Rahnedar

Rahnedar

Üye
30.10.2010
Er
214
Hakkında

  • Mavi Ada Mektupları

    Kahraman Tazeoğlu
    Birey Yayıncılık;
    TÜKENMİŞTİR
    ISBN No: 9758618504

    Ne oldu? Süngüler mi şahlanıyor şimdi? Anlamını lügatte ararken savaşın, cephede yankılanan bu toy ses senin mi? Kibrit kutularında uyuyor kapı gıcırtısından ürperen düşlerin. Vuslatın birinde üflemek için. Küçük bir alev buhurunda... Çocuksun hala fark ettin mi? Tüyü bitmemiş kuş. Açsın bir şeylere, bir türlü dillenemedin. Okşamak istiyorsun boş mavileri; kanatlanamadın. Sırtın on yedilerde. Yüzünü sürgün ettin, bozgunlarına boyun eğmiş mekanlarına...

    Ne oldu? Yorgun zaferlerin bileği mi bükülmüş? Portresi var orta yerde şimdi galibin. Çehresi yüz tutmuş silinmeye. Az biraz belli. Çok kişiye aşina. Sana ırağında ötesi... Hadi kamçıla yine. Dizgini koparmış ukala umutların resmini çizmeye kalkış yine. Kuytularında söktüremediğin şafakların...

    Alnına çalınmış derin çizgilerde simetrisini arardın yalnızın. Duvarların isine iz bırakırdın ellerinle. Bence vazgeç artık karmaşanın formülünü çıkarmaktan.

    Dizi, dizi 've'ler iniyor hasır iplerine. Ardından Kaf Dağı'nın 'hiç' köşesine tasmalanmış bucaksız noktalar sıralanıyor işte yine bilmem kaçıncı kez.

    Boğuşamıyorsun kuduz maskenle. Ne oldu? Dilin dönmüyor mu artık o şiire?

    Vardı ya hani 'Vurun ulan vurun, ben kolay ölmem...' Ne de yaban bu sözler sana.

    Ya şimdi. Şimdi ne oldu? Kırık kanadındaki ılık kanı çekilip rengi yere mi çalındı? Can çekişemeden zamansız mı can verdi sevdan?

    (Arka Kapak)
#01.11.2010 18:48 0 0 0
  • Ölü Bir Kentin Morg Alfabesi

    Kahraman Tazeoğlu
    Yediharf Yayıncılık;
    İstanbul, 2008, 13,5 x 21,5 cm, 79 sayfa, Türkçe, Karton Kapak.
    ISBN No: 6050086096

    Ben hiç mutluluktan delirmedim ama delirmekten mutluyum. Herkes bana acıyor, asıl şizofrenin kendileri olduğunu bilmeden. Biliyorum çok çirkinim. Kentin içine girersem beni dışarı kusar. Oysa ben iç kanamalı bir hastayım ve kendime gölgesiz bir akşamüstü arıyorum.

    Sürgün yayınlarımdan vurgun yemek hoşuma gidiyor her gece ölü bir kıza mektuplar yazıyorum. Fırtına yüklü gemileri kanımda yüzdürüyorum. Artık adımı unutmaya başladım. Ne mutlu...
    Erken bastırmış bir yalnızlık ihtilali gibi merhaban. Bu yüzden zehirli akşam üstüleri bırakıyorum ve seni onarıyorum kendimi yaralayarak.

    Aşkın kendini öldürebilecek kadar cesur olmalı sevdiğim.

    Her nakaratta yeniden hatırlayacağın, cepleri boş bir gidişi bırakıyorum sana, enkazı kaldırılmamış çocuk yüzümle.

    Beni şakaklarımdaki sonbahardan tut. Birazdan utancını bırakacağım sana bu aşkın.

    Bu gidiş beni de bitirecek biliyorum ama kaçsam ağlamaklı oluyor omuz başların. Yaslansam uçurumsun...
#01.11.2010 18:48 0 0 0
  • Susacak Var...

    Kahraman Tazeoğlu
    Yediharf Yayıncılık;
    İstanbul, 2006, 1. baskı, 13 x 21 cm, 312 sayfa, Türkçe, Karton Kapak.
    ISBN No: 9759167425

    Bir aşk, bir adamın bakışlarında nasıl sizin olabilir? Siz ki, küçük bir kız çocuğusunuz, o aşkı almaya cesareti nereden bulursunuz? Diyelim ki, cesaretsizliğinizin nazıyla, siz ellerinizi açmadan adam aşkı avuçlarınıza bıraktı içinden gözleriyle birlikte. Siz nasıl taşıyabilirsiniz adama olduğu karar aşka da çocuk kalırken?

    Ve bir yazar aşk yazmışsa sayfalara, kelimeleri daha mı anlaşılır okunur? Siz henüz adım atmadığınız halde görünen ufkunun çetrefilliğinde, yolları daha mı hızlı yürünür, gidilir? Ayrılıkla başlayan bir şarkının nakarata geldikçe vuslata ters ilerleyen sözlerinde, müziği daha mı kavuşulacakmış gibi dinlenir? ...
#01.11.2010 18:47 0 0 0
  • Kahraman Tazeoğlu
    Yediharf Yayıncılık;
    İstanbul, 14 x 20 cm, 125 sayfa, Türkçe, Karton Kapak.
    ISBN No: 9799756711247
    http://i43.tinypic.com/34q5uvt.jpg
    Siz hiç başkasını öldürerek intihar ettiniz mi?

    Hemen yarın birini sevin; çok sevin.

    Onu canınızın öbür tarafı yapın.

    Mesela, sevdiğiniz geceye ağladığında

    Karanlık üstünüze yapışacak olsun ıslak ıslak.

    İki kişilik doyun acıktığınızda...

    Ve bir zaman sonra içinizdeki 'o',

    Size acı vermeye başlasın ve ne zaman

    Onu içinizden söküp atmak için

    Bir hamle yapsanız, kendinizi parçalıyormuş gibi olun.

    Daha sonra yenilin ve canınızın öbür yarısı olan

    Bu varlığı, içinizde öldürmeye karar verin.

    Şunu da sakın unutmayın,

    Onu öldürmek kendinizi de öldürmeniz demektir.

    İnsanın kendisini öldürmesine intihar diyorlar.

    Ama siz bunu, onu öldürmek adına yapın ve

    'Seni intihar ettim' diye haykırın...

    O zaman hem katil, hem ceset, hem de şair olur,

    'Seni içimden terk ediyorum' adlı bir kitap yazarsınız.
#01.11.2010 18:46 0 0 0
  • Bunu en az altı defa okumuşumdur. Tekrar tekrar okumayı düşünüyorum. Her düş'tüğümde okuyorum. Her defasında farklı bi yaram kanıyo,her defasında farklı yaramı sarıyo.
#01.11.2010 18:44 0 0 0
#01.11.2010 18:43 0 0 0
  • Bilim adamları, ''Alkolün, kullanıcıya ve diğerlerine verdiği zararlar göz önünde tutulduğunda, uyuşturucudan bile daha tehlikeli olduğunu'' saptadı.

    İngiltere Bağımsız Bilimsel Uyuşturucu Komitesi ile Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi'nden bir grup bilim adamı, Çoklu Karar Verme Analizi (MCDA) diye adlandırılan bir teknik yardımıyla bu tür maddeleri, 9 kriter açısından kullanıcıya, 7 kriter açısından da diğerlerine verdiği zararları göz önüne alarak arz ettikleri tehlikeye göre sıraladı. Bu tür maddelerin kullanıcıya zararları arasında uyuşturucuya bağlı ölüm oranları, sağlığa ve sosyal ilişkilere etkileri gibi kriterlere yer veren bilim adamları, diğerlerine verdiği zararları ise suç, aile içi çatışma, ekonomik bedel, çevresel hasar gibi ölçütler açısından değerlendirdi.

    Elde ettikleri verilere göre bu maddeleri 100 üstünden değerlendiren bilim adamları, en zararlı maddenin 72 puanla alkol olduğunu belirledi. 55 puanla ikinci sırada yer alan eroini, 54 puanla bir sentetik uyuşturucu türü olan ''crack'', 33 puanla kristal metamfetamin, 27 puanla kokain ve 26 puanla tütün ürünleri takip etti.

    Sonuçları "Lancet Medical'da yayımlanan araştırmayı yürüten ekibin başındaki Profesör David Nutt, bu verilerin, alkolün zararlarını hedef alan bir genel sağlık stratejisi oluşturmanın gerekli bir adım olduğunu gösterdiğini kaydetti.
#01.11.2010 17:40 0 0 0
  • İnce PlayStation'ları ya da minik PSP'leri unutun; Dünyanın en küçük konsolu Rbox ile tanışın!


    Konsol savaşlarının sertleştiği bu günlerde, yeni bir konsol rakiplerini korkutmasa da şaşırtmış olabilir. Bu baş parmağınızın ucu büyüklüğündeki konsol, Rossum adındaki bir hacker tarafından geliştirilmiş.

    Rbox adındaki bu konsolda, fotoğrafta da görebildiğiniz üzere, sağ altta duran analog kolun düğmesi aynı zamanda konsolu açıp kapatmaya yarıyor. 8 bit stereo ses donanımı ise o kadar küçük bir konsoldan beklediğinizden fazlasını veriyor. Lityum pille çalışan konsol, üç dakika hiç bir hareket olmadığı zaman kendiliğinden kapanıyor.

    Büyük firmalar bu minik konsolun üstüne giderse, ileride oldukça kullanışlı ve taşıması kolay bir oyun makinesi halini alabilir.
#01.11.2010 17:39 0 0 0
  • Cebinizin veya laptop'unuzun pili sizi deli mi ediyor? Öyleyse 10 kat güçlü pillere hazır olun...

    École Polytechnique Fédérale de Lausanne'daki Fransız ve İsviçreli biliminsanları yeni bir teknoloji üzerinde çalışıyor.

    Nanoteknoloji kullanan projede gelişmiş nanoteller kullanılarak transistör teknolojisi iyileştiriliyor. Taşınabilir bilgisayarların ve genel olarak her türlü elektronik ürünün problemi olan sızıntıların önüne geçecek bir teknoloji geliştirme aşamasında.

    Bu nanoteknoloji uygulamaya konulduğunda ve sızıntılar giderildiğinde, elektronik cihazların stand-by yani bekleme-uyku modunda harcadığı elektrik neredeyse sıfıra inecek. Bu sayede cep telefonu gibi mobil elektronik cihazların pil ömrünün 10 katına çıkması mümkün hale geliyor.
#01.11.2010 17:35 0 0 0
  • Cep telefonundan bilgisayara kadar her şeyin 'çakma'sını yapan Çinliler şimdi de çakma Facebook ve Twitter ile gündemde.

    Sosyal paylaşım sitelerinin en popüleri olan Facebook ve Twitter Çin'de hala yasak. Ancak bu sitelerin yerelleştirilmiş versiyonları milyonlarca Çin vatandaşını kendisine bağlamış durumda.

    Çin hükümeti bu sitelere girişin internet meraklısı gençler arasında yayılarak tek partili siyasal yönetime bir tehdit unsuru haline gelmesinden korkuyor. Bu sebeple de bu tarz sosyal paylaşım siteleri ülkede yasaklanıyor.

    Ancak Çin bu yasaklar karşısında kendi alternatifini üretti. Facebook benzeri kaixin001.com adlı site Türkçe'de 'mutlu ağ' anlamına geliyor. Bu websitesi tam 90 milyon kullanıcıya sahip. Bu siteye her gün 100 bin kullanıcı kayıt oluyor. Twitter'ın Çinli kopyası Weibo'nun ise tam 40 milyon üyesi bulunuyor. Weibo'ya Çin'in ünlü film yıldızları ve şarkıcıları da büyük rağbet gösteriyor.

    Oldukça kalabalık bir nüfusa sahip olan Çin'de 420 milyon kişi sosyal paylaşım sitelerinin müdavimi olmuş durumda. Bu siteler sıradan insanların olduğu kadar ünlülerin ve kurumların da gözdesi.


    Bunun da çakmasını yaptılar ya bişey demiyorum artık,hatta tırsıyorum.Yakında benim de çakmamı yapacaklar yahu : )
#01.11.2010 17:34 0 0 0
  • Fatih'in hayatı 50 milyon dolara sinema, 25 milyon dolara dizi olacak...

    Fatih Sultan Mehmet'in hayatı hem TV ekranına hem de beyaz perdeye aktarılacak.

    Türk- Katar ortak yapımı olacak projelerden dizi film için 25 milyon dolar, sinema filmi için 50 milyon dolar olmak üzere toplam 75 milyon dolar harcanması öngörülüyor.

    Kalinos Holding Yönetim Kurulu Başkanı M.Fırat Gülgen ve Katar'ın büyük medya gruplarından Alnoor'un Yönetim Kurulu Başkanı Ahmed El-Haşimi Fatih Sultan Mehmet ile ilgili toplam 75 milyon dolarlık bir sinema, bir de dizi projesi için anlaştıklarını duyurdu. Taraflar, proje için geçen cuma günü bir araya geldikleri Tribeca Doha Film Festivali'nde el sıkıştı.

    Gruplar tarafından yapılan açıklamaya göre toplam bütçenin 50 milyon dolarlık kısmı sinema filmi için düşünülürken, 25 milyon dolarlık kısmıyla 30 bölümlük bir dizi çekilecek. Hollywood imkanları ve tekniği ile İngilizce çekilecek film için çalışmalara başlandı. Filmin üç yıllık bir çalışma sonucunda ortaya çıkabileceği belirtildi. Dizi çekimlerin ağırlıklı bölümünün İstanbul'da kurulacak bir film platosunda yapılması planlandı. 30 bölümden oluşacak dizi iki yıl içinde bitirilecek. Kadro da Türk ve Arap oyunculardan oluşacak.

    Kalinos Holding Yönetim Kurulu Başkanı M.Fırat Gülgen, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada; Fatih Sultan Mehmet'in birçok özelliğinden bahsetti. Özellikle 1463'te Bosna'da ilan ettiği ferman ile farklı din mensuplarına verdiği can ve mal güvenliği teminatı gibi konuların dünyada anlatılması gerektiğini vurguladı. Gügen, "İki ülke arasında tarihten gelen bir Osmanlı birlikteliği var. Bu nedenle Katarlı dostlarımızı kendimizden farklı görmüyoruz. Tarihten gelen ortaklığımızın devamı olarak bugün birlikte yeni bir kapı aralıyoruz." dedi.

    Alnoor Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmed El-Haşimi de yaklaşık bir yıldır bu denli büyük bir proje yapmak için kendilerine ortak aradıklarını aktardı. Bu çerçevede uluslararası film-dizi pazarlama alanındaki en büyük medya içerik firmalarından Kalinos Holding gibi bir partner buldukları için çok mutlu olduklarını kaydetti. Kalinos ve Alnoor arasındaki işbirliğinin Türkiye ve Katar medya endüstrisi açısından heyecan verici olduğunu söyledi. Türkiye ve Katar arasındaki işbirliğine çok önem verdiğini belirten Haşimi, bu dev projeyle ilişkilerin artacağını söyledi.

    Katar Doha Büyükelçisi H.Emre Yunt, Katar ve Türkiye'nin Medya alanındaki iki büyük grubunun böylesine tarihi bir işbirliğine tanıklık etmekten dolayı mutlu olduğunu ve bu projeyi desteklediğini ifade etti.
#01.11.2010 17:33 0 0 0
  • Türk Telekom'un Türkiye'nin yurt dışı çıkışlarını yedekleyip iletişimi güçlendirmek amacıyla hazırladığı "Uluslararası Turneos Projesi" kapsamında deniz ile kara ağının ilk fiber optik kablo bağlantısı Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu beldesinde yapıldı.

    Çanakkale Telekom Müdürlüğü İl Erişim Uzmanı Burak Doğan, yeni yapılmaya başlanan çalışmayla karada oluşan arızalara karşı deniz altına döşenen fiberoptik kablolar sayesinde vatandaşların İnternet bağlantısı ile iletişiminde hiçbir aksama meydana gelmeyeceğini belirterek, "Fransız şirket tarafından yapılan çalışma kapsamında Küçükkuyu'dan İzmir Turgutreis'e kadar döşenecek deniz altı fiberoptik kablo döşeme çalışmaları uzun süreyi alacak. Bu kapsamda Küçükkuyu'nun ardından çalışmalar Kumkale beldesi açıklarında devam edecek" dedi.
#01.11.2010 17:33 0 0 0
  • Hep beyaz giymek isterdim,ilki çok hoş. Ama cabuk kirleniyorlar malesef. : )
#01.11.2010 17:32 0 0 0
#01.11.2010 17:31 0 0 0