Yıldız Tilbe Hastayım Sana - Yıldız Tilbe Hastayım Sana Müzikli Şiiri - Yıldız Tilbe Hastayım Sana Resimli Şiirler - Yıldız Tilbe - Hastayım Sana Müzikli Şiiri - EKartlar
Beni hafife alsan da
Söz verip aramasan da
Telefonu açmasan da
Gönlün benden yana
Sor bir kere ona
Yalvarırsam şımarırsın
Öyle güzel değilsinki
Şaka yaptım dur ağlama
Sana deli olan beni
Harca hiç korkma, hastayım sana
Dermansızım, başkayım sana
Sana arsızım
Ne kadar inatçıysan da
Dönüp
Geleceksin
B A N A
İzin var Dudaklarında
Alıştım aslında
Her çocukluğuna bunca derdin arasında
Aşk yansıtan bir aynasın
Kardan"beyaz" bir sayfasın
Senin benim bu aşk bizim
Bırakmam "seni" ben artık sensiz
. .i m k a n s ı z ı m . .
Seni bırakmam, ben gerçek aşkım
Harca hiç korkma, hastayım sana
Dermansızım
Beni bırakma, ben gerçek aşkım
Ilık rüzgarla gelen bir müzik sesiyle dalıverdim uzaklara; "Aşık olmak günahsa ben bir günahkarım, pişman değilim tanrım" diyordu yumuşak bir ses bir sızı saplandı ilk önce kalbime sensizlik yüreğimi yakıyordu, sana hasrettim sarı kurumuş yapraklar arasında yürürken rüzgarın yüzüme vurmasıyla kokunu duydum sanki yalnızdım mutsuzdum, sen yoktun ebediyen gitmiştin Şimdi yanımda olsaydın kollarınla beni sarar, yüzüme dağılan saçlarımı parmaklarınla düzeltirdin.. iki taraftan kulaklarımın arkasına sıkıştırır, "Böyle daha güzel aşkım"derdin yüzüme düşen saçlarıma tuzlu gözyaşlarım karışıyor şimdi. "Sakın ha ağlama, seni birgün bile ağlarken görmek istemiyorum" derdin bana şimdi bir yerlerden bakıyorsa gözlerin üzülüyorsundur ama gözyaşlarıma söz geçiremiyorum sevgilim... Hani biz sonsuza kadar mutlu olacaktık? Hani birbirimizi terketmiyecektik? Neden beni tek başıma bırakıp gittin aşkım.? Kaza haberin geldiğinde inanamadım evimizden nasıl çıktığımı bile hatırlamıyorum hastanede seni öyle kanların içinde baygın bir şekilde görünce dünya başıma yıkıldı elini tuttum ve sen gözlerini açtın "Sakın ha! Sakın elimi bırakma" dediğin zaman bile "Gözlerindeki ormanda yağmur yağmasın" dedin yanaklarımdan süzülen sicim gibi yaşlar yüzüne döküldüğünün farkında bile değildim.. ameliyathanenin kapısına kadar elini hiç bırakmadım ve mecburen elini ayırdılar benden saatlerce o odada kaldın çıktığın zaman komadaydın doktorlar ümitsizce gözlerime bakıyordu seni odana götürdüler.. neydi, neden o makinaları vücuduna bağlamışlardı.? Sen yaşayacaktın.. beni bırakmayacaktın yemin etmiştin..yavaşça elimi elinin üzerine koydum.. hiç kıpırdamıyordun günlerce başucunda bekledim farkında bile değildin hep uyuyordun yanında seni beklerken; geçirdiğimiz günler bir film şeridi gibi gözlerimden geçti beni kızdırmaların, sinirletmelerin ve ondan sonra gönlümü almak için bütün evi ben yokken çiçek bahçesine çevirmen doğumgünlerimizde birbirimize aldığımız müzik kutuları hani son doğumgününde sana mavi bir kazak almıştım da hemen giyip mankenlik yapmıştın ya ve ben seninle dalga geçmiştim sen de pastayı alıp yüzüme yapıştırmıştın ve sonra da bütün evi pastayla alt üst etmiştik ne kadar deliymişiz, ne kadar aşıkmışız mavi kazağını son gördüğümde kanlar içindeydi.. kaza günü onu giyiyormuşsun meğer çok sinirlettin beni, nasıl çıkacak şimdi kazaktaki kan lekeleri? Olmadı şimdi, iyileşir iyileşmez kazağını sen yıkayacaksın.. onu sana ben aldım atmak olmaz ki Hala uyanmadın bir hafta geçti hiç bir kıpırtı yokdoktorların biri gidiyor biri geliyor.. söyledikleri hiçbirşeyi artık anlamıyorum.. bu arada o yağmurlu gün geldi aklıma.. bisikletlerle yarış yaptığımız o gün.. hani ani bir yağmur başlamıştı da eve zor yetişmiştik.. balkonda durup yağmuru izlerken bir gün bebeğimiz olursa ismini Yağmur koyalım demiştik bizim yağmurumuz yaz yağmuru olsun demiştik Ve bir gün daha geçti işte, yanında sen o yatakta hareketsiz yatarken bir gün daha geçti elim elinde.. ve başım yatağın yanında, kendimden geçmişim.. ve aniden elin elimde kıpırdadı.. aniden kırmızı, şiş gözlerimi sana çevirdim ve gözlerini açtın o halinle bile gülümsüyordun bana dudaklarına küçücük bir öpücük kondururken sessizce gözlerimden yine bilinçsizce tuzlu gözyaşlarım dudaklarına düştü kızar gibi yine baktın bana "Tamam" dedim "Ağlamıyacağım" Gözlerime baktın buğulu hiç beklemediğim bir anda dudakların kıpırdamaya başladı "Affet beni" dedin, "Birbirimizi terketmiyecektik, hala daha da seni terketmedim ama." dedin ve gerisini duymak bile istemiyordum, parmaklarımla dudaklarını kapattım, "Konuşma, yorulma, sonra konuşuruz" dedim ama başınla "Şimdi" dercesine işaret ettin "Şehre inmiştim, yıldönümümüz için beğendiğin tek taşlı pırlanta yüzüğü alacaktım, aldım da yanında 25 tane gül vardı, arabanın torpido gözünde yüzüğün, koltukta da güllerin vardı" dedin ve devam ettin "Hayatımda geçirdiğim en güzel yılları seninle paylaştım, gözlerim, kalbim hep yanında olacak, arabadan emanetlerini almayı unutma" dedin bana gözlerimdeki yaşları artık durduramıyordum "Bir dahaki sonbahara yürüdüğümüz yolda yanlız yürüyeceksin ve çok güçlü olacaksın, beni affet aşkım seni bensiz bırakıyorum, seni canımdan çok seviyorum, son bir öpücük ver bana" dedin ve bir elim elinde bir elimle alnını okşarken istediğini yaptım dudakların sıcaktı ve aniden makineden ince bir ses geldi, elin elimden kopuverdi. Gözlerin yavaşca kapandı. Doktorlar koşup geldiler öylece orda kalıverdim hareketsiz kaldım, donmuştum, sen yoktun artık doktorlar seni götürdüler artık sen yoktun, yanlızdım.. Ve şimdi sensiz geçen ilk sonbahardayım yürüdüğümüz yolda kurumuş yaprakların arasında tek başınayım. Arabadan bana getirdikleri emanetlerimin biri evde diğeri parmağımda yüzüğünü yaşadığımı sürece parmağımdan, güllerini yatağımın yanından hiç ayırmayacağım mavi kazağını yıkadım, temizledim yastığının üzerinde duruyor.. Hazan mevisimi, hüzün mevsimi aşk mevisimi.. ayrılık mevsimi Kulağımda bana söylediğin şarkıyla yürüyorum tek başıma söz verdiğimiz gibi sarı yapraklı yolda....
"SANA RÜYA DIYEMEM, SENDEN UYANAMAM KI
NEREDE OLURSAN OL, SENINLEYIM BEN SANKI
BULUTLU GÜNEŞIMSIN, SEVGILIMSIN BENIMSIN
YAZ YAĞMURUM, KIŞ GÜLÜM, NEŞEMSIN KEDERIMSIN
SENINLE DOLU DÜNYAM, GÜNDÜZÜM GECEM SENSIN
ÖLSEMDE AYRILAMAM, BENLIĞIM RUHUM SENSIN..."
Biliyorum her an her saniye benimlesin, beni izliyorsun. Iyi ki şarkılar var ve şiirler. Sen sözünü tutmadın, beni bırakıp gittin. Belki birgün aşkım... Bu yağmurlar diner ve biz yine birlikte oluruz hiç ayrılmamacasına.
"HER YERDE HATIRAN VAR, HERŞEY SENINLE DOLU
HERŞEYDE SENIN IZIN, BU YOL AŞKININ YOLU
ALAMAZ BIN SEVGILI KALBIMDEKI YERINI
SANKI IÇIMDE AÇAR BU SARMAŞIK GÜLLERI....
Mevsim ki Eylül - Resimli Şiirler - Romantik Resimler - Romantik Şiirler - Duygu Yüklü Resimler - EKartlar
Bu gece bir feryadın üzerini çiziyorum
Bütün köprülerde bıraktığım sen
Uçurum kenarı düşüncelerim
Yeltendiğim onca intihar
Gözkapaklarımda acının ağırlığı
Ve bitmez tükenmez bu yol..
-sana yeşillenen bütün dallarımı buduyorum-
Çorak, fakir bir tarlada eskitiyorum düşlerimi
Kahverengi teninde üşüyor gözyaşlarım
Hasretinin bereketini yağdırıyorum toprağa
Bütün bulutlardan kızıl bir gün doğuruyorum
Şafağı eskimiş bekleyişlerimi nadasa terk ediyorum
Sen acıyı yaşarken ben..!
-ucuz kelimelerden koca bir roman yazıyorum-
Bu gece, içkim, sigaram sen
Eğildiğim bu tahta masada
Alnımın tam ortasında yedinci çizgi, sen
Kaderi izmaritimde söndürüp
Dudak izlerimden dudağını siliyorum
Solgun yüzümde eskiyor gülüşün
-bütün aynalardan resmini kazıyorum-
Bu cehennem, bu iblis savaşında ben
Kolsuz bir çocuğun bakışı gibiyim
Eksik küfürlerim dilimle savaşır
Balçıkla sıvanmış koca bir geçmiş
Kuruyunca dökülür gövdemden
Sen gonca da gül, ben arsız diken
- her şey hatıralara kuruyunca yakışır-
Bu gece, zeytin ağaçlarında kısaldı ömrüm
Sert toynaklarıyla bir tay geçti sol yanımdan
Ömrü fırtına bir çınarda kırdım dallarımı
Yosunlarıyla ürkek nehirler aktı gözlerimden
Çelik beyazına aşina sırtımı döndüm gidişine
Kaçak gecelere eğdim başımı
Dizlerim asfaltın keskin dişlerinde kanadı
-kestim, sensiz yaşamanın ağır faturasını-
Bir dirhem çarpıntıdır bıraktığın açık kapı
Usulca geceme sızan ay ışığı
Veya gözleriyle seni bana getiren kedi
Islık çalan kimsesiz istasyon
Raylarla çiftleşen zina dölü trenler
Ucuz sandallara çarpan nazlı dalgalar
Boşuna bekleyişlerin yorgun kollarını taşıyan balkonlar
Bu gece bir feryadın üzerini çiziyorum
Etimde yara iltihabını akıtıyorum dudağımdan
Zehrinle cürümünü işliyorum ömrümün
Affedilmeyecek beyazını siliyorum şakağımdan
Anlık merhametini kurşunluyorum sevdanın