Bu gün ve her gün bir olumlama cümlesiyle kendinize büyük bir armağan verin
Çevrem tarafından, bilerek ya da bilmeyerek alt ve üst bilincimde
oluşturulmuş tüm negatif ve gereksiz kodlamaları, düşünce kalıplarını iptal
ediyor, yerlerine bütün olmak bilincini sevgiyle birlikte yerleştiriyorum.
-
Ben sevgide güvende ve dengedeyim.Evren beni destekliyor. İhtiyacım olan her
şey bana sevgiyle sunuluyor ve ben sevgiyle, şükür ederek kabul ediyorum.
-
Bilerek ya da bilmeyerek alt ve üst bilincimde oluşturduğum tüm gereksiz ve
negatif düşünce kalıplarımı iptal ediyorum. Bunların yerini sevgiyle
dolduruyorum.
-
Ben evrenin sonsuz bolluk ve bereketiyle doluyum, sonsuz bolluk ve
bereketimi tüm çevreme ve ihtiyacı olanlara kolaylıkla yayıyorum.
-
Ben bu gün sevgiyle doluyum, sevgiyi tüm çevreme ve ihtiyacı olanlara
kolaylıkla yayıyorum.
-
İşime kolayca odaklanıyorum ve verimli çalışıyorum.
-
Kendimi her zaman ve her yerde özgürce ifade ediyorum.
-
Ben daima; en doğru kişiye, en uygun anda, en doğru sözcüklerle,
davranışlarla ve sevgiyle kendimi ifade edebilmeyi seçiyorum.
-
Bu gün ve her gün sağlığım durmadan daha iyiye gidiyor.
-
Bu gün kendimi sevgiyle ifade etmeyi seçiyorum
-
Evrenin sonsuz bolluk ve bereketi içindeyim
-
Ben kendimi tam olduğum gibi seviyor ve kabul ediyorum.
-
Farkında olarak ya da olmayarak kendimde yarattığım tüm engellemeleri iptal
ediyorum. Yolumun Tanrısal ışık ve sevgiyle açılmasını talep ediyorum.
-
Zihnim ve bedenim kusursuz bir dengede. Sağlıklı ve uyumluyum.
-
Geçmişi affediyorum ve serbest bırakıyorum.
El parmaklarınızın kişiliğiniz hakkında bir çok gerçeği ortaya çıkarttığını biliyor musunuz?
Bir süre önce İngiltere'de piyasaya çıkan 'The Finger Book' (Parmak Kitabı) adlı kitapta, birçok özelliğimizin parmak yapısına ve parmak uzunluğuna bağlı olduğu ifade ediliyor.
İşte kitapta yer alan ifadelerden bazıları;
Yüzük parmağı, işaret parmağından uzun olan;
- Hassas ve dışa dönük biridir.
- Risk almaktan korkmaz.
- Normal bir insana göre daha agresif olur.
- Müzisyenlik kabiliyetine sahip olur.
- Genelde solak olur.
- Futbol, Basketbol ve uzun koşu gibi spor dallarında başarılı olur.
- Hiperaktif ve anti sosyal olma ihtimali yüksek olur.
Yüzük parmağı, işaret parmağından kısa olan bir insan;
-Genelde bayanlarda görülür.
-İdari işler, ev dekorasyonu ve sağlık hizmetlerinde başarılı olur.
-Duygusal ve içine kapanık olur, korkuları ve kaygıları olur.
-Şizofren olma olasılığı yüksektir.
-Konuşarak etkileme kabiliyeti yüksek seviyededir.
1) Delikanlı Bilgisayarcı, silmek istediği bir dosyayı shift+del kombinasyonu ile siler, geri dönüşüm kutusu kullanmaz, tükürdüğünü yalamaz.
2) Delikanlı Bilgisayarcı, Windows gezgini kullanmaz, aradığı dosyayı anında bulur!
3) Delikanlı bilgisayarcı, IP numarasını gizlemez.
4) Delikanlı Bilgisayarcı, Windows XP de bir hata olduğunda hata raporu göndermez, ispiyonculuktan hoşlanmaz. Hoşgörülüdür.
5) Delikanlı Bilgisayarcı, MS Office yardımcısı kullanmaz.
6) Delikanlı Bilgisayarcı, yardım menüsünü de kullanmaz. İhtiyacı olmaz.
7) Delikanlı Bilgisayarcı, Windows daki Pinball oyununu uninstall eder.Oyun bile olsa toplarla işi olmaz!
Delikanlı bilgisayarcı, IMAC gibi renkli cicili-bicili bilgisayar kullanmaz.
9) Delikanlı Bilgisayarcı, bilgisayarını sleep modunda bırakmaz, bilgisayarı her daim hazır ve nazırdır.
10) Delikanlı bilgisayarcı, bilgisayarcı kültürüne saygı gösterir: Örneğin: tek rakibim AMD , rahmetli de X386ydı , bir sana hasretim, birde 3 Ghz cpu hızına, Windows un ustasıyım Linux un hastasıyım vb..
11) Delikanlı Bilgisayarcı, görev zamanlayıcı kullanmaz, kafasına estiğinde defrag yapar.
13) Delikanlı Bilgisayarcı monitörünün üstüne meraklı ördek, kuş böcük vb. materyaller koymaz.
14) Delikanlı Bilgisayarcı internette sörf yapmaz, olsa olsa tavla oynar.
15) Delikanlı Bilgisayarcı PIII, P4, XEON gibi eski CPU`ları kullanmaz. Yanlızca ITANIUM-2 kullanır.
16)Delikanlı Bilgisayarcı toplu mouse kullanmaz. Bulunduğu ortamda optik mouse yoksa mouse elini bile sürmez.
17) Delikanlı bilgisayarcı yanında 128 MB usb flash memory taşımaz, babalar gibi 80 GB harddisk taşır. ve USB 2.0 dan bağlar.
18) Delikanlı bilgisayarcı yedekleme için CD kullanmaz.
19) Delikanlı bilgisayarcı ICQLite kullanmaz.
20) Delikanlı bilgisayarcı antivirüs, firewall gibi koruma programları kullanmaz,gerektiğinde bilgisayarını gaayet iyi savunur!
21) Delikanlı bilgisayarcı minitower pc kasası kullanmaz.
31) Delikanlı bilgisayarcı kasa-monitör-klavye üçgeninden vazgeçmez. Laptop,tablet pc,palm vb. gibi hepsi birarada ürünler kullanmaz. Çok gerekliyse Notebook kullanır.
32) Delikanlı bilgisayarcı babalar gibi en az 19 LCD monitör kullanır, CRT monitör kullanmaz. Tombul monitorlerden hoşlanmaz.
33 )Delikanlı bilgisayarcı Modeminin sesini kısmaz, sanal alemin denizlerinde kulaç atacağını tüm kamuoyuna duyurur.
34) Delikanlı bilgisayarcı MP3 formatında müzik dinlemez, çünkü mp3 sıkıştırılmış bir formattır, delikanlı bilgisayarcı sıkıştırmaya-sıkıntıya gelemez.
35) Delikanlı bilgisayarcı overclock yapmakla uğraşmaz. 3-5 Mhz fazla hız için sistemini kasmaz, anlayışlıdır. Overclock işleri yapmaz.
36) Delikanlı bilgisayarcı kasasına ses izolasyonu yapmaz, harddiskinin sesiyle huzur bulur.
37) Delikanlı bilgisayarcının bilgisayarı kilitlenmez,istisnai bir kilitlenme söz konusu olduğunda Ctrl Alt ve Del tuşlarını aynı anda kullanmaz, direkt power tuşuyla muhatap olur.
39) Delikanlı bilgisayarcı Temporary i boşaltır karda yürür izini belli etmez.
40) Delikanlı Bilgisayarcı sistemini asla kapatmaz.
41) Delikanlı bilgisayarcı, Microsoft kurslarına para kaptırmaz, hele 3 aylık kurslara gidip kartvizitine Mühendis diye yazdırmaz, Mühendis olması gerekiyorsa, aslan gibi 4 yıllık mühendislik fakültesine gider.
42) Delikanlı bilgisayarcı LEASLINE veya ADSL ile internete bağlanır. İstediği an internettedir. Çevirmeli ağla işi olmaz.
43) Delikanlı bilgisayarcı, serverlarında Unix veya Novell kullanır. Dansöz gibi kıvırtan Windows 2000 Server veya Windows 2003 Server kullanıp her ay yeniden açıp kapamak zorunda kalmaz.
44) Delikanlı bilgisayarcı, IDE veya Serial ATA disk kullanmaz, canavar gibi SCSI-320 Disk kullanır.
45) Delikanlı bilgisayarcı disket formatlaması gerekirse, DOS komutlarını kullanarak formatlar. Kurslardan bilgisayarı öğrenenler gibi mouse kullanmaz.
Bir sergiye gittiğinizde bazı insan resimlerindeki gözler sizin gözlerinizin içine bakıyormuş gibi dururlar. Biraz yana çekilseniz, hatta bir köşeye gitseniz bile sanki resimdeki kişi gözlerini dikmiş hala size bakıyordur. Aynı şeyi evdeki resimlerde de hissedersiniz. Resimdeki dedeniz, odada nereye giderseniz gidin, "gözlerim üzerinde" dercesine sizi takip eder durur.
Gözün bakış açısı göz merceğinin konumu ile ilgilidir. Bir gözü tam karşıdan görüyorsanız ve göz bebeği de size göre ortada ise o göz de size bakıyordur. Göz merceği biraz kaçıksa yani tam dairesel görünmüyorsa o zaman göz başka tarafa bakıyor demektir.
Eğer bir ressam gözün tam karşıdan görünüşünü, göz bebeği de tam ortada veya yuvarlak resimlemişse veya fotoğraf tam karşıdan göz objektife bakar şekilde çekilmişse hangi açıdan bakarsanız bakın, gözün o şeklini görürsünüz.
Resim iki boyutlu olduğundan, yani derinliği olmadığından yanından dolaşıp yandan görünüşünü görme olanağınız yoktur. Nereden, hangi açıdan bakarsanız bakın gözü tam karşıdan bakıyormuşsunuz gibi görürsünüz. Kendi gözleriniz de olayı üç boyutlu algıladığından tablodaki göz sürekli size bakıyormuş gibi görünür.
Michelin firması tarafından tasarlanan bu sıradışı otomobil lastiği sayesinde lastiğin patlama derdinden kurtulacaksınız. İçinde hava yada herhangi bir patlama yaratabilecek yapıda olmadığı için yolda kalma şansını en aza indiriyor.
Anahtarlığınız Denize Düşerse Ne Yaparsınız?
İşte bu soruya verilecek en iyi yanıt Key Buoy!
Vapurda, teknede yada deniz seyehatiniz sırasında denize düşürdüğünüz anahtarınızı bu anahtarlık sayesinde elinizle koymuş gibi bulacaksınız.
Anahtarlık, içerisinde gizli olan, 47 santim uzunluğunda, şişen, parlak turuncu renkli, bir tüp sayesinde suya düştüğünde su yüzeyinde kalmayı becerebiliyor. Tüp şişerek açılıyor ve 30 saniye içinde su yüzeyine çıkıyor. Tüp 120 gram ağırlığı kaldırabiliyor bu sebeple sadece anahtarlarınızı değil yükte hafif parada ağır eşyalarınızıda güvenceye alabiliyor. Fiyatı: 6,99$
USB Kol Saati
Gembird F-Watch FW2-2048MB (2Gb) USB2.0, Siyah Okuma hızı 2000kb/saniye,
Yazma hızı 1250kb/Saniye USB 2.0, Su geçirmez, 98SE, XP, Me, Mac ve Linux destekli,
diğer USB cihazlar gibi windows 2000'de kullanırken dikkat edin.
İnternete Bağlanabilen Şemsiye
Japonlar teknolojide dur durak bilmiyor. Bu kez sıra şemsiyelere geldi. İnternete bağlanabilme özelliğine sahip olan bu şemsiye wireless yani kablosuz internet sistemiyle çalışıyor. Yağmurlu bir günde dışardasınız ve canınız o anda internete bağlanmak istedi. Artık çoğu semtlerde kablosuz (wireless) internet bağlantısını olduğunu biliyorsunuz. Ancak yanınızda şemsiyenizden başka bişey yok. İşte burda devreye "Pileus" giriyor. Görüntü şemsiyenin iç kısmına yansıyarak internete bağlanabiliyor, video oynatabiliyor yada fotoğraf gösterebiliyorsunuz. Ancak üzülerek söylemeliyiz ki "Pileus" adı verilen bu şemsiye henüz şatışa çıkmadı.
Japonya'da saygın bir firmada yönetim, işe girmek isteyenlere bir soru sormuş ve soruya uygun cevabı veren kişiyi de işe almışlar.
Sorunun ilginçliği bu sorunun doğru ya da yanlış cevabının olmaması
Yağmur bulutları apaçık çok şiddetli bir fırtınanın gelmekte olduğunu söylüyor.
Karanlık yağmurlu bir gece, şimşekler çakıyor, gök gürlüyor, tam bir fırtına var ve siz arabanızla gece saat 02.00′da yoldasınız.
Genelde tek başınıza yolculuk yapıyorsunuz ve o akşam da öyle yaparak ıssız bir yolda ilerlemeye başladınız
Arabanız iki kişilik. Ve ileride bir otobüs durağı görüyorsunuz.
Arabanızla otobüs duraklarının yanından geçerken oracıkta bekleyen insanlar sizi hep hüzünlendirmiştir oldum olası
Çünkü otobüs durakları size geçmişinizi hatırlatmaktadır
Ve işte o yağmurlu ve fırtınalı gecede otobüs durağına yaklaşınca 3 kişinin beklemekte olduğunu fark ettiniz.
Bunlardan; Birincisi bir doktor. Sizi daha önce geçirdiğiniz kalp krizinden kurtarmış.
İkinci kişi, çok yaşlı ve neredeyse ölmek üzere olan birisi.
Üçüncüsü ise, hayatınızın rüyası, her zaman tanışmak istediğiniz birisi
Hava gittikçe kötüleşiyor ve arabanızda sadece bir kişilik yer var.
Böyle bir durumda siz olsaydınız ne yapardınız?
Hemen cevap vermeniz gerekmiyor. Düşünün unutmayın doğru ya da yanlış cevap yok. Sizin tercihin önemli sadece
Görüşmeye girenlerin cevapları şöyle olmuş:
A) Hasta adamı en yakın hastaneye götürelim.
B) Doktor daha önce hayatımı kurtardığı için onu alırdım.
C) Manen düşünürsem tabii ki hasta adamı alırdım ama kendi geleceğimi ve hayatım için her zaman tanışmayı arzuladığım bu kadını arabaya alırdım.
Görüşmeye katılanların yüzde 90′ı aynı cevabı vermiş; "Yaşlı adamı alırdım"
Ama bir kişi farklı bir cevap vermiş ve o kişiyi işe almışlar
İşte işe aldıran o cevap: Arabadan inip anahtarı doktora veririm, doktor benim hayatımı kurtardığı gibi yaşlı adamı da hastaneye yetiştirip hayatını kurtarabilir. Böylece ben de hayatımın insanıyla otobüs durağında baş başa kalır onu tanıma fırsatını yakalarım.
Bu çok düşünülmeyecek bir cevap değil ama insanoğlu bencildir ve hiç kimse arabasını vermeyi düşünememiş.
3 yasınızdayken size özenle yemekler hazırladı. Tabağınızı masanın altına dökerek teşekkür ettiniz.
4 yaşınızdayken elinize rengârenk kalemler tutuşturdu. Evin bütün duvarlarına resim yaparak teşekkür ettiniz.
5 yaşınızdayken sizi cici kıyafetlerle süsledi. Gördüğünüz ilk çamur birikintisine atlayarak teşekkür ettiniz.
6 yaşınızdayken okula kadar sizinle yürüdü. Sokaklarda 'GITMIYCEEEEEEEM' diye ağlayarak teşekkür ettiniz.
7 yaşınızdayken size bir top hediye etti. Komşunun camini kırarak teşekkür ettiniz.
9 yaşınızdayken size dualar öğretti, siz her seferinde unutarak teşekkür ettiniz.
11 yaşınızdayken sizi arkadaşınızla sinemaya götürdü 'Sen bizimle oturma' diyerek teşekkür ettiniz.
12 yaşınızday ken zararlı TV programlarını seyretmenizi istemedi. O evde değilken hepsini izleyerek teşekkür ettiniz.
19 yaşınızdayken okul masraflarınızı karşıladı, sizi arabayla kampusa götürdü ve eşyalarınızı taşıdı.
Arkadaşlarınız alay etmesin diye kampus kapısında vedalaşarak teşekkür ettiniz.
21 yaşınızdayken iş hayati ve kariyerinizle ilgili size fikir vermek istedi. 'Ben senin gibi olmayacağım' diyerek teşekkür ettiniz.
22 yaşınızdayken kep giyme töreninizde size gururla sarıldı. Avrupa seyahati için para isteyerek teşekkür ettiniz.
25 yaşınızdayken düğün masraflarınızı karşıladı, sizin için hem mutlu oldu hem çok duygulandı. Siz dünyanın bir ucuna taşınarak teşekkür ettiniz.
30 yaşınızdayken bebek bakimi hakkında size akil vermek istedi. 'Artik bu ilkel yöntemleri bırak' diyerek teşekkür ettiniz.
40 yaşınızdayken sizi arayıp bir akrabanızın doğum gününü hatırlattı. 'Anne işim başımdan aşkın' diyerek teşekkür ettiniz.
50 yaşınızdayken o çok hastalandı, hafta sonunda onu görmeye gittiğinizde mutlu oldu.
Ona yaşlıların çocuk gibi nazlı olduğunu söyleyerek teşekkür ettiniz.
Derken bir gün.. o öldü.
O güne kadar onun için yapmadığınız ne varsa, o anda kalbinize bir yıldırım gibi duştu.
VE BİR HİKAYE:
'Evin telefonu sabaha karşı üç buçukta çaldı. Uyku sersemi adam telefonu açtı.
Telefondaki ses annesine aitti.
Telaşlandı, korktu başlarına bir şey mi gelmişti?
Annesi 'nasılsın oğlum iyi misin?' diye sordu.
Oğlu şaşkın bir ifadeyle 'iyiyim anne hayırdır bir şey mi oldu siz iyi
misiniz?' dedi.
Annesi 'biz iyiyiz bir şeyimiz yok sadece sesini duymak istedim' dedi.
Oğlu da 'anne bunun için mi aradın saat sabahın üçbuçuğu yarındau
konuşabilirdik' diyince annesi de 'rahatsız mı ettim oğlum?' dedi.
Oğlu 'evet anne rahatsız ettin' diyince annesi
'30 sene önce sen de beni bu
saate rahatsız etmiştin, doğum günün kutlu olsun'
EĞER HALA SİZİNLEYSE,
ŞİMDİ ONU HER ZAMANKİNDEN DAHA ÇOK SEVİN
VE HEMEN ARAYIP GÖNLÜNÜ ALIN!!..
ben de aynen ilk 10 giremeyiz sandım hem norveç in şarkısı bence çok güzeldi.hem hadisenin sesinden çok arkadaki adamın ssesi çıkıyor, hadisenin sadece düm tek tek derken çıkıyordu.o kadar güzel değildi ama yine iyi aldık.
Çinde bir üniversitede oldukça ilginç tamamiyle gerçek
bir olay ..
Kızın biri bir gün yeni aldığı bisikletiyle okula
geliyor ve okulun
bahçesindeki bisiklet parkına henüz kilit almadığı
için öylece
bırakıyor..
derslerin bitiminde okul çıkışı bisikletinin yerinde
olmadığını
görüyor ve çok sinirleniyor..
Ertesi gün sabah okula geldiğinde bisikletini üzerinde
bir notla bir
gün önce bıraktığı yerde buluyor. Üzerindeki notta
"Çok özür dilerim
ama bisikletine gerçekten çok ihtiyacım vardı aldıktan
2 saat sonra
geri getirdim ama sanırım çıkışına yetişemedim çok
üzgünüm anlayışın
için teşekkürler."
Kız doğruca bir bisikletçiye gidiyor ve 5 tane kilit
alarak okula
dönüyor.. bisikleti iyice kilitleyip 5 farklı
anahtarla derse giriyor
ve olayı arkadaşlarına anlatıyor..
Ders bitimi okul çıkışında 5 kilit taktığını anlattığı
arkadaşlarıyla
beraber bisikletini almaya gittiğinde şok oluyor..
Bisikletin üzerinde 10 kilit ve birde not var.. "Eğer
acil ihtiyacım
olduğu halde ben kullanamayacaksam sen hiç
kullanamayacaksın."
Günün birinde üç erkek ormanda yürürlerken karşılarına büyük ve vahşi bir nehir çıkar.
Ama erkeklerin, nehrin karşı kıyısına mutlaka geçmeleri gerekiyordu.
Peki bunu nasıl başaracaklardı?
Birinci erkek dizlerinin üstüne çöktü ve Allah'a dua etti.Allah'ım,lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem için bana güç ver Allah ona uzun kollar ve Güçlü bacaklar verdi,Böylece nehrin karşı kıyısına geçebildi.
Ancak bunun için 2 saat boyunca dalgalarla boğuştu ve neredeyse 3-4 kez boğulma tehlikesi geçirdi.Ama,başarmıştı Bunu gören ikinci erkek de Allah'a dua etti:
Allah'ım Lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem için bana güç ve
gerekli aracı ver.Allah ona bir tekne verdi ve o da nehrin karşı kıyısına geçmeyi başardı,ancak birkaç kez teknenin alabora olma tehlikesiyle
karşılaştı
Tüm bu olan bitenleri izleyen üçüncü erkek de dizlerinin üstüne çöktü ve Allah'a yalvardı Allah'ım lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem için bana güç, araç ve zekayı ver.
Allah erkeği bir kadına dönüştürdü.Kadın haritaya baktı.Nehrin
biraz yukarısına doğru yürüdü ve köprüden karşıya geçti.
Bilgisayar kolda taşınacak, kullan at laptoplar olacak, ev işlerini robotlar görecek Yani 2020′de hayat epey kolaylaşacak; ama insanoğlu huzuru bulabilecek mi orası meçhul!
teknolojiyle yatıp teknolojiyle kalkan kendi alanlarında uzman kişilere "10 yıl içerisinde bizi ne gibi teknolojik sürprizler bekliyor?" diye sorduk.
***
Her yüzey bir bilgisayara dönüşecek
Windows Ürün Grup Müdürü Nuri Çankaya: Her yüzey bir bilgisayara dönüşecek. Hatta 'sesli komut' vermek yetecek. Bunun bir adım ilerisinde ise 'dokunmasız etkileşim' var. Yani elleriniz havada, hiçbir yere dokunmadan istediğiniz işlemi yapabileceksiniz. Vücudunuzu oynatarak oyun oynayabileceksiniz. Tüm bu gelişmeler, veri depolama işlemlerini de kolaylaştıracak. Fotoğraf çektiniz, yanınızda taşıdığınız ve kablosuz elektrik ile çalışan cihaz sayesinde fotoğrafınızı saniyeler içerisinde web sitenize aktarabileceksiniz."
***
Klimanız, 'Beni kapatır mısın?' diyecek
IBM Türkiye Teknoloji lideri Suat Kızıltaş: Alışverişe tek başına çıkmaktan hoşlanmayanlar için yeni yazılımlar geliştirilecek. Kıyafetlerinizin fotoğraflarını çekip telefonunuzdaki 3 boyutlu grafiklere giydirerek arkadaşlarınıza yollayıp onların fikrini alabileceksiniz. Ev hayatında da son derece tasarruflu eşyalar kullanılacak. Cep telefonunuza gelen mesajda, klimanız "Evde kimse yok, boşuna enerji harcıyorum. Beni kapatır mısın?" uyarısında bulunacak.
***
1000 dolarlık robotlar hayatımızı kolaylaştıracak
ShiftDelete Dergisi Yayın Koordinatörü Hakkı Alkan: Malzeme mühendisliğindeki gelişmeler, alternatif enerji kaynakları ve işlemcilerdeki hızlı gelişmeler, robotların fiyatını 1000 dolar seviyesine kadar düşürecek. Bu süreç içerisinde 'internet' kişisel veri depolamada büyük bir önem kazanacak. Sadece küçük bir ekran ve internet, bütün işlemlerinizi yapmaya yetecek. Gerekli olan tüm veriler, programlar, işlemler kullanıcılara sunulacak.
***
Bilgi saklamak lüks haline gelecek
Digital Age Dergisi Yazı İşleri Müdürü İbrahim Özdemir: Önümüzdeki yıllarda bilgilerin güvenli bir ortamda saklanması büyük bir lüks haline gelecek. Şirketlerin ve devletlerin güvenliği için ağ, bilgisayar ve iletişim teknolojileri çok daha büyük önem kazanacak. Gerçek hayattaki çatışmaların siber alanda da paralel yansımaları yaşanacak. Belki tek mermi atılmadan ülkelerin kritik iletişim, finans, eğitim ya da sağlık sistemlerinin rakip devletler ya da karşıt örgütler tarafından çökertildiğine şahit olacağız.
***
Bilgisayarı kolumuza takacağız
PC Magazine Haber Müdürü Cem Sümbül: Kısa bir süre sonra bir saate bile bilgisayar yerleştirebilmek mümkün olacak. Teknolojideki gelişmeler adım adım bizi bu noktaya götürüyor. Bunun denemeleri şimdiden yapılıyor ve başarılı sonuçlar alınıyor. Ama önemli olan bu teknolojinin kullanılabilir olması.
***
Laptoplar kullanılıp atılabilecek
Bilişim Uzmanı Erdem E. Tavukçuoğlu: Plazma TV'nin görüş açısının LCD TV'ye nazaran daha iyi olduğunu tartıştığımız şu günler, yerini 3 boyutlu TV'lere bırakacak. Laptoplar, kullanılıp atılabilen ve katlandığında cep telefonundan daha küçük hale gelebilen bilgisayarlara dönüşecek.
***
Hastalanmadan tedavi olacağız
Genetik Hastalıklar Uzmanı Doç. Dr. Ender Altıok: Herkesin gen haritası deşifre edilebilecek. Yapılan araştırmalar, 2020 yılında gen deşifresinin bin dolar seviyesine düşeceğini gösteriyor. Böylece hastalıklara tanı koyma süreci kısalacak. Gen haritasındaki ipuçları, sizin ne yiyip ne içmeniz gerektiğini, vücudunuzun hangi besine karşı alerjisi olduğunu tespit edecek.
***
Akıllı kumaşlar giyeceğiz
M-GEN Gelecek Planlama Merkezi Kurucusu Ufuk Tarhan (Fütürist): Hafif, ince, kırışmaz, leke tutmaz, soğuk-sıcak işlemez, dokusunda çeşitli tedavi edici maddeler olan, akıllı-hissedebilen, atılabilen, sprey halinde, taşınma sırasında çok çok küçülebilen, kıyafetler tasarlanacak.
***
2020′da bizi bekleyen yenilikler
Herkesin gen haritası çıkarılacak. Böylece kişiye özel ilaç tedavisi uygulanacak. Bazı hastalıklar çok erken teşhis edilebilecek.
Akıllı arabalar sayesinde kazalar en aza inecek. Trafik kazası yapmak özel beceri isteyecek.
Seri bir şekilde üretilen robotlar herkesin alabileceği fiyatlarda satılacak. Gündelik hayat kolaylaşacak.
'Akıllı evler' sayesinde her şey tek merkezden yönetilecek. Ev aletleri son derece tasarruflu çalışacak.
Laptoplar, katlandığında cep telefonundan daha küçük hale gelecek.
İnce, kırışmaz, leke tutmaz, soğuk-sıcak işlemez, dokusunda çeşitli tedavi edici maddeler olan, akıllı-hissedebilen kumaşlar üretilecek.
Digital asistanlar sayesinde unutmak tarih olacak.
İnternet ortamında sesli komut verip bilgisayarınızı yönlendirebileceksiniz.
Kaldırımlara yansıyan güneş enerjisi elektrik enerjisine dönüştürülecek.
Bilgisayar teknolojisi maksimum seviyede otomobillerde kullanılacak.
Okullar sadece sosyal amaçlı eğitim verecek. Dersler internet aracılığıyla anlatılacak.
Televizyon ve bilgisayarların görüntüleri gerçek hayattaki gibi olacak
Hem karada, hem denizde, hem de uçabilen araçlar geliştirilmiş olacak.
Yeme içme kültürümüz değişecek.
Bilimkurgu filmlerinde seyrettiğimiz hap şeklindeki yemek tabletleriyle beslenmeye başlayacağız.
Bu dikenli bitkinin ne işe yaradığını ne için yaratıldığını bileniniz varmı ?
Yok tabi unutmayın ki dünyadaki herşey bi amaçla yaratılmıştır. Mesela kaktüs radyosyonu emmekte bu yüzden en büyük nükleer santral yakınlarında tonlarca kaktüs bulunmakta ayrıca geçenlerde istanbulda bir banka şubesi tam 250 adet kaktüs siparısı verdı ne için bilgisayarların yanına koymak için herkes evinde hatta her odada mutlaka kaktüs bulundurmalı.
Bilişim güvenliği uzmanları sadece bankaların para çekme makinelerini hedef alan bir virüs keşfetti. Tüm ATM cihazlarını tehdit eden virüsün kart bilgilerini kopyaladığı belirlendi
Başta ATM üreticisi Diebold olmak üzere hemen hemen tüm ATM cihazlarını tehdit eden virüs, kullanılan kartların bilgilerini dijital olarak kopyalayabiliyor.
KART BİLGİLERİNİ KOPYALIYOR
Virüs, aynı zamanda ATM cihazının kendi tuttuğu kayıt dosyalarına erişerek burada yer alan tüm bilgileri de çalabiliyor. Diebold firmasından yapılan açıklamada, virüsün Ocak ayından beri bilindiği ifade edildi.
Neden tek yumurta ikizlerinin parmak izleri farklıdır?
Her ne kadar tek yumurta ikizleri aynı DNA'ya sahip olsalar da hücre-hücre aynı değildir, dış görünüşünüzü genleriniz belirlemez. Parmak izleri fetüs ana rahminde gelişirken hormon seviyesindeki dalgalanmalar gibi nedenlerden dolayı yarı rastlantısal biçimde belirlenir. Benzer biçimde deri üzerindeki çiller ve benler de rastgele oluşan mutasyonlardır ve tek yumurta ikizleri arasında farklılık gösterir.
Ortalama insan boyu sürekli uzayacak mı?
Ortalama insan boyu, çocukluk dönemindeki beslenme ve cinsel seçilim nedeniyle, en azından Batı dünyasında uzuyor. Ancak kadınların 183 cm'den uzun erkekleri daha çekici bulma eğilimlerinin devam etmeyeceği tahmin ediliyor, çünkü 188 cm. üzerindeki insanların, boyları nedeniyle sağlık problemlerine yatkınlıkları artıyor. Bunun nedeni de 203 cm'den daha uzun insanların kalpleri bedenin tamamına kan pompalamada zorlanıyor.
Niçin deniz havası insan için iyidir?
Deniz kenarlarının 'sağlıklı' kokusunun nedeni kıyı kenarında yaşayan bakteriler tarafından oluşturulan kimyasal maddelerin az yoğunluktaki varlığıdır. Son dönemlerde yapılan bir araştırma, deniz tuzunun, denizdeki egzos dumanıyla kimyasal tepkimeye girerek limanlardaki hava kirliliğini daha da arttırdığını ortaya koyuyor.
Fobilerin nedeni nedir?
İnsanların yaklaşık yüzde onu fobilerden müzdariptir. Bazılarında travmatik bir olay tetikleyici olabilirken bazı fobiler fiziksel problemlerle ilgili olabilir. Yapılan araştırmalar bazı basit fobilerin genetik olduğunu bazılarınınsa kültürel geçmişe dayandığını gösteriyor. Örneğin, örümcek korkusu Ortaçağ'dan miras kalmış olabilir.
Erkeklerde selülit olur mu?
Evet. Portakal kabuğu görünümlü deri sorunu yalnızca kadınların derdi değil. Erkeklerde de selülit olabilir ancak genellikle boyun ve karın çevresinde. Göz kırpması sadece anlık ama!
Gözlerimizi kırpmamız sonucunda ömrümüzün 5 yılı gözlerimiz kapalı geçiyor.
Şayet Ay olmasaydı ne olurdu?
En önemli etki (ay ışığının eksikliği dışında elbette) gelgitlerde olacaktı. Yalnızca Güneş'in kütleçekim kuvvetiyle, gel-gitlerin üst ve alt seviyesinde dramatik düşüşler olacaktır. Bu da Dünya'nın hızında yüzyılda yaklaşık 0.002 saniyelik yavaşlamaya neden olur. Bunun uzun dönemdeki etkileri çok daha ciddi olur.
Sivrisinek ısırınca neden kaşınırız?
Sivrisinek ısırdığı zaman, antikoagülan (kan pıhtılaşmasını engelleyen) enzimleri içeren tükürük enjekte ediyor. Isırıldığınız ilk sefer, bir şey olmuyor, ancak bağışıklık sisteminiz sonra bu yabancı proteinlere engel olmak için antikorlar yapmaya başlıyor. Bir süre için, bu bağışıklık reaksiyonu kaşıntıya ve şişmiş kabarcığa neden oluyor.
İştahımız hep ihtiyacı olan besinleri mi ister?
İştah vücuttaki besin dengesizliğini düzenliyor, ancak bunu destekleyen iyi kanıt bulunmuyor. Örneğin, çikolata magnezyum içeriyor ve magnezyum eksikliği kadınlarda adet öncesi belirtileri kötüleştiriyor. Ancak, bu şekilde yeterli magnezyum almak için 20 bar çikolata yemek gerekiyor. Çikolata aynı zamanda kafein, theobromine, serotonin, triptofan gibi keyif verici bileşenler de içeriyor.
En popüler teori 'all correct'in (her şey yolunda) kasıtlı "oll korreckt"biçiminde yanlış yazılması ve buradan yapılan kısaltma olduğu yönündedir. OK, gülünç olması için sözcüklerin yanlış yazılmasının moda olduğu 1840′larda Boston gazetelerinde popüler oldu. Bir efsane de New York'lu demokratların adayı Martin Van Burten'in takma adı Old Kinderhook'un kısaltılmasıyla bu sözcüğü kullandıkları yönündedir.
*Yeryüzünde insanlar ya sigara içerler ya da içmezler. İçenler, sigaralarını çakmak ya da kibritle yakarlar. Ve bunların bir kısmı da kanserden ölür. Ama, dünyada demir çelik haddehanesinde çalışan hiçbir işçinin, sigarasını yakmak amacıyla 600 tonluk pres makinesinin arasından emekleyerek geçip 2450 santigrat sıcaklığındaki fırına ulaşmaya çalışırken can verdiği görülmemiştir. Türkiye'de görülmüştür, Karabük'te
*Bütün dünyada haşerat, özellikle sivrisinek vardır, buralarda da sinek ilacı kullanılır. Ama, sivrisinek yutup da midesine kaçan sineği öldürmek üzere ağzına Shelltox sıkmak suretiyle zehirlenip ölen, Türkiye'dedir. İstanbul, Sultanbeyli'de
*Dünyanın her yerinde insanlar berbere gidip tıraş olurlar Ama hiçbir berber, rahatlatmak amacıyla müşterinin kafasını sağa sola kanırtırken adamın boynunu kırıp onu öldürmemiştir. Türkiye'de öldürmüştür, Erzurum'da..
*Dünyanın hiçbir yerinde bankamatikten para çekmek için düğmeye bastığınızda elektrik çarpmaz ve ölmezsiniz Türkiye'de ölürsünüz, Bozcaada'da
*Dünyanın hiçbir yerinde, otoyolda giderken radyoda duyduğu göbek havası eşliğinde göbek atmak için arabayı 'sağ şeride çeken' ve az sonra da arkadan gelen arabanın çarpması sonucu ölen bilinmez. Türkiye'de bilinir, Adapazarı'nda..
*Nüfus sayım günü sokağa çıkma yasağı nedeniyle bomboş otoyolda (Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yoktur ve olamaz) sayım görevlisi 'bariyerlere' çarpıp ölmez. Burada ölür, Gebze'de
*Dünyanin hiçbir yerinde aynı işyerinde biri gece, biri de gündüz vardiyasında çalışmakta olan ve her ikisi de 'mobilet' kullanan bir baba-oğul, birisi işten çıkıp eve gider, öteki evden işe gelirken bir kavşakta karşılaşmazlar ve birbirlerine selam vermek için ellerini kaldırınca çarpışıp her ikisi de ölmezler. Burada olur, Konya'da
*Dünyanın hiçbir yerinde marangoz atölyesinde çalışan işçiler paydosta üzerlerindeki talaşları temizlemek için birbirlerine 'kompresör' tutarlarken, biri ötekine şaka yapmak için kompresörü onun arkasına tutmaz, öteki de 'şaka öyle olmaz böyle olur' diye aynı kompresörü berikinin makatına sokmaz ve adam bağırsakları patlayarak ölmez. Bizde olur, İstanbul, Ayazağa'da
*Dünyanın hiçbir yerinde gemi mühendisi kazanı kontrol etmek için kazana girdiğinde biri gelip kazanın kapağını kapatmaz ve sonra da gemi yola çıkmaz. Bizde olur, Kocaeli, Dilovası'nda
*Dünyanın hiçbir yerinde bir adam ayakkabısının içine kaçan taştan kurtulmak için elektrik direğine yaslanıp ayakkabısını çıkarıp silkelediğinde, yoldan geçen bir başkası onu elektrik çarptığını sanmaz ve elektrikle bağlantısını kesmek amacıyla kafasına kürekle vurarak onu öldürmez. Bizde öldürür, Rize'de..