Manileri Bilmeceleri Tekerlemeleri Atasözleri Masalları Hikayeleri

Son güncelleme: 11.06.2009 20:23
  • MANİLER

    Ye 'arusna ye ziyne
    Ye zihir- el bisetine
    'Arusna keyyse
    Bi yedd es- slatine






    (Ey gelinimiz ey ziynet
    Ey bahçelerin çiçeği
    Gelinimiz güzeldir
    Sultanların nezdinde)





    * * * *


    Ez- zihir bi zraro
    Yasemin bi ikbalo
    Kişe bi ridilne el- ferah
    Reyto el ferah bi diyaro




    (Çiçek tohumlarıyla
    Yasemin karşılığıyla
    Kim ki bize ferah diler
    Ferah olsun evinde)
    * * * *


    Şu biştihiylik min il- milbos te tilbes
    Hezz u kazz u harir u atlas
    Hemdil- btinzeli 'al-merseh suretik le ti'bes
    Teyit haklik verd ü yit bessemlik ringez





    (Giysiden ne dilersin
    Giysin has ipek, şal ve atlas mı olsun
    Mersaha geldiğinde suratın asılmasın
    Yüzünde gül gülsün,nergis tebessüm etsin)

    * * * *



    Ye ibni ye şebbil-teka
    Veyn medı't btil-teka
    Hamdil bit maşşit cimmtek u btıklıba
    Bit sevvi Merdine min mağribe le meşreka





    (Ey oğul, ey gençlerin hası
    Aradığım her yerde bulunası
    Saçını tarayıp yana devirşine
    Feda olsun Mardinin'nın doğusuyla batısı.








    BİLMECELER


    Tancırti bil-vata
    Btığle ble ğata




    Tencerem ovada
    Kapaksız kaynamada
    CEVAP (KARINCA YUVASI)




    * * * *
    Beyt fok beyt
    Beyt fok beyt
    Me bıse' nıss kilo zeyt






    Ev üstünde ev
    Ev üstünde ev
    Yarım kilo yağ sığmaz
    CEVAP (KAMIŞ)



    * * * *
    Accub ye ehlil-'aceb
    El- kefen helva
    El- meyyit haşeb




    Size bir bilmece ey tuhaflık sevenler
    Kefen helva
    Ceset ahşap
    CEVAP (BAĞDAT HURMASI)
    * * * *



    Amrar min el-marmur
    Esved min eş-şahrur
    Azgar min ras üd-düvver
    Atval min ec-cemel





    Zehirden acı
    Kuş kafasından küçük
    Deveden uzun
    (ZEYTİN)



    * * * *
    Kırımto bi immek
    Tarfo bi timmek




    Kökü anandadır
    Ucu ağzındadır
    (MEME)


    * * * *
    Kaddo kaddil-hat hüte
    Hısso tilyen it- tüte





    Ufacıktır boyu posu
    Sesi dutun dolusu
    CEVAP(AĞUSTOS BÖCEĞİ)
    *******




    Bitt' is-sıltan ka'de bit-taka
    Bit- taktek bi 'vraka





    Sultan kızı pencerede oturur
    Kağıtlarını karıştırıp durur
    CEVAP: (SAAT)


    İncir yaprağı Arapça


    Min şen verkıt et- tini
    Varkıt tini ğali
    Btisve ed-dakin 'hali
    'Hali bil 'aydiyye
    Ceb es-semek kilo
    Met ta'mane minno
    Ta'ma le vled Kasım
    Ya kıbbe' es-simesim
    Hatto tappuz fok tappuz
    Ceni hali mni's-stanbul
    Ğannali tirki tirki
    Halle 'ivaynati tipki



    Kırlangıç Arapça

    Snune mnune et-nakklet
    Min 'işşa le 'işşa
    Ca el-vali tey kişşa
    Kişşayto bi kruna
    Hediye mediye
    Demb el-kıtt fesiya




    Hasan PAŞA Arapça



    Tımbır tımbır ya tirki
    Ye bayda le tihtirki
    Hesen paşa kıddemik
    Hemil bohçut himmemik
    Himmemik bi beb el-kal'a
    Allah ydimik ye Stanbul
    'İllemtine he's-san'a







    İncir yaprağı Tercümesi


    Bir incir yaprağı için
    İncir yaprağı pahalı
    Pahası dayım sakalı
    Dayım ava gitti
    Tüm balığı tuttu
    Bana hiç yedirmedi
    Kasım'ın çocuklarına yedirdi
    Ey susam toplayıcısı
    İğne üstüne iğne kondu
    Dayım İstanbuldan geldi
    Türkü şarkı söyledi
    Gözlerimi ağlattı







    Kırlangıç Tercümesi


    Kırlangıç mırlangıç taşındı
    Yuvadan yuvaya
    Vali geldi kovmaya
    O kovdu boynuzuyla
    Hediye mediye
    Kedi kuyruğu pıs diye




    Hasan Paşa Tercüme


    Tımbır tımbır ey türkü
    Ey yumurta kıpraşma
    Hasan paşa önünde
    Hamam bohçan elinde
    Hamam kale kapısında
    İstanbul daim kalasın
    Bize bu sanatı öğrettin




    - 'Ye Mahmud - Allah vü na'am


    - Ey Mahmud-Efendim


    -Allah iy'inek -Allah seninle olsun,


    -Kurban dinek -dinine kurban olayım


    -Şu himlek? - Sabune


    - Veyn nizzelto? - Nereye indirdin


    - Taht iz-zeytun - Zeytinin altına


    - Pta'het kociy? - Yaşlıyla evlenir misin?


    -Mecnun ene?-Deli miyim?


    - Ptahet sabiy? - Gençle evlenir misin?


    - Ya 'ayn 'ayni ene! -Başım gözüm
    üstüne!




    ATASÖZLERİMİZ
    A:

    * Ah ,'aleha, tuh 'aleha

    Ah ona, tuh ona

    Türkçedeki karşılığı : Ne yardan ne de serden geçmek

    Bir şeyin seçiminde kararsız olmak





    * Ard il-vati btışrab mayyta vü mayyıt ğayre

    Alçak yer hem kendi suyunu, hem başka yerin suyunu içer. Alçak gönüllülüğü öneren bir atasözüdür.






    * Allah yil 'en nefsi'l vakk 'et şen ra 'iyya

    Çobanın şanını düşüren nefisi Allah lanet eylesin. Bu atasözünde insan çobana, nefis de sürüye
    benzetilmektedir. Nefsi iyi gütmeli. Aksi takdirde nefis insanı kötü davranışlara sürükleyip adını
    kötüye çıkarır. İnsanı zor durumda bırakan, adını kötüye çıkaran davranışlardan kaçınmayı
    öğütlüyor. Böyle nefislere (isteklere) lanet ediliyor.




    * 'Ayn iş-şef it u şehdit 'ımet
    Ayn il-me şefit u şehdit kif bıket?

    Görüp de konuşan (şahitlik yapan) göz kör olmuş. Görmeden konuşan göz nice olmuş? Bu atasözü
    genellikle dedikodunun çirkinliğini vurgulamak için söylenir. Başkalarının sırrını ifşa etmemek
    gerektiği de vurgulanıyor. "Başkalarının sırrını açıklayanlar Allah tarafından cezalandırılıyor.
    İftira edenler ne halde gelir?" denilerek yalan konuşmanın, iftiranın, laf taşımanın korkunçluğu
    dile getiriliyor.




    * Ardi'l - karibe harame 'er-re 'e

    Yakın tarla çobana haramdır.
    İnsanlar çobana benzetilerek yakınındaki olanakları görmeyip gözünün hep uzaklarda oluşunu
    tenkid etmektedir. İnsan yakınındaki nimetleri görmez, anlamında




    B

    Biruh bele 'azime
    Me bi sır lo kıyme


    Davetsiz gidenin
    Kıymeti olmaz






    Ba'del bi kun il-kamar bi iyde
    Bel 'eb in-nücum bir sıyba'e

    Ay elimde olduktan sonra yıldızları parmaklarımda oynatırım.
    Bir işi başarmak için lider olan ele geçirmek gerektiğini ifade etmek için kullanılır.






    Beyt i'd-dik, bi se' mit isdıyk

    Dar da olsa bir ev, yüz dostu ağırlar.
    Yer darlığından şikayet karşısında söylenir. Kimi zaman da dostlar kalabalık bir şekilde toplandığında
    misafirler "sizi rahatsız ettik" türünden bir şeyler söylediklerinde ev sahibi rahatsız olmadığını ifade
    etmek için söyler.





    * Barşan bil-evvel
    Vele kteylen 'al-beyder

    Harman yerinde dövüşmektense önceden anlaşmalı.
    Paylaşım veya birlikte iş yapma söz konusu olduğunda kuralları önceden belirlemeyi öğütlemektedir.





    * Bitruh ic-cece
    Bit ruh ması'ta mi'a

    Tavuk giderse, Pisliği beraber gider.
    Kim insanlar faydadan çok zarar verirler. Küçücük bir fayda sağlarlar; ama verdikleri sıkıntı daha
    büyüktür. O yardımı yapmamakla tehdit ettiğinde söylenir.






    * Bitruh ic-cece
    Bitruh baytta me'a

    Tavuk giderse, Yumurtası beraber gider.
    Bir önceki atasözünün tersidir. Yani faydası çok bir insanın yüzüne çemkirilirse bunu söyler.
    "Benim sıkıntı verdiğimi söylüyorsun ama gidersem yardımından yoksun kalırsın" anlamında.





    * Bet ta'mi şebbi', bet-tıktil vecci'

    Acıt döveceksen ; doyur yedireceksen.
    Hangi işi yapıyor olursak olalım hakkıyla yapmamızı öğütlüyor.





    * Beyyo tüm, ümmo basal. Şkif me btıtla' rihto?

    Anası soğan, babası sarımsak ; nasıl kokmasın ?



    C

    * Cemel nava niyy
    Cimmel nava niyy
    Niyyit Allah galbet kill niyy

    Deve bir niyet kurdu, deveci bir niyet kurdu; Allahın niyeti hepsinden güçlü.
    Türkçedeki Karşılığı: Allahın dediği olur
    Kötü niyetli insanların davranışları karşısında söylenir. Yani karşıdaki istediği kadar
    hakkımızda kötü düşünceler beslesin Allah'ın dediği olur.






    * Cemel yıkşa' hardubto
    Bi vka' vü btinkisir rakıpto

    Deve hörgücünü görse, düşer boynunu kırar.
    Kendi kusurlarına bakmadan başkalarını tenkit edenler için söylenir.






    * Cari'l-karib
    Ahsen min hayyi'l-be'id

    Yakın komşu, uzak kardeşten iyidir
    Başımıza bir iş geldiğinde uzaktaki kardeşimiz gelinceye kadar her şey olabilir. Oysa komşu
    yakında olmasından dolayı anında yardıma gelir. Komşuluğun önemi vurgulanmaktadır.





    D
    * Düd il- hall münno vüfi

    Sirkenin kurtçuğu kendindedir, içindedir.
    Her şey kendi çöküşünün tohumlarını içinde taşır (ya da taşıyarak doğar). Bu topluluğu etkileyen
    herhangi olumsuz bir dumurun yaratılmasında o topluluğun bireylerinin neden olduğu
    vurgulanıyor. Ayrıca hem olumlu hem olumsuz şeyleri insan aynı anda içinde barındırır.
    Yani çelişkiler iç içedir. Kişiye zarar verenlerin kendi yakınlarından çıktığını da ifade eder.





    * Derd i'l-veled
    'Al mevet

    Çocukların derdi ölüme kadardır.
    Anne baba olmanın sorumluluğunu vurgulamaktadır. Çocuk büyüyüp yaşlansa da anne baba
    onun derdiyle dertlenir.




    * Devvir a'c-car
    Kable'd-der

    Avludan önce komşu ara
    Türkçedeki karşılığı : Ev alma komşu al
    Komşunun önemini vurgulamak için söylenir.




    * Devvir e'r-refik
    Kable't-tarik

    Türkçedeki karşılığı : Yoldan önce yoldaş ara
    Yolculuk yaparken uyum sağlayacak kişilerle birlikte seyehat etmeyi tavsiye etmektedir.





    * Dıhk il-bele 'aceb
    Min kıllıt il-edeb

    Sebepsiz gülüş, edep eksikliğinden kaynaklanır.
    Ortada gülünecek tuhaf bir şey olmadan gülmenin çirkinliği ifade ediliyor.
    Daha çok her şeye gülen insanlara, özellikle çocuklara söylenir.



    * Dakın i't-tammi' bit ruh bi tızi'l müflis

    Tamahın sakalı, müflisin kıçındadır
    Türkçedeki karşılığı : Yemeyenin malını yerler
    Kimi insanlar kazançları oranında harcamaya kıyamazlar. Çok çalıştıkları halde nefislerine
    zulmederler. Böylelerinin kazancını biri mutlaka çalar. Bunu vurgulamaktadır.
    "Çalış, kazan; ama yemesini de bil" anlamında.





    * Drıbo vü sıybo
    Kul "Nasıybo"

    Vur, isabet ettir. De ki "Nasibidir"
    Bir insana bilerek, isteyerek bir zarar verdikten sonra bu zarar için onun kısmetidir demek doğru
    değildir. Çünkü bilinçli yapılmıştır. Bunun yanlışlığını dile getiriyor.




    * Derbino le batno.
    Kayil: "Ah ye dahri!"

    Adamın göğsüne vurmuşlar "Ah sırtım ! " demiş.
    Türkçedeki karşılığı : Ağaç dalıyla gürler.
    Aile bireyleri içinde dayanışmayı öğütlüyor.




    * Deheb 'ayez an- nhali

    Altın kepeğe muhtaçtır.
    Türkçedeki karşılığı : Komşu komşunun külüne muhtaçtır.
    Toplu yaşamda herkesin birbirine ihtiyaç duyabileceğini vurguluyor.





    E:

    * Er-riccel bi icni
    İl- mara btibni

    Erkek kazanır, kadın onarır (bina eder).
    Erkeğin kazancının ancak kadının tutumu ile görüleceği vurgulanıyor. Yani erkek istediği kadar
    kazansın onu var eden kadındır. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır.
    Kadının yuvadaki önemi vurgulanıyor.






    * Ebi kıym bi leşit il-kirr gayr sahbo
    Eşeğin leşini sahibinden başka kaldıran olmaz

    Evden birinin yaptığı bir kusuru düzeltmek veya işlediği bir suçun ceremesini çekmek ev halkına düşer.
    Aile bireylerinin birbirini desteklemesi tavsiye edilmektedir.





    * Ehlen ve sehlen bi kifeyet i'l-miyy

    Hoş geldin ey 100'ün tamamlayıcısı
    İnsanın birçok derdi varken yenisinin gelmesi durumunda söylenir





    * E bi dall taht el-himil gayr il-kirr

    Yükün altında eşekten başkası kalmaz.
    İnsanın kendisine yapılan iyiliği unutmaması gerektiği vurgulanmaktadır.
    Her iyiliğe karşılık verilmesi öğütlenmektedir.





    * Erba'in faris, le katil vave

    Kırk bahadır bir köpeğin katline
    Küçücük bir işin birden çok kişi tarafından yapılmaya kalkışılmasında alay için söylenir.





    * Hel e bistihe, hint stihe 'anno

    Utanmayanın yerine sen utan.
    Kimileri çok arsız olur. Onlara dalaşmaktansa arına boğulmayı tavsiye ediyor.





    * Ekil me ilek
    Batnak me ilek?

    Yemek senin değil (se), karnın senin değil mi?
    Kimi insanlar bir yerdeyken midelerini patlatacak kadar yerler. Sonra da mide ağrısından kıvranırlar.
    Bunlara söylenir. Aslında açgözlülüğün zararı vurgulanmaktadır.





    * Ene bkullek "Tor!" hint bit kılle "hlibo"
    Ben "öküz" diyorum , sen "sağ!" diyorsun.
    Fazla ısrarcı, laf anlamayan , insanlar için söylenir.




    * Ene vü hayyi le ibin 'ammi;
    Ene vü ibin'ammi 'al'-garib


    Ben ve kardeşim amcamoğluna
    Ben ve amcamoğlu eloğluna
    Akrabalık derecesine göre yakınlığın değişkenliğini vurguluyor.




    * Ene kalbi le veldi veldi kalbo 'al-hacar

    Benim kalbim çocuğuma, çocuğumun kalbi taşlara
    Çocukların büyüklerinin nasihatlerini dinlememeleri karşısında söylenir.




    * Eğzib 'ımır ve le ermil şahır

    Bir ömür bekarlık çekilir ; bir aylık dulluk çekilmez.
    Biriyle yaşamaya alıştıktan sonra yalnızlığın çekilemeyeceğini vurguluyor.



    F
    * Fi kür il- 'imey hel-'ud
    Mişe kenit 'al 'ankud


    Bu çöp, salkımda olduğu günden beri bu üzüm tanesinin kıçındadır.
    Devamlı olumsuz işler yapan kişiler için "o oldu bitti böyle davranıri hep kusurludur" anlamında
    kullanılır.




    * Fok hakko dıkko

    Haklılığının üstüne döv
    Kimi insanlar haklarının karşılığını almasını bilmezler. Çok zaman borçlu bire kalırlar.
    Böyle insanların mağduriyetlerini dile getirmek için söylenir.
    "Bu da yetmezmiş gibi" anlamında kullanılır. Biraz da deyim anlamı taşır.





    * Fezzi' e'l-kelb, le tıdrıbo

    Köpeği korkut, vurmasan da olur.
    Kimi zaman tehdidin yeterli olacağı, işi fazla büyütmenin bir gereği olmadığını anlatılıyor.





    * Faras il-binzel 'anne şalla yirkebe'ş-şıytan

    İndiğim kısrağa varsın şeytan binsin.
    Terk ettiğimiz birinin yaşamıyla ilgilenmemeyi ifade ediyor.
    Özellikle boşanan karı kocaların yeni eşleriyle ilgili istihbarat yapmamak gerektiği söyleniyor.
    Ayrıca satılan bir mal veya yapılan bir hibeyle ilgili konuşmamak gerektiği ifade ediliyor.



    G:

    * Geçitil-btıfsa'
    Bikter dibbaha

    Topallayan keçinin, kesicisi çoğalır.
    Herhangi bir durumda geride kalanı çekiştirecek, ortadan kaldıracak kişiler çoğalır.
    Hayat aksaklıkları affetmez, anlamında.




    *Hıtt veledek 'al el-hitan, kul min drayib iş-şıytan


    Çocuklarını duvarlara koy, şeytan tokatladı de.
    Anne babaları kazalara karşı uyarmak için söylenir. Her davranışta dikkatli olmayı, kazaları şeytana yüklememeyi
    ifade ediyor.




    * Hulu il-lisen, ba'id il-hiseb

    Tatlı dilli olanın hesabı uzak olur.
    Aşırı sevgi gösterisinin samimiyetsizlik göstergesi olduğunu vurguluyor.








    * Hıttil- e'vec min tor ic-cilf

    Eğri hat kart öküzden olur.

    Türkçedeki karşılığı : Balık baştan kokar
    Olumsuz davranışlarda bulunan küçüklerin yanında yaşça büyükleri varsa suçun büyüklerde olduğunu anlatır. Ya
    da büyüklerin küçüklere iyi örnek olmalarını öğütler.






    * Hem kahbe hem kire'l-han 'aleha

    Hem fahişe hem han kirasını ödüyor.
    Alacaklı durumda iken borçlu çıkma durumunda söylenir.









    * Hırna ye akre' minneyn ben busek

    Ey kel nerenden öpeceğimizi şaşırdık
    Müşkülpesent insanların hiçbir şeyi beğenmemeleri halinde ya da iki arada bir derede kalındığında söylenir.
    Şaşırmışlığı, çaresizliği dile getirir.






    * Hezimi ğanimi

    Kaçmak ganimettir.
    Kaybetmeye başlandığında kaçmak korkaklık değildir. Tam tersine isabetli bir kaçış kazançtır. Çünkü insanı daha
    büyük kayıplardan kurtarır.





    * Hint sıyr dibbes, bicik ı'd- dibben min Beyes

    Sen pekmezci ol, sinek sana Bayas'tan gelir
    Önemli olan bir işe başlamaktır. Başladıktan sonra gerisi gelir, anlamında.






    * Hint şil idek min ceybne, 'ıddeyne 'an çerezek

    Sen elini cebimizden çek, senin çerezinden vazgeçtik

    Türkçedeki Karşılığı: Gölge etme başka ihsan istemem.
    Sıkıntı veren birinin yardım ediyor görünmesi durumunda söylenir. "Senin sıkıntın üstümden gitsin, senin
    yardımından vazgeçtim" anlamında.





    * Hissi'l-garib, ledid

    Yabancının sesi hoştur.
    Yakınında olanların farkında olmayan, yabancılara daha çok değer veren insanlara yaptıkları yanlışı göstermek için
    söylenir.





    * Hed bittil-asıl şalla it-mil 'ac-cenbeyn

    Asil kızını al, varsın iki yana topallasın.
    İyi aile terbiyesi almış insanın tercih edilmesi gerektiği vurgulanıyor.





    *Hayt il-vati kill min bi tıffo


    Engin duvarı herkes atlar.
    Kimsesi olmayanların herkes tarafından ezileceğini belirtiyor.





    *Hacet il-emeni mirekkeb 'aleyha 'ş-şeytan


    Emanet eşyaya şeytan musallat olur.
    Elden geldiğince kimseden emanet bir şey almamayı öğütlüyor.





    * Hattu le dembil-kelb erba'in yom bil kalib, dall a'vec



    İtin kuyruğunu kırk gün kalıba koymuşlar yine eğri kalmış.
    Bazı şeylerin değişmeyeceğini vurguluyor

#11.06.2009 20:23 0 0 0