Cem Garipoğlu Yakalandı!
Cem Garipoğlu - Cem Garipoğlu Biyopgrafi - Cem Garipoğlu Hakkında - Cem Garipoğlu Resimleri
Hayyam Garipoğlunun yeğeni.
Münevver Karabulutun Katil Zanlısı. Muhtemelen Yurdışına kaçtı
Cem Garipoğlu
Cem Garipoğlu 29 Ekim 1991'de doğdu.
Cem Garipoğlu TMSF tarafından el konulan Sümerbank'ın eski ortaklarından, Burgaz Rakı'nın şimdiki sahiplerinden Mehmet Nida Gariboğlu ile 38 yaşındaki Makbule Tülay Gariboğlu'nun dört çocuğundan ikincisi.
Hayyam Gariboğlu'nun yeğeni, emekli hâkim Kasım Gariboğlu'nun torunu. Cem Garipoğlu'nun hayatı, Sümerbank'a TMSF el koyduğu dönemde babasının 18 ay hapis yatmasıyla değişiyor. Mehmet Gariboğlu çevresinin anlatımına göre, oğullarının iyi eğitim almasından ziyade çok fazla dil öğrenmesini istiyor. Bu nedenle hapis yattığı dönemde oğlu Cem Garipoğlunu yurt dışına göndermekte sakınca görmüyor. Cem Garipoğlu. ilk olarak, 12 yaşında küçücük bir çocukken, Fransa'da bir dil okulunda yatılı olarak yaşamaya başlıyor anne ve babasından uzakta....
12 yaşından 17'sine kadar İspanyolca, İngilizce, Rusça ve Çince öğrenmek için çeşitli ülkelerde adeta göçebe gibi, dil okullarında yatılı yaşıyor. Arada bir ailesini görmek için Türkiye'ye geliyor, ama aslında çocukluktan çıkıp delikanlılığa girdiği yıllarda en yakını yine kendisi oluyor. Son olarak bir yıl Çin'de yaşadıktan sonra 17 yaşında Türkiye'ye dönüyor. C.G.'nin ağabeyi Levent bu sırada Rusya'da babasına ait fabrikanın başına geçiyor. C.G. yalnız geçen onca yıldan sonra Bahçeşehir'de ailesiyle birlikte yaşamaya başlıyor.
Babasının "Okulu bitirmesine gerek yok, hayatı kendi başına tanısın, dil öğrensin yeter," felsefesi aslında işe yarıyor. C.G., Çince'de dahil tam altı dil öğreniyor.
Türkiye'ye döndüğü 2007 yılında annesi Tülay Gariboğlu oğlunu, oturdukları villanın tam karşısındaki Bahçeşehir Yıldızlar Koleji'ne yazdırıyor. Müdür bile C.G.'nin durumuna şaşırıp annesine soruyor: "Hiç mi vicdanınız sızlamadı, bu çocuğu böyle yalnız bırakırken?" Sık sık babasının seyahatlerine tercüman sıfatıyla eşlik etmeye başlıyor. Bu sürede sık sık okulun rehberlik öğretmeniyle zaman geçiriyor, gitar çalmayı öğreniyor.
2008 Şubat'ında disiplin ağır geliyor, okul değiştiriyor...
Gariboğlu ailesini çok yakından tanıyanların ifadelerine göre, C.G.nin anne babası boşanmamalarına rağmen ayrı özel hayatlar sürdürüyorlar. Rusya'da yaşayan ağabey Levent Gariboğlu ise çok daha asi bir kişilik olarak tanımlanıyor.
Levent Gariboğlu'nun Bahçeşehir'de birçok genç kızın hayatına girip çıktığı hatta bazılarını fazlaca üzdüğü konuşulanlar arasında..
Cem Garipoğlu Kimdir - Cem Garipoğlu Resimleri - Cem Garipoğlu Biyografisi - Cem Garipoğlu Hakkında
29 Ekim 1991'de doğdu.
C.G. TMSF tarafından el konulan Sümerbank'ın eski ortaklarından, Burgaz Rakı'nın şimdiki sahiplerinden Mehmet Nida Gariboğlu ile 38 yaşındaki Makbule Tülay Gariboğlu'nun dört çocuğundan ikincisi.
Hayyam Gariboğlu'nun yeğeni, emekli hâkim Kasım Gariboğlu'nun torunu. C.G.'nin hayatı, Sümerbank'a TMSF el koyduğu dönemde babasının 18 ay hapis yatmasıyla değişiyor. Mehmet Gariboğlu çevresinin anlatımına göre, oğullarının iyi eğitim almasından ziyade çok fazla dil öğrenmesini istiyor. Bu nedenle hapis yattığı dönemde oğlu C.G.'yi yurt dışına göndermekte sakınca görmüyor. C.G. ilk olarak, 12 yaşında küçücük bir çocukken, Fransa'da bir dil okulunda yatılı olarak yaşamaya başlıyor anne ve babasından uzakta....
12 yaşından 17'sine kadar İspanyolca, İngilizce, Rusça ve Çince öğrenmek için çeşitli ülkelerde adeta göçebe gibi, dil okullarında yatılı yaşıyor. Arada bir ailesini görmek için Türkiye'ye geliyor, ama aslında çocukluktan çıkıp delikanlılığa girdiği yıllarda en yakını yine kendisi oluyor. Son olarak bir yıl Çin'de yaşadıktan sonra 17 yaşında Türkiye'ye dönüyor. C.G.'nin ağabeyi Levent bu sırada Rusya'da babasına ait fabrikanın başına geçiyor. C.G. yalnız geçen onca yıldan sonra Bahçeşehir'de ailesiyle birlikte yaşamaya başlıyor.
Babasının "Okulu bitirmesine gerek yok, hayatı kendi başına tanısın, dil öğrensin yeter," felsefesi aslında işe yarıyor. C.G., Çince'de dahil tam altı dil öğreniyor.
Türkiye'ye döndüğü 2007 yılında annesi Tülay Gariboğlu oğlunu, oturdukları villanın tam karşısındaki Bahçeşehir Yıldızlar Koleji'ne yazdırıyor. Müdür bile C.G.'nin durumuna şaşırıp annesine soruyor: "Hiç mi vicdanınız sızlamadı, bu çocuğu böyle yalnız bırakırken?" Sık sık babasının seyahatlerine tercüman sıfatıyla eşlik etmeye başlıyor. Bu sürede sık sık okulun rehberlik öğretmeniyle zaman geçiriyor, gitar çalmayı öğreniyor.
2008 Şubat'ında disiplin ağır geliyor, okul değiştiriyor...
Gariboğlu ailesini çok yakından tanıyanların ifadelerine göre, C.G.nin anne babası boşanmamalarına rağmen ayrı özel hayatlar sürdürüyorlar. Rusya'da yaşayan ağabey Levent Gariboğlu ise çok daha asi bir kişilik olarak tanımlanıyor.
Levent Gariboğlu'nun Bahçeşehir'de birçok genç kızın hayatına girip çıktığı hatta bazılarını fazlaca üzdüğü konuşulanlar arasında...
simdi asıl konuyu gelelim:
münevver arkadasımızın aramızda ayrılmasına neden olan asıl kişi C.G. nin ailesidir. Ailesi, C.G.ye aile sevgisi harici her türlü maddi imkanları wermişken onun cocukluktan ergenlik dönemi gecişinde (hepimiz bu dönemde ailemizin yanında olsak bile ceşitli sorunlar yasamışızdır) yanında olmamıştır veya olamamıştır.. dewamlı babasının dil bilsin yeter diye tamamen maddi cıkarları ugruna cocugunun kişisel ve sosyal gelişimini ikinci plana atmış olması ülkemizdeki başka bi sorunuda gün yüzüne cıkartmıştır. Aile sevgisinden, aile ortamından mahrum yetişen nesiller, hayatta yasanan problemlerin cözümünde daha siddet yanlısı olmakta. Özetle, bilincsiz bir anne babanın suursuz cocugunun sonucudur bu yaşadıklarımız...
Münevver Karabulut cinayetinin firari zanlısı Cem Garipoğlu,
197 gün kaçtıktan sonra avukatı tarafından Bahçelievler'de polise teslim edildi.
İstanbul Valisi Muammer Güler, başı kesilerek öldürüldükten sonra cesedi Etiler'deki bir çöp konteynırında bulunan Münevver Karabulut'un katil zanlısı C.G'nin gözaltında olduğunu bildirdi.
Güler, Gayrettepe'deki Asayiş Şube Müdürlüğünde gazetecilere yaptığı açıklamada, katil zanlısı C.G'nin şu an itibariyle İstanbul emniyetinde olduğunu kaydetti.
Vali Güler, zanlı C.G'nin İstanbul Bahçelievler'de avukatı tarafından emniyet güçlerine teslim edildiğini söyledi.
İstanbul Valisi Muammer Güler, Münevver Karabulut'un katil zanlısı C.G'nin Bahçelievler'de avukatı tarafından emniyet güçleriyle kurulan koordinasyon neticesinde teslim edilerek gözaltına alındığını belirterek, ''Bundan sonraki süreç adliye boyutudur. Bağımsız Türk yargısı değerlendirecek ve gerekli kararı verecektir'' dedi.
Güler, Gayrettepe'deki Asayiş Şube Müdürlüğünde gazetecilere yaptığı açıklamada, zanlının yakalanmasına ilişkin takip kararları, yurt dışına çıkma kararları, kırmızı bülten çıkarma kararları ve gelen çeşitli ihbarların değerlendirmesinin yapıldığını, firari şüphelinin yakalanması için bugüne kadar çok yoğun çalışma yürütüldüğünü bildirdi.
''Firari şüpheli C.G, 17 Eylül tarihinde saat 00.45'te İstanbul Emniyet Müdürlüğünde gözetim altına alınmıştır. Ailesi tarafından avukatına teslim ettirilmiştir'' diyen Güler, ''Tabii ki, burada yapılan sıkı bir takibin, yoğun bir izlemenin, çemberi daraltmanın getirdiği yoğun bir bekleme zorlama süreci de açıkça söz konusudur'' şeklinde konuştu.
Güler, bu olayın kamuoyunda ''vahim, hunharca işlenmiş bir cinayet'' olarak bütün anne babaları, çocukları, gençleri ve toplumun her kesimini ilgilendiren bir hadise olarak dikkati çektiğini anlatarak, şunları kaydetti:
''Ailesinin yaşadığı acılar, basına değişik şekilde yansıyan tepkiler her zaman kamuoyunun gündeminde yer aldı. Sayın Başbakan başta olmak üzere, bu olayın takibi için çok özel talimatlar verildi. Takibi yapıldı. Sayın İçişleri Bakanımızın, Emniyet Genel Müdürümüzün ve İstanbul Valiliği , İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün tüm birimleri önemli bir çalışma içinde bulunmuşlardır. Daha önceki İl Emniyet Müdürümüz döneminde yoğun bir çalışma içinde bulundular. Şimdiki Emniyet Müdürümüz Hüseyin Çapkın zamanında da tarafından bu çalışma devam etti ve firari şüpheli gözetim altına alındı. Bundan sonraki süreç adliye boyutudur. Bağımsız Türk yargısı, elde edilen delilleri değerlendirecek ve gerekli kararı verecektir.
Bizim açımızdan firari şüphelinin yakalanmış olması işin önemli bir boyuttur. Şimdi gıyabi tevkifi vicahiye çevrilmek üzere ilgili Cumhuriyet Savcılığına teslim edilecek.''
Zanlının sağlık konusunda şu anda bir sıkıntısı olmadığını ifade eden Güler, C.G'nin kanun gereğince doktor kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edileceğini, bunun zaten bütün şüpheliler için uygulanan bir durum olduğunu bildirdi.
Gazetecilerin, zanlının nerede yakalandığını sormaları üzerine Vali Güler, ''Bahçelievler semtinde avukatı tarafından arkadaşlarımızla kurulan koordinasyon neticesinde teslim edildi ve gözaltına alındı'' yanıtını verdi.
Gayrettepe'deki Asayiş Şube Müdürlüğü'nde yaptığı açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Güler, ''C.G, yurt dışına çıkmış mı?'' sorusu üzerine, bunları değerlendireceklerini söyledi.
''C.G, amcası tarafından mı teslim edildi?'' şeklindeki soruya da Vali Güler, ''Bu konu şu anda bizim bilgimizde yok. Sadece avukatı tarafından arkadaşlarımıza teslim edilmiştir'' yanıtını verdi.
Vali Güler, gazetecilerin, ''Çemberin daraldığı belirtiliyordu. Bu süreci biraz anlatabilir misiniz?'' şeklindeki soruları üzerine de ''Sürecin sizinle paylaşılması gereken bölümleri zaman zaman paylaşıldı. Bütün ayrıntıları söylememiz mümkün değil. Takibin sağlıklı şekilde yürütülebilmesi, bilgi sızmaması veya sızan haberler neticesinde şüphelinin başka yerlere kaçma imkanının ortadan kaldırılması bakımından da elbette bir gizlilik içinde bu bilgilerin yürütülebilmesi, bilmesi gerekenlere bilmesi gerektiği kadar bilgi verilmesi gibi bir prosedür uygulandı'' diye konuştu.
''SÜREÇ, SAĞLIKLI ŞEKİLDE YÜRÜTÜLDÜ''
Burada yetkili cumhuriyet başsavcısı ile de koordineli çalışıldığına dikkati çeken Vali Güler, şunları söyledi:
''Arkadaşlarımız işin adli boyutunu, yetkili savcıların talimatları çerçevesinde yürüttüler. Bu süreç, sağlıklı şekilde yürütüldü. Birçok yerde, yurt içinde ve dışında çeşitli ihbarlar değerlendirildi. Tutuklamalar oldu yakınlarına... Halen bir yakını cezaevindedir. Böyle bir sonuca gidecek olan her yöntem titizlikle yerine getirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından da geniş bir takibi söz konusu oldu.''
Basın mensuplarının, ''Aileye sık sık çağrıda bulundunuz. Bu açıdan değerlendirebilir misiniz?'' şeklindeki sorusu üzerine de Vali Güler, bunun hem hukuki hem de manevi sorumluluğu içeren bir davet olduğunu belirterek, aileye TCK gereğince de manevi sorumluluklarının hatırlatıldığını bildirdi.
Bazıları için hukuki sorumluluğun da hatırlatıldığını belirten Güler, sözlerine şöyle devam etti:
''Elbette ki bu, çemberi daraltan önemli bir konudur. Ama bu konudaki asıl baskı, toplumun duyarlılığıdır. Türk toplumu bu konuda birlik içerisinde bu olaya karşı duyduğu öfkeyi, tepkiyi, şüphelinin bir an önce yakalanması konusunda emniyet teşkilatımızın üzerinde olumlu bir etki mekanizması gelişti. Basının bunda da çok önemli bir etkisi var. Ailesinin bu konuda yaşadığı acıları zaman zaman değişik şekillerde yansıttığını gördük. Bunu, bir babanın duyduğu acı şeklinde değerlendirerek her zaman anlayışla karşıladık. Ailesine de sabır tavsiye etmiştik. Sabrın sonucunda böyle bir neticeye ulaşılmış olması bakımından da bu sabır telkininin yerine ulaştığını söylemek istiyorum.''
AİLEYE TEŞEKKÜR
İçişleri Bakanı, Emniyet Genel Müdürü ve özellikle bu konunun her zaman takipçisi olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, bu sürecin mutlaka, sabır neticesinde sonuçlanacağını arz ettiklerini dile getiren Güler, şunları kaydetti:
''Ailesine de bunu iletmiştik. Böyle bir sonuç alındığı için onların da gösterdiği sabır, tolerans ve özellikle de emniyet teşkilatımızla kurdukları diyalog sonucunda ki, İl Emniyet Müdürü ve teşkilatımızla sürekli koordineli bir şekilde görüşüldü, bu temasın da çok faydası oldu. Kendilerine zaman zaman izleyecekleri yolla ilgili telkinlerde bulunuldu. Bunların da katkısı oldu. Aileye de bize güvenlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Bize duydukları güveni de ifade etmişlerdi, bu güvene de arkadaşlarımız layık olduklarını göstermişlerdir.''
Vali Güler, ''Yakalanmamak için herhangi bir estetik operasyon geçirmiş mi?'' sorusunu ''Hayır'' diye yanıtladı.
Bir gazetecinin, ''Yurt dışına çıkma ihtimali üzerinde de duruldu, ama İstanbul'da yakalandı. Bu, yurt dışına çıkmadığı anlamına gelir mi?'' sorusu üzerine de Vali Güler, ''Gelebilir de gelmeyebilir de. Çünkü, bizim yakaladığımız, teslim aldığımız yer İstanbul. Bu konu da arkadaşlarımız tarafından ayrıca incelenecek'' dedi.
''DEVLETİN SÖZÜNÜ YERİNE GETİRMEK İÇİN...''
Vali Güler, sözlerini şöyle tamamladı:
''İl Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ve çalışma arkadaşlarına teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Devletin sözünü yerine getirmek için gayretle çalışmışlardır. Olayın meydana geldiği andan itibaren bütün yetkililerimiz, önceki emniyet müdürlerimiz, önceki yetkililerimiz de canla başla firari şüphelinin yakalanması için gayret sarf etmişlerdir. Türk polisinin başarısıdır, tabii bu olayın topluma verebileceği dersler de vardır.
Aileler, toplum, yetkililer, güvenlik güçleri, anneler-babalar herkes için alınacak dersler vardır. İnşallah toplumumuzun, gençlerimizin korunması, toplumun daha sağlıklı olması konusunda önemli dersler çıkarabiliriz. Çünkü, gençliğin korunması, Anayasa'da verilmiş devletin önemli bir görevidir. Sağlıklı bir toplum için oldukça önemlidir. Belki bu konudaki önleyici tedbirler, suçun işlenmesini geciktirecek veya suç işlenmesini önleyecek birtakım tedbirleri pekiştirecektir.'
doğru ama çok az ceza alıcağına inanıyrum 15 yıldan çok vermezler.
yaşı küçükdü şu bu diye
öyle olursa trabzonda hrant dinki öldüren OGÜNSAMAST A kemik testi yapılmıştı bunada yapılması lazım eğer yapılmazsa yetkili tüm yerlere yazı yaczcam
Cem Garipoğlu teslim olurken göze çarpan ayrıntılar
Cem'nin teslim olmasından mahkemeye sevk edilene kadar geçen süreçte bazı ilginç ayrıntılar da göze çarptı.
- Cem'nin teslim olmasından birkaç saat sonra yapılan açıklamada;
vali Muammer Güler ve emniyet müdürü Hüseyin Çapkın ile birlikte normalde Ankara'da bulunan Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal da vardı.
Ya Köksal tesadüfen İstanbul'daydı ya da önceden teslim olacağını bildiği için açıklamada bulunmak üzere İstanbul'a gelmişti.
- Cem'nin avukatı iki gün önce vekalet aldığını söyledi. Bu da Cem'nin teslim olacağınının bir göstergesiydi. Nitekim Münevver'in babası, üç gün öncesinden teslim olacağını biliyordum dedi.
- Cem teslim olunca düzgün saç traşı ve özenli sakalı ile dikkat çekti. Bu da teslim olmadan önce imaj çalışması yaptı iddialarını akla getirdi.
- Avukatı Aytekin Kaya televizyonlarda yaptığı ilk açıklamalarda Cem G'nin teslim olmasını yorumlarken Cem'in pişman olduğunu ağzından kaçırdı. Sonraki demeçlerinde Cem'in babasının durumuna üzüldüğü için teslim olduğunu söyledi.
- Avukat Aytekin Kaya, Cem'den bahsederken ısrarla 'çocuk' vurgusu yaparken, aynı yaştaki Münevver Karabuluıt için çocuk yerine 'genç bir kız' ifadesini kullandı.
- Avukatı 'ailesi tarafından teslim edildiğini' söyledi. Karabulut ailesinin avukatları da şu soruyu sordu: Baba hapiste, anne yurt dışında, hangi aile üyeleri kendisini teslim etti?
- Cem İncirli'de E-5 karayolu üzerinde teslim olduğunda avukatından sucuk ekmek istedi. Avukatının arabasında da Frank Sinatra dinledi.
- Daha sonra Emniyet'e teslim edildi. Ancak hakkındaki tutuklama kararı gıyabi olduğu için sorgulanamadı.
- Ve Cem reşit olmasına 1 ay kala adalete teslim edildi.
böyle bii tipp olabilirmii ya sevgiymişş ne sevgisii insan düşmanına yapmaz bunuu idam etsinler bence eger dışarıı cıkarsa az ceza alırsa dışarda bunuu öldürürlerr...