selenkeskin

selenkeskin

Üye
15.06.2009
Er
455
Hakkında

#20.06.2009 12:34 0 0 0
#20.06.2009 12:33 0 0 0
#20.06.2009 12:33 0 0 0
#20.06.2009 12:32 0 0 0
  • noimage

    noimage

    Şallarınız, eşarplarınız ya da kemerlerinizi düzenlemek için pratik ve farklı çözümler arıyorsanız bu dekoratif askılar işinizi görebilir.


    Çekmecede buruşan eşarplar, dolap içine dağılan kemerler, zamanla düzensiz ve hoş olmayan bir görüntü yaratabilir.


    Aksesuarlarınızın daha düzenli durmasını ya da anahtarlarınızın artık kaybolmamasını istiyorsanız, piyasadaki farklı modellerde askılıkları duvarlarınızda ya da dolap içlerinde kullanabilirsiniz. Üstelik dekoratif alternatifler de yaratabilirsiniz.

    Klasik ve biraz da romantikseniz, çiçek figürlü ferforje askılıklar yatak odanızda aksesuarlarınızı asmak için şık bir seçim: Laura Ashley.X-Hook palto askısı modern tasarımlardan hoşlananlar için: Habitat.

    Yapı marketlerden kestireceğiniz ahşap lataların üzerine vidalı kancalar takarak ve renkli çıkartmalarla süsleyerek kendi askınızı yaratabilirsiniz.

    Çocuk odaları için hem eğlenceli hem de kullanışlı, TOQ sertleştirilmiş plastik askılıkların farklı renkleri de mevcut, Koziol/ EFB.

    Komplement çok gözlü plastik askılık, aksesuarlarınızın dolap içinde dağılmasını önlüyor: IKEA.

    Oyuncak firmalarının çocuklar için tasarladığı tahta figürleri duvarınıza monte ederek askılık gibi kullanabilirsiniz.
#18.06.2009 13:59 0 0 0
  • noimage

    Evimizde fonksiyonel bir yer edinen yatak odanızın, sizin isteklerinizin ne kadarına yettiğini konusunda ne düşünüyorsunuz?

    Hayat mekânınızla yatak odası uyumu bütünleştiren yeni tarzın etkileri olan, hem gece hem de sabah kullanıma imkan sağlayan işlevsel tasarımlar arasında size uyumlu olanı tercih ederek, hayalinizdeki yatak odasına sahip olabilirsiniz.

    Gardrop tercihi ve kullanımı

    * Gardrobun yüksekliği, ceket ve gömlekler için en az 110 cm; kaban ve giysiler için en az 160 cm ; derinliği ise en az 60 cm yeterlidir.

    * Gardoba en yakın eşya 60 cm ilerisinde olmalı. Gardrobun kapakları sürgülüyse bu ara daraltılabilir.

    * İç bölümler, sizin ihtiyacına göre ayarlanmalı, az gerekli ürünler için ayrılan mekanlar üstlerde düşünülmeli, ağır eşyalar bel hizasına yakın yerlerde bulundurulmalı.

    * Kapaklı dolaplarda iç ışıklandırma olmalı, ayakkabı bölümleri kesinlikle havalandırılmalı.

    Yatak odanız ile ilgili püf noktaları

    * Yatak ve oturma kısımları olan bol bir yatak odanız bulunuyorsa, boş kalan alana uygun ebatlarda bir kitaplık veya şifoniyer koymayı düşünebilirsiniz.

    * Baş ucunuza da fonksiyonu artırabilecek , püf yada otoman stili bir mobilya düşünebilirsiniz

    * Yatak odanızda masası olan bir kitaplık, okuma lambası, kitaplar, çerçeveler ve veya ufak bir televizyon için kullanışlı raf yerleri imkan oluşturabilir.. Rafların iki ucu açık olursa, oda içinde görsel devamlılığı da artırırız.

    * Yatak kıyısında bulundurulan komedin için uygun görünmüyorsa, yatağın iki tarafına da kibar ayaklı ufak masalar koyabilirsiniz.

    * Ufak masanızı büyük yuvarlak masa örtüsü ile küçük fakat son derece şık bir etekli masaya dönüştürmeye ne dersiniz? Böylece yanına ekleyeceğiniz iki küçük koltukla yatak odanıza güzel bir fiskos mekânı oluşturabilirsiniz.

    * Ev içindeki ses ve gürültülerin yatak odası dışında kalması için duvarlarda hatta tavanda ses yalıtımı sağlayan ürünler kullanabilirsiniz.

    * Odadaki gürültünün tesirini en aza indirmek için, uzun tüylü, duvardan duvara halılar ve tekstil duvar kâğıtlarını seçebilirsiniz.

    * Etajerli alçak mobilyaların dekoru için yatak başı en uyan kısımdır. Bu stil bir mobilya, çarşaf, yastık ve nevresim takımlarını saklamak için fazladan yer oluşturmak yanı sıra, dergiler, resim albümleri ve dekoratif malzemeler sergilemek için mekan sağlayacaktır.

    * Yataktayken çalışmayı hoşlananlardansanız yatağa uyumlu çalışma ürünleri ve telefon, internet ve diğer iletişim ürünleri ve de iyi bir aydınlatma tertibatıyla rahatça her zaman yatak odanızda çalışabilirsiniz.
#18.06.2009 13:55 0 0 0
  • Erkekler ve evlilik Bu iki kelimeyi yan yana getirmenin ne kadar zor olduğu herkes tarafından bilinen bir gerçek öyle değil mi?Erkek arkadaşınızla evlenmek istiyorsunuz ve onu evlilik yoluna sokmak için birtakım stratejiler uyguluyorsunuz.


    Bu noktada size hatırlatmak istediğimiz birşey var: yapacağınız hiçbir şey onun evliliğe hazır olma sürecini çabuklaştırmayacak.



    Neden mi? Çünkü erkeklerin de kendilerine has bir biyolojik saatleri var dolayısıyla sadece hazır olduklarında nikah masasının yolunu tutacakları aşikar. Hangi erkeklerin biyolojik saatleri 'evliliği' gösteriyor gelin hep birlikte bir göz atalım



    Bekar arkadaşlarla her gece barlara gitmek artık çekici gelmiyorsa



    2500 erkek üzerinde yapılna bir anketin sonuçlarıyla hazırlanan 'Why Men Marry Some Women and Not Others' adlı kitabın yazarı John Malloy artık bekar arkadaşlarıyla o bar senin bu bar benim dolaşmaktan sıkılan erkeklerin evliliğe hazır olduğunu söylüyor. Malloy kitabı için konuştuğu 17-70 yaş arası erkeklerin evliliğe hazır hissettiklerinde bir zamanlar favori mekanları olan yerlere artık takılmak istemediklerini itiraf ettiklerini belirtiyor.



    30 yaşında evli bir bilgisayar teknisyeni olan Joe T. konuyla ilgili bakın neler söylüyor: 'Cuma gecelerimi bekarların takıldığı bir barda içerek ve kızlara asılarak geçirirdim. Fakat bir gün o barda eğlenmediğimi aslında sadece eğleniyormuş gibi yaptığımı farkettim ve evde takılma fikri daha çekici gelmeye başladı'. 36 yaşındaki yeni evli Rob F. ise şunları söylüyor: 'Bir gün artık modellerle yatmak istemediğime karar verdim. Çünkü seviştikten sonra sohbet etmek istediğimi fakat hiçbir zaman böyle bir ortam yakalayamadığımı farkettim'.



    Maddi olarak bağımsızlığını kazandıysa



    Terapist Dr. Tina Tessina konuyla ilgili şunları söylüyor: 'Erkeklerin bir biyolojik saatleri var fakat bu saat kadınlarınkinden farklı çalışıyor. Birçok erkek bir aile kurmadan önce yeterli bir maddiyata sahip olmak istiyor.



    Eğer hala kendi faturalarını öderken zorlanıyorsa o zaman artı bir kişinin faturalarını üstlenmek istemeyecektir'. 27 yaşındaki Julia sevgililerini müzisyenler arasından seçtiğini fakat bu seçimlerinde her zaman yanlış birşey yaptığını farkettiğini söylüyor ve şöyle devam ediyor: 'Hepsi çok seksiydi fakat bir yere çıktığımızda genelde hesabı ben ödemek durumunda kalıyordum.



    Daha sonra hayatımda bir değişiklik yaptım ve bir muhasebeciyle çıkmaya başladım. Mükemmel bir vücudu yoktu belki ama sevgi dolu bir kalbi ve düzenli bir işi vardı. Onunla şu an evlilik hazırlıkları yapıyoruz'.



    İçindeki baba olma arzusunu keşfettiyse



    Internetteki bir arkadaş sitesinin editörü olan Carol Morgan şunları söylüyor: 'Çocuklara ilgi gösteriyor ve size çok güzel çocuklarınızın olacağını söylüyorsa o evliliğe hazır demektir'.



    John Malloy ekliyor: 'Erkeklerin çoğu çocuklarıyla balık tutmak ya da top oynayabilmek için çocuk sahibi olduklarında yaşlarının genç olmasını ister.



    Üniversite mezunu erkeklerin çoğu 28-33 yaşları arasında evlenmek istiyor. Hukuk, tıp gibi bölümlerde ihtisas yapanlar ise 30-36 yaşları arasında evliliğe sıcak bakıyor. Bir erkek 37'sini geçtiğinde hala bekarsa o erkeğin evlenme ihtimali çok düşüktür. 43. doğumgününde hala bekarsa o zaman yüksek ihtimalle hayatı boyunca bekar kalacaktır'.



    Sıfatı 'erkek arkadaş' olsa da size kocanız gibi davranıyorsa



    'Date Out of Your League' adlı kitabın yazarı April Masini erkekler ve evlilik konusunda bakın neler söylüyor: 'Eğer bir erkek size eşi gibi davranıyorsa, yani sizinle gelecek planları yapıyorsa, sizi ailesi ve arkadaşlarıyla tanıştırıyorsa ve gün içinde sizi arayıp hayatının detayları hakkında bilgiler verip, sizin gününüzün nasıl geçtiğini soruyorsa, bu adam evliliğe hazır demektir'.



    Beraber olduğunuz erkeğin gelecek için ne düşündüğünden emin değilseniz onun hareketlerine ve sözlerine dikkat edin. Gelecekle ilgili kurduğunuz planları duymazdan geliyor ve bu tarz konularda konuşmak istemiyorsa sevgiliniz nikah masasına oturmaya hazır değil demektir. Bu noktada yapacağınız en güzel şey ona ne hissettiğinizi ve ondan ne beklediğinizi açıkça anlatmaktır. Unutmayın o hazır değilse etrafta evliliğe sıcak bakan bir sürü başka erkek var.
#18.06.2009 13:50 0 0 0
  • Biriyle tanıştınız ve birkaç görüşmeden sonra ondan hoşlandığınıza karar verdiniz. Şimdi bir dahaki buluşma için can atıyorsunuz.Peki ya o? Size vereceğimiz ipuçlarını değerlendirerek hoşlandığınız kişinin sizin hakkınızda ne düşündüğünü bulabilirsiniz.

    Bir sonraki buluşmayı ona gümüş tabak içinde sunun



    Onunla buluştunuz. Karşılıklı yemek yerken sohbet sırasında ona bir aktiviteye gitmek istediğinizi fakat arkadaşlarınızın işi olduğu için gidemeyeceğinizi söyleyin. Örneğin ona 'Yıllardır beklediğim şarkıcı sonunda Türkiye'ye geliyor. Konseri Çarşamba günüymüş ama bütün arkadaşlarımın işi varmış. Galiba gidemeyeceğim' deyin. Lafınız biter bitmez de ona en sevimli ifadenizle bakın ve gülümseyin. Bunun üzerine gecenin bitimine kadar size o konsere beraber gitmeyi teklif etmediyse onu bir daha aramayın.



    Onu davet edin



    Siz ve hoşlandığınız kişi bir grup arkadaşınızla dışarıda takılıyorsunuz. Çift olan bir grup sohbete başka bir mekanda devam edilmesini istedi. Ona sorduğunuzda siz başka bir yere giderken eve gitmesinin daha iyi olacağını söylüyorsa size kötü bir haberimiz var: bu adam sizinle çok fazla ilgilenmiyor. Fakat eğer gelmek istiyorsa sizinle baş başa kalmaktan hoşlanıyor demektir ki bu da güzel bir ilişkinin ufukta olduğunun habercisidir.



    Numara yapın



    Örneğin gittiğiniz kursta tanıştığınız ve sizinle ilgilendiğini düşündüğünüz biri var. Onu test etmek için küçük bir numara yapın ve mesela içinde isminiz ve telefon numaranızın yazılı olduğu bir defteri onun farketmesini sağlayarak sıranızda unutun. Eğer sizi aramıyorsa o defteri de onu da unutun.



    'Senden hoşlanıyorum' deyin



    Onunla konuşurken hoşunuza giden birşeye gülün ve 'bu süperdi' deyin. Bu cümlenin hemen arkasından da aynı ses tonuyla 'Senden hoşlanıyorum' deyin. Bu çarpıcı cümle 'Tişörtünü beğendim' derken kullandığınız ses tonuyla aynı tonda olacağından ona duygularınızı açarken çok yumuşak bir geçiş yapmış olacaksınız. Artık onun hakkında ne düşündüğünüze dair tüm bilgilere sahip. Eğer bu bilgiyi kullanmıyorsa bilin ki sizden hoşlanmıyor
#18.06.2009 13:49 0 0 0
  • Erkeklerdeki sahiplenme duygusu, aileye aşırı bağlılık ve içine kapanıklık, nasıl dış etkenler cildi kurutup çatlatıyorsa, kadını da öyle yıpratıyor. Bir süre sonra benlik duygusunu kaybeden kadın, depresyona giriyor.



    Nasıl ki dış etkenler cildi kurutup çatlatıyorsa, ikili ilişkilerdeki bazı erkek profilleri de, kadını yıpratabiliyor. Kadını bir anlamda kurutan bazı davranışlar, bir süre sonra ruhsal sıkıntıları da beraberinde getiriyor. Aldatılma, fiziksel, sözlü veya psikolojik şiddet, aşağılanma, hiç yerine konma, fiziksel görünümündeki eksiklikleri yüzüne vurma gibi davranışlar depresyona sokuyor. Memorial Hastanesi Psikoloji Uzmanı Psikolog Aslıhan Tokgöz Tozlu, kadınlara hayatı zehir eden erkek tiplerini sıraladı:


    İÇİNE KAPANIK ERKEK ÇATLATIYOR



    Kadınlar için öne çıkan en önemli sorunlardan biri de iletişim bozukluğu. Erkeğin içine kapanık olması, konuşmaması, zamanını bilgisayarın ya da elinde kumanda ile televizyonun karşısında geçirmesi, bir süre sonra kadını eşinden soğutuyor. Paylaşımcı olmamak ilişkiyi yıpratıyor.



    DEPRESYONUN BELİRTİLERİ



    Eşiyle sorunlar yaşayan kadın, içine kapanma, depresyon, yemek yeme alışkanlıklarında bozukluk, ev içinde eşi ile paylaşamadığı şeyleri ailesi ve arkadaşları ile paylaşma davranışları sergiliyor. Ruhsal olarak çökmeye başlıyor. Kaygı bozuklukları, depresyon, sürekli kötü bir şey olacak duygusu tetiklenebiliyor. Psikolog Aslıhan Tokgöz Tozlu, "bu durumdaki kadının psikolojik destek alması şart. Aksi taktirde içinden çıkılamayacak ruhsal bozukluklara sürüklenebilir" diyor.



    Diğer Bilgiler İçin Tıklayınız
#18.06.2009 13:48 0 0 0
  • Bir erkeğe aşık olmak ve bu duyguyu her yönüyle yasamak... Romantizm, cinsellik, paylaşılan harika anlar, sürprizler, hatta ufak tefek küsmelerden sonra yaşanan tatlı barışmalar...

    Güzel, seksi, çekici, etkileyici ve kendine güveni tam bir kadın olarak doyasıya aşık olmanın en doğal hakkınız olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Erkekler sizin için deli oluyor ve siz de bu durumdan istifade ederek sık sık aşkı yaşama fırsatı buluyorsunuz. Ancak o ilk heyecanlar ve kalp çarpıntıları geçtikten sonra sizin için aşkın çekiciliği de bitiyor ve birlikte olduğunuz erkeği hiç tereddütsüz terk edip yeni insanların peşine düşüyorsunuz.



    Çünkü aşk, sizin için heyecan demek ve artık size heyecan vermeyen bir erkeğin de hayatınızda yeri yok. Eğer duygusal ilişkileriniz bu şekilde yaşıyorsanız ve hiçbiri uzun ömürlü olamıyorsa siz de aşka aşıksınız demektir. Bu duygu, sizin için dünyanın en önemli ve değerli duygusu.



    Karşınızdaki erkek ise sadece aşkı yaşamanız için bir araç ve bu duyguyu size yansıtan bir ayna. Yani birlikte olduğunuz erkeklere değil, size yaşattıkları duygulara aşıksınız aslında. Romantik heyecanların yaşandığı, ask duygusunun dorukta olduğu, ilişkinin o ilk zamanları sizin için bir masalda yaşamak gibi...



    Buraya kadar her şey çok güzel ve sorun yok. Tutkuyu ve heyecanı sevmek her kadın için o kadar doğal ki. Ancak problem bundan sonra başlıyor. Çünkü aşk ister istemez bitip ilişki bir düzene girdiğinde sizin, kısa bir süre önce deliler gibi aşık olduğunuz erkeğe karşı tüm duygularınız da bitiyor.



    Kısacası aşk denen geçici duyguyu sevgi denen kalıcı duyguya dönüştüremiyorsunuz. Tabii böyle olunca da ilişkilerinizin kısa sürmesi kaçınılmaz. Bir diğer nokta da bir aşktan çıkıp başka bir aşka hemen adapte olabilmeniz... Bir erkeğe, birlikte olduğunuz süre içinde gerçekten aşık olduğunuzu hissediyorsunuz ama bu ilişki bitip yeni bir ilişkiye başladığınızda bir öncekinin aşk olmadığının, gerçek aşkı asıl simdi bulduğunuzu iddia ediyorsunuz... Ve bu durum böyle sürüp gidiyor.



    "Bay Yanlıs"a dikkat!



    Sık sık aşık olmanın ve sürekli sevgili değiştirmenin en kötü yanı, sizi mutsuz edebilecek bir erkeğin karşınıza çıkması ihtimalini kuvvetlendirmeniz. Siz bir aşk tutkunusunuz ve kendiniz için mükemmel olan erkeği bulmak üzere yola çıktınız.



    Ama bu arada size çok büyük üzüntüler, sıkıntılar ve hayal kırıklıkları yaşatan , erkeklerle de karsılaşabilirsiniz. Gördüğünüz ve beğendiğiniz her erkeğin üzerine, iyice tanımadan atlarsanız Bay Yanlış?a bir gün, bir yerde mutlaka rastlayacaksınız demektir.
#18.06.2009 13:44 0 0 0
  • Birileri ile karşılaşma ihtimalin, görünmek istemediğin zaman en üst düzeydedir.
    hiç kurtulamıorum bu dertten :)
#18.06.2009 13:31 0 0 0
#18.06.2009 13:29 0 0 0
#18.06.2009 13:28 0 0 0
#18.06.2009 13:20 0 0 0
#18.06.2009 13:18 0 0 0
#18.06.2009 13:18 0 0 0
#18.06.2009 13:16 0 0 0
#18.06.2009 13:16 0 0 0