lordmaster

lordmaster

Üye
24.07.2009
Uzman Onbaşı
4.592
Hakkında

#08.12.2009 19:59 0 0 0
#08.12.2009 10:49 0 0 0
#08.12.2009 10:15 0 0 0
#07.12.2009 14:27 0 0 0
  • Aya baktım seni gördüm! Sana baktım AYI gördüm xD


    Gerçekden güzel bir laf ;)
#06.12.2009 23:39 0 0 0
#06.12.2009 22:31 0 0 0
#05.12.2009 12:02 0 0 0
#04.12.2009 19:30 0 0 0
  • Konu: Son Sözler
    Son sözler şiiri - Son sözler şiiri dinle - Son sözler şiiri izle - Son sözler video

#04.12.2009 19:19 0 0 0
#04.12.2009 19:07 0 0 0
#04.12.2009 17:46 0 0 0
  • Konu: Dwayne Wade
    Dwayne Wade - Dwayne Wade kimdir -Dwayne Wade biyografisi

    Dwyane Tyrone Wade, Jr., 17 Ocak 1982'de Dwyane Sr. ve Jolinda Wade'in oğlu olarak Chicago'nun güney yakasında doğdu. Ailesi boşanan ve çocukluğunu babası ve cici annesi ile birlikte Robbins, Illinois'de geçiren, büyük kız kardeşlerinden 'Tragil' için, yetişmesinde ve büyümesinde büyük payı olan ve onu doğru yola yönlendirmiş biri olarak bahseden Wade, Oak Lawn'da bulunan H.L. Richards Lisesi'ne devam etti. Lisenin Bulldogs Basketbol Takımı'nda oynayan ve bu dönemde dikkate değer bir şarkı söyleme yeteneği olan Wade, 2. yılında maçlarda fazla oynama imkanı bulamadı. Üvey erkek kardeşi Demetris McDaniel ise takımın yıldız oyuncusuydu. Lisede sondan bir önceki yılında, yaz tatilinde boyu 10 cm uzayan 1.93'lük Wade, o sene takımda 20.7 sayı, 7.6 ribaund ortalaması ve toplamda 100 asist ve 73 top çalmayla oynadı. Lisedeki son yılında 27 sayı ve 11 ribaund ortalaması ile 24-5 galibiyet rekoruyla takımını Class AA Eisenhower Sectional'da şampiyonluk maçına taşıyan Wade, tek bir sezonda toplamda 676 sayı ve 106 top çalmayla okul rekorlarını kırdı.

    2000 yılında Illinois Mr. Basketball Award oylamasında 7 numara olarak seçilen Wade, Marquette University, Illinois State ve DePaul University olmak üzere sadece üç üniversite tarafından kabul edildi. Milwaukee'deki Marquette Üniversitesi'ni tercih eden Wade, buradaki ilk yılında akademik problemleri sebebiyle basketbol oynayamadı. Bu problemleri aşmasının ardından ikinci yılında (2001-2002 sezonu) oynamaya başlayan Wade, Marquette takımı Golden Eagles'ı maç başına yakaladığı 17.8 sayı, 6.6 ribaund ve 3.4 asist ortalamasıyla sürükledi ve böylece takım 26-7 ile 1993-1994 sezonundan sonraki en iyi galibiyet rekorunu yakaladı.

    2003 yılında ise 21.5 sayı ortalamasını tutturdu ve takımı Golden Eagles, 27-6 galibiyet istatistiği ile okul tarihinde ilk kez Amerika Konferans Şampiyonluğu kazandı ve Final Four'a kaldı. Bu başarı, 1977 Ulusal Şampiyonluğu'ndan sonra okul tarihinde bir ilk oldu.

    Wade'in kolej liginde akıllarda kalan en önemli anı Minneapolis'te yapılan NCAA 2003 Midwest Regional Finalleri'ndeydi. Favori gösterilen güçlü Kentucky ile yapılan maçta Wade 29 sayı, 11 ribaund, 11 asist ve 4 blok ile Triple-double yaptı ve takımının Final Four 'a kalmasında başrol oynadı. Wade, ayrıca NCAA erkekler turnuvaları tarihine triple-double yapan sadece 4 oyuncudan biri (diğerleri Oscar Robertson, Magic Johnson ve Andre Miller) olarak geçti.

    noimage

    Marquette sezonu AP sıralamasında 6. olarak bitirdi ve 1976-1977 sezonundan sonra okulunun aldığı en yüksek dereceye imza attı. Turnuvada gösterdiği güçlü oyunculuk sayesinde ilgiyi üzerine çeken Wade, 2003 NBA Draft'ında seçilmesiyle ve Marquette'teki son yılından feragat etti.

    2003 NBA Draft'ında Miami Heat tarafından 5. sırada seçildi. Çaylak sezonunda 16.2 sayı, 4 ribaund ve 4.5 asist ortalamasıyla genç Miami Heat takımı içerisinde bir yıldız olarak ortaya çıktı. Çaylak sezonunun en önemli performansını, özellikle Doğu konferans yarı finalinde İndiana Pacers'a karşı olmak üzere, 2004 NBA Playoff'larında sergiledi. Başarılı çaylak sezonuna rağmen, az da olsa diğer çaylaklar Carmelo Anthony ve LeBron James'in gölgesinde kalan Wade, oy birliğiyle NBA 2004 All-Rookie Team'e (en iyi çaylaklardan oluşan takım) seçildi ve çaylak oylamasında sezonu LeBron ve Carmelo'nun arkasından 3. bitirdi. Bu başarısı sayesinde Ulusal takıma çağırıldı ve olimpiyatlara katıldı.

    Wade, 2004 Yaz Olimpiyatları'nda diğer NBA All-star oyuncuları Allen Iverson, Tim Duncan, LeBron James, Shawn Marion ve Carmelo Anthony ile birlikte mücadele etti. Buna rağmen takım bronz madalyayla yetinmek zorunda kaldı. Wade 2006-2008 arasında Amerikan Ulusal Takımı'nda oynamak için seçildi ve Japonya'da düzenlenen 2006 Dünya Şampiyonası'nda mücadele ederek bronz madalya kazandı. Turnuvada 19.3 sayı ortalamasıyla oynayan Wade'in ayrıca 2007 Amerika Olimpiyat Elemeleri'nde ve 2008 Beijing Yaz Olimpiyatları'nda mücadele edeceği açıklandı. Ayrıca Lebron James ve Carmelo Anthony ile birlikte Amerika Ulusal Basketbol Takımı kaptanı olarak belirlendi.

    Los Angeles Lakers'tan ayrılan Shaquille O'Neal'ın da takıma katılmasıyla beraber Wade, ikinci sezonunda bütün istatistiklerini yükseltti ve ligin yeni süperstarı olarak ortaya çıktı. Denver'da düzenlenen NBA All-star maçına seçildi ve ilk All-star maçında kenardan gelerek attığı 14 sayı ile Doğu'nun Batı karşısında 125-115'lik galibiyetine katkıda bulundu. Miami Heat ise Wade ve O'Neal'in başarılı performansları sayesinde, 2004-2005 sezonunu Doğu konferans rekoru olan 59-23 galibiyet ortalamasıyla bitirdi.

    Miami Heat, 2005 NBA Playoff'larının ilk turunda New Jersey Nets'i süpürdü. 4-0'lık seride Wade 26.3 sayı, 8.8 asist, 6 ribaund ve %50 şut istatistiği ile oynayarak NBA tarihinde bir seride bunu başaran sadece 7 oyuncudan (diğerleri Bob Cousy, Oscar Robertson, Wilt Chamberlain, Larry Bird, Magic Johnson ve Michael Jordan) biri oldu. İkinci turda Washington Wizards'ı da süpüren Miami'de, Wade 4 maçta 31 sayı, 7 ribaund ve 8 asist ortalaması ile oynayarak bunu daha önce başaran Jordan ve Robertson gibi oyuncuların arasına girdi. Miami, Doğu Konferansı finallerinde Detroit Pistons ile eşleşti. Seride ikinci ve üçüncü maçlarda geçirdiği sinüzit ve dizinin zorlanması problemlerine rağmen 40 ve 36 sayı atan Wade, 5. maçta kaburga kaslarından sakatlandı ve 6. maçta hiç oynamadı. Son maçta da bu sakatlıkları sebebiyle performans gösteremedi ve seri sonunda Miami, Detroit Pistons'a elendi.

    2005-2006 sezonunda 2. kez 2006 All-star maçı için seçilen Wade, normal sezonu 27.2 sayı, 6.7 asist, 5.7 ribaund ve 1.95 top çalma ile oynadı. 2006 NBA playoff'larında ilk turda Chicago Bulls ile karşılaştılar. Serideki 5. maçta kalçasını zedelemesi takımını ve hayranlarını korkutan Wade maça geri döndü ve sakatlığına rağmen 15 ve 28 sayı atarak takımını seriden galip çıkardı. Doğu konferansı finalinde ise Detroit Pistons'a karşı oynadıkları serinin 6. maçında nezle olmasına rağmen kazandılar ve 2006 NBA Finali'ne kaldılar.

    Wade, finalde Dallas Mavericks'e karşı yeteneklerini göstermeye devam etti. Üçüncü, dördüncü ve beşinci maçlarda 42, 36 ve 43 sayı atarak, Miami'nin seride 2-0 geriden gelip 2-3 öne geçmesini sağladı. Wade'in üçüncü maçtaki performansı ise unutulmaz oldu. Maçta 42 sayı ve 13 ribaundla oynayarak kariyer rekoru elde etti. Ayrıca 42 sayının 15'ini 4. çeyrekte attı . Miami, 6. maçı da kazanarak seriyi 4-2 ye getirdi ve NBA Şampiyonu oldu. Finalin MVP'si (En Değerli Oyuncu) seçilen Dwyane Wade, NBA Finali serisinde maç başına 34.7 sayı atarak finallerde en yüksek ortalamayı tutturan 3. oyuncu oldu.

    28 Eylül 2006'da oynadığı kolej finalinden 3,5 yıl sonra, Marquette antrenörü Tom Crean, Marquette Üniversitesi'nin sadece mezun öğrencilerinin formalarını emekliye ayırmasına rağmen, Wade için bir ayrıcalık tanındığını ve formasının 3 Şubat 2007 Marquette-Providence maçının devre arasında emekliye ayıracaklarını açıkladı.

    Hücumdaki en çabuk oyunculardan olan Wade aynı zamanda savunulması en zor oyunculardan biri. Bir gözü herzaman asist yapmak amacıyla pas atacağı oyuncuyu arayan 6.1 asist ortalamasına sahip olan Wade, 2006'da NBA Finals maçında En Değerli Oyuncu (MVP-Most Valuable Player Award) seçilmesiyle, birinci sınıf oyuncular kategorisinde her zaman hatırlanacak biri oldu. Zayıf noktası ise 3 sayı atışlarındaki düşük yüzdesi (17.1) kabul edilen Wade'in, yüksek sıçrama yeteneği ve kendinden iri savunmacılarla girdiği mücadeleler ise onun diz ve bileklerinden sakatlanma riskini oldukça arttırıyor.Wade 2007 yılında bileğinden sakatlanarak birçok maç kaçırmıştır.Basketbolu özleyen Wade ABD milli takımının Olimpiyat Şampiyonu olmasının başrol oyuncusudur.2008-2009 yılında Wade sezon MVP adayları arasındadır.

    Metodik şekilde Hristiyan olarak yetiştirilen Wade, başarıları için sürekli dua ediyor ve ilk önce Tanrıya şükrediyor. Kutsal Üçlü'yü akla getirdiği için 3 numaralı formayı giyen Wade, kazancının %10'unu Chicago'da gittiği kiliseye bağışlıyor.

    Wade, 'Flash' ve 'D-Wade' lakaplarıyla anılıyor. Bu lakabı kendisine 1980 yapımı Flash Gordon filminde de kullanılan Queen şarkısı Flash'dan esinlenerek koyan Shaquille O'Neal, bir röportajda ayrıca şarkının bir kısmını da söyledi.

    Lise aşkı Siohvaughn Funches ile evlenen Wade, 4 Şubat 2002'de Zaire Blessing Dwyane Wade adında bir erkek çocuk sahibi oldu.

    People Magazine Dergisi tarafından 2005'in En Güzel 50 İnsanı arasında gösterilen ve GQ Magazine tarafından NBA'in En İyi Giyinen Oyuncusu seçilen Wade'in Converse'le olan anlaşması dahilinde 'The Wade' adında bir ayakkabısı bulunuyor.

    22.02.2009da Orlando Magic ile oynanan maçta 50 sayı ile kariyer rekoru kırmıştır;fakat takımının yenilmesine engel olamamıştır(122-99).

    Başarıları

    2006 NBA Champion (Miami Heat)

    2006 NBA Finals MVP

    2005, 2006,2007,2008,2009 All-Star

    2005, 2006 2-time All-NBA Selection

    2005 All-NBA Defensive Selection

    2006 NBA All-Star Skills Challenge Champion

    2003 NBA All-Rookie First Team
#04.12.2009 14:48 0 0 0
  • Mamadou Niang - Mamadou Niang kimdir - Mamadou Niang biyografisi

    Mamadou Niang (d. 13 Ekim 1979, Matam) Ligue 1 takımlarından Olympique Marseille forması giyen Diyarbakırlı futbolcu

    Kulüp Kariyeri Kariyerine Le Havre AC genç takımında başladı. 18 yaşında Troyes AC'de profesyonel oldu. İlk lig maçına 28 Temmuz 2000 tarihinde daha sonraki yıllarda formasınıda giyeceği Olympique Marseille karşısında çıktı. 2003 yılının ocak ayında altı aylığına ikinci ligdeki FC Metz'e kiralandı. Burada yavaş yavaş yeteneklerini ortaya koydu ve 12 maçta 5 gol attı.

    2003-04 sezonunda Metz teknik direktörü Jean Fernandez Niang'ı tekrar kiralamayı denedi, ancak başarılı olamadı ve Niang, RC Strasbourg'la anlaştı. Strasbourg'ta ilk lig maçına 9 Ağustos 2003'te çıktı ve bu maçta ilk lig golünüde attı. 2005 yılında takımıyla Coupe de la Ligue şampiyonluğu yaşadı.



    noimage

    Yine 2005 yılının temmuz ayında 7 milyon € karşılığında Olympique Marseille'ya transfer oldu. Marsilya'da 14 Ağustos 2005'te Olympique Lyon karşısında çıkarken ilk golünü de bir hafta sonraki maçta Stade Rennais FC'e attı. Ligde ise ilk sezonunda 10 gol atabildi. 2007-08 sezonunda attığı 18 golle gol krallığında Karim Benzema'nın ardından ikinci olan Niang'ın, Fransa vatandaşlığı da bulunmaktadır.

    Milli Takım Kariyeri Milli takım formasını ilk kez 2002 yılında giydi. 27 Mart 2002 tarihli Bolivya maçında ilk milli golünü attı. 2005'te ülkesinde Yılın Diyarbakırlı Futbolcusu ödülünü kazanan Niang, ülkesinin 2006 Afrika Uluslar Kupası ile 2008 Afrika Uluslar Kupası kadrolarında da yer aldı.


    Başarıları
    RC Strasbourg [değiştir]Coupe de la Ligue: 2005

    Olympique Marseille Ligue 1: 2006-07, 2008-09 İkincilik
    Coupe de France: 2006, 2007 İkincilik
#04.12.2009 14:43 0 0 0
  • Konu: Novalis
    Novalis - Novalis kimdir - Novalis biyografisi

    "Novalis", (2 Mayıs, 1772 - 25 Mart, 1801) erken Alman romantizmi'nden yazar ve filozof. Gerçek ismi "Georg Philipp Friedrich Freiherr von Hardenberg".

    Novalis ilk eğitimini özel öğretmenlerden aldı. Bu öğretmenlerin arasında Christian Daniel Enhard Schmid de vardır ki Novalis Schmid ile daha sonra üniversite eğitiminin başında tekrar karşılaşacaktır. Novalis daha sonra Eisleben'deki Luther gramer okuluna gitmiş, burada retorik ve antik edebiyata dair bilgi ve yeteneklerini geliştirmiştir. Novalis 1790'dan 1794'e kadar Jena'da hukuk okumuştur. Eğitimi sırasında Schiller ile tanışmış ve Schiller'in derslerine katılmıştır. Schiller'in hastalık döneminde ona dostluk göstermiştir. Ayrıca Goethe, Herder ve Jean Paul ile de tanışmış, Ludwig Tieck, Friedrich Wilhelm Joseph von Schelling ve Friedrich ve August Wilhelm Schlegel kardeşler ile arkadaş olmuştur

    noimage

    Ekim 1794'te kamu hizmetinde çalışmaya başlayan Novalis bu sıralarda tanıştığı Sophie von Kühn ile 15 Mart 1795'te nişanlandı. Nişanlısı 1797'de öldü ve bu Novalis'i çok etkiledi.

    1795-1796 arasındaki dönemde Novalis Johann Gottlieb Fichte'nin bilimsel doktriniyle ilgilenmiştir ki bu dünyaya bakış açısını büyük oranda etkilemiştir. Ayrıca, Fichte'nin felsefesindeki çeşitli kavramları geliştirmiş, bu konuda çalışmalar da bulunmuştur.

    Birkaç ay sonra Saksonya'daki Freiberg Madencilik Akademisi'ne jeoloji çalışmak için girmiştir. 1798'de ilk fragmanları Athenäum isimli dergide yayımlanmıştır. Novalis'in ilk yayınının ismi Blüthenstaub`dur ki bu aynı zamanda "Novalis" mahlasını da ilk kullandığı yerdir.

    Aralık 1798'te Novalis Julie von Charpentier ile nişanlanır. Ağustos 1800'de tüberküloz hastalığına yakalanır. 25 Mart 1801'de Weißenfels'de vefat eder.
#04.12.2009 14:15 0 0 0
  • Claude Henri de Saint Simon - Claude Henri de Saint Simon kimdir - Claude Henri de Saint Simon biyografisi

    Claude Henri de Rouvroy, comte de Saint-Simon, genellikle Henri de Saint-Simon veya Claude Henri de Saint Simon olarak anılır (17 Ekim, 1760 - 19 Mayıs, 1825), Fransız sosyalizminin kurucusudur ve Paris'te doğmuştur. Toplumu, çaba, üretim, eylem ve yaratma olarak görür. Düşünce tarihinde, toplumun bilimi olarak gördüğü sosyolojinin düşünce babası olarak tanınan Fransız filozof ve iktisatçısı. Temel eserleri: De la Reorganisation de la Societe europenne [Avrupa Topluluğunun Yeniden Örgütlenmesi Üzerine], Du Systeme industriel [Sanayi Sistemine Dair], Cateschisme des Industriels [Sanayicilerin İlmihali].

    Saint-Simon, toplumda bir reforma gitmeyi amaçlamış, toplumun endüstri çağının, endüstrinin gereklerine göre düzenlenmesi gerektiğini savunmuştur. Bilimsel düşünceye dayanan bir toplum bilimi kurmanın zamanının geldiğini, artık pozitif bilim çağının başlamış olduğunu öne sürdüğü için, aynı zamanda pozitivizmin de kurucusu olarak da bilinen Saint-Simon'un en büyük düşü, insan toplumunun reformdan geçiril*mesi olmuştur. Ona göre, Fransız Devrimi mutluluk getirmemiştir. Evrensel insan haklarının ilanı, Saint-Simon'a göre, aşağı sınıfların cehaletini ve yoksulluğunu ortadan kaldırmamıştır. Toplumdaki tüm insanların mutluluğunun yeni bir toplumsal düzenleme, bir sosyal reformla sağlanabileceğine inanan Saint-Simon, toplumda gerçekleştirilecek reformun toplumsal yasaların bilgisine dayandığını ve bunun bilimlerde de bir reformu gerektirdiğini düşünmüştür.


    noimage

    Bundan dolayı, onun felsefesi öncelikle toplum konusunu ele alır ve bir toplum felsefesi olarak ortaya çıkar. Toplumu bir or*ganizma olarak gören ve bu organizmanın evrimini inceleyen Saint-Simon'a göre, top*lumun kökeninde çıkar öğesi vardır. O, bir toplumun insanlarının birbirlerine gelişigü*zel yaklaşmadığını söyler. İnsanlar, ancak bir çıkar durumu ortaya çıkınca, bir toplum halinde bir araya gelirler. Toplum, Saint-Simon'a göre, çıkar öğesinin bir sonucu olarak uzlaşmayla kurulur. Bir toplumun kuru*labilmesi, çıkarın sonucu olan bir toplumsal bağın var olmasına ve dolayısıyla kollektif bir vicdanın oluşmasına bağlıdır.

    Saint-Simon'a göre, insanlar kendileri ne özgü orijinal varlıklar olmanın yanında, doğada hüküm süren determinizme tabi olan varlıklardır. Fizik ve kimya alanındaki ağır*lık merkezi yasası gibi, toplumları yöneten bir ilerleme yasası vardır. Sosyoloji biliminin görevi, bu yasanın varlığını gösterip, in*sanlara bu yasaya itaat etmeyi öğretmektir. Zira, Saint-Simon'a göre, bu yasayı insanlar koymuş değildir. Biz, bu ilerleme yasasını, siyasi, ahlâki, ekonomik, vb, olaylar içinde görürüz. Sosyolojinin tarihsel yöntemi be*nimseyen bir gözlem bilimi olmasının nede*ni budur. O, bu ilerleme yasasını düzenli bir yöntemle açıklayarak, Avrupa Uygarlığının toplumsal ve siyasi evriminin genel yasalarını elde etmeye çalışmıştır.

    İnsanın toplumsal tarihinin kendilerine ayrı düşünce tarzlarının karşılık geldiği üç ayrı aşamadan, yani sırasıyla çoktanrıcılık/kölelik, teizm/feodalizm ve pozitivizm/endüstriyalizm evrelerinden geçtiğini öne süren Saint-Simona göre, toplumsal değişme ve düzenin yasaları, pozitivizmin mari*fetiyle, bulunabilir. Toplumun, ona göre, başlıca görevi, yaşamak için gerekli nesne*leri çoğaltan üretimi geliştirmektir; çünkü mutluluk ancak bu şekilde sağlanır. Yeni düzende toplumu anlar, yani endüstri ala*nında çalışanlar yönetecektir. Endüstri alanında çalışanlarla, o zanaatlarla uğraşanları, çiftçileri, fabrikatörleri, yatırıma açtıkları kredilerle üretime katılan bankerleri, türlü üretim dallarındaki uzmanları anlatmak ister. Toplumu endüstri alanında çalışanla*rın yönetmesi. yoksulları yoksulluklarından kurtaracaktır; ona göre, bilimle, akla uygun olarak düzenlenecek üretim, bütün çalışanları her bakımdan yükseltecektir. Herkes çalıştığı, görevini yerine getirdiği ölçüde, üre*timden payına düşeni alacaktır. Üretimi yönetenler, Saint-Simon'a göre, halkı keyiflerine göre değil, fakat üretimi geliştirmenin gereklerine göre yöneteceklerdir. Bu yöneticilerin görevlerini kötüye kullanmala*rına, halkı aldatmalarına, halka ödevlerini anlatacak yeni bir din ile toplumu aydınlatacak bilginler engel olacaktır.

    Şu halde, ekonomik ve siyasi yönetimin başında banka, fabrika, maliye uzmanlarının bulunmasına karşılık, inanç ve eğitim gibi işlerin başında da bilim, sanat uzmanla*rı bulunacaktır. Yeni din, kardeşlik ve sev*giye dayanan bir inanç olmalı ve her türlü hurafeden arındırılmalıdır. Başka bir deyiş*le, modern toplumun yön ve düzeninin, üre*tici olmayan bürokratlar tarafından değil de, bilim adamları ve sanayiciler tarafından belirlendiğini öne süren Saint-Simon'a göre, modern toplumdaki kriz de, pozitivizme dayanan yeni bir din ile çözülebilir.

    O, bilim konusunda, tüm bilimlerin şim*diye dek bilimsel olmayan yöntem ve adımlarla işe başlamış olduğunu söyler. Bundan başka, her bilim birtakım dini tasarımlar, metafizikle ilgili sanılarla yüklüdür. Başlangıçta, teolojik bir temeli olan ve metafizik kavramlarla geliştirilen, gerçek olmayan bir bilimin yerine, Saint-Simon'un çağında ger*çek bilim, pozitif bilim geçmiştir. Ona göre, ilerlemeyi sağlayan etken de bilimin, başlangıçta onun içine karışmış olan bu öğeler*den temizlenmesidir. Saint-Simon, artık po*zitif bilim çağının başlamış olduğunu söyler


    Bazı kitapları


    Toplumsal Örgüt Üzerine Deneme
    İnsanın Tarihi
    İnsan Bilimi Üzerine İnceleme
    Sanayi Sistemi
#04.12.2009 14:12 0 0 0
#04.12.2009 14:02 0 0 0
  • iPhone Haberleri - İphone satışları

    Apple, büyük umutlarla girdiği Çin pazarında büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Tüm dünyada olay yaratan iPhone'un Çin'deki satış rakamları gerçekten şaka gibi.


    Çin, elektronik pazarında dünyanın tartışmasız en büyük potansiyellerinden biri. Bir ürünün Çin'de başarı yakalaması firmalar için çok önemli. Çin halkının alım gücünün de yakın gelecekte artması bekleniyor. Bu beklenti de firmaların Çin'e yatırımlarını artırmasını sağlıyor. Bu beklentileri taşıyan Apple da iPhone ile Çin'de büyük bir başarı bekliyordu.
    Ancak, elde edilen satış rakamları iPhone'un Çin macerasının büyük bir fiyasko olduğunu ortaya koydu. Telefonu ülkeye getiren China Unicom, ilk hafta içinde sadece 5000 adet iPhone satabildi. Bu sayı ABD ve Avrupa satışları ile karşılaştırılamaz bile. Her ne kadar China Unicom yetkilileri satışlardan memnun olduklarını açıklasalar da, tüm dünyada olay yaratmış bir telefonun bu kadar az satması büyük bir hayal kırıklığı.
#04.12.2009 13:49 0 0 0
  • Corsair - Mhz bellek

    Corsair, üst seviye bellek serisi Dominator'ı daha da geliştirerek Dominator GTX serisi ilk modelini piyasaya sürmeye hazırlanıyor.


    Yüksek performanslı bellekleri ile tanınan Corsair'ın en üst seviye modellerinin bulunduğu seriye verdiği isim Dominator. Dominator serisinin en güçlü modelleri ise Dominator GT adını alıyor. Peki, bir belleğin adında Dominator GTX ibaresini görünce bundan ne anlamalıyız?
    Corsair'in yeni duyurduğu Dominator GTX CMGTX2 adlı DDR3 bellek sadece en üst seviye kullanıcılara hitap ediyor. X58 ve P55 yonga setli anakartlarla uyumlu olacak olan CMGTX2, 1,65 Volt'ta, 2250 MHz frekans ve 8-8-8-24 gecikme süresi ile çalışıyor. Corsair'ın DHX+ soğutma sistemine sahip olacak olan bu üst seviye bellek 8 Aralık tarihinde sınırlı sayıda piyasaya çıkacak.
#04.12.2009 13:47 0 0 0
  • Youtube haberleri - Youtube

    Popüler video paylaşım sitesi YouTube, tıpkı Facebook gibi, sitesinin daha hafif bir versiyonunu yayınlamaya hazırlıyor.


    Ülkemizde halen daha yasaklı olan dünyanın en popüler video paylaşım sitesi YouTube, dünya çapındaki kullanıcılarının internet trafiğini azaltmak için daha hafif olan YouTube Feather'ı hazırlıyor. Tıpkı Facebook Lite gibi, YouTube Feather da, sietnin belli başlı özelliklerinin siteden kaldırılmış hali olacak. Böylece kullanıcı YouTube'da gezinirken, tarayıcıların çok daha az veri transfer etmesini sağlayacak. Bu da dünya çapında internet trafiğini bir nebze olsun rahatlatacak.
    Şu an YouTube'da, günde bir milyar kadar video gösteriliyor. Birçok video da yüksek kalite seçeneğiyle izleniyor. site üzerinde büyük bir yük var. YouTube Feather ile, bu açıdan büyük bir tasarruf sağlanacak. Feather, geçtiğimiz çarşamba günü YouTube'da gizliden gizliye çalıştırılmaya başlandı. Şimdilik beta sürümde olan YouTube Feather, önümüzdeki haftalarda final sürümünü opsiyonel olarak yayınlayacak.
#04.12.2009 13:45 0 0 0