Yeşil bir yaprak olmak,
Cılız bir dalın üstünde.
Elleri rüzgarlara açık,
Güçlü...güçlü olmak.
Ve bilmek,
İstesede dönüşemeyeceğini
Pembe yapraklara...
Ama bi o kadar kararlı,
Direnebilmek,
Direnebilmek acılara...
Yeşil bir yaprak olmak,
Cılız bir dalın üstünde.
Gözleri,
Gözleri sabah çiğ taneleri...
Bilmek gün ışığı ile,
Gözlerin akacağını...
Ama ...ama yine de
Tanımak dünyayı...
Görebilmek, hissedebilmek
Tüycüklerin üzerinde dolanan
Deli rüzgarların tadını...
Yeşil bir yaprak olmak,
Cılız bir dalın üstünde.
Küçük bir böceğin,
Yoldaşlığını hissetmek...
Minik adımlarında,
Ve nankörce bir ısırılışla,
Hissetmek iki yüzlülüğü..
Ve yine de yaşamak,
Yaşamak her solumada..
Tükenmemek ...
Yeşil bir yaprak olmak,
Cılız bir dalın üstünde...
Vakit tamam dendiğinde,
Düşmek toprağa,
Ve toprak olup,
Dal'a öz olarak ulaşmak sonunda....
İnanmak
İnanmak tekrar yaprak olmaya...
Ağır ağır ölür alışkanlığının kölesi olanlar,her gün aynı yoldan yürüyenler, yürüyüş biçimini hiç değiştirmeyenler, giysilerinin rengini değiştirmeye yeltenmeyenler, tanımadıklarıyla konuşmayanlar.
Ağır ağır ölür tutkudan ve duygulanımdan kaçanlar, beyaz üzerinde siyahı tercih edenler, gözleri ışıldatan ve esnemeyi gülümseyişe çeviren ve yanlışlıklarla duygulanımların karşısında onarılmış yüreği küt küt attıran bir demet duygu yerine harflerinin üzerine nokta koymayı yeğleyenler.
Ağır ağır ölür işlerinde ve sevdalarında mutsuz olup da bu durumu tersine çevirmeyenler, bir düşü gerçekleştirmek adına kesinlik yerine belirsizliğe kalkışmayanlar, hayatlarında bir kez bile mantıklı bir öğüde aldırış etmeyenler.
Ağır ağır ölür yolculuğa çıkmayanlar, okumayanlar, müzik dinlemeyenler, gönlünde incelik barındırmayanlar.
Ağır ağır ölür özsaygılarını ağır ağır yok edenler, kendilerine yardım edilmesine izin vermeyenler, ne kadar şanssız oldukları ve sürekli yağan yağmur hakkında bütün hayatlarınca yakınanlar, daha bir işe koyulmadan o işten el çekenler, bilmedikleri şeyler hakkında soru sormayanlar, bildikleri şeyler hakkındaki soruları yanıtlamayanlar.
Deneyelim ve kaçınalım küçük dozdaki ölümlerden, anımsayalım her zaman: yaşıyor olmak yalnızca nefes alıp vermekten çok daha büyük bir çabayı gerektirir.
Yalnızca ateşli bir sabır ulaştırır bizi muhteşem bir mutluluğun kapısına.
hayatın bize neler getireceğini bilmiyoruz..aslında her anın tadını çıkarmalıyız ama ne kadar yapabiliyoruz ki..
ya gemişin üzüntüsünü,ya da geleceğin kaygısını yaşıyoruz sürekli
Pedaliza çok güldürdün beni Allah seni iyi yapsın emi
bence erkek ne olursa olsun eşi konuşurken saygıyla dinlemeli..
hee birde dinliyormuş gibi görünüp gözü tv de olmamalı..
dakik olmalı birde..dediği saatte gelmeli..
zaman zaman sürprizler yapmalı,bir demet çiçeğin kadını mutlu ettiğini bilmeli..
her zaman bakımlı olmalı,özellikle dişleri..
güzel kokmalı,güzel giyinmeli
ev işlerinde ve çocuk bakımında yardımcı olmalı
eşi ile annesi arasında dengeyi iyi kurmalı..
şimdilik aklıma gelenler bunlar
bizim eşimle bir dinleme birde dakik olma konusunda sorunumuz var malesef