sevgili eylül...
sayfan güzel olmuş emeğne yüreğine sağlık...
buara sanırım şiirlerimiz hep gitme üzerine oluyor...ayrılık mevsimimi desem ama henüz eylüle gelmedik..
tşkrler ramazancığım zahmetine.
şarkı güzel eski bir şarkı belki anıları olan çok arkadaşım çıkacak...
birde şu gidişler olmasa...gelmişken dönüş biletlerini yaksa sevgililer...
herşey gönlünüzce olsun derim inşallah...,
okuyan bakan bu sayfadan gecen herkese yürekten sevgiler...
Bu nasıl bir gidiş böyle!
Hastalık bulaşmış bir köyü terk eder gibi...
Suya sabuna karışmadan akıp gider gibi...
Suç işlemişcesine vatanından kaçar gibi...
Bu nasıl bir gidiş böyle!
İmge toplamak için mi istila ettin yüreğimi!
Batırdın bayrağını göğsüme...
İsteseydin... Sana el değmemiş ilhamlar verirdim...
Gerek yoktu uygarlığımı ateşe vermene!
Şimdi... Küllerinde duman tüten...
Ve içinde ekmek pişen kerpiç fırınların yıkıldığı...
Harabe bir bedende soluk alıyor sevdan...
Bu muydu istediğin!
Yakışmadı!!!
Yakışmadı bu galibiyet erliğine../..Sırıttı...
Can özüm../..Yaşlı kurdum../..Serserim...
Bir zamanlar hasretle bekleyenim...
Söylesene...
Bu nasıl bir gidiş böyle!
Cinayet mahalinden uzaklaşır gibi...
Kan davalını görüp saklanır gibi...
Bir evi soymuşcasına pencereden atlar gibi...
Bu nasıl bir gidiş böyle!!!
şarkın istanbul için...
şiirin içimizdeki çoçuk için.
ne diyeyim arkadaşım gene yapmışın yapacağını...
kimse kimse için ölmesin aşk ,sevmek savaş olmasın...
ama buara içimdeki çoçuk küstü saklandı biryerlere ve ben onu kandırıp çıkaramıyorum...yağmurlarımı beklesem sabredip yoksa çekip kulağından biraz öğüt mü versem kaldım kararsız..
sayfan çok şık ee sen üstatsın sana ulaşmak için bir fırın ekmek lazım arkadaşım..
emeğine sağlık...
öpüldün...
bu sayfadaki şiir tam bana göre.bende şarkıyla şiiri karıştırmayı seviyorum.
ellerine sağlık eylülcüğüm güzel olmuş şarkıyı bilmiyordum bunuda dinledim sanada sağol hiçbirşey arkadaşım benim.
öpüldünüz..
ugrayan herkese tşkrler...
yorum yapanlarada benden kucak dolusu öpücükler...
beğenmenize sevindim çnk bu şarkıda benim sevdiğim klasikler arasında elton john blue adlı grupla söylüyor blue dağıldı yalnız şimdi ordaki zenci tekbaşına söylüyor onunda sesi harika.yabancı müzik sevdiğimden dolayı bu konuda bilgim daha çok ama ramazan arkadaşımın burdaki emeklerinden dolayı birparcada olsa kendi türk müziğimizin türkü bölümünü burda öğrenmiş oluyorum sağolsun.
ya eski dostlar nerde onlarıda özledim...
sevgili arkadaşlarım
yorumlarınıza tşkrler..
aşiyan maraboğlu bebish tşkrler okuduğunuz için.
clyde çok güzel moral verdin sağol.
pedalizam buralardayım şimdilik ama çok takılamıyorum...
ben bunu okumamışım...
ramazana katılıyorum aşkda tek bir karar olmalı ya hep ya hiç...
ama kavuşamayınca aşk olurmuş derler...
güzeldi serenciğim sağol cnm...
Sus pus olmuş akşamların güzel yüzü,
kaybolmuş gülücüklerim,
her tebessüm anılar çıkmazı,
geç kalma emi..
Bitişini imzalamaktayım
koyu kalemlerle,
mürekkepler tükense de gözyaşlarım var,
yersiz sebeplerim var
aşka dair hala..
Açık unutulmuş bir müzik değilsin farkındayım,
kaybeden bilir..
İçimin bir yanı vurgun sürüsü.
Sürüldü gördün mü en zamansız saatler..
Yalnızlığı kovamadım,
seni de alamadım..
Dert diyorsun adıma belki,
çarenin yoksun düştüğü biriyim,
kov beni istersen,
ya da sar ne bileyim..
Elinde bavul,
içinde şiirlerim..
Bu duvarlar, bu bahar ayazı
var mı gerçekten..
Bitiyorum yalvartma!
Ders olsun hayallere,
aleme ibret..
Bak demiyorum mutlu aşk var diye,
ama anlıyosun,
susuyorsun,
belki de gidiyorsun..
tşkrler arkadaşım.bu kez çok çabuk oldu isteğim inananmadım.demekki pc başında yakalamışım...
şiir sesli çok daha güzel oldu sanada sağol emeğinede..
ben pek sık girmiyorum artık.ama burdan tüm sevdiklerime sevgilerimi yolluyorum beni tanıyanlarada tanımayanlara gönül heybemden kocaman öpücükler...
Şimdi saat, sensizliğin ertesi...
Yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın...
Avutulmuş çocuklar çoktan sustu.
Bir ben kaldım tenhasında gecenin,
Avutulmamış bir ben...
Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
Ki bu yaşlar
Utangaç boynunun kolyesi olsun.
Bu da benden sana
Ayrılığın hediyesi olsun...
Soytarılık etmeden güldürebilmek seni...
Ekmek çalmadan doyurabilmek...
Ve haksızlık etmeden doğan güneşe
Bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
Mülteci isteklerim oldu ara-sıra, biliyorsun...
Şimdi iyi niyetlerimi,
Bir-bir yargılayıp asıyorum...
Bu son olsun be... bu son olsun!
Bu da benim sana,
Ayrılırken mazeretim olsun!
Şimdi saat yokluğunun belası...
Sensiz gelen sabaha günaydın!
İşi-gücü olanlar çoktan gitti
Bir ben kaldım voltasında sensizliğin
Hiç uyumamış bir ben...
Şimdi dişlerimi sıkıp
Dudaklarıma kanamayı öğrettim
Ki bu kızıl damlalar
Körpe yanağında bir veda busesi olsun.
Bu da benden sana
Heba edilmiş bir aşkın
Son nefesi olsun...
Kafamı duvara vurmadan,
Tanıyabilmek seni...
Beyninin içindekileri anlayabilmek...
Ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü,
Bütün saatleri öylece durdurabilmek için,
Çıldırasıya paraladım kendimi...
Lanet olsun!
Artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
Olsun be... ne olacaksa olsun!
Bu da benim sana,
Ayrılırken şikayetim olsun!
gözyaşım, utangaç boynunun
inciden kolyesi olsun.
her damla, vefasız teninde
bir veda busesi olsun.
Isterim, sen de ben gibi yan,
ömrüne hep ağla.
hep ağla, bu benden, son dua,
bu benden, ayrılık hediyesi olsun...
YUSUF HAYALOĞLU
rica etsem yetkililerden bu şiire kenan doğuludan kurşun adres sormazkiyi eklerlermi?
buarada yazı çok kçk olmuş ama editleme yapamıyorum sonra düzelticem kusurabakmayın...