Coğrafya > TEKİRDAĞ

    TEKİRDAĞ
    Tekirdağ

    Tekirdağ

    ÜÇ KEMALLER DİYARI TEKİRDAĞ

    Tekirdağ ve topraklarını Üç Kemaller Diyarı olarak nitelemek yanlış olmaz. Atatürkün hürriyet aşkının ilk kıvılcımlarını aldığı vatan ve özgürlük şairi Namık Kemal Tekirdağlıdır. İkinci Kemal, Mustafa Kemal Atatürktür. Topraklarını önemli tarihsel olaylarla ilgili olarak beş kez şereflendirdiği Tekirdağda; 23 Ağustos 1928 tarihinde harf devrimi ile ilgili olarak Tekirdağ ve Tekirdağlılardan memnunluğunu şu içten sözlerle ifade ediyordu; &az zaman sonra ve Türk harfleriyle, göz kamaştırıcı Türk manevi inkişafının vasıl olabileceği kudret ve itibarın beynelmilel seviyesini gözlerimi kapayarak şimdiden o kadar parlak görüyorum ki, bu manzara beni gayşediyor (Kendimden geçiriyor). Ben yalnız bu gün Tekirdağlılarda sezdiğim ruh ve hissihalete, yalnız buna dahi istinaden kati olarak beyan edebilirim ki, bütün Türk Milleti bu mesele de benim gördüğümü, benim hissettiğimi aynen görmekte ve hissetmektedir...

    Üç Kemaller Diyarı Tekirdağ derken, üçüncü Kemal, gene Balkanlarda (Üsküp) doğmuş büyük şair Yahya Kemal Beyatlıdır. Kendisi; Atatürk döneminde 1 Mart 1935te V.Dönem ve 3 Nisan 1939da VI.Dönem Tekirdağ Milletvekilliğini yapmış, Tekirdağa olan bağlılığını ve ilgisini şiirinde Fetihler Ufku Tekirdağ sözleriyle ifade etmiştir. İşte bu nedenle Tekirdağdan Üç Kemaller Diyarı Tekirdağ diye söz etmek yanlış ve anlamsız sayılmamalıdır

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız
    Cok cok guzel. tesekkur ederim.
    sağol kardes
    eline sağlık
    haklsın cr@ckman tekirdağ ufak ama şirim sakin bi yer ben çok seviyorum burayı yaaaa
    Anadolu ve Yakın Doğu ile Avrupa arasındaki göç, istila, ticaret, kültür alışverişi gibi her türlü ilişkinin Trakya üzerinden gerçekleşmesi, günümüzde olduğu gibi, geçmişte de bölgemizin en önemli özelliği olmuştur.
    Tekirdağ' da Eski Taş devrinin üst tabakalarına ait yerIeşmelere Saray ilçesindeki Güneşkaya ve Güngörmez vadilerinde bulunan mağaralarda rastlanmıştır. (İ.Ö. 40000-10000)
    Şarköy ilçesinde ilk toprağa yerIeşme dönemine ait (Neolitik) taş balta üretim merkezleri bulunmuştur, (İ.Ö.8000-5000). Marmara Denizi kıyı şeridi boyunca bazı nehir ağızlarındaki yerleşmelerde Kalkolitik çağ (Toptepe İ.Ö. 4300) yerleşmeleri ile yine sahil boyunca Troya'nın 1. ve 2. Tabakasına ait çağdaş yerleşmelerin yer aldığı, Tekirdağ Müze Müdürlüğünce tespit edilmiştir. (ilk Tunç çağı I-II İ.Ö. 3000-2400)
    İ.Ö. ikinci bin yılında Anadolu'da kurumlaşmış devletlerin (Hitit) varlığına karşılık, Trakya'da İ.Ö. 1400-1000 yılları arasında bir göç dalgası ile Trakya'ya gelen ve Trakya'da Proto-Trak olarak tanımlanan toplumsal örgütlenme bakımından çok daha geri düzeyde topluluklar bulunmaktaydı.
    Traklar göçebe topluluklar halinde yaşarken İ.Ö. 8 - 6. yüzyılda Ege adalarından gelen Samos'lu kolonistler Marmara Denizi kıyılarında koloni şehirleri kurmuşlardır. Bunların en önemlileri bugünkü Tekirdağ sınırları içinde bulunan Perinthos (Marmara Ereglisi) ve Bisanthe' (Barbaros)dir. Trakya bölgesi İ.Ö. 546-430 yılları arasında doğudan gelen Pers istilasına ugramış ve Pers egemenliği altında kalmıştır.
    Tekirdağ, Roma döneminde, İS. 3. Yüzyılda Rhaedestus ismi ile tarlh sahnesine çıkmış olup, Bizans döneminde Rodosto ismi ile anı1mıştır. Osmanlılar 14. yüzyılda Tekirdağ'ı Bizans Tekfurundan aldıktan sonra, Rodosto adı Rodosçuk'a dönüşmüştür. 18. yüzyıla kadar bu isimle anılan Rodosçuk, sonradan Bizans tekfurları dolayısıyla verildiği öne sürülen 'Tekfurdağ" adıyla anılmaya başIanmış, Cumhuriyet'ten sonra 1927 yılında il oImuş ve Tekirdağ adını almıştır.
    MİDEMİZE VE KEYFİMİZE DÜŞKÜN BİR MİLLET OLDUĞUMUZDAN TEKİRDAĞ DENİNCE AKLIMIZA İLK OLARAK KÖFTE VE RAKI GELİYOR. ANCAK İL AYNI ZAMANDA ÖNEMLİ BİR SANAYİ BÖLGESİ.
    İstanbula yakınlığı ve Avrupa kıtasına açılan yollar üzerinde bulunması nedeniyle tarih boyunca çeşitli güçlerin egemenliği altında kalan Tekirdağ, hareketli bir coğrafyada bereketli topraklara sahip bir şehir. Traklar, Persler ve Büyük İskenderin egemenliği altında kalan bu topraklar, 1357 yılına kadar Roma ve Bizansın kontrolündeki Tekfur diye adlandırılan derebeyleri tarafından yönetildi. Zaten şehrin adının buradan geldiği tahmin ediliyor. Tekfurdağı ismi Cumhuriyet devrine kadar kullanıldı ve daha sonra Tekirdağa dönüştü.

    1357 yılında bölgeyi ele geçiren Osmanlı Devleti, Anadolunun değişik bölgelerinden Türk boylarını Tekirdağ ve çevresine yerleştirdi. Cumhuriyet öncesinde kent merkezinde neredeyse çoğunlukta olan gayri Müslim nüfus, Cumhuriyet döneminde göçlerle giderek azalınca, sadece birkaç tarihi yapıt kaldı geride. Tekirdağ sınırları içerisinde antik çağdan kalma birçok kent bulunmasına karşın, hemen hemen hiçbiri turistik ilgi görecek kadar korunamadı. Ama günümüzde yerli turistin ilgi gösterdiği yerler de yok değil. Avusturyaya yenilerek Osmanlıya sığınan Erdel Prensi ve Macar halk kurtuluş kahramanı II. Rakoczy Frenchin 15 yıl kaldığı ev ve şair Namık Kemalin adına hazırlanan evin kapıları müze olarak ilgilenenlere açık. Müze demişken; şehrin cumbalı eski evleri arasında kıyıya doğru uzanan dar ve dik sokaklarla işlenmiş mahalleleri de birer açık hava müzesi niteliğinde.

    Liman kentinde ekonomi

    Osmanlı döneminden beri Tekirdağ Limanı, İstanbul Limanının yükünü hafifleten önemli bir ihracat ve ithalat kapısı. Şehrin Marmara Denizine kıyısı bulunması, bu yükün hafiflemesinde bir etken. 1997 yılında özelleştirilen limanda, her yıl 50 bin TIR ile gidiş geliş olarak İtalyaya ulaşım sağlanmakta. Deniz taşımacılığının şehre katkı sağlamasında RORO seferlerinin de payı büyük.

    1980 yılına kadar Tekirdağın tarım ağırlıklı ekonomik yapısı, sonraları yerini sanayiye bıraktı. Bugün itibariyle Tekirdağ ve çevresinde 37 sanayi tesisi bulunuyor. Bunlardan sekizi gıda, beşi tekstil, dördü metal, 18i toprak, ikisi ağaç sanayiye ait. İstanbulu terk edip, Çorlu ve Çerkezköy çevresine yerleşen tekstil ve deri fabrikaları nedeniyle tarımsal arazi miktarı azalsa da bereketli topraklar ülke tarımının büyük bir kısmını sırtında taşıyabilmek için direnmekte ısrarlı. Sanayileşme çevre kirliliğini artırmasına rağmen buğdağ, ayçiçeği, soğan, üzüm, kiraz, karpuz bölge ekonomisi açısından hala değer taşıyor. Özellikle ayçiçeğinin Trakya bölgesinde yeri ayrı. Sarı tarlaların sıcak görüntüsü evlerimize ayçiçek yağı olarak giriyor. Ayçiçeğini değerlendirmek için kurulan yağ rafinelerinin yanı sıra Yağlı Tohumlar Kooperatifinin kurduğu Trakya Birlik Entegre Yağ Fabrikası işletme kapasitesi ile Trakyanın ham yağ ihtiyacının büyük bir kısmını karşılar durumda. Sanayi merkezi kabul edilen ilde, ayrıca un fabrikaları da buğdayı yerinde değerlendirerek iç piyasanın un ihtiyacını karşılıyor.

    1990lı yıllarda Türk sanayisinin önemli bir bölümünün bölgeye kaymasının ardından, bavul ticaretinin yoğunlaştığı dönemde Çorlu havaalanı ticarette büyük rol oynadı. Askeri nitelikteki havaalanın modernize edilip sivil havacılığa açılmasıyla, yatırımları teşvik etmek amacıyla Türkiyenin ilk özel serbest bölgesi olan Avrupa Serbest Bölgesi 1999 yılında kuruldu.

    Yazlık cenneti

    1990lı yıllarda ise Tekirdağda gerçek anlamda yazlık patlaması yaşanmaya başladı. 1970lerde tohumları atılan bir sürecin uzantısı olarak 1990lara girerken İstanbulluların kaçamak yaptığı bir yere dönüştü Tekirdağ. İstanbuldan Marmara Denizinin kuzey kıyılarını takip ederek batıya doğru yol aldığınızda, hiç bitmeyecekmiş gibi gözüken sıra sıra dizili yazlık siteler, bölgenin nüfusunu yaz aylarında üç katına çıkarmaya yetiyor. Ayrıca yapımına 2001 yılında başlanan ve bu yıl tamamlanması planlanan Tekirdağ Yat Limanı da devreye girdiğinde Tekirdağ ve ilçelerinin turizm potansiyelinin daha da artacağı ön görülüyor. Yollarda çekilen çileye değer doğrusu diyorsanız ve plajlarından vazgeçmiyorsanız, ne ala.

    Tekirdağın gözbebekleri

    Bırakalım Tekirdağın sanayi merkezi ve yazlık cenneti olmasını bir kenara, gelelim rakının ve köftenin faydalarına... Yolu bir şekilde Tekirdağdan geçenler köfte yemeden, eşe dosta rakı almadan dönmezler. Bu yolun raconu böyle... Es kaza unuttunuz, lütfen geri dönünüz!

    Ününü dünyaya duyurmuş olan Tekirdağ Rakısı efsanesi 1967 yılında Tekirdağ Tekel Fabrikasının rakı üretimine geçmesiyle başlıyor. Tekirdağ Rakısının sırrı suyunda saklı. Rakıya konulan suyun kaynağı da Çorludaki özel artezyen kuyuları. Tekirdağ Belediyesi tarafından sağlanan bu içme suları, Türkiyede diğer fabrikalarda üretilen rakılardan Tekirdağ Rakısını ayıran lezzeti sağlıyor. Uzmanlara göre rakının iyisi şöyle anlaşılıyor: Kadehe konduğu zaman berrak bir renge sahip olacak, damakta sadece anason ve alkol tadı bırakmayacak, ve tabii ki en önemlisi Tekirdağ Rakısı olacak.

    Tekirdağ Tekel Fabrikasında sadece rakı üretilmediğinin de altını çizelim. Tekirdağ ekonomisinde üzüm üretimi önemli bir yerde durduğundan, şarapları da oldukça meşhur. Hem Tekirdağ çevresinde yetiştirilen, hem de Şarköy, Avşa Adası ve Bozcaadadan getirilen üzümlerle yıllık 10 milyon litre şarabın üretildiği fabrikada, şarapların yüzde 75i yurtdışına ihraç edilmekte. Özellikle halk dilinde Simyon olarak kullanılan, Semillon cinsi beyaz şaraplık üzüm bölgede ciddi bir geçim kaynağı.
    yuregine saglik
    sağol
    vatnın her karış toprağı kutsaldır.Elinize sağlık
    TEKİRDAĞ



    GENEL BİLGİLER



    Yüzölçümü: 60218 km²



    Nüfus: 468.842 (1990)



    İl Trafik No: 59



    İLÇELER:





    Tekirdağ ilinin ilçeleri; Çerkezköy, Çorlu, Hayrabolu, Malkara, Marmara Ereğlisi, Muratlı, Saray ve Şarköy'dür.



    Çorlu: Merkez ilçeye 37 km. uzaklıktadır. Antik kaynaklarda Adı Tzolous'dur. Kent, ortaçağda Bizans'ın İstanbul-Avrupa arasındaki antik yollar üzerindeki kalelerinden biri idi.



    Marmara Ereğlisi : Merkez ilçenin doğusunda, İl merkezine 39 km uzaklıktadır. Eski adı Perinthos olan ilçe, M.Ö. 600 yıllarında Samos'lu kolonistler tarafından kurulmuştur.



    Muratlı : I. Sultan Murat bir sefer dönüşünde yörede otağ kurmuş ve beldeyi çok beğendiğinden beldeyi Murateli olsun diye ferman buyurmuştur.



    Saray : Eski bir yerleşim merkezidir. M.Ö. 400 yıllarında kurulduğu tahmin edilmektedir.



    Şarköy : İl merkezinin güneybatısındadır. Turizm mevsiminde ilçe nüfusu iki kat artmaktadır.



    Zeytinlik ve yeşil bağları ile şirin bir ilçedir. Üzümü ve şarabı meşhurdur. Doğal güzelliklerinin yanı sıra otel, motel, pansiyon ve yazlık konutların çok olması sebebiyle tam bir tatil beldesi ve ilin turizm merkezidir.



    NASIL GİDİLİR?



    Karayolu: Uluslararası transit E-84 ve D-100 Karayolları il sınırları içinden geçmektedir. İlin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi önemli merkezler ile bağlantısı bulunmaktadır.







    Demiryolu: Avrupa'ya giden demiryolları il sınırları içinden geçmektedir. İlden Çerkezköy İlçesinden İstanbul'a elektrikli tren seferleri yapılmaktadır.





    Denizyolu: Denizyolları ile Marmara ve Avşa Adalarına seferler yapılmakta olup, ayrıca Akport Limanından İtalya'nın Trieste Limanı'na haftada iki gün Ro Ro seferleri düzenlenmektedir. İl merkezine 39 km. uzaklıkta Marmara Ereğlisi İlçesinde bulunan Martaş Limanında ise çağdaş limancılığın gereği olan tüm hizmetler verilmektedir.







    Havayolu: Çorlu ilçesinde bulunan hava alanından Rusya ve bağımsız ülkeler topluluğuna charter seferleri düzenlenmekte olup, havaalanı uluslararası statüye sahiptir. İl merkezine uzaklığı 37 km. olup, ulaşımı Çorlu minibüsleri ile sağlanmaktadır.






    GEZİLECEK YERLER



    Müzeler ve Örenyerleri



    Müzeler



    Tekirdağ Müzesi

    Adres: Vali Konağı Cad. No: 21 - Tekirdağ




    Malkara Eğitim ve Kültür Vakfı Özel Müzesi



    Örenyerleri



    Tekirdağ Müzesi

    Perinthosta - Merkez



    Camiler



    Eski Cami: İl merkezinde Ertuğrul Mahallesindedir. 1830 yılında Zahire Nazırı Ahmet Ağa tarafından yaptırılmıştır.



    Rüstempaşa Cami : İl merkezinde Ertuğrul Mahallesinde Mimar Sinan Caddesi üzerindedir. 1553 yılında Sadrazam Damat Rüstem Paşa tarafından yaptırılmıştır. Mimar Sinan'ın eseridir. 1841 yılında Abdülmecit tarafından tamir ettirilmiş ve 5 sütunlu mermer şadırvan yaptırılmıştır. Giriş kapısı fildişi kakmadır. Doğusundaki hamam ve medrese yıkıktır. Kütüphanesi 1991 yılında restore edilmiştir. Batısında bulunan 6 kubbeli bedesten halen kullanılmaktadır.



    Plaj ve Mesire Yerleri



    Şarköy: Tekirdağ'a 86 km uzaklığındaki Şarköy, ilin sayfiye yeridir. Zeytinlik ve yeşil bağları ile şirin bir ilçe olan Şarköy'ün üzümü ve şarabı meşhurdur.



    Kumbağ: İlin önemli eğlenme ve dinlenme merkezidir. Turistik tesislerin, pansiyonların ve halk plajlarının yoğun olduğu yerlerdendir. Burada bulunan Orman içi dinlenme yerine yerli ve yabancı turistler fazlasıyla ilgi duymaktadır.



    Atatürk Ormanı: Tekirdağ-İstanbul karayolu üzerinde, İl merkezine 7 km. uzaklıktaki Orman Alanı Tekirdağ'ın günübirlik mesire yeridir.



    Barbaros: Uzun kumsalları ve yeşil bağlarıyla kentin mesire ve sayfiye yerlerindendir.





    Kamplar



    Çamlıköy Orman Kampı



    Bahçeköy, Saray/TEKİRDAĞ




    Lavabo, WC, duş, büfe, su, elektrik

    Süre:1 Haziran-31 Ağustos



    COĞRAFYA



    Marmara denizi boyunca akarsularca taşınmış alüvyonlarla kaplı kıyı ovaları vardır. Platolar bir aşınma yüzeyi karakterindedir. Güney kesimlerini Tekir Dağı ve Koru Dağı ile Ganos Dağları engebelendirir.



    Akdeniz ikliminin etkileri görülen Tekirdağ sahil şeridinde yazlar sıcak, kışlar ılıktır. Ergene havzasını içine alan kıyı ardı şeridinde, daha ziyade kara iklimi hakimdir. Şarköy - Kumbağ arasındaki kıyı şeridi Akdeniz iklimi karakterindedir.



    TARİHÇE



    Trakların kurduğu Tekirdağ, daha sonra Pers, Roma, Bizans ve Osmanlı egemenliğinde kalmıştır.



    NE YENİR?



    Yörenin kirazı, balığı, karidesi, Tekirdağ köftesi, ayçiçeği, üzüm ve karpuzu, ayrıca Tekirdağ rakısı ve Şarköy şarapları meşhurdur.



    İşletme Belgeli Yeme-İçme-Eğlence Tesisleri



    Turizm Tesisleri Veri Tabanı Güncelleme Projesi çalışmaları devam etmektedir. Proje tamamlandığında Tesis türleri ve bilgilerine ilişkin eksiklikler giderilmiş olacaktır.



    Tekirdağ'da bulunan Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan İşletme Belgeli Yeme-İçme-Eğlence Tesisleri bilgilerini görmek için;



    NE ALINIR?



    Terkirdağ el sanatları türünden hediyelik eşya olarak Karacakılavuz ve Sağlam Taşta kilim, heybe, eldiven, seccade gibi el dokuma ürünleri, Çerkezköy ilçesindeki fabrikalarda da makine halıları üretilmektedir.











    YAPMADAN DÖNME



    Tekirdağ, Rakoczy Müzesi ve Namık Kemal Evini görmeden,

    Şarköy ve Kumbağ'da denize girmeden,

    Tekirdağ köftesi yemeden,

    Şarköy şarabı, Tekirdağ rakısı almadan,

    Karacakılavuz el dokumalarından almadan,



    ....Dönmeyin.
    duzeltildi
    TEKIRDAG
    Sarkoy Uzumu ve Sarabi, Tekirdag Rakisi, Aycicegi,
    Tekirdag Koftesi, Rakoczi Muzesi, Rustempasa Camii
    PAYLAŞIM İÇİN SAĞOL
    hocam selamlar sizin oralarda karpuz rakısını nasıl yapıyorlar.
    Yeşilliği bbol tekirdağın bu yonden burada vakit geçirmek biraz iyi güzel