Futbolda 2012-2013 sezonu Spor Toto Süper Lig şampiyonu Galatasaray ile Ziraat Türkiye Kupası sahibi Fenerbahçe arasında Kayseri'de oynanacak TFF Süper Kupa maçının biletleri satışa sunuldu.
Türkiye Futbol Federasyonu'ndan yapılan (TFF) açıklamaya göre, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kadir Has Stadı'nda 11 Ağustos Pazar günü saat 20.30'da başlayacak karşılaşmanın bilet fiyatları 1. kategori için 100, 2. kategori için 80, 3. kategori için 30 lira olarak belirlendi.
TFF'nin internet sitesi üzerinden satışa sunulan biletlerin, kulüplerinin belirlediği noktalardan da satılacağı kaydedildi.
Hiç kimse boşanmak için evlenmiyor ama istatistiklere bakılırsa 10 yıl öncesine göre boşanmalar yüzde 23.7 oranında artmış halde.
Boşanmamak için evlenirken doğru eş seçmeliyiz. Bunun yolu da doğru soruları sormaktan geçiyor. İşte sorulması gereken doğru sorular ve bizim sorduğumuz yanlış sorular...
DOĞRU: BU İNSAN KİM
Yeterince tanımadığın bir insanla evlenirsen hayatının hatasını yapmış olursun. Öyleyse flört döneminde bu sorunun yanıtını aramalısın. Gerçekten sana kendini anlattığı gibi biri mi?
Bir evliliğin hatta anne-baba olmanın sorumluluğunu taşıyabilecek mi? Kişilik yapılarınız uygun mu? Sağlam karakterli mi? Yalan söyleme huyu var mı? Unutma hiç kimse evlendikten sonra değişmez. Bu soruların cevabı olumsuzsa o insan senin için doğru eş değil demektir.
YANLIŞ: YANINDAKİLER KİM?
Sevgilimizin kim olduğunu çözmek yerine onun çevresindeki insanların kimler olduğuna kafa yoruyoruz. Acaba o kız eski sevgilisi mi? Acaba o çocuk benim sevgilime kur mu yapıyor?
Boş bırakırsam aralarında bir şey olabilir mi? Sevgilimle aynı yerde çalışmaya başlayan sarışın benden daha güzel mi? Zamanımızı ve enerjimizi sorulara yanıt bulmak için geçirirken farkında olmadan müthiş bir güvensizliğin de temelini atıyoruz.
DOĞRU: HAYALLERİMİZ ORTAK MI?
Evlilik tam anlamıyla bir ortaklıktır. Nikah defterine imza atmak ortak bir hayata adım atmak demektir. Eğer hayalleriniz ortak değilse evliliği sürdürmeniz pek mümkün değildir.
Örneğin çocuk sahibi olmak konusunda hemfikir misiniz? Nerede yaşayacağınızı belirlediniz mi? Birlikte bütçe oluşturdunuz mu? Ev ya da otomobil sahibi olma konusunda birlikte plan yaptınız mı?
YANLIŞ: HAYALLERİMİ GERÇEKLEŞTİREBİLECEK Mİ?
Evlilikten ne bekliyorsun? Rahat bir yaşam mı? Maddi açıdan statü yükseltmek mi? Senin her isteğine sorgusuz sualsiz "Evet" deyip yerine getiren bir eş mi?
Kuşkusuz böyle birini bulabilirsin. Ama bu durum sonsuza dek sürmez. Eşin bir süre sonra sıkılır. Çünkü sadece sen mutlusundur, ortak bir hayaliniz olmadığı için eşin mutsuzdur. Bu mutsuzluk hali çok geçmeden evliliğinize yansıyacak ve nikah akdiyle sağlanan ortaklık bozulacaktır.
DOĞRU: BİRLİKTE MUTLU MUYUZ?
Flört ya da nişanlılık döneminde birlikte geçirdiğiniz zamanlar evliliğinizin nasıl olacağı konusunda size ipucu verecektir. Bir arada olmak sizi mutlu ediyor mu?
Birlikteyken zaman su gibi akıp gidiyor mu? Onunla buluşacağın anı iple çekiyor musun? Birlikte eğlenebiliyor musunuz? O yanında yokken yaşadığın şeyleri buluştuğunuzda ona anlatmak için sabırsızlanıyor musun? Espri anlayışlarınız uyumlu mu?
YANLIŞ: BENİ MUTLU EDEBİLİR Mİ?
Mutlu olmayı bir tek kişinin yapacaklarına bağlamak doğru değildir. Zaten evlilik içinde senin tek başına mutlu olman yetmez. Mesela ne yaparsa mutlu olacaksın?
Seni her gün romantik yemeklere götürse mi? Ya da her gün tam da annenin yaptığı gibi mükemmel yemekler yapsa? İyi de bunları yaparken kendisi mutlu değilse ne olacak?
Evlilik sadece seni değil aynı oranda eşini de mutlu etmeli. Yani biri sana "Evliliğin nasıl gidiyor?" diye sorduğunda "Beni mutlu ediyor" diye değil, "Çok mutluyuz" diye cevap vermelisin.
DOĞRU: BANA SAYGISI VAR MI?
Mutlu evlilik 5S kuralı ile açıklanabilir. Bunlar; 1- Sevgi, 2- Saygı 3- Sadakat, 4- Sabır, 5- Sekstir. Bu 5 kuralın en önemlisi saygıdır. Senin kişiliğine, yaşam tarzına, geçmişine, aile yapına, kültürüne, bilgine, kariyerine, sosyal çevrene saygı duyuyor mu?
Yoksa seni değiştirmeye, kendi istediği birine dönüştürmeye mi çalışıyor? Unutma, insan saygı duymadığı birini sevmez, ona sadık kalmaz, sabır göstermez ve sekste de bencil olur. Yani 5S kuralının ikincisi yerine gelmediyse diğerleri de önemini kaybeder.
YANLIŞ: BENİ KISKANIYOR MU?
Kıskançlık sevginin ya da bağlılığın ölçütü değildir. "Ne kadar kıskanıyorsa o kadar seviyor" yargısı yanlıştır. Aşırı kıskanç insanlar sana ve hayatına saygı duymaz.
Kendi kurallarını dayatıp onun istediği gibi yaşamanı ister. Başta hoşuna giden bu durum daha sonra seni çok rahatsız edecektir. Aşırı kıskanç insanların özgüveni de eksiktir. Zaten sırf özgüven eksikliği bile bir insanın eş olarak seçilmemesi için yeterlidir.
DOĞRU: ONA GÜVENEBİLİR MİYİM?
Buradaki 'güven' sorusunu sadece sana sadık kalıp kalmamasıyla ilgili düşünme. Elbette o da önemli ama asıl mesele her konuda güvenilir olup olmaması.
Sana verdiği sözleri yerine getiriyor mu? Zor anlarında yanında oluyor mu? Senin sorunlarını kendi sorunuymuş gibi görüp çözüm üretmek için çaba gösteriyor mu? Unutma evlilik önünde sonunda hayat arkadaşlığına dönüşür. İşte o zaman sırtını güvenle yaslayabileceğin birine ihtiyacın olacak.
YANLIŞ: BENİ HAK EDİYOR MU?
İnsan egosu yüksek bir varlıktır, bu nedenle de hepimiz kendimizi bulunmaz Hint kumaşı sanırız. Ama öyle değiliz. Hele hele hak edilecek birer hazine falan hiç değiliz.
Kendini ulaşılmaz olarak görmen gerçek hayatta sana hiç kolaylık sağlamayacaktır. İyi yetişmiş, çok donanımlı olabilirsin ama bu senin iyi bir eş olacağın anlamına gelmez.
Bugün 24 Temmuz. Lozan Anlaşması'nın 90. yılındayız. Lozan, "Sevr Anlaşmasını yırtıp atan" bir diklenişti.
Hissedebilen için çok acı!
Lozan'ın 90'ıncı yılında.
Sevr geri geldi.
Sevr bölünmeydi.
Lozan ise birlik hamuru.
Galip devletler; "Anadolu'yu parçalama dayatmasını" padişaha imzalatmışlardı. İstanbul'u İngilizler yönetecekti. Son Osmanlı padişahı, İstanbul'daki İngiliz Sömürge Valisi Charles Harington'a; "Eşlerim size emanet" diyerek Büyük Britanya bandıralı gemiye binip ülkeden kaçmıştı.
Harita şöyle çizilmişti.
Ermeniler ayrı devlet olacaklar.
Ege Bölgesi Yunan'a kalacaktı.
Türkler Orta Anadolu'da yok olup, bitmeye terk edilecekti. Böylece; galip devletler; İngiltere-Fransa-ABD ve diğerleri, "Sevr Anlaşması" ile Türkleri Anadolu'dan söküp, geldikleri Orta
Asya'ya geri gönderme hayalini de gerçekleştirmiş olacaklardı.
* * *
Sevr, Lozan'la yırtıldı.
3 askeri dikleniş!
İnönü Zaferi.
(İlk düzenli ordu)
Sakarya Zaferi.
(İşgalci orduları durdurma)
Dumlupınar Zaferi.
(İşgalci orduları kovma)
3 askeri zaferin arkasından "Bölünmez Bütünlük" hamurunu yoğuran Lozan geldi.
Tam 90 yıl önceydi.
Lozan'ın esası; Türkler ile Kürtler, bir olsunlar, birlik olsunlar, birlikte zengin olsunlar, paylaşsınlar ve "uygar ülkeler düzeyine birlikte ulaşsınlar" bağımsızlığı (istiklali) tam üzerineydi. Prof. Dr. Yalçın Küçük'ün "Çöküş" adını verdiği kitabında belgelere
dayanarak yazdığına göre, Sevr'in imzalandığı günlerde Kürtlerin önde gelen ağaları ve şefleri; Ermenilerin bütün genç ve güzel kızlarına, tarlaları ve konaklarına (1915 tehciri sonrası) el koymuşlardı. Sevr'in Anadolu'da Ermenilere devlet kurma yolunu açmasıyla Kürt şefleri, el koyup eş yaptıkları Ermeni kızları ile el koyup üstüne oturdukları Ermeni mallarını geri vermek zorunda kalacaklardı. Bunun için Sevr'i yırtmaya baş koymuş Türk Kurtuluş Savaşı'nı desteklediler.
* * *
90 yıl aktı geçti.
Kürtler eşit vatandaş sayıldılar.
Şefleri de zengin oldular.
Yeni bir Kürt burjuva sınıfı doğdu. 90 yıl sonra Kürt zenginleri ve Kürt önde gelenlerinin silahlı örgütü PKK'nın ve onun ayrı bir devlette ne varsa (ayrı toprak, ayrı meclis, ayrı bayrak, ayrı mahkeme, ayrı ordu, ayrı polis, ayrı maliye, ayrı okul, ayrı cami) kurmak için yola çıkmış KCK adlı siyasi örgütü, "Sevr modeli bölünmek yolunda" büyük başarı elde etti.
Kürtler, Anadolu'da ayrı ordu kurdular. Polis örgütü oluşturdular. Vergi topluyorlar. Kuzey Irak'ta ABD kuklası Kürt Barzani'nin konferansına "Sevr'in bölücü omzunu diriltmeye" koşuyorlar. Türkiye, "üç taraftan denizle çevriliydi, şimdi üç taraftan Kürtlerle de kuşattık" diye zafer nutukları atıyorlar. Türk Ordusu, komutanlar darbe düşündü suçlamasıyla, çökertildi.
Lozan'ın 90. yılında Sevr geldi...
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Diyanet'in gençleri kuşatacak yeni bir dil arayışında olduğunu söyledi.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından gazetecilere verilen iftarın ardından konuşma yaptı.
Ramazan ayının tartışmalı konusu imsak vakitleri ve inanç kesimleriyle ilgili açıklamalarda bulunan Görmez'in, dikkat çeken açıklaması din - gençlik ilişkisiyle ilgili oldu.
Bugün yaşanan bazı çatışmaları kuşak farkı olarak izah edilmeye çalışmasının yanlış olacağını belirten Görmez, gençlerle iletişim kurabilmek için yeni bir dile ihtiyaç olduğunu söyledi.
"Bizim cami içinde, hutbelerimizde, vaazlarımızda kullandığımız dil, bugünün gençlerini kuşatamıyor ve onların dilini anlayabilmek, onlarla iletişim kurabilmek için yeni bir dile ihtiyacımız var. Bu yeni dili bulmak için de büyük bir çaba içerisindeyiz. Bu hakikaten ciddi bir sorun. Zannetmeyin ki bu sadece Diyanet'in sorunu, bence bütün eğitimcilerin, tüm akademik dünyanın, üniversitelerin, her birimizin sorunu. Bizim yeni kuşakların dilini ve üslubunu anlamak, onlarla yeni bir iletişim kurabilmek, onlarla yeni bir dil oluşturmak için daha büyük çabalara gayretlere ihtiyacımız var diye düşünüyorum."
"ÖZGÜRCE İFADE EDEBİLMELİLER"
Diyanet olarak Türkiye'de bütün inanç kesimlerinin özgürce kendi inançlarını yaşamaları kendi güzellikleri değerlerini gönül rahatlığıyla paylaşabilecek bir ortama sahip olmaları için büyük bir çaba içerisinde olduklarını aktaran Görmez, buna büyük önem verdiklerini söyledi.
"Burada herhangi bir inanç grubunu tek başına kastetmiyorum. Ortak tarihimizin en büyük emaneti olarak gördüğüm gayrimüslim dini azınlıklar dahil, Türkiye'deki bütün inanç kesimleri kendi tarihleriyle ve kültürleriyle var olan bütün değerleriyle birlikte hiçbir ötekileştirme yaşamadan özgürce bu topraklarda kendilerini ifade etme hakkına sahip olduklarını her zaman söyledik ve bundan sonra da söylemeye devam edeceğiz."
"KENDİNİ NASIL TANIMLIYORSA..."
İnançlarla ilgili doğru ve yanlışların akademisyenler tarafından ilmi platformlarda tartışılması gerektiğine vurgu yapan Görmez, şunları belirtti:
"O kendisini nasıl tanımlıyorsa içinde inancın gereklerini yerine getirmek için toplandığı mekanlara ne ad veriyorsa oradaki hususları nasıl adlandırıyorsa öylece değerlendirilir ve onun söylediği muteberdir, değerlidir. Bunun üzerinden bir teolojik tartışma başlatmak, birbirimizi tanımlamaya kalkışmamız, daha açıkça ifade edeyim: Bu ülkede bırakalım Sünni vatandaşımız kendi Sünniliğini yaşasın Alevi vatandaşımız kendi Aleviliğini yaşasın. Varsa bir ateist dostumuz arkadaşımız o da kendi değerlerini, kendi arayışını kendisi temellendirsin. Bunun üzerinden bir teolojik tartışma başlatarak birbirimizi üzmemiz doğru değildir."
Bir gazetecinin konuyu detaylandırmasını istemesi üzerine Görmez, "Hiçbir tanımlamaya girmeden herhangi bir vatandaşımız kendi inancı, yaşadığı mekanı ne atfediyorsa o ad altında tarihte hangi fonksiyonu icra ettiyse, içinde hangi erkanlar, hangi ritüeller yapılmışsa aynı şekilde yoluna devam etmesi. Aksi takdirde tanımlamalarla işe başladığımızda orada bir takım anlaşmazlıklar ortaya çıkıyor ve içinden çıkılmaz bir hale geliyor."
Beşiktaş Kulübü, milli kaleci Tolga Zengin ile 1 yılı opsiyonlu olmak üzere 4 yıllık anlaşma sağladı.
Tolga Zengin, ilk 2 yıl için Siyah-beyazlılardan 1.2 milyon Euro yıllık ücret, 12 bin Euro maç başı, son iki yıl için ise 1.3 milyon Euro yıllık ücret, maç başı 12 bin Euro bedel karşılığında sözleşmeye imza attı.
Tolga'nın 26 Temmuz cuma günü Siyah-beyazlıların Avusturya'daki kampına katılması bekleniyor
(23 TEMMUZ – 7 AĞUSTOS 1919)
Erzurum’da 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa Mustafa Kemal’e destek vermiş, Erzurum Kongresi’ne katılmasını ve başkan seçilmesini sağlamıştır. Kongrede çok önemli kararlar alınmıştır.
- Milli sınırlar içerisinde vatan bir bütündür parçalanamaz. (Misak-ı Milli’ye temel teşkil etmiştir.)
- İşgallere karşı topyekün savunmaya geçilecektir.
- Osmanlı hükümeti vatanın bütünlüğünü koruyamazsa geçici bir hükümet kurulacak, bu hükümet üyeleri milli kongre tarafından seçilecek, milli kongre toplanana kadar hükümet görevi yapacak olan temsil heyeti oluşturulacaktır.
- Milli kuvvetleri etkili, milli iradeyi hakim kılmak esastır.
- Azınlıklara milli birliğimizi ve sosyal dengemizi bozacak haklar verilemez.
- Manda ve himaye kabul edilemez. (ilk kez reddedilmiştir.)
- Osmanlı Mebusan Meclisi’nin bir an önce toplanmasına çalışılacaktır.
- Doğu Anadolu’daki cemiyetler, Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilmiştir.
Öyle can tanem.. Öyle..
Su gibi aziz ve saf bir şekilde damla istiyorum yüreğime..
Her gün ve hergün damlasan.. Ben seni sindirsem içime yüreğime..
Ve emin ol sen her gün damlamana rağmen yüreğime hiç taşmayacaksın..
Hep dolduracaksın içimi... Ve ben sana susamak istiyorum..
Boğazım kuruduğunda.. Seninle ıslanmak istiyorum.
Seni tatmak istiyorum..
Seninle nefes almak istiyorum.
Bazen nefessiz kalıp, Seni aramalı gözlerim..
Gel nefes ver bana demek istiyorum..
Gel hayat ver bana demek istiyorum...
Gel ve nerede nasıl olursan ol içime gel yüreğime dol..
Kümeler gibiyim seninle
Her halkada seninle kesişmek Ve her seferinde seni kapsamak istiyorum.
Benim kümemin elemanı ol istiyorum..
Sen şiirden ötesin benim için.. Burada yazdıklarım kadar..
Ve yazamadıklarım kadarsın içimde..
Seni ifade edemediğim içimde kalan sözcüklerim var halen..
Seninle anlam bulan duygularım var..
Anlam bulupta kelimelere dökemediğimsin..
Alfabenin yetmediği fakat seni anlatmak istediğim harfler var,
Kelimeler var.. Cümleler var.. Şiirler var.. Kitaplar var.. Romanlar var..
Seni yaşayıpta yazamadığım bir biyografin var..
Ve her Daim Seviyorum o küçücük yüreğimle seni..
Kayserispor Avusturya kampındaki ilk hazırlık maçını yarın Alman ekibi Eintracht Frankfurt ile oynayacak. Sarı-kırmızılı ekibin burada oynayacağı 4 özel maçtan ikisinde rakipleri değişti
Kayserispor Basın Sözcüsü Rifat Pehlivan, sarı-kırmızılı ekibin Kayseri kampında 1461 Trabzonspor ve Shakthar Donetsk ile 2 özel maç oynadığını, yarından itibaren de Avusturya kampında 4 hazırlık karşılaşması daha yapacağını söyledi. Rifat Pehlivan "Avusturya'ya gelemeyen 2 takım nedeniyle hazırlık maçındaki rakiplerimiz değişti. Yarın Eintracht Frankfurt, 26 Temmuz'da İtalya'nın Cenova, 29 Temmuz'da Çaykur Rizespor v e son olarak da 3 Ağustos'da Romanya'nın Üniversitatea Craiova takımıyla oynayıp, Kayseri'ye döneceğiz" dedi.
22.07.2013
KAYSERİ(DHA)
Ne tükenmez bir özlem ne bitmeyen bir hasret
Sensizken günlerime çöküyor ağır kasvet
Sımsıkı sarılalım çekemeyene nispet
Ne olursun gecikme açmışken kollarımı
Gel de bitsin bu hasret .
yalnızım yine
herkes gitti ve ben yine tek
bilmem ki sonu var mıdır bu bilinmezliğin
nasıl olur herkes yanımda
kendimi yalnız hissediyorum bu kalabalıkta
bir tek ben
düşüncelerimde bir tek sen ve yine sen
hani neredesin gel ve yalnızlığım bitsin
sıkılıyorum sensizken
dayanamıyorum yokluğuna
bilmiyorum neredesin , ne yapıyorsun
öylesine merak ediyorum ki sanki sensin 'ben' im
bilinmezliğe mi sürükleniyorum dersin
sen misin boşluğum , sonsuzluğum
gel ve dindir acımı
gel ve sev beni acıma
hala aşıkken sana
haykırıyorum , sessizce
bedenindeyken seninle
geçmiyor ki günler
sensizken , kokun yokken
özlemişim gözlerini
neredesin ?
dön desem belki son bir kez
döner misin ?
sensizliğe doydum ben
ağlamaya ise çoktan
ama sana doyamadım
ölmek üzereyim sensizlikten
gel , birlikte
dön ve ölüme yaşayalım