YokUm17

YokUm17

Üye
16.11.2008
Onbaşı
876
Hakkında

#15.12.2008 20:13 0 0 0

  • Dokunamazsınız yoktur göz yaşları,
    Duyamazsınız sesizdir feryatları
    Solar yüreğinde gülden umutları
    Dayanamaz!...Aşk ağlarsa...
    Keskindir sevdanın kılıcı
    Gönülde bırakır derin bir acı
    Tabiplerde bulunmaz ki ilacı
    Korkuyorum!ya...Aşk ağlarsa...
    Yakışır umuda sevda hırkası
    Hep aşk içindir gülle kavgası
#08.12.2008 00:07 0 0 0
  • BANA BİR SEN DİLE

    Sonbaharlarda dökülen yaprakların sonunu ikimiz de biliyoruz,
    giden göçmen kuşların bir daha geri dönemediklerini de.
    karlı havalarda gökkuşağının çıkmayacağını,
    güneş varken yıldızların görünemeyeceğini ikimiz de biliyoruz.
    yeni bir mevsim değil,
    yeni bir hayat, bir yıldız değil de
    bana bir sen dile yeni bir sevdayı denemek için.


    bavuluma tüm kitaplarımı, şiirlerimi,giysilerimi koydum.
    kokumu , sesimi, yüreğimi koyamadığımı ikimiz de biliyoruz
    çıkılan kapıdan bir daha asla girilemeyeceğini,
    harcanmış bir yüreğin yaralarının sarılamayacağını,
    yeni bir sevdaya lekesiz bir başlangıç yapılamayacağını ikimiz de biliyoruz
    bu yüzden bana seni değil yeni bir sen dile olur mu
#08.12.2008 00:06 0 0 0
#07.12.2008 18:40 0 0 0
#07.12.2008 18:37 0 0 0
#07.12.2008 18:35 0 0 0
#07.12.2008 18:35 0 0 0
#07.12.2008 18:33 0 0 0
#07.12.2008 18:17 0 0 0
  • Ve SEN..
    bana bir türlü gelemeyen o sevgili
    kalabildiğin yerlerde mutlu kal emi,
    kal diyorum bak,
    gel demeye cesaretimmi var.!!!!!

    Hep bi mazeret vardı zaten hep bi engel
    neyin olayı umdum ki senden,
    hayyelerde hep yalnız kaldım,
    sen de oldun
    şu kadere ödedim bi bedel...

    Neyin bedeli bu hala bilemiyorum
    artık umduğumunda hayalini kuramıyorum
    bi ders daha öğredim
    kabul ediyorum...
    hasretide tattım sayende kavrulup duruyorum....

    Neden dönmediğini de sormuyorum artık...
    gelebilme ihtimallerini,
    dönüşü olmayan otobüs duraklarında bıraktım...
    son biletmiydi ki bu aldığın,
    geri dönüşümü yoktu?
    yoksa ben seni beklerken ölümümü tadacağim
    yada yaşarken ölümü olacağım.!!

    Oturduğumuz sahilde
    martılara fısıldadım hasretimi
    halbuki bulundun yerlerde denizde yoktu...
    anlatamadılar sana çaresizliğimi,
    anlamadın hergün biraz daha tükenip eridiğimi...

    Sen arada bile ziyarete gelmeyen misafirmiydin yoksa..
    gelişlerini hayal bile etmeden dönüşlerini düşünürdüm hep,
    geldiğinde bırakmayacaktım ki seni
    ama gelmeyeceğini de biliyordum
    saçmalıyordum öylesine işte...

    Hersabaha bir hasret doğurdum isdemeden
    gözyaşlarımla besledim,büyüttüm sensizliğimi
    kanamalı yaralar açtım her yeni bir güneşe
    kabuksuz büyüttüm ben bu aşkı içimde
    dahada kankaybettim her yeni güneşte,çoğaldım dahada
    yinede kendimi hasretinle yineledim,
    sendin tedavim,biliyordum
    eminim, yeni bir geneşte de SEN keşvedecektin
    bu AMANSIZ SENSİZLİĞİMİ.!!!!!!

    Hangi yolların sonu sana varır söyle
    hangi esen rüzgar kokunu bana hissettirir
    bana bişey söle,Allah aşkına susma
    hangi çıkışlar seni bana geri getirir anlat hadi.!!

    Dayanamıyorum artık,zavallı bedenim bi çare
    anla artık anlasana bee!!!
    boş giden otobuslerin ardından bakmaktan yoruldum
    benide alın ne olur demelerden utandım artık...

    Hangi güneş seninle koyun koyuna sabaha uyanır,
    ay hangi akşam şahit olur balkonda çay yudumlamamıza,
    hani filim vardı ya gölün kıyısında,
    hangi gözyaşım o duygusallığimda,,
    sana dokununup kendini bırakır...
    hangi gece şahit olur ,hayalini kuramadım sevişmelerime...
    burda öyle cümleler varki,sensizliğime şahit
    kabullen artık hasrete ve çekip gitt
    O dönüşü olmayan yollardan...

    Yolun İstanbul'a düşer demi,
    bakıp boğazın maviliğine
    beni anımsarsın demi ,
    dayanamazsın arasın hemencecik
    bulduğunda beni sakına bırakma emii...

    Kadiköy'den kalkan vapura bakmayız,geri gönecek diye
    biz ya Fener'den ya cimbomdan bahsederiz,
    şakacıktan kavgada ederiz....
    aslında konuşmak için bahaneler üretiriz
    neyin susuşunda kalıyosak,
    hertaraf sessiz çığlıklarda...
    kimbilir ben gene gideceğinden tırsıyorumdurda,
    sen neyin tereddütündesin...
    gene birimi hastalandı,yoksa işlerlemi ilgili gene
    acilen dönmelimisin yine yoksa
    başka mevsimler dahamı geçecek geri gelişine kadar
    yine baharı tadamadan solucakmı çiçeklerim
    gidişinde son bahardı,şimdi bahar yerini yaza bırakacak
    ama yine benim yapraklarım tek tek dökülecek
    ben hiç meyve veremeyen kısır bi ağaç mı kalıcam
    bende bırakabildin,hasretlere gebelik sadece
    biz nasıl bir aşşkız ki anlayamadım
    mevsim değişti de
    sen hala gelemedin,o dönüşü olmayan yollardan....

    Bana sor yalnız kalışları
    soğuk,sessiz ve karanlık
    senden önce vardı tamamda
    sen girince hayatıma
    salıvermiştim ben hepsini
    ne yani....
    yine bana geri mi döndü sadık yalnızlığim...

    her güneşe isyanlardayım şimdi,
    yokluğunla başlayan bi günün ne anlamı varkii
    geceler anlar sadece benii
    yalnız ay biliyo,perişan hallerimi
    sen yokken hiç uyumadımki...
    zırvalık bunlar,saçmalıyorum demi
    biliyorum,karanlıklara salmayacaksın beni
    söylesene çarelerin tükenmez olduğunu
    hadi şafak sayalım seninle
    zaten kaç karanlık gece kaldıki,1,2. bilemedin 3 ?
    öyle ama demi
    uzun sürmez bu yalnızlıklar?

    hadi anlat herkese,beni nasıl azad edeceğini
    yanıldıklarını anlat onlara hadi
    hadi artık gel,gelde kadere güldürme beni
    yoksa gerçekten yanılıyormuyum...
    unutmadan bak bu önemli
    artık Fener de beni mutlu etmiyo biliyomusun
    senle kavgasını edemezken, şampıyonlun ne önemi varki...
    sen onuda kıskanırdın benden,
    şaşırma yani,onuda unutturdun ya bana
    ne diyeyim be helal olsun sana....

    Mavilerim vardı benimde derin derin
    sen soldurdun hepsini,sana bu sitemim
    ebedi karanlıklara sen mahkum ettin beni
    sanma bu sevdada sen galip geldin
    ben sadece yalanlarına yenildim...

    sen bi kayıp deilsin kiii....
    aslında kaybetmeyi sayemde tadansın,
    bunu geç anlayacaksın...
    yazıkki o zaman geç kalacaksın...

    Ben senin yetim yanın olmak,
    baban olmak istemiştim oysaki..
    şefkatlice okşayacaktım saçlarını,yanındayım diyecektim
    yıkık olan bi yanını ben onaracaktım
    hem kadının,hemde baban olacaktım
    ben sahip çıkacaktım sana ömür boyu
    sen hep bundan şikayet ederdin ya
    hooşş....
    burda kimleri yetim bıraktın sen
    neleri ortada koydun bi bilsen...
    ne yazık..değmedin...
    artık gelme
    istemiyorum....
    (( Seninin olsun o dönüşü olmayan yerler...))
#07.12.2008 02:39 0 0 0
  • İfade edemezsin
    Bütün harfler değerini yitirir
    Kelimeler kurup cümleler halinde
    Ona derdini anlatmak için
    Çaresizlik kapını çalmıştır
    Ağlaya sızlana yorgun devasal cüssesiyle Kilometreleri aşmaya mecbur tutulan Pofuldayarak buharıyla sitem eden
    İhtiyar bir lokomotif gibisindir

    Bazen iki kelimeyle yüzündeki tebessümün
    Dünyadaki bütün mutlulukların toplamından Daha üstün olduğunuanlatmaya çalışırsın
    Çünkü seviyorsundur
    Ama yine anlatamazsın
    Hani sevdalı bir bülbülün gelip
    Dalına konduğu güle
    Bütün sevgisini sunması
    Dikenlerinde zehir dolaşan o gülün
    Duygu dolu nameleri duymazdan gelmesi
    Yüzüne bile bakmaması gibi
    Ve üzüntüsünü gözyaşlarına saklayıp
    Hüznünü kanatlarının altına alarak
    Geride kalan gözleriyle
    Uçsuz bucaksız semada sır olması
    Kaybolması gibi

    İmkan bulamazsın ona kavuşmak
    Onunla birlikte olmak için
    Hiçbir çıkar yol yoktur
    Ya sana çok uzaktır
    Yada aşık olamayacağın kadar narindir İncitmeye kıyamazsın
    Bazen içindeki hasretle
    Güneşli bir günde geceyi beklersin

    Açık havada
    O karanlıkta gökyüzünü inceklemek için
    O kadar düşünceli bir o kadar yorgun
    Dilinde eskimiş klasik bir şarkı
    Boğazını parçalayan yırtamadığın bir düğüm Derken bir yıldız takılıp kalır
    Gözlerine kilitleniverir
    Ve sevdiğini ona benzetirsin

    Parıltısından eşsizliğini
    Büyüklüğünden özelliğini
    Mesafesindense
    Sana ne kadar uzak olduğunu anlarsın

    Uzansan yetişilmez
    Yetişsen ulaşılmaz
    Ulaşsan dokunulmaz
    Dokunsan anlaşılmaz
    Korkarsın ve anlarsın imkansızlığını
    İzledikçe gözlerin kamaşır
    Yorulur bitkin düşersin
    Göz kapakların ağırlaşır
    Kendinden geçiverirsin

    Esrarengiz bir ses
    Öylesine ahnekli
    Öylesine gizemli
    Öylesine nihavend
    Vede o kadar muhteşem
    Kimden geldiği meçhul
    Yüzünü göremezsin
    Duygusal bir melodi olur
    Kulaklarına fısıldayan
    Dinledikçe mest olursun
    Tam adapte olmuşken bu sese
    Elinde bir sıcaklık birisi tarafından
    Avuçlarına tutuşturulmuş yabancı eller

    Utanırsın
    Yüzün kızarır ürperirsin
    Vede uyanırsın o ürpertiyle
    Tüylerin dikenleşmiş halde
    Cıvıl cıvıl olursun o duyguyla
    Bir anda ısıtıverir seni
    Ilık yaz yağmuru gibi
    Soğuk kış gecelerinde

    Sana olanların bir anlamı yok
    Sessiz sedasız düşünürsün uzun uzun
    Zaman olur içindeki yangın
    Daha bir alevlenmiş yakar kavurur kalbini Bazen salıverirsin kendini
    Hiçbirşeye umursamadan ağlarsın Sınırsızcasına
    Çabalarsın kendini avutamazsın

    Bir haykırış vardır dilinin ucunda
    Ama nafile hep saklı kalır
    O çığlığı atamazsın istesende
    Gün gelir sigaranla dost olursun
    Seni bitiren seni zehirleyen sigaranla Sattığı hüzüne
    Esenlik değerinde paha biçersin

    Kafanda sorular yığılıp kalmıştır
    Sense yanılıyorsun ve çözemiyorsundur
    Geceleri uyku girmez gözüne
    Hep hayalinde olan melek yüzü
    Anbean karşındadır
    Yaptığın işte
    Gördüğün kişilerde
    Konuştuğun insanlarda
    Hatta içtiğin sigaranın dumanında bile
    Her zaman hissetmek istediğin sesi
    Kulaklarında takılı kalmış bir bilmecedir
    Deli olursun günden güne erirsin

    Bazen şarkılarla birlikte ağlarsın
    Daha önce hiç tatmadığın duygular
    Alıp götürür seni
    Bazen bir köşecikte bütün masumluğunla Kafandaki sorulara bir cevap ararsın Maalesef yine bir cevap bulamazsın
    Ve susarsın saatlerce
    Kanadı kırılmış bir kuş misali kalakalırsın
    Bütün çılgınlıklar gözünün önünden geçer Film şeridi gibi
    Hayat daha bir çekilmezdir senin için artık İnsanlar battıkça batar
    Kimseye içini dökemezsin
    Ve nihayetinde anlarsın
    Sevgiden başka herşeyin boş olduğunu

    Zevk alamazsın yaşamaktan
    Daha önce dalga geçerek sürdürdüğün hayat Çekmiştir en büyük kozunu
    Ve mağlup etmiştir seni
    Bazen ölmek bile istersin
    Ama kendini çabuk toparlar
    Ve bununda çözüm olmadığını anlarsın
    Gücün tükenir cesaretin kaybolur
    Daha bir pasif kalırsın
    Herşeyi sorun edersin kendine
    Attığın her adımın önünde
    Bir engel bir körkuyu
    Daha bir ciddiye alırsın
    Karşısında yenik düştüğün hayatı

    Bazen ıssız bir tepeye çıkıp
    İzlersin koca şehri
    Ve bir çığlık avazının çıktığı kadar
    Sanki sesini duyurabilecekmişsin gibi Kendini hapsedersin kendine
    İçine kapanırsın
    Onunla birlikteyken ölmekten korkarsın
    Onsuz olduğun anlardaysa ölümü yaşarsın

    Bir mucize için dilenirsin
    keşke hep beraber olabilsek diye
    Zaman zaman kadehlere atarsın derdini
    Mey olarak tekrar içine dökersin
    Ve yıllanmış şarabın o eşsiz tadında Anlarsın acıyı vede muhteşemi

    Bazen kaleme dökmek istersin
    Sevgini duygularını
    Sevincini üzüntünü mutluluğunu
    dert tasa keder gam
    Kısaca neyin varsa başarırsında
    Fakat içindeki o muhteşem duygunun
    Ve kalbinde kilitli o dehşet verici
    Korkunç sevginin resmini çizemez
    Ve anlatamazsın ona olan bağlılığını
    Ona olan sadakatini
    Belkide oda bekliyordur birşeyler açıklamanı Ama yapamazsın ya anlatamıyorsun
    Yada anlaşılamıyorsundur
    Ve yine susarsın

    Bazende senin ona yazdığın
    Onunda senin için karaladığı
    Bir kaç satır gözlerini dolduruverir
    Üzersin ve üzdüğün içinde kahrolursun Onunlayken zamanı durdurmaya çalışırsın
    Onsuz olduğun anlardaysa geçen
    Herbir saniyeyi asırlara sığdıramazsın

    Bazen sahilleri dolaşırsın deli olmuşçasına Akşamüstlerinde güneşin batışını izlersin Hani o ufukta gitmek istemiyormuş
    Ama gitmeye zorlanıyormuş gibi feryad figan İçinde dünyanı aydınlatan o dev platformun Nasıl boğulduğuna şahit olursun
    Kaptırmışken kendini etrafına kenetlenmiş
    Kör karanlığın farkına varamazsın bir süre Ve yeni yeni doğmaya başlayan
    Dolunaya umut bağlarsın
    Hala çaresizsindir kimin umrunda

    Denizin üzerine serilmiş yakamoza
    Hayran olursun
    Nasılda tebessümle bakar sana
    Derdi yok tasası yok keder gamdan uzak
    Saatlerce birşeyler anlatmaya çalışırsın Mırıldanarak belkide kendini avutuyorsundur Gece yarısı olmuş nihayetinde
    Farkına varır koşar adımla
    Evinin yolunu tutarsın
    Ardında esrarengiz bir gölge
    Kendince takip ediliyorsundur
    Çekinirsin vede korkarsın
    Eve geldiğinde ise kapıyı kilitlersin ardına Ve sanki kurtulmuşçasına
    Derin bir ohh çekersin
    Ama haala kurtulamadığının farkına varman Sadece bir kaç saniyeni alır
    Elini cebindeki sigarana uzatırsın
    Oda terketmiştir seni
    Bir koşu köşedeki büfeden almak istersin
    Cebindeyse metelik yok
    Düğmeyi tıklatırsın ışıklar yanmıyordur
    Elektrikler kesilmiş

    Kuytu bir yerden yarım kalmış bir mum bulup
    Yakarsın o anlamsız loşla aydınlattığın
    Odanda bir köşeye kurulup
    Yine başlarsın düşünmeye
    Her zamanki gibi sessiz ve derinden
    O zindan sessizliği bozan
    Bir saat tıkırtısı sende hala cevap yok
    Başın çatlarcasına ağrır
    Daha fazla dayanamayıp bu acıya
    Gözlerini dolduruverirsin

    Artık sende
    Kendini kandıramaz duruma gelmişsindir
    Ve itiraf edersin kendine onu sevdiğini Çılgınlar gibi
    Akıllara zarar bir sevgiyle bağlandığını
    Ama onun karşısında bu kadar
    Cesur olamıyorsundur
    Ve başından beri biliyorsundur
    Verebileceğin en güzel cevabın
    Ve edebileceğin en güzel itirafın
    Susmak olduğunu

    GÜZELLİĞE

    Ve sen eğer seviyosan
    Yarında susacaksın...
#07.12.2008 02:36 0 0 0
#07.12.2008 02:10 0 0 0
#06.12.2008 15:11 0 0 0
#06.12.2008 15:02 0 0 0