nasip olursa bundan sonra herhafta buraya hadis yazıcam arkadaşlar. İsteyen olursa ekleyebilir. bir hafta olmasının sebebi çok yazıp bir kere okunup unutmakansa bir tane yazıp o hafta o hadisle alakalı sizlerinde bilgilerini günümüze uyarlamasını tartışarak öğrenmek daha iyi olur diye düşündüm.
Sizlerde düşüncelerinizi yazarsanız sevinirim.
Bu haftaki hadis
Sahabe-i güzîn efendilerimizin Hadis ilminde herkesçe hüccet kabul edilen seçkinlerinden Hazreti Ebû Hureyre (radiyallahü anh)'ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte, Peygamber Efendimiz (aleyhi efdalüssalavâti vetteslîmât) şöyle buyurur:
"Kim bir mümin kardeşinin dünyaya ait bir sıkıntısını giderirse, Cenab-ı Allah da onun ahirete ait bir sıkıntısını giderir.
Yine kim iman sahibi bir kardeşinin ihtiyacını giderirse, Allah ü Zü'l-Cemâl de onun ihtiyacını giderir.
Kim de inanmış bir kardeşinin herhangi bir kusurunu gizlerse, Settar olan Yüce Allah da dünya ve ahirette onun ayıplarını örter.
-Unutulmasın ki- kul, kardeşinin yardımında olduğu müddetçe Allah da onun yardımındadır."
Ebû Mûsâ (radıyallahu anh) hazretlerinden rivayet edildiğine göre;
Rasûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
Saçı-sakalı ağarmış müslümana,
Kur'an-ı Kerim'i usûlüne uygun olarak okuyan, içindekiyle amel hususunda ölçüyü aşmayan ve ondan uzaklaşmayan âlime
ve herkesin hakkını gözetmeye çalışan âdil idareciye hürmet etmek,
Allah Teâlâ'ya duyulan saygı ve ta'zimden ileri gelir.
Câbir İbn Abdullah (radıyallahu anh) hazretlerinden rivayet edildiğine göre;
Rasûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
Zulümden sakınıp kaçınınız; çünkü zulüm, kıyamet gününde zâlimin karşısına zifiri karanlıklar olarak çıkacaktır. Cimrilikten de sakınınız; zira, cimrilik sizden önceki ümmetleri helâk etmiş, onları haksız yere birbirlerinin kanlarını dökmeye ve haramlarını helâl saymaya sürüklemiştir.
Bir kısım insan vardır, Allah'ın mülkünden haksız bir surette mal elde etmeye girişirler. Halbuki bu, Kıyamet günü onlara bir ateştir, başka değil.
(Tirmizi, Zühd 41)
Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'a bir adam gelerek: "Ey Allah'ın Resülü! Bana (dini) öğret ve fakat çok özlü olsun!" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm: "Namazına kalktığın vakit (dünyaya) veda edenin (namazı gibi) namaz kıl. Sonradan (pişman olup) özür dileyeceğin söz söyleme. İnsanların elinde bulunan (dünyalık şeylerden) ümidini kesmeye azmet!" buyurdular.
(Kütüb-i Sitte, 7232)
Cum'a namazı, dört kişi hâriç geri kalan her müslüman üzerine cemaat içinde yapması gereken vâcib bir hakk'dır. Cumadan istisna edilen bu dört kişi şunlardır: Köle, kadın, çocuk ve hasta.
(Ebu Davud, Salat 215