sivaslı_5838

sivaslı_5838

Üye
07.08.2008
Er
149
Hakkında

#06.11.2008 10:51 0 0 0
  • Konu: Kim Hasta ?
    çok güzel Allah(c.c) razı olsun saol
#30.10.2008 12:16 0 0 0
#28.10.2008 09:40 0 0 0
#28.10.2008 09:31 0 0 0
  • Dear God,
    Help me log on without fretting
    Guide me, as I am interneting
    Bless my downloading and uploading
    Keep my browser from exploding
    May my website be protected?
    Let not my password be rejected
    Keep my line always connected
    And all my inputs be accepted
    Please keep my entire program alive
    And to remember to back up my hard drive
    And protect my computer from crashing drive,
    From a virus that would make it nesting hive
    Amen


    Muslüman version:

    Haydi bismillah...
    Crash etmez insaAllah...
    Valla salisiyor maasallah...
    Ulan olmadi fe suphanallah!
    At pencereden haydi yallah
#21.10.2008 15:23 0 0 0
  • Kopya ver olm
    - Yok kopya mopya, pleysteyşını oynatmamıştın sen bana
    - Tamam olm oynatcam söz
    - Olmaz önce pleysteyşın sonra kopya
    - Hay senin ....

    ...............................................

    - Gopya virsene lan
    - Hayır böyle şeylere karşıyım ben
    - Hocam Memet gopya çekiyi
    - Ama ama.. böhhüü

    ................................................

    - Şşt Nalan, kopya vereyimmi istermisin
    - Valla karşılığında birşey vermem ama heveslenme Murat
    - Tühh. ŞŞtt Fatma kopya istermisin
    - Dayak istermisin Murat
    - Puhh

    .................................................


    - Olm kopya ver çizerim
    - Hade lan nerde sende o yürek
    - Aha cizttt
    - Hocam Abdül kağıdıma Ben böyle hocanın taaa ... koyim diye yazdıı, şimdide geri silmeye çalışıyor. Ayrıca kıçından ve boynundan süzülen terler sırayı ıslattı hocam. Hocam bide şu anda bana küfür ediyoo
    - ABDÜLL!!
    - Hocam vallaaha yalan yalan söylüyo

    ................................................

    - Kopya versene
    - Tane 50kuruş
    - Olm ben yabancımıyım. Sınıf arkadaşınadamı parayla vercen
    - Herkes sınıf arkadaşım, hem bak geçen senenin fiyatı bu
    - Neyse al parayıda bana iyisinden bi kopya ver
    - Al
    - Bu ne olm bu hangi sorunun cevabı
    - Geçen senenin tabiki, ehe

    ................................................

    - Şşt kopya versene
    - Al
    - Öhm bu çok kolay oldu kesin bi pislik var....

    ................................................
    - Kopya versene
    - Önce parayı görelim
    - Hayır önce kopyayı görücem
    - Al işte burada
    - mır mır mır
    - Layn
    - Vaz geçtim almıyom, okudum zaten, ehe
#21.10.2008 15:22 0 0 0
  • Internet Servis sağlayıcıları müşterilerle telefonda yaptıkları ilinç konuşmaları 07/09/2004

    Siyah ekran çikti efendim...
    - Yazın kullanıcı adınızı.
    - Yazdım.
    - Parolanızı da girin.
    - Tamam.
    - Garip karakterler akmaya başladığında klavyeden F7'ye basın.
    - Elimle mi?
    - Eee, siz bilirsiniz.

    ***

    - Ben bir IMac kullanıcısıyım.
    - Buyrun hanfendi, sorun neydi?
    - Benim CD sürücümden içeri sinek girdi.
    - Anlayamadım efendim.
    - IMac'ime sinek kaçti.
    - Peki ben telefondan ne yapabilirim sizce?
    - Ama görüyorum, yürüyo içerde.
    - Böcek ilacı falan sıkın isterseniz...
    - Bi şey olmaz mı?
    - Bilmem, aslında biz IMac'e destek vermiyoruz pek, PC olsaydı yardımcı olabilirdim.

    ***

    - Benim büyük bir sorunum var, siz acaba eve hizmet veriyor musunuz?
    - Eeoo, hayır? Burdan yardımcı olmaya çalışayım...
    - Ben Internet'e girmeye çalışınca bilgisayardan acayip sesler geliyor.
    - Ne yaptığınızda geliyor o sesler?
    - Bağlan diyorum, telefon sesi geliyor, sonra da ciyakliyor.
    - O modem sesidir efendim, o ses sizin modeminiz ve Türk.net modemi arasında bir bağlantı kurulduğu... (Sözümü keser)
    - Yok yok, bozuk bu, siz iptal etmiim diye öyle diyosunuz... Benim hesabımı siler misiniz?
    - Fakat bu bir sorun değildir, bu herkesin bilgis... (Yine sözümü keser)
    - Ne yani, herkesin bilgisayarı gazı olan bebek gibi viyakliyor mu, kimi kandırıyorsunuz Allah aşkına... Dolandırıcılar...

    ***

    - Efendim sizin modemler bana küfrediyo.
    - Anlayamadım efendim.
    - Bunda anlayamayacak ne var, resmen küfrediyolar işte.
    - Emin misiniz?
    - Buyrun dinleyin (telefonu çevirme sesi, çalan telefon sesi, peşinden ana
    avrat küfür).
    - Ee siz hangi numarayı aramıştınız bi kontrol edelim.
    - 0... - 344 26 16.
    - Bu sizin numaranız mı?
    - Hayır, aradığım numara.
    - Beyefendi, o bizim numaramız değil bir ev numarası.
    - Ben 10 gündür bu numaradan bağlanmaya çalışıyorum ama...
    - O zaman doğaldır küfretmesi.

    ***
    - Benim sayfalarım gelmiyo.
    - Şu an yurtdışı çıkışımızı sağlayan uydudan kaynaklanan bir sorun var
    efendim.
    - Bi ilgileniverseydiniz siz.
    - Şey, uydu uzayda efendim.
    - Haa, tamam o zaman.

    ***

    - Benim kredi kartımdan para çekilmiş.
    - Aylık hesap mıydı?
    - Evet.
    - O zaman her ay başında para çekilir efendim.
    - Hani sınırsızdı lan bu...

    ***

    - İyi akşamlar, bilmem ne net.
    - İyi akşamlar birader, ben tam olarak 26 dakika 36 saniyedir Internet'e bağlıyım ve haalaaaa hiçbir şey gelmiyor, daha ne kadar beklemem lazım acaba? (sinirli bir ton)
    - Gelmiyor derken sayfalar mı açılmıyor beyfendi?
    - Hayır kardeşim, hiçbir şey olmuyor. İşte bak 27 dakka 53 saniye oldu, hâlâ yok.
    - Internet explorer'i açtınız mı beyfendi?
    - Nasıl yani?
    - Hımm beyfendi, Internet'e girdikten sonra Internet explorer ya da Netscape programını çalıştırarak web sayfalarını gezmeye başlamanız lazım.
    - Alala, Internet'e girince kendi bağlamıyo yani.

    ***
    - Sanırım makinam kilitlendi.
    - Şimdi şöyle yapalım, ctrl-alt-delete.
    - Hepsine aynı anda mı?
    - Evet.
    - Ama parmaklarım yetmiyo?
    - Bakın önce ctrl'ye sol elinizin başparmağıyla, sonra sağ elinizin başparmağıyla alt-gr'ye, sonra da sağ elin işaret parmağıyla delete tuşuna basıyorsunuz.
    - Ctrl'ye bastım, alt tuşuna da şimdi.
    - Delete'e basıcaksınız.
    - Ctrl'den elimi çekeyim mi?
    - Hayır efendim.
    - Peki alt-gr'den?
    - Hayır efendim dedim ya, hepsine aynı anda basıyo olmanız gerekiyo.
    - Daha kolay bir yolu yok mu?
    - Var efendim, makinada reset yazan yere basın.
    - Nerede o?
    - İsterseniz ctrl alt delete'i deneyelim, basmanız gerek, sadece bir tuş kaldı.
    - Tamam fişini çektim.
    - Peki...
    - İyi akşamlar.
    - İyisi falan kalmadı beyfendi! Sinirden köpürüyorum, derhal iptal edin hesabımı!

    ***
    - Buyrun, problem nedir hanımefendi?
    - Bakın, birkaç gündür sizden aldığım paketle Internet'e giriyorum, bu arada arkadaşlarım sürekli telefonumun meşgul olduğundan şikâyet ediyolar, önceleri anlayamadım, sonra saatlere bakınca, ne zaman sizin hesabınızı kullansam telefonumun meşgul olduğunu anladım!!!

    - Bu çok doğal hanımefendi, çünkü modeminiz telefonunuzu kullanıyor bağlantıyı sağlayabilmek için, bizimle bir ilgisi yok bunun, bütün bağlantılarda aynı şey olur, hatta olması gereken de budur.

    - Yok kardeşim yok, siz benim Internet'te olmamdan faydalanıp telefon hattımı kullanıyosunuz.
    - Öyle bi şey teknik olarak mümkün diil zaten hanımefendi, lütf...

    - İptal edin dedim, sorun çıkarmadan iptal edin, ben de bu işi büyütmeden kapatıyım, yoksa kötü olacak sizin için.

    - Hanımefendi siz bilirsiniz, fakat
#17.10.2008 16:01 0 0 0
#15.10.2008 10:59 0 0 0
#14.10.2008 19:16 0 0 0
  • her kim gece yatarken:

    Ey Rabbim bütün varlığımı sana teslîm ettim, işimin tasarrufunu sana havale ettim, yönelişim sanadır, korkum da ancak sendendir, senin azâbından kaçıp sığınılacak ancak yine senin rahmetindir. İndirdiğin kitabına ve gönderdiğin resulüne îmân etdim ey Rabbim!" demektir. Bunları söyler de uyur, o gecede ölür isen fıtrat üzere ölmüş olursun. Uyumadan evvel bunlar son sözlerin olsun."


    Yine Buhârî'nin Ebû Hüreyre -radıyALLAHu anh-dan rivayet etdiğine göre Nebiyy-i Ekrem -sallALLAHu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

    "Sizden herhangi biriniz yatağına vardığı vakit libasının içine elini koyarak yatağının üzerini silkelesin, yani temizlesin çünkü o vakte kadar ne olduğunu bilmez; yani yatağında akrep ve sâir gibi ezâ verici şeyler bulunmuş olabilir. Sonra yatağına girince şöyle desin:

    Senin isminle ey Rabbim yanımı yere koydum. Yine senin yardımınla kaldırırım. Eğer ruhumu alıkorsan rahmet eyle, eğer tekrar verirsen onu sâlihleri muhafaza etdiğinle muhafaza eyle." (2


    Yine Buhârî'nin Hüzeyfe -radıyALLAHu anh- dan rivâyet etdiğine göre, Hüzeyfe şöyle demiştir: "Nebiyy-i Ekrem -sallALLAHu aleyhi ve sellem- Efendimiz yatağına vardığında şöyle derlerdi;

    Senin isminle ölür, Senin isminle dirilirim ya ALLAH!"' (29)

    İbn-i Abbâs -radıyALLAHu ahn-dan mervîdir ki: Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:

    "Eğer bir kimse kendi haremine yaklaşırken besmeleden sonra,

    'Ya Rab beni şeytandan uzaklaşdır, şeytanı da bize in'âm ve ihsân buyurduğun şeyden uzaklaşdır" demiş olsa, sonra o zevceyn arasında evlâd takdîr olunursa o çocuğa ebediyyen şeytan zarar veremez. " (30)

    Peygamberimiz -sallALLAHu aleyhi ve sellem- gece bir tarafından diğer tarafına dönünce:
#06.10.2008 19:01 0 0 0
  • "Allâhumme leke sumtu ve bike âmentu ve aleyke tevekkeltu ve alâ rızkıke eftartu veli savmi ğadin neveytu fağfir limâ kaddemtu vemâ ahhertu."

    Anlamı:

    "Allah'ım! Senin için oruç tuttum, sana inandım, sana dayandım, Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım. Yarının orucuna da niyet ettim, benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla."
#01.09.2008 17:05 0 0 0
  • Peygamber efendimiz (s.a.v.), Ramazan-ı şerifin fazileti hakkında buyuruyor ki:

    (Ramazan ayı mübarek bir aydır. Allahü teâlâ, size Ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin] hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır.) [Nesai]

    (Ramazan ayı gelince, "Hayır ehli, hayra koş, şer ehli, kötülüklerden el çek" denir.) [Nesai]

    (Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder.) [Taberani]

    (Ramazan gelince, Allahü teâlâ meleklere, müminlere istiğfar etmelerini emreder.) [Deylemi]

    (Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; Ramazan ayı, sonraki Ramazana kadar olan günahlara kefaret olur.) [Taberani]

    (Peş peşe üç gün oruç tutabilenin, Ramazan orucunu tutması gerekir.) [Ebu Nuaym]

    (Bu aya Ramazan denmesinin sebebi, günahları yakıp erittiği içindir.) [İ.Mansur]

    (Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise, Cehennemden kurtuluştur.) [İ.Ebiddünya]

    (İslam, kelime-i şahadet getirmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak ve haccetmektir.) [Müslim]

    (Allahü teâlânın, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiç kimsenin hayaline bile gelmeyen nimet dolu sofrası, ancak oruçlular içindir.) [Taberani]

    İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki:

    Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz.

    Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, onların ibadet etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden azat olur. Ramazan-ı şerif ayında, Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak nasip olur.

    Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer.

    Bu ayı fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir.

    Kur'an-ı kerim Ramazanda indi. Kadir gecesi bu aydadır. Ramazan-ı şerifte iftarı erken yapmak, sahuru geç yapmak sünnettir. Resulullah bu iki sünneti yapmaya çok önem verirdi.

    İftarda acele etmek ve sahuru geciktirmek, belki insanın aczini, yiyip içmeye ve dolayısıyla her şeye muhtaç olduğunu göstermektedir. İbadet etmek de zaten bu demektir.

    Hurma ile iftar etmek sünnettir. İftar edince, (Zehebez-zama' vebtellet-il uruk ve sebet-el-ecr inşaallahü teâlâ) duasını okumak, teravih kılmak ve hatim okumak önemli sünnettir.

    Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce Müslüman affolur, azat olur.

    Bu ayda, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar, zincirlere bağlanır. Rahmet kapıları açılır. Allahü teâlâ, bu mübarek ayda Onun şanına yakışacak, kulluk yapmayı ve Rabbimizin razı olduğu, beğendiği yolda bulunmayı, hepimize nasip eylesin!

    Açıktan oruç yiyen, bu aya hürmet etmemiş olur. Namaz kılmayanın da, oruç tutması ve haramlardan kaçınması gerekir. Bunların orucu kabul olur ve imanları olduğu anlaşılır.

    Ramazanda oruç tutmak hakkındaki hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

    (Ramazan orucu farz, teravih namazı ise sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin günahları affolur.) [Nesai]

    (Ramazan orucunu farz bilip, sevap bekleyerek oruç tutanın günahları affolur.) [Buhari]

    (Ramazan orucunu tutup ölen mümin, Cennete girer.) [Deylemi]

    (Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder. Bu ayın hakkını gözetin! Ancak Cehenneme gidecek olan, bu ayda rahmetten mahrum kalır.) [Taberani]

    (Ramazan ayında ailenizin nafakasını geniş tutun! Bu ayda yapılan harcama, Allah yolunda yapılan harcama gibi sevaptır.) [İbni Ebiddünya]

    (Oruçlunun susması tesbih, uykusu ibadet, duası makbul, ameli de çok sevaptır.) [Deylemi]

    (Oruçlu iken çirkin konuşmayın! Birisi size sataşırsa, "Ben oruçluyum" deyin!) [Buhari]

    Ramazan-ı şerifte, oruç tutmak çok sevaptır. Özürsüz oruç tutmamak büyük günahtır. Hadis-i şerifte, (Özürsüz, Ramazanda bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, Ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz) buyuruldu. (Tirmizi)

    Ama dini bir mazeret varsa oruç tutmamak günah olmaz.
#01.09.2008 12:51 0 0 0
  • Alimler demişlerdir ki: oruç ve açlıkda on güzel haslet vardır:

    l. Açlıkta kalb safası, gönlün hakka inkıyadı, göz keskinliği vardır.
    Tokluk ise aptallık ve tenbellik verir, basireti kör eder. Dimağda buharı fazlalaşdırır, bu sebeble kalbde bir ağırlık olur. Söylenen fikirlere intikal ve intibak edemez, esrarı anlayamaz.
    2. Açlıkta rikkat-i kalb olur. Kalb safası da insanı münacatın lezzetini idrak etmeye hazırlar, zikrinin ve sair ibadetlerinin te'sirini görür.
    3. Kalbde züll ü inkisar olur, şımarıklık gider. Cenab-ı Hakk da hadîsi kudside: "Ben, benim rızam için kalbi münkesir olanlarla beraberim", buyurmuştur. Lüzumsuz ferah ve tuğyanın başlangıcı olan, aynı zamanda büyük mahrumiyetlerin sebebi olan iftihar ve böbürlenme duygusu gider. Nefis açlıkla kırıldığı kadar hiç bir şeyle kırılmaz.
    4. İnsan açlıkda belaları unutmaz, zararlara ve afetlere duçar olanları unutmaz. Tok olan açları unutur, aç olanlar ise açlığın ve belaların elemlerini bilirler. Elemli fakirleri ve zayıfları unutmazlar.
    5. Açlık bütün ma'siyet arzularını kırar, devamlı kötülüğü emreden nefsin (nefs-i emmarenin) üzerine basar.
    6. Açlık, insana betaet ve hamakat veren fazla uykuyu defeder. Çok yiyen ise çok içer, çok içen çok uyur, çok uyuyanın gafleti artar. Kimin gafleti artarsa hüsrana uğrar ve nedameti artar.
    Bu sebeble meşayih-i kiram müridi ere: "Çok yemeyiniz, çok içmeyiniz, bu sebeble çok uyursunuz ve hüsrana uğrarsınız" diye buyurmuşlardır.
    7. Açlıkta ibadete devam kolaylaşır. Toklukta ise ibadet zorlaşır, ibadete devam ise daha güçleşir.
    8. Açlıkta bedenler ve uzuvlar sıhhatli olur, hastalıklar def olur. Çünkü umumiyetle hastalıkların sebebi çok yemek, çok içmek, çok uyumak, kan fazlalığıdır. Hastalık ibadetlere mani olur, kalbi huzursuz eder, ibadet şevkini kırar.
    9. Gayet sade bir hayat sürer, sıkıntısı olmaz. Az yemeği itiyad edinen az mala kanaat eder. Bu sebeble Rasûlullah -sallallalahü aleyhi ve sellem-: "İktisada riayet eden fakra duçar olmaz." yani maîşetinde orta yolu tutan fakir olmaz buyurmuşlardır.
    10. Açlıkta sadakasını gönül huzuru ile verebilir, yemeğinin fazlasını yetimlere, miskinlere dağıtır, kıyamette de sadakası altında gölgelenir.

    TAKVA İÇİN ORUÇ

    Cenabı Hakk Azze ve Celle ayeti kerimede: "Orucun farzıyyeti sizin ittikanız için" buyurmuştur. Çünkü oruç insanın kuvvei şehvaniyyesini kırdığı gibi nefsin heva ve hevesini kırarak bütün azalan günahdan, isyandan ictinab ile zühd ü takvaya sebeb olacağı beyan buyurulmuştur. Çünkü insanların dünyevî mesaisi iki şeye münhasırdır: Biri tatlı tatlı yiyip içmek arzusudur. Diğeri de kuvve-i şehvaniyyedir. Bu iki arzu da ancak oruç ile men'edilmiş olduğu gibi tasfiye-i cesed ve bazı emraz-ı kalbiyyenin tathirine de oruç vesile olur. Ve tıbben de midenin tashîhine vesile olduğu malum, bir hakikattir.
    Muhammed bin el-Haris -radıyallahu ahn- der ki: Beş zümreye beş şeyi sordum, hepsi de aynı cevabı verdiler:
    1. Tabiblere devaların en şifalısını sual ettim: "Açlıktır ve az yemekdir," dediler.
    2. Hikmet ehillerine: "Allah'a ibadete en fazla yardımcı olan nedir?" diye sual ettim. "Açlıktır ve az yemektir" dediler.
    3. Zahidlere, "Zühde en fazla kuvvet kazandıran nedir?" diye sual ettim. "Açlıktır ve az yemektir" dediler.
    4. Alimlere, "İlim hıfzında en fazla yardımcı şey nedir?" diye sual ettim, "Açlıktır ve az yemektir" dediler.
    5. Sultanlara, "Her vakit dikkatli bulunmanın çaresi ve en güzel, en lezzetli taam nedir?" diye sual ettim, "Açlıktır ve az yemektir" dediler.
#01.09.2008 12:48 0 0 0
  • Soru : Günaha şeytanlar sebep olduğuna göre, Ramazanda şeytanlar nasıl günah işletiyor?

    Cevap : Günah işlememize yalnız şeytanlar değil, kendi nefsimiz de sebep olmaktadır. Nefsin zararı, şeytanınkinden çok fazladır. Nefsin her istediği kendi zararınadır. Ramazanda günah işleten, nefsimizdir. Bu ayda, şeytanlar bağlı olduğu için, vesvese veremezler. Ramazanda esnemeler de şeytandan değildir. Asabi esnemeler, yorgunluk, uykusuzluk gibi hallerde meydana gelir.

    Soru : Bazı imsakiyeler, Türkiye gazetesi takviminden farklıdır. Hangisine uymak ihtiyatlı olur?

    Cevap : İhtiyata riayet etmek tedbirli ve temkinli hareket etmek elbette iyi olur. Türkiye gazetesi takvimine göre hareket edilmelidir. Yoksa oruçlar tehlikeye girer. Türkiye gazetesinin hesapları yüz yıldır uygulanan hesaplardır. [Takvimlerde Farklılık kısmında geniş bilgi var.]

    Soru : Bazıları diyor ki, Ramazanda orucun ilk gününü tutmazsak diğerlerini de tuttuğumuz zaman gerektiği zaman bozabilirmişiz. Böyle bir şey var mı?

    Cevap : Öyle bir şey yok. Ramazanda her gün oruç tutmak farzdır. Böyle hurafelere inanmamak lazım. İnsan sağlık durumuna göre, ilk günler tutamaz da sonraki günler tutabilir veya ilk günler tutar da hastalanınca diğer günler tutamaz. Bu hallerde ne yapılacağı, nasıl yapılacağı ilmihal kitaplarında vardır.

    [Böyle hurafelere inanmamak için dinimizi öğrenmemiz lazım. Dinimizi doğru öğrenmek için de, ehli sünnet alimlerinin kıymetli eserlerinden tercüme edilerek hazırlanan, Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye kitabını okumak gerekir.]

    Soru : Kalb hastasının göğsüne sürdüğü ilaç orucu bozar mı?

    Cevap : Orucu bozmaz. Çünkü, sağlam deriye sürülen ilaç, deriden içeriye girse de orucu bozmaz.

    Soru : İstemeyerek ağız dolusu kusmak orucu bozar mı?

    Cevap : Bozmaz. İsteyerek, zorlayarak az bir kusma da orucu bozmaz ise de, ağız dolusu kusmak bozar. Hadis-i şerifte (Kendiliğinden ağız dolusu kusanın orucu bozulmaz. İsteyerek ağız dolusu kusanın orucu bozulur, kazası gerekir) buyuruldu. (Nesai)

    Soru : Tıraş olurken kanayan yere, kanın durması için kantaşı sürmek orucu bozar mı?

    Cevap : Hayır, bozmaz.

    Soru : Bir hastalık sebebiyle de iğne [enjeksiyon] yapılınca oruç bozulur mu?

    Cevap : Evet bozulur, kaza gerekir. Oruç bu şekilde bozulduktan sonra yiyip içmek, kefareti gerektirmez.

    Soru : Gündüz uyurken ihtilam olunca oruç bozulur mu?

    Cevap : Hayır, bozulmaz. Uyanınca ilk fırsatta gusledilir. Hadis-i şerifte, (İhtilam olmak orucu bozmaz) buyuruldu. (Beyheki)

    Gusletmekle de oruç bozulmaz. Guslederken vücudun içine su girmemesine dikkat etmelidir! İçeri su girerse oruç bozulur.

    Soru : Bir hasta, ilaç alarak orucunu bozsa, kefaret gerekir mi?

    Cevap : Gerekmez. Çünkü dinimizin bildirdiği bir özürle, yani zaruretle oruç bozulunca yalnız kaza gerekir. Fakat basit bir şey için oruç bozulursa kefaret de gerekir.

    Soru : Ağızdaki yara için oruçlu iken ilaçla gargara uygun mu?

    Cevap : Ağızdaki yara, namazda okumaya mani değilse, ilaçla gargara mekruh olur. Okumaya mani olursa, ilaçla gargara etmek mekruh olmaz. Çünkü özür vardır.

    Soru : İşyerinde iş gereği toz oluyor, ayrıca sigara içen de oluyor. Bunlar orucuma zarar verir mi?

    Cevap : Tozlu, dumanlı şey koklamak, başkasının içtiği sigara dumanı yahut tütsülerin dumanını çekmek orucu bozar. Fakat ağzından veya burnundan boğazına toz, duman kaçsa, oksijen gazı tüpü ile suni hava verilse, başkalarının içtiği sigaranın dumanı ağzına, burnuna girmesinden sakınmak mümkün olmasa, oruç bozulmuş olmaz. Unlu işlerde çalışanın sakındığı halde, ağzına burnuna giren un tozları orucu bozmaz. Kömür işinde çalışan kimsenin ağzına, burnuna kömür tozu girse, orucu bozulmuş olmaz. Çünkü bundan sakınma imkanı yoktur.

    Soru : Ramazanda oruç tutarken ağır hastalanan kimseye su vermek caiz midir?

    Cevap : Caizdir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

    (Oruçlu iken vefat edene, kıyamete kadar oruç tutmuş gibi sevap yazılır.) [Deylemi]

    Ramazan-ı şerif haricinde ölüm halindeki oruçlu hastalara, su vermek müstehaptır.

    Soru : Depresyon halinden şuursuz olarak oruç bozunca kefaret gerekir mi?

    Cevap : İmsaktan sonra, ezan okunurken, ne yaptığınızı bilmeden orucu bozmuşsanız kaza gerekir. Eğer orucu bozduğunu biliyorsanız, kefaret gerekir. Anlattığınız depresyon halinden sanki şuursuz olarak bozduğunuz anlaşılmaktadır. Şuursuz bozulunca da kaza gerekir.

    Soru : Morfinle dişini çektirdikten sonra, "orucum bozuldu" diye yiyip içene kefaret mi gerekir?

    Cevap : Kefaret gerekmez, kaza gerekir. Bir hastalık sebebiyle de iğne yapılınca oruç bozulur ve kaza lazım gelir. Oruç bozulduktan sonra yiyip içmek, kefaret gerektirmez.

    Soru : Abdest alırken hata ile boğazına su kaçan, orucu bozulduğu için yiyip içse, kefaret mi gerekir?

    Cevap : Orucu kasten bozmadığı için, yalnız kaza gerekir.

    Soru : Nisaiyeci bir kadın doktora muayene olanın, orucu bozulur mu? Bozulursa, kefaret mi gerekir?

    Cevap : Doktor, eldivene herhangi bir ilaç, yağ sürerse, oruç bozulur, sadece kaza gerekir.


    Soru : Oruçlu olduğunu unutarak yiyen, sonra bilerek yiyip içmeye devam ederse, kefaret gerekir mi?
    Cevap : Oruçlu olduğunu unutarak yiyip içen kimse, orucunun bozulduğunu zannederek yiyip içmeye devam ederse kaza lazım olur, kefaret lazım olmaz. Eğer unutarak yiyip içmenin orucu bozmadığını bildiği halde, kasten yiyip içmeye devam ederse, hem kaza, hem de kefaret lazım olur.

    Soru : Ramazanda birkaç gün oruç tutmadım. Kefaret gerekir mi?

    Cevap : Ramazanda mazeretsiz oruç tutmamak büyük günahtır. Önce tutulmayan oruçlar için tevbe edilir. Sonra gününe gün yani kaç gün tutulmamışsa o kadar gün kaza orucu tutulur. Bir kimse, Ramazan ayında 30 gün oruç tutamasa, tutamadığı gün kadar kaza gerekir, kefaret gerekmez. Kefaret, oruç tutmamanın değil, niyetli iken Ramazan orucunu mazeretsiz bozmanın cezasıdır.

    Soru : Omuzlarımda ağrılar için doktor iğne yapılması gerektiğini söyledi. Yapılacak iğne ve sürülecek krem orucu bozar mı?

    Cevap : İğne olmak (enjeksiyon) orucu bozar, kaza gerekir. Krem sürmek orucu bozmaz.

    Soru : Abdest alırken diş etlerinden kan gelirse abdest bozulur, oruç bozulur mu?

    Cevap : Kan ağızdan dışarı çıkarsa abdest bozulur. Yutulursa abdest bozulmaz, fakat bu sefer de oruç bozulur. Tükürükten az ise, oruç da abdest de bozulmaz.

    Soru : Porno film seyrederken, sadece bakarken cünüp oldum, orucum bozuldu mu?

    Cevap : Sadece bakarak cünüp olunca oruç bozulmaz. El ile veya başka bir şeyle cünüp olmaya yardım edilmişse, o zaman kaza gerekir. Porno film seyretmek haramdır. Haram işleyenin ibadetleri sahih olur, farz borcundan kurtulur ise de, kazandığı günahlardan dolayı kavuşacağı büyük sevaplardan mahrum kalır. Her haram böyledir. Özellikle oruçlunun böyle günah işlemesi çok çirkindir.

    Soru : Bel gevşekliği sebebiyle meni gelse, oruç bozulur mu?

    Cevap : Bozulmaz.


    Soru : Nezle olduğum için burnumun içine gelen akıntıyı geri çekip yuttum, orucum bozuldu mu?
    Cevap : Bozulmadı.

    Soru : Ağzıma balgam geliyor, yutuyorum, oruç bozuluyor mu?

    Cevap : Balgamı yutmakla oruç bozulmaz

    Soru : İmsak vakti çok yemek yiyorum. İmsak çıktıktan sonra yemek kaynarken ağzıma geliyor, yutuyorum. Orucum bozuluyor mu?

    Cevap : Bozulmaz. Hatta ağzınıza gelen kusmuğun geri gitmesi de orucu bozmaz.

    Soru : Oruçlu iken burna çekilen su ağzımızdan çıksa oruç bozulur mu?

    Cevap : Bozulur. Buruna ilaç çekmek gibi su da çekip genze ulaşırsa oruç bozulur, kaza gerekir.

    Soru : Tükürüğümüz, dudağımızdan aşağı doğru sarksa, onu yalayıp yutsak oruç bozulur mu?

    Cevap : Tükürüp tükürüğümüzü yalarsak oruç bozulur, kaza gerekir. Bahsettiğiniz şekilde olursa oruç bozulmamış olur. Sanki bir kısmı daha ağzımızda oluyor.

    Soru : Erkeklerin idrar damlası gelmesin diye idrar yoluna koydukları pamuk orucu bozar mı?

    Cevap : Orucu bozmaz. Maliki'de de pamuk koymak bozmaz. Şafii'de pamuk koymak orucu bozar ama, Şafii'yi namazda taklit eden Hanefi'nin orucu yine bozulmuş olmaz.

    Soru : Banyo yapınca, banyoda oluşan buharı teneffüs etmek oruca zarar verir mi?

    Cevap : Normal su buharı zarar vermez.

    Soru : Ramazanda bir insan yatsıdan sonra hanımıyla beraber olsa daha sonra geç vakitte uyuyup biraz sonra guslederiz deseler uyandıklarında da güneş doğmuş olsa kefaret mi gerekir?

    Cevap : Kaza da gerekmez. Yani oruçları bozulmuş olmaz. İhtilam olanın da orucu bozulmuş olmaz. Fakat namaz kılmak için ilk fırsatta yıkanmak gerekir. [Daha önceden tedbir alıp cünüp olarak sabahlamamalı.]

    Soru : Göz damlası orucu bozar mı? Lens ıslakken göze takılırsa oruç bozulur mu?

    Cevap : İkisi de bozmaz.

    Soru : Ramazanda sahurda yatmadan önce dişlerimizi fırçalıyoruz. Ağzımızı yıkamamıza rağmen tadı ağzımızda hissediliyor, bu durum orucu bozar mı?

    Cevap : Hayır bozmaz.

    Soru : Hanefi mezhebine göre "tükürdüğümüz zaman tükürükte tükürükten az miktarda kan olursa" abdest bozulur mu, yutunca oruç bozulur mu?

    Cevap : Kan tükürükten az ise dışarı çıkmakla abdest bozulmaz, yutulunca da oruç bozulmaz.

    Soru : Sigara tiryakisiyim, sigara içmezsem oruç tutmam çok zor. Sigara yakıları var. Bunları koluma koysam, deri nikotini emiyormuş. Orucum bozulur mu?

    Cevap : Sağlam deriye konan hiç bir yakı, ilaç, krem orucu bozmaz. Emilmesinin önemi yok.

    Soru : Oruçluyken kulaktan iltihap akması orucu bozar mı?

    Cevap : Bozmaz.

    Soru : Kan aldırınca oruç bozulur mu?

    Cevap : Bozulmaz.


    Soru : Oruçlu iken kulağa pamuklu çubuk sokmakta mahzur var mı?
    Cevap : Şafii'de bozar, Hanefi'de bozmaz.

    Soru : Buruna ilaç sürmek orucu bozar mı?

    Cevap : Katı ilaç bozmaz, sıvı ilaç bozar.

    Soru : Jöle, krem, deodorant orucu bozar mı?

    Cevap : Hiç birisi bozmaz.

    Soru : Oksijen gazı tüpü ile suni hava verilince oruç bozulur mu?

    Cevap : Teneffüs ettiğimiz hava orucu bozmaz. Tüple verilen oksijen de temiz hava demektir, oksijeni bol hava demektir. İçinde ilaç olsa bozar.

    Soru : Hanımını öpenin orucu bozulur mu?

    Cevap : Öpmekle orucu bozulmaz. Öperken cünüp olursa bozulur. Cünüp olma ihtimali varsa, hanımını öpmesi mekruh olur. Orucu bozacak derece çok öperse haram işlemiş olur. Çünkü orucu mazeretsiz bozmak haramdır.

    Soru : Yıkanırken kulağa sabunlu su kaçsa, oruç bozulur mu?

    Cevap : Bozulmaz.


    Soru : Denize girmek orucu bozar mı?
    Cevap : Denize girdiği için değil, su girecek deliklerden içine su kaçtığı için oruç bozulur. Eğer su girmezse oruç bozulmaz.

    Soru : Bacağına ameliyatla protez takılan bir hastanın Ramazan ayı içerisinde göründüğü kadarı ile bir ağrısı ve sızısı olmadığı takdirde namaz kılıp oruç tutmasına engel teşkil eder mi?

    Cevap : Teşkil etmez. Ayakta kılamazsa oturarak kılar.

    Soru : Sabah yatarken susadığımı hissettim ve saatime baktım saati 05.10 geçiyor olarak gördüm. Dikkatli olarak baktığıma eminim. Suyumu içtim ve gayri ihtiyari saate bir baktım ki saat 06.10 çok üzüldüm. İmsak 5,30'du. Orucum bozuldu mu?

    Cevap : Evet bozuldu. Sizin kastınız olmadığı için sadece kaza gerekir.


    Soru : Astım hastası, mecburiyet halinde ilaç kullanınca oruç bozulur mu?

    Cevap : Evet bozulur. Sadece kaza gerekir.

    Soru : Ventolin, Salbutol gibi ağıza püskürtülen astım ilaçları orucu bozar mı?

    Cevap : Bahsettiğiniz ilaçları kullanınca oruç bozulur. Çünkü içinde ilaç vardır. Ama oksijen gazı bozmaz.

    Soru : Astım tabletinin gazını teneffüs etmek orucu bozar mı?

    Cevap : Sigara dumanı gibi orucu bozar.

    Soru : Evi haşere için ilaçladım. Bu ilacı teneffüs orucu bozar mı?

    Cevap : Az olursa bozmaz.

    Soru : Kadın hastalıklarında bir çubukla hap ve fitil veriliyor. Guslü gerektirir mi, orucu bozar mı?

    Cevap : Genelde zevk alınmadığı için guslü gerektirmez. Gündüz kullanılırsa oruç bozulur, kaza gerekir. Pamuk bile konsa, pamuk tamamen içeri girerse oruç bozulur. Yaş parmak girse de oruç bozulur.


    Soru : Gündüz taharette basuru yıkayıp içeri sokuyorum. Orucum bozuluyor mu?
    Cevap : Dışarıdan içeri su veya herhangi bir şey girerse oruç bozulur. Eğer taharetlendikten sonra, bir havlu ile kurulanırsa basurun içeri girmesi orucu bozmaz.

    Soru : Karşı tarafın ağız salgısını yutmak orucu bozuyor mu?

    Cevap : Karşı tarafın tükürüğünü, salgısını yutunca oruç bozulur. Eğer bu sevdiğimiz bir kimse ise sadece kaza değil, kefaret de gerekir.

    Soru : Oruçlu iken alışkanlıktan dolayı rujumu yalıyorum, oruç bozuluyor mu?

    Cevap : Rujun oruca zararı olmaz. Fakat yenirse oruç bozulur. Kaza gerekir.

    Soru : Oruçlu olduğunu unutup taharette mübalağa ederek içeriye su kaçsa oruca zarar verir mi?

    Cevap : Unutulunca mahzuru olmaz. Unutarak yiyip içmek de orucu bozmaz. Oruçlu olduğunu bilerek taharette mübalağa eder ve içeri su kaçarsa oruç bozulur ve kaza gerekir.

    Soru : Balıkların suyunu temizlerken boğazıma ister istemez su kaçtı orucum bozuldu mu?

    Cevap : Ağza kaçtı ise bozulmaz, boğazdan içeri girmişse oruç bozulur, kaza gerekir


    Soru : Oruçluyken misvak kullanmak mekruh mudur?
    Cevap : Mekruh değildir. Şafii'de öğleden sonra kullanmamak iyi olur, çünkü ağızdaki kokuyu giderdiği için, öğleden sonra misvaklanmayı mekruh sayarlar. (Oruçlunun ağız kokusu Allah için sevimlidir. Öyle ise Allah'a sevimli gelen bir şeyi biz niye yok edelim) derler.

    Soru : Ayak tırnağımda yara var ve bu yaradan gün içerisinde sarı su, irin ve bazen de kan geliyor ve tırnak arasında birikiyor, bunlar tekrar içeri girip orucu bozar mı?

    Cevap : Orucu bozmaz.

    Soru : İstemeyerek yağmur suyu ağzımıza kaçsa orucu bozar mı?

    Cevap : Bozar.

    Soru : Ben diabet hastasıyım. Kan alıp ölçü aletine koyup şekerimi ölçmem orucu bozar mı?

    Cevap : Kan aldırmak orucu bozmaz.

    Soru : Arı soksa oruç bozulur mu?

    Cevap : Bozulmaz.

    Soru : Bir arkadaşın migren ağrısı olduğu için ramazan orucunu tutmuyor. Ne yapması lazım?

    Cevap : Çok yaşlanıp, ölünceye kadar Ramazan orucunu veya kaza oruçlarını tutamayacak ihtiyar ve iyi olmasından ümit kesilen hasta, gizli yiyip içmelidir! Hadis-i şerifte (Oruç tutamayacak kadar yaşlı veya iyi olmasından ümit kesilen hasta fidye verir) buyuruluyor. Çok yaşlı olup oruç tutamayan kimse, zengin ise, her günün orucu için fidye verir. Fakir olan fidye vermez, dua eder. Fidye olarak, her gün için bir fıtra miktarı un, hurma veya üzüm verilir. Mesela 30 gün oruç için 53 kg un veya 105 kg hurma veya üzüm verilmesi kâfidir. Yahut bu kadar unun kıymeti kadar altın, tutulamayan otuz gün orucun fidyesi olarak, bir veya birkaç fakire, Ramazanın içinde verilebilir. Fakir, aldığı fidyeyi kendisi kullandığı gibi, başka birine de verebilir. Fidye verdikten sonra, oruç tutabilecek hale gelen kimse, tutamadığı oruçlarını kaza eder

    Soru : Oruç tutamayan hasta fidyeyi ne zaman verir?

    Cevap : Her zaman verebilir. Ramazanın içinde verilebilir.

    Soru : Ramazanda şeytani rüya görülür mü?

    Cevap : Görülmez. Nefsani rüya görülür

    Soru : Ramazanda şeytanların azgınları mı bağlanır?

    Cevap : Hayır hepsi bağlanır.

    Soru : Şeker bayramı demek caiz mi?

    Cevap : Bayramdan önce hurma, şeker gibi herhangi bir tatlı yemek müstehap olduğu için caizdir.

    Soru : Ele iğne batıp kırığı içinde kalsa orucu bozar mı?

    Cevap : Hazım cihazına girmeyince bozmaz.

    Soru : Oruçlu iken kalbim ağrıyınca trinitrin alsam kaza mı gerekir?

    Cevap : Evet.

    Soru : Burna tuzlu su çekmek, ilaç gibi orucu bozar mı?

    Cevap : Evet. Beyne veya boğaza kaçarsa bozar.

    Soru : Mastürbasyon kaza gerektirir deniyor. Bana göre kasten orucu bozuyor, ben kefaret gerekir diyorum. Hangi kitapta kaza gerektiği yazılıdır?

    Cevap : Mastürbasyon için yalnız kaza lazım olduğu, Fetava-i Hindiyye, Bahrürraik ve Dürr-ül-muhtar kitaplarında yazılıdır. Kefaret gerektirmez. Akıl ile din olmaz. Dinde nakil şarttır.

    Soru : Dayanamayıp orucunu bozana kaza mı gerekir?

    Cevap : Gerçekten dayanamamışsa, kaza gerekir.

    Soru : Kalb için, dil altına konup, emilen hap, orucu bozar mı?

    Cevap : Evet. Deri altına iğne ile ilaç zerki gibidir.

    Soru : Hasta, ağzına sık sık su alsa orucu bozulur mu?

    Cevap : Yutulmadıkça bozulmaz. Ama böyle yapmak uygun değildir.

    Soru : Hasta, su buharını teneffüs etse orucu bozulur mu?

    Cevap : Ciğerlere giderse bozar.

    Soru : Burun kanı, genizden mideye giderse, oruç bozulur mu?

    Cevap : Evet.

    Soru : Suya dalıp kulağa su kaçınca oruç bozulur mu?

    Cevap : Bozulmaz.

    Soru : Abdest alınca veya ağzımızı yıkayınca kalan yaşlığı yutmak orucu bozar mı?

    Cevap : Ağzı yıkadıktan sonra ağızda kalan yaşlığı tükürük ile yutmak orucu bozmaz.

    Soru : Abdestte su kaçınca yiyip içse kefaret mi gerekir?

    Cevap : Kaza lazımdır.

    Soru : Kadın ve erkeğin ilaç olarak kullandıkları fitil, orucu bozar mı ve guslü gerektirir mi?
    Cevap : Gündüz kullanırsa oruç bozulur. Fakat guslü gerektirmez.

    Soru : Burnum kanadı. Bu arada genzime giden kanı yuttum. Orucum bozuldu mu?

    Cevap : Burundan genze giden kanı veya dişi kanayan ağzındaki kanı yutunca, yani kan mideye gidince oruç bozulur. Sadece kaza gerekir.

    Soru : Buruna sıvı ilaç veya tuzlu su çekmek orucu bozar mı?

    Cevap : Beyne veya boğaza giderse bozar.

    Soru : Kulağı antiseptikli su ile yıkatmak orucu bozar mı?

    Cevap : Bozar. İlaçsız su ile yıkamak bozmaz.


    Soru : Hasta, su buharını teneffüs etse orucu bozulur mu?
    Cevap : Ciğerlere giderse bozar.

    Soru : Ağrıyan dişe, göze ve kulağa ilaç konsa oruç bozulur mu?

    Cevap : Kulağa damlatılan ilaç orucu bozar. Göze damlatılan ilaç bozmaz. Dişe konulan ilaç, yutulmazsa orucu bozmaz. Hatta ilacın tadı boğazda hissedilse de bozmaz.


    Soru : Yaraya konan ilaç orucu bozar mı?
    Cevap : Yaraya sürülen merhemin, sindirim yoluna gittiği bilinmezse oruç bozulmaz.

    Soru : Epilasyon orucu bozar mı?

    Cevap : Bozmaz.

    Soru : Oruçlu iken esans koklamak orucu bozar mı?

    Cevap : Çiçek, esans koklamakla oruç bozulmaz, mekruh da değildir.

    Soru : Ağızdaki az bir kanı yutanın namazı ve orucu bozulur mu?

    Cevap : Az olduğu için bozulmaz.

    Soru : Oruçlu iken gusletmek orucu bozar mı?

    Cevap : Gusletmekle oruç bozulmaz. Ancak ağızdan, burundan içeri su kaçarsa veya su içine oturulunca veya taharetlenirken içeri su kaçarsa oruç bozulur.

    Soru : Dudaktaki yaşlığı yutmak orucu bozar mı?

    Cevap : Bozmaz.

    Soru : Makata konan pamuğun bir kısmı dışarıda kalsa orucu bozar mı?

    Cevap : Bozmaz, hepsi içeri girerse bozar.

    Soru : İmsak vakti sona ererken yaraya konan sıvı ilaç, gündüz emilmeye başlasa oruç bozulur mu?

    Cevap : İmsaktan önce konulduğu için bozulmaz.

    Soru : Kalb hastasıyım. Bazen çok ağrıyınca hap alıyorum. Ramazanda oruçlu iken ağrı tuttuğunda ilaç alırsam, kefaret gerekir mi? Kalb hastasının göğsüne sürdüğü ilaç, orucu bozar mı?

    Cevap : Zaruret olduğu için yalnız kaza gerekir. Sağlam deriye sürülen ilaç, içeriye gitse de orucu bozmaz. Dil altına konulup emilen bozar.

    Soru : Diş çektirmek orucu bozar mı?

    Cevap : Diş çektirmek orucu bozmaz. Eğer diş çektirilirken iğne vurulursa, oruç bozulur. Dişten çıkan kanı yutmakla da oruç bozulur. Ramazan orucunu tutarken iğne vurduranın veya dişinden çıkan kanı yutanın orucu bozulur, gününe gün kaza gerekir, kefaret gerekmez.

    Soru : Ramazan ayı, niçin bazen 29, bazen 30 gün oluyor?

    Cevap : Ramazan-ı şerif kameri aylardandır. Kameri aylar 29 veya 30 gün olur. Kur'an-ı kerimde, Ramazan ayında oruç tutmanın farz olduğu bildirilmektedir. (Bekara 183-185) Ramazan ayı otuz çekerse 30, yirmidokuz çekerse 29 gün oruç tutmak farzdır. Bütün farz ibadetler Allah'ın emridir.

    Soru : Şabanın son günü, Ramazan ise farz olur, değilse nafile olur diyerek oruç tutmak uygun mu?

    Cevap : Bu niyetle tutmak mekruh olur. Böyle niyet etmeden, Şabanın son günü nafile oruç tutmak mekruh olmaz. Bir hadis-i şerifte de buyuruluyor ki:
    (Ramazanı bir-iki gün önce oruç tutmakla karşılamayınız! Devamlı oruç tutan, bu orucu tutabilir.) [Müslim]
    Ramazan orucunu karşılamak gerektiğini sanıp veya Ramazan diye Şabanın son günü oruç tutmak mekruhtur. Hıristiyanlara benzememek için, Şabanın son günü oruç tutmanın mekruh olduğunu bildiren âlimler de vardır.

    Soru : Oruç tutmayan işçiye, Ramazanda yemek verilir mi?

    Cevap : Yemek verilmez, yemek parası verilebilir.

    Soru : Yazın kazaya kalmış oruçları, kışın kaza etmek caiz mi?

    Cevap : Caizdir.

    Soru : Hacda şükür kurbanı yerine ceza olarak oruç tutmak caiz mi?

    Cevap : Caiz olmaz. Ancak israfı önlemek için caizdir.

    Soru : İmsaktan sonra kazaya niyet edenin orucu nafile mi olur?

    Cevap : Evet.

    Soru : Seferdeki kimseye, evine gelince tutmadığı oruçları kaza etmek farz mı?

    Cevap : Evet.

    Soru : Ramazanın son günü, bugün bayram diyenlere aldanıp, orucunu bozana, kaza mı lazım olur?

    Cevap : Kaza lazım olur.

    Soru : Kaza ve kefaret orucunun yılını bilmeyen ne yapar?

    Cevap : Evvel kazaya kalmış olan diye niyet eder.

    Soru : Ölüm hastası oruçlu kimseye zemzem vermek lazım mı?

    Cevap : Oruçlu ölmesi evladır.

    Soru : Erzurumlu, yazın orucu, Adana'da tutsa, daha sevap mı?

    Cevap : Hayır. Sıkıntı kendiliğinden gelirse sevap olur.

    Soru : (Başkası yerine oruç tutulmaz) hadisi hangi kitapta var?

    Cevap : Tahtavi haşiyesinin 238. sayfasında var.

    Soru : Kaza orucunu davette bozmak caiz mi?

    Cevap : Hayır.

    Soru : Söylentilere inanıp, Ramazan diye, Şabanın 29unda oruca niyet ettim. Doğrusunu öğrenince bozdum. Kaza gerekir mi?

    Cevap : Gerekmez.

    Soru : Diş dolgusu sebebiyle gusülsüz oruç tuttum. (Oruç tuttuğum yıllardaki gusülleri Şafii'ye veya Maliki'ye göre aldım) demek gerekir mi?

    Cevap : Evet, hem tevbe gerekir, hem de böyle niyet etmeli!

    Soru : Teyzemin böbreğinde taş olduğu için doktor devamlı su içmesi gerektiğini söylemiş. Eğer fidye vermesi gerekiyorsa ne kadar ve ne vermeli? Bu fidyeyi bana vermesi uygun olur mu?

    Cevap : Oruç tutamayacak kadar hasta ise 30 günlük ramazan için 53 kg un verir. Yahut değerini altın olarak verir. Siz fakirseniz size de verebilir.

    Soru : Bir kimse akşam namazından önce uyusa veya bayılsa öbür gün öğleyin uyansa hemen oruca niyet edebilir mi?

    Cevap : Niyet edemez. Öğleden bir saat önce uyansa idi edebilirdi.

    Soru : Kalb rahatsızlığım var. Normalde oruç tutabiliyorum. Kalb krizinden endişe ediyorum. Fidye verip, oruç tutmasam olur mu?

    Cevap : Oruç tutabilenin fidye vermesi caiz olmaz. Kalb hastalığında, göğüs üzerine nitroderm ihtiva eden bir ilaç [TTN] konur. Bu deriden içeriye emilir. Sağlam deriden içeri girdiği için orucu bozmaz. Kriz gelirse ağızdan alınan ilaçlar alınarak oruç bozulur. Yani tutabildiğiniz kadar oruç tutmalısınız.

    Soru : Ramazanda rahatsızlık sebebiyle tutamadığım 10 günlük orucu kaza ederken, peşpeşe mi tutmam gerekir?

    Cevap : Peşpeşe tutmanız gerekmez, fırsat buldukça tutarsınız.

    Soru : Hamile ya da çocuk emziren bir kadın oruç tutabilir mi? Tutmadığı günler kazaya mı kalır yoksa her gün için fidye vermek mi gerekir?

    Cevap : Hamile iken de çocuk emzirirken de oruç tutabilir, eğer tutarsa sağlığına zarar verecekse, çocuğa zarar olacaksa o zaman tutmaz, sonra kaza eder. Fidye vermekle kurtulamaz.

    Soru : Düzenli olarak iğne kullanması gereken hasta, tutamadığı bu Ramazan oruçlarını nasıl ödemesi gerekir?

    Cevap
    Bir aylık 53 kg un verir, yahut değeri kadar altın. Hasta zengin değilse bunu da vermez, dua eder.

    Soru : Ailemden uzakta başka şehirde talebeyim. Annem telefonda, sahura kalkabiliyor musun dedi, evet kalkıyorum dedim halbuki kalkamadığım çok oldu. Aç olarak oruç tuttuğumu bilip üzülmesin diye böyle söyledim bu yalan caiz olur mu?

    Cevap : Burada yalan caizdir.

    Soru : 3 senelik oruç borcum var. Bunu 30'ar gün olarak peşpeşe mi tutmam lazım?

    Cevap : Fırsat buldukça birer ikişer veya üçer beşer tutarsınız, yani 30 gün birden tutmak gerekmez. 90 gün oluncaya kadar böyle devam edersiniz.

    Soru : Babam rahatsızlığı sebebiyle son iki yıla ait Ramazan-ı şerif orucunu tutamadı. Halen oruç tutamayacak durumda. Yaşı ilerlemiş olduğundan tekrar sıhhatine kavuşması şu an zor gözüküyor. Dinen zengindir. Ne yapması gerekir?

    Cevap : Oruç fidyesi verir, fakat iyi olduğu zaman, yine oruç tutması gerekir. Bir aylık oruç için 53 kg un vermesi gerekir, bir veya birkaç fakire verir.

    Soru : Kaza orucum yoktur. Fakat bazı oruçlarım bozulmuş, kabul olmamış diye, oruç tutarken kazaya niyet edilse, mahzuru olur mu? Kaza orucum yoksa, bunlar nafile olur mu?
    Cevap : Kazası olmayanın da kaza namazı kılmasında, kaza orucu tutmasında mahzur yoktur. Kazası yoksa nafile olur.

    Soru : Oruca hesapla başlanılan yerlerde, yanlışlık olma ihtimali olacağı için, bayramdan sonra kaza orucu tutmak gerekir mi?
    Cevap : İki gün kaza orucu tutmak gerekir. Çünkü büyük İslam âlimi seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri, (Böyle yerlerde bulunan müslümanların bayramdan sonra, dilediği zaman, kaza niyeti ile, iki gün daha oruç tutmaları lazımdır) buyurdu.

    Soru : Bu sene yılbaşı Ramazana geldi. Bu ayda kumar oynamak, içki içmek daha kötü değil midir?

    Cevap : Kumar oynamak, içki içmek her zaman haramdır. Fakat mübarek yerlerde ve mübarek günlerde bu haramları işlemek elbette daha büyük günah olur.

    Yılbaşı ile Noel birbirinden farklı ise de, 21 veya 25 Aralıktaki Noel kutlamalarının devamı sayılabileceğinden, yılbaşı gecesi Hıristiyanlar gibi eğlenmek caiz olmaz.

    Yalnız Hıristiyanların değil, Yahudilerin ve bütün bâtıl dinlerin ibadetlerini yapmak, onlara benzemek olur.

    Kâfirlerin yaptıkları ibadetler ve çirkin işleri hariç, mubah olan âdetlerini yapmakta mahzur yoktur. Yani onlara benzemiş olunmaz. (Redd-ül Muhtar)

    Müslüman her gece neleri yapıyorsa, bu gece de onları yapmalıdır!

    Soru : Bayramın ikinci günü oruç tutmak caiz mi?

    Cevap
    Ramazan bayramının ikinci günü oruç tutmak caizdir.

    Soru : Kaza orucuna niyet eden bir kimse, cünüp iken, imsak vaktinden sonra kalkıp banyo yapsa orucu yine de tutabilir mi?

    Cevap : Tutabilir. Hatta namaz kılmayan kimse akşama kadar da cünüp dursa orucu yine sahih olur. Fakat namaz kılmadığı için ve cünüp durduğu için büyük günah olur. Yani cünüp oruç tutmakla oruç bozulmuş olmaz.

    Soru : Fecirle imsak vakti aynı şey mi?

    Cevap : Fecir, sabah namazı vaktidir. İmsak, oruçken yiyip içmeyi kesme zamanıdır.

    Soru : Kazaya kalmış Ramazan orucunu bilerek bozan bir kimse kaç gün oruç tutması lazım?

    Cevap
    Kaza orucunu bozunca bir gün tutar.

    Soru : Ölü veya diri için namaz kılmak, oruç tutmak ve ona bu sevabı yollamak olur mu?

    Cevap : Namazın orucun sevabı ona gönderilir. Bizzat onun için namaz kılınamaz, oruç tutulamaz. Gönderilen sevap ta, onun kılmadığı namaz, tutmadığı oruç yerine geçmez.

    Soru : Orucun sahih olması için, sahura kalkma mecburiyeti var mı?

    Cevap
    Hangi oruç olursa olsun sahura kalkma mecburiyeti yoktur. Kalkmak sünnettir. Kalkılırsa sevap olur.

    Soru : Yeni namaza başladım. Oruç da tam olarak bu Ramazan tutacağım. Ancak namaz ve oruç kazalarımı nasıl hesaplayacağım, tam bilmiyorum.

    Cevap
    Zannı galibe göre hesaplarsınız.

    Soru : El, yüz vücut losyon veya kremlerinde alkol olduğu ve namaz kıldığımız için bu kremleri kullanmamamız gerektiği, oruçluyken de necis olduğu doğru mu?

    Cevap : Hayır o karışım alkoller affedilmiştir.

    Soru : Orucun haram olduğu aylar ve günleri yazar mısınız?

    Cevap : Oruç tutmak sadece bayram günleri haramdır. Senede beş gün. Yani dört gün kurban bayramı, bir gün de ramazan bayramı. Diğer günler oruç tutulabilir.

    Soru : Yemekhanede birkaç kişiyi yerken görüp, biz de dalgınlıkla vakte dikkat etmeden vakit girdi sanıp 16:40 da iftarı açtık. Sonra takvime baktık ki akşam 16:44 deymiş. Kasıtlı bozmadığımız için kaza gerekir değil mi?

    Cevap : Evet kaza gerekir.

    Soru : Kaza orucuna yalnız olarak nasıl niyet etmeli ve hangi zamanlar arasında niyet etmeli?

    Cevap : İlk kazaya kalan Ramazan orucuna demeli. Akşamdan imsak vaktine kadar niyet etmeli.

    Soru : Oruçlu olunca abdestte ağza burna fazla su çekilmese olur mu?

    Cevap : Evet olur.

    Soru : Nezri muayyen, nezri mutlak oruçlar nedir?

    Cevap : Vacip oruçlar, muayyen olur. Belli gün oruç adamak böyledir. Mesela pazartesi günü oruç tutmayı adamak, nezri muayyen oruç olur.

    Gayr-i muayyen oruçlar: Herhangi bir gün oruç adamak. Mesela (Allah rızası için üç gün oruç tutacağım) demek böyledir.

    Soru : İki sene adak orucu yerine yemin kefareti vermek caiz mi?

    Cevap : Hayır.

    Soru : Bir ay oruç tutmayı adayan, 30 gün peşpeşe mi tutar?

    Cevap : Hayır.

    Soru : Ebem, bir yıl oruç tutacağım diye adakta bulundu. Tutmadan öldü. Ne lazım?

    Cevap : Bu adak için bir senelik oruç kefareti yapılır.

    Soru : 3 gün üst üste oruç tutmayı adamıştım, fakat üçüncü gün -orucu bozan fakat kefaret gerektirmeyen bir durum neticesinde- orucum bozuldu. Nasıl hareket etmem lazım?

    Cevap : Adak orucunu kasten bozsanız kefaret gerekmez. Yeniden üç gün oruç tutarsınız.

    Soru : Sabah namazına kalkamayanın her defa için bir gün oruç tutmayı adaması caiz mi?

    Cevap : Hayır caiz değildir.

    Soru : (İşim olursa iki sene oruç tutacağım) dedim. Fakat Allah rızası için demediğim için oruç tutmam lazım mı?

    Cevap : Evet. Çünkü oruç zaten Allah rızası için tutulur.

    Soru : (Şu işi yaparsam bir gün oruç tutacağım) diye söylendiğinde, bu şeyi her yaptığımız sefer için bir gün oruç mu tutmalıyız, yoksa birkaç sefer sözümüzden çıktığımızda da 1 gün oruç tutmak yeterli mi?

    Cevap : Bir gün oruç tutmanız yeter.

    Soru : Damardan serum verilmesi, sadece imam-ı a'zama göre orucu bozduğu söyleniyor. Diğer mezheplere göre bozmuyor mu? Serumla gıda ve deva verilebiliyor. İhtiyacı olan suyu, gıdayı ve ilacı serumla alan kimsenin orucu bozulmaz mı? Oruçta gaye, yiyip içmeyi terk etmek olduğuna göre, ağız yolu ile değil de, damar yolu ile yiyip içenin orucu niçin bozulmaz?
    Cevap : Dört mezhepte de, sağlam deriye konan ilaç, gıda ve deva, emilip içeriye nüfuz etse de oruç bozulmuş olmaz. Mesela kalb hastalığında, göğüs üzerine nitroderm ihtiva eden bir ilaç [TTN] konur. Bu deriden içeriye emilir. Sağlam deriden içeri girdiği için dört mezhepte de orucu bozmaz. Bunun gibi, sağlam deriye konan nikotin yakısı da, vücut tarafından emildiği halde, dört mezhepte de orucu bozmaz.
    Tabii menfezlerden [deliklerden] giren şeyler orucu bozar.

    Şafii'de, kulak tabii menfezdir. Kulağa konan sıvı-katı her şey, mideye girmiş gibi orucu bozar. Şafii'de idrar yolu da tabii menfezdir. Buraya ilaç, hatta pamuk konsa bile orucu bozar.

    Dört mezhepte de ve bütün imamlara göre, yaraya konulan ilaç, cevfe [içeriye] giderse oruç bozulur. Şafii mezhebinde, dimağ [beyin], karın, bağırsak, mesane birer cevftir. Mesela, baştaki kemik yarılsa, buradaki yaraya konulan ilaç, cevfe, yani beyne gideceğinden oruç bozulmuş olur.

    Şafii'de karna bıçak saplansa, bıçağın ucu mideye, yani cevfe girdiği için oruç bozulur. Sağlam deriden bıçak cevfe girince oruç bozulduğu gibi, iğne ile adaleyi veya damarı yırtarak verilen ilaç, cevfe ulaşınca oruç bozulmuş olur. Hanefi'de ise, bıçak tamamen midenin içine girerse oruç bozulur.

    Bugün tıpta, serumun mesaneye, dimağa ve vücudun her yerine gittiği kesin olarak bilinmektedir. O halde serum, dört mezhepte de orucu bozar. Sadece kaza gerekir. (Serum veya enjeksiyonla verilen ilaç, cevfe, [yani dimağ ve mesane gibi yerlere] gitmez) demek, çok yanlış olur, ilme ters olur.

    Bütün doktorlar, damardan veya adaleden verilen ilacın, dimağ ve mesaneye gittiğini bildiriyorlar. O halde, işin aslını bilmeyenlere kanıp da, enjeksiyonla orucu telef etmeyelim.

    [Buradaki Hanefi mezhebi ile ilgili bilgiler, Tahtâvi, Mebsut, Bedayi ve benzeri kitaplardan, Şafiilerle ilgili bilgiler ise, Mecmû, Muğnil muhtaç, Tuhfe, Envâr, Kummesrâ, Bâcuri, Şerh-i İbni Bâcuri gibi muteber eserlerden alınmıştır.]

    Soru : Amerika'dan yola çıkıyorum. Gece yolculuğu yapacağım. Sahur vaktinde uçakta olacağım, hangi ülkeye göre imsak vaktini esas alacağım. Evim Hollanda'da. Eve dönünce Hollanda'nın iftar vaktini mi esas alacağım?

    Cevap : Çıktığınız ülkenin yani Amerika'nın imsak vakti esas alınır. Gittiğiniz yerin de iftar vakti esas alınır. Yani Hollanda'nın. Güneş batmadan iftar edilmez.

    Soru : Sinüzitten muzdarip bir hasta oruçlu iken burnuna sıvı ilaç koyabilir mi?

    Cevap : Oruç bozulur.

    Soru : Oruçlu iken kulaktan iltihap akması orucu bozar mı?

    Cevap : Bozmaz. Oruçta genelde çıkan şeyler orucu bozmaz, mesela kan aldırmak orucu bozmaz. Ama isteyerek ağız dolusu kusulursa orucu bozulur.

    Oruçta genelde içeri giren şeyler bozar. Mesela enjeksiyonla kan verilenlerin orucu bozulur.

    Soru : Oruçlu iken dişleri macunlu macunsuz fırçalamak orucu bozar mı?

    Cevap : Macunsuz fırçalamakta mahzur yoktur. Macunlu fırçalamakla da oruç bozulmaz fakat mekruh olur. Macun yutulursa oruç bozulur, kaza gerekir.

    Soru : Buruna ilaç sürmek orucu bozar mı?

    Cevap
    Katı ilaç bozmaz, sıvı ilaç bozar.

    Soru : Dudağımda uçuk vardı ve ben de patlamasın diye krem sürmüştüm. Maalesef akşama doğru uçuk patladı. Orucum bozuldu mu?

    Cevap : Bozulmadı

    Soru : İftar için yiyecek bir şeyler hazırlarken parmağımı kestim. Birkaç damla aktı. Orucum bozuldu mu?

    Cevap : Hayır kan çıkmakla, kan aldırmakla oruç bozulmuş olmaz.

    Soru : Dirseğimde çıkan iltihaplanmadan dolayı dirseğimin üstünden ve altından birer cm uzunluğunda kestiler ve iltihabın akması için bir hortum sokup uçlarını dışarı çıkardılar. Dün yapılan muayenede bir merhemi üsten sıkıp alt uçtan dışarı akıttılar. Niyetli olduğumdan dolayı şüpheye düştüm acaba orucum bozuldu mu?

    Cevap : Orucunuz bozulmadı.

    Soru : Yanlış dolgudan dolayı diş etim hep kanıyor. Sahurdan sonra yatıyorum, sabah tekrar kalktığımda ağzımın içi kan dolu oluyor. Kanın birçoğu boğazımdan geçmiş oluyor. Bazen uyku halinde değilken de fark ediyorum kan geldiğini... Tükürürsem abdest bozulacak. Tükürmesem yani yutsam oruç bozulacak? Haliyle illa ki yutmuşumdur kan. Benim oruçlar bozulmuş mu?

    Cevap : Kan yutmak orucu bozar. Oruçların Hanefi'ye göre bozuluyor. Onun için Hanbeli mezhebini taklit etmelisiniz. Orucu bozan şeyler, insanın elinde olmazsa, Hanbeli'de orucu bozmuyor.

    Soru : Ayak tırnağımda yara var ve bu yaradan gün içerisinde sarı su cerahat ve bazen de kan geliyor ve tırnak arasında birikiyor, bunlar tekrar içeri girer mi yani bu durum orucu bozar mı?

    Cevap : Orucu bozmaz.

    Soru : Biz iki kardeşiz, annem bize hamileyken oruçlarını tutamamış. O zamanki Ramazan imsakiyelerini saklayıp daha sonra (yıllar sonra) o imsakiyelere bakarak sırayla tutmuş. Niyet ederken bunlara göre niyet etmiş. Bunları tekrar tutması gerekiyor mu?

    Cevap : Çok iyi olmuş. Tekrar tutması gerekmez. Fakat imsakiye saklamasa da ilk kazaya kalan diyerek de tutabilirdi. Namazları da öyle kaza etmek gerekir. İlk kılınan kılınınca ondan sonraki ilk olur.

    Soru : Hastanede test için kan verirken enjektörü sokmadan önce deriye alkol sürüyorlar ve çıkarttıktan sonra iğne deliğinin üzerine alkollü pamuk koyuyorlar. Bunun oruca bir zararı var mıdır?

    Cevap : Hayır oruca zararı olmaz


    Soru : Deriyi çizerek yapılan çiçek aşısı orucu bozar mı?

    Cevap : Bozmaz. Tentürdiyot gibidir.

    Soru : Burna katı merhem sürmek orucu bozar mı?

    Cevap : Bozmaz.

    Soru : Namazda Şafii'yi taklitte, pamuk fitil orucu bozar mı?

    Cevap : Oruçta taklit etmediği için bozmaz.

    Soru : Şekersiz çiklet çiğnemek orucu bozar mı?

    Cevap : Mekruhtur. Çiğnememelidir.

    Soru : Sakız çiğnemek orucu bozar mı?

    Cevap
    Çiğnenmiş sakızı çiğnemek orucu bozmaz. Lastik çiğnemek gibidir ağza bir şey gitmiyor.

    Soru : Dişler arasındaki yemek kırıntısını yutmak orucu bozar mı?

    Cevap
    Hayır, bozmaz.

    Soru : Lavman yaptırmak orucu bozar mı?

    Cevap
    Evet, bozar.

    Soru : Hanımı öpünce mezi gelirse oruç bozulur mu?

    Cevap
    Bozulmaz.

    Soru : Tıraş kesiğine oruçlu olduğunu unutarak kolonya sürmek orucu bozar mı?

    Cevap
    Unutulmasa da bozmaz. Unutunca yiyip içilse de bozmaz.

    Soru : Sigara içilen odaya girip, uzun müddet çıkmasak oruç bozulur mu?

    Cevap : Lüzumsuz kalıyorsak bozulur, vazifemiz varsa bozulmaz.

    Soru : Şevval orucunu tutuyorum. Bugün abdest alırken (burnuma su çekerken) unutarak ve istemeyerek genzime veya boğazıma sanırım su kaçırdım. Orucum bozuldu mu?

    Cevap
    Unutarak yiyip içince veya bozulup bozulmadığını kesin bilmedikçe oruç bozulmuş olmaz.

    Soru : Ağız dolusu hastalık sebebiyle kusanın orucu bozulur mu?

    Cevap : Bozulmaz.

    Soru : Hac için hastaneden kan aldılar fakat kan şırıngaya geldi dışarı çıkmadı, sonra tekrar içeri koydular. Abdestim bozuldu mu, orucuma bir zarar geldi mi?

    Cevap
    Hem abdestiniz hem de orucunuz bozuldu. Kan çıkmakla abdestiniz, kan içeri girmekle orucunuz bozuldu. Şırıngaya çıkmakla dışarı çıkmış oldu. Kendi kanınız da olsa vücudunuza kan verildi.

    Soru : Soğuktan dudak çatladığı için dudak kremi sürmenin abdeste ve oruca bir zararı var mı?

    Cevap
    Abdeste de oruca da zararı olmaz.

    Soru : Mideye ucu dışarıda kalan alet sokulursa, oruç bozulur mu?

    Cevap : Bozulmaz.

    Soru : Türkiye Takvimine göre, sahuru yanlışlıkla 10 dakika geciktirdim. Orucum sahih oldu mu?

    Cevap : Kaza gerekir.

    Soru : Deri altına tüberküloz testi yapılıyor. Orucu bozar mı?

    Cevap : Evet.

    Soru : Kulağı pamukla veya su ile temizlemek, orucu bozar mı?

    Cevap : Hanefi'de bozmaz.

    Soru : Kulaktaki pamuk, delik zardan içeri girse, orucu bozar mı?

    Cevap : Hayır.

    Soru : Gırtlağa çıkan tükürüğü kusarak çıkarmak, orucu bozar mı?

    Cevap : Hayır.

    Soru : Mahalli bir yazar diyor ki:

    ( Her yıl aynı yazılar yazılıyor ve fitil ve benzeri şeylerin orucu bozup bozmayacağı hususunun oruçla ne ilgisi var, İslamiyet bu mu?)

    Cevap
    Yazar, İslamiyet'i bilmediği gibi, nelerin orucu bozacağını da bilmiyor. İslamiyet her yıl değişmez. Bu sene İslam'ın şartı beş denmişse, gelecek sene bu altı olmaz. Azalmaz da, çoğalmaz da. Bu sene, (hastaya serum vermek orucu bozar) denmişse, gelecek sene (bozmaz) denilemez. Aslında değişik yazan varsa, o tenkit edilmelidir! Hep aynı şeyi yazan tenkit edilir mi? Şimdi mahalli yazara Soruyoruz,

    İslamiyet bu değilse nedir? Her yıl değişmesi mi gerekir?

    Yazar, orucun ne olduğunu, orucu nelerin bozduğunu bilmiyor ki, (vücuda giren şeylerin orucu bozup bozmayacağından bahsedilmez) diyebiliyor. Önce oruç nedir ve neler orucu bozar, kısaca bir tarifini yapalım:

    Oruç, fecrin ağarmasından, güneş batıncaya kadar, yiyip içmeyi ve orucu bozan diğer şeyleri terk etmektir. Diğer bozan şeyler nelerdir? Yaradılışta bulunan deliklerden içeri giren şeyler orucu bozduğu gibi, vücuttaki yaraya konulan ilaç, sindirim yollarına sızarsa, yine oruç bozulur. İğne [enjeksiyon], serum orucu bozar. Çünkü bunlar sindirim yoluna gider. (Tahtavi)

    Hastalık için kullanılan fitiller, tabii deliklerden verilir. Ağrı kesici, ateş düşürücü fitiller olduğu gibi, romatizma, mantar, bulantı, hemoroid ve kabızlık önleyici fitiller de vardır. Serum yolu ile de ilaç ve gıda verilebilir. Tabii deliklerden ilaç olmayan maddeler de girerse yine oruç bozulur. Bunları sormak ve bunlara Cevap vermekten tabii ne olabilir?

    Soru : KBB mütehassısı bir doktor diyor ki:

    Dinde reformcu bir grup, yeni bir kitap yazıp, âlimlerden farklı, yeni ictihadlar yapacaklarmış. Kulağa damlatılan ilacın orucu bozmayacağı yönünde bizden bilgi istiyorlar. Hanefi ve Şafii'ye göre, göze, kulağa ve burna damlatılan ilaç, orucu bozar mı, bozmaz mı?

    Cevap
    Fıkıh kitaplarındaki hüküm şöyle:

    Hanefi'de göze damlatılan veya diş çukuruna konan ilacın tadı boğazda hissedilse bile orucu bozmaz. Kulağa damlatılan ilaç, burna konan sıvı ilaç orucu bozar.

    Şafii'de ise, göze damlatılan ilacın tadı boğazda hissedilse bile bozmaz. Fakat kulağa konan her şey orucu bozar. Burna konan sıvı ilaç da bozar.

    Hanefi'de ve Şafii'de, sağlam deriye sürülen ilaç, emilip içeriye nüfuz etse de oruç bozulmuş olmaz. Mesela kalb hastalığında, göğüs üzerine nitroderm ihtiva eden bir ilaç [TTN] konur. Bu deriden içeriye emilir. Sağlam deriden içeri girdiği için Hanefi'de de, Şafii'de de orucu bozmaz.

    Hadis-i şerifte (İçeri giren şeyler orucu bozar) buyuruluyor. Şafii'de, kulak tabii menfezdir. Kulağa konan sıvı-katı her şey, mideye girmiş gibi orucu bozar. Hanefi'de, kulağa giren katı şey ve su orucu bozmaz. Fakat yağ ve ilaç bozar. Yağ ve ilaç emilse de, emilmese de, sindirim yoluna gitse de, gitmese de bozar.

    Göz, menfez kabul edilmediği, aynen sağlam deri hükmünde olduğu için, göze konan ilaç, sağlam deriye sürülen ilaç gibi çeşitli kanallarla sindirim yoluna gitse de hiçbir mezhepte orucu bozmaz. Fakat boğaza, beyne ve mesaneye açılan yara yolu ile ilaç verilirse, Hanefi'de de, Şafii'de de oruç bozulur.

    Reformcu grup ne yapmak istiyor? Kendileri müctehid olsalar bile, ictihadla ictihadın nakzedilemeyeceğini bilmeleri gerekir. Reformcuların, (Burada Hanefilerin kavli doğrudur. Kulağa kum koymak orucu bozmaz. Şafii'nin ictihadı yanlıştır) demeye hakları olmaz.

    Soru : İftar açarken ezan okunması şart mı?

    Cevap : Hayır değildir. Vaktin girmesi şarttır. Vakit girince, ezan okunmasa da iftar edilir.

    Soru : Bazı kimseler, her çeşit gıdayı yiyorlar, fakat et, süt gibi hayvani gıdalar yemeyip kırk gün perhiz yapıyorlar. Buna da oruç diyorlar. Müslümanlıkta böyle bir oruç var mıdır?

    Cevap : Müslümanlıkta böyle bir oruç yoktur. Hıristiyanlıkta böyle perhizler vardır. Demek ki onlar, Hıristiyanların ibadetlerini yapıyorlar. Gayrı müslimlerin ibadetlerini yapanlar veya yapmadığı halde beğenenler kâfir olur. (Berika)

    Soru : Üç ayları tutuyorum. Arkadaşlardan bilmeden davet edenler oluyor. Orucu bozmam caiz midir?

    Cevap : Üç aylardan Receb ve Şabanda tutulan oruçlar nafiledir. Nafile oruç tutarken uygun bir davete gidilince orucu bozmak caizdir. Bir mümin arkadaşı sevindirmek, onu üzmemek için davetine gidilir. Davete gidip de orucunu bozmayan bir kimseye Peygamber efendimiz buyurdu ki:

    (Arkadaşın senin için bu kadar külfete girdiği halde, sen hâlâ "oruçluyum" diye ısrar ediyorsun. Şimdi ye, sonra yerine bir gün tutarsın.) [Dare Kutni]

    Davete gidilince, Ramazan, kaza ve kefaret oruçları bozulmaz. Sadece nafile oruçlar bozulabilir. (Mevkufat)

    Soru : Kaza borcum var. Üç aylarda tutabilir miyim?

    Cevap : Kaza ve nafile oruçları Receb ve Şaban ve diğer aylarda tutmakta mahzur yoktur. Fakat kaza oruçlarını, mazeretsiz geciktirmemek iyi olur! Bu aylarda kaza orucu tutan, bu aylarda nafileye verilecek sevaplara da kavuşur. (Nevadir-i fıkhiyye)

    Receb ve Şaban aylarında kaza orucu veya nafile oruç, her gün veya aralıklı olarak da tutulur. Tek başına Cuma veya Cumartesi günü oruç tutmamalıdır! Perşembe ile Cuma veya Cuma ile Cumartesi birlikte tutulursa mahzuru olmaz.

    Receb veya Şabanda oruç tutarken, kazanız varsa, (İlk kazaya kalan Ramazan orucumu tutmaya) diye niyet edersiniz. Kazanız yoksa, kaza orucu tutmak yine caizdir.

    Soru : 12-14 yaşlarında çocuklarım var. Namaz kılıp oruç tutmaları farz mıdır?

    Cevap : Büluğa erince kız ve erkek çocuğa, namaz, oruç farz olur. Ay hâlinde tutamadığı oruçları, bayramdan sonra kaza eder. Ay hâli sebebiyle kılamadığı namazları kaza etmez. Hz. Âişe validemizin naklettiği hadis-i şerifte, hayzlı iken tutulamayan orucu kaza etmek gerektiği, kılınmayan namazları kaza etmek gerekmediği bildirilmiştir. (Buhari)

    Hz. Havva validemiz, Ramazan ayında hayz olunca, Allahü teâlâ, namaz kılmamasını ve oruç tutmamasını, hayzlı iken kılamadığı namazları kaza etmemesini, fakat orucu kaza etmesini emretmiştir. (Mevkufat)

    Soru : Oruç hakkında mezheplerimizdeki hükümler hakkında bilgi verir misiniz?

    Cevap : Ramazan orucuna niyetin son vakti, Hanefi'de öğleye bir saat kalıncaya kadar, diğer üç mezhepte imsak vaktine kadardır. Üç mezhepte, Ramazan orucu için her gece niyet gerekir, Maliki'de ramazanın ilk gecesi bir ay oruca niyet sahihtir.
    Şafii'de, kulak tabii menfez [delik] dir. Kulağa konan sıvı katı her şey, mideye girmiş gibi orucu bozar. Diğer üç mezhepte sadece ilaç konursa bozar. Şafii'de idrar yolu da tabii menfezdir. Buraya pamuk konsa bile orucu bozar. Diğer mezheplerde bozmaz.

    İğne vurulmak, dört mezhepte de orucu bozar.

    Dişler arasındaki yemek kırıntısını yutmak Hanefi'de orucu bozmaz, diğer üç mezhepte bozar.

    Lavman Maliki'de orucu bozmaz, diğer üç mezhepte bozar.

    Unutarak yiyip içmek, üç mezhepte orucu bozmaz, Maliki'de bozar.

    Ramazanda oruçlu iken yiyip içene Hanefi ve Maliki'de kefaret gerekir, Şafii ve Hanbeli'de sadece kaza gerekir. Hanımı ile beraber olana dört mezhepte de kefaret gerekir.

    Kan aldırmak Hanbeli'de orucu bozar, diğer üç mezhepte bozmaz. Abdest alırken, mübalağa etmeden boğaza su kaçarsa, Şafii ve Hanbeli'de oruç bozulmaz. Hanefi ve Maliki'de bozulur.

    Ramazanda karı koca beraber olursa, Şafii ve Hanbeli'de kefaret kocanın üzerine olur, Hanefi ve Maliki'de ikisine de kefaret gerekir.

    Maliki'de oruçlu iken hanımını öpmek haram, diğer üç mezhepte haram değildir. Ancak cünüp olmak ihtimali varken öpmek mekruhtur. Hanımın öpünce mezi gelirse üç mezhepte oruç bozulmaz, Hanbeli'de bozar.

    Şafii ve Hanbeli'de, nafile oruç veya nafile namaza başlayan, tamamlamadan bozarsa, kazası vacip değil, Hanefi ve Maliki'de vaciptir.

    Yalnız Cuma günü oruç tutmak Hanefi ve Maliki'de caiz, Şafii ve Hanbeli'de mekruhtur. İmam-ı Ebu Yusuf da mekruh dedi. Bu bakımdan Hanefiler yalnız başına Cuma günü oruç tutmamalıdır.

    Kadir gecesi üç mezhepte ramazan ayı içinde, Hanefi'de ise bütün sene içindedir.

    Sadaka-i fıtır, Hanefi'de Ramazan-ı şerifte verilir. Ramazandan önce ve bayramdan sonra da vermek caiz ise de, bayram namazından önce verilmiş olması daha çok sevaptır. Şafii'de Ramazandan önce, Maliki'de ve Hanbeli'de ise bayramdan önce verilemez. Hanefi'de nisaba ulaşanın fıtra vermesi vacip, diğer üç mezhepte, bir günlük yiyeceği olanın fıtra vermesi farzdır. Hanefi'de hanımın fıtrasını kocası vermez, diğer üç mezhepte vermesi lazımdır.

    Soru : Kış günleri kısa olduğu için nafile veya kaza orucu tutmam uygun olur mu?

    Cevap : Evet. Kolaylıklardan istifade etmek iyidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

    (Kışın oruç tutmak, meşakkatsiz elde edilen bir ganimettir.) [Tirmizi]

    (Kış mevsimi, müminin baharıdır. Gündüzleri kısadır, oruç tutar, geceleri uzundur, o vakitleri ibadet eder.) [Gunye]

    Soru : Erkek veya bayan kadın doktoru veya ebe, Ramazanda, abdestli iken bir kadına doğum yaptırsa, orucu, guslü veya abdesti bozulur mu?

    Cevap : Hanefi mezhebindeki kadın doktorunun veya ebenin, Ramazan-ı şerifte doğum yaptırmakla orucu, abdesti ve guslü bozulmuş olmaz.

    Zaruretsiz erkek doktora doğum yaptırmak caiz olmaz.

    Soru : Oruçlu iken rahimden ültrasonla muayene olmak orucu bozar mı?

    Cevap : Alete jel gibi bir şey sürüyorlar, rahme yağ veya jel gibi bir şey girince oruç bozulmuş olur. Eldivenle muayene etse de, eldivene bir şey sürülmüş ise yine oruç bozulur. İçeriye az da olsa bulaşacak bir şey girerse oruç bozulur.

    İkinci bir husus da kadın, muayene esnasında zevk alırsa cünüp olur ve oruç bozulur. Zevk almazsa bozulmuş olmaz.
#01.09.2008 12:47 0 0 0
  • Enes bin Mâlik (R.A.) anlatıyor: 'Gözleri görmeyen yaşlı bir hanımın Saib adında bir genç oğlu vardı. Daha hayatının baharında olan bu delikanlı Medine vebasına yakalanmıştı. Uzun zaman hasta yattı. Bir gün delikanlının ziyaretine gittik. Fakat maalesef biz orada iken delikanlı ruhunu teslim etti. Bizde gözlerini kapadık ve üzerine elbisesini örttük. İçimizden biri annesine:

    - Onun için Allah'a dua et. dedi. Annesi:

    - Ama o öldü. dedi. Biz:

    - Olsun sen yine de dua et. dedik. Bunun üzerine kadın çocuğun ayak ucuna oturdu, ayaklarını tuttu ve:

    - Allahım, ben isteyerek sana iman ettim. Senden korktuğum için, putları bıraktım. Arzumla sırf senin için hicret ettim. Allahım, puta tapanları bana güldürme, gücümün yetmeyeceği bu yükü bana yükleme.' diye dua etti.

    Alah'a yemin ederim ki, kadın sözünü bitirir bitirmez, çocuk ayaklarını kımıldatmaya başladı. Sonra da yüzünden örtüyü attı. Rasulullah (A.S.) ve annesi vefat edinceye kadar da yaşadı.'
#01.09.2008 12:37 0 0 0
  • Abdullah bin Mübarek, bir gün yolda gidiyordu. Önünde birkaç koyunla bir çoban çocuk gördü. Ona acıdı ve; "Zavallı, çocuklukta çobanlık yaparsa, büyüdükte Allahü teâlânın ibâdet ve mârifetine nasıl erişir?" dedi. Sonra kendi kendine; "Gideyim, ona Allahü teâlâyı tanımakta bir mesele öğreteyim." deyip, çocuğun yanına geldi ve:

    -Evlâdım, Allahü teâlâyı bilir misin? buyurdu.

    Çocuk:

    -Kul nasıl sâhibini bilmez?" dedi.

    -Allahü teâlâ'yı ne ile biliyorsun?

    -Bu koyunlarımla.

    -Bu koyunlarla, O'nu nasıl bilirsin?

    -Bu birkaç koyun çobansız işe yaramaz. Bunlara su ve ot verecek, kurttan ve diğer tehlikelerden koruyucu birisi lâzımdır. Bundan anladım ki, kâinat, insanlar, cinler, hayvanlar ve canavarlar ve bu kanatlı kuşlar bir koruyucuya muhtaçtır. Bu binlerce çeşit mahlûkatı korumaya kâdir olan, Allahü teâlâdan başkası değildir. İşte bu koyunlarla Allahü teâlâyı, böylece bildim

    -Allahü teâlâyı nasıl bilirsin?

    -Hiç bir şeye benzetmeden bilirim.

    -Böyle olduğunu nasıl bildin?

    -Yine bu koyunlardan.

    -Nasıl?

    -Ben çobanım. Onların koruyucusuyum. Onlar benim korumam ve tasarrufumdadırlar. Onlara dikkatle bakıyorum. Ne onlar bana benzerler, ne de ben onlara benzerim. Buradan, bir çoban koyunlarına benzemezse, Allahü teâlânın elbette kullarına benzemiyeceğini anladım. Abdullah bin Mübârek:

    -İyi söyledin. İlimden bir şey öğrendin mi? buyurdu.

    Çocuk:

    -Ben bu sahrâlarda, nasıl ilim tahsîl edebilirim, dedi.

    -Peki başka ne öğrenmişsin?

    -Üç ilim öğrendim. Gönül ilmi, dil ilmi ve beden ilmi.

    -Bunlar nelerdir, ben bunları bilmiyorum.

    -Gönül ilmi şudur ki, bana kalb verdi ve kendi mârifet ve muhabbeti yeri eyledi ki, bu kalb ile O'nu bileyim. O'nun sevdiklerine gönülde yer vereyim, sevmediklerine yer vermiyeyim ve böylelerinden uzak olayım. Dil ilmi şudur ki, bana dil verdi ve dili zikretmek, O'nun ismini söylemek yeri eyledi. Bununla O'nu hatırlatanları dile getirmeği, O'ndan bahsetmiyen sözden onu korumayı, böyle sözden uzak olmayı îmâ etti. Beden ilmi şudur ki, bana beden vermiştir ve onu kendine hizmet yeri eylemiştir. Böylece O'na hizmet olan her şeyi yaparım, hizmet olmayan şeyi ise bedenimden uzaklaştırırım.

    Abdullah bin Mübârek, bunun üzerine:

    -Ey çocuğum! Evvelki ve sonraki ilimler, senin bana bu öğrettiklerindir! dedikten sonra: Ey oğul, bana nasîhat ver, buyurdu.

    -Ey efendi! Âlim olduğun yüzünden belli oluyor. Eğer ilmi Allah rızâsı için öğrendiysen, insanlardan istemeyi, beklemeyi kes. Yok, dünyâ için öğrenmişsen, Cennet'e kavuşamazsın, dedi.
#01.09.2008 12:35 0 0 0
#01.09.2008 12:33 0 0 0
  • Konu: KAŞE
    Meryem Betül kaşesini hazırlamış. "Dr. Meryem Betül Yıldırım" en tepede. "Başhekim" unvanı da altında. Ayrıca "İç hastalıkları uzmanı". Yakında göreve başlayacak Dr. Meryem Betül. Paytak paytak yürüyen hayalinin elinden tutacak. Koşmayı öğretecek ona. Yaralı umutlarını şefkatle tamponlayacak. Kan kaybını durduracak.
    Nabızları düzensizleşmiş özgürlüğünün göğsüne uzatacak dinleme aletini. Ülkesine dair sevinçlerin ağrılı eklemlerine reçeteler yazacak. Büyüklerin gözlerinden beklediği "Aferin!"lerin kırık kemiklerine alçılar saracak. Meryem Betül'ünki hayalî bir kaşe. Varmış gibi geliyor ona. Öyle bir kaşeyi hak etmiyor daha. Olacaksa da, doktor olmasına çok var. Etütlerin ellerinden öpüyor bugünlerde. Dershanelerin loş merdivenlerinde ayak dirseği çürütmeye hazırlanıyor. En çetrefilli soruların hatırını soracak bir bir. Nazını çekecek çeldirici seçeneklerin. "ÖSS hapı" yutacak; yutabilirse. Ara sıra, terli kurşun kalemine sarılacak çaresizce. Silgi silgi özürler dileyecek çatık kaşlı sınav kâğıtlarından. Üniversite kapısında çarmıha gerilecek gözleri sonra. Dört bir yandan kapanacak bakışı. Saçlarından sürükleyecekler onu sonra. Saçlarından İhbar ediyorum. Dr. Meryem Betül bir çete üyesi, belki de elebaşısı. Beş tane kaşe var hayallerinde. Hepsi de "Dr." diye başlıyor. Hayal kaşeler. Umut kaşeler. Dua kaşeler. Rüya kaşeler. Var"mış gibi" kaşeler. "Dr. Sezen" de var meselâ. "Dr. Rümeysa" da "Dr. Fatma Zehra" da Hayal olmasına hayal ama sahte değil bu kaşeler. Çünkü sadece kalıplarını değil kalplerini koymuşlar bu kaşelerin ardına. Rüya olmasına rüya ama aldatıcı değil bu kaşeler. Çünkü soğuk ve donuk selüloz yüzeylere değil yüreklerine basıyorlar bu kaşeleri. Yok olmasına yok bu kaşeler ama asla yok edici değil, asla yakıcı değil. Çünkü gönüllerinin karasına kazımışlar harfleri; tuzu kuru plastiklere değil. Bugünlerde Meryem Betül'ler ak kâğıtlara kara kara yuvarlaklar çizerek ufuklar açmaya çalışıyor köreltilmiş hayallerine. Ama karanlık köşelerin yılışık duvar diplerinde acımasızca sivriltilmiş kara(r)ların paslı saçakları kapkara gölgeler düşürüyor yeni yetme hayallerine. Meryem Betül'ler ışıl ışıl gözlerinin beşiğinde, uçuşan saçlarının salıncağında, yeni yeni çizgilenen alınlarının ovasında, ülkesinin çocuklarına, hastalarına, yaşlılarına, yetim ve öksüzlerine dair el bebek gül bebek umutlar büyütüyor. Ama hoyrat kalemlerin ucundan, kalpsiz sloganların uçurumlarından, insafsız hırsların kana bulanmış tırnaklarından katran karası çığlar yuvarlanıyor umutları üzerine. "Etüt sonrasıydı" diyor Meryem Betül. "Az sonra bir arkadaş içeriye girdi. Laf arasında geçti. Keşke geçmeseydi. Dudak ardında kalsaydı söylenmeseydi. 'Üniversitelerde başörtüsü serbestliği kesin reddedilmiş!' O an beş çift göz anlamsız ve onlarca soruyla bakakaldık. Hayallerimin kapladığı gözlerimi gözyaşlarım doldurdu. Hiçbirine takmamıştım ama işte şu çok koydu: 'Tasarısı bile sunulamaz.' Çaylar soğudu. Gülücükler dondu. Hayaller buz tuttu. Üşüdük hepimiz. Hayallerimiz için beklediğimiz yurdumuzda, okulumuzda yalnızlaştık bir an. Milletimizin geleceğine tercih etmiştik, ailemizle geçireceğimiz vakitleri. Ama affedilemeyesi bir vefasızlık gördük koca koca adamlardan. Sonra durdum ve o kararı nasıl imzaladıklarını düşündüm. Hangi kaşeyi bastılar oraya?" Hayal kaşeydi onlarınki de Bir zamanlar onların da hayali değil miydi o kaşeler? "Hâkim Bilmem Kim." Bir vakitler onlar da kalplerine yazmış değil miydi henüz hak etmedikleri ünvanlarını? "Başsavcı Falanca" Saçlarından çekiştirmişler miydi onları da? Hayallerinin üzerine kaşarlanmış kaşelerden kara(r)lar atılmış mıydı umarsızca? Onların da torunları yok mudur meselâ? Elinde terlemiş bir kurşun kalemle tir tir titreyen bir kalbe dönmüş cılız umut filizlerinin üzerini kalpsiz imzalarla çizmek üzereyken birden acımayı hatırlamaları mümkün değil mi acaba? Dalları yeni çiçek açmış o kırılgan tebessümlerin yanından somurtup da geçiverirken azıcık da olsa kaymaz mı gözleri, hiç istemeden tebessüm bulaşmaz mı dudaklarına? Çilekeş annelerin duasında büyümüş o gelinciklerin al al olmuş yüzlerine, hüzün çökmüş gözlerine yukarıdan da olsa nazar ederken, kıl kadar bir merhamet dokunmaz mı göğüslerine? Yüreğini bir duanın gözyaşına akıtıp da donduran o nazeninler için bir nefeslik insaf gelip titretmez mi o kararı imzalayan elleri? Meryem Betül'ün hayal kaşesi köşesinde suskunca bekliyor. "Olsun" diyor yine de "Cerrahpaşa Tıp olmasa da, başka bir yerden, başka bir şehirden, başka birilerinden alırım kaşemi" diye umutlanıyor. "Cennet" diye bildiği ülkesinden sınır dışı ediyor hayallerini, umutlarını, rüyalarını. "Yasak kızım" diyor amcaları. "Rüya görmek yasak." "Hayal kurmak suç." "Umutlanmak ayıp!" Meryem Betül'ün kaşesinin gerçekleşeceğine dair umutlarım hayli zayıf. Görünen o ki en temel tıp dersi anatomiyi ömür boyu geçemeyecek. Ne sorsa beğenirsiniz: "Senai amca, o amcaların kalpleri nerede?" Ne kadar ayıp! Ne biçim soru o öyle!.
#17.08.2008 21:09 0 0 0
  • Ne demekmiş
    ?Yasak! ?
    İşiniz mi kalmadı
    Yapacak?

    Ne diye karışırsınız
    Saçımıza-başımıza,
    Bizi oyuncağınız mı sandınız
    Bakıp yaşımıza?

    Sebebini anlatamayacağınız
    Çocukça bir devrin hevesinden
    Karşınızdaki en güzel portreleri
    Mahrum ettiniz çerçevesinden!

    Kim demiş, ki:
    ?Başörtüsüydü o! ?
    Başımızın -renk renk-
    Süsüydü o!

    Altında saçlarımız,
    Arkadan, ne hoş sarkardı;
    Kimimizde -örgü örgü- sarmaşıklaşır...
    Kimimizde, su olup akardı!

    *
    * *

    Şu, bu nâmına ?Yasak! ? demiş
    Bulundunuz, tezelden;
    Ne olurdu, anlasaydınız biraz da,
    Güzellikten, güzelden!

    *
    * *
    Siz, bizden değilsiniz,
    Tanımıyoruz hiç birinizi,
    Çekin başımızdan
    Ellerinizi!

    Bir gericilik tutturmuşsunuz;
    Gericilik değil, Türk'ün köy modasıdır bu...
    Üstelik, ninemizin başımızda
    Taşıdığımız hatırasıdır bu!

    Dediniz: ?Çıkacak başınızdan
    Başörtünüz! ?
    Alın -öyleyse- onunla
    Yüzünüzü örtünüz!
#17.08.2008 21:06 0 0 0