Çevresel felaketlere neden olmuştur
24. Aşağıdaki sınıflamalardan hadi gisi Liberal feminist yaklaşım dır?
A) Bağımlılık ve Kadın
B) Emperyalizm ve Kadın
C) Kalkınmada Kadın
D) Kadın ve Modernité
E) Toplumsal Cinsiyet ve Kadın
25. Kadın ve Kalkınma modeli aşn ğıdakilerden hangisini temsil eder?
A) Liberal Feminist
B) Emperyalist Feminist
C) Toplumsal Feminist
D) Kapitalist Feminist
E) Marksist Feminist
26. Aşağıdakilerden hangisi geliş¬mekte olan ülkelerde kadınla¬rın konumlarının iyileştirilmesi¬ne yönelik Batılı feministlerin talepleri etrafında şekillenen yaklaşımdır?
A) Eşitlik
B) Refah
C) Çevreci
D) Güçlendirici
E) Yoksullukla mücadele
27.Türkiye'nin kalkınma süresin¬de kadın erkek eşitliği ile ilgili Aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Kadının eğitime katılma oranı erkeklerden daha yüksektir
I!) Kadınların işgücüne katılım oranı erkeklerden daha yük¬sektir
C) Erkeklerin siyasal yaşama katılımı kadınlardan daha yüksektir
D) Kadınların yaşam beklentisi erkeklerden daha düşüktür
E) Kadınlarda işsizlik oranı daha düşüktür
28. Aşağıdakilerden hangisi Latin Amerika Bağımlılık Okulu tara¬fından sunulan tezi Türkiye için öne süren görüştür?
A) Milli ekonomi hareketi
B) Yön Devrim hareketi
C) Kemalist hareket
D) Kadro hareketi
E) İttihat ve terakki
29. Türkiye'de Burjuva devriminin başlangıcı aşağıdakilerden hangisidir?
A)1803
B)1900
C) 1903
D) 1905
E)1908
30. Batı Avrupa ile Türkiye'nin sa¬nayileşmesi karşılaşıldığında aşağıdakilerden hangisi Türki¬ye'ye özgü belirgin farklılıklar¬dan biridir?
A) Tarımda mülksüzleşme
B) Tarımda küçük mülkiyetin yaygın ve kalıcı olması
C) Burjuva demokrasisinin geliş¬mesi
D) Kapitalistleşme
E) Kentlerde örgütlü üretimin bi¬rincil öneme yükselmesi
TOPLUMSAL DEĞİŞME KURAMLARI MURAT YAYINLARI FİNAL DENEME SINAVI – 01
YANIT ANAHTARI
1- D 11- D 21 A
2- D 12- E 22 E
3- B 13-A 23 B
4-A 14- B 24 C
5- E 15- C 25 E
6-C 16-E 26 A
7- B 17-A 27 C
8- B 18- B 28 D
9- C 19- D 29 E
10-A 20- C 30 B
TOPLUMSAL DEĞİŞME KURAMLARI MURAT FİNAL DENEME SINAVI -
1.
I. Toplumsal değişme kavramı değer yargısı içermez.
II. İlerleme, kalkınma ve gelişme kavramları değer yargısı içe¬rir.
... III. Kalkınma ve gelişme belirli bir amaca yönelik değişimi vurgular.
Yukarıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve II
E) I, II ve III
2. Aşağıdakilerden hangisi modernitenin kurumsal boyutları arasında yer almaz?
A) Kapitalizm
B) Endüstrileşme
C) Denetim
D) Gözetim
E) Askeri güç
3. Modern toplumlarda muazzam derecede büyük bir servet ya¬ratma kapasitesi sağlamış üre¬tim yöntemlerine ne ad verilir?
A) Endüstrileşme
B) Gelenekselleşme
C) Aydınlanma
D) Yapısallaşma
E) Rasyonelleşme
4. Aşağıdakilerden hangisi İki Dünya ülkelerinden biridir?
A) Yeni Zellanda
B) Hindistan
C) Güney Amerika
D) Doğu Almanya
E) İngiltere
5. Aşağıdakilerden hangisi M Weber'in metodolojisinin önemli kavramıdır?
A) Realizm
B) Anlama
C) İdeal-Tip
D) Statü
E) Tabaka
6. Aşağıdakilerden hangisi ideal tip olarak bürokrasinin işleyiş kurallarından biri değildir?
A) Görevde uzmanlaşma yüksek düzeydedir
B) İtaat herkese aynı biçimde uygulanan kurallara bağlıdır
C) Otoritenin sınırları açık ve nettir
D) İnsanlar kendi konularını ve bilgilerini deneyimleri ile oluş¬turur
E) İşler kişisel ilişkilere dayalı yürütülür
7. Aşağıdakilerden hangisi para¬nın rasyonel hesabının önko¬şullarından biri değildir?
A) Emeğin geleneksel örgütlen¬mesi
B) Rasyonel defter tutma
C) Hukukun rasyonelleşmesi
D) idarenin rasyonelleşmesi
E) Artan teknoloji
8. Aşağıdaki erken dönem işlev¬sele! kavramalardan hangisi toplumsal sorumluluklarının gönüllülük esasına dayandığı¬nı ve bunların toplumu bir ara¬da tuttuğunu savunmuştur?
A) Hoselitz
B) Durkheim
C) Spencer
D) Parsons
E) Comte
9. Aşağıdakilerden hangisi mo¬dernleşme sürecinde kültürel değerlerin öneminin yanısıra bireysel düzeydeki değerlerin de önemini vurgulamıştır?
A) Levy
B) McClelland
C) Lenner
D) Smelser
E) Rostow
10. Rostovv'ın gelişme aşamaların¬dan hangisinde modern tekno¬loji, ekonomik aktivitenin tama¬men içine girmiştir?
A) Geleneksel toplum
B) Ekonomik gelişmenin ön şartı
C) Ekonomik kalkış
D) Olgunluk dönemi
E) Üst seviyede kitle tüketimi
11. Yapısal-İşlevselci yaklaşım hangi yıllarda üstünlüğünü göstermiştir?
A) 1900-1910
B) 1920 - 1930
C) 1940 - 1950
D) 1960 - 1970
E) 1980- 1990
12. Kapitalizmin çevre ülkelerde üretici güçleri geliştirilebileceğini, bunun da ekonomik büyü¬me yaratabileceğini iddia eden düşünür aşağıdakilerden han¬gisidir?
A) Hettne
B) Warren
C) Palma
D) Laclau
E) Weber
13. Aşağıdakilerden hangisi Wallerstein'a göre dünya tarihinde bütünlük olarak kavramsallaştırabilecek üç üretim biçimin¬den biridir?
A) Mini Sistemler
B) Gelişmiş Ekonomiler
C) Emperyalist Ekonomiler
D) Bağımlı Sistemler
E) Makro Sistemler
14. Aşağıdaki kuramlardan hangisi azgelişmiş ülkelerin sömürülmesinde temel önceliğin ulus¬lararası pazar ilişkilerine veril¬mesini eleştirmektedir?
A) Bağımlılık kuramı
B) Dünya Sistemleri kuramı
C) Modernleşme kuramı
D) Eklemlenme kuramı
E) Yapısal Dönüşüm kuramı
15. Aşağıdaki düşünürlerden han¬gisi kapitalist üretim biçiminin hakim olduğu bir dünyada em¬peryalizmden bahsetmenin mümkün olamayacağını vurgu¬lar?
A) Lenin
B) Marx
C) Bukharin
D) Frank
E)Lüxemburg
16. Aşağıdakilerden hangisi ilk birikim dönemidir?
A) 19. yy'ın ortasına kadar sür»n dönem
B) Birinci Dünya Savaşı sonran
C) İkinci Dünya Savaşı sonrası
D) 1970 sonrası
E) 1980 sonrası
17. Aşağıdakilerden hangisi yay¬gın birikim rejiminin en önemli ayırıcı özelliğidir?
A) Nispi artı değer üretimi
B) Mutlak artı değer üretimi
C) Teknoloji devrimi
D) Yoğun devlet müdahalesi
E) Ucuz işgücü
18. Esnek üretim modelinde tanımlanan işgücü türlerinden hangisi niteliği yüksek ve işletme açısından önemli işlevleri yeri¬ne getirir?
A) Merkez işçiler
B) Çevre işiler
C) Yarı çevre işçiler
D) Niteliksiz işçiler
E) Sigortasız işçiler
19. Aşağıdakilerden hangisi aynı zamanda yalın birikim rejimi olarak da adlandırılır?
A) Fordizm
B) Yaygın birikim rejimi
C) Yoğun birikim rejimi
D) İlk birikim rejimi
E) Post-Fordizm
20. Soğuk savaş sonrasında ABD'nin dünya ölçeğindeki çok yönlü siyasi yapıyı kendi kontrolü altında tutmak ve ken¬di çıkarlarına göre küresel eko¬nomik ilişkileri düzenlemeye çalışmak çabasına ne ad veri¬lir?
A) Yeni Dünya Düzeni
B) Emperyalizm
C) Globalleşme
D) Güç Dönüşümü
E) Teknoloji Devrimi
21. Küreselleşmeyi tarihsel aşa¬malara bağlı olarak açıklayan düşünür aşağıdakilerden han¬gisidir?
A) A. Giddens
B) R. Robertson
C) I. Wallerstein
D) M. Albrow
E) M. Castells
22. Risk toplumu kavramını aşağı¬dakilerden hangisi geliştirmiş¬tir?
A) L. Sklair
B) M.Weber
C) U. Beck
D) E. Durheim
E) J. Urry
23. Aşağıdakilerden hangisi küre¬selleşmenin dünya ekonomisi¬ne olumlu etkilerinden değil¬dir?
A) Dünya vatandaşlığı fikri
B) Demokratikleşme
C) Serbest ticaretin artması
D) Çok yönlü işbirliğinin gelişme¬si
E) Sınıfsal, kültürel, etnik ayrılık¬lara yol açması
24. Aşağıdaki sınıflamalardan han¬gisi Marksist feminist yaklaşı¬mı temsil etmektedir?
A) Kadın ve Kalkınma
B) Kalkınmada Kadın
C) Kapitalist Gelişimde Kadın
D) Kalkınma ve Toplumsal Cinsi¬yet
E) Modernleşme ve Kadın
25. Aşağıdakilerden hangisi 1970'li yıllardan sonra gelir getirici projelerle kadınların gelir ka¬zanmasını amaçlayan yakla¬şımdır?
A) Refah Yaklaşımı
B) Güçlendirici Yaklaşım
C) Çözümleyici Yaklaşım
D) Yoksullukla Mücadele Yakla¬şımı
E) Dengeleyici Yaklaş
26.
I. Refah yaklaşımı
II. Eşitlik yaklaşımı
III. Etkililik yaklaşımı Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri kadınların üretim, ye¬niden üretim ve topluluk işle¬rinde kullandıkları emeklerin esnekliğinden yararlanır?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) İve II
E) III ve II
27. Kapasitelerini arttırarak kadın¬ların kendilerine olan güvenle¬rini kazanmasını hedefleyen yaklaşım aşağıdakilerden han¬gisidir?
A) Yoksullukla mücadele
B) Güçlendirme Yaklaşımı
C) Eşitlik yaklaşımı
D) Etkinlik yaklaşımı
E) Refah yaklaşımı
28. Türkiye Cumhuriyetine geçiş sürecindeki Osmanlı Toplum yapısını tanımlamak için aşağı¬dakilerden hangisi doğru ifade¬dir?
A) Sanayi Toplumu
B) Gelişmiş kapitalist toplum
C) Feodal kapitalist toplum
D) ilkel kapitalist toplum
E) Yarı sömürgeleşmiş toplum
29. Türkiye'de gelişme sürecini erken aşamalarından başlayarak üretken olmayan hizmeti sektörünün aşırı gelişmesi şişkinleşmesi sonucu orta çıkan ekonomik yapı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Azgelişmişlik
B) Sosyalizm
C) Sömürgecilik
D) Neo liberal
E) Feodal
30. Aşağıdakilerden hangisi Avrupa'nın burjuva demokrasisin karşın Türkiye'de uygulanan rejimdir?
A) Çok partili rejim
B) Totaliter rejim
C) Dış denge rejimi
D) Parlementer popülizm
E) Monarşik rejim
TOPLUMSAL DEĞİŞME KURAMLARI MURAT FİNAL DENEME SINAVI – II
YANIT ANAHTARI
1- E 11-C 21- B
2- C 12- C 22- C
3- A 13-A 23- E
4- D 14- D 24- A
5- B 15- E 25- D
6- E 16-A 26- C
7- A 17- B 27- B
8- C 18-A 28- E
9- B 19- E 29- A
1 0 D 20-A 30- D
Aöf Sınav Tarihleri ve Kayıt Yenileme -Açık öğretim Sınav Tarihleri ve Kayıt Yenileme- Açık öğretimde Kalma varmı
Açıköğretim (Dönemlik) Güz Dönem Sonu Sınavı : 21-22 Ocak 2012
( Final sınavlarımızın tarihidir. Bu sınav sonrası bu dönem için başka sınavımız yoktur. Şu anki derslerimizi bu sınavda vermeliyiz.)
Şubat ayında KAYIT YENİLEME yaparak (bahar dönemi kayıt yenileme : 13-24 Şubat 2012) bahar dönemi yeni derslerimize ait kitaplarımızı alarak yeni derslerin sınavlarına hazırlanacağız.
Açıköğretim (Dönemlik) Bahar Dönemi Ara Sınavı 07-08 Nisan 2012
Açıköğretim (Dönemlik) Bahar Dönem Sonu Sınavı 02-03 Haziran 2012
“Herkese şefkat gözüyle bak, kimseyi tahkir ve hakir görmeKimseden hiçbir şey talep etmeve hizmetin için kimseye emretmeGiyeceğin sade, sermayen din ilmi, evin de mescid olsun”
(Şah-ı Nakşibend ks)
Allah; dinini düzelten kişinin dünyasını da düzeltir
Hz Ali ra
” Kötülük eden kimseye ihsanla karşılık vermek faziletin en güzelidir”
Hz Ali (ra)
Dünya pazarının sermayesi altındır
Öte âlemin sermayesi ise; aşk ve daim nemli iki göz
Gönlüm bağdır, gözüm bulut
Bulut ağladı mı bağ yeşerir
Mum gibi yaş dök ki gönül evin aydınlansın
Hz Mevlana
“İnsanlara karşı meyveli ağaç gibi olunuz
İnsanlar ona taş atarlar; ama o, insanlara meyve verir”
(Hasan el-Benna)
Gören göze karanlık perde olmaz,
görmek istemeyen göze ışık ne yapsın?
HzAli(ra)
“Biri sana gelip ‘Sen mübarek bir zatsın’ dese, bir başkasıda, ‘Sen ne kötü ve aşağı bir kimsesin’ demiş olsa; sana birinci söz ikinci sözden daha hoş geliyorsa, anla ki fena bir kimsesinKendini tanımamışsın, demektirKendini iyi tanıO zaman, hakkında söylenenler sana zarar vermez”
29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI İLE İLGİLİ AÇILIŞ KONUŞMASI
29 Ekim 1923 ülkemizde cumhuriyet yönetiminin ilan edildiği gündür Bugün ulusal bayram günüdür Her yıl cumhuriyet yönetiminin ilanını 28 – 29 Ekim günleri Cumhuriyet Bayramı olarak coşkun törenlerle kutlarız
Cumhuriyet Yönetiminden önce devletimizin adı Osmanlı İmparatorluğu idi Osmanlı Devleti, Osman Bey tarafından 1299'da Söğüt 'de kuruldu Osmanlı devlet yöneticisine padişah denirdi Osmanlı Devletini altı yüz yirmi dört yılda, otuz altı padişah yönetti Son padişah Sultan Vahdettin'dir
Eskiden ülkelerde tek kişi egemendi Ülkelerini diledikleri gibi yöneten bu kişilere padişah, şah, kral, hakan, sultan denirdiYönetim çoğu zaman babadan oğla geçerdi Oğlun küçük olması, deli olması yönetici olmaya engel sayılmazdı Böyle tek kişinin kendi başına buyruk, sorumsuz, denetimsiz yönetimine mutlakıyet denir Mutlakıyet yönetiminde egemenlik kayıtsız şartsız tek bir kişidedir
Mutlakıyetle yönetilen ülkelerde zamanla hakana, padişaha, şaha, krala yardımcı olsun diye meclis kuruldu Meclis üyeleri halkın dileklerini yöneticiye duyurur, yasa tasarısını hazırlardı Bu yasa taslakları hakan, padişah, şah, kral tarafından benimsendiğinde yasalaşırdı Bu yönetim biçimine Meşrutiyet denir Ancak meclisin yetkileri genel olarak çok sınırlıdır Osmanlı Devletinde 1876 ve 1908 yıllarında iki kez meşrutiyet ilan edildi
Üçüncü yönetim biçimi cumhuriyettir Cumhuriyet'te egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur Ulus kendini yönetme yetkisini temsilcileri - milletvekilleri- aracılığı ile kullanır Cumhuriyet yönetiminde yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır Seçilen temsilciler yasalar yapar, yöneticileri ulusu adına denetler Yönetilenler dilerlerse seçimlerde yöneticilerini değiştirirler
Harf devrimini yapan Mustafa Kemal Atatürk, yeni harflerin öğretilmesi için yazı tahtasının başına geçti Milletimize yeni harfleri öğretmek için canla başla çalışmaya başlamıştı Bakanlar Kurulu 11 Kasım 1928 günü yaptığı toplantıda, Ata’mıza “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” unvanını verdi 24 Kasım, Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği gündürAta’mızın yüzüncü doğum yıldönümünün kutlandığı 1981 yılında, 24 Kasım’ın her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanmasına karar verildi
Öğretmenler gününde, öğretmenlerimizin değerini, sorunlarını ve hizmetlerini hatırlar, onların emeklerini boşa çıkarmamak için gayrete geliriz Biliriz ki, çalışkan, dürüst ve insani değerlere sahip insanlar olmamız, öğretmenlerimize verebileceğimiz en güzel armağandır
Öğretmenlik kutsal bir meslektir Sevgi dağıtıp içimizi aydınlatan öğretmenler bizi doğruya yöneltir, bilgili kişiler olmamız için çaba gösterirler Dünyayı tanıtırlar bize Gerçeği, daima gerçeği, yeniliği, gelişmeyi ve bilimi anlatırlar Yeteneklerimizin gelişmesine yardımcı olur, doğruluk, dürüstlük ve yardımseverlik gibi evrensel değerlere ulaşmamızı sağlarlar Bize anne olurlar, baba, kardeş ve arkadaş olurlar
Dünyanın en saygın insanları olan, siz öğretmenlerimin huzurunda saygı ile eğilirim Geleceğimiz, gözlerinizde gördüğümüz ışıltılar gibi aydınlık olsun!
24 Kasım Öğretmenler Günü İle İlgili Konuşma Metni
ÖĞRETMENLER GÜNÜ
Öğretmenlik insanlık tarihinin en anlamlı ve ölümsüz mesleğidir Ürünü insan olan ve başlı başına bir amaç olmaktan öte, bizleri yüce gayemize ulaştıran bir vasıta olarak görüyorum öğretmenlik mesleğini
Öğretmenin vazifesi, gücü nispetinde erdemli toplum gayretine katkı sağlamaktır İnsan yaratılmışların en seçkini, en donanımlısı, en bilinçli olanı; ama aynı zamanda en vahşi, en acımasız, en anlaşılmaz davranışların da sahibi Onun için insan hayatında eğitim; davranışları doğru yönlendirmede ve diğer hemcinslerinin haklarına tecavüz etmesinin engellenmesinde birinci derecede etkilidirÖğretmen işlevini yerine getirirken bu önceliği asla ihmal etmemelidir
“Bir insanı kötülüklerden alıkoyup iyiliğe sevk etmek, üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha hayırlıdır” sözü icra ettiğimiz mesleğin ne kadar onurlu ve yüce bir gayeye hizmet ettiğini göstermesi bakımından anlamlıdır
Kadim değerlerin günübirlik çıkarlara feda edildiği günümüzde bu kutlu sanatı en güzel biçimde icra etmek durumundayız Bunun için de heyecanımızı diri tutmalı ve ideallerimizi yeniden kuşanmalıyız
Karşı karşıya kalacağımız bütün durum ve şartları aşarak ruhumuzu her şartta diri kılarak başarıya ulaşabiliriz Hayat taşıyıcı uğraşları soylu bir sadelik içerisinde, bir yürek soyluluğu içerisinde, yoğun bir sabırla sürdürmeliyiz
Kazanılması gereken asıl büyük servet; para, şöhret ve makamdan öte erdem ve bilgeliktir Yüreğimizi, ruhumuzu en büyük erdemlerle tezyin ve teçhiz etmeli ve bu amaçlarımızdan vazgeçmeden yolumuza devam etmeliyiz
Evrensel medeniyet kulesi de hiç şüphesiz bu onuru taşıyan fedakâr ve cefakâr öğretmenlerimiz sayesinde yükselecektir
Bu vesile ile bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlarım
Recep ÇELİK
Türk Dili ve Edeb Öğrt
Borçka /Artvin
Milli marşlar, hürriyet, özgürlük, kahramanlık ve coşkuları ifade eden eserlerdir Resmi tören ve toplantılarda önemli günlerde milli marşlar çalınarak ve söylenerek bu duygular ifade edilmiş olur
Milli marşımız, İstiklâl Marşı, Türk ulusunun, hürriyet özgürlük, kahramanlık ve coşkularının ifade edildiği bir marştır Kurtuluş Savaşı sonrasında, Türk ulusunun özgürlük ve hürriyet duygularının bir ifadesi olarak, şair Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılarak, Osman Zeki Üngör tarafından bestelenmiştir
Türk halkının Kurtuluş Savaşı’nda vermiş olduğu kahramanca mücadele, hürriyet özlemleri, kahramanlıkları ve millet olarak yaşadığı coşku milli marşımızda anlatılmaktadır Her ülke marşı söz ve müzikle ifade edilmese de İstiklâl Marşımız söz ve müzikle birlikte icra edilmiştir Sözleri müziğinin sağladığı etkiyi daha da anlamlaştırmıştır ve sonucunda Türk halkını temsil etme görevini elde etmiştir Milli marşımızı nerede duyarsak, ayağa kalkar, düzgün bir duruş sergileyerek ve ulusumuzu temsil ettiğinden dolayı saygımızı göstererek, onu dinler ve iftihar ederiz İstiklâl Marşımız milli duygularımızı en yüksek seviyelere ulaştıran ve bize geçmişimizi hatırlatan bir marşımızı olduğundan ona her zaman için gereken saygı ve değeri veririz Aynı zamanda geçmişimiz ile geleceğimiz arasındaki önemli bir köprü olarak da görmeliyiz
Atatürk Haftası ile İlgili Kompozisyon-Atatürk Konulu Kompozisyon
Mustafa Kemal gibi düşünebilmek; işçisiyle, memuruyla; öğrencisiyle, öğretmeniyle; genciyle, yaşlısıyla Mustafa Kemal gibi düşünebilmek…
Uygarlık yolunda ilerlediğimiz 21 yy’da ileriyi görebilen ve daha ileriye gitmeyi amaçlayan, yeni nesiller yetiştirmek, Mustafa Kemal gibi düşünebilmenin ilk adımıdır
Bu adımı atarken, yeni neslin geçmişini iyi bilmesi ve özümsemesi gerekmektedir Bunun içindir ki her fert üzerine düşen sorumluluğun bilincinde olmalıdır
Gerçekte ülkenin yönetimini devralacak, geleceğimizi yönlendirecek, uygar ve saygın bir ulus olma bilincini daha da pekiştirecek gençler, Ulu Önder Atatürk’ün İlke ve Devrimlerinin ışığında ilerlemelidir
Bilinmelidir ki 1920–1938 yılları arasında sağlanan gelişme ve değişmeler hem milletin birbiriyle kucaklaşması, hem de çağ ile yarışmak düşüncesiyle doğmuştur Uygulanması da milletin çağdaşlaşmaya katılması ve ona katkıda bulunması şeklinde gerçekleşmiştir
Atatürk’ün Türk milletini büyük bir atılıma hazırladığı ve yönlendirdiği yüzyılda Avrupa ve Asya’nın pek çok ülkesinde totaliter rejimler veya diktatörlükler bulunuyordu Böyle bir dünyada o yabancı bir gazetecinin sorusuna “Ben kalpleri kırarak değil, kazanarak hükmetmek isterim” diye cevap vermiştir
Aynı çağda yaşayan, gerek kendi milletleri, gerekse dünya için endişe ve korku kaynağı olan bazı liderler, bu gün ya unutulmuş ya da kötü miraslarıyla anılır olmuştur Atatürk ise, sevgi ve saygı uyandırarak Türk milletini çağ ile tanıştırmaya gayret edip varlığını teminat altına almaya yöneltmiştir
Yalnızca 10 Kasımlar değil, düşünce ufkumuzda Atatürk’ün mücadele azmi, bizlere yüklediği sorululukları ve gösterdiği hedefler asla unutulmamalıdır
Ülkemizin en zor anında bile düşünüp ortaya koyduğu milli hedef ve stratejilerin hatırlanması, bu tür çabaların anlam ve değerinin çok iyi bilinmesi gerekmektedir
Ancak bu şekilde ulu önderin kutsal emanetini gelecek çağlara ve nesillere ulaştırabiliriz
Ünlü bir devlet adamının dediği gibi “Atatürk gibi insanlar, bir nesil için doğmadıkları gibi, belli bir devre için de doğmazlar; onlar önderlikleriyle yüzyıllarca milletlerin tarihlerinde hüküm sürecek insanlardır”
Ulu önderim, Atatürk’üm, iyi ki bizimleydin, iyi ki bizimlesin ve bizimle var olacaksın
Konu: iremnur okuldan eve dönerken yolda 50tl bulur araştırır fakat paranın sahibini bulamaz aklından iyi ve kötü düşünceler geçmeye başlar "İREMNUR UN DUYGU VE DÜŞÜNCELERİ NELER OLABİLİR?"
İremnur adında bir kız öğrenci yolda yürüken önünde elli tl görürBir kaç yere bakındıktan sonra kimseyi görmez ve çevresindekilere para kaybeden olup olmadığını sorarFakat kimsenin bu konu hakkında bilgisi yoktur
İremnur isimli bu öğrenci aklından türlü türlü şeyler geçirmeye başlarİyi olan düşünceleri;
-Bence parayı karakola teslim etmeliyim
-Ya da parayı herhangi durumu iyi olmayan birine vermeliyim
-Parayı dilenciye verebilriim
-kesinlikle paranın asıl sahibini sonuna kadar aramaya devam etmeliyim
gibiydiAma biraz durduktan sonra aklına başka türlü kötü şeyler gelmeye başladı:
-acaba parayı alıp gitsemmi? kendime çok güzel birr kazak alabilirim
-en iyisi parayı kantinde harcamam olacaktır, hem kimse de çıkmadı
-aslında tam ihtiyacım olduğu zamanda parayı bulmam bence şans kesin ihtiyaçlarımı karşılamalıyım
-bence parayı kardeşimle sinemaya gitmek için kullanabilirim
gibi kötü düşünceler sardı aklını derkenTam önünde küçük , ağlayan bir çocuk gördüEvet para o çocuğundu babasından sigara almak için aldığı parayı düşürmüş ve korkmuştu
Yeni Yıl ile İlgili Kompozisyon-Yeni Yıl Konulu Kompozisyon-Yılbaşı Konulu Kompozisyon
Aralık ayının son günü gece yarısından sonra yeni bir yılın ilk günü başlar Ocak ayının birinci gününden Aralık ayının 31 günü gece yarısına kadar geçen süreye bir yıl denir
Dünyanın; biri Güneş, öbürü kendi ekseni çevresinde olmak üzere iki türlü hareketi vardır Dünyanın Güneş çevresinde bir kez dolanması bir yılda tamamlanır Bu hareketten mevsimler oluşur Dünyanın kendi çevresinde dönmesinden gece – gündüz meydana gelir
Dünyamız Güneş çevresindeki dolanımını 365 gün 6 saatte tamamlar Her yıl 365 günden artan 6 saatler 4 yılda bir 24 saat, yani 1 gün eder Bu bir gün 4 yılda bir Şubat ayına eklenir Böylelikle, 28 gün olan Şubat ayı 4 yılda bir 29 gün olur Buna artık yıl denir 4’le bölünebilen yıllar artık yıldır
Dünyamız Güneş çevresinde dolanırken yumurta biçiminde bir yol izler Bu yola dünyanın yörüngesi denirYerkürenin içinden geçip, kutupları birleştirdiği varsayılan eksen dünyanın yörüngesine dik değildir 23,5 derece eğik durumdadır Bu nedenle Dünya üzerindeki herhangi bir yere Güneşin ışınları yıl boyu aynı eğimle gelmez Yılın kimi zamanları ışınlar dik olarak gelir Bu yörelerde gündüzler uzun, havalar sıcak olurKimi zaman ışınlar eğik gelir Bu durumda da gündüzler kısa, havalar soğuk olur Bu sıcaklık ayrımları mevsimleri oluşturur Bir yılda dört mevsim vardır
Sonbahar 23 Eylül - 21 Aralık
Kış 21 Aralık - 21 Mart
İlkbahar 21 Mart - 21 Haziran
Yaz 21 Haziran - 23 Eylül
21 Mart ve 23 Eylül’de gece ile gündüz birbirine eşit olur 21 Aralık’ta en uzun gece, en kısa gündüz, 21 Haziran’da en uzun gündüz, en kısa gece yaşanır
İnsanlar tarihin ilk çağlarından beri olayları zaman içinde kolaylıkla belirlemek için yılı aylara, ayları haftalara, haftaları günlere bölmüşlerdir Bu düzenlemeye takvim denir
Her takvim önemli bir olayı başlangıç olarak almıştır Örneğin; Müslümanlar, peygamberimiz HzMuhammed’in Mekke’den Medine’ye göç olayını takvim başı olarak kabul etmişlerdir Buna göre düzenlenen takvime Hicri Takvim denir
Bugün dünyada genel olarak kullanılan takvim, İsa Peygamber’in doğumunu başlangıç olarak alan Miladi Takvimdir Bu takvimde İsa’nın doğumundan önceki yıllara MÖ (Milattan Önce), sonraki yıllara da MS (Milattan Sonra) denir Geçmiş tarihler buna göre hesaplanır Örneğin Büyük Roma İmparatorluğu’nun ikiye bölünmesi MÖ 365 yılında olmuştur Bu: Roma İmparatorluğu’nun İsa Peygamberin doğumundan 365 yıl önce ikiye bölündüğünü belirtir İstanbul’un İsa’nın doğumundan 1453 yıl sonra Osmanlılar tarafından alındığını belirtir Ancak uygulamada MÖ’ler kullanılır MS’ler ancak gerektiğinde kullanılır
İnsanlar yaptıkları takvimlerde yılı 12 aya bölmüşlerdir Bu 12 ayın 7 ayı 31 gün, 4 ayı 30 gün, Şubat ayı da 28 gün olarak hesaplanır Her mevsim 3 aydır Bir ayda 4 hafta, bir yılda 52 hafta vardır
Bir hafta 7 gün, bir gün de 24 saattir Bir saat 60 dakikadır Saat zaman ölçüsü birimidir Tarihlerin belirlenmesinde kolaylık sağlayan bir başka zaman ölçüsü birimi de yüzyıldır Yüz yıllık zaman parçasına yüzyıl (Asır) denir Çok eski olaylar kolaylık olsun diye yüzyıllarla belirlenir
Yeni bir yıl başlarken: Biten yıl neler yaptığımızı, neler öğrendiğimizi gözden geçiririz Çevremize yararlı olup olmadığımızı, zamanımızı iyi kullanıp kullanmadığımızı düşünürüz
Her yeni yıl; yeni atılımlar, teni umutlar, kısaca yenilikler yılıdır İnsanlık her yeni yılda tarihini yeni başarılar, yeni buluşlar, her alanda ilerlemelerle zenginleştirir
Bizim de bu hızlı gidişe ayak uydurmamız, yeni yılda daha çok çalışarak daha başarılı olmamız gerekir
Her yeni yılda yakınlarımızın, arkadaşlarımızın yeni yılını kutlarız Yeni yılın başarılı, verimli olmasını dileriz