sadecem53

sadecem53

Üye
02.08.2004
Er
175
Hakkında

#15.04.2005 13:17 0 0 0
  • Konu: iMesh 5.0
    teşekkürler ellerine sağlık
#12.02.2005 12:57 0 0 0
#20.11.2004 22:30 0 0 0
  • Konu: Ölü Adam
    BUNU BEN YAZMIŞTIM... AMA YİNEDE SAĞOL ARKADAŞIM
#20.11.2004 01:29 0 0 0
#19.11.2004 14:41 0 0 0
#15.11.2004 23:43 0 0 0
  • Amerika'dan döner dönmez, elindeki kocaman bavulla Meclis kürsüsüne
    çıkan
    Kemal Derviş;
    - Bu bavulun içinde tam 14.3 milyar dolar var, demiş.
    Arkasından da sormuş:
    - Bu parayı nüfusumuza bölersek, kişi başına kaç dolar düşer?
    Milletvekilinin biri, derhal ayağa kalkarak cevap vermiş
    - 26 milyon dolar...
    - Ama 14.3 milyarı,70 milyona böldüğümüzde 26 milyon çıkmaz ki...
    - Ben, 70 milyona bölmedim ki...
    - Kaça böldün?
    - 550'ye!..
#15.11.2004 10:11 0 0 0
  • RİZE'ın köylerinden birinde köylüler her zamanki gibi oturmuş TV seyrediyolarmış. O sırada TV'de Ecevit çıkmış. TEMEL abi onu görünce az ekmeğimi yemedi zamanında şimdi bi hal hatır sorduğu yok demiş. köylüler atma TEMEL abi demişler.TEMEL abi de inanmıyosanız gidelim size göstereyim demiş. köylüler atlamışlar bi otobüse tutmuşlar ankara'nın yolunu. TBMM'nin önünde beklerlerken Ecevit çıkmış dışarı TEMEL abiyi görünce hemen gelmiş yanına elini öpmeye kalkışmış. nasılsın abicim kusura bakma işler yoğun sana gelemiyoruz demiş. köylüler şaşırıp kalmışlar. sonra bi gün yine kahvede TV seyrederlerken o zamanki cumhurbaşkanı demirel çıkmış TV'ye TEMEL abi yine aynı şeyleri söylemiş. köylüler ecevit belki akrabasıdır bunu da tanıyacak değil herhalde diye yine tutmuşlar Ankara'nın yolunu. yine demirel TEMEL abi'yi görünce elini öpmeye kalkmış. köylüler TEMEL abiye büyük saygı duymaya başlamışlar. derken bi gün TV'ye dönemin ABD başkanı clinton çıkmış. herkes susmuş TEMEL abiye bakmış. TEMEL abi yine elimde büyüdü diye başlamış konuşmaya. köylüler yuh artık o kadarda olamaz demişler. toplanıp borç harç ABD'ye gitmişler. beyaz sarayın önüne geldiklerinde korumalar sadece TEMEL abinin içeri girmesine izin vermişler. o da köylülere siz aşağıda bekleyin biz size balkondan el sallarız demiş. 10-15 dakika sonra balkonda iki kişi belirmiş. köylüler suratları tam seçemiyolarmış. o sırada oradan geçmekte olan micheal jordan'a senin boyun uzun şu balkonda el sallayan kim bi bakıver demişler. jordan bi süre bakmış sonra valla el sallayanı bilmiyorum ama yanındaki bizim TEMEL abi demiş.
#15.11.2004 10:09 0 0 0
  • Toplu sözlesme pazarligindan yeni çikmis sendika baskani, salonda toplanmis isçilere atesli bir söylev çekmektedir:

    - "Yoldaslar! Yönetimle yeni bir sözlesme yaptik. Bundan böyle haftanin dört günü daha çalismayacagiz!" Kalabalik,
    - "Yasasiiinn!" diye bagirir.
    - "Çalisma saatimiz beste degil, dörtte bitecektiiir!"
    - "Yaşaaaaaa!!"
    - "Çalismaya dokuzda degil, onbirde baslayacagiiizz!"
    - "Helaaallll!!"
    - "Maaslarimiz yüzde 150 artacaktiiirrr!"
    - "Vaaaaaauuuuuvvvv!!"
    - "Yalnizca Çarsambalari çalisacagiiiiz!"

    Bu sözün ardindan derin bir sessizlik olur. Derken arkalardan bir ses duyulur:

    - "Her çarsamba mi !"
#15.11.2004 10:01 0 0 0
  • Konu: cin
    fenerin işi gücü zaten cinlerle büyülerle ama bu sene sökmez şampiyon olacağız her şartta
#15.11.2004 09:48 0 0 0
  • MELEKLER HEP ARAMIZDA.....




    İki Gezgin Melek, geceyi geçirmek için oldukça varlıklı bir ailenin evinin

    kapısını çalmışlar. Aile, pek kaba bir

    üslupla,meleklere yatacak yer olarak

    koca malikanenin konuk odalarından birini vermek

    yerine, soğuk bodrumundaki

    küçük bir köşeyi göstermiş.

    Melekler buz gibi odanın soğuk ve sert zemininde

    kendilerine yatacak bir yer

    hazırlamaya çalışırken, Yaşlı Melek duvarda bir delik

    görmüş ve kalkıp deliği onarmaya girişmiş. Genç Melek, Yaşlı Meleğe bu

    hareketinin nedenini sorunca, Yaşlı Melek hafifçe gülümsemiş:

    Herşey, her zaman, göründüğü gibi değildir... Sabah

    malikaneden ayrılan

    melekler, gece bastırınca bir kez daha kalacak yer

    bulmak umuduyla, bu defa

    çok fakir bir çiftçi ailesinin kapısını çalmışlar. Son

    derece misafirperver

    olan fakir karı koca, sofralarında ne var ne yoksa

    meleklerle paylaştıktan

    sonra, onlara rahatça uyumaları

    için kendi yataklarını vererek yanlarından

    ayrılmışlar. Sabah güneş

    doğduğunda, melekler zavallı karı kocayı gözyaşları

    içinde bulmuşlar: Yegane

    geçim kaynakları olan tek inek de tarlalarının

    ortasında cansız yatmaktaymış.

    Genç Melek bu sefer iyice öfkelenerek Yaşlı Meleğe

    isyan etmiş: Bunun olmasına nasıl izin verebildin ?! O varlıklı

    kaba adamın herşeyi vardı

    ama sen kalktın ona yine de yardım ettin. Bu iyi

    yürekli fakir ailenin ise o tek inekten başka hiçbir şeyleri yoktu; buna rağmen

    onu bile paylaşmaya gönüllü oldular. Ama sen o ineği de yitirmelerine izin

    verdin!? Bunun üzerine Yaşlı Melek, Genç Meleğe dönerek şu

    cevabı vermiş: Herşey, her zaman, göründüğü gibi değildir. O zengin

    malikanenin bodrumunda

    kaldı?ımız gece, duvardaki deliğin dibinde külçe külçe

    altın saklı olduğunu

    farkettim. Malikanenin sahibi bu kadar açgözlü olduğu

    için ve kendisine verilmiş şans sayesinde edindiği zenginliğin bir

    parçasını bile paylaşmaya yanaşmadığı için, ben de o deliği öyle bir kapatıp

    mühürledim ki artık arayıp bulsa da açamaz.

    Ve devam etmiş: ?Sonra, dün gece biz çiftçi ailesinin

    yatağında uyurken, Ölüm Meleğinin o çiftçinin karısını almaya geldiğini

    gördüm. Ben de onun yerine Ölüm Meleğine ineği verdim.Yaşlı Melek,

    gülümseyerek bir kez daha eklemiş:

    Herşey, her zaman, göründüğü gibi değildir. Bazen,

    işler istediğimiz gibi sonuçlanmadığında, aslında bizim de başımıza gelen tam

    da budur işte. Eğer inanıyorsanız, yapmanız gereken şey sadece, her

    sonucun her zaman sizin lehinize olduğuna güvenmektir. Bunun böyle olduğunu,

    ancak belirli bir zaman sonra öğrenebilecek olsanız bile

    Bazı insanlar, Hayatımıza girerler Ve çabucak çıkarlar..

    Bazıları ise, Dostumuz olur Ve bir süre orada kalırlar..

    Yüreklerimizde O güzel ayak izlerini bırakarak.. Ve bu, İyi bir dost kazandığımız

    için, Bir daha asla Eskisi gibi olmayacağız demektir!

    Dün, tarih oldu.

    Yarın, bir gizemdir.

    Bugün ise bir armağan.

    Bu yüzden İngilizcede present, hem şu an hem de

    armağan anlamına gelir!

    Bence bu çok özel bir şey ... her anı doyasıya yaşayın

    ve tadını çıkarmaya bakın ... Hayat, bir kostümlü prova değildir!


    BU KÜÇÜK MELEĞİ AL VE ONU KENDİNE YAKIN TUT;O, SENİ

    GÖZETMESİ İÇİN GÖNDERİLMİŞ OLAN KORUYUCU MELEĞİNDİR BU MELEĞİ SEN DE

    ÖZEL İNSANLARA GÖNDER

    VE GÖNDERİRKEN BİR DİLEK TUT. ER GEÇ GÖRECEKSİN Kİ DİLEĞİN

    GERÇEKLEŞECEK VE BU MELEK SONSUZA DEK SENİ VE SEVDİKLERİNİ GÖZETMEYE

    DEVAM EDECEK


    Şimdi: bu mesajı silme. Tut. Çünkü o, sana çok özel

    bir melekten geldi :)


    Bil ki tam şu anda

    -birisi seni düşünüyor.

    -birisi sana değer veriyor.

    -birisi seni özlüyor.

    -birisi seninle olmak istiyor.

    -birisi senin başının belada olmadığını umuyor.

    -birisi ona verdiğin destek için sana minnettar.

    -birisi elini tutmak istiyor.

    -birisi senin adına herşeyin iyi sonuçlanmasını ümit ediyor.

    -birisi senin mutlu olmanı istiyor.

    -birisi senin onu bulmanı diliyor.

    -birisi senin başarılarını kutluyor.

    -birisi sana bir armağan vermek istiyor.

    -birisi SENİN bir armağan olduğunu düşünüyor.

    -birisi seni seviyor.

    -birisi senin gücüne hayranlık duyuyor.

    -birisi seni düşünüyor ve gülümsüyor.

    -birisi üzerinde ağladığın omuzun kendi omzu olmasını

    istiyor.

    BİRİSİNİN, SENİN BU MESAJI ONA GÖNDERMENE İHTİYACI VAR.

    Kimseden umutlarını almayın. Sahip olduğu tek şey bu olabilir.
#11.11.2004 00:18 0 0 0
#01.11.2004 01:53 0 0 0
  • Konu: MÜHEBBET
    DOSTUM GÜLMEK İYİDİR DEVAM ETT
#01.11.2004 01:46 0 0 0
  • Konu: AN MESELESİ
    Bir suçlu yurt çapinda araniyormus. Bütün emniyet müdürlüklerine suçlunun bir adet cepheden ve iki adet profilden resmi dagitilmis.
    Iki gün sonra Trabzon Emniyet Müdürlügü'nden bir fax gelmis: "Suçlulardan ikisini yakaladik. Üçüncüsünün yakalanmasi an meselesi".
#01.11.2004 01:44 0 0 0
  • Konu: OLMAZ
    ADAMIN BIRI TOPLULUKTA ELINDE OLMADAN GAZ KAÇIRMIS .KIMSE FARKINA VARMASIN DIYE ISKEMLEYI GICIRDATMAYA
    BASLAMIS.TEMEL YEMEMIS, -SESINI PENZETTIN , PEÇI KOKUSUNU NAPAYSUN?
#01.11.2004 01:43 0 0 0
  • Konu: MÜHEBBET
    Temel Amerikaya yerleşir ve Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı olur. Zamanı gelir ve azılı bir mafya babasının mahkemesinde jüri üyeliği yapması için mahkemeden çağrı gelir. Bunun üzerine Temel jüri üyesi olarak mahkemeye katılır. Mahkemede tüm deliller Mafya babasının aleyhinedir ve savcı İdamını talep eder. Uzun bir mahkeme sürecinden sonra karar vermesi için jüri üyeleri karar vermek için kendilerine ayrılan salona yönelirler. Tam bu sırada mafya elamanlarından biri Temele yaklaşır ve eğer cezayı müebbet hapse çevirirsen şu çanta içerisindeki para senindir der. Ve Temel kabul eder. Jüri üyeleri salona girerler. Heyecanlı bir bekleyiş başlar. Aradan bir saat geçer ses yok. 5 saat geçer yine ses yok. 1 gün geçer ses yok. 2 gün geçer ses yok. 3. günün sonunda jüri üyeleri mahkeme salonuna gelirler ve kararı açıklarlar. Sonuç: Müebbet hapistir. Mafya üyeleri buna çok sevinirler ve Temelle anlaşan adam çıkışta Temele parayı verir ve merak edip karar vermek neden bu kadar uzun sürdü der. Temel cevap verir:
    - Diğerleri Beraat diye direttiler. Müebbet hapse ancak çevirebildim der.
#01.11.2004 01:38 0 0 0
  • Konu: UNUTKAN
    Temel bir gün doktota gitmiş.Demişki:
    -Doktor bey bende son günlerde unutganlık başladı.
    Doktor sormuş:-Genellikle ne zaman oluyor?
    Temel:-Ne ne zaman oluyor?
#01.11.2004 01:27 0 0 0
  • Konu: KIZAMIK
    Bey, telefonu açıp seslendi :
    -Alo...Doktor Bey, bizim oğlan kızamık.
    -Biliyorum, dedi doktor, dün sizin eve girip gerekli şeyleri söyledim, kendisini kimseyle temas ettirmeyin ve..
    -Ama doktor bey, oğlan hizmetçiyi öpmüş bir kere...
    -Ya bu fena işte...Öyleyse hizmetçiyi de karantinaya almalı.
    -Doktor bey, bir şey daha var, sonra hizmetçiyi bende öptüm...
    -O... İşler çatallaştı, hastalık herhalde size de bulaşmış olmalı.
    -Ya..sonra ben karımı öptüm...
    -Ne diyorsun be? Öyleyse ben de kızamık olacağım demek...
#01.11.2004 00:44 0 0 0
  • Konu: SON DURAK
    TELEFON ÇALMAYA BASLAYINCA BEKÇI BAKAR ;
    - ALO BUYRUN
    - HÜSAMETTIN ORADAMI ?
    - YOK EFENDIM
    - NE ZAMAN GELIR ACABA ?BU SORUYA BEKÇI BIRAZ GÜLEREK CEVAPLAR ;
    - ALLAH BILIR VALLA .
    ADAM SINIRLENIP SORAR ; - ORASI NERESI ?
    - KARACAAHMET MEZARLIGI .
#31.10.2004 23:45 0 0 0