..
..
tenine yapışan kızgın kumlara aldırmaksızın;
rüzgarı devirerek yol aldı gecenin sonuna..
dokunmadı dağılan saçlarına birkere olsun.. inatçıydı;
belki de hayatın dalgalarla boğuşan inatçı düşmanıydı..
nice zamandan sonra yaktı ilk sigarasını..
hafif takırtılı geldi içine ya, olsundu..
bıraktı ilk külünü parıltılı insanların üzerine..
derin derin içine çekti; ayın sessizliğini denizin parıltısını..
yıldızlardan dökülmeye başladı türküsünün notaları..
kucakladı tüm notaları tutsak etti bedenine,
durdu.. gölgesiyle ansızın kayboldu gecenin içinde..
neredeydi ! yoksa bir hayalden mi ibaretti !
kimleydi bu buluşma ! kimin içindi karanlığı savurması !
..
..
şişşşşş..
ve işte oradaydı..
tüm doğa kendiliğinden bütünleşti ahenkle ..
yıldızlar peşi sıra döküldü gökyüzünden yoluna..
kuşlar maviye gülümseyerek kanat çırptılar gökyüzünde
toprağın kokusuna bulanarak seyre daldılar karıncalar..
her zamankinden daha mutluydu kuzular yeşilin içinde..
ve kır papatyaları gibi fışkırdı masal dünyasına,
gülümseyerek selamladı doğa anayı..
merhaba dedi
içindeki parçasıyla ait olduğu yere..
merhaba dedi içindeki parçasıyla
hiç bitmeyecek masalına..
zamanı özgür bıraktı, masala akan ırmağa..
geceyi söktü maviden.. devirdi karanlığı uçurumlara..
ardında bıraktı korkularını.. savurdu geçmişi..
dudaklarında ezgisi içindeki parçasıyla koştu güneşe..
koştu onu yeniden filizlendiren büyüten sevdasına..
koştu tüm içtenliğiyle bağlandığı o yürekli adama..
kollarını açtı inancına ardına bile bakmadan
gözleri değdi içini dolduran anlam veren o insana..
çoşkuluydu umutları yeni yeşeren fidanlar kadar..
sıcacıktı sevdalıların içi, yeni doğmuş bir bebeğin teni kadar..
buluştu nefesleri birbirine gökyüzüne sindi tüm aşk..
tüm doğa tanıklık etti bu buluşmaya..