SU-PERISI

SU-PERISI

Üye
08.10.2005
Genel Kurmay Başkanı
295.914
Hakkında

  • hareketli bayraklar - hareketli türk bayrağı - hareketli bayrağı gifleri - hareketli bayrak gif - hareketli türk bayrağı gifleri - türk bayrağı hareketli gif

    0


    0



    0



    0



    0


    0


    0



    0



    0
#19.08.2007 22:31 2 0 0
  • Delikanlı adam scooter tipi motorlara binmez.
    Delikanlı adam light cola içmez.
    Delikanlı adam More ve benzeri sigaralar içmez. En delikanlı olanı Camel içer.
    Delikanlı adam sahte isimle veya isimsiz iş yapmaz.
    Delikanlı adam laga luga yapmaz.
    Delikanlı adam dedikodu yapmaz.
    Delikanlı adam ayağını yorganına göre uzatmaz. Uygun yorganı yoksa yorgansız yatar.
    Delikanlı adam rejim yapmaz. Diyet yoğurt, peynir vs. yemez.
    Delikanlı adam fino ve benzeri köpekler gezdirmez.
    Delikanlı adam kısa pantalon giymez. Zorunlu hallerde şort giyer.
    Delikanlı adam saçını boyatmaz, saç ektirmez.
    Delikanlı adam az konuşur, öz konuşur.
    Delikanlı adam kodu mu oturtur.
    Delikanlı adam Televole ve benzeri programları seyretmez.
    Delikanlı adam bira içmek isterse soğuk efes içer. Labunya birası içmez.
    Delikanlı adam silahını sadece temizlik için kullanır, süs için taşımaz, kullanmayacaksa çıkarmaz ve göstermez.
    Delikanlı adam Labunya gibi sakal bırakmaz. Örnek : Hakan Şükür, Mirkelam. En delikanlı olanı kirli sakal ile dolaşır.
    Delikanlı adam borcunu öder. Sadece diğer delikanlılardanborç alabilir. Labunyalardan borç almaz.
    Delikanlı adam mezesiz de içer.
    Delikanlı adam sallama çay içmez.
    Delikanlı adam Malibu, Archies gibi Labunya isimli içkileri içmez. Öncelikle rakı, viski, votka, cin, rom, tekila gibi içkileri içer.
    Delikanlı adam sadece delikanlıların müziğini dinler, Labunya müziği dinlemez. (Techno, Acid, vb)
    Delikanlı adam delikanlı gibi giyinir.
    Delikanlı adam diğer insanları sömürmez. Labunyaları bile.
    Delikanlı adam modayı takip etmez.
    Delikanlı adam küpe takmaz, Labunya gibi saç uzatmaz.
    Delikanlı adam kamyoncu kültürüne saygı gösterir.
    Delikanlı adam taksici ve minibüsçü kültürünü sevmez.
    Delikanlı adam korkabilir, ama korktuğunu belli etmez.
    Delikanlı adam delikanlı adamı kollar.
    Delikanlı adam delikanlı gibi dans eder. Labunyalar gibi dans etmez.
    Delikanlı adam Haydar Dümen ve Güzin Abla gibi şahsiyetler ile muhattap olmaz.
    Delikanlı adam kağıt helva, pamuk helva ve elma şekeri yemez.
    Delikanlı adam sakız çiğnemez.
    Delikanlı adam röntgencilik ve teşhircilik yapmaz.
    Delikanlı adam papyon takmaz. Zorunlu hallerde kravat takabilir.
    Delikanlı adam astroloji, yoga, fal, aerobik, step gibi labunya işleri ile uğraşmaz.
    Delikanlı adam sarhoş olmaz. Olursa da belli etmez.
    Delikanlı adam pantolon askısı takmaz.
    Delikanlı adam parlak renkli elbise giymez.
    Delikanlı adam altın diş takmaz.
    Delikanlı adam kimseyi ispiyon etmez. Labunyaları bile.
    Delikanlı adam laf atmaz, sarkıntılık yapmaz.
    Delikanlı adam canım, cicim ve hayatım gibi kelimeleri gereksiz yere kullanmaz.
    Delikanlı adam sevgilisiyle el ele dolaşmaz.
    Delikanlı adam hasta numarası yapmaz.
    Delikanlı adam artistik yapmaz.
    Delikanlı adam acil durumlar dışında koşmaz.
    Delikanlı adam light sigara içmez.
    Delikanlı adam labunyalar gibi askerden kaçmaz.
    Delikanlı adam kendisinden uzun boylu kızlarla dolaşmaz
#14.11.2006 15:06 2 0 0
  • Cinsel Tıp Derneği Başkanı Dr. Cem Keçe, "Aldatma belki de insanlık tarihinin en eski zamanlarından bu yana değişmeyen bir gündem maddesidir ve son yıllarda sosyal bir yara haline gelmiştir" dedi.

    Keçe, erkeklerin cinsel açıdan değişik tecrübe yaşama ihtiyacından, kadınların ise duygusal gerekçelerle aldatma yoluna gittiğini kaydetti. Keçe, genel olarak temelde var olan bir ilişkiyi geliştirebilmek, üretebilmek ve yaşamı paylaşabilmek becerisini geliştirememiş kişilerin kendilerini yeniden ifade etme, dürtüsellikteki anlık hazların sürekliliğini sağlama ve sonsuz bağlanma arayışlarına 'aldatma' olarak nitelendirildiğini ifade etti. Aldatmanın belki de insanlık tarihinin en eski zamanlarından bu yana değişmeyen bir gündem maddesi olduğunu ve son yıllarda sosyal bir yara haline geldiğini anlatan Dr. Keçe, kadın ve erkeğin aldatma nedenlerinin farklılıklar gösterdiğini söyledi. Keçe, "Yasak aşklara özgü heyecanın tadının yanı sıra erkeklerin fiziksel yani cinsel açıdan değişik tecrübeler yaşamaya ihtiyaçlarından ve cinsel dürtülerini kontrol etmekte zorlandıkları için, kadınların ise duygusal gerekçelerle yani yaşadıkları umutsuzluk ve mutsuzluk nedeniyle aldatma yoluna gittikleri görülmektedir" diye konuştu.

    Konu aldatma olduğunda, önce erkeklerin potansiyel suçlu kabul edildiğinin altını çizen Keçe, şöyle devam etti:

    "Çünkü nikah yüzüğünü takan erkeğin testosteronu düşmüştür ve kendini ispatlamak zorundadır. Bu nedenle erkekler daha çok aldatır. Aldatma duygusallığa dönüşmeden sadece cinselliğe dayalı yaşanırsa bu durum bazı erkekler için evliliklerini kurtarma şekli de olabilir. Erkek aldattığı zaman, duygularıyla toplumun baskısı arasındaki yaşanan sürtüşme, hakim ve güçlü olan erkek olduğu için büyük değildir. Erkekler aldattığında dikkatsizdir, kendisine daha fazla bakmaya başlar, yeni elbiseler alır, sık banyo yapar, yeni parfümler alır, rejim yada egzersize başlar, akşam eve beklenmedik saatlerde gelip, işte sürekli bir toplantı hali yaşadıklarını ifade ederek hemen kendilerini ele verirler. Erkekler için gizli buluşmalar ve gün ortasındaki hızlı seks kaçamağı heyecan vericidir. 'Yaşandı ve bitti hesapsızca' psikolojisi erkekler için çok yaygındır. Erkekler ilk adımı atıldıktan sonra kesin arkasını getirirler. Erkekler için aldatmak çok doğaldır ve genelde sarhoşturlar. Tesadüfen ayağına gelen bir şansı hiç bir erkek kolay kolay reddedemez. Aldatan erkek suçlu çocuk gibi bakar fakat bazen nedensiz yere eşinin bütün kusurlarını ortaya döküp kırıcı olabilir. Aldatan erkeğin seks yapma stilinde bir değişiklik olur yada hiç seks yapmak istemez ve çocuklarına daha az zaman harcamak ister. Kadın aldattığı zaman, duygularıyla toplumun baskısı arasında sürtüşme ve çatışma süreci yaşar. Bu nedenle kadının aldatması daha zor, daha derinlikli, daha heyecanlı, daha edebi ve daha zengin bir malzemedir. Kadınlar aldattığında çok daha dikkatli davranırlar. Her ayrıntıyı düşünürler. Çünkü kadınlar için günü birlik bir ilişkiden çok, uzun süreli ve duygusal bağları kuvvetli bir ilişki yani aşk yaşamak çok daha önemlidir. Kadınlar seks yoluyla bulaşan hastalıklar konusunda çok duyarlıdırlar. Kadın aldatmayla birlikte sevgi, aşk, romantizm, heyecan ve sürpriz arar. Kadın bir yasak ilişki yaşadığında yüzünde bir parıltı belirir ve her bakımdan çok çekici olur. Suçluluk duygusuyla kadın eşine karşı daha sevecen davranır. Kadın parfümünü değiştirir, saçıyla ve makyajıyla daha fazla ilgilenir, evde özensizdir, dışarı çıkarken daha farklıdır."

    ERKEKLER VE KADINLAR NEDEN ALDATIR?
    Çocukluktan gelen iç çatışmaları olan erkeğin aldatma olasılığının çok yüksek olduğunu ifade eden Keçe, aslında erkeklerin aldatmak için çok önemli bir nedene de ihtiyaçları olmadığını vurguladı. Erkeklerin, "Maksat heyecan olsun, skor olsun" mantığıyla eşini aldattığını söyleyen Keçe, çünkü çok sayıda kadınla ilişkiye girmenin erkek için arkadaş çevresinde bir takdir göstergesi olarak algılandığını kaydetti. Keçe, erkeklerin aldatma gerekçelerini şöyle sıraladı:

    "Her erkek yapar, heyecan olsun diye, arkadaşlarımı etkilemek için, başka bir kadına aşık oldum, sarhoş olduğum için, eşimle sorunlarımız var, ortam öyle gerektirdi, olaylar öyle geliştiği için, karım benimle ilgilenmiyor, ona acıdığım için, istediğimi elde edebileceğimi kendime kanıtlamak istiyordum, canım seks istiyordu, onu öylece eve yollayamazdım, karım kendisine eskisi gibi bakmıyor, cinsel isteğim fazla."

    Mutsuz olan kadının aldatma olasılığının çok yüksek olduğunu söyleyen Keçe, kadının eğitiminin artması ve iş yaşamında daha aktif rol almasının, aldatma konusunda erkek egemenliğinin kırılmasına yol açtığını vurguladı. Kadınların kişilik yapısına göre aldatma konusunda farklı tutumlar gösterdiğini anlatan Keçe, "Bir grup kadın duracağı yeri bilirken, bir grup kadın ise belirli bir çizgide ilişkisini devam ettirebilir. Bu, tamamen ilişkinin gidişatı ve kadının ruh durumuyla bağlantılıdır. Kadın aşıksa ve aldatılmak çok avam ve aşağılayıcı şekilde gerçekleşmemiş ise çok daha az vicdan azabı duyar" diye konuştu.

    Keçe, kadınların aldatma gerekçelerini ise şöyle sıraladı:

    "Mutsuzum, çok zekiydi, tatmin olamıyorum, bir filmdeki erotizminden etkilendim, aşık oldum, beni çok ihmal etti, yeniden bir erkeğe ihtiyaç duyduğum için, yakınlık ve şefkat özlemi çektiğim için, kendimi yalnız ve terkedilmiş hissettiğim için, aylardır seks yapmadığım için, onu kendime daha fazla bağlayabilmek için, baştan çıkarmanın zevkinden, çok uğraştı, peşinde koşulan nüfuzlu biri olduğu için, istediğimi elde edebileceğimi kendime kanıtlamak istiyordum, ona aşık olduğum ve benimle ciddi olduğu için, kocam beni aldattığı için intikam almak istedim, cazibesi ve esprisi olduğu için, sesi çok seksi olduğu için, kendimi tümüyle teslim etmek istediğimden, beni sekse zorladığı için, kariyer yapmamda bana yardımcı olsun diye."

    Aldatma konusunda daha önce yapılan bilimsel çalışmalara bakıldığında duygusal aldatma ve cinsel aldatma ayrımı yapıldığının görüldüğünü ifade eden Keçe, "Var olan bir ilişki varken bir başka partnerle cinsel ilişkiye girmek cinsel aldatma, duygusal bir yakınlık yaşamak veya bir başkasına aşık olmak ise duygusal aldatma olarak değerlendirilir. Erkekler daha çok cinsel aldatmayı tercih ederken kadınlar ise daha çok duygusal aldatmadan yanadır. Ayrıca duygusal aldatma cinsel aldatmaya göre daha zor bir durumdur ve içinden çıkılmaz bir hal almasına yol açabilir ve asıl aldatma budur" dedi.
#11.11.2006 15:10 2 0 0
  • Piyasaya çıkan son modeli kullanıyorsa €Â¦ Telefon ne kadar küçükse fiyatı o kadar yüksek. özellikle telefonunu bir an önce masaya atıp sergilemeye bayılıyorsa, karşınızda ki erkek kendini beğenmiş olabilir.Renkli dikkat çekici bir telefon kullanıyorsa €Â¦. Bu telefonu kullanan erkek ilgi çekmek isteyen bir tiptir, Trendy, açık görüşlü ve komplekssiz bir tiptir..Oyun özelliği fazla olan bir telefon kullanıyorsa €Â¦ içindeki çocuktan kopmayan, eğlenceyi seven bir tiptir. Organize biridir ve yeteneklerini geliştirme arayışındadır...Eski, piyasada kalmamış bir telefonsa €Â¦..Modayla ilgilenmeyen bir tiptir. Hayatı kendi değerleri doğrultusunda yaşamayı benimseyen konservatif bir erkekle karşı karşıyasınız demektir...
#03.11.2006 16:17 2 0 0
  • Aşk biraz oyun oynamaya benzer ama bilin ki oyun arkadaşınız olan erkek, ilişkinin başındaki heyecanını ve coşkusunu zaman içinde yitirecektir. "Tavada balık" halinde, "göçebe leylek" haline kadar erkeğin aşkmetresi nasıl çalışır, bir bakalım.Erkeğin yatağında aslan hali... Bir roman kahramanını andıran aşığınız yavaş yavaş ölçülmeye başlasa da, aşkının olgunluk dönemindedir şu sıralar. Ayakları yere basan tutkulu bir sevgilidir o. Sürprizler, ansızın aramalar gereksizdir artık. Başlardaki aşk oyunları, onun için sıkıcı hatıralardır şimdilerde. Evin başköşesine kurulmuş asil aslan pozundan pek hoşnuttur. Aşkınız şu an "slow motion" bir film tadında ilerlemektedir. Bu dönemde kanepede beraber televizyon izlenir, yemek yapılır, balığa çıkılır. Alışkanlıklar da devreye girmeye başlamıştır çoktan. Sofrayı hazırlarken sizi boynunuzdan öpmesi, işten çıkmadan önce arayıp ek bir şey olup olmadığını sorması, beraber markete gitmek için teklifte bulunması artık günün sıradan olayları haline mi dönüşüyor? Aman dikkat, ilişkinin bu dönemini monotonluğa kaptırırsanız, dönüşünüz çok zor olabilir. Tek çare değişiklik.

    Erkeğin tavada balık hali...

    İlişkinin en yeni, en heyecanlı zamanları. Bu dönemde durmadan aranırsınız. Sulu sepken kompliman yağmurları altında boğulduğunuzu hissedersiniz. Neredeyse bir seli andıran bu yağmurları çok özleyeceğinizi biliyor musunuz? Ama o ne kadar uçarsa uçsun, sizin ayağınız yere basmalı. Bu dönemde kontrolden çıkarsanız, büyük umutlarla başladığınız ilişkiniz ışık hızıyla sona erebilir. Aşk dolu tutkulu sözlerini, pembe kutulardaki hediyeleri kabul edin ama bu masala kendinizi fazla kaptırman. Saat on ikiyi vuracak ve büyü bozulacaktır. Aceleyle yerseniz, bu lezzetli balığın içindeki sivri kılçıklar boğazınıza batabilir.

    Erkeğin çimende bukalemun hali...

    Hayatında kimler var, Allah bilir... Şimdi sevgilinizin en kurnaz zamanları, sizi kaybetmeyi asla göze alamaz ama bir yerlerde kırıştırmaktan da geri kalmaz. Siz onun mükemmel bir sevgili olduğunu anlatadurun ama gözünüzü de dört açın. Bulunduğu ortama göre ne yapacağını iyi kestiren aşığınızı kontrol etmek oldukça zordur. Her yaptığı hareket öyle planlıdır ki, hiçbir şeyden şüphe etmezsiniz. Onu ele verecek olan şey, 360 derece dönmesi olacaktır. Yani, nasıl olur da birden bire ilişkinizin ilk günlerindeki heyecanlı ve ihtiraslı adama döner. Onca zaman sonra gelen bu parlayışı, bu tazelenmeyi hiç hayra yormayın. Artık açık sözlü ve güçlü olmanın zamanıdır. Sevgilicilik oynamak size göre değil, kısa bir dönem sonra onu terk etmelisiniz.

    Erkeğin kafesteki kuş hali...

    Taze ve coşkulu ilk demlerden sonraki dönemdir bu. Evcimen erkeğiniz sizin sıcaklığınıza alışmıştır. Mutludur, huzurludur, ama kalbi pek hızlı atmamaktadır. Sırnaşıklığı uçup gitmiştir; gülmesi, oturması, kalkması yerinde bir erkek vardır karşınızda. Tam kıvamındadır bugünlerde. Nazikliğini hala korumaktadır. Size olan aşkı şüphe götürmezdir. Kafesteki kuştur yani. Sevilmekten pembeleşen yanaklarınızla ve parlayan gözlerinizle hemen bir fotoğraf çektirmelisiniz çünkü şu an dünyanın en güzel kadınısınız. Yapmanız gereken, kuşu korkutmadan elde tutmaktır. Aşkın bu deli dolu zamanlarında onunla mutlaka arkadaş olmalısınız.

    Erkeğin ağaçta baykuş hali

    Gözleri dışarıya kaymaya başlamış, ama siz fark etmiyorsunuz. Artık sizi sadakatine ve aşkına inandırmıştır, fakat kalbi yeni avlar peşindedir. Şu an gözlem dönemindedir, gözüne kestirdiği an harekete geçecektir, ona göre. Artık dokunuşları ve bakışları heyecan verici değildir. "Hiçbir şey eskisi gibi değil" diyerek başladığınız ve beraberliğinizi sorguladığınız muhabbetlere katlanamaz. Kaprissiz ve soru sormayan kadın hala mükemmel kadındır. Bu yüzden, bu dönemi sessizce ama onu uzaktan dikkatle izleyerek geçirmelisiniz. Kangren olmuş ilişkinizi yola sokmanın ender çözümlerinden biridir bu. Hala çekici ve güzel bir kadın olduğunuzu bilmesi gerekiyor. Sakın bakımdan vazgeçmeyin ve formdan düşmeyin.

    Erkeğin göçebe leylek hali

    Kendinizi onsuz olmaya alıştırın, artık bir arada olmanız imkansız. Bir sürü aşamadan geçerek ayakta kalmayı başarmış ilişkinizi sürdürmeye çalışmak, mutsuzluktan başka bir şey getirmez. Hala çok seviyorum diyorsanız, bir de ona bakın. Hiçbir şekilde dönmeye niyeti yok. Bir sürü duyguyu tüketmiş. Bu dönemde erkekler sessiz kalmayı tercih ederler ama konuştukları zaman şefkat doludurlar. Gözlerine baktığınızda sizin için parlayan o ışığı artık göremezsiniz. Kafası yeni hayatıyla oldukça meşguldür. İçinizde olan biteni kavrayamaz, çünkü sizi bir arada tutan ortak duyguyu hissedemez hale gelmiştir. Her iki taraf için de artık yola çıkma zamanıdır, ama farklı yönlerde.
#28.10.2006 13:05 2 0 0
  • Bir dönem uçmak ister erkek, kuş gibi kanatlanmak, özgürlüğünü
    doyasıya yaşamak...
    Uçar, uçar, okyanuslar aşar..
    Sonra bir dönem gelir, özgülüğünde boğulduğunu farkeder, esas hapisin
    mutlak özgürlük olduğunu, onun uğruna nelerden vazgeçtiğini hatırlarken...
    Bitti, der, artık doydum..
    Bağlanmak ister, aşık olup, sahiplenmek, daha da önemlisi
    sahiplenilmek, düşünülmek, paylaşmak, özgürlükten daha güzel gözükür her
    seçenek, hele bir de seviyorsa delicesine.
    Evet der, işte bu aradığım...
    Üremek ister, doğasını dinlemek, hormonlarını dizginlememek, çoluk
    çocuk sahibi olmak, babacım denilmek, kocam, canım, aşkım...
    Mutludur, işte bu der, hayatın anlamı...
    Sonra başka bir dönem gelir, babacımlar yetmez, büyük aşkların hepsi
    biter, kocam, aşkım, canımlar da...
    Kaçmak ister, sorumluluklardan, alışkanlıklardan, bazen işinden hatta
    kendinden...
    Yeter der, bu değildi benim hayal ettiğim...
    Güzel tebessümlere takılmaya başlar gözleri, yeni kokulara, genç
    tenlere. Yeni hayallere dalmaya başlar benliği, hiçbir yere ait
    hissetmediği... Vazgeçtim der, eğer cesursa, çok üzgünüm, bu değil
    hayattan beklentim... Bir yeni sayfa daha açar, kısacak hayatında,
    özgürlüğün eski tadı olmasa da...
    O mu der, yok bu kesin, yine yanıldım, anlamıyor hiçbiri beni... Yaş
    ilerler, çizgiler kendini belli eder...
    Kırlaşmış saçlarını şevkatle okşayacak bir el, onu deli gibi
    arzulayacak genç bir beden, kaygılarını paylaşacak olgun ruh, hiç
    büyümeyecek çocuk ruhunu kabullencek anlayışlı karakter arar ama tek
    vücutta bulamaz... Nafile der, arayışlarım nafile...
    Kabullenir çaresizce, yetinir seçeneklerden biri ya da yeterince
    paralıysa birkaçıyla...
    Yüreğindeki yalnızlık ateşi sönmez, arayışı hiç ama hiç bitmez, son
    pişmanlık fayda etmez
    Sıradan bir erkek bu, sukunet nedir bilmez...
#15.10.2006 21:25 2 0 0
  • Özellikle ev işlerine yardımcı olan, çocukların bakımıyla ilgilenen ya da bahçeyle uğraşan erkeklerin ömrü diğerlerine göre 4 yıl daha uzun...
    Bu haber kadınları çok sevindirecek! Amerika'daki Victoria Üniversitesi profesörlerine göre; ev işi yapmak, erkeklerin ömrünü uzatıyor. Bilimadamlarına göre; ev işi yapmanın bu yararında en büyük rolü, erkeğin eşinin "dırdırından" kurtulması oynuyor. Bu nedenle daha az stres yaşayan erkeklerin sağlıkları da daha iyi oluyor. İş stresini de ev işi yaparak ya da çocuklarıyla ilgilenerek azaltan erkekler, ev işi yaptığı zaman bir bakıma spor yapmış da sayılıyor. Ruhsal açıdan da yararlı!

    Ev eşi yapmanın fiziki yararı dışında ruhsal olarak da faydası bulunuyor. Hamarat erkeklerde sorumluluk duygusu artıyor. Bu da onların kalp ile damar sağlıklarına yarıyor. Ev işi yapan erkeklerin ortalama ömrü, ev işi yapmayanlardan ortalama 4 yıl daha uzun oluyor ..
#24.09.2006 11:24 2 0 0
  • 40lı yaşlarında evli bir erkek olan Eren erkeklerin aşk hakkında konuşmaktan hoşlanmadığını çünkü bu konuda söyleyecek bir şey bulamadıklarını belirtiyor ve ekliyor: Erkekler de aşık olur fakat bu hissi karşı tarafa farklı şekillerde ifade eder
    Neden erkekler bize hissettikleri duyguları anlatmakta zorluk çeker? Acaba bu problemin nedeni hislerini tüm çıplaklığıyla ortaya döken erkeğin kendisini o noktada küçük bir çocuk gibi görmesi midir? Erkekler de aşık olur fakat aşkın onların sözlüğünde farklı anlamları vardır.
    Eşinizin/sevgilinizin size seni seviyorum& demesi için yanıp tutuşuyorsunuz fakat o iki sihirli kelime bir türlü sevdiğiniz adamın dudaklarından dökülmüyor. Peki ya yaptığı birtakım hareketlerle ya da söylediği sözlerle sizi sevdiğini kendi tarzında ifade edebileceğini hiç düşündünüz mü? İşte erkeklerin farklı seni seviyorum ifadeleri:
    Seni seviyorum
    Bazı erkekler için bu cümleyi kurmak gerçekten çok zordur. Bazıları bu iki kelimeyi birlikte olduğu kadına söylerse ona bir söz vermiş olduğunu düşünürken diğerleri bu iki kelimenin büyüsünün kendisi için tehlikeli olduğunu hisseder. Bu erkeklerden biri olduğunu belirten Eren konuyla ilgili şunları söylüyor: Ona seni seviyorum dediğimde sanki tüm hayatımı onun ellerine bırakıyormuş gibi hissediyorum kendimi. Bu da beni çok korkutuyor. Bu sözleri söylemek için ona kesinlikle çok güvenmem ve onun aşkıma karşılık vereceğini bilmem gerekiyor
    Reddedilmek çoğu erkeğin kabusudur. O bakımdan bir erkek birine seni seviyorumderken kalbinin kırılma ihtimalini de göz önüne alması gerekir. Birçok erkeğin bu sihirli cümleyi söylemesi için karşısındaki kadının sevgisinden ve ilişkilerinin sağlam olduğundan emin olması gerekir.
    Bazı erkekler seni seviyorumderken karşısındaki kadına ben senin yanındayım ve burada olacağım mesajı verir aslında. Bazıları bu cümleyi kurarak karşı tarafa bir söz verdiğini düşünür ve ileride göstereceği davranış biçimiyle bu sözü tutamamaktan korkar.
    Hediye her zaman somut bir şey değildir
    Bir erkeğin size verebileceği birçok hediye vardır. Örneğin çiçeklerin içine iliştirilen özel notlar almak hoşunuza giderdi öyle değil mi? Fakat bir erkeğin size bunlardan daha farklı bir anlamda manevi değeri yüksek hediyeler verebileceğini de unutmayın. Mesela hayatınızdaki erkek size zamanını hediye ediyor olabilir. Yoğun iş temposundan arta kalan zamanı ailesi ya da arkadaşlarıyla geçirmek yerine sizin yanınıza geliyorsa bu, onun size vermiş olduğu gizli bir hediyedir aslında. Bazen her şey üst üste geldiğinde yapmamız gereken işlerin birçoğunu ertelemek zorunda kalırız. Hayatınızdaki erkek böyle bir durumda yardımınıza koşuyor, yüklerinizi hafifletmek için çaba sarfediyorsa bu sizi sevdiğinin bir göstergesidir. Tek yapmanız gereken ondan gelen bu işaretleri yakalamak ve onun size bu yolla seni seviyorum& dediğini anlayabilmektir.
    Sevginin fiziksel ifadesi
    Bazı erkekler birlikte olduğu kadına karşı hislerini en rahat sevişirken dile getirebilir. Bunun nedeni fiziksel anlamda yakın olduğunuz bir anda sizi sevdiğini ve sizin de onu sevdiğinizi derinden hissedebilmesidir. Fiziksel temas iki kişi arasındaki bütün engelleri yıkar ve kişiler arasında normalde çok kolay sağlanamayacak bir yakınlık doğmasına neden olur.
    Sevgiyi fiziksel temasla hissetmek aslında biraz karmaşık bir durumdur. Çünkü cinselliğin herkes için farklı bir anlamı vardır. Bazı kadınlar seks kadar ilgiye ve güzel sözlere de ihtiyaç duyar. Bazıları ise sevdiği adamın kendisini sevdiğini onunla sevişirken duymak ister. Eğer böyle bir durumda erkek size olan duygularını sonuna kadar açıyorsa o zaman bilin ki sevdiğiniz adamın size seni seviyorumdeme şekli budur.
    Sizi ailesiyle tanıştırdı
    Sizi ailesiyle ve en yakın arkadaşlarıyla tanıştırarak size kendi tarzında seni seviyorum dediğini fark edebildiniz mi? Sevdiğiniz erkek sizi hayatında en çok değer verdiği kişilerle tanıştırıyorsa bilin ki size karşı derin duygular besliyor ve sizinle gurur duyuyor. Bazı kadınlar birlikte oldukları adamın kendilerini ailesiyle tanıştırmadığından şikayet eder. Eğer siz de aileyle kurulacak herhangi bir ilişkiden uzak tutulan kadınlardansanız ilişkinizde bir şeylerin ters gittiğini bilmenizde fayda var.
    Bazı erkekler birçok kadınla aynı anda birlikte olmaktan hoşlanır. Biriyle sadece sevişir, diğeriyle evliliğe dönük bir ilişki yaşar başkasıyla da sevgililikle dostluğun iç içe geçtiği bir ilişki yaşar. Siz sevgilinizin hayatında nerede durduğunuzu öğrenmeye bakın. Bunu da en iyi sizi tanıştırdığı insanlara bakarak anlayabilirsiniz. Sizi hayatının her alanında yanında mı istiyor? Yoksa ilişkinizi sınırlıyor mu? Derin ve güçlü bir sevgi kendimizle ilgili her şeyi beraber olduğumuz kişiyle paylaşarak oluşur. Sağlıklı ve mutlu bir ilişki istiyorsak bu noktayı unutmamalıyız
#22.09.2006 01:35 2 0 0
  • Erkeklerin karşı cinse açılmamasının birçok nedeni var... Ama gerçekte, daha beyinden açılma özürlüler... Çünkü erkek beyni sürekli risk alma diyor...
    Kadınlar biraraya geldiklerinde hep aynı şeyi konuşur; Niye benimle konuşmuyor Aslında ne demek istedi...
    Erkekler kadınlar için hep bir bilmece oldu. Onlar, bulundukları noktada sabit, burnunun dikine giden, zorlamaya gelmeyen yaratıklar. Uzmanlara göre erkeklerin karşısındaki kadına açılamamasının birçok nedeni var. En önemlileri ise birkaç ana başlık altında toplanıyor.
    Şöyle ki;
    Erkekler ve kadınlar, beyinlerini kullanma biçimleriyle daha baştan farklı. Erkekler beyinlerinin sol bölümünü, kadınlar sağ bölümünü ağırlıklı olarak kullanıyor. Bu nedenle erkekler az risk almayı tercih ediyor, farklılık arıyor, duygularını kontrol ediyor. Kadın ise bütünsel ve yaratıcı. Daha soyut ve duygusal, daha fazla risk alıyor. Dokunsal yollarla öğreniyor. Erkekler bu nedenle doğuştan kendilerini ifade etmekte zorlanıyor.
    Erkek duygularını anlatmaz Erkek ağlamaz Niye kadın gibi sırıtıyorsun? Bu birkaç örnek de, doğduktan sonra erkeği şekillendiren sözlerden bazıları. Bu mesajlar erkeklere, duygu ve davranışlarını kontrol etmeleri gerektiğini düşündürüyor
    Erkeğe amaç lazım
    Erkeğin ailesi de açılamamasında büyük bir etken. Bir erkek duygularını ifade edemiyorsa, annesiyle ilişkisinin bunda önemli payı oluyor. Annesinin şefkatli kollarından sağlıklı bir şekilde ayrılan erkekler ise, kadınlarla ilişkilerinde daha başarılı oluyor. Baba modeli de erkek çocuklar için önemli. Duygularını belli etmeyen bir babaya sahip erkek çocuklar da büyüyünce babalarına benziyor.
    Kapalı erkeğin amaç olmadan hareket edememe gibi bir özelliği de var. Bir kadın, kadın arkadaşına Yemekte buluşalım mı? sorusunu sorduğunda, Saat kaçta? cevabını alır. Bir erkek, erkek arkadaşına aynı soruyu sorduğunda ise Bir sorun mu var? der. Erkekler, amacı olmayan birşey yapmaz. Bu sevişmesine bile yansır. Cinsel beraberliği duygusal ve biyolojik nedenlerden ötürü değil, erkek olmanın bir parçası seks yapmak olduğu için isterler
    Üstün kadın istemezler
    Tabii bunların dışında, erkeğin bir de kendisiyle ilgili sorunları var. Örneğin açılamamasının en büyük sebeplerinden biri, reddedilme korkusu. Yani hayalkırıklığı yaşamaktan korkuyorlar.
    İşine gelmediği için ise bir diğer neden. İşine neden gelmez peki? Bu genelde karşısındaki kadınla ilgili oluyor. Erkekler yetiştiriliş tarzlarıyla ilgili olarak kendilerinden üstün kadınlarla beraber olmayı tercih etmiyor. Kendisinden daha zeki, daha güçlü, daha zengin, daha çekici,...vs. Bunların hepsi bir neden olabiliyor. Şöyle de bir inanç var: Zeki erkekler, zeki kadınları seçer. Eğer biraz gücüne güvenmiyorsa, o zaman daha az zeki kadınları tercih edecektir.
    Erkeklerin ilgisizlik gibi görünen bu hal ve hareketleri, artık kadınlar tarafından kanıksanmış durumda. Çoğu kadın, birlikte olduğu erkeğin davranışlarından çıkarıyor kendisini sevdiğini
#15.09.2006 16:57 2 0 0
  • Kadınları tavlamada en avantajlı meslekleri bilin buna göre önelminizi alın deriz.
    1- Pilot
    Kadınların gönlünü karizmatik üniformaları ve prestijli görevleriyle çeliyorlar. Üstelik, yalnız seyahat ettikleri için bekar kadınlarla tanışma ihtimalleri de çok yüksek.
    2- Modacı
    Kadınların en çok ilgilendiği alanlardan biri moda... Dolayısıyla modacılar birçok meslek grubuna göre daha baştan avantajlı. Beraber çalıştığınız desinatörler ve mankenleri de düşürseniz...
    3- Cankurtaran
    İşte tam yaz tatilinde yapılacak iş... Zamanınız sürekli plajda ya da havuzda geçecek. Çevrenizde bir sürü genç kız olacak. İçlerinden birinin hayatını kurtarırsanız, şöhretiniz daha da artacak.
    4- Dans öğretmeni
    Kadınların dans etmeyi sevdiği bir gerçek. En sevmedikleri şey ise gece kulübüne gittiği halde sabaha kadar piste çıkmayan ya da 'çok iyi dans ettiğini' iddia edip, etrafındakilerin alay konusunu olan erkekler. Dans öğretmenlerinin avantajı işte bu yüzden...
    5- Özel spor antrenörü
    Görevleri gereği zaten kadınların dikkatini çekiyorlar. Fakat 'özel antrenörlük,' kadınlara daha yakın olmayı sağlıyor.
    6- Oyuncu
    Oyunculardan etkilenmeyen kız var mı? En ünlüsü de, amatör olarak bu işi yapanı da ilgi çekiyor. Ayrıca oyun çalışmaları sırasında ya da turnelerde yeni insanlarla tanışma şansı doğuyor.
    7- Manken ajansı
    Fazla söze gerek var mı! Genç ve güzel kadınlar etrafınızda pervane olacak.
    8- Barmen
    İşiniz eğlence mekânlarında. Çevrenizdekiler de eğlenmek için oraya gelen insanlar. İçki hazırlarken bile yeni insanlarla tanışma şansınız var.
    9- Otel görevlisi
    Çünkü çalıştığınız mekan, eğlenmek ya da sıradan hayatını geride bırakmak isteyenlerle dolu. Bu gruba giren kadınlarla arkadaşlık kurma şansınız yüksek.
    10- Doktor
    Okulu bitirene kadar çok yoruldunuz, sosyal yaşam nedir bilmediniz. Ama bütün bunlar diplomanızı alınca bitti. Unutmayın, anneler daha küçük yaşlardan itibaren kızlarına 'bir doktorla' evlenmelerini öğütler
#04.09.2006 11:20 2 0 0
  • Başlığı görünce bile, midenize kramplar saplandı değil mi? Bazı erkekler inadına sadıkken, bir kısım erkeğin neden bir türlü uslanamadığı tarihsel bir soru ya da bir yazı konusu değil, bir tez konusu da. Ama idare edin yerimiz dar. Sabah sevgilinizi gördünüz ama içinize bir şüphe doğdu. Ya da aslında o şüphe hep vardı da, durup dururken tavana vurdu. Yok, hayır söylediği yanlış bir şeyden değil, belki bakışlarındaki ışık(sızlık)tan, bir ilgisiz ifadeden, küçük bir gölgeden yüreğiniz ağzınıza geldi. Durup dururken, öğlen yemeğini birlikte çalıştığınız

    işyerinin yemekhanesinde değil de, biraz ilerideki kafede neden yemeye başladı acaba? Onu oraya çeken kafenin yemeklerinin lezzeti mi, yoksa güzel gözlü kadın garsonun güzelliği mi? Ve sonunda acı gerçeğin farkına vardınız: Evet, aldatılıyorsunuz. Tabii ki yemeğin gelmesini beklerken o güzel garsonla seviştiği yok. Hatta iki kelime ettikleri bile tartışılır. Ama aldatma beyinde başlamaz mı zaten? Size değil başkasına ilgi duymaya başlaması da bir tür aldatma sayılır. Düzgün bir çift bacak, renkli bir çift gözün derinliğinde kaybolurken veya bal rengi ipek yumuşaklığında bir saça bakarken kim bilir neleri hayal ediyordur? Ve o hayallerin odağı ne yazık ki siz değilsiniz.

    Belki de başka bir kadına hayranlık duyması sizi rahatsız etmiyordur. Sonuçta dünyada güzel kadın çok ve her insan gibi o da güzele güzel der, diye düşünebilirsiniz. Ama keşke bu kadar basit olsa değil mi? Bu olayın biraz daha derinine inerseniz, ihanetin erkeklerin doğasında olduğunu anlarsınız. İngiliz erkekleri arasında yapılan bir araştırmaya göre; erkeklerin yüzde 73ü eşlerini aldatıyor. Kadınların ise ancak yüzde 10u eşlerini aldatmayı tercih ediyor. Bu durumu psikoterapi bilimi şöyle açıklıyor: İster sadece beyinde ister gerçekte olsun, erkekler kadınlardan daha çok aldatma eğilimindedirler. Kadınlar, partnerleriyle ilgili fanteziler kurarken, erkekler daha çok ilişkinin dışında kalan kadınlarla ilgili fanteziler kurarlar. Cinsel ilişki açısından da daha az sorumluluk taşıyor ve cinselliği daha fiziksel heyecan olarak nitelendiriyorlar.

    Bunlar olurken bile içinizden bir ses isyan ediyordu: Neden erkekler böyle? Neden ihaneti yaşamak zorunda olan kadınlar daha çok? Ve doğal olarak madalyonun diğer yüzü aklımıza gelmiyor: "Sadık erkekler de var. Neden onlar sadık kalabilirken bizimki Bill Clintondan ders almış gibi davranıyor?"
#30.08.2006 00:23 2 0 0
  • Erkekler için sonuç almak ve başarı çok önemlidir.
    Ulaşmayı hedeflediği şeylere ulaşarak kendini iyi hisseder ve rahatlarlar.
    Amaçları ve hedefleri onun için kendi başına başarması gereken şeylerdir.
    Bir başkasının bu konularda onları yönlendirmesi hiç hoşlarına gitmez.
    (bu konuda kadınların onları yönlendirmeye çalışması ve müdehalesi olumsuz sonuçlar doğurur.)
    Yeteneklerini geliştirmeye çalışırlar,çalıştıkları konudaki yeterlilikleri onlar için çok önemlidir.
    İnsan ve insanla ilgili duygulardan çok somut nesnelerle ve direkt şeylerle ilgilidirler.
    Erkekler genellikle sorunlarını kendikendilerine halletmeyi tercih ederler.
    Kendi başına halledebilecekken yardım istemek zayıflık demektir onlar için.
    Gerçekten yardıma ihtiyaçları olana kadar sorunlarını kendilerine saklarlar.
    Eğer bir erkek sorunlarından bahsediyorsa bu onun karşısındakinin fikrini sorması demektir.
    Kendisine fikri sorulan bir erkek de hemen çözüm bulmaya hazırdır.
    Bu özelliklerinden dolayı erkekler kadınlar sorunlarından bahsettiklerinde de hemen çözüm önerirler.
    (Kadınlarsa erkeklerin bu davranışlarına çok sinirlenir, erkekleri kendilerini dinlememekle itham ederler.Kadınlar sadece paylaşmak istemektedirler.O gün olan olaylaylar, sorunları sadece paylaşmak istediği şeylerdir.)
    Erkekler kadınların problemlerini çözerek onlara sevgilerini göstermeye ve yardım etmeye çalışmaktadırlar.
    Eşinin problemini çözmede başarılı olursa erekek kendini iyi hissedecektir.
    Fakat erkeğin tüm bu gayretine rağmen kadın huzursuzluğunu devam ettirise erkeğin kadını dinlemeye devam etmesi güçleşir.Çünkü yardımcı olamamıştır, çözüm önerisi kabul edilmemiştir.
    Ayrıca erkeğin eşini yalnızca dinleyerek ve anlattıklarını paylaşarak yardım edebileceği gibi bir düşüncesi yoktur.
    Erkek şunu bilmez, kadın için sorunlarından bahsetmek çözüm aramak demek değildir.
#21.08.2006 09:30 2 0 0
  • Çoğu erkeğin eşinden ya da sevgilisinden sakladığı kaçamakları daha doğrusu günahları vardır. Ve bunları asla itiraf edemezler...

    İşte gizlenen 5 günah:
    Fantezilerdeki kız arkadaş: Kız arkadaşınız güzelse, sevgilinizden uzak tutun. Çünkü kız arkadaşınızla ilgili kurduğu hayaller ilk sırada yer alıyor. Her 100 erkekten 70'i, fantezilerinde sevgilisinin kız arkadaşını hayal ediyor.
    Özel sırrınız kalmaz: Erkeklerin çoğu, özel olayları, sırları, arkadaşlarıyla paylaşıyor. İlişki, henüz ilk devresindeyse erkek özel anların tamamını arkadaşlarına anlatabiliyor. Ancak gerçek anlamda bir sevgi söz konusuysa, cinselliği değil de yaşanan sıkıntıları çok güvendiği dostlarıyla tartışıyor.
    Vahşilik güdüsü
    İltifattan hoşlanırlar: Hep kadınların iltifat duymaktan hoşlandığı düşünülür. Oysa araştırmalar, erkeklerin de bu konuda çok hassas olduğunu ortaya çıkardı. Erkeklerin yüzde 40'ı iltifat karşısında kendilerini her zamankinden daha enerjik hissediyor.
    Kaba kuvvete dizgin: Erkekler, içlerinde varolan vahşilik güdüsüne kadınların önünde mümkün olduğunca engel oluyorlar. Ancak özellikle büyük kavgalarda içlerinden bir-iki tokat atmayı geçiriyorlar. Kendini tutabilenler 'centilmen erkek' olmaya devam ediyor, tutamayan ise kadınlara şiddet uyguluyor.
    Her an aldatmaya hazır: Erkekleri bazen hormonlar yönetiyor. Araştırmaya katılan her 100 erkekten 60'ı, eline fırsat geçtiğinde ve yakalanma riski olmadığına emin olunca aldatmaktan çekinmeyeceklerini dile getiriyor.
#17.08.2006 12:54 2 0 0
  • 1. Eğer şişmanladığınızı düşünüyorsanız büyük ihtimalle şişmanlamışsınızdır zaten, bize sormayın, cevap vermeyi reddediyoruz.

    2. Eğer bir şey istiyorsanız sormanız yeterli. Bir şeyi açıklığa kavuşturalım. Biz erkekler öyle farklı anlamlar taşıyan dolaylı soruları anlamayız. Ne istiyorsanız doğrudan söyleyin.

    3. Eğer aslında cevap beklemediğiniz bir soru sorduğunuzda duymak istemediğiniz bir cevap alırsanız sakın şaşırıp kızmayın.

    4. Biz erkekler basitizdir. Mesela sizden ekmeği getirmenizi
    istiyorsak, aslında ekmeği getirmenizi istiyoruzdur. Bundan ekmek masada değil diye bir iğneleme yaptığımız sonucunu çıkarmayın.

    Bunda ne bir dolaylı anlam ne de bir iğneleme var.

    5. Sizi düşünmediğimiz zamanlar da olabilir. Bu kötü bir şey değil, buna alışmalısınız. Bize ne düşündüğümüzü sakın sormayın, çünkü bu bizim için sizin politika, ekonomi, felsefe, futbol, kafa çekmek, göğüsler, kalçalar ve arabalar hakkında muhabbet edebileceğinizi gösterir, ama edemezsiniz.

    6. Cuma + Cumartesi + Pazar = Bol bol yemek yemek = Arkadaşlarla muhabbet, futbol, bira. Bizden başka bir şey beklemeyin. İster deprem, ister yangın, ister sel, ister dolunay olsun bizim için hafta sonları budur.

    7. Alışveriş yapmak zevkli değildir ve asla da olmayacak.

    8. Bir yere gittiğimizde, hangi kıyafeti giyerseniz giyin, size çok yakışıyor, yemin ederiz, o yüzden bir daha sormayın.

    9.Yeteri kadar ayakkabınız ve elbiseniz var. Bizi iflas ettirmek bir sevgi gösterisi değildir.

    10. Erkeklerin çoğunun en fazla 3 çift ayakkabısı vardır. Tekrar ediyoruz, biz basitiz. O yüzden 30 çift ayakkabınızdan hangisinin kıyafetinize uyacağını sormayın, bilmiyoruz.

    11. Evet ya da hayır gibi cevaplar yeterlidir, soru ne olursa olsun. Başka anlamlar aramayın, evet ya da hayır işte.

    12. Bir problemin olduğunda benden sorunu çözmek için yardım iste.
    Bizden sizinle aynı üzüntüyü çekmemizi beklemeyin, o sizin kız
    arkadaşlarınızın işi.

    13. 8 hafta süren baş ağrıları baş ağrısı olamaz, bir doktora gidin.

    14. Eğer 2 değişik şekilde anlayabileceğiniz bir şey söylemişsek ve bunlardan biri kötü ve sizi üzecekse, kesinlikle öbür anlamında söylemişizdir, boşuna bizi sıkıntıya sokmayın.

    15. Erkekler sadece 16 renk görürler. Şampanya bir renk degil bir içkidir.

    16. Siz el çantalarını ne kadar seviyorsanız biz de birayı o kadar
    seviyoruz. Bunu anlamanızı beklemiyoruz çünkü biz de sizinkini anlamıyoruz.

    17. Size neyiniz var diye sorduğumuzda hiç bir şeyim
    yok derseniz size inanırız, bizim için olay bitmiştir. O yüzden bir şeyiniz varsa doğrudan söyleyin.

    18. Beni seviyor musun diye sormayın. Emin olun ki sevmesek
    yanınızda 1 saniye bile durmayız.

    19. En karmaşık durumda bile bizim için temel kural şudur: En kolayını seç. Bizden komplike şeyler beklemeyin.
#13.08.2006 23:46 2 0 0
  • Erkekler en çok neyi sever, neden zevk alırlar?

    Aslında bizim hoşlandığımız şeylerden çok da farklı değildir hoşlandıkları şeyler.

    İşte erkeklerin yapılmasından bir an için bile bıkmayacakları şeyler:
    Heyecan
    Erkekler de kadınlar gibi heyecanın kaybolmasından korkarlar. Bu nedenle heyecan yaratacak sürprizler yapın. Örneğin ona hiç beklemediği bir anda ufak bir hediye alın. Ya da ona mum ışığında bir yemek hazırlayın. Göreceksiniz ki erkeğiniz hiç olmadığı kadar mutlu olacaktır.

    Dokunuş
    Erkekler beklenmeyen dokunuşlardan çok hoşlanırlar. Sadece sizin değil erkeklerin de yatakta dokunulmaya, sevgi gösterisine ihtiyacı vardır. Ona hiç tahmin etmediği bir anda dokunabilirsiniz. Elini tutmanız bile bazen onu sevindirmeye yeter. Morali bozuk olduğunda sevgi dolu dokunuşlara ihtiyaçları vardır. Bunları göz önünde bulundurmalısınız.

    İlgi
    Sevdiğiniz erkek kendine zaman ayırdığında onu rahat bırakmayı öğrenmelisiniz. Çünkü erkekler bazen tek başlarına kalmaktan hoşlanırlar. Fakat bu durumu abartıp, milli bir hadiseymiş gibi davranmanız gerekmez. Çünkü aslında bu doğal bir ihtiyaçtır. Bu gibi durumlarda beni sevmiyor korkusuna kapılmamalı ve kendinize başka uğraşlar bulmalısınız.

    İltifat
    Ona iltifat etmelisiniz. Erkekler de kadınlar kadar iltifattan, güzel sözler duymaktan hoşlanırlar. Kim hoşlanmaz ki? Ona ne kadar seksi olduğunu söyleyerek başlayabilirsiniz. Her erkek yatakta iyi olduğunu duymaktan hoşlanırlar. Ona her fırsatta hayran olduğunuzu gösterin. Sizi koruduğunu düşünmek bir erkeği en çok mutlu eden şeydir. Her ne kadar böyle olmadığını düşünseniz de biraz numara yapmaktan birşey çıkmaz herhalde. Onun kendini iyi hissetmesini istiyorsanız, kanatları altında huzurlu olduğunuzu gösterin. Ya da bırakın o öyle düşünsün...
#06.08.2006 09:55 2 0 0
  • Alman astrolog Erich Bauer, erkeklerin sadakatlerinin ellerinden anlaşıldığını iddia etti.

    noimage

    Bild Gazetesinde yer alan haberde Erich Bauer, sol elde bulunan "kalp çizgisi"nin erkeğin partnerini aldatıp aldatmadığını gösterdiğini bildirdi. "Çizgi az çatallıysa bu sadakat göstergesidir" dedi.

    İşaret parmağı ile elin bitimine kadar uzanan çizgiden sadakatin okunabileceğini iddia eden Bauer, bu iddiasının sadece erkeklerin sol elinden anlaşılabileceğini söyledi. Almanyanın tanınmış astrologları arasında yer alan Erich Bauer, "Kalp çizgisi güçlü ve uzun ise ve işaret parmağına kadar uzuyorsa erkek sadıktır. Eğer çizginin başında veya sonunda çok çatallanmalar mevcutsa flört etmeyi seviyor, ama yine de sadık. Fakat çizgi çok çatallı ise kesinlikle sadık kalmayan biridir" dedi
#18.06.2006 12:12 2 0 0
  • Erkekler, gizli dünyalarının kapılarını zorla açmak istemezler. Yenilgiyi kendine yakıştıramayan erkekler, bu uğurda hayatlarını tehlikeye atmaktan da kaçınmaz. Kendilerini dev aynasında görmeye alıştıkları için, en basit bir başarısızlık, onlar için ağır bir darbe olur. Ama bir kadın için önemli olan, erkeğini anlayabilmek ve sorunu kaynağından çözmeyi bilmektir. İşte size ipuçları.
    Erkekler her zaman, kadını anlamanın zorluğundan söz ederler. Oysa anlaşılması gerçekte daha zor olan erkektir. Eşiniz olsun, sevgiliniz olsun, hatta ergenlik çağındaki oğlunuz olsun, hayatınızdaki her erkek, size iç dünyasının kapılarını ardına kadar açmaktan kaçınır.
    Görünüşe bakılırsa, erkeğin gizlisi saklısı yoktur. Duygularını düşüncelerini açıklamaktan hiç çekinmez. Ama gerçeğin görünenler gibi olmadığını biliyoruz. Erkeğin aklından geçenlerle, yaptığı açıklamalar birbirinden farklıdır.
    Erkeği anlayabilmek için onun gizli formüllerini öğrenmek gerekiyor. Amerikalı Sosyolog Chris Keller, yazdığı kitapta kadınların erkekleri daha iyi anlayabilmelerini sağlayacak bazı ipuçları veriyor.
    Ruh halini gizler
    Erkek, pek sık olmasa da zaman zaman duygularını dışa vurmaktan kendini alıkoyamaz. Örneğin masayı yumruklamak ya da birdenbire ıslık çalmaya başlamak, avaz avaz bağırmak gibi. Bu tür olaylar her zaman yaşanmaz.
    Erkek, çeşitli nedenlerle duygularını, ruh halini, kadından gizlemeye çalışır. Ve de çoğunlukla başarılı olur. Ama hayatınızdaki erkeğin gizli dünyasını keşfetmekten umudu kesmeyin. Yapmanız gereken sadece bazı formülleri öğrenmek.
    Erkek, hayatının kadınıyla bazen ilgilenmiyormuş gibi görünebilir. Aslında, o kadına karşı duyduğu sevgide bir azalma olmamıştır. Onunla artık ilgilenmemesi de söz konusu değildir.
    Hıılar Evetler
    Erkeğin kafası çeşitli konularla dolu olduğu zamanlar, bazı sorunları nasıl çözeceğine karar veremediği için çevresine, özellikle de hayatındaki kadından uzaklaşmış gibi görünür. İşte size evlerde çok sık yaşanan bir sahne:
    Kadın eve dönen eşine, Günün nasıldı? diye sorar.
    Erkek, İyiydi deyip susar.
    Kadın, eşinin o günü nasıl geçirdiğini ayrıntılarıyla öğrenmek ister: Hepsi bu mu? Günün iyi miydi?
    Erkek gene oralı değildir Hıı.
    Bugün neler oldu tahmin et bakalım. Kadın bu sözleriyle kocasını suskunluktan kurtarmaya çalışır. Oysa erkek o sırada, kafasını meşgul eden sorunlardan kaçmak için asla gerçekleşmeyeceğini bildiği hayallerle avunmaktadır.
    Erkeğin bu soğuk ve kaçamak tavırları, kadını asla karamsarlığa yönlendirmemeli.
    Gerçekte, erkek onu sabırsızlıkla bekleyen eşinden değil, hayatın kargaşasından, ağır sorunlardan kaçmaya çalışmaktadır. Suskunluğu seçmesi yüzünden suçlanan erkeklerden birinin şu itirafı, herşeyi açıklamaya yetiyor:
    Ben dokuz aylıkken konuşmaya başladım. Yani her çocuk gibi o gün bugündür de konuşuyorum. Ama zaman zaman konuşmak sıkıcı ve yorucu oluyor. Sürekli olarak bir başkasına hesap vermeye çalışırken gereksiz yere zorlanıyorum.
    Suskunluk dönemine giren erkeği yeni sorularla bunaltmak ters tepki verir.
    Senin neyin var?
    Bir şeye canın mı sıkıldı?
    Benden bir şeyler mi gizliyorsun? gibi sorulardan kesinlikle kaçınmalısınız. Bu arada sizin karamsarlığa kapılmanız için bir neden olmadığını da kabul edin.
    Hayatınızdaki erkek, sizden ya da beraberliğinizden bıktığı için böyle suskun davranmıyor. Bunu öncelikle aklınızın bir köşesine yazın.
    Meselenin içyüzü
    Erkek sadece sorunlarını kendi kendine çözümlemenin çarelerini aramaktadır. Böyle zamanlarda erkeğin damarına basılmamalı. O, kafasındaki sorunlara çözüm bulunca, her şey eskisi gibi olacaktır.
    Erkekler, gizli dünyalarının kapılarını zorla açmak istemezler.
    Çocukluk dönemlerinde de sırlarını ebeveynlerine açıklamamak için direnirler. Kız çocuklar okulda neler yaptıklarını uzun uzun anlatmayı yeğlerken, erkek çocukları konuşturmak zaman alır.
    Bilirsiniz, bazı erkekler kendilerini dev aynasında görmeye meraklıdırlar.
    Ben her şeyin en iyisini yaparım düşüncesi, beyinlerine iyice kazınmıştır. Bu düşünceyi oradan çıkarıp atmanın imkanı yoktur.
    Dünyanın hakimidir
    Erkeğin, kendini başkalarından üstün ve becerikli görmesi, göz göre göre tehlikeye atılması, doğasının bir özelliğidir. Erkek, yenilgiyi kendine yakıştırmaz. Bu uğurda da zaman zaman hayatını tehlikeye atmaktan kaçınmaz.
    Yenilmezlik, üstünlük ve başarılı olmak duyguları, her erkeği bir ölçüde etkiler.
    Ama bazıları, kendilerini dev aynasında görmeye alıştıkları için, en basit bir başarısızlık, onlar için ağır bir darbe olur.
    Erkeğin dünyaya meydan okuyan tavırlarının arkasında büyük bir korku yatar.
    Kendini üstün yaratık saydığı için yenilgiye uğramaktan korkar.
    Bu duygusunu açıklamak yerine kendini olduğundan başka türlü göstermeye çalışır. Korkusunu cesaret gösterilerinin ardına gizlemesi yadırganmamalı.
    Ayrıca erkek, bu tür gösterilerden zevk de alır. Kendini kanıtlama telaşı ona tehlikeleri unutturur.
    Erkeklerin öfkelendikleri zaman şiddete başvurduklarını iddia edemeyiz. Böyle davrananlar, erkek cinsinin çoğunluğunu oluşturmaz. Çoğunluğun başvurduğu yöntem surat asmaktır.
    Size küçük bir örnek verelim:
    Bir genç kadın, eşinin çok sevdiği ve eskimesine rağmen giymekte ısrar ettiği gömleğini, elden çıkarmak ister ve gömleği bir yardım kurumuna gönderir.
    Ertesi gün, eşi sevgili gömleğini giymek isteyince, genç kadın, O eski püskü gömleği giymekten bıkmadın mı? diye sorar. Sonra da bu eski giyeceği ne yaptığını açıklar. Erkek hem şaşırmış, hem de üzülmüştür.
    Eşinin yaptığı mantıklı açıklama karşısında öfkesini dışa vurmaz. Böyle bir durumda erkeğin etkili silahı, surat asmak olur. Evde dargınlık, kavga gürültü çıkarmaz ama yüzündeki o aksi ifade, kadını yaptıklarına bin kez pişman etmeye yetmiştir. Evli çiftler arasında, benzeri olaylar sık sık yaşanır. Kadınlar, eşlerinin aksi tavırlarından yakınırlar.
    Bunun bir çeşit cezalandırma yöntemi olduğunu da akıldan çıkarmamak gerekir. Erkeğin surat asması, bazen onun kendini ifade etmek için başvurduğu son çaredir.
    Biliyorsunuz, erkekler, ağlayıp bağırmaktan kaçınırlar, çoğu şiddete başvurmaz.
    Bu durumda ellerinde kalan son silah da surat asmak olur.
#10.05.2006 17:15 2 0 0
  • Erkek arkadaşınızı ya da kocanızı sürekli kızdırıyor fakat bunun sebebini bir türlü anlamıyor musunuz? İşte size birkaç ipucu...
    Arkadaşlarının yanında azarlıyor tonda konuşmanızdan hoşlanmazlar.
    * Vitrinlere bakmanızdan, bakmakla da kalmayıp almayacağınız şeyi denemenizden hoşlanmazlar.
    * Onun yarattığı romantizme aynı dozda bir romantizm anlayışıyla cevap vermemenizden hoşlanmazlar.
    * Sizi yemeğe çıkarttıklarında "Diyet yapıyorum" demenizden hoşlanmazlar. "Para gitti" diye düşünürler.
    * Gündüz saatlerinde ağır makyaj yapmanızdan hoşlanmazlar.
    * Chat yapmanızdan hoşlanmazlar. Aynı paranoyak erkek kimliği burada da devreye girer.
    * Kahkaha atarken eliyle ağzını kapatan kızlardan hoşlanmazlar. Bir erkek için bir kadının ağız güzelliği önemlidir ama özgüven yüksekliği daha da önemlidir.
    * Gerçekten de sadece arkadaşlarınız olan erkeklerden bile hoşlanmazlar.
    * Gününüzün 10 saatini arkadaşlarınızla cepten mesajlaşarak geçirmenizden hoşlanmazlar. Dikkat edin, yüklü bir fatura gelirse en çok alay eden onlar olacaktır.
#05.05.2006 17:46 2 0 0
  • noimage

    " Ceviz yapraklarının kaynatılması ile elde edilen sıvıya batırılan temiz bir bez parçası göz üzerine konursa göz iltihaplanmalarını önler.

    " Göz nezlesi ve kanlanmasında gül yapraklarından yapılan çayla göz banyosu yapmak çok etkili olur.

    " Havuç gözleri kuvvetlendirir.

    " Kavun göz nezlesine iyi gelir.

    " Maydanoz suyu ile yapılan göz banyosu gözkapağı iltihaplarını iyileştirir.

    " Rezene tozu karıştırılan suyla yıkandığında gözler kuvvetlenir.
#23.01.2006 20:09 2 0 0