Sen uzaktan daha güzelsin sevdiğim
Tıpkı İstanbul gibi...
Sabahı başka, gecesi başka
Yaşıyorum yokluğunda ben bu şehri
Sen varlığımdan habersiz
Geceleri sabaha bağlıyorsun?
Oysa ben yanıbaşında adımlıyorum sahilleri........
Gecenin ikisi şimdi....
Elimde şarap şişesi avare dolaşıyorum
Ve yalan söylüyor tüm falcı kadınlar
Oysa ben,
Sadece seni istiyorum!
Nerede olduğunu bilmiyorlar......
Nasıl olur bilir misin sana erişememek?
Kayalıklarda laf olsun diye olta atıyorken denize
Arkamdan usulca yaklaşıp,
Omzuma dokunabilmeni düşlemek?
Biraz hayal.....
Biraz umut.....
İşte böyle bir şey seni sevmek...
Üç vakte kadar gelir dedi gariban kadın
İnanmasam da verdim son paramı......
Amansız bir bekleyiş bu benimki
Falcılar bir kenara sevdiğim;
Kaç mevsim geçti de, kapatamadı yaramı..
bugün kutlanmalıymış günümüz
kutlamalıymışız eşitliğimizi
özgürlüğümüzü
hayret
nasıl da unutmuşuz
bu kutlu günümüzü!
bugün kutlu günümüz/öyle mi
ya yarın?
bize ne diyeceksiniz?
doğun mu diyeceksiniz
doğurun mu diyeceksiniz
çoğalın mı diyeceksiniz
acil ihtiyaç listenize mi ekleyeceksiniz
dişiliğimizi!
büyükbaş bir hayvana
ya da üç beş kuruşa mı satın alacaksınız
/satacaksınız bizleri!
bugün
kaçıncı yılındayız kapınıza diz çöküşümüzün
ve kurban edilişimizin
söyleyin!
oysa size gelişleri biz istememiştik
biz istemedik sizleri!
size gelişimiz
masum ve temizdi
akıttık terimizi
gecelerin koynuna
ayazdı
dolunayınızda raksederken
baştan aşağı tenimiz
ve süslendik gününüze/gündeliğimize
nasır tuttu
ellerimiz
yüreğimiz
neden hâlden anlamaz
kıymet bilmeyenlerden oldunuz
sevgisizliğe gebe bıraktınız bizleri
sizler ki
bizleri
dün ak kundaklarda üşüttünüz
rehin verirken ellere yarınlarımızı
beşik kertmesiydi adımız
bugün ak gelinliğimizde
buza kesti gülüşlerimiz
ruhumuzu ayaklarınıza kelepçelediniz
belki yarın
daha çok üşüteceksiniz
ak elbiseler içinde
töremiz budur diye!
(hep böyle
kanamalı mı olacak sizden gidişlerimiz?)
bugün kutlu günümüz/öyle mi
hayır!
bugün doğmayalım
doğurmayalım da
bugün bizim günümüz!
şimdi doğarsak
doğurursak
özgür düşüncelerimiz çoğalacak
ses istedikçe duygularımız/kadınlığımız
toprağa
diri diri gömülenler çoğalacak!
ağlayan çocuklar yürüyecek yarınlarımıza
bugün susalım
susalım ve dinleyelim
yalancı bahar müjdelerini!
(geçmişimize geleceğimize
başlayanlar olmadan!)
bugün bizim günümüz!
bugün
hesabını sormayalım yazgımızın
ve kütükten silinen adımızın
sadece
kutlu olsun diye günümüz!
bir demet çiçek götürelim
albenilisinden
toprağa gömülü
çığlıklarımıza
Gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki
Çok sevdiğim başına yemin ediyorum ben
Koyu bir çiçek gibi gözlerin kapanırken
Bir dakika göğsünün üstünde olsa yerim
Ömrümü bir yudumda ellerinden içerim
Gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki.
Kimi der ki kadın
uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
Kimi der ki kadın
yeşil bir harman yerinde
dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki ayâlimdir,
boynumda taşıdığım vebâlimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran.
Kimi der ki çocuk doğuran.
Ne o, ne bu, ne döşek , ne köçek, ne ayâl ne vebâl.
O benim kollarım, bacaklarım, başımdır.
Yavrum, annem, karım, kızkardeşim, hayat arkadaşımdır.
Kadın olmak
...............
Sonradan öğrenilmiş değil
Beklemek
Hamurundan ekmeğinin
Sabır taşı ellerinde yaşamak
Kadın olmak
...............
Serçe yüreğinden kol kanat
Serçe kanadından ürkek
Kadın olmak
...............
Dayanmak
Tüm kirletilen umutlar içinde
Kadın kokulu reyhan olmak
Kadın olmak
...............
Ağlamak kadın demek
Yıldız toplarken gökyüzünden
Yağmur olmak karla karışık
Kadın olmak
...............
Affetmek
Kendinden kaybetse bile
Her şeye rağmen
Her şeyi göze almak
Kadın olmak
...............
Savrulan zaman içinde
En sabırsız çocuk olmak
Kadın olmak
...............
Gelin olmak bembeyaz
Kan ter içinde doğurmak
İçinde büyüttüğü her şey gibi
Oğlunu kızını
Kadın olmak
...............
Aşka mavi kalmak
Aşka yasak olmak
Ne fırtınalar koparsa kopsun
Susmak daha beter susmak
Kadın olmak
...............
Baharı görmeden savrulmak
Kardelen olmak
Kadın olmak
...............
Seyduna'ya Şarhud
Kerem'e Aslı olmak
Ferhat'a Şirin
Mem u Zin olmak olsa gerek
En son nefesinde bile
Yar için olmak
Kadın olmak
...............
Ve son satırında aşkın
Hasan'a Reyhan olmak
Kadın olmak
...............
Yüreğine sağlık demek
Düşer bana
Anayken
Yarken
Canken
Cen
Erkek olarak bana
Hoş geldin demek
Bana düşer
Omzumu açıp beklemek
Omzumda uyuduğunu düşlemek
Bana düşer
Kadın olmak sana düşer kadınım
Bu hasrette gelmekte sana düşer
Ay karanlık,gül aydınlık sana düşer
eeh gel artık istersen
Şairin çalakalem yazdığı kadın
Bestekârın notaya döktüğü kadın
Kemancının yayına gerdiği kadın
O kadın sen değilsin, sen değil
Şarkıların çaldığı kadın
Güllerin yüzüne açtığı kadın
Tenine rüzgârın estiği kadın
Geceleri yıldızların çizdiği kadın
O kadın sen değilsin, sen değil
Baharın yasını tuttuğu kadın
Kalemlerin sarhoş gezdiği kadın
Kelimelerin manasında yittiği kadın
Hani masalların anlattığı kadın
O kadın sen değilsin, sen değil
Mehtabın denize düştüğü kadın
Meycinin kadehe kattığı kadın
Gecenin masaya sattığı kadın
Hayalden hayale attığı kadın
O kadın sen değilsin, sen değil
Gardiyanın demir kapıya çarptığı kadın
Sen o kadın değilsin
Yalanmış, yaşanmamış sevda değilsin
Ellerinden tuttum, hülya değilsin
Gözlerinden baktım, rüya değilsin
Sen değilsin, sen değil
O kadın sen değilsin,
Ben bir kızım Anadoluda
doğmadan sönmüş yıldızım
anamın ak sütü gibiyim
suçsuzum günahsızım
doğmuşum ahırda, büyümüşüm yabanda
mektep yüzü görmemişim
satılmışım mal gibi, tarla gibi
al demişler almışım, kal demişler kalmışım
insan değilim yeryüzünde
çağımın gerisinde bırakılmışım
bahtsızlığım ezo gelinlerde türküleşmiş
ben bir kadınım Anadoluda
yoksuluk içinde yaşarım, yamalı giysiler içinde
baharımı yaşayamadan kararıp kalır düşlerim
kazma saplarındayım, buğday başaklarında
haziranın kırk derece sıcağında yoldaş olup erime
orak biçerim ağa tarlalarında
ellerim nasır, tabanlarım yarık
çatlak çatlak dudaklarım
demem kimseye niye çatladığını
küskünlüğüm kendime, küskünlüğüm hayata
küskünlüğüm dünyaya
küskünlüğüm ki, kavruk bir bozkır çiçeği
ben bir kadınım Anadoluda
yas içinde yaşarım, karalar içinde
her gün küçük çocuğumu kilitleyip evime
yanıma alıp kızamıklısını her sabah
belime bağladığım ekmek çıkınıyla
çapaya, çifte, oduna giderim
son çocuğumu tarlada doğurup
can veririm bozkırın kollarında
gelmez kimseler imdadıma
ben bir anayım Anadoluda
umudum harman yeri, saçlarım süpürge
yangınlı sevdaların yurdu yüreğim
bereket memelerimde savrulur
göğsümde beslenir Türkiye
kitaplar yazmaz beni şairler tanımaz
yalnızca bir simgeyim
ben bir anayım Anadoluda
ben bir bacıyım
yaralı bir yüreğim, paramparçayım
kah zincire vurulmuş köle, kah baştacıyım
kah gözyaşı, kah acıyım
ağıtlar dudağımda kanar, ırmaklar çığlığımda
taş olsam dayanırdım, toprak olsam dayanır
ama ben bir anayım
dağlarımca oğullarım, dallarımca kızlarım var
yaşlı bir çınarım ulu mu ulu
gövdem ihanetlerin izleriyle dolu
öfkem bu acıyı reva görenlere
duyun beni ey tanıyın beni
ben Zaza güzeli, ben Kürt kızıyım
ben Yörük esmeri, ben Laz gelini
her zulme boyun eğmiş, her acıya razıyım
ne kadar bağırsam da duyulmuyor sesim
Kıbele'yim ben, Helen'im, Belkıs'ım
Kezban'ım, Nergiz'im
Mezopotamya'yım, Likyalı prensesim
Fatma'yım, Emine'yim, Cankız'ım
namert ellerimle doğurdum sizi
duyun beni ey tanıyın beni
ben Anadoluyum Anadolu
gencecik ölümlerin yaslı gelini
Git oldu can, sürgün geldi dayandı
Sürgün yine geldi dayandı
Kitapları topladım, çocukları giydirdim
Hadi de doğrulalım Dranazın karına
Biz nereye düşeriz, halk fakir fıkara
Her bahar, her yaz gurbette
Sılaya dönmesi olur velakin
Ne sılamız belli, ne gurbetimiz
Çiğdemi Ardahan yaylalarında
Nergisi Sinopta
Vanda koparmışsak sarı gülü
Portakal kokusu Kumlucadan gelir
Karıştırdık sıla nere, gurbet hangisi
Bizim gibi gurbetçi görülmemiştir
Git oldu can, sürgün geldi dayandı
Diktiğin fidanlar sen olmayanda
Yel vura ırgalana, gün vura duldalana büyüyecek
Yasa şu ki ekinler yürüyecek
Bebek dillenecek, güçsüz hallanacak
Sis kalkacak İsfendiyar başından
Selam olsun bizden önce geçene
Selam olsun dosta, hasa, çile çekene
Selam olsun dayanana, düşene
Yüreğim yürektir, bakma gözüm yaşına
Git oldu can, sürgün geldi dayandı
Sorulmasın vatanımız ilimiz.
Ümit Yaşar Oğuzcan O kadın şiiri - Kadınlar İçin Sone Ümit Yaşar Oğuzcan
Ben güzel gözlü kadınları severim
Birde küçük ayaklı,Uzun boyunlu kadınları,
Hem nasıl severim öyle severim işte.
Terler avuçlarım,Kesilir soluklarım,
Ben mahzun kadınları severim,Hüzünlü bakanları,
Yavru ceylanca kadınları ürkekçe,
Hem nasıl severim,öyle...
Severim işte.
Bilemezsin ne güzeldirler öpüştükçe,
Ben akıllı kadınları severim,
Düşünen, az konuşan, çok bilen,
Her yerde her zaman nazı çekilen,
Hem nasıl severim,öyle severim işte.
İçimde büyük sonsuz ateşler yanmalı,
Ölümüm bile O Kadın yüzünden olmalı
Gecenin mavisiydi yıldızların içinde
Dudağında ıslıkla şarkılardı dilinde
Gözlerinden damlıyor akmıştı rimelleri
Uyumamıştı yine sabahladı o kadın
İçinde bir sıkıntı kaplamıştı ruhunu
Birden kalkıp yerinden sildi cam buğusunu
Sanki hissediyordu sevdiğin kokusunu
Oturuyordu canı bakakaldı o kadın
Elleri yanağında gözleri çarşıdaydı
Çiseliyordu yağmur o yine karşıdaydı
Yaktığı sigaranın dumanıyla arştaydı
Sımsıcak hayallere dalmıştı o kadın
Sitemler dilindeydi o adamın üzgünce
Bu gün de gelmemişti gidiyordu kızgınca
Elindeki gülleri kopararak azgınca
Ardından bakıyordu ağlıyordu o kadın
Zalimin kendisine veriyorlardı onu
Seviyorum dedikçe yeriyorlardı onu
Acımadan zulmedip geriyorlardı onu
Yazmasına karalar bağlıyordu o kadın
Yaralanmış güvercin kanadında çırpınır
Güvendiği kapılar üzerine çarpılır
Bahtının karasını sinesine örtünür
Dağlıyor yüreğini Samsun'da o kadın
Şakir Savaş
Bir kadın çocuktur aslında Çocuk gibi davranmayı sever. Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini ister.Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak sevmeli erkek kadını Ama hiç bir kadın çocuk muamelesi görmek istemez. Söylediği şeyler çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister.Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz; ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz..
Bir kadın güçlüdür aslında...
Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür. Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez. İster ki, erkeğin gücü kendisine huzur versin. Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler. Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir. Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz. Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar.
Bir kadın sevgidir aslında...
İçinde her zaman sevgiyi taşır. Sevdiklerinden kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz. Zor sever; ama, tam sever. Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız. Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz. Ancak beyninde yer alamazsınız. Her an terk edilebilirsiniz. Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette Bunun tek nedeni ise engelleyemedikleri "acımak" duygusudur.
Bir kadın yalnızdır aslında...
Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz. Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır. O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez. Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz. Yalnızlık onun sığınağıdır. O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir. Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız, onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz.
Bir kadın çılgındır aslında...
Neler yapabileceğini erkek aklı hayal bile edemez. Üreticiliğinin sınırı yoktur ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler. Hoyratça harcamaz üreticiliğini. Sadece erkeğine saklar. Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir. Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor. Yemek yemek, su içmek bile. Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz? Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız ne yazık ki yaşamıyorsunuz!
............bir kadını ağlatırken çok dikkat edin..!!!
Kadın gibi kadın olacak kadın dediğin, çıtır çerez niyetine yemediğin. Bir gecelik değil, ömürlük olacak ömürlük. Yıllara rehaveti değil huzuru taşıyacak. En seksi leydi olmayı da bilecek, hanım sultan olup sözünü geçirmeyi de. Cıvık konulara takılıp zaman tüketmeyecek, küfretmeyecek, Kadın dediğin ayıp nedir bilecek....
Sıkboğaz edip seni yalancı durumuna düşürmeyecek. Seni öyle bir tutacak ki arkadaş, sen bile şaşıracaksın öyle tutulduğuna. iki lafın başı, her tartışmada ayrılalım tehdidi savurmayacak. Sabırlı olacak ve asla gururuna dokunmayacak. ..
Tuzu az, şekeri çok gibi limiti olmayan prosedürlerle yemeklerle işi olmayacak. Şöyle pastırmalı kuru fasulyenin yanına tereyağlı pilavı konduracak şüphesiz. Salatasız oturmayacak yemeğe.
Temiz olacak her şeyden önce mesela köfteyi mıncıklarken elleri, Yahut pahalı parfümlerin sindiği, boyacı küpü gibi, her öptüğünde bulaşık bir tadın kaldığı bir kadını öpmeyeceksin. Buram buram aşka sarılacaksın arkadaş. Buram buram kadın kokacak kadın dediğin.
Kadın dediğin güzel olacak... Zeki olacak zeki, seni bir hamur gibi karmasını da bilecek, o hamura kendini katmasını da... Paranın güzelliğini bilecek ama ne parasızlığın ezikliğini ne de paranın kudurmuşluğunu yaşayacak. Değerlerini bir anlık hevesler uğruna terk etmeyecek. Namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seni baştan çıkarırken kullanacak, yan gözle adam kesmeyecek, başka sevgili edinmeyecek.
Sarışın, renkli gözlü uzun bacaklı, beyaz tenli, ince bilekli dilber filan fasarya... Kadın dediğin hatun olacak arkadaş, sözüne güvenilir olacak. Bileceksin ki konuşulanlar burada kalır, kapıdan çıkmaz bir daha. Ağzı sıkı olacak kadın dediğin. Sırrını tutacak ama gününü bekleyip kusmayacak.. .
Para lazımcılardan, kürkçülerden, cep telefonu manyaklarından, dırdırcılardan, unutkanlıklarını senin üzerine atanlardan, kendi yetersizliğini seni suçlayarak rahatlayanlardan, raf süslerinden, tehditkârlardan, kaçaklardan, kıkırdayanlardan, boş bakanlardan olmayacak. Saflığı, cahilliği, aptallığı oynamayacak, biraz ukala olabilir ancak sana rol yapmayacak. Bir şeyi çok isterse ve inançları doğrultusunda yapacak.
En önemlisi kendini sevecek arkadaş, kendini sevmeyen kadından sana ne hayır gelir. Bir bakarsın ki yıllar sonra bu kadınla ne yatağa sığabiliyorsun, ne toprağa...
Koluna takıp gezmesini de bileceksin gururla, koynuna çekip sevişmesini de şehvetle.
Analığını da bilecek, çocuklarından saygı görmeyi de, anaya babaya hürmet etmeyi de...
Kadın kadın olacak be, seni sadece sen olduğun için, sensin diye sevecek. Parayla pulla, kariyerle, kimin ne dediğiyle, sınırlamayacak. Hem sevgilin, hem arkadaşın, hem annen, hem çocuğun olacak, bağrına basacaksın huzurla... Bileceksin ki evde 'O' kadın tarafından beklenmenin zevkini hiçbir zevk yaşatamaz sana...
Öyle bir kadın işte... Nerede öyle kadın yoktur deme...