Coğrafya > KARAMAN

    KARAMAN
    Karaman

    Karaman

    Karamanoğulları Beyliği yıkıldıktan sonra, Osmanlılar''ın devlet politikaları sonucu, Karamanlılar, başta Rumeli olmak üzere imparatorluğun değişik bölgelerine yerleştirilmişlerdir. Zaman İçinde, bir kısım Karamanlılar da Kıbrıs adasına göç etmişlerdir.

    Ulu önder Atatürk''ün annesinin ailesi de, Kültür Bakanlığı yayınlarından vu Burhan Göksel tarafından yazılan "Atatürk''ün Soykütüğü Üzerine Bir Çalışma" isimli eserin 6.7. ve 10. sayfalarında verilen bilgilere göre, Rumeli''ye göçmüş Karamanlılardandır.

    Kıbrıs Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş''ın ailesinin de Karamanlı olduğu bilinmektedir.

    Karamanoğulları Beyliği tarih sahnesinden silindikten sonra Konya, Osmanlı toprakları içinde önemli bir vilayet olmuş ve "Karaman Eyaleti" adını almıştır. İdarenin başında da, her zaman
    bir beylerbeyi bulunmuştur.

    Larende (Karaman) ise, önec Konya Vilayetine bağlı bir sancak merkezi haline getirilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde, ilçe merkezi olmuştur.

    Karaman, Osmannğulları döneminde, hiçbir zaman Karamanogulları dönemindeki, parlak günlerine kavuşamamış, mütevazi bir Anadolu kenti olarak, Cumhuriyet dönemine kadar gelmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra, Konya iline bağlı şehrin "Larende" olan adı, "Karaman" olarak değiştirilmiştir. Nihayet, 15 Haziran 1989 tarihinde çıkarılan 3589 sayılı Yasa ile Türkiye''nin 70. ili olmuştur.
    image
    orjinalini görmek için tıklayınız
    Karaman elması ,karaman koyunu,mevlana hazretlerının bır ara durağı olmuş Anne ve kardeşlerinin kabirleri bulunmaktadır.
    ayrıca gönüllerin sevgilisi olan yunus emre nin de burda defin olduguna inanılmaktadır.bircok şehrimizde oldugu gibi.
    Ayrıca türk dilinin başkentidir.ve heryıl türk dil bayramı kutlanmaktadır.
    Ayrıca doğal ve tarihi güzellikleri ilede eşsiz bir şehirdir.
    Saygılarımla...
    image
    orjinalini görmek için tıklayınız

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız
    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    image
    orjinalini görmek için tıklayınız
    KÜLTÜR

    Karaman, kültürel varlıkları bakımından zengin bir ildir. İlde 2si çocuk kütüphanesi olmak üzere 18 kütüphane bulunmaktadır. İl Halk Kütüphanesi bünyesinde ayrıca 1 adet gezici kütüphane aracı vardır. İl merkezinde eski eserlerin sergilendiği müze binası mevcuttur. İl sınırları içinde 60 tescilli sit alanı bulunmaktadır. Mimari zenginlikler; 3 adet askeri yapı, 167 adet dinsel kültürel yapı, 1 adet idari yapı, 61 adet sivil mimari örneği (Konut), 9 adet doğal anıt olmak üzere 241 adet tescilli yapı bulunmaktadır.

    Önemli mimari eserler arasında, Mader-i Mevlana Türbesi, İbrahim Bey İmareti ve Camii, Hatuniye Medresesi ve Karaman Kalesi sayılabilir.

    İlimizde her yıl;

    26 Ocak'ta "Kazımkarabekir Paşa'yı Anma Törenleri", 12-13 Mayıs tarihlerinde "Türk Dil Bayramı ve Yunus Emreyi Anma Törenleri", Eylül ayı sonunda, "Elma Teşvik Yarışması", Aralık ayında, "Mevlanayı Anma Törenleri" yapılmaktadır.

    İlçelerimizden, Ayrancıda "Hıdırellez Şenlikleri", Sarıveliler'de "Bal Festivali", Dumlugöze Köyünde Kardelen Festivali, Başyayla'da "Kiraz Festivali", Ermenekte "Sıla Haftası", Göktepe Kasabası'nda "Büğlü Baba Sultan ve Ceviz Festivali" yapılmaktadır.

    Bir adedi Ermenek ilçesinde, 4'ü il merkezinde olmak üzere, il genelinde 5 yerel radyo, merkezde 4 adet yerel ve 1 bölgesel televizyon istasyonu faaliyet göstermektedir. TRT 1, 2, 3, 4 ile özel kanallardan, Kanal D, Show, TGRT, Kanal 7, Samanyolu, NTV, Ulusal, Star, Flash, atv, TV8, Meltem ve Işık tv izlenmektedir.

    Ayrıca, ilimizde 2 adet günlük, 1 adet haftalık gazete çıkmaktadır. Günlük ve haftalık gazetelerin yaklaşık baskı sayıları şöyledir:

    Karaman Uyanış Gazetesi : 600 adet
    Karamanın Sesi Gazetesi : 600 adet
    Yeşil Ermenek Gazetesi (Haftalık) : 600 adet
    EĞİTİM

    İlimiz tarihte, eğitim ve kültür alanında önemli bir merkez olmuş ve bu konumunu sürdürme çabasındadır. İlde eğitimin istenilen düzeye ulaştırılması için her türlü kaynak seferber edilmiştir. İlde okuma-yazma oranı % 98' dir.
    İlimizdeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarında toplam 44570 öğrenci ve 2641 öğretmen bulunmaktadır.

    Öğretim kademelerine göre okullarımızın durumu şöyledir

    Okul Öncesi

    İl merkezinde 1 bağımsız ana okulu, 137 öğrenci, 6 öğretmen 1 Müdür Yardımcısı ile 5 şubede eğitim öğretim yapmaktadır. İlimiz genelinde toplam 86 okulda (Özel Okullar dahil) 104 anasınıfı açılmıştır, bu sınıflarımızda 1560 öğrenciye, 75 öğretmen, 46 usta öğretici ile eğitim verilmektedir. İlimiz merkezinde 1 anaokuluna ihtiyaç vardır.

    İlköğretim

    İlimiz genelinde 103 birleştirilmiş sınıflı ilköğretim okulu, 70' i müstakil sınıflı ilköğretim okulu, 2' si pansiyonlu ilköğretim okulu, 1 yatılı bölge okulu ve 4 özel ilköğretim okulu olmak üzere, toplam 180 okulda, 1515 şubede 1960 öğretmen ile 34258 öğrenci, 1218 derslikte eğitim öğretim yapmaktadır. Bu okullarımızdan 163 okulumuz normal, 16 okulumuz ikili eğitim yapmaktadır.

    İlimiz merkezindeki 11 ilköğretim okulunda ( Atatürk, B. Sıtkı Erdoğan, Bifa, Cumhuriyet, G. Mustafa Kemal , İsmet İnönü, İstiklal, K.Oğlu Mehmet Bey, Mümine Hatun, Yem Sanayi ve Yılmaz Babaoğlu) ikili eğitim yapılmakta olup, bu okullarımız normal eğitme geçmesi için 130 dersliğe ihtiyaç bulunmaktadır.

    İlimiz genelinde 121 okulumuzdaki 2551 öğrenci merkez okullarına taşınmaktadır.

    İlimiz genelindeki ilköğretim okullarımızda (Köyde) 124 lojman bulunmaktadır.

    Ortaöğretim

    İlimiz genelinde; 16 genel lisede 207 derslik, 220 şube, 6010 öğrenci 340 öğretmen ile eğitim öğretim, 11 meslek teknik lisesinde (Anadolu Öğretmen Lisesi dahil) 120 derslik, 113 şube, 2742 öğrenci, 266 öğretmen ile eğitim öğretim, 2 özel lisede 17 derslik, 5 şube, 94 öğrenci 15 öğretmen ile eğitim öğretim yapılmaktadır.

    İlimiz merkezindeki 3 genel lisede (Karaman Lisesi, Bifa Lisesi ve Fatih Lisesi ) ikili eğitim öğretim yapıldığından, normal eğitime geçmesi için, (Her sınıfa 30 öğrenci baz alındığında) 62 dersliğe ihtiyaç vardır. İlimiz merkezinde 2 Genel Liseye ihtiyaç bulunmaktadır.

    Yaygın Eğitim

    İlimizdeki 6 Halk Eğitim Merkezinde 57 öğretmen ile 132 kurs açılmıştır. Bu kurslara 1577'si meslek , 829 sosyal ve kültürel, 252 si okuma-yazma kursu olmak üzere, toplam 5169 kursiyer katılmış ve 2352 kursiyer sertifika almıştır.

    Mesleki Eğitim Merkezinde 37 öğretmen ve 1 usta öğretici ile açılan 6 kursa 370 kursiyer katılmış 262 kalfa ve 108 usta öğretici yetiştirilmiştir. 296 kursiyere ustalık belgesi verilmiştir. Merkez bünyesinde 961 çırak, 1154 kalfa öğrenci kayıtlı bulunmaktadır. Halk Eğitim Merkezleri ve Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde toplam 5469 kişiye hizmet verilmiştir. İlimizde 4 motorlu taşıt sürücü kursu bulunmaktadır. Bu kurslarda 32 öğretmen, 40 usta öğretici görev yapmaktadır. 1900 kursiyere sürücü belgesi verilmiştir. 3 bilgisayar kursu ve 1 ingilizce kursu 5 öğretmen, 9 usta öğretici ile 190 öğrenciye sertifika verilmiştir. 6 dershanede, 60 öğretmenle 1450 öğrenci çeşitli sınavlara hazırlamıştır.

    2001-2002 Eğitim Öğretim Yılında eğitime açılan, Eğitim Uygulama ve İş Eğitim Merkezimizde, 18 öğretmen 80 zihinsel engelli öğrenciye eğitim vermektedir.


    Yükseköğretim

    İlimiz Selçuk Üniversitesine bağlı olarak 1 fakülte (Karaman İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi), 2 yüksek okul (Karaman Sağlık Yüksek Okulu ve Karaman Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu), 3 meslek yüksek okulu (Karaman Meslek Yüksek okulu, Ermenek Meslek Yüksek okulu ve Kazımkarabekir Meslek Yüksek okulu) bulunmaktadır.


    İlimizde bulunan 1 fakülte ve 5 yüksekokulda 109 öğretim görevlisi görev yapmaktadır. 4340 öğrenci öğrenim görmektedir. Bütün Karamanlıların ortak arzusu, bu fakülte ve yüksekokulların ilde kurulacak bir üniversite (Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi) çatısı altında toplanmasıdır.
    NÜFUS

    Karaman'da kilemotrekareye düşen kişi sayısı, 1990 yılında 24 kişiyken, 2000 yılında 27 kişiye yükselmiştir. 1990-2000 yılları arasında Türkiye'nin nüfusu yaklaşık 1.2 kat artış göstermiştir. Aynı dönemde, Karaman ilinin nüfusu 1.1 kat artış göstererek, 2000 yılında 243.210'a yükselmiştir. 1990-2000 döneminde Karaman ilinin yıllık nüfus artış hızı o/oo11.2'dir. 1990 yılında Karaman ili ülke nüfusu içinde %0.39'luk bir paya sahip iken, 2000 yılında yaklaşık %0.36'lık bir paya sahiptir. 1990-2000 döneminde Karaman ilinin yıllık nüfus artış hızı ülke ortalamasından daha düşük olarak gerçekleşmiştir.


    1990-2000 döneminde şehir nüfusu yıllık o/oo27.7'lik bir artış hızı ile büyürken, köy nüfusu yıllık o/oo7.6'ya düşmüştür. Bu dönemde şehir ve köy nüfusundaki bu artış ve azalışlara bağlı olarak şehirde yaşayan nüfusun oranı



    artmış, köyde yaşayan nüfus oranı azalmıştır. Karaman nüfusunun (2000 yılı) % 57.5'iu şehirde yaşamaktadır. İl nüfusunun yapısında etnik farklılık görülmemektedir. 2000 Yılı Nüfus Tespiti'ne göre merkez ilçe nüfusu 105.384, ilin toplam nüfusu ise 243.210 olarak belirlenmiştir.

    İllerin nüfus büyüklükleri dikkate alındığında Karaman, toplam nüfus bakımından (2000 Nüfus Tespiti'ne göre) 81 il içinde 68'nci sırada, merkez ilçe nüfusu olarak da 42'nci sırada yer almaktadır.
    SOSYAL YAPI

    Karamanda tarıma dayalı sanayi sektöründe ihracata dönük üretimi hedefleyen yatırımların 90'lı yılların başlarından itibaren hız kazanması ile birlikte, istihdamda da önemli gelişmeler kaydedilmeye başlamıştır. Tarıma dayalı sanayi sektörüyle bağlantılı olan sektörlerdeki istihdam artışı da işsizliğin hafifletilmesi sürecine önemli katkılar sağlamıştır.

    Karaman ilinde ziraat, avcılık, ormancılık ve balıkçılık en fazla istihdam yüzdesine sahip iktisadi faaliyet kolu olarak ön plana çıkmaktadır.

    243.210 kişi olan nüfusumuzun; 120.957'sini erkek, 122.253'ünü kadın oluşturmaktadır. Doğurganlık-düşük yapma oranında ve bebek ölümlerinde hızlı bir düşüş görülmektedir.

    İlimizde görme, işitme veya konuşma özürlü; 2.135'i Kız, 3.189'u Erkek olmak üzere toplam 5.324 kişi mevcuttur.

    Karaman ilinde 12 yaş ve üzeri yaştaki faal nüfus 184.078 kişi olup, toplam il nüfusunun(243.210) % 75.68'ini meydana getirmektedir. Bu nüfusun %52.65'ini (96.922 kişi) istihdam, %3.63'ünü (6.694 kişi) işsiz, %43.72'sini de işgücünde olmayan (80.462 kişi) nüfus oluşturmaktadır.

    Karaman nüfusu içinde bu ilde doğanların oranı son 10 yılda azalma göstermiştir. 1990 yılında Karaman nüfusunun %88.7'si bu ilde doğmuş kişilerden meydana gelirken, söz konusu oran 2000 yılında %85.1'e gerilemiştir. Bu tespit de göçün yorumlanmasında kullanılan göstergelerden biri olup, Karaman İlinin son 10 yılda göç aldığını ortaya koymaktadır.

    2000 yılı itibariyle, Karaman ilinde okuma yazma oranı % 98 olup, bu nüfus içinde bir öğrenim kurumundan mezun olan 144.460 kişi olup, bu nüfusun % 67.29'unu ilkokul, % 11.45'ini lise, % 7.98'ini ortaokul ve % 5.25'ini yükseköğretim mezunları meydana getirmektedir.

    Karaman ilinde yüksek öğrenimin başlangıcını; 1987 yılında Konya Selçuk Üniversitesine bağlı olarak Karaman Meslek Yüksek Okulunun eğitim ve öğretime başlaması oluşturur
    İKLİM ve BİTKİ ÖRTÜSÜ

    Egemen olan iklim yapısı, genelde yazları sıcak ve kurak; kışları soğuk ve kar yağışlı olan karasal iklim yapısıdır. Yani, İç Anadolunun temel iklim yapısı, burada da görülmektedir. Ancak, ilin batı ve güneyinde, Orta Toros Dağları'nın Göksu ve kolları tarafından derin bir şekilde yarıldığı vadi tabanlarında, yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen Akdeniz İklim özellikleri de görülür. Yağış genellikle kış ve ilkbahar aylarında, yağmur ve kar şeklindedir.



    En yüksek sıcaklık 39
    En düşük sıcaklık -26,8
    Yağışlı gün sayısı (Ortalama) 71
    Ortalama nisbi nem % 63
    Bir günde yağan en yüksek yağış 89,8 mm.
    Ortalama yıllık yağış miktarı 346,3 mm.


    İlde görülen karasal iklim özelliklerinin sonucu, bitki örtüsü olarak da step (bozkır) türü bitki topluluğu görülmektedir. Bu nedenle, il topraklarının %34'ü, yani 320.772 hektarlık alan, çayırlık ve meradır.

    İl topraklarının %21,2'si ormanlık alandır. 199.678 hektarlık bir alanı kaplayan ormanlarımızın, ne var ki, önemli bir bölümü baltalık ve maki örtüsü halindedir. Bunun nedeni, Karaman'ın ilk çağlardan beri yerleşime açık oluşu ve bu yüzden ormanların tahrip edilmiş olmasıdır. Tahrip edilen orman örtüsünün yerinde, çalılıklardan ve yabani zeytinden oluşan, Akdenize has maki bitki örtüsü görülmektedir.

    Ormanlarımızı oluşturan ağaç türleri meşe, çam, ladin, sedir, katran ve ardıçtır. Ayrıca Toros Dağları arasında dar ve sulanabilen uzun vadi tabanlarında söğüt, kavak ve yabani meyva ağaçları da görülmektedir.

    Karaman Valiliğince 1996 yılı içerisinde Hazine'ye ait toplam 9 milyon m'lik alan ağaçlandırılmak üzere çeşitli kamu ve özel sektöre ait kuruluşlara tahsis edilmiştir.Bu çerçevede ilk olarak İl Özel İdaresince 780.000 m'lik alanın ağaçlandırılması çalışmasına başlanmıştır.
    image
    orjinalini görmek için tıklayınız

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız

    UYDUDAN
    image
    orjinalini görmek için tıklayınız

    KARAMAN KOYUNU İLE MEŞHURDUR.
    image
    orjinalini görmek için tıklayınız
    Nicolas de Nicolay'ın 16.yy'a ait Karamanlı kadın tiplemesiimage
    orjinalini görmek için tıklayınız


    Karamanlılar

    Nicolas de Nicolay'ın 16.yy'a ait Karamanlı kadın tiplemesi
    Karamanlılar, atasözlerimize kadar yerleşmiş, fakat asıl nitelikleri hakkında çoğunlukla pek az şey bilinen bir topluluktur. Türkçe konuşurlar, bu yüzden Türkofon sayılırlar. Dinsel olarak ise Ortodoks Hıristiyan Rum olarak toplumsal katmanlar arasında yer tutarlar. Anadolu'da yüzlerce yıldır var oldukları bilinmektedir; komşularıyla çoğunlukla barış içinde yaşamışlardır. Tarih kitaplarında ise, özellikle Selçuklu devrinden sonra, Beylikler ve Fetret dönemlerinde kendilerinden yüzeysel bir şekilde bahsedilir.

    Karamanlı deyimi dar anlamıyla Karaman yöresinde yaşamış olanları kapsar. Bugün Karaman ilinin bulunduğu bölge merkez olmak üzere, Niğde, Konya, Maraş çevresindeki bozkırlara yerleşik oldukları bilinmektedir. Karamanlılar 1924'te Lozan Antlaşması çerçevesinde gerçekleştirilen mübadele sonucu Yunanistan'a göç etmişlerdir.

    Karamanlıların dilleri Osmanlıca, Antik Yunanca ve Rumcanın bir karışımıydı. Yazıda ise Grek alfabesini kullanırlardı. Halen anılan bölgedeki tarihi mezar taşlarında, Grekçe yazılmış, ama Türkçe okunan deyim ve dizelere rastlamak mümkündür.

    Karamanlılar yaşadıkları çevrede bir kültür dili de yaratmış olan topluluklardandır. 15 ila 18. yüzyıllar arasında yazılan Karamanlıca elyazması eserler ve 1718'den sonra basılan Karamanlıca kitapların neredeyse tümü, diğer dinsel kültürlerde de raslandığı gibi, Ortodoks din kitaplarıdır. 19. yüzyılda basılan ve sayısı beş yüzü aşan Karamanlıca kitapların arasında ise dini eserlerin yanı sıra, tarih, roman ve hikaye kitapları da yer alır.

    İstanbul'un fethinden sonra şehrin insan gücünü artırmak amacıyla uygulanan zorunlu iskan sonucu İstanbul'a getirilen Karamanlılar, öncelikle Yedikule'ye yerleştirildiler. 1551 'de İstanbul'a gelen gezgin Nicolas de Nicolay, Karamanlıların Yedikule yakınlarında büyük bir mahallede oturduklarını, geçimlerini ticaret ve zanaatla sağladıklarını, özellikle kuyumculuk ve işlemecilikte çok yetenekli olduklarını belirtir. Dükkanlarının Kapalıçarşı yakınında olduğu anlaşılmaktadır. Nicolay'a göre Karamanlı kadınlar diğer Rum kadınları gibi, hamama gitme ve kilise ziyareti dışında, sokağa nadiren çıkarlar. Evlerinde nakış işlemekte ustadırlar. Bu işlemeleri Kapalıçarşı'da ve pazarlarda satılır. Dar gelirli Karamanlı kadınlar geçimlerini sokaklarda yumurta, piliç, peynir ve sebze satarak kazanırlar.

    Karamanlılar, aynı dinden oldukları için Rum-Ortodoks patriğine tabidirler. Eremya Çelebi Kömürciyan da 17. yüzyılda Karamanlıların Yedikule'de suriçinde oturduklarını belirtir. ''Bunlar Rum oldukları halde Rumca bilmezler ve Türkçe konuşurlar'' diye yazar.

    Süreç içinde Karamanlılar Yedikule'den Fener, Cibali, Tahtakale, Kumkapı semtlerine ve Rumların yaşadığı diğer mahallelere dağılıp yerleştiler. Karamanlıların büyük çoğunluğu İstanbul'da ticaretle uğraşırlardı. Niğde'nin Kurdonos Köyü'nden gelenler sabun tüccarı, Aravan'dan gelenler kuruyemişçi, Uluağaç'tan gelenler kabzımal, Niğde'den gelenler zahireci ve peynirci, Fertek'ten gelenler beratlı şarapçı idiler; Ürgüp'ün Sinasos Köyü'nden gelenler havyar ve tuzlu balık ticareti, Kayserililer pastırma ve sucuk ticaretiyle uğraşırlardı.

    Dükkanları Eminönü'nde ve Galata'daydı. İstanbul'daki Karamanlılar, Tanzimat'tan sonra kurdukları yardımsever dernekler kanalıyla köylerinin kalkınması için kayda değer çabalar harcamışlardır.
    AKTEKKE CAMI DIŞ GORUNUM
    image
    orjinalini görmek için tıklayınız

    AKTEKKE CAMİİ HZ.MEVLANANIN KONYAYA GİTMEDEN ONCE BIRZAMANLARKI DERGAHI VE BURDAKI YATIRLARDA HAZRETIN ANNESI ABISI AKRABALARI VE TALEBELERIDIR..ALLAH RAHMAET EYLESIN image
    orjinalini görmek için tıklayınız

    BUDA BIR MANZARA
    image
    orjinalini görmek için tıklayınız
    abi senden başka ilgilenen olmamış galiba bizim memleketle
    neyse arada bi ben tazelemeye çalışıyımbu bölümü
    YUNUS EMRE CAMİİ:
    Karamanoğlu devri eserlerindendir. Merkez, kirişçi mahallesindedir. Kesme taştan yapılmış , merkezi kubbeli bir yapıdır. Caminin son cemaat yerinde dört paye üzerine ortada oval, yanlarda yuvarlak kubbeler yer alır. Cami içerisine ünlü Türk düşünürü, Mutasavvıf Yunus Emrenin kabri yer almaktadır. Cami ismini de YUNUS EMREden almaktadır.

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    İMARET CAMİİ:
    Merkez İmaret Mahallesinde, Karamanoğlu 2. İbrahim Bey tarafından yaptırılmıştır. İmaret (Aşevi) olarak, kesme taştan merkezi kubbeli, iki katlı yüksek minareli olarak, içinde odalar bulunan bir camidir. Mescit, tophane, şifa yurdu, medrese ve aşevinden meydana gelen bir külliye halinde 1433 yılında yapılmıştır. Caminin bitişiğinde batısında İbrahim Beyin mezarı (türbesi) kuzeyinde çeşmesi yer alır. İmarete ait ahşap iki kapı kanadı, Karaman Ahşap Sanatının tüm özelliklerini yansıtır. Her iki kapıda nezih bir yazı ile Kapı açıktır giriniz, malı mübahtır yiyiniz ibaresi yazılıdır. Bu kapılar İstanbul Türk ve İslâm eserleri müzesince korunmaktadır.

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    SAADETTİN ALİ BEY MESCİDİ:
    Karaman merkezde, Selçuklu devrine ait eserlerdendir. Hastane caddesi üzerinde Hatuniye Medresesinin batısındadır. Mescit kitabesini koruyarak günümüze kadar gelmiştir. Mescit 1247 yılında Selçuklu Sultanı 2. Keykavusun hükümdarlığı zamanında Ebu Bekir oğlu Saadettin Ali tarafından yaptırılmıştır.

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    AĞA CAMİİ:
    Karamanoğlu devrine aittir. Karaman merkezde Topucak Mah. Dahhak sokakta yer alan yüksek minareli dört sütunlu enine iki sahınlı plan arz eden bir yapıdadır. Bahçesinde antik sütunlardan faydalanarak yapılan şadırvan vardır.
    Caminin kesme taştan yapılmış minaresi görkemli ve dikkat çekicidir.

    ARABOĞLU CAMİİ:
    Karamanoğlu devrinin en görkemli camilerindendir. Merkezde Topucak Mahallesinde, Cumhuriyet ilköğretim okulu karşısındadır. Camii 1374-1420 yılları arasında yapılmıştır. Kare payeler üzerine düz çatı ile örtülü, enine kufe tip plan arzeden kısa minarelidir. Çatıda biriken suların akması için yapılan olukta bitkisel süs, bir ejder başı ile birleştirilmiştir.

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    PİR AHMET CAMİİ:
    İç kale altında, Hisar Mahallesinde yer alan Karamanoğlu eserlerindendir. Duvarları kesme taştan yapılmış olup günümüz de yeniden restore edilmiştir.

    DİKBASAN (FASiH) CAMİİ:
    Karaman Merkez Gazi Dükkan mahallesinde , kesme taştan 4 sahınlı kufe tip plan üzerine yapılmış Karamanın en büyük camisidir.

    ÇELEBİ CAMİİ:
    Gazidükkan Mahallesinde yer alan, kesme taştan, tek kubbeli olarak yapılmış şirin bir Karamanoğlu eseri camidir.

    HACI BEYLER CAMİİ:
    Aktekke caminin karşısında yer alır. Kufe taştan yapılmış , çatısı kiremitlidir. 1356 yılında inşa edilmiştir. Bir süre İl kütüphanesi olarak kullanılan cami 1989 yılından bu yana tekrar cami olarak açılmıştır.

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    KARABAŞ VELİ KÜLLİYESİ-SİYAHSER CAMİİ:
    Merkez İlçede Siyahser Mahallesinde yer alan kesme taştan yapılmış camii, tekke ve türbeden oluşan 2 bölümlü bir yapıdır. Giriş kapısının üzerinde Osmanlı padişahı 2. Abdülhamide ait bir tuğra vardır. Büyük kubbelidir. 12 kenarlı şadırvan, camii avlusundadır.

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    ŞEYH ALİ SULTAN CAMİİ:
    Merkez, Çeltek Mahallesinde (Gazalpa) yer alan, kesme taştan , kare plan üzerine merkezi tek kubbeli bir camidir. Yapının kuzeyinde 50 odası olan bir medrese yer alıyordu, ancak günümüzde bu yapıdan eser kalmamıştır.
    Camii avlusunda, Osmanlı Devletinin kuruluş yıllarında Anadoluda yaşayan , büyük evliyalardan, Resullullah (S.A.V) torunlarından ,Semerkant , Buhara ve Taşkent gibi ilim merkezlerinde ilim tahsil etmiş ve 1450 yılında Karamanda vefat etmiş olan Seyyid Ali Sultan-Es Semerkandinin mezarı bulunmaktadır. Halk arasında cami Şıh (Şeyh) Ali Sultan Cami olarak da anılır.

    NUH PAŞA CAMİİ:
    Osmanlı devri eserlerindendir. Merkez Koçakdede Mahallesinde yer alan kesme taştan yapılmış son cemaat yerinde üç kubbesi bulunan, merkezi büyük kubbeli bir camidir.

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    KADİRHANE CAMİİ:
    Karaman merkez kirişçi mahallesindedir. 1378 yılında yapılmış, 1962 yılında yenilenmiştir. Minaresi tahtadan olup, caminin içinde minberin sağında Abdulkadir Geylaninin sancaktarı, Açıkbaş Veli, Bağdatlı Şeyh Ali Baba, Şeyh Hanefi Baba ve Şeyh Bekirin mezarları vardır.

    YOLLARBAŞI ULU(Büyük) CAMİİ:
    Karaman , Yollarbaşı kasabasında yer alan, kesme taştan yapılmış, catısı kiremitle kaplı Karamanoğlu devri camilerindendir. Giriş kapısı ve içi Karamanoğlu süsleme sanatının örneklerini taşımaktadır.

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    KAZIMKARABEKİR BÜYÜK CAMİİ:
    Kazımkarabekir ilçemizdedir. Selçuklu devri eserlerinden olup, yapı tarzı ve süslemeleriyle Selçuklu sanatının karakteristik özelliklerini taşır.

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    EMİNETTİN CAMİİ:
    Osmanlı devri eserlerindedir. Kazımkarabekir ilçemizdedir. Yapıldığı tarih kesin olarak bilinmemekle beraber Yavuz Sultan Selimin Mısır seferine giderken bu camiye yardım edilmesini istemiş ve İstanbula dönüşünde bu camiye 2 altın şamdan ile 3 İran halısı vermiştir. Eminettin camiine ait kıymetli eşyalar 1960 yılında Konya Mevlana Müzesine aktarılmıştır.

    ULU CAMİİ:
    Ermenek İlçemizde, Karamanoğlu devrinde 1302 yılında yaptırılmış bir camidir. 6 kemer üzerine oturtulmuştur.

    SİPAŞ CAMİİ:
    Ermenektedir. Minarenin mimarı değeri büyüktür, kapı oymaları çok zengindir. Karamanoğlu devri eserlerindendir.

    AKÇA CAMİİ:
    Karamanoğullarının en eski eserlerindendir. Ermenek ilçemizdedir. 1300 yılında yapılmıştır. Üç kitabesi mevcuttur. Kapıları Karamanoğlu devrinin işleme sanatının inceliklerini yansıtmaktadır.

    LAMOS CAMİİ:
    Karamanoğullarından Halil Beyoğlu, Musa Bey tarafından yaptırılmıştır. Ermenek ilçemizdedir.

    KARAMANOĞULLARI İMARET CAMİİ:
    Ermenek ilçemizin Balkusan (Bağbelen) köyündedir, Nuresofioğlu Karaman Bey namına yaptırıldığı kitabesinde yazılıdır. İçerisinde 5 mezar vardır. Sağdan ilk mezarının Karaman Beye ikincisi Mehmet Beye aittir.

    FİSANDUN CAMİİ:
    Karamanın Fisandun (Dereköy) köyündedir. Cami XI.yy.da kesme taştan kilise olarak yapılmıştır. Karaman Beylerbeyi olan Sinan Paşa tarafından camiye çevrilmiştir. Sol tarafına sonradan minare yapılmıştır.

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    HOCA MAHMUT CAMİİ (Darülhıffazi):
    Merkez ilçede, 1451 yılında Karamanoğlu devrinde yaptırılmış, Hoca Mahmut Mahallesinde yer alan tek katlı kiremit çatılı bir camidir.

    TAŞKALE CAMİİ (TAŞ MESCİD):
    Taşkale kasabasında kayalara oyulan buğday ambarları içinde, yine kayalar oyulmak suretiyle yapılan otantik özellikli Türkiyede eşi olmayan bir tarihi camidir. Bugün dahi ibadete açıktır.

    MEYDAN CAMİİ:
    Ermenek ilçemizde, Karamanoğulları devrine ait bir camidir. Kesme taştan yapılmıştır. Minare caminin yan tarafında olup aradan yol geçmektedir.

    ABDÜRREZAK CAMİİ:
    Karamanın Gazalpaşa semtindedir. Camii yenilenmiştir. Salonda ahşap bir minaresi vardır. İlk yapanı Abdürrezakın adını taşımaktadır.

    AKÇAŞEHİR CAMİİ:
    Karaman merkez ilçeye bağlı Akçaşehir kasabasındadır. Camii kesme taştan yapılmıştır. Üstü toprak dam örtülüdür. 20x20 metrekarelik bir plana göre yapılmıştır. Son cemaat yeri yıkılmış. Halkın katkısıyla yenilenmiştir. Çinili mihrabı ünlüdür.

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    ATTARİYE CAMİİ:
    Karaman merkezde, Gazipaşa caddesindedir. Camii hicri 1232, miladi 1816 yılında Hacı İsmail Efendi tarafından yenilenmek suretiyle yapılmıştır.

    DAVGANDOS CAMİİ:
    Karamanın Devgandos (Çiğdemli) köyündedir. Karamanoğlu devri eseridir. Tamamen kesme taştan yapılmıştır. Kubbesi de kesme taştandır. İnşaat sırasında ustası düşüp öldüğünden minaresi sonradan 75 basamaklı ve tuğladan yapılmıştır. Caminin kıble tarafında taş sandukalı kabir, caminin ustasına aittir.

    GÖKÇE KÖYÜ CAMİİ:
    Karamana bağlı Gökçe köyündedir. 9.80x9.80 ebadındadır. Kesme taşla yapılmıştır. 1587 yılında yapılmıştır.

    KİLİSE CAMİİ (İbrala):
    Karamanın ibrala kasabasındadır. Kesme taştan yapılmıştır. Kilise olarak yapılıp, sonradan camiye çevrildiğinden bu adla anılmaktadır.

    YENİ MİNARE CAMİİ:
    Karaman merkezdedir. 1522 yılında cambazzade Kadı Abdurrahman Efendi tarafından kesme taştan yapılmış, tek kubbelidir. Minaresi yıkılıp, yeniden yapıldığı için yeni minare adını almıştır. Osmanlı devrinde yapılmış olup, mihrabı ve minberi oymalarla süslüdür.

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız
    MÜZE
    Karaman'da müzecilik faaliyetleri 1961 yılında başlamış, değişik binalarda hizmet veren Müze için bina yapımına 1970 yılında başlanmış ve çalışmaların 1980 yılında bitirilmesiyle müze ziyarete açılmıştır.
    Müze binası iki katlı olup her iki katta yaklaşık 550'şer m2 kullanım alanı bulunmaktadır. Aynı zamanda giriş katı olan üst katta müzenin arkeolojik ve etnoğrafik sergi salonları, idari kısım ve geçici sergilerde kullanılan ve halkın kullanımına da açık olan Müze Galerisi bulunmaktadır. Alt katta ise geçici sergilerde de kullanılan 2. etnoğrafik sergi salonu, depolar, laboratuvar, fotoğrafhane, kütüphane v.b. bölümler bulunmaktadır.

    Epi paleolitik devirden günümüze kadar zengin eser koleksiyonuna sahip müzenin sabit sergisi arkeolojik ve etnoğrafik nitelikte olmak üzere iki salondan oluşmaktadır. Bu iki salonda toplam 35 adet vitrinde arkeolojik ve etnoğrafik eserler kronolojik olarak sergilenmektedir. Arkeolojik salonda Neolitik Devirden Geç Bizans Devrine kadar bir çok uygarlığa ait eserler, etnoğrafik salonda ise Selçuklu, Anadolu Beylikleri, Osmanlı ve Cumhuriyet Devirlerine ait eserler bulunmaktadır. Ayrıca müze çevresindeki yaklaşık 2500 m2 yeşil alan üzerinde çoğu Roma Devrine ait mezar stelleri olmak üzere, Bizans ve Türk-islâm Devirlerine ait taş eserler sergilenmektedir.
    image
    orjinalini görmek için tıklayınız
    image
    orjinalini görmek için tıklayınız

    Arkeolojik Sergi Salonu Etnoğrafik Sergi Salonu

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız

    Altkat Sergi Salonu

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız

    Müzenin Genel Görünümü


    İlk olarak 1961 yılında Turizm Derneğinde açılan Karaman Müzesi, daha sonra sırasıyla; Hacıbeyler Camii, Helvacılar sokağında bir binada, İbrahim Bey İmaretinde ve Nefise Sultan Mah. Konya yolu üzerinde bir binada hizmet vermiştir. Karaman ve çevresindeki tarihi buluntuların sergilendiği müze, 1980 yılında şimdiki binasına taşınmıştır.  Şehrin merkezinde, Hatuniye medresesinin arkasındadır. Müze iki katlıdır. Üst katta arkeolojik, etnoğrafik eserler sergilenmekte ve kültürel faaliyetler için galeriler bulunmaktadır. Alt kat ise Tarihi Karaman evi olarak tanzim edilmiştir. Ayrıca fotoğrafhane ve eser depoları bulunmaktadır. Müzenin bahçesinde taş eserler sergilenmektedir. Bu eserlerin büyük çoğunluğu Roma devrine aittir.
    image
    orjinalini görmek için tıklayınız
    İstiklal Savaşımızın önde gelen kahramanlarındandır. İlk adı Musa Kazım olan Kazımkarabekir Paşa'nın babası, Karaman'a bağlı Kazımkarabekir ilçesi eşrafından, Mehmet Emin Paşa'dır. Babası İstanbul'da jandarma subayı iken, Kazımkarabekir 1882 yılında, burada doğdu. Fatih Askeri Rüştiyesi'nde ve Kuleli İdadisi'nde okudu. 1902'de Harbiye'den, 1905 'te Harp Akademisinden birincilikle mezun oldu. Bu tarihten itibaren, kurmay yüzbaşı olarak orduya katıldı. 31 Mart Vakasını bastıran Hareket Ordusu'nda ve Arnavutluk isyanını bastıran kolorduda görev aldı. İmparatorluğun değişik bölgelerinde görev yaptıktan sonra Çanakkale Muharebelerine katıldı. Buradaki başarılarından dolayı albaylığa yükseldi. Irak Cephesinde görevlendirilen Kazımkarabekir, burada İngilizlerle savaştıktan sonra 1917 yılında II. Kolordu Komutanı, 1918 yılında da I. Kafkas Kolordusu Komutanı oldu. Kolordusu ile 1918 Şubatında Erzincan ve Erzurum'u, Rus askerleriyle takviye edilmiş, Ermeni ordusundan kurtardı. Sarıkamış'taki kolordumuzla birlikle, Kars ve Gümrü'yü aldı. Bu hizmetlerine karşılık, 1918 Temmuz'unda Mirlivalığa yükseldi. Kazımkarabekir, Ermeni ordusunu dağıttıktan sonra, İran Azerbaycanı'nı aldı ve burada İngilizleri yenilgiye uğrattı. Mütareke yapılıncaya kadar, İran Azerbaycanı ve bir kısım Ermenistan topraklarını hakimiyetinde tuttu.

    Mondros Mütarekesi imzalanınca, İsanbul' a çağırılan Kazımkarabekir Paşa, İstanbul'da görev almanın, vatanın ve milletin yok edilmesine seyirci kalmak olduğunu anladı ve Atatürk'le anlaşarak Doğu'da görev istedi. 1919'da Erzurum'daki Şark Cephesi Komutanlığına atandı.

    İstiklal Savaşı'nı başlatmak üzere Anadolu'ya gelebn Atatürk'e en büyük destek, Kazımkarabekir Paşa'dan geldi. "Bütün kolordumla emrinizdeyim. Bütün emirleriniz, yine eskisi gibi, harfiyyen ve derhal yerine getirilecektir." diyerek eşi az bulunur bir vatanseverlik örneği sergiledi.

    Kazımkarubekir, TBMM tarafından kendisine verilen bazı yerlerin kurtarılması görevini başarıyla yerine getirdi. Ermeni ordusunu bozguna uğratarak Kars, Ardahan ve Artvin'i, vatan topraklarına yeniden kattı. Gümrüi ve Kars Anlaşmaları, O'nun başkanlığında imzalandı. Bu başarılarından sonra "Şark Fatihi" olarak anılmaya başlandı.

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız
    Kazımkarabekir, Kurtuluş Savaşımızın her kademesinde görev aldı. Her görevi üstün bir başarıyla yerine getirdi, Atatürk'le her zaman yan yana ve O'nunla birlikte olmuştu.

    Kurtuluş Savaşı'nın bitmesinden sonra, 1924 yılında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı kurdu ve başkan seçildi. Bir süre sonra. Atatürk'e İzmir'de suikast düzenleyenler arasına adı karıştırıldı. İstiklal Malikemesi'nde yargılanan Kazımkarabekir, elbette ki suçsuz bulundu. Ancak, örnrü boyunca, hemen her cephede Türk Milleti için savaşmış, büyük başarılar kazanmış, emrindeki askeri birliklerle hiç tereddüt etmeden Atatürk'ün emrine girmiş; İstanbul Hükümeti rarlarını dinlelemiş bir kahramanın adının, böyle bir talihsiz olaya karıştırılması bağışlanmaz bir hata olmuştur

    Nitekim bu duruma çok üzülen Kazımkarabekir siyasetten çekilmiştir. 1938 yılında İstanbul Milletvekili seçilmiş, 1946 yılında Meclis Başkanlığına getirilmiştir. 26 Ocak 1948'de Ankara'da vefat etmiştir.

    Kazımkarabekir çok sayıda eser meydana getirmiştir. Eski yazıyla basılmış olan eserleri onaltıdır. Yeni yazıyla basılan eserleri ise; İtalyan-Habeş (1935), İngiltere İlalya ve Habeş Harbi (1935), Cihan Harbine Neden Girdik, Nasıl Girdik Nasıl İdare Ettik (1937), Ülkümüz Kuvvetli Bir Türkiyedir (1947), İstiklal Harbimiz (1959), Çocuk Davamız (1965), istiklal Harbimizde Enver Paşa ve İttihat ve Terakki Erkanı (1967). ittihat ve Terakki Cemiyeti (1896-1909), Neden Kuruldu, Nasıl Kuruldu, Nasıl İdare Olundu (1982)'dur. Ayrıca basılmamış 34 eseri bulunmaktadır.
    vay uyanık vay
    aferim sana takip edeceğim ama seni
    yunus emrenin şiirlerinide yaz bulamazsan
    gelip sorarsın artık
    Vay be bizim memleketli bukadar varmıymış bende şu an çekilmiş bir resim yok fakat bi ara çekerim veya sitemizden yuklerim..
    sağol kardes
    emeğiniize sağlık kardeş
    Karamanda bizim yavru şehrimiz,
    şirin bir yer,
    karaman deyince benim aklıma bisküvi fabrikaları geliyor
    Hiç Görmediğim bir şehrimiz.Casper bizde bir özdeyiş vardır "Karamanın koyunu sonra çıkar oyunu" böyle bi söz genellikle saf görünüp de uyanık yaşayanlar için söylenir. Şimdi buraya gelince aklıma geldi öylesine yazdım işte.
    guzel goruntu yuregine saglik
    karaman lı olmak ayrıcalıktır
    butun bu bilgiler icin sagol kardes ellerine saglik guzel calisma olmus bir karamanli olarak cok tesekkurler ederim
    karamanliyim ama bu kadar guzel odunu farketmemistim...
    sagol iyi çalistin.
    fabrika cokmus orada
    bende ehliyetimi Karaman,dan almistim yillar once.Guzel yer Karaman,lilara selam
    * SULU PİLAV *

    Malzemeler :
    Düğürcük
    Tereyağı
    Salça
    Tuz
    Taze biber
    Soğan
    Domates
    Kemikli kuru kıyma.

    Hazırlanışı :
    Tereyağı bir tencerede eritilir, çok az kuru soğan yağda kızartılır, taze biber eklenerek karıştırılır, domates de ilave edilerek 2 dakika kavrulur. Kemikli kıyma sosa katılır, düğürcük bulgur ilave edilir, salça konur ve bir müddet 5 dakika kadar kavrulur, yeterli su ilave edilir ve kaynadıktan sonra hafif ateşte yarım saat pişirilir. İsteğe göre pul biber ve patates ilave edilir.