Özellikle eğitimli ve gelir seviyesi yüksek çalışan kesimde görülen kronik yorgunluk sendromu, yaşamı kötü etkiliyor...
Gelişen Türkiye, Batı'dan 'kronik yorgunluk' hastalığını da ithal etti!
Tedavi için stresle mücadelenin yanı sıra düzenli bir hayat tarzı gerekiyor.
Yoğun bir tempo, stres ve aşırı rekabet ortamında çalışıyor, üstelik "bir türlü dinlenemiyorum" diyorsanız, sizde de kronik yorgunluk hastalığı olabilir. Hastalığın sebebi, uzun süreli psikolojik yıpranma ve stres.
Özellikle eğitimli ve gelir seviyesi yüksek çalışan kesimde görülen kronik yorgunluk sendromu, son yıllarda Türkiye'de artmaya başladı. Beyaz hastalığı olarak bilinen ve Batı ülkelerinde görülen 'kronik yorgunluk', iş verimini düşürerek ekonomik kayıplara sebep oluyor. Hastalık en çok kadınları etkiliyor. Yüzde 70 oranında kadınlar ve özellikle 30-50 yaş grubu kapsam alanında bulunuyor. Alman Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Jan Klod Kayuka'ya göre, hastalık Türkiye'de yeni olduğu için henüz çok iyi tanınmıyor ve çoğu kez tanısı konulamıyor. Kayuka, hastalığı, 'tıpta, nedeni ve başlangıç tarihi tam olarak bilinmeyen, ancak çok da uzun süreli olmayan bir yorgunluğun en az 6 ay veya daha uzun bir süre devam etmesiyle ortaya çıkan bir durum' olarak tanımlıyor. Hastalığın doğuştan gelmediğini, sonradan kazanıldığını anlatan Kayuka, "Hastalık sinir sistemini, bağışıklık sistemini ve hormonal dengeyi etkilediği için kompleks bir yapıya sahiptir." dedi. Hastalığı tetikleyen nedenler arasında, uzun süreli psikolojik zorlanma, çevresel toksinler, kimyasallar, ağır metaller, fiziksel travmalar ya da cerrahi müdahaleler bulunuyor. Başlatıcı olaydan sonra hastalar sağlıklarında ilerleyici bir bozulma yaşıyor. Genellikle hissettikleri kadar hasta görünmüyor, hastalık iddiaları da doktorlar tarafından haksız olarak şüphe ile karşılanıyor.
Kronik yorgunlukla baş etmek için ne yapılmalı?
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Jan Klod Kayuka, hastalıkla mücadele için, "Öncelikle stresi kontrol etmeyi bilmeliyiz. Herkesin bir stres eşiği vardır ve bu eşiği aşmamak gerekir. Düzenli hayat tarzı, hafif fiziksel egzersizler, sağlıklı beslenmek ve ideal kiloyu korumak da temel kurallardır." ifadelerini kullandı. Bunların da yanında alkol ve sigaradan uzak durmak, hastalıktan kurtulmanın en önemli etkenleri arasında gösteriliyor.
Bu belirtilere dikkat!
Hafızada ve konsantrasyonda bozulma
Boğaz, kas, karın, çene ve bazı eklemlerde ağrı olması
Uyanınca kendine gelememe
Yapılan bir iş sonrası 24 saatten fazla sürede geçen kırıklık hissi
Şişkinlik
Kronik öksürük
İshal
Sersemlik
Bulantı
Gece terlemesi
Nefes darlığı
Deri duyarlılığı
Karıncalanma hissi
Kilo kaybı
Hastalar ne hissederler?
Yıpranmışlık
Yorgunluk
Tükenmişlik
Güçsüzlük
Çalışmanın tatsızlaşması
Sıkıntı
Performans azalması
Halsizlik
Enerji yokluğu
Uykulu hal
Çalışmaya isteksizlik
Günde bir saat fazla uyumanın kalp krizi riskini azalttığı bildirildi.
Daily Mail gazetesinin haberine göre, bilim adamlarının 35-47 yaş arasındaki 500 kişinin uyku süresi ve damar sağlığı üzerinde yaptığı araştırmaya göre, çok uyumak damar kireçlenmesi riskini üçte bir oranında azaltıyor.
Araştırmaya katılanlarda 2000-2001 yıllarında hiçbir kireçlenme işareti görülmezken, beş yıl sonra yapılan muayenede, gecede 5 saatten az uyuyan deneklerin yüzde 27'sinde damar kireçlenmesi tespit edildi.
Chicago Üniversitesi'nin araştırmasında 5-7 saat uyuyanlarda bu oran yüzde 11 olurken, 7 saatten fazla uyuyanlarda bunun yüzde 6'ya düştüğü görüldü. Verileri değerlendiren bilim adamları, bir saat fazla uykunun riski üçte bir oranında azalttığı sonucuna vardılar.
Daha önce yapılan araştırmalarda da gecede 7 saatlik uykunun sağlıklı kilo ve uzun yaşam için önemli olduğu belirtilmişti. Uzun dönemli araştırmalar, uyku sürelerini 7 saatten 5 saat veya daha aza indirenlerin kalp-damar sorunların ölme riskinin iki kat, diğer sebeplerden ölme riskinin de yüzde 70 fazla olduğunu ortaya koyuyor.
...Bu kalbime kim dokundu...
kimler girdi saymadım Sana ayrı bir yer verdim diğerlerinden Hataların yanlışların üzerinde durmadım
Hesapsızdır aşk bende kendiliğinden
Denemen zaman kaybıdır Düşünme bile aklından geçirme
Ne hayat bekler ne aşk Her şeye bir kibrit çak Kendini erit bende
'' Benim Adım Aşk ''
Hadi yaslan kalbime Nefesin nefesimde Kendini rahat bırak
'' Benim Adım Aşk ''
▫ ▫Adının karşısında acı yazıyor { ßütün sözlüklerde Ne desen küfür gibi } senden yana cümleler bile▫ ▫ ▫▫ ▫ ▫Gülüşlerim vardı benim▫ ▫ ▫
Ben kimim ben nerdeyim ?
Tam karşıya geçerken bıraktığın o el benim
Bir de sen bırak beni Unut gittiğin bir yerde Kim kaldı ki
Çok büyüdüm sayende
Tabirim caiz değil numunem yok sende kalsın aslım
{ Müstakil bir masaldı bitti işte }
▫ ▫ ▫ßen Aynı Haytayım▫ ▫ ▫
▫ ▫ ▫
El Izi Koleksyonumda Biriken Izler Silinir Tek PençeyleIner Peçe
Birazda üzerine Merhamet Serpilir Hatta Kirkbir Pare aaaanet Dizilir
Boslugun Kulesinde Asili Kaldim Sallandi Hayatim Ve Ayaklarim Yerin Dibine çekildi
Vücut Sicakligim Pratik Bir ölüm Taktigiydi
Oysa Kendimi Ikna Edemedim
Kirik Kemiklerimle Bir Düello Arifesinde Kendime çikan Garip Bir Merdivenim Gizli Sakli Odasinda Kaldi
Dalginligina Daldi Rüyasini Yumusak Bir Haliya Sardi Frenlerim Bosaldi
Hosçakal Hayat Gidisati Gözüm Pek Tutmadi
Kemirilmedi Mi Söyleyin Bu Kizin Eti Kemigi Kikirdagi?
Ikimiz için yazilmis senaryoda iki acemi aşığın üstlendigi rolun altinda ezildik..
Yanlış zamanlarda yanlış yerlerde repliklerimiz ezberimizi bozdu..
Rolümüzü yanlış oynadık..
Perde acımasızca kapandı yüzümüze bir daha açılmamak üzere..
Üzerimize yıkılan dekorun altında kaldık..
Harap oldu duygular ezildi mutluluklar kirildi can..
..Sénsiz Bir DünyadayIm Gércéktén Uzak Bir RüyâdayIm
/ MuhtâcIm.. /
Béni Sénsiz Dünyada Sonsuz Rüyâdan UyandIr 'da Git..
/ MuhtacIm../
Ask Odur ki ;
iki "OnuR"Lu insan
KosuLLara (( ALdirmaksizin Vé Durmaksizin )) Birbirini Séçér ..!
Peki ya sonunda ; buna değermiydi yüce Tanrı''m ??
Hayatım boyunca kalbimin parçalarını bi orda bi burda bıraktım
Artık nerdeyse beni yaşatamayacak kadar az
kaldı ......
Kaç mevsim aşk pazarında geçti yalanlarla Düş sattım aldanmışlara
Aklım kaçıverdi yerinden bir gece vaktiydiSevdiğim başka sevenim başka
Sevdadandır sevdadandır
Sevdadandır dedi annem aldırma
//Aldırma gel yanıma //
bazıLarı seyrederken hayatı en önden
kendime bir sahne buLdum oynadım.. öyLe bir roL vermişLer ki..
okudum okudum anLamadım..
Ben özlemedim ki seni kedi özlediÇağır onu gelsin diye bana kedi söyledi
Çok severmişsin onu doyamaz öpermişsinSarılıp uyurmuşsun nasıl özlemesin ki seni
Oda çok severmiş hani derdinde yanındaymışSevincinde o da mutlu sen özlemedin mi onu
Sen bilirsin bu kedi Karşılıksız sevdi seniBelkide her kedi gibi biraz bencildi
Sen de itiraf et hadi Suç biraz da senindi
Dayanamıyorum de hadi Çok beklemesin bu kedi
Ben seni ölesiye sevdim inan Sana uzak olmaya katlanamam //
Sevgime ruhuma kim karışır Ben seversem saklayamam//
Çık güzelim çık ortaya çık Aşktan saklanmak ne demek
Mutluluğun formülü çok açık//
╠═════☺Bir sen bir ben bir de bebek☺═════╣
˙·٠•●●•٠·˙
Narkoz aLmış gibi Hissєttiğimdєn bєri attığım hєr adım sєnkronizє ...
˙·٠•●●•٠·˙
Her kırık kєmik bana Ikinci sєfєri hatırLatıyor ...
˙·٠•●●•٠·˙
☆.¸¸.¤·'¯`·¤.¸¸.•¤ ♡☆.¸¸.¤·'¯`·¤.¸¸.•¤ ♡☆.¸¸.☆.¸¸.¤·'¯`·¤.¸¸.•¤ ♡
sonsuzluk koyuyorum adını!
sensiz geçen günlerimisenli günlerle takas ediyorum
yokluğun diye birşey yok bende
bende seni sonsuzluk kadar
çok ama çok seviyorum AşK
☆.¸¸.¤·'¯`·¤.¸¸.•¤ ♡
//Masalım
Kırık kanatlarını sar şimdi.
Sar ki;
Düşsüzlüğün içinde üşüyen bu yüreğe
kanat ger..
Beni " bildiğim " kadar değil
Bilmediğim kadar sev//
Ne yapıyorsun simdi???
Nerelerdesin?
Ben başımı ellerimin arasına almış seni düşünürken sen neler peşindesin
Yüreğim haykırıyor seni
Yüzün silinmiyor gözlerimin önünden
Ellerim uzanıyor boşluğa ama
Yakalayamıyorum ellerini
Adını mırıldanıyor dudaklarım
Açıyorum ellerimi semaya
Sen kalbimi kanatırken her aklıma gelişinde
Senin için dua ederken buluyorum kendimi
Bakıyorum ufuklara çaresizce
Ve düşünüyorum karşıki tepelere bakarken:
"Acaba sana gerçekten ihtiyacım oldugunu bilseydin o tepeleri aşıp gelirmiydin?" diye.
Seni özlüyorum ama yoksun
Kat be kat büyüyor sevgim her aklıma geldiğinde
Bitmemiş bir hikaye benimkisi
Son mısraları yazılmamış bir siir
Sıçrayarak uyandığım eksik bir rüya
Sonunu hiç kimsenin bilmediği yarım bir masal belki de
O kadar çok yaşanmamışlık var ki
Yaşanamayan öyle çok güzellik var ki
Yerine hiçbirsey koyamadığım öyle çok şey var ki
Senin asla anlamadığın benimse asla anlatamadığım
Öyle çok yalan söylediler ki bana
"Tarih tekerrürden ibaret" Mişşş
"Zaman herseyin ilacı"ymışşş
Bak yalanmış hepsi
Ne o ilaç olan zaman çare olabildi
Ne de benim kısır döngüm tekerrür etti
Hiçbirşey ne seni getirdi ne de bana seni unutturabildi
Sadece inandığım inanmak istediğim her yalan beni defalarca incitti
Kaybettim umudumu
Dipsiz hayallerden vazgeçtim
Bak artık rüya görmüyorum
Bomboş bakıyorum insanlara
Hayata tutunmak için sebebim yok artık
Keşkelerimle boğuşurken kendimden nefret ettim
Bitmedi kendimle derdim
Yakınım uzak uzağım imkansız şimdi
Güzel tarafı ne biliyor musun?
Yıldızlar hala orada durmuş bana senin gibi gülümsüyor
Ve sen
Sen yine her zaman olduğun yerdesin
Hiçbirsey duymadın bilmedin
Beni HİÇ AMA HİÇ sevmedin
Ama ben biliyorum ki duysan da anlayamayacağın her haykırışta biraz daha boğuklaşıp kaybolan bir sesti benimkisi
O yüzden anlamanı beklemeden sevdim seni
İsimleri ile marka olan sanat ve spor dünyasının ünlüleri kurdukları şirketlerle iş dünyasında da 'varız' diyor.
Referans gazetesinin haberine göre, ünlü isimler kazandıkları milyon dolarları yatırıma çevirmek için hazırgiyimden süt üretimine, turizmden inşaata kadar birçok sektöre el attı. Kurdukları profesyonel ekiplerle yola çıkan ünlüler binlerce kişiye de iş imkânı yarattı.
ÖZÇELİK VE EŞİ KABE'YE CUMA NAMAZINA GÖTÜRECEK
Arka Sokaklar dizisinin başrol oyuncularından Gamze Özçelik eşi Uğur Pektaş ve Güçhan Bedestenci ile birlikte Ottoman Grup isimli bir şirket kurdu. Hac ve umre organizasyonu yapma amacı ile kurulan şirket Arap turistleri de Türkiye'de tura çıkaracak. Şirketin 2007 yılının aralık ayında kurulduğunu belirten şirket ortaklarından Güçhan Bedestenci, faaliyete 2008 yılının bahar döneminde geçtiklerini söylüyor. Mart ayında düzenledikleri umre turu ile acemiliklerini attıklarını belirten Bedestenci, bundan sonra hac turları organizasyonlarında da iddialı olacaklarını kaydediyor. Bedestenci önümüzdeki günlerde Türkiye'de bir ilke imza atarak günübirlik Kabe'ye cuma namazı turlarına başlayacaklarını açıklıyor.
Arapların Türk dizileri ile Türkiye'ye artan ilgisi de Özçelik, Pektaş ve Bedestenci'nin gözünden kaçmamış. Incoming turlarına başayacaklarını belirten Bedestenci, öncelikli hedeflerinin ise Araplar olduğunu söylüyor. Bedestenci, "Hac ve umre turlarının yanı sıra ETS yetkili acenteliğimiz de var. Yutiçi ve yurtdışı tur satışları yapıyoruz. Ayrıca incoming'e de başlayacağız. Arapları Türkiye'ye getireceğiz. Özel turlar ile Amasra, Safranbolu, İstanbul, Trabzon, Uzungöl gibi yerleri gezdireceğiz" diyor. Bedestenci, Ottoman Grup'un emlak danışmanlığına yönelik projeleri de olduğunu ancak kriz nedeniyle askıya aldıklarını söylüyor.
Hadise, Türkiye'yi temsil edeceği şarkıyı TRT'nin yılbaşı programında canlı olarak seslendirecek.
Eurovision temsilcimiz Hadise, Türkiye'yi temsil edeceği şarkıyı TRT'nin yılbaşı programında canlı olarak seslendirecek.
18-19 Mayıs'ta Rusya'nın başkenti Moskova'da gerçekleştirilecek Eurovision Şarkı Yarışması'nda ülkemizi temsil edecek olan Hadise, hazırladığı üç şarkıdan TRT yöneticileriyle birlikte seçilen şarkıyı, yine TRT'nin yılbaşı özel programında canlı olarak seslendirecek. TRT'nin yılbaşı özel programının yıldız sanatçısı Hadise, seçilen şarkının adını sır gibi saklıyor.
Ancak Hadise'nin Eurovision şarkısının çoktan belirlendiği de TRT kulislerinde konuluşuluyor. 20 Aralık'ta teslim edilen üç şarkı arasından yapılan seçimde, Hadise'nin en çok güvendiği "Living in Dreams" şarkısının öne çıktığı belirtiliyor. Bu yıl 59'uncusu düzenlenecek olan yarışmada, Hadise'nin bu şarkıyla Türkiye'yi temsil edeceğine kesin gözüyle bakılıyor.
Hadise, Eurovision şarkısıyla TRT Yılbaşı Özel Eğlence programının yıldızı olacak.
Rakibimiz yine Rouvas
Eurovision Şarkı Yarışması'nda, Yunanistan temsilcisinin Sakis Rouvas olacağı açıklandı. Geçtiğimiz ay başında bir kız çocuğu dünyaya gelen Rouvas, sevincini Eurovision'da alacağı dereceyle perçinlemek istediğini söylüyor. Rouvas, Athena Grubu'nun 2004 yılında Türkiye'yi temsil ettiği ve 4. olduğu İstanbul'daki yarışmada üçüncü olmuştu.
Türk asıllı Sibel İsveç'te önde
1987 Makedonya doğumlu Sibel Redzep (Recep), İsveç'i temsil etme yolunda ilerliyor. 2005 yılında İsveç'te yapılan Idol Yarışması'nda aldığı dereceyle dikkatleri üzerine çeken ve ilk albümünü bu yıl çıkaran Sibel, İsveç'teki Eurovision elemeleri finaline Christian Antblad'in bestelediği "That Is Where I'll Go" adlı şarkıyla katılıyor. Sibel, bu yarışmayı kazanıp kazanmamasının çok önemli olmadığını belirterek, "Benim dileğim İsveç halkının gönlünde yer edinmek" diyor. Öte yandan Sibel'in, İsveç'teki popülerliğini her geçen gün artırdığı ve Eurovision temsilcisi olmasına kesin gözüyle bakıldığı ifade ediliyor.
Kriz vurdu
San Marino ve Letonya ekonomik kriz yüzünden yarışmadan çekildiğini açıkladı. Avusturya (2008'den bu yana) ve İtalya (1998'den bu yana) politik oyları protesto etmek için yarışmaya katılmıyor. Lübnan ve Tunus da İsrail'le yarışmak istemediği için yarışmaya geri dönmüyorlar.
Düşlerim vardı
Sana dair.
Ve
Senin o karşılık gözetmeyen sevgine...
Hislerim vardı geleceğe dair
Hep korktuğum, kaçtığım geçmişime...
Hiç bu kadar sevmemiştim uzun zamandır kimseyi
Ve hiç bu kadar cesur değildim yürekten,
Kimse için savaşmamıştım bu kadar
Ve kimse için göz yaşı akıtmamıştım gönülden...
Oysa şimdi
Bilinmez bir yere ve belirsizliğe gidiyorum,
Ardımda seni
Sevgisinden bile emin olamadığım seni bırakarak...
Düşüncelerim yağmurlu, esaretten yorgun
Ve
Her zaman dertleştiğim dalgalar daha hırçın vuruyorlar sahile...
Öfkeli yüreğim
Heyecandan kabarıyor giderek,
Sonra sırdaşım dalgalar durgunlaşıyor,
Bakıyorum
Ve
Gözlerim dalıyor uçsuz bucaksız denize;
Bir cevap arıyorum
biz neydik?
veya
ne yaşadık diye...
Sorularım vardı senin söylediklerine dair
Ve belki de farketmeden yaptıklarına...
Kızgınlığım vardı bu kayıtsızlığına,
Cesaretsizliğine,
Boşvermişliğine...
Cevapsız kalıyordu yüreğimde hepsi
Ama tek bir şeyin yanıtı vardı kalbimde
Vazgeçemediğim sen
Ve
Sana dair olan anlamsız sevgi...
Seni bilinmezliğe zorlayamazdım,
Seni yok edemezdim isteklerimle...
Ben giderken uzaklara ve bilinmezliğe
Şimdi seni geçmişimde bırakıyorum.
Kızgınlığını,
kırgınlığını
ve
sevgini bile bilemeden
Seni kıskanarak,
Seni özleyerek,
Seni hep isteyerek....
**Ama bildiğim tek bir şey var :
Kalbim uzaklarda atacak
Senin olduğun yerde
Ve belki de senden habersiz
Genelde kendisine masum, iyi kız rollerinin gelmesinden şikayet eden Pelin Batu, farklı karakterleri canlandırmak istediğini söyledi. Batu, sevişme sahneleriyle gündeme geldiği son filminden de çok memnun olduğunu belirtti.
Habertürk'te Cem Mumcu ve Harun Tekin ile birlikte 'Kısa Devre' isimli programda konuk ağırlayan oyuncu Pelin Batu, kendisine hep aynı tip rollerin gelmesinden rahatsız olduğunu söyledi.
"Son oynadığım filmde mesela acayip zevk alarak oynamıştım. Çünkü son bir kaç yıldır hep böyle tipime bakıyorlar, 'Aaa bu masum iyi kız' falan diyorlar. Ve böyle hep aynı tür roller gelince, 'Hep aynı kadın mı olacağım?' diyorum" şeklinde konuşan Pelin Batu, bu nedenle son oynadığı filmden çok mutlu olduğunu söyledi.
Pelin Batu, en son Serhan Yavaş ile başrolü paylaştığı cezaevi müdürünün karısı ile bir mahkûm arasında doğan yasak aşkın anlatıldığı "Yağmurdan Sonra" isimli filmde rol almıştu.
Filmdeki sevişme sahnesi basında uzun süre yer alırken Batu, gazetecilerin bu tür sahnelerle ilgili sordukları sorulardan da rahatsız olduğunu dile getirdi. Pelin Batu, aynı soruların erkek partnerlerine sorulmadığını ve burada bir hınzırlık gördüğünü ifade etti.
Son dönemlerde göbek bölgesi yağlanmalarının önemli bir sorun haline geldiği, nedenleri arasında ise yüksek şekerli yiyecek alımının fazla olması, hareketsizlik ve insülin dengesizliği bulunduğu belirtildi.
Kalça basen bölgesi yağlanmaları da sorun
Diyet Uzmanı Oya Yüksek, son dönemlerde göbek bölgesi yağlanmalarının önemli bir sorun haline geldiğini belirterek "Nedenleri arasında yüksek şekerli yiyecek alımının fazla olması, hareketsizlik ve insülin dengesizliği bulunuyor" dedi.
Memorial Tıp Merkezi Diyet Uzmanı Oya Yüksek yaptığı açıklamada, son dönemlerde görülen göbek bölgesi yağlanmalarının kalça-basen bölgesi yağlanmalarından daha büyük bir sorun haline geldiğini belirtti. Dyt. Yüksek, lokal yani bölgesel olarak tabir edilen bu tür yağlanmaların zayıf kadınlarda dahi görülebildiğine dikkati çekerek "Nedenleri arasında ise yüksek şekerli yiyecek alımının fazla olması, hareketsizlik ve insülin dengesizliği geliyor" dedi.
Yüksek karbonhidratta tetikliyor
Kandaki şekeri kontrol eden bu hormonun kandaki seviyesinin oldukça önemli olduğunu belirten Dyt. Yüksek, "İnsülin metabolizması bozulduğu zaman kan şekeri seviyelerinde ve bununla birlikte diğer kan değerlerinde bozulmalar ve özellikle bel-karın bölgesinde yağlanmalar oluşur. Bununla birlikte alınan yüksek karbonhidrat da bu rahatsızlığı tetikler" diye konuştu.
Korunmak için diyet şart!
Karın bölgesindeki yağlardan korunmak ve kurtulmak için diyet ve egzersizin önemine dikkati çeken Dyt. Oya Yüksek, "Yüksek karbonhidrat yerine daha düzenli dağılmış öğünler tercih edilebilir. Karbonhidrat alımında ise karışık karbonhidrat diye tanımlanan esmer tahıl ürünleri tüketilebilir" dedi. Dyt. Yüksek ayrıca salata ve yemeklerde zeytinyağı veya kanola yağı kullanılabileceğini ve öğün aralarında fındık ya da cevizin de tüketilebileceğini sözlerine ekledi.
Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde bulunan Dr. Yusuf Azizoğlu Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Lokman Balyen göz damlası kullanan hastalara uyarılarda bulundu. Gözün vücuttaki en hassas organ ve doku olduğunu belirten Balyen, "Göz vücudumuzun en hassas organıdır. Doktor kontrolü olmadan alınan göz ilaçları tehlikelidir. İlaçlar bilinçsiz, yanlış ve kontrolsüz kullanıldığı takdirde geri dönüşümü olmayan olaylara neden olabilir. Bu yüzden göz damlalarını kullanırken kurallara uymak gerekir.
Örneğin ilaç alma saatleri, son kullanma tarihi, ilacın günde kaç defa kullanıldığı gibi kurallar. Göz damlalarını mikroplardan uzak tutmak gerekir. Damla gözde alt üst kapağının hafifçe aşağı doğru çekilmesiyle oluşan cebe damlatılır. Göz damlalarının ayrıca çoğunun kapakları açıldıktan sonra kullanım süresi 1 ay ve 15 gündür. Göz damlalarının yanlış kullanımı ciddi görme sorununa neden olabilir. Etkili tedavi için damlanın göz içine tam olarak damlatılması ve damladan sonra bir süre gözün açık tutulması gerekir. Göz damlalarının uzmanlara danışmadan kullanılması çok sakıncalıdır. Bazı göz damlalarının üretim amacı dışında kullanılması, kortizon, su damlaları kornea hastalıklarında kullanılması gözün dinlenmesine yol açabilir. Ayrıca kortizonlu damlaların uzun süre kullanılması göz tansiyonun yükselmesine ve katarakt oluşmasına neden olabilir. Göz bebeğini genişleten damlalar, bazen göz tansiyonu yükselmesine neden olabilir. Bu yüzden göz tedavisi sırasında doktorun önerdiği ilaçların kullanma şekline uygun kullanılması ve hastaların kontrollere aksatmadan gelmeleri gerekmektedir" dedi.
Üç adamin destani
Gün kendinden geçinceye kadar
Ispiyon kuytularda ihanet gizlidir
Gammazlanan türkülerin isyanidir
Türkü notada tini
Kavalda nagme
Dilden dile sestir
Ve yarim kalmiş bütün sevdalarda
Daim gözyaşi ile akan
Hüzün gizlidir
Hüzün siyahtir
Bu üç adam destanidir
Mangal yürekli üç adam
Ayaklarindan kurşun sekerek
Gelinlik bir kiz kucaklar gibi
Yürüdüler sehpaya
Dar agaci utandi
Yagli ip utandi
Tanik duvarlar
Tanik kuşlar
Ve şafak utandi
Cellat utanmaz!.
Yalniz
Hüzün Kaldi avluda sesiz
Hüzün siyahtir
Gün kendinden geçinceye kadar
Salaş yagmurlarda
Islanmiş bir arzudur hayat
Kuşatilmiş vurgunlara sessizlik
Kendini inkardir
Pervazsiz
Ve onlar
Avaz-avaz
Tükürdüler yüzüne karanligin
Siyah işiga boyandi
Güne eridi
Ve yildizlar terk eti geceyi
Bize hüzün kaldi
Hüzün siyahtir
Inan ki çocuk
Bu onlarin türküsüdür
Ne bir fazla
Ne bir eksik
Üç kadim dost
Üç deli rüzgar
Hirçin
Ve asi
Üç yürekli adam
Hüzün yakişmazdi onlara
Çünkü
Hüzün siyahtir
Ve yaşamda
Çok renk vardir çocuk
Çok renk
Taniyacaksin
Ama...