Yıllar önce, genc bir budala iken, kendime çok güvenen biri idim. Benim için evlilik, hiçbirşey ifade etmeyen bir olgu idi. "Ne olacak ki?" diyordum. "Evlenirsin, olmaz ise boşanırsın! Bu kadar basit!" ve valide evlen diye baskı yapmaya başlayınca, "Peki!" dedim, "Bulun bir hanım evleneyim!"
Aptallık para pulla değil ya, işte bu da benim aptallığımdı. Hiç önemsemedigim halde, görücü usulü ile evlendim. Benim dışımda gelişen bir olguya, sırf meraktan şahitlik eden bir sinema izleyicisi gibi, kendi yaşamımı izlemeye başladım.
Valide ve kızkardeşim, bir eve gitmemiz, orda müstakbel eşim olacak hanımın kahve yapıp getirmesi... Küçük bir kız çocuğu görmüştüm elleri titreyen, bakmaya korkan... Sigara içmek istedim. Orada ki çok bilmiş kocakarılar... ona işaret ettiler. Sigaramı yakmaya geldi. Elleri titriyordu, elini tuttum, burnumu yakmaması için. Sigaraya denk getiremiyordu çünkü ateşi.
Söz kesildi. Ben, merakla bakıyordum. Bir şeyler oluyor ama "Olsun bakalım, sonu ne olacak!". "Nisan!" dediler. Umurumda değil.
Ve bu süre zarfında görmeye bile gitmiyordum. Kendi yaşamımı yaşıyordum. Arkadaşlarla geziyor, keyif yapıyordum. "Nisan!" dediler, o nasıl oldu, hatırlamıyorum. Sanki ihtiyaç molası verdim de, filmdeki o sahneleri kaçırmışım gibi...
"Düğün!" dendi, aklım başıma geldi. Uyandım, ama heyhat geç kalmıştım. "Evlenmek istemiyorum yahu saçmalamayın, buraya kadar gelmem bile hataydı!" dedim. Eh, dedimde, kimseyi inandıramadım. Valide "Sen bırakırsan kimse almaz!". "Neyi almazlar, kim almıyor, yahu pazardan malmı alınıyor. Bu nasıl mantık!" derken kendimi düğünde dans ederken buldum...
Evli bir adamdım artık. Kendine güvenen bir budala olarak, bundan sonra bari dürüst olayım, elimden geleni yapayım dedim. Tüm hata benimdi. Meraklı çocuklar gibi başımı belaya sokmuştum. Onun bir suçu yoktu. Madem girdim bu işe, dürüstçe bu işi götürelim deyip, eşimle mutlu bir yaşam için elele verme çabası içine girdim.
Ama olmuyordu. Paylaşım olması için ortak bir dil konuşmak gerekiyordu. Bunun için de ortak bir kültür gerekiyordu. Ben odamda kitap okurken, o dantel örüyordu. Halbuki ben neler hayal etmiştim gençlik hayallerimde, birlikte kitap okuyacaktık, eşimle birlikte sinemaya gidecek, filmin kiritiğini yapacaktık. Konuşacak, tartışacak, bir yaşam boyu aynı paydada buluşacaktık.
Ne kadar toymuşum. Kurulan hayaller ile gerçekler ne kadar fakli imiş. Eşim çok iyi, çok mükemmel bir hanımdı ama ben bana hizmet eden bir hanım istemiyordum. İşte, burada anlaşamıyorduk. Ben romantik, serseri bir tiptim. O ise tüm yaşamı, evi olan bir ev hanımı, yıllarca süren bir evlilik yaşadım.
Yaşamak isteyip, yaşayamadıklarımdı sorun. Yoksa herşeyim vardı. Gözüme bakan bir eşim. Bir dediğimi iki etmeyen, toplumun ona öğrettigi gibi daima eşine hizmet eden, eşi için yaşayan.
Ama olmuyor. Kısaca gençlere tek tavsiyem var. ''Kendilerini tanımadan evlenme kararı vermesinler.'' Benim kendimi tanımam yıllarımı aldı.
Eşimle konuşup, boşandık. Hala görüşüyorum. Kendi yaşamımızı kurduk ve ileri bakıyoruz artık. Şu an ikinci evliliğimi yapma hazırlığı içindeyim. Ne mutlu bana ki kendimi tanıdım ve eşimi buldum.
"Eşim" sözünün içini doldurabiliyorum artık...ALINTI.
Yazi cok hosuma gitti paylasmak istedim bende iyice okuyan ne anlatilmak istedigini anlar..
Günümüzde malesefki ikili ilişkilerde artık eskisi gibi değil
birbirini tamamen tanımayan insanlar,hemen evlenip sonu hüsran ile bitebiliyor
görücü usülüde bu kategoriye giriyor benim için
sonu hüsran ile bitmeyenlerde var
ama aile baskısına dayanamayıp bu şekilde evlenmeye karar verildiğinde sonuçlar ortada
Ben halen bekarım,evlenmeyi düşünüyorum
ve kız arkadaşım türk değil,artık bi usül kaide uygulamaya gerek yok
bırakalım herkez sevgisini doya doya yaşasın
Ve doğru kişiyi kendileri karar versinler
Bence bu görücü usulü de iki çeşit.. Yada çeşit çeşit...
Kimi vakit çıkarırlar karşına birini sormadan etmeden evlendirirler seni...
Kimi vakit şöyle biri var. Tanışın görüşün bakalım derler. Olursa olur...
Konuda tamamiyle cahillik benzeri birşey olmuş. Macera aranmış sanki. Ama neyse ki son iyi.
Aslinda boyle cok gercekler ve halende devam eden cahillikler cok var sonuda husranla biten,heleki bazi insanlar vardir hic fazla tanimadigi insana avrupa askina dusup yavrularini gonderiyolar onlarin sonu dahada kotu oluyo.
neolursa olsun bir evlilik dusunuluyosa once bunu hazir olmadigimizi ve onu tasiyabilecegimizi iyice tatrmaliyiz.
bekar ınsanlara bosanmak ve evlenmek herzmana kolay gelır bıseyı basına gelınce daha ii anlarsın boyle konustuguma bakmayın bende bekarım basıma belkı hıc gelmedı ama gelen cok kısı gordum o yuzden hayatta hıc bır zaman buyuk konusmuycaksın yoksa gelıp sızı buluyor kotu olan bı sekılde saygılar tsk ederım
Evet neyazikki bunlar devam etmekte,,
ee nedemisler buyuk lokma yee buyuk laf etme,ama neolursa olsun bu gibi evliliklere itirazim olcak hep cunku yok,belki cokk ama cokkk nadir iyi olani cikio..