lana

lana

Üye
23.01.2007
Çavuş
1.225
Hakkında

  • GİTDİN YANLIZLIGIMLA BAŞBAŞA KALDIM
    noimage
    SENİ DÜŞÜNÜYORUM..DÜŞÜNDÜKCE COGALIYORUM SENSİZLİGİMDE SENİNLE
    noimage
    YANLIZLIGIM YANIMDA KIMSENIN OLMADIGINDAN DEGIL BEN SENSİZKEN YANLIZIM SEVGİLİM
    noimage
    BERABERKEN DELİCE DÜŞLERİMİZ...ANLAMSIZ AMA BİZİM OLAN HAYALLERİMİZ VARDI
    noimage
    BİRDE ENCOK VAKIT GECIRMEKDEN HOŞLANDIMIZ YERLERIMIZ
    noimage
    BAK AGLIYORUM SENSIZ DOST ELINLE SILSENE GÖZYASLARIMI NERDESIN BEKLIYORUM
    noimage
    HERZAMN GÖZÜMDEN AKAN YAŞLAR DELİCESİNE SIRIL SIKLAM DOLAŞDIMIZ SOKAKLARDA GÖZLERİMİZDEN SÜZÜLEN YAGMURLAR OLSUN DERDIN
    noimage
    GÖZ YAŞLARIMIZLA BERABER SENSIZ DUNYAMIZIDA KURUTALI COK OLDU
    noimage
    SENSİZKEN FIRTINALAR ICINDE SÜRÜKLENIYORUM GEL KURTAR BENI BEKLIYORUM
    noimage
    SEN GİTDİKDEN SONRA HİÇBİRŞEY AYNISI GİBİ OLMADI
#21.03.2007 14:01 0 0 0
  • canm yuregıne saglık harıka bi paylaşımdı

    herkesın 2.benı heryerde dısarı cıkar inşallah
#20.03.2007 21:22 0 0 0
  • Konu: Serserim
    noimage
    SERSERİME
    Elime son kez aldim kagit kalemi,
    Bu sana son mektubum.
    Postaci son bir kez haber getirecek
    Benden sana.
    Canim bilirim aldirmazsin hiçbirseye,
    Ne sevgiye ne de hislere.
    Simdi elimde bir sigara var,
    Bugün çok içtim.
    Bilirim kizacaksin, "Içme demistim" diyeceksin,
    Ama ben yine ayni cevabi verecegim: Dertliyim.
    Son kez bu kalp derdinle dolu.
    Bu mektubumda
    Seni ne kadar sevdigimi
    Özledigimi yazmayacagim.
    Artik degistim ben.
    Senin umursamaz tavirlarindan biktim SERSERIM.
    Takmiyorum artik ben de seni.
    Hani bende bir resmin varya,
    Arkadasima verdim SERSERIM.
    Çok begenmis seni,
    "Al senin olsun" dedim
    Ama dikkat etmesini de söyledim,
    Olur ya çikarsaniz "Boynuzlamasin seni" dedim.
    Yüzünün seklini görmeni isterdim SERSERIM.
    Bu mektup digerine benzemiyr degil mi?
    Dün gece yiktin, öldürdün beni SERSERIM.
    Dilindeki hece bir kursun gibi saplandi yüregime.
    Tüm gece kanadi durmadan,
    Gözlerim doldu aglayamadim.
    Yataklara düstüm ne zamandir.
    Ama iyi oldu aslinda
    Seni umursamiyorum artik,
    Sen ne demistin SERSERIM.
    "Üzülme!"
    Üzülmüyorum zaten gülüyorum,
    Bu acilarin getirdigi mutsuzlugu seviyorum.
    Lanet olsun sana SERSERIM.
    Bu kadar degersiz miydi sevgim?
    Biliyorsun ben seni çok sevdim.
    Bu sana son mektubum SERSERIM.
    Yak istersen,istersen baskalarina okut.
    Ya da evet
    Içip içip agla,
    Ama sunu bil ki bu sana son mektubum.
    Bundan sonra hain yazar mezar tasinda
    Bir ölüsün artik sen hatiralarimda....
    noimage

    SERSERIDEN CEVAP
    Bugün hiç beklemedigim bir anda,
    Mektubunu aldim GÜZELIM.
    Son mektubum demissin, inanmam
    Sen dayanamazsin bensizlige,
    Erirsin,bitersin günden güne.
    Bak ne diyorum GÜZELIM
    Gönlün olsun,birkaç gün daha çikalim
    Sevinirsin belki.
    Hediye olur ya da bir elma sekeri.
    Sen bensiz yapamazsin GÜZELIM.
    Seni öptügüm o ilk ani hatirla,
    Nasil da çocuklar gibiydin,
    Bayilacaksin diye korkmustum GÜZELIM.
    Ben senin gibi neler geçirdim elimden,
    Bilirim haberim yok sevmeden, sevilmeden.
    Sen beni gerçekten sevdin mi GÜZELIM?
    Sana bu mektubu meyhaneden yaziyorum,
    Biraz önce birkaç çocuk dövdük GÜZELIM,
    Onlarin serefine içiyoruz.
    Bak GÜZELIM!Ben sana ne demistim hatirlamiyorum
    "Üzülme" yazmissin
    Sahiden dedim mi?
    Içkiliyken herhalde, bilirsin.
    "Yiktin" yazmissin
    Sahiden yikildin mi?
    Umursamazsin sanmistim
    Takmazsin diye ummustum,
    Ama madem beni umuttun,
    Bu sana son sözüm olsun
    Ben de seni sevdim haberin olsun GÜZELIM.
    noimage

    KIZIN ARKADASINDAN SERSERIYE
    Seni tanimiyorum serseri,
    Ama arkadasim seni çok sevdi.
    "Son mektup" demisti dogru,
    Hem o seni çoktan unuttu.
    Seni çok begendim be serseri,
    Belki seversin, belki de...
    "Güzelim" demissin bizimkine,
    Ben de seni zevkli bilirdim.
    Ben ondan daha güzelim.
    Bak serseri!
    Ben seni ondan daha çok severim.
    Telefon numarami yaziyorum,arkada,
    Onu aradigin gibi beni de ara.
    Ayrica senin güzel gariplesti bu ara
    "Kalbim agriyor" diyor,
    Doktor bir teshis koyamiyor.
    Aman canim o da bir baska,
    Aglasa da gülüyorum der etrafa
    Sakin unutma beni ara.
    noimage

    SERSERIDEN ARKADASA
    Bak kizim ben seni sevmedim daha en basta,
    Ben güzelimi sevdim herseyden çok.
    O bana "serserim" derdi canindan koparcasina,
    Sen ise "serseri" diyorsun sokakta kalmisçasina.
    Senin gibi arkadas olmaz olsun.
    Güzellige gelince,kimse yarisamaz benim GÜZELIMLE.
    Simdi birak bunlari "son mektup" derken yalan sanmistim
    Daha beter içer oldum,
    Her gece sarhosum.
    Bir daha ki mektupta güzelimden bahset bana.
    Simdi gerçekten mutlu mu?
    Yoksa baskasini mi seviyor?
    Hasta demistin,kalbinden hasta
    Yoksa bu ask hastaligimi?
    Benden baskasi ile...
    Çabuk yaz arkadas
    Herseyi arkadas, herseyi anlat bana.
    Anladim ki yasayamam ben onsuz bu dünyada.
    noimage

    ARKADASTAN SERSERIYE
    Afedersin serseri yanlis yapmisim ben,
    O seni gerçekten çok sevmis.
    Son nefesinde bile adini söyledi,
    Yüregim parçalandi,anlayamazsin.
    éSERSERIM" deyisini duysaydin gözleri kapanirken.
    Askin öyle sarmis ki bedenini
    Kaybedince, yasayamadi öldü iste.
    Son mektunda ne yaptin?
    Içip içip agliyor musun?
    O simdi mezarinda huzurlu yatarken,
    Yilanlara bile seni anlatir süphen olmasin.
    Zaten mezar tasinda
    "SENI SEVMISTIM SERSERI"
    Yazisini görünce anlarsin.
    Belki bir umut vardi yasamasinda,
    Ama senin de ciddi olmandi.
    "Birkaç gün çikalim" demissin ona.
    "Elma sakari olur" demissin.
    Iste o vurdu senin güzelini,
    Indi zavallicigin yüregine.
    Simdi mezarinda derin bir uykuda,
    Sevgisi de sonsuzlasti onunla.
    Aslinda o hiç istemedi öldügünü bilmeni
    Ama dayanamadim yazdim iste.
    Simdi ne yaparsin,nasil yasarsin?
    Içer misin, adam mi döversin?
    Sen de onu sevmissin öyle yazmissin,
    Öyleyse birak askiniz yasasin.

    SERSERININ ODASINDAKI NOT ;

    SANA GELIYORUM GÜZELIM,
    SENI SEVIYORUM GÜZELIM.
#20.03.2007 15:39 0 0 0
  • canımın içi sarkıda sunumda harıka artık sana bunu söylemesemde sen cokcok begendımı anlaman lazım senn yapdın hersey özel bılıyosun benm için

    bak bu cıcekde benden sana kabul edersen ufacık bişi arman edim

    noimage
#19.03.2007 23:37 0 0 0
  • Geleceğe dair umudumu yitirmedim henüz. Şimdi her neredeysen başını gökyüzüne çevir ve en parlak yıldıza bak... İşte oradayım ben, seni izliyorum. Hala yüreğindeysem, hala bana dair özlem varsa içinde ve hala aşkı yaşatıyorsan içinde... Sevgilim, orada durma, bak ellerim burada

    canm yaa cokcok güzel gercekden aşkımı cok sevıyorum benyaa herseyde o gelıyo aklıma oguzel yuregıne saglık
#19.03.2007 23:29 0 0 0
#19.03.2007 23:12 0 0 0
#19.03.2007 18:16 0 0 0
#19.03.2007 17:19 0 0 0
#18.03.2007 22:47 0 0 0
  • TATLIM neden verdin tiyoları şimdi aşık oldumuzu hemen anlarlar

    sonra ilk sen aşık oldun etrafımda dolandın muhabbeti olur

    canım peylaşım için teşekkürler
#18.03.2007 21:01 0 0 0
#18.03.2007 20:35 0 0 0
  • noimage

    Yüce Türk Milleti'nin,

    Çanakkale Şehitler Hafta'sını kutlar, Tüm Türk Milleti'nin Bütünleşmesini Ve Bizler İçin Canını Hiç Düşünmeden Hiçe Saymış Ve Şehit Olmuş Binlerce Şehidimizin Ruhlarının şâd olması için dua ederiz.

    Bahriye Nazırı Churchill'in teklifleri ve İngiltere'nin ısrarıyla İtilâf devletlerince girişilen harekâtın amacı, Rusya ile doğrudan temasa geçmek, onlara silâh ve malzeme yardımı yapabilmekti. Bu yolla, Süveyş Kanalı ve Hint yolu üzerindeki Türk baskısı da kaldırılmış olacak; savaşa katılmak istemeyen Balkan devletleri, İtilâf devletleri yanında yer almağa zorlanacaktı.

    Yapısı bakımından, savunmaya elverişli olan boğaz, Türkler tarafından mayınlanmıştı. Tabyalar, toprak ve taştandı. Zırhlı veya betondan tabya yoktu; ayrıca birçok sahte mevzi yapılmıştı. Savunma düzeni, dış, orta ve iç bölgeler olmak üzere üçe ayrılmıştı. Bunların kumandası Miralay Cevdet Bey'de idi. Savaş ilânından birkaç gün sonra, 3 Kasım 1914'te İngilizler, Seddülbahir ve Kumkale tabyalarını topa tuttular. 19 Şubat 1915'te boğazın dış tabyaları tahrip edildi. Ayrıca, karaya çıkarılan askerler, tahrip işini tamamladılar. Bu harekâtta Türkler, 19 top kaybetti. Dış savunmanın düşmesi, bazı ülkelerde büyük yankılara yol açtı. Bulgaristan, çekingen bir durum aldı. İtalya, İtilâf devletlerine meyletti. Yunanlıların İstanbul'a girmelerini istemeyen Ruslar, 40 bin kişilik yardımcı bir kuvvet göndermeyi teklif etiler. Bunun üzerine İngilizler ve Fransızlar, boğazları Ruslara vermeyi vaat ettiler. Bundan sonraki büyük taarruzun, Marmara Denizi'ne geçmek amacıyla, Fransız ve İngiliz savaş gemileri tarafından, 18 Mart 1915'te yapılması planlandı. Orta savunma tabyaları, sürekli olarak bombardıman edildi. Dış hatlara komandolar çıkarıldı. Boğazdaki mayın tarama ve temizleme işi başarıyla yürütüldü. Fakat 7-8 Mart gecesi, Yüzbaşı Hakkı Bey kumandasındaki Nusret mayın gemisi, karanlık limana, sezdirmeden tekrar mayın döşedi. İtilâf kuvvetlerinin 16 harp gemisi, 18 Mart 1915'te boğaza girerek, tabyaları ateşe tuttular. Gerek mayınlar ve gerekse bataryaların atışları ile İtilâf kuvvetleri birçok gemi kaybederek geri çekildi.

    18 Mart hücumu, Çanakkale'nin, karadan yardım görmedikçe geçilemeyeceğini gösterdi. Bunun üzerine, İngiliz, Fransız ve Anzaklardan (Avustralya, Yeni Zelanda ordusu) kurulan 70 000 kişilik kuvvet, 25 Nisan 1915'te Seddülbahir ve Arıburnu bölgelerinde karaya çıkarıldı. Düşman kuvvetleri, 109 harp ve 308 nakliye gemisi ve özel çıkarma araçlarıyla denizden desteklenmekteydi. Bu çıkarmaya karşı savunma görevi, 5. Orduya verildi.

    İlk çıkarmalar Seddülbahir, Arıburnu ve Kumkale'ye yapıldı. Bazı yerlerde başarı kazanan düşman, kesin sonuca gidemedi. Seddülbahir ve Arıburnu'nu almayı başaramadı. Binbaşı Mahmud Bey idaresindeki Türk kuvvetleri, düşmanın içi bölgelere sızmasını engelledi. İlk çıkarma günü, 19. Tümen kumandanı Mustafa Kemal Bey (Atatürk), 17. Piyade Alayını, Conkbayırı'na vaktinde yetiştirerek, Kocaçimen tepesinin düşman eline geçmesini önledi. Düşman, 25 Nisan 1915 harekâtında, büyük kayba karşılık küçük bir köprübaşı elde edebildi, orada tutundu. Türk kuvvetleri, gecenin karanlığından faydalanarak düşmanı denize dökmek istediyse de, bu harekâtta yer alan Arap askerlerinin başarısızlığı ve çıkarttıkları gürültü, buna imkân vermedi. Öte yandan, 15 000 kişilik Anzak kuvveti de karaya çıkarılmıştı. Aynı günlerde düşman Saros Körfezi'ne, Beşike Limanı'na gösteriş çıkarmaları yaptı. Sonraki günlerde de Alçıtepe ve Arıburnu'nda Kocaçimen tepesini elde etmek için harekete geçti. Fakat, 5. Ordu kuvvetleri, büyük kayıplara rağmen, düşmanı püskürttü. Bu arada yapılan Seddülbahir, Arıburnu ve deniz savaşları çok kanlı geçti. Düşman, Seddülbahir'e 26 Nisan günü, top ateşiyle hücuma başlamıştı. 1 Mayıs gecesi ve daha sonraki günlerde, 17 000 kişilik Türk kuvveti karşı saldırıya geçti. Fakat, bunda başarı kazanılamadı ve Türkler, 16 000 kayıp verdiler. İngilizlerin kaybı, 14 000 kişiydi.

    Düşmanın ikinci hücumu, 6-8 Mayıs arasında, Alçıtepe'yi ele geçirmek oldu. Birkaç kere siperlere giren Fransızlar püskürtüldü. Sadece birinci hat siperleri, düşman elinde kaldı. 26 Nisan'da ve daha sonraki günlerde denizde savaşlar oldu. Türklerin Nurulbahir adlı gemisi battı. Gülcemal vapuru yara aldı. Buna karşılık, İtilâf kuvvetlerinin Goliath zırhlısı batırıldı.

    14 Mayıs'ta İngiliz harp komitesi, savaşa devam kararı aldı ve İngiliz kabinesinde bazı vekiller değiştirildi. 18 Mayıs'a kadar nemli çarpışma olmadı. Haziran ayında, kanlı siper muharebeleri yapıldı. 4 Haziran'da 50 000 kişilik İngiliz ve Fransız ordusu, 25 000 kişilik Türk ordusu üzerine, top ateşi desteğinde taarruza geçti. Taarruzda zırhlı araçlar da kullanıldı. Bu hücum, Çanakkale'deki en kanlı muharebe oldu. Düşman, bazı Türk siperlerine girdi. 9 Temmuz'da Seddülbahir kumandanlığına Vehip Paşa getirildi. Biraz sonra Kerevizdere savaşları başladı. Çıkarmanın başlamasından 70. güne kadar Türk ordusu, 100 000 kayıp verdi. Her şeye rağmen düşman ilerlemeyi başaramadı, yeni bir çıkarma yapmaya karar verdi. Amaç, Anafartalar platosunu ve Kocaçimen'i ele geçirmekti. Taze kuvvetler, Ağustos başında Suvla kıyılarına, baskın halinde çıkarma yaptılar. Bunun üzerine Mustafa Kemal'in emriyle 28. ve 41. alaylar, 10 Ağustos'ta hücuma hazırlandı. Kumandanın kısa bir konuşmasından sonra, süngü hücumu başladı. Düşman, siperlerinde bastırıldı. Türkler, Şahinsırt'a kadar ilerledi. Savaş sırasında, Mustafa Kemal'in göğsüne bir şarapnel parçası çarptı. Düşman, Mustafa Kemal'in yönettiği bu harekâtla, ağır kayıplar vererek püskürtüldü.

    1915 yılının sonbahar ayları, kanlı fakat sonuç alınamayan çarpışmalarla geçti. Türk başkumandanlığı, 1. Orduyu Gelibolu'ya yolladı. Böylece Türk ordusu, 21 tümene çıktı. Başlangıçta üç gün içinde Çanakkale Boğazını geçeceklerini sanarak giriştikleri savaşı bir an önce sonuçlandırmak isteyen İtilâf Devletleri, yeni kuvvetler sağlamağa çalıştılarsa da sonuç alamadılar. General Charles Monroe, Çanakkale'nin boşaltılması gereğini belirten bir rapor verdi. Bunun üzerine, 5 Aralık tarihinde iki İngiliz tümeni, Selânik'e gönderildi. Kasım ayında başlayan yağmur ve kar fırtınası, siperlerde birçok askerin boğulmasına sebep oldu. Bu felâkette düşmanın kaybı da çoktu.

    Limanda birçok küçük gemi battı. Neticede çıkarma sahaları, düşman tarafından boşaltıldı. Gizlice yapılan boşaltma harekâtı sonucu, Ocak 1916'da Gelibolu yarımadası tamamen bırakılmış oldu. Bu arada bazı çarpışmalar da oldu. Anafartalar ve Arıburnu çekilmesi sırasında dikkati dağıtmak için, düşman, 19 Aralık günü Seddülbahir bölgesine saldırdı. Buraya döşenmiş olan mayınlar, Türklerin düşmanı takibine imkân vermedi.

    Çanakkale, I. Dünya Savaşında Türkiye'nin çarpıştığı on cepheden biriydi. Türk kara ordusu, savaş araç ve gereçleri bakımından çok zayıftı. Burada görev alan Türk deniz kuvvetleri, 1911-1912 İtalyan ve 1912-1913 Balkan savaşlarında yıpranmış durumdaydı. Savaş sırasında Türkiye, müttefiklerinden beklediği yardımı göremedi. Sadece Alman subayları, Türk subayları yanında görev aldılar. Avusturya'nın yardımı, iki bataryadan ibaret kaldı. Beklenen silah ve malzeme yardımı sağlansaydı, sonuç çok daha farklı olabilirdi.

    Çanakkale savaşları, 8,5 ay sürdü. Türk ordusunun karşı koymasıyla, Çanakkale, Irak, Filistin cephelerinde bir milyona yakın İngiliz ve Fransız askeri, batıdaki ana cephelerinden uzak tutulmuş oldu. Savaşlar, iki taraf için de büyük kayıplara sebep oldu. İtilâf devletleri, Çanakkale'ye önce 70 000 kişi göndermişlerdi. Sonradan bu kuvvet 500 bin kişiye çıkarıldı. Bunun 400 000'i İngiliz, 79 000'i Fransız ordusundandı. İngilizlerin kaybı, 115 000'i ölü, yaralı, esir ve memleketine gönderilen, 90 000'i hasta olmak üzere 205 000 idi. Fransızların kaybı 47 000'di. Türklerde ise şehid, yaralı ve hasta sayısı, 252 300'ü buldu.

    Savaşın ardından söylenenler

    Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.

    M. Kemal ATATÜRK

    Tarihte, bir tümen kumandanının üç değişik yerde durumu kavrayarak yalnız bir savaşın değil, aynı zamanda bir zaferin sonucunu ve belki de bir milletin mukadderatını etkilediği çok ender görülmüştür.
    Çanakkale'deki Fransız Kuvvetleri Komutanı Gen. Aspinal - Oglander


    İngiliz Harp Dairesi'ne, 17 Ağustos 1915: niye ricat ettiğimi soruyorsunuz. Bütün gerçeği açıkça ifade edeyim ki, karşımızda, dahi bir kumandanın, Albay Mustafa Kemal'in kumandasında en iyi bir şekilde yönetilen çok cesur ve asil Türk ordusu var. Bunu hiçbir zaman unutmayalım.
    Akdeniz Harekatı Birlikleri Kumandanı Org. Ian Standish Hamilton


    Asrımız bir dahi nadiren yetiştiriyor. Kendimizin şu kötü talihine bakınız ki, çağımızın büyük dahisini yetiştirmek şerefi Türk Milleti'ne nasip oldu.
    İngiltere Başbakanı David Lloyd George


    Harpte iki meş'um (uğursuz) şey vardır. Bunlardan biri taş duvara körükörüne yüklenmek, diğeri kuvvetleri birtakım ayrı ve bağlantısız harekata dağıtıp körletmektir. Biz bu iki ahmaklığı yapmanın tehlikesiyle karşı karşıyayız.
    İngiliz Başbakanı Asquith


    Ordunun yardımı olmaksızın Filo'nun başarı sağlayabileceği ümidine kapılmıştım; fakat şimdi bu işte müşterek bir harekatın zorunlu olduğunu anlıyorum.
    Churchill


    "Türkler, Çanakkaleyi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi dikilmişlerdir.

    ... Bu Türk kıtaatının cesaret, metanet ve sebat cihetiyle takdir ve senaya liyakatı, her şüphenin fevkinde bulunmuştur. Donanmasının ateşiyle de, en müessir surette muavenet gören pek cesur bir düşmamn taarruzlarına karşı sayısız muharebelerde bu kıtaat mevkilerini muhafaza etmişlerdir.
    Alman Generali Liman von Sanders


    Avrupada hizbir asker yoktur ki, bu ifadenin altını çiziyorum, Türklierle mukayese edilebilsin. Almanların müdafaada gayet iyi oldukları kabul olunabilir. Fakat siperlerde onlar dahi Türklerle kıyas edilemez. Misal olarak Geliboluyu zikretmek isterim. Orada bizim gemi ateşlerimizle büyük zayiata uğrayan kıtalar, Türk olmasalardı. Yerlerinde kalamaz ve derhal değiştirilirlerdi. Halbuki, Türkler, bütün muharebe müddetince yerlerinde kaldılar.
    General Tawshend


    Çanakkale Seferi, Türk milletinin eski kudret ve kuvvetini muhafaza ettiğini, can çekişen bir imparatorluk içinde kahraman bir milletin varlığını meydana koydu.
    General Fahri BELEN


    Müttefiklerin gayreti kalmamıştır. Türkiye insan menbalarını (kaynaklarını) sarf ederek bitab (bitkin) kalmış, müttefikler, hissolunur derecede zayıflamamışlardır. Fakat Çanakkale Muharebesinin Rusyanın akibeti ve Balkanlardaki tesiriyle Türkler müteselli olabilirler
    Larşer


    ... Türk askerinin savaş ve dövüş hususunda haiz bulunduğu evsafın bidayette layikiyle takdir edilmemiş olması, Ingilizler için felaket olmuştur.... Türk askerinin ne yaman muharip olduğunu, Ingilizler kendileriyle dövüştükten sonra bittecrübe anlamışlardır.
    General Oglander


    Yenilmez Ingiliz donanmasının uğradığı akibetten komutanlar değil, strateji kurallarını ihmal eden devlet adamları sorumludur. Boğazlar ve Trakya bölgesinde altı Türk kolordusu varken, donanmayı tahkim edilmiş bir Boğazdan geçirmek ve Boğaz kıyıları işgal edilmeden beş tümenlik bir kuvvei seferiyeyi Istanbula getirmek planının şansı çok azdı.
    General Fahri BELEN


    Çanakkale Savaşları, Avusturalya ordusunun gelişimine birçok etkide bulunmuştur. İlk olarak Avusturalya ordusu kuvvetlerinin bir yabancı tarafından değil, bir Avusturalyalı subay tarafından idare edilmesini temin edecek bir uygulamaya başlanmıştır. Ve Çanakkale olayları, bu uygulamayı başlattı
    Avustralyalı Yarbay D. M. HORNER


    Çanakkale Savaşları, savaşa İngiliz bayrağı altında katılan Yeni Zelandanın uluslaşma sürecine çok önemli katkılarda bulunmuştur. 1915te Yeni Zelandalılar, kimliklerini İngiliz İmparatorluğu içerisinde tanımlamaktaydılar ve bağımsızlık kazanmak gibi istekleri yoktu.
    Yeni Zelandalı Prof. Dr. J. PHİLLIPS

    Çanakkale Savaşları, modern savaş tarihinde birleşik kara ve deniz savaşlarımn başlangıcı ve ilk örneğidir
    Japon Prof. Dr. Em. Krg. Hideo MIKI


    Avrupa diplomasisinin çıkmazlarında ihtiyatla yolunu arayan ve Avrupa devletlerinin birbirine düşmüş meclislerinde kendi lehinde fırsatlar kollamaya çalışan ürkek ve tereddütler içindeki Osmanlı, artık yerini, dimdik adeta mağrur ve kendine güvenen, kendi hayatını yaşamaya azmetmiş, Hristiyan düşmanlarına tam bir istihfafla bakan şahsiyete bırakmıştı.
    Alan Moorhead


    Çanakkale Boğazındaki Türkler ve Almanlar da 18 Martı aralıksız takip eden sessiz günler, şaşkınlık ve sonra da, büyük bir sevinç uyandırdı. Moral, son derece yüksekti. Kaleler ve tabyalardaki hasar da kolaylıkla giderilmiş olmakla beraber, ağır bataryaların cephane durumu ciddiyetini koruyordu.
    Robert Rhodes James


    Çanakkale Müharebelerinde Türk ordusunun başında daha başlangıçtan itibaren orayı, üç kez ve yalnız kendi inisiyatifiyle kurtarmış olan Türk Başbuğu (Atatürk) bulunmuş olsaydı, bu gün tarih, bir Çanakkale Savaşı yerine, karaya ayak basmasıyla beraber, akim kalan bir Çanakkale teşebbüsünden bahsederdi.
    M. Şevki YAZMAN


    Çanakkale fecayiine (çok acıklı olaylarına) ait mesuliyetin, her iki taraftan hangisine ait ve raci olduğu keyfiyeti henüz tahakkuk edemediyse de, bahri hücumun (deniz hücumu) altında mündemiç (saklı) olan hakayik (gerçekler), o kadar basittir ki, bu hususta en müptedi (ilkel) olanlar bile bunu anlarlar.
    Biz en müşkülül-icra (yapılması zor) harekete tasaddi ettik (başladık) ve esas noktalara dair maluunatı sahiha (gerçek bilgiler) elde etmeden evvel mutadımız (adetimiz) olduğu üzere, düşmanı hakir (küçük) görerek, böyle bir külfetli işe sarıldık. Neticedeyse, herkesin kabul ve itiraf edeceği bir hezimete, mağlubiyete uğradık ki, bunun izin, hiçte şikayete hakkımız yoktur.
    18 Martta mağlup olduk. Bu bapta tevile felana (başka anlam vermeye falan) hacet yoktur.İngiliz Yazar Ellis Ashmit BARTLETT


    Çanakkale müdafaası, üç mucizeler muharebesidir Hali kurtardı; maziye hamaset ve azametini iade etti; vatanımızı bir vatanı ebedi yaptı.
    Sami Paşazade Sezai

    noimage
#18.03.2007 20:30 0 0 0
#18.03.2007 18:30 0 0 0
#18.03.2007 15:53 0 0 0
  • noimage

    Alışsaydım farklı olurdum inan, alışsaydım sensizliğe daha mutlu olurdum.Amadeğilim, yanıyor içim.Ve hiçbir yağmur söndüremiyor bu yangını... Bir umut bekliyorum kendi kendine sönsün diye. Ah anlasaydın beni, ah bilseydin seni ne kadar çok sevdiğimi.Şimdi yanan, yüreğim değil aşk ateşi olurdu.Vazğeçtim beklemekten gelmeyeceksin. Ne acı bir gerçek.Kimi koyayım yerine kiminle avutayım kendimi? Kimi sen sayayımda sarılayım boynuna? kimin dudaklarını öpeyim? kimin elerinin sıcaklığını hissedeyim?Bukdar acımasız olmamalıydın yar,Ben seni böyle tanımamıştım çünkü.Kocaman bir yüreğin vardı ben o yürekte oldugum için şanslıydım.Çok seviyordunbeni yada ben ÖYLE SANARDIM. Hiç bitmeycek diye düşünürdüm, öyle ya büyüktü bizim aşkımız, özeldi.Hayatta iyi yada kötü ne varsa hep birlikte paylaşacaktık, birbirimiz için yaşayacaktık.BAŞKALARI İLE MUTLU OLMA İHTİMALİ AKLIMIZDAN BİLE GEÇMEZDİ. Yolumuzu aşkımız aydınlatacak biz o yolda yürüyecektik hiç durmadan.
    Derken, seni kendine bağlayan o yürek koyboldu birden... şimdi yüreğinin yerinde bir taş var, yoksa bu kadar vurdumduymaz olamazdın... her giden bahanesini yaratır her giden acımasızdır, ama sana konduramıyorum bunu.Kimbilir, belkide sensizliğe kendime konduramıyorumdur. Bu yüzdendirhaykırışım.Alışılmıyor, sensizlik kabullenilecek bir şey değil. Acım büyüyor bu yüzden. Her acı geçer biliyorum ama niye bu kadar uzun sürdü bu sefer. niye yarı ölü gibiyim hala? Her şeyde seni arıyorum lanet olsun...Madem gidecektin söylemeliydin bana sensizliğe nasıl dayanılacağını. İnsanın yüreğinin yarasını atıp gitmesi mümkün değilki ben yapamıyorum sen yap hadi. Son kez gel yanıma, çıkar yüreğimi yerinden ve al götür nereye istersen. At bir kenara öyle kalsın...
    Yok yok, kendi kendinede sönmeyecek bu yangın. Ben yaşadıkça yanmaya devam edecek içten içten. En azından bir tesellim var... bundan böyle hiç kimse yani bir yangın başlatamayacak yüreğimde,bir daha yaralayamıyacak beni. Acım o kadar derinki, kimse bir daha ACITAMIYACAK İÇİMİ....
#18.03.2007 15:50 0 0 0
  • Konu: İşte Aşk
    noimage
    Bir hayalldi benimkisi,
    bir rüyaydi belki gördügüm...
    bu kadar cabuk uyanmak zorunda kalmam,
    belki buna inanmam di en büyük hatam...
    Seni ne kadar sevdigimin tarifini bile yapamazken bu hayatta,
    sen yasattirdin bu cekilmez aciyi bana...
    Inan sendin benim tek bekledigim.
    Sendin tek benim sevdigim...
    Benim yasadiklarimi ne sen anlayabilirsin nede bir baskasi,
    Senden baskasi bana haramdi...
    Ummut kalmadi artik bende,
    hayallerim tükendi seninle,
    uyanmak istemedigim bu rüyam,
    sonunda kabuslara döndü benim en büyük duam..
    herzaman ellerimi actigimda istedigim sendin...
    dualarlan gönlümde dolan birtek sendin...
    tüm kalbimle istedim seni,
    sense terk edip gittin simdi beni...
    Ömrümde ilk defa bu kadar büyük bir hatta yaptim,
    sana bu cocuksu, bu sevgi dolu yürregimle kandim...
    Ama sen benimle sadece bir oyuncak gibi oynadin...
    Benim duygularimi hicce saydin,
    hic birsdey yasanmamis gibi birden bire gittin,
    ve beni böylece sensiz tek basima caresiz bir sekilde biraktin..
    Hakketmedim ben bunu,
    Günhaim sadec seni sevmekdi,sana kalbimi vermemdi
    Bir rüyya inanip bu duruma gelmemdi
    Ben sadece seni sevdim ve seni istedim bitanem
    Artik sen bana harram olsanda,
    baska ellerde olsanda,
    Sevgimden vazgecmem ASLA.....!!!!!!!
    Seni cok seviyorum
#18.03.2007 13:50 0 0 0
#18.03.2007 13:40 0 0 0
  • canmın ıcı ınsallah biz senle hiç hoşcakal demeyız bırbırımıze demeyelım nolrr ben cok alşdım cok sevdim seni

    oguzel yuregıne saglık paylaşım ıcın
#17.03.2007 23:35 0 0 0
  • songulum bende senı tanıdıma kocamn sevdıme hiç pişman olmadım olmıycamda seni kocamn cok seviyom
#17.03.2007 23:32 0 0 0