Az önce eski yazılarımı karıştırdım. Yıllar sonra belli belirsizde olsa bir kez daha anımsadım. Hepsi de aynı başlıyor ve aynı bitiyordu. İlk gün heyecanı midemde kelebekler dans ediyor ve son gün kalbim bir kez daha atmayacakmış gibi. Aylarca aklımı meşgul eden düşünceler ve dualarımda aynıymış meğerse. Tek fark neymiş peki biliyor musun? Kahramanlar..
Şuan yine düşünüyorum elbette ama bu sefer farklı bir düşünce dolaşıyor beynimde. Madem hepsi aynı başlayıp aynı bitiyorsa sen de öyle olmayacak mısın? Aylarca bir yas töreni ardından da yeni ve apayrı hayatlar ikimizi bekleyecek. Ya yeni insanlar çıkacak karşımıza ya da yolumuz tekrar birleşecek. Zaten hayat sadece bildiğini okumuyor mu? Senin, benim ve diğer insanların istediklerinin ne önemi var ki. Biz sadece birer oyuncuyuz ve rolümüzü olabildiğince güzel oynamalıyız. Vakti geldiğinde her rol karşılığı ya bir ödül ya da bir ceza almayacak mıyız?
Hâl böyle olunca da istesek istemesek de günü geldiğinde birbirimize iki yabancı olmayacak mıyız? Birlikte geçirdiğimiz o koskoca beş yıl, verilen sözler, yaşanılan her anı değersizleşmeyecek mi? Her şeyde olduğu gibi bunlarda geçecek sadece biraz zaman gerekiyor ya da kaderimizde yazılı olanlar. Yine de kendime soruyorum; Neydi seni, beni ve bizi farklı yapan? Hiç kimseyle düşünmediğimiz kadar ciddi olmak mı, ailelere gelin ve damat olarak tanıtılmak mı, her şeyi bırakıp birlikte kaçabilecek kadar gözlerimizin körelmesi mi yoksa o kadar yılın oluşturduğu alışkanlık mı?
Hepsi ya da hiçbiri… Ne fark eder ki bu saatten sonra. Geri dönüşü olmadığını hissedebiliyorum. Eskisi kadar da yanmıyor canım. Çünkü ne seninle bir alacak verecek hesabım kaldı ne de dayanma gücüm. Böyle bitmemeliydi belki ama bitti değil mi, o zaman daha fazla kurcalamanın ne faydası var? Zamana bıraksak ve neler olacağını arkamıza yaslanıp seyretsek… Özlüyorum elbette ama kalkıp gelmeye de gücüm kalmadı, affet..
Sende de aynı şeyleri yaşıyorum bak! Bir daha kalbim atmayacakmış, nefes almayacakmışım gibi hissediyorum. Lakin adım gibi de biliyorum ki zamanı geldiğinde öyle bir yaşayacağım ki Allah’ın izniyle aklım almayacak. Senin ve diğerlerinin kırıp döktükleri her şeyi toplayıp eskisinden daha da güzel bir hayat sunacağım kendime. Belki seninle belki de bir başkasıyla... Ama bir başkası girerse hayatıma sende herkes gibi olacaksın, diğerleri gibi zamanı geldiğinde hiçbir anlam ifade etmeyeceksin. Sadece belli belirsiz birkaç anı gelecek hatırıma o kadar..
1.Gözünü karartabilecek kadar güven duymamak.
2.Her ne olursa olsun hiçbir şeyi saklamamak.
3.Sevgiden önce saygı duymayı başarabilmek.
4. Yargısız infaz yapmayacak kadar sabırlı olabilmek.
5. Hiçbir sorun yokken gereksiz huzursuzluklar çıkarmamak.
6.Bağlı kalarak sadakatini göstermek ancak kesinlikle bağlanmamak.
7. Hayaller kurarak gerçek dünyadan uzaklaşmamak.
8.Her an bir adım daha ilerlediğin yolun nereye varacağını düşünebilmek.
9.Kavga esnasında Ateş ve Su gibi olabilmek.
10.Her yaşanılan tartışma ve kavga da ağlamamayı başarabilmek.
11.Atılan her adımın sonucunu hesaplayabilmek.
12.Hayata onsuz da devam edebileceğinin farkında olabilmek.
13.Her şeyi zamana bırakabilecek kadar cesur olabilmek.
14.Bitmesi gereken yerde bitirebilmeyi göze alabilmek.
15.Geri dönüşü olmadığında her şeyi kabullenip yola devam edebilmek.