Gece yağan yağmur hep ürkütürdü beni Yağmu değil yalnızlığımdı penceremi damla damla yalayan Yıllarımı dolduran sensizlikti
Hep bir yanı yarımlık hep senden uzaktalık hayattaki tek "kimse"mden yoksunluk yani kimsesizlikti
Bir kavuşma mucizesinde inanma yolunda harcanmış bir hayatın ansızın sonuna gelmek ve bu mucizeyi yaşayamadan bir başına ölme korkusumuydu yağmur?
Yine yağmur yağıyor
yine gece
Dönüp geriye bakıyorumda sanki yıllar değil yüzyıllar geçmiş aramızdan Aramızdan ayrılıklar ihanetler kayboluşlar vazgeçişler yeniden bulmalar korkular yalnızlıklar savrulmalar geçmiş Ve bu ilişki ne çok içim değiştirmiş
Sanki seni dağlarca yollarca sehirlerce uzaktan sevdim Seni şiirlerce kelimelerce yakından sevdim seni dünya üzerinden sanki ilk kez senin için kalemi eline alıp da yazdığım mektuplarca sevdim seni umutsuzca beklentisizce hayallerce sevdim
Dürüstlük kimi zaman yalanlardan daha çok acımasızmış Gerçeğin buzdan ülkesinde yapayalnız kalan yürek hayatta kalabilmek için elinden geleni yaptığın o yıllarda buzlar ülkesinde biraz olsun ısınabilmek için aslında beni sevdiğin yalanına inandırmışım bende kendimi
Aşkımı kapalı bir kapının önüne bırakılmış yaralı bir kuş gibiydin inanacak bir ibadet gibi yaşayacak tek şeyimdi senin aşkın hazal karşılıksız güvensiz sessizce yaşanan bir aşk nasılda hoyrattın bana karşı kalbinde değilmiydin gerçekten?
neydik biz söylesene?
can yoldaşın mı?
yol arkadaşın mı?
dostun mu?
sevgilin mi?
söylesene
Hayata karışmamak için tek kalkanım tek sığınağımdı aşkın Tek silahımı yitirdim ve hayata teslim oldum
Korkuyu beklemenin telaşı korkunun kendisinden çok daha ürkütücü biliyor musun Hazal işte bu yüzden sensizliğin karanlık kuyusuna kendi ellerimle bırakıyorum kaderimi korkuyu beklemekten vazgeçiyorum ama asla seni sevmekten değil
Madem yokluğum acı vermiyor sana madem ki ancak yokluğumda sevgimi hissedebiliyorsun öyleyse yokluğumla kal
Madem ki yokluğumda mutlusun
O halde yokluk benim bu aşk için büründüğüm son kimlik olsun