Selamün aleyküm kardeşlerim...Son zamanlarda hükümetimiz AB'ye girebilmek için yeniden hazırlıklarına başlamıştır..Bu nedenle; sizlerin görüşlerini almak istedik..İşte size bir anket..Buyurun oylayalım...Seçenek hakkımız en fazla (5) tir...Vatan ve milletimiz için hayırlı uğurlu olsun diyorum...
AB ye girmek mesele değil,AB bizden Türklüğün ve İslamiyetin başını istiyor.Türklüğün ve İslamiyetin başını veripte gireceksek hiç girmeyelim daha iyi.Zaten bayraklarındaki oniki yıldız niyetlerini açıkça gösteriyot.Önce islam birliği dillendirilmeli arkadaşlar.Önce din kardeşi olduğumuzu ispatlayalım sonrası Allah kerim.
Ayet-i Kerîmelerde ifade edildiği gibi: Başka dinden olanlar, özellikle yahudiler ve hıristiyanlar müslümanların dostu olmazlar; onlar ancak birbirinin dostu olur, birbirini desteklerler. Zaman zaman müslümanlara yaklaşmaları, kendi menfaatleri bunu gerektirdiği içindir. Müslümanların bunu unutmamaları ve kendi aralarındaki dostluğu güçlendirmeleri zaruridir. Müslümanların arasına sızan iki yüzlüler, felâket tellâllığı yaparak onları, mü'minleri bırakıp kâfirlere yöneltmek isterler; iman ehlinin bunlardan da sakınması gerekmektedir. Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:
Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinmeyin. (Bunu yaparak) ALLAH'a, kendi aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz? (Nisa Sûresi:144)
Mü'minleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar. Bilsinler ki gerçekten bütün izzet ve şeref yalnızca ALLAH'a aittir. (Nisa Sûresi:139)
Ayet-i Kerîmelerde açıkça ifade ediliyor ki: Gerek milletler arası münasebetlerde ve gerekse fertler ve topluluklar arası münasebetlerde mü'minler, daima mü'minlerin yanında yer alacak; güç, kuvvet ve şerefi bu beraberlikte arayacaklardır. Kendilerini korumak veya güçlenmek için kâfirlere baş vuran milletler küçüldükleri gibi fertler de manevi değerlerinden kayıp verirler.
Kâfirleri ve müşrikleri dost edinmeme konusu, Kur'ân-ı Kerîm'de sık sık zikredilen ve üzerinde durulan bir konudur. Yahudi ve hıristiyanların mü'minlere dost olamayacağı, müslümanların da onları dost edinmemeleri gerektiği ısrarla belirtilmiştir. Mü'minler, küfür ehlini veli, dost ve idareci edinemez. Ancak zaruret sebebi ile işbirliği ve dayanışma, ülkeler arası ilişkilerin gerektirdiği ticarî, ekonomik sağlık ve sosyal alanlarda karşılıklı çıkar ilişkisi çerçevesinde antlaşmalar yapılması mümkün ve caizdir. Fakat bu, dostluktan farklı bir ilişkidir. Bir müslümanın yahûdi veya hristiyan gayr-ı müslim bir komşusu olabilir. Komşuluk münasebetleri elbette olacaktır. Amma Müslüman Müslüman kalmalı, gayr-ı müslim de gayr-ı müslim kalmalıdır. Müslüman, Cenab-ı Hakk'ın: Sizin dininiz size, benim dinim de banadır. (Kafirun Sûresi:6) Buyurduğu gibi, demelidir. Herkes kendi yoluna gitmelidir.
Bu ayet-i Kerîmelerin yanısıra Hz. Peygamber (S.A.V.) de müslümanları, itikadî ve ahlâkî alanda olduğu gibi kılık ve kıyafet, şekil ve merasim yönünden de müşriklere, gayri müslimlere benzememeye davet ve teşvik etmiştir. Hz. Peygamberimiz (S.A.V.) müslüman olmayanlara benzememeye o derece dikkat ederlerdi ki, aslında yaptığı halde sonradan onlarda gördüğü hareketlerde bile değişiklik yaparlardı. Bunlar, çevredeki kültür ve medeniyetlerle, din ve kavimlerle iç içe yaşayan o dönem müslümanlarına ayrı bir kimlik ve özellik kazandırıp, onların kendi içerisinde bütünleşmelerini sağlamaya yönelik önlemlerdir. Meselâ: Henüz hicret etmeden evvel Muharrem ayının onuncu (Aşûre) günü oruç tutmayı adet edinmişlerdi. Hicretten sonra Medineli Yahudilerin de bu günü takdis ettiklerini görünce onlara benzememek için Muharrem ayının dokuz ve on veya on ve onbirinci günlerinde oruç tutmaya başlamışlardır. (Geniş bilgi için Bak. M. Talu, Dinî Meselelerimiz, 361-363)
Avrupa birlige denilen seyin ömrü çokta uzun görünmuyor. AB'ye girmeye ugrasacagimiza gerçek sorunlarimizla ugrassak bir çogunu suana kadar halletmis olurduk
terakiperver bu açıkladığın konuyla ne alaka yaw.lütfen o güzel dinimize hakaret etme
Konunun bal gibi alakası vardır..Peki bu sadist Avrupa, haçlı seferlerini bize karşı niye yapmışlardır?..Peygamber efendimizin zamanından başlayıp,taa İstiklal Harbi ve Çanakkkale Harpleri'ne kadar bunun en güzel örneği değil midir?..Bunlar yeryüzünde İslam'ı ve müslümanları yok etmek için var gücüyle üzerimize gelmedi mi?...
İşte bütün bunlar onların nasıl mal olduklarını gösteriyor...
Bu gâvurlar hiç bir zaman bizim kalkınmamızı isterler mi...Geçen haftalarda bor madeni hakkında ileri-geri konuşmadılar mı?..Biraz bunları hele düşünün biraz!..
kusura bakma daha da bağlantıyı bulammadım.biz avrupa birliğinden bahsediyoruz sen gelmişsin bana islamiyeti çanakale savaşı anlatıyorsun.haçlı seferlerden bahsediyorsun.kusurabak zaten bizim bu haliyle avrupa almaz gönlün rahat olsun
Bence icerideki yiyicilerin basini kestikmi biz 10 tane avrupa birligi ederiz,ama malesef kesemiyoruz.Bizler avrupadayizda ne var su son zamanda cogu ülke türkiyedende asagida ama malesef bizleri bitirmek icin bu oyunu senelerce sürdürecekler.Bence sayin abinin dedigi gibi önce ISLAM din birligi birlik beraberlik sonra avrupa biz biz olmadikdan sonra neyleyim avrupa birligini,senelerce aha alacagiz aha kapidan iceri gireceksiniz bizleri afedersiniz serefsizce oyaliyorlar,izine giden arkadaslar bilir avrupa birligindeki ülkelere bakin TÜRKIYE' nin yarisi degil ama politik olunca hemen birligin icinde,ben inanmiyorum. Müslümanin ne arkadasi nede yaninda olur bu avrupa birligi,topluluklari insallah hakkimizda hayirlisi olur.
mor menekşeler kardeşimiz belki bilmediğindendir ki benim mesajıma başka türlü cevap veriyor....
Bak kardeşim.Bana kızacaksınız ama bu Avrupa'nın kriterlerini biliyormusunuz?..Hükümetimiz bu millete neden anlatmıyor, niye bilgi vermiyor?..Onu da siz açıklayacaksınız...Basın ve medya neden milletimizi bilgilendirmiyor...
Demek ki işin içinde bir bit yeniği var..Avrupa yaş tahtaya basmaz...Bunu da aklınızdan çıkarmayınız...
Özür dilerim ama başka türlü size izah edemiyorum..AB kriterleri bize göre değildir..Biz istiyoruz ki tam bağımsız ve lider ülke Türkiye olsun istiyoruz..Hepsi o kadar..
Saygılar efendim..
Bugün Türkiye'nin içinde bulunduğu durum bana Tanzimat öncesini hatırlatıyor. Hani, Avrupa'nın siyasi, ekonomik ve askeri baskılarla Osmanlı Devleti'ne kabul ettirdiği meşhur Tanzimat Fermanı'nı, diğer adıyla Gülhane Hatt-ı Hümâyunu'nu...
Alman Dışişleri Bakanı, Ankara'ya geliyor ve ''Kıbrıs'ta Annan plânı çerçevesinde anlaşmazsanız, AB'den müzakere tarihi almayı unutun'' diye tehdit ediyor. Kısaca, AB'ye girmek istiyorsanız, pardon AB'den müzakere tarihi almak istiyorsanız, Kıbrıs'ı verin diyor. Adam Kıbrıs'ı istiyor, bizimkiler neredeyse, hani bir banka reklamı vardı ya, onun gibi; başka bir isteğiniz var mı? diye soracak. Pes artık!
Bu kadarla kalsa yine de iyi. AB'nin başbakanı konumundaki Prodi ile genişlemeden sorumlu yüksek komiseri Verheugen ülkemizi ziyaret ediyorlar. Bir hürmet, bir ağırlama, görmeyin gitsin. Sanki bütün sorunlarımızı çözecekler, Türkiye'yi uçuracaklar. Onlar da bu hürmeti görünce boş durmadılar tabii
Önce sırtımızı sıvazladılar, "Aferin çocuklar, iyi gidiyorsunuz. Aman yolunuzdan şaşmayın" diye. Sonra Kıbrıs'da taviz istediler, başka bir deyişle Kıbrıs'ı Rumlara bırakmamızı istediler. Bu kadarla da yetinmediler Türk mahkemeleri tarafından yargılanıp bölücülükten mahkûm olan Leyla Zana ile onun yolunda giden bölücülerin serbest bırakılmasını talep ettiler.
Açıkça Türk yargısına müdahale edilmesini istiyorlar. Yarın öbür gün 35 bin kişinin katili teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın da serbest bırakılmasını isteyecekler. Hatta şimdiden istemeye başladılar bile Meydanı bu kadar boş bulurlarsa isterler tabii Kim bilir daha neleri isteyecekler?
Avrupa'nın ne olduğunu zaten biliyoruz. Türkiye'yi bölmek istediklerini, teröristlere kucak açtıklarını, Türk düşmanı olan herkese destek verdiklerini de Ama bizimkilere ne oluyor? Sırf Avrupa'nın üçüncü sınıf memurları sırtımızı sıvazlayacak ya da belki AB için müzakere tarihi alabiliriz diye bu kadar taviz verilir mi? Bu yüzsüzlerin karşısında el pençe divan durup sırıtarak, AB'nin üçüncü sınıf memurlarının Türkiye'ye emirler yağdırmasını seyretmek de ne demek oluyor? Bir Allah'ın kulu çıkıp da bu kendini bilmezlere ağzını payını vermeyecek mi?
Herkes Avrupa Birliği diye tutturdu. Hiç kimse Avrupa Birliği'nin ne getirip götüreceğini tartışmıyor. Avrupa Birliği'ne girersek Türkiye kurtulacak diye halk kandırılıyor. Avrupa Birliği uğruna bütün bu zilletlere milletin de katlanması isteniyor.
Avrupa Birliği'nin güzel tarafları ve güzel uygulamaları varsa, milletimiz için, Türkiye yararına bunları uygulayalım. Bu kanunları Meclis'ten bir bir geçirelim. AB'ye girsek de girmesek de Ama taviz vermek de ne demek oluyor? AB'nin üçüncü sınıf memurlarının Türkiye'ye emirler yağdırması ne demek oluyor? Kıbrıs'ta taviz vermek, teröristleri serbest bırakmak İnsan bunları nasıl aklına getirebilir?
Türkiye, AB'nin mandası haline getirilmek isteniyor Kurtuluş Savaşı'ndan daha kötü günler mi yaşıyoruz ki, o zaman kabul etmediğimiz manda ve himayeyi bugün kabul edeceğiz. O zaman, en zor şartlarda bile, başımız dik durduk. Şimdi niçin AB'nin üçüncü sınıf memurları karşısında bile başımız eğik duruyor?
Avrupada bizi istemiyor zaten sadece bizi oyalıyorlar kesinlikle bizi kendi içlerine alacaklarını zannetmiyorum alacak olsalar şimdiye kadar elli kere alırlardı
bunun cevabini ben ve benim gibi avrupada yasayanlar daha iyi verir,avrupa bitti artik avrupa neden uzak doguya uzaniyor dersiniz cünkü kendisinin üretecegi kalmadi bitti dedimya ! zaten türkiye gibi genc ve kalabalik bir toplumu avrupa barindiramaz barindirmaya da gücü yetmez bizim degeremiz cooooook pahali ! zaten biz yabanciyiz ve devamli öyle kalacagiz her nekadar alman vatandasi statüsünde olsakda ///damarlarimizda akan kan türk kaniben burda yasadigim halde avrupaya girmemize karsiyim gelecek vaad etmiyor artik __avrupa BITTI artik.