Kadri (Şafak Sezer) ve Cem (Alp Kırşan) birbirinden vazgeçemeyen iki yakın dosttur. Cem yaşadığı ve hayal kırıklığıyla sonuçlanan büyük aşkından bunalıma girmiş ve onu hayata döndürmek yine Kadri'ye düşmüştür...
Cem'in kadim dostu, başına her belayı açan, alışveriş merkezlerinde palyaçoluk yapan Kadri, onu içine düştüğü bu bunalımdan kurtarmayı kendine bir borç bilir ve arkadaşını aldığı gibi, kendine gelmesi için ayarladığı Antalya'nın güzel bir oteline götürür.
Kadri, arkadaşının bu zamanında ona her şekilde destek olmayı sürdürmeye çalışırken, Cem'in eski sevgilisi Betül'de (Eylem Şenkal), yeni edindiği sevgilisi Hakan (Koray Şahinbaş) ile aynı tatil köyüne gelirler. Bir dizi sürprizlerle karşılaşan Kadri ve Cem, kendilerini hiç tahmin etmedikleri birbirinden komik olayların içinde bulur.
Yüreğinin götürdüğü yerde, karanlıklar içinde kalan Cem, Kadri'nin götürdüğü yerde mutluluğu bulabilecek midir
Recep İvedik tutunca yapımcılar yeni Recepler yapma yoluna gitti..
Kıro türünün son örneği.. Recep İvedik sevenler izleyebilir.. Ben sabredemem sanırım..
Recep İvedik tutunca yapımcılar yeni Recepler yapma yoluna gitti..
Bu ilk beyanina katiliyorum. Zaten tum dunya genelinde bu boyledir. Bir film konusu tutarsa hemen benzerleri cekilir...
Kıro türünün son örneği.. Recep İvedik sevenler izleyebilir.. Ben sabredemem sanırım..
Bu yorumuna gelirsek fikrine saygi duyuyorum amma...
Ne yani Recep Ivedik'i izledik diye kiro mu oluyoruz biz. Oyle bir karakteri izlemekten hosnut oluyoruz diye illaki icimizde bir Recep Ivedik'in olmasi gerekmiyor. Komik mi ? -Evet komik. O zaman bitmistir...
Ne yani Recep Ivedik'i izledik diye kiro mu oluyoruz biz.
Estağfrullah kıro lafım onu izleyenlere değil bizzat Recep İvedik karakterinin ta kendisinedir.. Ben de saygı duyarım Recep'e gülenlere.. O sadece benim komedi anlayışıma uymuyor o yüzden sabredemem dedim.. Kaldı ki Şahan'ı ilk tv programlarında izleyen ve gülen biriyim.. Sorunum Receple benim..