Son İstiklal Savaşı gazisi 110 yaşındaki Yakup Satar, Eskişehir'de evinde hayatını kaybetti.
Hacı Seyit Mahallesi'ndeki evinde kızlarıyla yaşayan gazi Satar saat 22.50 sıralarında hayata gözlerini yumdu.
Şanlı Mücadele'nin son kahramanlarından Yakup Satar, 1898 yılında Kırım'da doğdu. Ailesiyle Eskişehir'e göç eden Satar, Osmanlı Devleti'nin 1. Dünya Savaşı'na katılmasıyla Basra Cephesi'nde savaştı. Sakarya Meydan Muharebesi'nde de düşmana karşı mücadele eden Satar, savaş sonunda Eskişehir'e döndü.
Uzun süre çiftçilik yapan Satar, eşini kaybetmesinin ardından kızları Zekiye Tali ve Bedriye Kalaş ile yaşıyordu. Satar'ın, 6 çocuğu, 50'ye yakın torunu bulunuyor.
Son 10 yıldır çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle evinden dışarı çıkamayan Gazi Satar, geçen yıl dünyaya gelen bebeklerle torunlarının torunlarını görmüştü.
Yakup Satar (11 Mart 1898, Kırım, Rusya İmparatorluğu - 2 Nisan 2008, Eskişehir, Türkiye), Türk Kurtuluş Savaşı ve I. Dünya Savaşı Irak Cephesi'nde savaşmış, kırmızı şeritli İstiklal Madalyası sahibi İstiklal Gazisi. Yakup Satar, Çorumlu Ömer Küyük'ün 12 Ocak 2006'da, Konyalı Veysel Turan'ın da 25 Mart 2007'de vefat etmesinin ardından, hayatta kalan son iki İstiklal Gazisi'nden biriydi. Kırımlı Yakup Satar'ın vefatıyla birlikte, yaşayan tek İstiklal Gazisi olarak emekli albay Mustafa Şekip Birgöl kaldı. [1]
1898 yılında o dönemde Rusya İmparatorluğu'nun topraklarında olan Kırım'da Hızır Bey ve Bahtlı Hanım'ın oğlu olarak dünyaya gelen Yakup Satar, Rusya İmparatorluğu'nun Türklere yaptığı baskı nedeniyle, 5 yaşındayken ailesiyle birlikte Eskişehir'e göç etti.
Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'na girdiği yıllarda askere başladı. Alman bir kumandanın, özel görev için seçtiği 200 askerin arasında yer alarak, Gizli Gaz Birliği adı verilen bu ekiple birlikte, kimyasal silahlar olarak kullanılabilen zehirli gazlar hakkında eğitim aldı. Bu ekip, öğrendiklerini, cephedeki askerlere de öğretmeleri için yetiştirildi.[2] Yakup Satar, o günleri şöyle hatırlıyor:
" Almanlar gazı nasıl kullanacağımızı bize öğretti. Teneffüs takımı vardı, kafamıza takıyorduk. Bu gaz bir silahla atılıyordu. Patladığı yerde dumanı dağılıyordu. Gaz zehirliyordu.[2] "
Eğitimin ardından Gizli Gaz Birliği'nin üyeleri dört ayrı gruba ayrılarak farklı cephelere gönderildi. Yakup Satar ise, 50 kişilik bir grupla birlikte on günlük yolculuğun ardından Bağdat'a gitti. Görev gizli olduğu için hiç kimse, olaydan haberdar edilmedi.[2] Yakup Satar, durumu şöyle açıklıyor:
" Bağdat'a savaş için gitmedim. Bizim oraya neden gittiğimizi kimse katiyen bilmiyordu. Ne kumandanlar ne başkası.[2] "
Bu gizli görev iptal olunca, normal tabura katıldı. Aynı günlerde İstanbul işgal edilip Bağdat'a asker gönderilemeyince mevcut birlikler İngilizlere teslim oldu. Yakup Satar 65 gün hastahenede 2 yıl da esir kampında kaldıktan sonra esir değişimi sonrası kurtuldu ve 22 günde Bağdat'tan İstanbul'a geldi. Memleketi Eskişehir'e uğradıktan sonra Milli Mücadele'ye katıldı.
yakup satar bence şansız gazilerimizden...vatanın parsel parsel satıldığını gördü.Nur içinde yat....cumhuriyet gençliği kanı pahasına da olsa satılan toprakları geri alacak.Nur içinde yat bu vatanı satanlardan da tüm şehitler adına hesap soracaktır.ALLAH RAHMET EYLESİN
Gazi'nin ölümü The Times'te
05 Nisan 2008 / 10:42
İngiliz The Times gazetesi, Kurtuluş Savaşı gazisinin 110 yaşında vefat etmesini okurlarına duyurdu.
İngiliz The Times gazetesi, Kurtuluş Savaşı gazisi Yakup Satar'ın 110 yaşında vefat etmesini okurlarına duyurdu. Gazete, internet sayfasında Kırım'da 1898 yılında doğan ve 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı'nda çeşitli cephelerde savaşan Satar'ın hayat hikayesine uzun bir haberle yer verdi.
Gazete, 1915 yılında orduya katılan Satar'ın 200 kişilik özel bir birliğe seçildiğini belirtti. Ayrıca haberde Irak cephesinde savaşan Satar'ın 1917 yılında İngilizler'e esir düştüğü ve 1. Dünya Savaşı bitene kadar tutsak kaldığı daha sonra ise Kurtuluş Savaşı'na katıldığı okurlara duyuruldu.