Malatya Sivil Mimari Örnekleri - Malatya - Sivil Mimari Örnekleri

Malatya sivil mimarisi, şehrin kuruluşu ile birlikte başlamıştır. XIX.yüzyılın ikinci yarısından sonra kent merkezinde ve çevresinde sivil mimari örneklerini yansıtan çeşitli yapılar yapılmıştır. Ancak, yakın tarihlerde başlayan yeni yapılanma Malatya evlerini olumsuz yönde etkilemiştir. Bunun kaçınılmaz sonucu olarak Malatya sivil mimari örneklerinden birçoğu bilinçsizce yıkılmıştır. Günümüzde Malatya evlerinden bazıları koruma altına alınmıştır. Bu evler daha çok Saray Mahallesi’nde, Aslanbey Mahallesi’nde, Niyazi Mahallesi’nde bulunmaktadır. Bunların başında Erol Balabanlı Evi, Karakaşların Konağı, İstanbulluoğlu Konağı gelmektedir.



Malatya evleri çoğunlukla sokağa cephesi olan iki katlı evlerdir. Bunların hemen hepsinde doğrudan doğruya sokağa açılan kapıları bulunmaktadır. Yörenin ikliminden ötürü evler, kalın duvarlı ve birbirlerine uyumlu küçük pencereleri olan müstakil yapılardır. Bazı örneklerde üç katlı evlere de rastlanmaktadır. Bu evlerin arkasındaki bahçelerde başta kayısı olmak üzere, çeşitli meyve ağaçları bulunmaktadır.



Malatya evlerinden önemli bir grup Mücelli Caddesi’nde bulunmaktadır. Bu evlerin diğerlerinden farklı bir mimari özelliği vardır. Eyvanlarının daha geniş olmasından ötürü yaz aylarında da kullanılan mekânlara yer verilmiştir. Eyvanların açıldığı bahçe veya avlular da mutlak surette bir havuz ve bunun çevresinde de kameriyelere de yer verilmiştir. Çoğunlukla bunlar asmalarla gölgelendirilmiştir.

Sivas Caddesi’ndeki evlerde ise, daha çok merkezi özellikler ön plana alınmıştır. Nitekim İstanbulluoğlu Konağı bunun tipik bir örneğidir. İmar nedeniyle yarısı yıkılan bu evin kalan bölümleri de bu konuda yeterli bilgi vermektedir.

Niyazi Mahallesi’ndeki Karakaşların Konağı ise 90 cm. kalınlığındaki birinci kat duvarları ve buraya sıralanmış küçük pencereleri ile Malatya evlerinin tüm özelliklerini taşıyan bir örnektir.



Malatya Sinema Caddesi’nde, Beş Konaklar olarak bilinen on üç ev kentin önemli sivil mimari örnekleri arasındadır. Bunun yanı sıra Kemal Mustafa Paşa Mahallesi’ndeki ev, Derme İlköğretim Okulu karşısındaki H.Çekirdek Evi, Şerafettin Arpacı Evi Malatya’nın tipik sivil mimari örnekleri arasındadır.

Malatya evlerinde ana yapı malzemesi olarak taş kullanılmıştır. Çevreden sağlanan ve işlemesi çok kolay olan koyu renkte bazalt taşları bu evlerde kullanılmıştır. Duvarlar arasında ahşap hatıllara yer verilmiştir. Ayrıca evlerin iç doğramaları, döşemeleri, tavanları, pencereleri, kapıları, yüklükleri, merdivenleri ve sekileri ahşaptan yapılmıştır. Madeni olarak da kapı kilitlerinin yanı sıra dövme demir çiviler de dekoratif şekiller halinde kullanılmıştır.



Evlerin avlularındaki zemin kat taşlık olup, genelde yassı plaka halinde taşlar yan yana dizilmiştir. Ana giriş kapıları çoğunlukla çift kanatlıdır. Bu evlerin bahçe kapıları arabaların geçeceği büyüklüktedir. Her kapıda birer tokmak olup, bu kapılarda diğer bölgelerde olduğu gibi ahşap oymalara pek rastlanmaz. Yalnızca kapıların üst kısmında, birinci kat çıkmalarının veya şahnişlerin kirişlerinde dekoratif bezeme ile karşılaşılır. Ana giriş kapısının üzerinde rüzgârlık veya aydınlık olarak nitelenen ve çoğunlukla elips şeklinde pencereler bulunmakta olup, bunlar demir kafeslerle korunur. Zemin kat pencereleri bu bölümlerde ambar, kiler ve tandırlar olduğundan daha küçük olarak yapılmıştır. Bu kattaki odalardan birisine “Hızna Odası” ismi verilir. Burası daha çok evin kileri konumundadır.



Malatya sivil mimari örneklerinden evlerin cephelerindeki pencereler üzerindeki kemerli alınlıklar dış cepheyi tamamlamaktadır. Bu pencereler duvar kalınlıklarına göre bazen düz, bazen de mazgal pencere niteliğindedir. Üst katlardaki şahnişli pencerelerin pervazlarının üzeri kemerlidir. Malatya evlerinde cepheye çok fazla önem verilmiştir. Genellikle birinci katlar dışa taşkındır. Bazen burada bütün cephe boyunca dışa taşkın olan Başodaya yer verilmiştir. Sokak köşesinde bulunan evlerde ise her iki cepheden de çıkmalar yapılmıştır. Bir veya ikinci katların bittiği yerde ise çatıya geçişlerde daha çok kavisli taşmalar görülmektedir. Bu taşmalarda özel olarak kavislendirilmiş bağlantı kirişlerinin aralarına çıtalar yerleştirilmiş ve üzerleri de çamurla sıvanmıştır. Cepheler çoğunlukla kireç badanalıdır. Çatının uçlarında aşağıya doğru sarkan ahşap oymalar bir dantelâ gibidir.



Malatya’nın konak tipi evlerinde çatı üzerinden taşan, üç tarafı açık veya açık eyvanlara yer verilmiştir. Bunlar yazın oturulan ve sıcak yaz gecelerinde yatılan evin havadar bölümleridir.

Üst katlarda başodalar daha çok misafirlerin ağırlandığı yerler olup, bu odalara “Makat” denilen sedirler yerleştirilmiştir. Misafirler çoğunlukla üzerleri halı kilim ve minderlerle örtülü olan bu sedirlerde oturtulur, ev sahipleri ise döşemedeki halı ve kilim üzerinde otururdu.

Evlerin üst katındaki yatak odalarında çift kanatlı ahşap kapaklı dolaplar bulunmaktadır. Ayrıca bu kapaklı dolabın yanında veya içerisinde de gusülhanelere yer verilmiştir.

Malatya evlerinin üst katlarında başoda ve yatak odasının dışında bir de “Kış Damı” denilen mekân bulunmaktadır. Bu bölüm yaz aylarında ev halkının günlük yaşamını geçirdiği yerdir. Aslında kış damı dikdörtgen planlı, geniş bir oda şeklinde olup, bu odanın girişinin karşısına da “Limseki” denilen bir bölüm eklenmiştir. Bu bölüm oda seviyesinden daha yüksekte olup, buradaki sekinin üzeri de halı ve minderlerle kaplanmıştır.



XIX.yüzyılda yapılmış Malatya evlerinin kış damı denilen bölümünde duvara yaşmaklı ve piramit külahlı bir de ocak yerleştirilmiştir. Bu ocağın yanında çeşitli eşyaların konulduğu kapaklı dolaplar bulunmaktadır.

Malatya’nın ilçelerinden Arapgir evlerinin de kendine özgü bir özellikleri vardır. Bu evler bahçe içerisinde, düz toprak damlı, kerpiç ve taş karışımı olarak yapılmış 2-3 katlı konutlardır. Bu evlerin iskeletlerinde kavak ağaçları kullanılmıştır. Bunların temelleri taştan olup, üzerlerinde kavak ağacından döşenmiş kirişler ve kaburga denilen ince çubuklar yerleştirilmiş, aralarına da kerpiç ile dolgu yapılmıştır. Arapgir evlerinin en tanınmışları Berenge Mahallesi’nde Hacı Sabit Efendi Evi olup, harem ve selamlık olarak 1884 yılında yapılmıştır. Bu konağın haremlik ve selamlığının giriş katı günlük yaşama ayrılmıştır. Bunun üzerindeki birinci kat ve ikinci kat yatak odalarıdır. Bu evlerden Çobanlı Konağı, Cevat Şakir Paşa’nın konağıdır. Giriş katı ile birlikte bu konak üç katlı olup, taş malzeme ve kerpiçten yararlanılmıştır. Duvarlar arasına ahşap hatıllar atılmış, üzeri de geniş bir çatı ile örtülmüştür. Bu evlerin zemin katlarındaki taşlar 40x60 cm. ölçüsünde olup, Amberge denilen bir yerden getirilmiştir. Arapgir konaklarının başodasının bir köşesine ahşap parmaklıkla çevrili ve Mim Sofa denilen çocuklara ayrılmış bir bölüm de bulunurdu.



Malatya ilçelerinden Darende’nin Balabanlı yöresindeki evler dar sokakların iki yanında sıralanmışlardır. Bunlar bir veya iki katlı evler olup, üst katlar dışarıya doğru çıkma yapmış pencereli yapılardır. Bunların yanı sıra Balabanlı evlerinde yer yer sağır cepheli olanlara da rastlanmıştır. Çoğu kez taş temeller üzerine ahşap hatıllı kerpiç evlerin zemin katlarında depolar, mutfak ve benzeri mekânlar sıralanmıştır.

Günümüzde bu evlerin çoğu yıkılmış olmasına rağmen, Balabanlı bölgesindeki evlerde mimari yönden bir bütünlük ve uyum görülmektedir. Yöresel killi toprakla sıvanan bu evlerin kendilerine özgü bir görünümleri vardır.

XIX.yüzyılın sonlarında yapılmış olan ve Halk Eğitim Merkezi olarak kullanılan yapı Osmanlının son dönem mimari eserlerindedir. Bütünü ile kesme taştan yapılmış olan yapının ortasında uzun bir salon ve etrafında da çeşitli odalar sıralanmıştır. İçerisi kâgir olan bu yapıda Malatya’yı ziyaret eden Atatürk kalmıştır. Ayrıca Cumhuriyet döneminde, 1933 yılına tarihlenen Gazi İlköğretim binası da biri bodrum olmak üzere üç katlı Neo-Klasik üslupta yapılmış bir yapıdır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 964
favori
like
share
yıldırz Tarih: 21.11.2010 13:14
kardes baska bisi yoqmu mesela malatya kalesi faln