Hani saz çalınırdı ölüm
Türküler söylenirdi kan
Sen gideli kaç mevsim
Kaç yıl geçti aradan
Şimdi rakı sofrasında
Evvel zaman diyor biri
Diğeri kalbur saman
Oysa hala günün yüreğinde
Elektrik tadında bağıran
Kara bir katrandır zaman
O barut soluğu gecelerde
Sanki hiç yürünmemiş gibi
Ve çökülmemiş gibi korkunun üstüne
Yaşam vurulmuş diyorlar
Aşklar susmuş seninle birlikte
Bütün gözlerde aynı yılgınlık
Aynı alkol aynı bunalım
Ne bir çocukta görüyorlar sabahı
Ne fışkıran bir çiçekte
Hangi sabır demişti dağlar
Aşk demişti ya deniz
Nasıl geldik bu günlere
Bu duyarsız yerlere nasıl
Şimdi rakı sofrasında
Evvel zaman diyor biri
Diğeri kalbur saman
Oysa hala her an
Çırılçıplaktır bir yeşilin
Ateşte çığlığıdır yaşanan
Sokul yanıma,
çığlıklar dolarken kentin sokaklarına
yirmidört ayar yankılar düşer dağlardan.
Üşürüm kar giyinmiş ağaçlar gibi
sımsıkı tut ellerimi
ki,
bir kır çiçeği
korkusuzluğuna ulaşayım.
Tuz ekmek ve şarap kadar kutsal,
okunması düşlenen bir kitabın
el değmemiş koyakları kadar gizemli,
sevdaya ait ne varsa içimde
sırtımda taşıyorum akşamları.
Rüzgarın baştan çıkarıcı çağrısına kapılıp
ipini koparan uçurtma gibi
çılgın olmak istiyorum,
bu yüzden,
görmüyor musun kollarım
sana uzanıyor savaş alanının
tam ortasından
Peşimde kanıma susamış canavarlar var,
gecenin sabaha yakın olan kısmında
çalı ol
yapraklarının arasına al beni,
dikenlerin batmasın ama.
Çocuklar kadar berrak pınarlar
olsun avuçlarında,
bir yudum içtiğimde
ay kanatlarını tak
gözlerime gözlerinle
yak beni yüreğindeki ateşle.
Karınca gölgesi olsan bir öğle üstü,
uyusam uykuların en derininde,
mermer yontular görsem düşümde,
kılıfından çıkarsam ölümü
rasgele öpsem ağustos gibi yanan göğsünden,
uyandığımda sen yoksan
haykırsam, haykırsam, haykırsam...
Gözünden süzülen yaş denizi ıslatıyor.
Sevda kilim, gönül hasret derdi dokuyor.
Çatlayası deli yürek sen sen diye atıyor.
Off gece gözlüm off TÜRKİYEl Sen kokuyor..
tutsak için vuslat uzak,
Vuslat için ayrılık mutlak.
Ölüm gibisin..
Sevdalının izi, ardındaki dumandan belli olur.
Geçtiğim yolların uysal sisine takılsın gözlerin
Merak et!
Delicesine büyüyen iç yangınımdan,
bir yudum su iste, üşüyen bedenin için.
Eşik içi dertlerin kader çizgilerinde ara beni
Adımları hızlanan bir göl kuşu oldum ben,
Gözlerine baktığım an,
senin olmayı arzuluyorum...
seni sıkı sıkı sarmayı,
senin elinden tutmayı,
seni seviyorum demeyi,
istiyorum...
Gözlerine baktığım an,
Senin kollarında olmayı,
senin güzel kokunu almayı,
sana güller vermeyi ,
Ve sana ben herşeyimi
vermek istiyorum...
Gözlerine baktığım an,
neler , neler vermek isterim,
bir bilsen,
anlasan ya !...
hades çok güzel olmuş yaaaaa
GERÇEĞE DAİR ÖZÜMLE SENDEYİM.
ÖYLE DOLUYUM Kİ!
ELLERİNDE BOMBOŞ KALBİM.
ÖYLE MUTSUZUM Kİ YAŞAMAYI BİLMEZ GİBİ.
ÖYLE MAHKUMUM Kİ ELLERİNDE!
ÖLESİYE...
seni arar seni sorarım
çıkmaz sokaklardan
sensiz çıkarım
elimde yanan sigaram
dalgınlaşır bir daha yakarım
çaresizliğimi, yine çaresizliğimi yudumlarım
Aşk Nedir?
Aşk, iyi geceler öpücüğünü uzun tutmaktır. Beklentidir.
" Aşk, delicesine flört ederken yanındakinin hiçbir şey yapmama hakkını teslim etmektir. Saygıdır.
" Aşk, zaaflarınız olduğunu ortaya çıkarır. Kabullenmektir.
" Aşk, şimdi zamanı değil diye beklemeyi bilmektir. Sabırdır.
" Aşk, saçlarda başlayıp topuklarda biten bir gezintidir. Keşiftir.
" Aşk, sevişelim demeden sevişmek, yanındakinin ne istediğini bilmektir. Anlaşmaktır.
" Aşk, bağlandığını sandığında, karşındakine hayır deme şansını tanımaktır. İnceliktir.
" Aşk, korumaktır. Sorumluluktur.
" Aşk, ciddi bir tokalaşmayı kıkırdamaya dönüştürmektir. Mizahtır.
" Aşk, durma yoksa seni öldürürüm lafını duymaktır. Şehvettir.
" Aşk, evinizdeki her şeyin yerinin değiştirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir.
" Aşk, sevgilinizin ne olduğunu bütün çıplaklığıyla görmektir. Gerçektir.
" Aşk, saatin kaç olduğunu bilip aldırmamaktır. Neşedir.
" Aşk, sizi kucaklayan kolların, gittikçe daha çok sarılmasıdır. Mutluluktur.
" Aşk, gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediğinizde, uyanık kalıp seni biraz daha görmeyi tercih ederim cevabını almaktır. Sıcaklıktır.
" Aşk, tanıdığınızı zannettiğiniz insanın yeni yanlarını keşfetmektir. Tazeliktir.
" Aşk, uyandığınızda rüyanızı yanınızda bulmanızdır. Düşlerin gerçek olmasıdır.
" Aşk, kocaman yatağın üçte birine sıkışmaktır. Yakınlıktır.
" Aşk, evin anahtarından bir kopya daha yaptırmaktır. Güvendir.
" Aşk, hoşçakal dedikten sonra tekrar karşılaşacağını bilmektir. Kaderdir.
" Aşk, gerindiğinde sızlayan vücut lafının anlamını bilmektir. Derstir.
" Aşk, ecza dolabını açtığında, diş macunu kapağını kapatılmamış bulmaktır. Uyumdur.
" Aşk, pencereden dışarıya baktığında kiminle olduğunu hatırlamaktır. Düşüncedir.
" Aşk, rüzgarın ağaçların arasında dolaşırken çıkardığı sesi dinleyip sevgilisinin yanında olmadığına hayıflanmaktır. Yalnızlıktır.
" Aşk, asla anlatılmayacak hikâyelerdir. Özeldir.
*Gördüğüm en güzel rüya senin olduğun,
Duyduğum en derin sevgi senin eserin,
Gördüğüm en güzel dünya senin gözlerin,
Ve kurduğum en güzel hayal sensin.
*Gül bahçesinde geçse de ömrüm ,
Senin üstüne gül koklamam gülüm!
Seni koklamak olsa da ölüm ,
İnan uğrunda ölmeye değersin gülüm
*Ne zaman tutsam ellerini,
Gözlerimin önünden mevsimler geçer.
Ne zaman gözlerin gözlerime değse
Samanyolundan bir yıldız düşer...
*Dünya unutursa dönmeyi,
Rüzgar unutursa esmeyi,
Aşıklar unutursa sevmeyi,
Belki o zaman unuturum seni
*Bir an buruk bir acı saplanırsa yüreğine,
gözlerin zamansız takılırsa,
kulakların zamansız deli gibi çınlarsa
bil ki bir yerlerde özlemişsindir
Sevgilerin en güzeli seni sevmek,
Özlemlerin en güzeli seni özlemek,
Ve hayatın tadı sabah kalktığımda,
Senin varolduğunu bilmek...