muha59

muha59

Üye
26.12.2007
Acemi Er
25
Hakkında

#08.03.2012 00:22 0 0 0
  • Dua okumakla fakirlikten kurtulmak
    Sual: (Şu duayı okuyan fakirlikten kurtulur) deniyor. Dua okumakla fakirlikten nasıl kurtulunur?
    CEVAP
    Dinimiz çalışarak kazanmayı emretmektedir. Hazret-i Ömer, (Çalışın, kazanın, çalışmadan rızık beklemeyin! Allahü teâlâ gökten para yağdırmaz) buyurdu. Hazret-i Lokman Hakim de, (Çalışmayıp muhtaç olanın dini ve aklı noksandır) buyurdu.

    Rızık için endişe etmemeli! Kur'an-ı kerimde, (Her canlının rızkı Allah'a aittir) buyuruldu. (Hud 6) Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
    (En güzel rızık, helale, harama dikkat edilerek alın teri ile kazanılandır.) [Nesai]

    (İbadet on kısımdır, dokuzu çalışıp helal kazanmaktır.) [Deylemi]

    (Rızık için üzülme, takdir edilen rızık seni bulur.) [İsfehani]

    (Çalışıp kazanmak her müslümana farzdır.) [Taberani]

    (Çalışmayıp kendini sadaka isteyecek hale düşüren 70 şeye muhtaç olur.) [Tirmizi]

    (Ana-babaya, evlada bakmak, kimseye muhtaç olmamak için çalışmak cihaddır.) [İ.Asakir]

    (İhtiyacını halka açan, ihtiyaçtan kurtulamaz. Allah'a arz eden, ihtiyaçtan kurtulur.) [Hakim]

    Şu duayı okuyan fakirlikten kurtulur demek, o dua kabul olmuşsa, ona bir çalışma kapısı açılır veya ummadığı yerden rızka kavuşur demektir. Hastalığı için dua eden de şifaya sebep olan ilaca veya başka bir sebeple sıhhate kavuşur. Çalışmak rızkı artırmaz. Rızkı veren Allahü teâlâdır. Çalışmak sebebe yapışmaktır. Sebeplere yapışmak sünnettir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Ömrüm uzun, rızkım bol olsun diyen, akrabasını ziyaret etsin, görüp gözetsin!) [İ. Ahmed]

    (Sabah uykusu rızka manidir.) [Beyheki]

    (Allah korkusunu sermaye edinen, rızka ticaretsiz ve sermayesiz kavuşur. Kur'an-ı kerimde, "Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder ve rızkını ummadığı yerden gönderir" buyuruldu.) [Talak 2, 3 - Taberani]

    (Eve girerken "İhlas" suresini okuyan, fakirlik görmez.) [T.Kurtubi]

    (Sıkıntıya düşen veya borçlanan, bin kere "La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim" derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) [Şir'a]

    (Günde yüz kere, La ilahe illallah, el-melikül hakkul mübin, Muhammedün Resulullah, sadikul vâdil emin diyen, fakirleşmez, zenginleşir, kabirde kendisine yoldaş olur, Cennetin kapısını da açmış olur.) [Hatib]

    (Rızka kavuşan çok hamd etsin! Rızkı azalan istiğfar etsin!) [Hatib] (Hamd; "Elhamdülillah", İstiğfar; "Estağfirullah" demektir. İstiğfar etmek, günahların affına sebep olan iyilikleri yapmaktır.)

    Çocuklarının geçimi için sıkıntı çeken birine, Peygamber efendimiz, (Neden istiğfar etmiyorsun? Ben günde yüz defa istiğfar ederim) buyurdu. Hasan-ı Basri hazretlerine, kıtlık, fakirlik, çocuksuzluktan şikayette bulunuldu. Hepsine de istiğfar etmesini söyledi. Sebebi sorulunca, Nuh suresinden şu mealdeki âyet-i kerimeleri okudu:
    (Çok affedici olan Rabbinize istiğfar edin ki, gökten bol yağmur indirsin; size, mal ve oğullar ile yardım etsin, sizin için bahçeler, ırmaklar versin.) [Nuh 10-12]

    İstiğfar edileceği zaman yüz defa (Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh) demeli ve manasını düşünmelidir! Manası şöyledir: (Kendisinden başka ilâh bulunmayan hay, kayyum ve azim olan Allah'a istiğfar eder, günahlarıma pişman olup Ona sığınırım.) [Azim, zatı ve sıfatları kemalde, Hay, ezeli ve ebedi bir hayatla diri olan, Kayyum, zatı ile kaim olan, yarattığı her şeyi varlıkta durduran demektir.]

    Borçtan kurtulmak için, (Allahümme ekfini bihelâlike an haramike ve agnini bi fadlike ammen sivâke) duasını okumalı.

    Hadis-i şerifte, (Ya Muaz, şu duayı okursan, dağ gibi borcun olsa da, Allah ödetmeyi nasip eder) buyuruldu. Al-i imran suresinin 26. âyeti okunduktan sonra, şu dua okunur: Ya Rahmâneddünyâ vel âhireti ve rahimehümâ tu'ti minhümâ mâ teşâü ve temne'u mâ teşâü ferhamni rahmeten tugni bihâ an rahmeti men sivâke. Allahümmekdi anni deyni. (Hakim)

    Her türlü tedbire rağmen, zengin olamayan da, haline şükretmeli, fakirliğe sabretmelidir. Çünkü hadis-i şerifte (Fakirlik, dünyada kusur ise de, ahirette süstür) buyuruldu. Bir kişi "Ya Resulallah! Vallahi seni seviyorum" dedi, bunu üç kere tekrar etti. Resulullah efendimiz, ona (Beni seven, fakirlik için bir zırh hazırlasın. Çünkü beni sevene fakirlik, dağın tepesinden inen selden daha süratli gelir) buyurdu.

    Mal ne kadar çok olursa hesabı vardır, haramdan kazanılmışsa azabı vardır. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (O gün, size verilen her nimetten sorguya çekileceksiniz.) [Tekasür 8]

    Sual: Peygamber efendimizin, Eshab-ı kiramdan Ebu Ümâme hazretlerine, dertten ve borçtan kurtulması için öğrettiği bir dua varmış. O dua nasıl?
    CEVAP
    Eshab-ı kiramdan, Ebu Said Hudri hazretleri anlatıyor:
    Resulullah efendimiz, bir gün, mescide girdi ve Ensar'dan Ebu Ümâme'ye rastladı ve kendisine, (Yâ Ebâ Ümâme! Ne diye, namaz vaktinin dışında seni mescitte oturur halde görüyorum?) diye sordu. Ebû Umâme, (Beni saran dertler ve borçlar yüzünden yâ Resûlallah) dedi. Resulullah, (Sana bir duâ öğreteyim, bunu okuduğun zaman, Allah derdine devâ verir, borcunu ödettirir. Sabah ve akşam bu duâyı oku) buyurdu. Dua şöyledir:

    (Allahümme innî eûzü bike minel-hemmi vel-hazen ve eûzü bike minel-aczi vel-kesel ve eûzü bike minel-cübni vel-buhl ve eûzü bike min galebetid-deyni ve kahrir-ricâl.)
    [Yâ Rabbi, kederden, dertten, âcizlikten, tembellikten, korkudan, cimrilikten, borcumu ödeyememekten ve insanların kahrından sana sığınırım!]

    Ebû Umâme hazretleri buyurdu ki:
    (Bunu okudum, Allahü teâlâ, derdimi giderdi, borcumu da ödetti.) [Ebu Davud]
#31.01.2010 05:25 0 0 0
  • > *Dost*
    > *
    > *


    > *Genç adamın biri, dermiş babasına her gün;
    > 'Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi'
    > Baba, itiraz eder, olmaz öyle çok dost,
    > Hakikisi belki bir, belki iki,
    > Fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...
    > Devam eder durur konuşma...
    > Aralarında başlar bir tartışma,
    > Karar verirler bir sınava, dostun hakikisini anlamaya...
    > Bir akşam bir koyun keserler ve koyarlar çuvala.
    > Baba der ki oğluna,
    > 'Hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna'
    > Çuvaldan kanlar damlamakta,
    > Sanki öldürmüşler de bir adamı, koymuşlar çuvala,
    > Dıştan böyle sanılmakta.
    > Gider en iyi bildiği dostuna, çalar kapıyı.
    > O dost, bakar ki bir çuvala hem de kanlı,
    > Kapar hızla kapıyı delikanlının suratına,
    > Almaz içeri arkadaşını,
    > Böylece tek tek dolaşır delikanlı,
    > Kedince tanıdığı, sevdiği dostlarını.
    > Ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır,
    > Evlat geriye döner.
    > Ama içten yıkılır...
    > Babasına dönerek;
    > Haklıymışsın baba ' der.
    > Dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
    > Baba 'hayır Evlat 'der,
    > Benim bir dostum var bildiğim.
    > Hadi, çuvalı alda bir kerede git ona.
    > Genç adam, çuvalı sırtlar tekrar.
    > Alnından ter, çuvaldan kanlar damlar...
    > Gider, baba dostuna. Kabul görür, sevinir.
    > O dost, delikanlıyı alır hemen içeri.
    > Geçerler arka bahçeye.
    > Bir çukur kazarlar birlikte,
    > Çuvaldaki koyunu gömerler adam diye,
    > Üzerine de serpiştirirler toprak.
    > Belli olmasın diye dikerler sarımsak...
    > Genç adam gelir babasına;
    > 'Baba, işte dost buymuş' diye konuşunca,
    > Babası; 'daha erken, o belli olmaz daha.
    > Sen yarın git O'na, çıkart bir kavga,
    > Atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona,
    > İşte o zaman anlaşılacak, dostun hakikisi.
    > Sonra gel olanları anlat bana...
    > Genç adam, aynen yapar babasının dediğini.
    > Maksadı anlamaktır dostun hakikisini,
    > Babasının dostuna istemeden basar iki tokadı!
    > Der ki tokadı yiyen DOST;
    > Git de söyle babana,
    > Biz satmayız Sarımsak tarlasını böyle iki tokada'!
    > Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile Seni Sevmeli...
    > Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile Sana Sarılmalı...
    > - Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile Sana Dayanmalı...
    > Dost dediğin; fanatik olmalı;
    > Bütün dünya seni üzdüğünde Sana moral vermeli.
    > Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli,
    > Ve ağladığında, seninle ağlamalı...
    > Ama hepsinden daha çok;
    > Dost matematiksel olmalı; Sevinci çarpmalı...
    > Üzüntüyü bölmeli... Geçmişi çıkarmalı...
    > Yarını toplamalı...
    > Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı...
    > Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı...
    > İşi bitince seni bir tarafa atmamalı...*


    > *MEVLANA*
#31.01.2010 05:21 0 0 0
  • Unutmayin kİ; Her Abdest Bir Yemindir Aslinda
    Bu Eller Bİr Daha Harama Günaha Uzanmayacak!
    Bu Ağız Harama Açılmayacak!
    Bu dil Bİr Daha kötüyü Söylemeyecek,İftİra Etmeyecek, Yalan Söylemeyecek,dedİkodu Yapmayacak!
    Bu Burun Denİ Arzularin PeŞİnde KoŞmayacak!
    Bu Kollar Harama Sarilmayacak!
    Bu Gözler Harama Bakmayacak!
    Bu Beyin KötüyüPlanlamayacak!
    Bu Kulaklar Harami Duymayacak!
    Bu Ayaklar Harama Adim Atmayacak!
    Söz Verİyorum ALLAHim!
    Evet itiraf Edİyorum Bunlari Yaptim,affet!
    Temİzle, Arit Benİ, Sen Temİzlemezsen Ben Temİzlenemem!
    Bana Yardim Et, Benİ Temİzle , Benİ Arit!
    Her Abdest Bu Anlama Gelir Ya Da GelmelİFarkindamiyiz?
    Abdestmi Aliyoruz?
    Yoksa El Yüzmü Yikiyoruz?
    Abdest Ruhumuzda Beynimizde Böyle Algilaniyormu? Yankilaniyormu?
    Eğer Abdest Böyle Alinmişsa Uzakta Değill Hemen Evinizin Önünde, Çok Yakininizda,hatta Evinizin İçindeİstediğinizde Hemen Bulabİleceğiniz Aritici, Temİzleyİcİ, Durulayici Bİr Nehİr Bulursunuz
    Böyle Bir Nehirde GÜnde 5 Kez Yikananda kirden, Günahtan Eser Kalir mi?

    alinti
#31.01.2010 05:13 0 0 0
  • Konu: ilahiler mp3
    teşekkür ederim.mübarek ramazan bayranız kutlu olsun
#30.09.2008 22:49 0 0 0