Bugün acıyla uyandım yüreğimde acı vardı.aklıma ilk gelen vefasizım oldum..
İiyi değilmiş gibi hissettim .Aylar sonra mj yazdım.????Yine cevap yoktu . ((Ne kötüdür bilemezsiniz yüreğiniz bir insana veriyorsunuz canınız kanınız oluyor.Onun her nefesi sizin nefesiniz oluyor .Adını dua ediyorsunuz dilinize ..Ama o ne yapıyor tınmıyor bile onun için acı Çeken onun için üzülen kişiyi..
Sevgim beni bende kalan en değerli kutsal ANI..
İnsan olmak bukadarmı zor...
SİZ SİZ OLUN SİZİ MERAK EDEN İNSANI CEVAPSİZ BIRAKMAYIN...
SİZE DEĞER VERMESE NİYE ARASIN Kİ???**
Yüreğine sağlık güzel olmuş.İnsan cidden elinden olmadan kaybetmek istemediğini kaybediyor.kaybedilen kendini kaybettiği içindir bunca kaybedişler..
kaçaklar olmasa,gidenler olmasa.((ne güzel olurdu..
sağolun yorumlarınız için. soruyu soran benim ama kendi yorumumu yazmadım. bence sanalı yapan insanlar..konuştukları insanlara kendini oldukları gibi anlatsalar hiç bir zaman bitmez dostluklar..benimde sanalda dostum var.3 yıldır görüşürüz.belkide bunu yapabilen çok az insan vardır.iki bayanın sanalda dostluk kurması çok zordur.biz bunu başardık ne olursa olsun doğruları dedik.
evimE geldi sabahladık dostumla.realde kimseyle payşamadıklarımı onunla paylaştım.dinledi , dinledim amann sende demedi ,bende demedim...
siz siz olun yalanla yola çıkmayın.HİÇ KİMSE BİR YALANI ÖMÜR BOYU SÜRDÜRECEK KADAR İYİ OYUNCU DEĞİLDİR.BİRGÜN BİR YERDE TOKEZLER.
bilemedim senin günü geilnce gideceğini..
düşünmedim seni bensiz ,beni sensiz...
seni yüreğini yüreğime koymuştumm...
şimdi sensiz yürek yarım.
seni sevdim dedim sevdim zalimim..
MAHŞER
Yabancım çokmu merak ettin, sana sorcağım soruları?
Bu dünyadan geçti,mahşerde soracağım sana sorularımı.
İki elim yakanda olacak..
Mahşerde bekle beni,orda soracağım hepsini..
Neydi benim günahım ,beni kurban şeçtin..?
Sevmediysen niye sevmiş gibi göründün..?
Sana yakıştımı ikili oyunlar?
Sevenbirine ruh hastasımı demen lazımdı?
Sevmiyorsan neden mert olmadın?
Adamlık bumu,yiğitlik çamur atıp kaçmakmı?
Çokmu saftım söylesene?
Beni ne kadar kullandın?
Sana harçadığım zamam..
Senin için uykuma açtığım delikler..
Senin için herşeyden vaz geçisim...
Hepsinden vaz geçtimde...
Ne istedin yüreğimden?
Ben acı çekerken sen güldün dimi?
Ne aptal kadın dedin dimi?
Bunca soruların cevabını vermekten kaçan sensin....
Yalanları havada savrulan sensin...
Dostlağa bıçak atan sensin...
Engelleri koyan sensin..
Çokmu merak ettin sorularımı?
Bekle sadece mahşerde soracam hepsini....
Bu canı niye yaktınn.?
Yanlızmı sandın,kimsesizmi bildin?
Sen demiştinya!
İnsanları hiç tanımıyorsun diye(
Haklı çıktın yabancım ben seni hiç tanımamışım...
Yalan dünyada ne anama,ne de babama güvendim...
Bir tek sana güvenmiştim...
Hala merak ediyormusun sorularımı?
Sadece mahşeri bekle,orda cevap vereceksin hepsine...
Kacacağın yer cehennem olacak..
Bu dünya da sana yüreğimi gösteremedim...
Mahşerde çıkarıp atacam önüne...
Bak yabancı bu senin eserin diyecem..
İçindeki her köşesine seni yazmıştım...
Sense yaktın gittin namkörler gibi...
Sakın merak etme sorularımı...
Sadece mahşeri bekle...
Orda ikili oyunlar oynayamazsın..
Bekleyecem yabancım adaletin verildiği yerde olacam...
Yabancı sorularımdan kaçma sakın...
Yaktığın yüreğime, sattığın hiç bir ilacın derman olmaz..
İlaçların senin olsun...
Mahşere getiremiyeceksin onları..
Orda sen ve ben olacaz ,birde yüreklerimiz...
Erittiğin bedenim,soldurduğun yüzümün.
Kışa döndürdüğün yazımın,
Anlamadan geçen baharın.
Attığın iftiranın ,hele beklediğim zamanların...
Elimde kalan umutların,yarım kalan aşkımın,
Yolladığın gülün,hak etmediğim kupaların..
Yüzytl etmez oluşumun,
Kendini namuslu gösterme deyişinin...
Benden kopardığın sevgininn,
Sana yalvarışımın,söylediğim güzel sözlerin,
Dünyayı durdurup sana bakışımın..
Telefon elimde bekleyişlerimin...
Karşılığı olmayan mjasların...
Helede seninle görüşmek istemiyiorum deyişinin...
Yüreğime döktüğün mazotun yanışını..
Ne çok konuştun deyişinin....
Hepsinin hesabını vereceğin tek yer mahşer..
Çocuklarımdan çalıp sana verdiğm sevginin..
O sevgiyi anlayacağın gün baba olduğun gündür..
O gün sadece mutluluğun yanında hüzün olacak..
Geriye dönü baktığında sana verilmiş sevginin derecesini göreceksin..
İşte ozaman anlıyacaksın sevginin ne olduğunu..
Şimdi artık susacam mahşeri bekliyecem...
Beni okadar ağlattınki ,hepsi biriktirdimm..
Sen bana yaptıklarının içinde yanarken..
Gözyaşlarımı üstüne dökmemi isteyeceksin..
Ben seni sevdiğim için üstüne dökecem...
Senin beklediğin gibi olmayacak.
Senin söndürmeyecek,dahada yakacak göz yaşlarım...
Ben ağlarken her yaşıma ateş yükledim..
Yanağımı yakan yaşlar, seni daha çok yakacak.
Beklemesini bil sorma sorularımı...
Hesap mahşerde verilcek..
Palyoçomu sandın beni hep seni güldürecek..
Mutevazi dediğin insanlara giydir o elbiseyi...
Ağlamasını bildiğimiz gibi,gülmesinide biliriz...
Dert yandığım gibi ,dert dinlemesinide biliriz..
Sen yabancım bekle beni..
Bu dünyada hakkım haramdır..
Benden helallik almadan çıkmasın son nefesin..
Ben hep seni bekledim,sorularımı sormak için..
Sende hep kaçtın cevap vermeden..
Sen ne ilk tanığım insansın,nede sevdiğim ÖMRÜM
Sen bir yabancısın artık umursamadığım...
Ne çok konuştum dimi yine..?
Bilirsin sana veda edememm ben...
Ondandır hala yazıyor oluşum..
Hani bir şiirr vardı içimde yazılmayan..
Beklide bu şiirr .,o şiirdir..
Son yazım son elvedam..
Yabancı sende karşıma çıkma..
Bende seninle görüşmek istemiyorumm.
Ne dostumsun ne arkadaşımm.
Nede yoluna öleceğim ÖMRÜMSÜN
Sen bir yabancısın artık..
Bende bir bencilllik yaptımm..
Acım hafiflesin diye sana geldimm.
İlk kez senin gibi bencil oldumm.
Şimdi ise ne şaçmaymış diyorumm.
Salakça sevmişim,değer vermişim..
Kimseye sorma sorularımı..
Sadece bekle mahşerde...
Haa birde adımı duymak istemiyormuşsun..
Kopar bahçendeki gülleri..
Duymazsın lanet olası adımı artıkk..
Sen bir yabancısın tanımadığım..
Sadece yazıyorum ne yazdığımı bilmedenn.
Kalemle kağıdı birleştirdimm..
İçimden geçenler önce harflere dökülüyorr..
Sonra taş halini alıyor en serttinden...
Kendime sordum hep aşk bumuu!?
Bumu güven ,böylemi dostlukk.
Sorularımdan kaçan bir insan verilen değer ..
Aslında varya, bende seninle görüşmek istemiyordumm.
Sorularımı sorup veda edecektimm ....
Sen beni hiç hak etmedin...
Bir yabancıya bir bencile vericek ne dostluğum
Nede arkadaşlığım var..
Belkide sayemde insan oldunn.
Ben göremedikten sonra ne çıkarkii..
Sen sen ol insan ol..
Değer verdiğini dediğindee...
Salak bu kadın dediğini biliyorumm.
Hep sustum sana insanlığımla ders verdim...
Ve sen yabancım kaybettin beni..
Ben zatan kaybetmiştim seni..
Dürüstlük hep kazanır....
Sen bekle beni mahşerde ...
Yüreğim elimde orda seni bekliyor olacamm..
Tam karşında olacam yabancım.
Sen şimdi bu yalan dünyanın hesapları yap...
Benim bu dünyada yaktığın bedenimi...
Mahşerde göstercercem sana...
Hadi yabancım şimdi hoşçakal..
Kendine iyi bak..
Sen bu ruh hastasına aldırma...
Benim gibi aşktan yananlar ruh hastası olurlar...
Sende geçmiştin bu çemberdenn..
Senin sevgi dediğin kıskançlık ,senin benciliğindi.
Senin için bir kaç duam var...
Beni ne kadar sevgiysen okadar sevilesin..
Bana yaşattığın mutluluk kadar mutlu olasın..
Bana güvendiğin kadar güvenilir olasın..
Beni özlediğin kadar özlenesin...
Sana beddua etmedim, dua ettim...
Keşke sana içimden gelerek hakkımı helal edebilsem..
Bunu yapamam iştee..
Hakkım sana haramdır..!!!!
Mahşerde sen tek bir soru soracaksın bana...
Hakkını helal edermisin ?olacak buu...
Sanmam yabancım sanmamm....
Bu can bu kadar acırken sanmam.....
Hadi şimdi elveda sana..
DE GET YOLUNA..
SON.
Beni okuyorsanız eğer, buralara kadar ulaştıysanız yani, sizin de
bu ortamda dostluk ve sevgi aradığınızı ya da er geç arayacağınızı
düşünüyorum... Örneğin okumakta olduğunuz bu dergiye
emek veren kişiler, birbirini görmeden, tanımadan sevdiler,
dostluk adına çabalarını sürdürdüler... Birbirimizi görmeden,
tanımadan ve sadece "hissederek" yürüttüğümüz dostluk
ilişkisi yaşamımızdaki diğer ilişkilerden çok farklı gelişiyor..
Gerçek yaşamda önce fizikleriyle, giyim kuşamlarıyla, sonra da
fikirleriyle ve yaşam görüşleriyle, zihinleriyle tanışırız insanların..
Oysa burada, sanal ortamda, önce fikirler ve görüşler ön plandadır,
birbirimizi zihinlerimizle tanırız, severiz ( ya da sevmeyiz )
ve bazen de tanımak isteriz, görüşür tanışırız....Değer verir,
dost oluruz.. Çok sevdigim bir şair ve filozofun, Halil Cibran'in
sözlerini yazım süresince paylaşacağım sizlerle: "Dostunuz size
aklından geçenleri açıklarken ne 'hayır'ı ne de 'evet'i
ona söylemekten korkmayınız. Ve o sustuğunda yüreğiniz
onu dinlemeyi sürdürsün; eğer dostun senin içindeki denizin
alçalacağını bilmek zorundaysa, bırak yükseleceğini de bilsin..
Yanlızca zaman öldürmek için aranılan dost nedir ki ?
O, sizin ihtiyacınızı karşılamak içindir, yoksa anlamsız
boşluğunuzu değil.. Ve dostluğunuzun uyumunda,
bırakın kahkahalar yükselsin ve zevkler paylaşılsın..."
Bazen bu büyü bozulmasın diye, dürüst olamadığımız için,
bu tanışmayı istemeyiz. Karşımızdakinin dürüstlüğü veya
bizimki. Bir şekilde kafamızda hep dürüstlüğü sorgularız,
güvenmek isteriz yazılana, dostlarımıza.... Gerçekten o kişi mi...
Gerçekten böyle mi düşünür.O mu gerçekten bizim etkilendiğimiz,
sevgi duyduğumuz... Yoksa yalan mı bize söyledikleri... Yoksa...
Yoksa... Bize sevgiden bahseden, yüce duyguları bayrak etmiş
kişi, evinde eşini veya çocuklarını döven biri mi? En azından,
insanları, iddia ettiği kadar sevmiyor olabilir mi? Zaman içinde
tanıdıkça kuşkular başlayacaktır... Hiç kimse yalanı sürekli
sürdürecek kadar zeki değildir...Ve hiç kimse de bu yalanlara
sonsuza kadar inanacak kadar saf değil...Dürüstlük, özgürlük
demektir ve özgürlük kısıtlanmamalıdır asla... "Özgürlüğünüz,
kendisine vurulmuş olan zincirlerinden kurtulduğunda,
daha büyücek bir özgürlüğe zincir olur." Sürdürmeye
çalışacağımız yalan, hatırlamak zorunda olduğumuz uydurma
kişilik en çok kendimizi rahatsız edecektir bir gün... İnsan
karşısındakini bir süre aldatabilir belki... Hatta uzun bir
süre de bunu devam ettirebilir... Ama kendini kandıramaz,
bunu hep sürdüremez. Sürdürürse, kişilik sorunları
başlayacaktır, yarattığı kahramanı yaşatmaya çalışırken,
kendisini yaralamış, hatta öldürmüş olabilir...
Ne kaybederiz oysa, ne olur boyumuz kısa veya uzun ise,
zayıf veya şişman isek... Sağlığımız yerinde veya değil ise...
Eksiklerimiz varsa... Paramız olsa veya olmasa...
Veya o filmi görmemişsek, o şiiri duymamışsak....
Ya da o ülkeye gitmemişsek...Sesimiz güzel değilse...
O konuya yabancı isek....Söylediğimiz yaşta değilsek...
Manken-fotomodel bir kadın veya atletik vücuda
sahip bir erkek değilsek.. Ya da yaşamımızda olmadığını
söylediğimiz birileri varsa... Ne farkeder dostluk adına..
Yalanların esiri olarak yaşamak ve
bir gün herşeyden kaçmaktansa,
dürüst olmayı denesek dostlarımıza ve kendimize...
Yarattığımız dünyanın birgün başımıza çökmesindense...
Daha kötüsü, bir başkasının dünyasını yıkmaktansa....
"tıpkı okyanusun sahilinde durmadan kumdan
kaleler yapan ve sonra da bir vuruşta
gülerek yıkıveren çocuklar gibi. Oysa sizler kumdan
kaleler yaptıkça okyanus sahile daha çok kum yığmaktadır,
ve yaptığınız kaleleri yıktıkça okyanus sizlere gülmektedir.."
Kendine mükemmel bir kişilik yaratmak çok kolay...
Zor olan, olduğunu dürüstçe olabilmek... En acı gerçeğin
bile en güzel yalandan üstün olduğunu hatırla...
Dürüstlük temelinde oturan dostlukların daha değerli
ve uzun ömürlü olacağını ta içinde biliyorsun...
Unutma,uzun vadede dürüstlük her zaman galip gelecektir...
Kendini zor olsa da, acı olsa da, kabullen... Çünkü sen biriciksin,
çok değerlisin. Sonradan acısını çekeceğin hayalleri
yaratma.."Acınız, idrakinizi kaplayan kabuğun kırılmasıdır.
Nasıl ki, bir meyvanın yüreğinin güneşi görebilmesi
için kabuğunun çatlaması gerekir, acı da sizin için öyledir.
Kalbinizi güncel yaşantınızın mucizelerine hayran tutabilseydiniz,
acınız mutluluğunuzdan daha az görkemli olmazdı. Tıpkı;
tarlalarınızdan geçip giden mevsimler gibi, yüreğinizin
mevsimlerini de kabul edebilseydiniz, Pişmanlık ve üzüntülerinizin
Kış'ında çevrenize huzur içinde bakabilirdiniz... Acılarınızın çoğu
kendinizce seçilmiştir. İçinizdeki hekimin hastalıklı benliğinizi
tedavi amacıyla verdiği tatsız ilaçtır...
SANAL YALANMI ?SANALI YALAN YAPAN İNSANMI??YORUMLARINIZI BEKLİYORUM...
AŞK NİSANN YAĞMURU GİBİDİR
AŞKI yaşadınızmı hiç?nasıl bir duygu bilen varmı?neye benzediğini kimse bilemez tıpki bazı hastalıkların tedavisi olmadığı gibi.Ben nisan yağmurlarına benzetiyorum . dışarı çıkarsanız ve hiç beklemeden aniden bir yağmur başlar yanınızda şemsiyede yoktur kaçacak yerde yok ıslanırsınız iliklerinize kadar.
nisan yağmurunda islanmak çok hoştur hele yüzünüzü gökyüzüne çevirmişseniz başka bir alemdesinizdir.
Herkez öyle bir yağmurda yürümeyi hayal eder.
AŞK da tıpki nisan yağmuru gibidir beklenmedik yerde çıkar karşına sormaz yaşın kaç ,işin ne,müsaatimisin patavatsizca dalar içeri istersen kov kim kaçmışki aşkdan yada kaçanlar kaçmışmı unutmuşmudur.
Nisan yağmuru gibi önceleri çok güzel heyacan veren insana mutluluk veren ,yüzünde güller açtıran bir duyguu.
NİSAN yağmuru iliklere kadar ıslattığı için yağmur dinince insan üşümeye başlar. Hiç beklenmedik bir anda hastalık başlar üşütmüşsünüzdür artık yatak yorgan yakma vaktidir
AŞKta bitincee tıpki hastalık gibi insanın hücerelerine işliyor.haliniz yoktur ayakda durmaya ,yemek yemek çok zor artık her lokma boğazında takılıp kalıyor birde o anda aklınıza gelmişse sevdiğiniz kişi tabağınıza bir damla yaş düşer tutmazsınız .
Kilo kayberdesiniz gün ve gün erirsiniz İçiniz de beslediğiniz kişi içden içe yer sizi .
Uyku uyumak artık bir hayaldir geceler boyu hep sevdiğiniz insanı düşünürsünüz bir an dalarsınız uykuya gelir rüyana girer sanki sizinleymiş gibi ogünü rüyada görmenin verdiği mutluluk günün iyi başlamasına neden olur.
hergün bir ümitle beklersiniz telefon çalsın .mesaj gelsin diye ama bilirsiniz asla bunlar olmayacak giden gitmiştir .
aklınızda bir sürü soru işareti kalır.Neden? niçin ? niye ? düşündükçe hastalık yaklaşır renginiz solar size neşe veren insan kendini alıp gitmiştir . ölümcül bir hastanın ilaçını kestinizmi ne olur ne kadar yaşar .
Doktora gidersiniz bir sürü tahlil yapIlır herkez sizi hasta diye bilir . tahllil sonuçları açıklandımı sağlıklı olduğunuz anlaşılıır. Ben şükrettim tahlillerden aşk çıkmadığı için sonum olurdu belkide.
dostlar sizi ziyarete gelir hastasınızya bu insanı çok mahçup eden bir durum çünkü kendiniz biliyorsunuz bu yaşadığınız aşkın acısıdır.aşk yaşayanlar aşkları devam edenler bunlar birgün olacak olan şeylerdir.
çok sevmeyin sevilen kaçıyor bırakıyor sizi öylee yanlız düşünmeden tekmeyi basıyor size .terk edenler giderken bir silah alıp vurun geride bıratığınız insanı zaten o yaşayan bir cesettir.
aşkı ne kadar yaşarsan yaşa bir yere kadar yaşarsınız...
Adanım teki çok hastadır ölecektir ama bundan haberi yoktur.
Doktora gider.
-doktor bey ben ne yemeliyim ,ne yememeliyim diye sorar.
doktor
-Ne yersen ye öleceksin der.
AŞKINIZA ELİNİZDEN GELDİĞİ KADAR SAHİP ÇIKIN YAŞAMASI ÇOK ZOR , AŞK DÜNYADA BİLİNMEYEN BAŞKA BİR BOYUT .
AŞKIN KATİLİ DEĞİL DOKTORU OLUN.......
..............................................................................
'''AŞK İNAT ETİMŞSE YÜREK ASLA VAZ GEÇMEZ''''
Severken ne kadar büyükse insan
Ayrılırken yine büyük olmalı
Ne kadar insafsız olsa da zaman
Sevenler her zaman bir dost kalmalı..
sevilen kendini alıp gitsede seven onun yokluğunda dasever ,sevgiyi giden kaybeder!!!
biten aşk kesebildinmi gerçekten??????
kendini kandırma benim gibi.....
unuttum diyorsan sevmemişsindir....
gerçrk aşklar bitmez......
yaşar ebediyete kadarr..
görmeyiz,duymayız yine yüreğimizin rn derin köşesinde yer alırlar...