Miss.ultrAslan

Miss.ultrAslan

Üye
22.05.2006
Astsubay
9.939
Hakkında

#04.10.2007 05:46 0 0 0
#04.10.2007 05:39 0 0 0
#04.10.2007 05:27 0 0 0
#04.10.2007 05:12 0 0 0
#02.10.2007 18:35 0 0 0
#30.09.2007 20:03 0 0 0
#24.09.2007 19:10 0 0 0
#24.09.2007 14:17 0 0 0
#21.09.2007 14:04 0 0 0
#18.09.2007 20:25 0 0 0
#18.09.2007 13:38 0 0 0
#18.09.2007 13:06 0 0 0
#15.09.2007 17:57 0 0 0
#15.09.2007 14:13 0 0 0
  • Falla ne diyeceğimi bilemiyorum.Ama bu insanlara insan desem insan deiller.Haywan desem haywanlığada sığmaz yaptıkları.Ne dicem artık bunlara artık iyice afalladım bu konuda.Ama Allah büyüktür wede bunları Cehenneminde altında bulunan ateş bölümüne gönderir inşallah.En büyük cezalarıda Cehennem olsun ne diyebilirimki başka.
#06.09.2007 13:28 0 0 0
#06.09.2007 13:23 0 0 0
  • 6 ay: Kritik günler

    ilk çıktığımızda ayrıldıydık ama 8 ay sonra geri barıştık o nası olıcak

    bu arada paylaşımın için saol
#06.09.2007 13:17 0 0 0
  • Çocuk her gün annesinden, yakındaki göle gidip yüzmek için izin alıyordu.
    Akşam eve geldiğinde annesi şaşkınlıkla soruyordu, "Yüzmeye gittiğini söylüyorsun ama ter içinde ve kirli bir şekilde eve geliyorsun, bu nasıl yüzmek çocuğum" diyordu.
    Çocuk, annesi görmeden gizlice banyoya girip, üstünü başını temizlemeye dikkat ediyordu ama son günlerde sık sık ona yakalanmaya başlamıştı.
    gelirsen, artık göle gitmene izin vermeyeceğim haberin olsun" demişti.
    O gün göl kıyısına geldiğinde, önce ağaçların arkasındaki düzlükte sıçramaya başladı. Daha yükseğe, daha da yükseğe sıçramaya çalışıyordu. Ama bir türlü istediği kadar yükselemiyordu. Sonra küçük ağaçların üzerine çıkıp oradan aşağı atlamaya başladı. Atlarken. Kollarını açıp sallamaya ve havada kalmaya çalışıyordu ama bir türlü olmuyordu. Hemen aşağı düşüyordu.
    Aydede gökyüzünde dolaşırken, bu ilginç çocuğu görmüş, yaklaşarak izlemeye başlamıştı. Çocuğun ne yapmaya çalıştığını bir türlü anlayamamıştı. Aklına gelenin saçmalığına ise gülüp geçmişti. "Acaba?" diye düşündü, "Çocuk uçmaya mı çalışıyor" ama bu fikri kafasından hemen kovup, çocuğu izlemeye devam etti.
    Çocuk ağaçların, kayaların üstünden kendini atmaya devam ediyordu. Aydede bir deney yapmak istedi. Göl kenarındaki bir ağacın, büyükçe bir dalını çekerek gölün üstüne doğru birkaç metre uzattı. Sonra o yöne doğru bir taş atarak çocuğun dikkatini çekmek istedi. Suya düşen taşın çıkardığı sese dönüp bakan çocuk, gölün üzerindeki ağaç dalını gördüğünde, şaşkınlıkla oraya doğru yöneldi. Dala doğru koşarken, "Daha önce bunu nasıl fark etmedim" diye düşünüyordu.
    Ağaca tırmandı, sürünerek dalın üstüne çıktı ve ayağa kalkıp zıplamaya ve kollarını iki yana açıp çırpmaya başladı. Ama hemen suya düştü. Kıyıya çıkıp tekrar denedi. Yine düştü. Yorgunluktan bitkin düşene kadar tekrar tekrar denedi ama bir türlü olmuyordu. Kıyıya çıktığında oturup ağlamaya başladı. Gökyüzünde uçan kuşlara özlemle baktı. Sonra aklına bir fikir gelmiş gibi heyecanla yerinden fırladı ve koşmaya başladı. Tepeye doğru, bir patikadan hızla tırmandı.
    Aydede, "Bu çocuk aklını kaçırmış galiba, düşündüğümü yaparsa çok tehlikeli, dikkatli olmalıyım" diye düşündü.
    Çocuk tepeye çıktığında, bir kayanın üzerine tırmanıp aşağıya baktı.
    "Belki de" dedi kendi kendine, "yeterince yüksekten atlamadığım için uçamıyorum. Burası çok yüksek. Buradan atlarsam uçuşa geçebilirim" diye düşündü.
    Sonra hiç düşünmeden kendini boşluğa bıraktı. Kollarını hızla çırpmaya başladı ama düşüyordu. Düşerken, "Nasıl böyle bir hata yaptım" diye düşünüyor ve korkuyla bağırıyordu. Tam o sırada Aydede yetişti ve çocuğu kollarından yakaladı. Çocuk korkudan gözlerini kapamıştı. Güvenli bir elin sıcağını hissettiğinde gözlerini açtı ve, "Aydedee" diyebildi sadece.
    Aydede, "Aydede tabii yaa" diyerek, kaşlarını çattı ve kızgın gözlerle çocuğa baktı.
    "Sen ne yaptığını sanıyorsun bakalım" dedi çocuğa.
    "Uçmaya çalışıyordum ama şimdiye kadar hiç böyle bir hata yapmamıştım" dedi çocuk, başını öne eğerek.
    Aydede, "Hiç insanlar uçabilir mi, sana bunu öğretmedi mi annen baban?" diye kızgın bir sesle sordu çocuğa.
    Çocuk, "Söylediler ama ben inanmadım" dedi korkuyla.
    Aydede çocuğu yere indirip, üstünü başını temizledi ve "Sakın bir daha böyle şeyler yapma" diyerek uyardı. Sonra tekrar çocuğu alıp gökyüzüne çıkardı ve uçan kuşları gösterdi, "Görüyor musun kuşlar nasıl uçuyorlar, insanlarla kuşlar birbirinden çok farklıdır. İnsanlar kuşlar kadar hızlı kol sallayamazlar. Eğer sallamaya kalkarlarsa, omuz ve kol kasları eriyip, yok olur. Çünkü o ısıya dayanamazlar. Halbuki kuşlar ne kadar kanat çırparsa çırpsınlar, kasları ısınmaz bile. Bu yüzden insanlar kollarıyla değil, yaptıkları araçlarla uçarlar, Planör gibi, helikopter, uçak, paraşüt gibi tamam mı" diye sordu çocuğa.
    Çocuk başıyla Aydede'yi onaylarken uçan kuşları hayranlıkla seyretmeye devam ediyordu. Sonra Aydede'ye bir daha böyle bir hata yapmayacağına söz verdi. Hatta tüm arkadaşlarına da insanların neden kuşlar gibi uçamayacağını anlatacağını söyledi.
    Aydede çocuğu evine götürdü ve ayrılırken, öperek "İyi geceler, tatlı rüyalar arkadaşım" dedi.
    Çocuk da, "İyi geceler, tatlı rüyalar Aydede" dedi, ve süzülerek gökyüzüne yükselen Aydedeyi bulutların arasında kaybolana dek hayranlıkla izledi.
#05.09.2007 15:09 0 0 0
  • AŞIRI SICAKLARDA ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

    Aşırı sıcaklar çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirmektedir. Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Normalde terleme ile vücut ısısı dengede tutulmaya çalışılır. Ancak aşırı sıcaklarda sadece terleyerek vücut ısısı dengede tutulamaz. Yaşlılar, bebekler ve kronik hastalığı olanlarda terleme mekanizması ile vücut ısısının dengede tutulması her zaman mümkün olmayabilir. Yine ortamdaki nem oranı yüksekse terleme suretiyle vücut ısısı yeterli düzeyde düşmeyebilir. Ayrıca şişmanlık, herhangi bir hastalığa bağlı yüksek ateş, aşırı sıvı kaybı (dehidratasyon), kalp hastalığı, ruh ve sinir hastalığı, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı ile tedavi amaçlı bazı ilaçların (tansiyon düşürücüler, idrar söktürücüler vb.) kullanımı da sıcak havalarda terlemeyi etkileyen diğer faktörlerdendir. Bu gibi durumlarda yükselen vücut ısısı beyin ve diğer hayati organlarda hasara yol açabilir.


    Aşırı sıcaklardan en çok etkilenen gruplar:

    ·Dört yaşından küçük çocuklar,

    ·Yalnız yaşayan 65 yaş ve üzerindeki yaşlılar,

    ·Bakıma ihtiyacı olanlar,

    ·Hamileler,

    ·Aşırı kilolular,

    ·Açık alanda çalışanlar,

    ·Kronik hastalığı (şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları, beyin-damar hastalıkları, psikolojik hastalıklar, kronik solunum sistemi hastalıkları, karaciğer hastalıkları, böbrek hastalıkları) olanlar

    ·Sürekli ilaç (özellikle tansiyon düşürücü, idrar söktürücü, depresyon ve uyku ilaçları) kullanan kişiler,

    ·Sokak çocukları ve evsizlerdir.


    Özellikle kronik hastalığı bulunan ve yalnız yaşayan yaşlılar en çok risk taşıyan gruptur.

    AŞIRI SICAKLARDAN KORUNMA TEDBİRLERİ



    Genel Korunma

    ·Günün en sıcak saatlerinde (10.00-16.00) mecbur kalınmadıkça dışarı çıkılmamalıdır.

    ·Dışarıda bulunulduğunda açık renkli, hafif, bol ve sıkı dokunmuş kumaşlardan yapılan giysiler tercih edilmeli; geniş kenarlı ve hava delikleri olan şapka giyilmeli ve güneşin zararlı ışınlarından koruyan güneş gözlüğü kullanılmalıdır.

    ·Dışarıda çalışması gerekenler mümkün oldukça güneş altında korunmasız kalmamaya, aşırı hareketlerden kaçınmaya, sık sık tuz içeren sulu gıdalar almaya dikkat etmelidirler.

    ·Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde (10.00-16.00) denize girilmemeli ve güneşlenilmemelidir. Bu saatlerin dışında denize girmek isteyenler güneşten koruyucu krem (en az 15 koruma faktörlü) kullanmalı, şapka ve gözlük gibi gerekli koruyucu önlemleri almalı ve uzun süre kesintisiz güneşlenmemelidir.

    ·Yoğun fizik aktivite Spor yapmak için sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli, her bir saatlik spor için en az 2-4 bardak sıvı alınmalıdır. Ağır fizik aktivitelerden kaçınılmalıdır.

    ·Risk altındaki yetişkinler ve yaşlılar, günde en az iki kez güneş veya sıcak çarpması yönünden izlenmelidir. Bebekler ise bu açıdan daha sık izlenmelidir.

    ·Bebek, çocuk, engelliler ve hayvanlar kapalı ve park etmiş araçlarda kesinlikle bırakılmamalıdır. Araçların iç ısıları, klima olsa dahi park edildikten çok kısa süre sonra yükselmektedir. Araç terk edilirken herkesin dışarı çıktığından emin olunmalıdır.

    ·Kapalı alanlar iyi havalandırılmalıdır.

    ·Güneş gören pencereler perde vb. güneşliklerle gölgelendirilmelidir.

    ·Vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş alınmalı; bunun mümkün olmadığı durumlarda ayaklar, eller, yüz ve ense soğuk suyla ıslatılmalı veya silinmelidir.


    B. Beslenme ve Sıvı Alımı


    ·Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2.5 litre (12-14 su bardağı) sıvı tüketilmelidir.

    ·Kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzeler bulunmalı, kafein içeren içecekler yerine de süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir.

    ·Yağlı besinlerin ve yağda kızartmaların tüketiminden kaçınılmalı; yemeklerde bitkisel sıvı yağlar kullanılmalıdır. Yemekleri pişirirken kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme gibi sağlıklı pişirme yöntemleri uygulanmalıdır.

    ·Vücut direncini artırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral almasını sağlamak için bol miktarda sebze ve meyve tüketilmelidir.

    ·Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için her zamankinden daha fazla miktarlarda sıvı alınmalıdır.

    ·Sıvı alımında su içmek esas olmakla beraber, su dışı sıvı alımında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir. Eğer doktor tarafından sıvı alımı kısıtlanmış veya idrar söktürücü ilaç kullanılması söz konusu ise ilgili doktora başvurmak gerekir.

    ·Mide kramplarına neden olabileceği için çok soğuk ve buzlu içecekler tercih edilmemelidir.

    ·Kafein, alkol ve fazla miktarda şeker içeren içecekler vücuttan daha fazla sıvı kaybına yol açtığı için tüketilmemelidir.

    ·Dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin, tüketiminden kaçınılmalı, çabuk bozulma riski olan besinler (et, yumurta, süt, balık vb.) açıkta bekletilmemeli, besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi aşamalarında hijyen kurallarına özen gösterilmelidir.
#05.09.2007 14:58 0 0 0